Almanya’da Türkçe Psikolojik Destek Arayanlar İçin Yol Haritası: Yerel Seçenekler ve Türkçe Online Psikoterapi
Almanya’da Türkçe psikolojik destek arayanlar için Almanca görüşme, yerel uzman ve Türkçe online psikoterapi yolları; hazırlık notu, ilk görüşme ve acil durum rehberi.
Almanya’da Türkçe psikolojik destek arayanlar için üç yol vardır: Almanca görüşme, Türkçe bilen yerel bir uzman ya da Türkçe online psikoterapi. Hangisinin uygun olduğunu dil, konu ve yaşam düzeniniz belirler. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır.
Görüşme biçimi ve uygun günler hakkında bilgi almak için WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Bilgi sormak randevu almak anlamına gelmez; isterseniz 0543 108 25 76 numarasını arayabilir ya da hazır olduğunuzda randevu talebi bırakabilirsiniz.
Bu rehberde: Dil neden belirleyici? · İşaretler · Üç yol · Online görüşme nasıl işler? · Hazırlık notu · Acil durumlar · İlk görüşme · Sık Sorulan Sorular
Almanca anlatamıyorum, Türkçe kime anlatırım? Dil neden bu kadar belirleyici?
İş yerinde Almanca akıp giden bir gün, eve girip kapıyı kapattığınızda bir anda sessizliğe dönebilir. Toplantıda doğru kelimeyi bulan biri, akşam “içimde bir şey var ama adını koyamıyorum” cümlesini hiçbir dilde kuramayabilir. Bu durum Almancanızın zayıf olduğunu göstermez; günlük dil ile duygu dilinin ayrı iki iş görebildiğini gösterebilir.
Resmî yazışmayı, okul toplantısını ya da iş görüşmesini Almanca yürütmek bir beceridir. Öfkeyi, utancı, özlemi ya da suçluluğu anlatmak ise başka bir iştir. Çocukluğun mutfağında öğrenilen “içim sıkıldı”, “yüreğim daraldı”, “kahroldum” gibi ifadelerin birebir karşılığı çoğu zaman yoktur. Çeviri yaparken duyguyla aranıza küçük bir mesafe girebilir; bu mesafe kimine rahatlatıcı gelir, kimi için de anlatmak istediğinin en önemli kısmını kaybettirir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün göçmen ve mülteci sağlığı bilgi notu, dil ve kültür engellerinin sağlık hizmetlerinden yararlanmayı zorlaştırabildiğini belirtir. Bu not göç etmiş kişileri anlatır. Almanya’da doğup büyümüş biri için dil sorusu başka bir biçimde çıkabilir: Bazı kişiler Almancada daha rahatken Türkçeyi daha çok aile içindeki konuşmalarda kullanır; böyle biri aile, kimlik ya da aidiyet konularını hangi dilde anlatacağını düşünebilir.
Hangi dilde daha rahat olduğunuzu görmek için kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
- Bir yakınımla dertleşirken cümleyi önce Türkçe kurup sonra Almancaya mı çeviriyorum?
- Almanca anlattığımda “aslında bunu demek istememiştim” duygusu yaşıyor muyum?
- Bazı konular, örneğin ailem ya da Türkiye ile bağım, Almanca açıldığında daha mı soğuk geliyor?
- Ağlarken ya da kızarken hangi dile geçiyorum?
Bu sorulara “evet” demek tanı koymaz; yalnızca hangi dilde daha kolay anlatabileceğinize dair bir ipucu verir. Hepsine “hayır” demeniz de Türkçe görüşmeyi seçmenize engel değildir. Bu deneyimin görüşmeye nasıl yansıdığını daha ayrıntılı okumak isterseniz Almanca yaşayıp Türkçe hissetmek başlığını işleyen Köln sayfasına bakabilirsiniz.
Dilin duyguya dokunduğu dört yer: iş, ev, çocuklar ve yalnız kaldığınız saatler
Dil sorusu çoğu zaman bir terapi odasında değil, gündelik hayatın küçük anlarında kendini gösterir. Aşağıdakilerden biri size tanıdık geliyorsa, görüşmede konuşabileceğiniz somut bir malzemeniz var demektir.
İş yerinde
Cümleyi doğru kurmak için sürekli kendinizi denetlemek, toplantı sonunda sizi yorgun ve sessiz bırakabilir. Aksanınızla ya da kelime seçiminizle ilgili bir yorum duyduysanız kendinizi olduğunuzdan daha az yetkin hissetmeniz mümkündür. Bu hissin kaynağını ayırmak, yani gerçek bir yetersizlik mi, yorgunluk mu, yoksa görülmemek mi olduğuna bakmak, görüşmenin konusu olabilir. İş yerinde haksız muamele gördüğünüzü düşünüyorsanız bunu da yargılanmadan anlatabilirsiniz; hukuki değerlendirme ise psikoterapinin alanı dışındadır.
Evde
Bazı ailelerde Türkçe konuşulur, ama içten geçenler her zaman söylenmez: sofra kurulur, hâl hatır sorulur, buna karşılık kırgınlık ya da korku dile gelmeyebilir. Türkçe bilmek, Türkçe duygu anlatmayı kendiliğinden getirmez. Görüşme, daha önce hiç söz bulunmamış bir şeye ilk kez söz bulmanız için bir alan olabilir.
Çocuklarla
Çocuğunuz okulda Almanca öğreniyor, siz Türkçe konuşuyorsunuz; duygulardan söz ederken ortak bir dil bulmak zorlaşabilir. “Ne hissettiğini anlatabiliyor mu, ben ona anlatabiliyor muyum?” sorusu ebeveyn yorgunluğunun parçası olabilir. Bu rehber yetişkinler içindir. Çocuğunuz için destek düşünüyorsanız yaşına uygun bir değerlendirme için okulunuzla ya da çocuğun hekimiyle konuşabilirsiniz.
Yalnız kaldığınız saatlerde
Hafta sonu sabahı, bayram günü ya da sessiz bir akşam: sizin için de böyleyse, Türkçe duymadığınız saatlerde özlem ve yalnızlık daha belirgin hissedilebilir. Bunu “abartıyorum” diye küçültmek yerine ne zaman, hangi ortamda ve ne kadar yoğun geldiğini fark etmek, görüşmede neyi paylaşacağınızı da netleştirir.
Yurt dışında zorlanma nasıl görünür? Destek düşünmek için işaretler
Yurt dışında yaşarken zorlanma kimi zaman ani bir kriz olarak, kimi zaman da yavaş yavaş sessizleşme olarak gelir. Bazı kişiler telefonda ailesine “iyiyim, her şey yolunda” der; hat kapanır kapanmaz yorgunluk çöker. Kimileri arkadaş davetlerini erteler, çünkü nedenini anlatmak yorucudur. Uyku düzeni kayabilir, küçük şeyler öfkelendirebilir ya da ağlatabilir. Bu döngüde her adım bir sonrakini besleyebilir: yalnızlık arttıkça konuşmak zorlaşır, konuşmak zorlaştıkça yalnızlık artar.
Destek için belirli bir eşik yoktur. Zorlanma günlük işleyişinizi, yani işinizi, uykunuzu, ilişkilerinizi ya da çocuk bakımınızı etkilemeye başladıysa, haftalardır sürüyorsa veya eskiden keyif aldığınız şeyler tat vermiyorsa görüşme istemek için yeterli bir neden olabilir. Tek bir alandaki zorlanma da yeterlidir; her şeyin dağılmış olması beklenmez.
Bu işaretler tek başına bir tanı değildir ve başka nedenleri de olabilir. Bedensel bir kaygınız varsa aile hekiminize de danışabilirsiniz. Başvuru zamanını nasıl tartabileceğinizi terapiye ne zaman başvurulur yazısında daha geniş bulabilirsiniz.
Türkçe destek arayışında üç yol ve bir birleşim: her biri hangi ihtiyaca yanıt verir?
Bu üç yol birbirinin yerine değil, farklı ihtiyaçlara göre okunabilir. Aşağıda her birinin neyi karşıladığı ve sınırının nerede olduğu kısaca yer alıyor.
Almanca görüşme
Almancanız duygularınızı anlatmaya yetiyor ve yakınınızda uygun bir kişi varsa bu yol değerli olabilir. Başvurunun nasıl yapıldığı, sigorta kapsamı ve randevu işleyişi Almanya’nın sağlık sistemine bağlıdır; bu rehberde o konularda bilgi vermiyoruz. Aile hekiminize ve sigortanıza danışmanız en sağlıklı başlangıçtır. Almanca görüşmeyi seçerseniz Türkçe anlatmak istediğiniz kısımları not edip oraya götürmek, anlatamadığınızı hissettiğiniz yerlerde size destek olabilir.
Türkçe bilen yerel bir uzman
Aynı şehirde, aynı odada oturarak görüşmek istiyorsanız yerel bir uzmanı tercih edebilirsiniz. Böyle birini ararken kimseye öneri sunmuyoruz; ancak başlangıç için aile hekiminize ya da sigortanıza “Türkçe görüşme yapabilen bir psikoterapi uzmanı arıyorum, nasıl bir yol izleyebilirim?” diye sorabilirsiniz. Yerel yolun ilk adımları şöyle sıralanabilir:
- Hangi dilde görüşmek istediğinizi net biçimde söyleyin.
- Uygun sağlayıcıyı aile hekiminizden veya sigortanızdan öğrenin.
- Kapsam, ödeme, belge ve randevu koşullarını ilk görüşmeden önce sorarak netleştirin.
Bir uzmanla iletişime geçtiğinizde şu üç soru seçiminizi kolaylaştırır: Görüşmenin tamamını Türkçe sürdürebiliyor musunuz, bu konuda nasıl çalışıyorsunuz, gizlilik çerçevesini nasıl açıklıyorsunuz? Uzman seçerken dikkat edilecek başka noktalar için psikoterapist seçimi yazısına bakabilirsiniz.
Türkçe online psikoterapi
Evinizin rahatlığında, kendi dilinizde ve tek bir kişiyle düzenli çalışmak istiyorsanız online görüşme bu ihtiyaca uyabilir. Yüz yüze görüşme yalnızca Adana’da yapıldığı için aynı odada olmanın gerekli olduğu durumlar bu yolla tam karşılanamaz. Türkiye’ye geldiğinizde Adana’daki ofiste yüz yüze görüşmek isterseniz bunu önceden yazarak sorabilirsiniz. Yerel ya da online seçimini daha ayrıntılı tartmak isterseniz Almanya sayfasındaki karar soruları yardımcı olabilir.
İki desteği birlikte kullanmak
Birini seçmek zorunda değilsiniz. Yerel bir görüşmeyi sürdürürken Türkçe konuşabileceğiniz ek bir alan da isteyebilirsiniz. Yine de iki ayrı psikoterapi sürecini aynı dönemde sürdürmek her zaman uygun olmayabilir: amaçlar ya da yöntemler birbiriyle çelişebilir. Bu nedenle ikisini de sürdürmeyi düşünüyorsanız her iki uzmanla da bunu açıkça konuşmanız iyi olur. Uzmanlar arasında bilgi paylaşımı gündeme gelirse bunun yalnızca sizin onayınızla ve nasıl yapılacağı önceden konuşularak planlanması uygun olur.
Berlin, Köln, Münih ya da küçük bir kasaba: online görüşmede şehir neyi değiştirir?
Online psikoterapide görüşmenin gerçekleştiği yer sizin odanızdır; bu yüzden şehir, görüşmenin nasıl işleyeceğini belirleyen ana etken olmaz. Bir şehirde Türkçe konuşan çok kişinin yaşaması, kendi hikâyenizi rahatça anlatabileceğiniz birine ulaştığınız anlamına gelmeyebilir. Küçük bir kasabada yaşıyorsanız da evinizden bağlanarak aynı dilde görüşebilirsiniz. Başka bir eyalete taşınsanız bile aynı kişiyle, kaldığınız yerden devam etmeniz mümkündür.
Türkçe online psikoterapi nasıl işler? Seans, saat farkı ve gizlilik
Odanın kapısını kapatıp kulaklığı taktığınızda, görüşme için ayırdığınız saat evin geri kalanından ayrılır. Görüşme görüntülü bağlantıyla yürür ve yaklaşık 60 dakika sürer. Kamerası ve mikrofonu çalışan bir telefon, tablet ya da bilgisayar ve sessiz bir köşe yeterli olabilir. İngiltere’nin ulusal sağlık hizmeti NHS’in konuşma terapileri sayfası, konuşma terapilerinin yüz yüze yapılabildiği gibi görüntülü ya da telefon görüşmesiyle veya çevrimiçi kursla da yapılabildiğini belirtir.

Saat farkı yıl içinde değişebildiği için randevu yazışmasında “Almanya saatiyle şu günler ve saatler uygun” demeniz ve teyit edilen saatin hangi ülkenin saatine göre yazıldığına bakmanız karışıklığı önler. Saat, saat farkı hesaba katılarak birlikte planlanır.
Gizliliğin iki ayağı vardır. Birincisi sizin seçtiğiniz ortamdır: kapısı kapanan bir oda, kulaklık ve kapalı bildirimler mahremiyetinizi korumayı kolaylaştırır; evde ortak alan kullanıyorsanız saati diğer kişilerin evde olmadığı bir zamana almayı düşünebilirsiniz. İkincisi hizmet sağlayıcının kayıt, veri ve gizlilik çerçevesidir; bunu öğrenmek hakkınızdır. İlk görüşmede kayıt tutulup tutulmadığını, notların nasıl saklandığını ve gizliliğin sınırlarını sorabilirsiniz. Bağlantı kesilirse ne yapılacağını da orada netleştirirsiniz.
Görüşmeden on dakika önce kameranızı ve mikrofonunuzu deneyin, cihazınızın şarjını kontrol edin ve bir bardak suyu yanınıza alın. Not defterinizi masaya koymak, söyleyeceklerinizi unutma kaygınızı azaltır. İlk dakikalarda ekrandan konuşmak yapay gelebilir; kameraya bakmak yerine ekrandaki yüze bakmak konuşmayı kolaylaştırabilir. Bağlantıyla ilgili bir sorun yaşarsanız WhatsApp’tan haber vermeniz yeterlidir.
Online sürecin tüm işleyişini seans nasıl işler yazısında adım adım bulabilirsiniz.
Türkçe konuşmak yeterli mi? Ortak dilin sağladıkları ve sağlamadıkları
Aynı dili konuşmak, aynı hayatı yaşamış olmak anlamına gelmez. Türkiye’de büyüyüp sonradan Almanya’ya gelen biriyle Almanya’da doğup büyüyen biri aynı sözcükle çok farklı şeyleri kastedebilir; “ev” biri için çocukluk evi, öteki için bugünkü mahalle olabilir. Bu yüzden ortak dilin neyi sağladığını ve neyi sağlamadığını bilmek beklentiyi netleştirir.
Türkçe görüşme çeviri yorgunluğunu azaltabilir; deyimleri, ince anlam farklarını ve aile içi göndermeleri açıklamadan konuşmanıza imkân verir. Terapistin sizin yaşantınızı kendiliğinden bildiği anlamına gelmez. Almanya’daki günlük hayatın ayrıntılarını, yani iş yerinizi, çevrenizi ve ailenizin geçmişini sizden dinleyerek öğrenir; boşlukları kendi varsayımlarıyla doldurmaz. Bu nedenle “bu benim için ne anlama geliyor?” sorusunu kendi cümlelerinizle yanıtlarsınız.
Türkçe psikoterapide ne üzerinde çalışılır?
Psikoterapi hazır bir tarif vermek değildir. Görüşmeler, yaşadığınız zorlanmayı anlamaya yönelik bir değerlendirmeyle başlar; gerektiğinde tıbbi ya da psikiyatrik değerlendirme için hekime yönlendirme yapılır. Süreç, yaşadığınız zorlanmayı kendi cümlelerinizle anlamak, onu yönetmek için işe yarayan başa çıkma becerilerini bulmak ve gündelik hayatınızda küçük, uygulanabilir değişiklikler denemek üzerine kuruludur. Bunun nasıl ilerleyeceği kişiden kişiye değişir; sonucu önceden söylemek mümkün değildir.
Başvuranların gündemi çok farklı olabilir: yeni bir ülkede uyum ve yalnızlık, kaygı ve uyku düzeni, ilişkilerdeki gerginlik, iş yükü, çocuk yetiştirirken yaşanan yorgunluk ya da uzaktan yaşanan bir kayıp. Her birinde çalışma, önce sizi en çok zorlayan şeyi anlatmanızla başlar. Kaygı ve uykusuzluk gibi belirtiler için semptom düzenleme becerileri, günlük işleyişi rahatlatan basit adımlar ve çözüm odaklı yaklaşım kullanılır. İhtiyaca göre bilişsel davranışçı yaklaşımlardan ve EMDR gibi yöntemlerden de yararlanılabilir; hangisinin uygun olduğu ilk görüşmelerde birlikte değerlendirilir.
Uyum ve yalnızlık konularında çalışma, çoğu zaman bir ilişki haritası çıkarmakla başlar: hangi ilişkiler sizi besliyor, hangileri yoruyor, Türkçe sürdürdüğünüz ilişkiler hangi ihtiyacınızı karşılıyor, Almancayla kurduklarınız hangisini? Bu harita bir hüküm vermez; hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunuzu görünür kılar. Ardından yeni bir ilişki kurmak, mevcut birini derinleştirmek ya da yalnız kalma saatlerinize bir düzen vermek gibi küçük adımlar birlikte düşünülür.
Görüşmelerde çoğu zaman belirli bir anı birlikte yakından incelersiniz: toplantı sonrası yaşanan sessizlik, telefonu açmadan önceki tereddüt ya da bayram sabahı çöken ağırlık gibi. O anda ne düşündüğünüz, bedeninizde ne hissettiğiniz ve nasıl davrandığınız konuşulur. Ardından bir sonraki gün denenebilecek küçük bir adım belirlenir; bir sonraki görüşmede neyin işe yaradığına, neyin yaramadığına birlikte bakılır. Bu adımın boyutunu ve gerekip gerekmediğini siz belirlersiniz.
Gece uykusuzluğunun kaygıyla nasıl beslendiğini merak ediyorsanız kaygı ve uykusuzluk döngüsü üzerine yazdığımız metin bir başlangıç olabilir. Ağır depresif belirtiler, psikoz benzeri deneyimler ya da bipolar tablo gibi durumlarda psikoterapi tek başına yeterli olmayabilir. Gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. İlaç değerlendirmesi yalnızca hekimin alanındadır.
Neyi Türkçe anlatmak istediğinizi netleştirmek: ilk görüşmeden önce kısa bir not
Cümleleriniz düzgün olmak zorunda değil; Türkçe, Almanca ya da karışık, aklınıza geldiği gibi yazabilirsiniz. Birkaç satır, görüşmenin ilk dakikalarında “nereden başlasam?” sorusunu hafifletir. Aşağıdaki dört satırı kendi kelimelerinizle tamamlayabilirsiniz:

- Son haftalarda beni en çok zorlayan an şuydu: …
- Bunu Almanca anlatmak zor ya da Türkçe anlatmayı tercih ediyorum, çünkü: …
- Türkçe anlatmak istediğim şey: …
- Görüşmede sormak istediğim: …
Bu bir test ya da değerlendirme formu değildir; puanı yoktur ve hepsini doldurmanız beklenmez. Notu görüşmede okuyarak başlayabilir, bir satırı boş bırakabilirsiniz. Üçüncü satırda, Almanca bir sözcükle kısaca geçtiğiniz bir konuyu Türkçe daha ayrıntılı anlatmak isteyip istemediğinize bakabilirsiniz.
Yanınıza almanız için üç soru daha: “Bu konuda nasıl çalışıyorsunuz?”, “Görüşmeler hangi sıklıkla yapılıyor?” ve “Gizlilik çerçevesini açıklar mısınız?” Bunları sormak süreci kontrol etmenin doğal bir parçasıdır.
Karar verene kadar: ara dönemde nelere dikkat edebilirsiniz?
Güvendiğiniz birine “bugün biraz konuşabilir miyiz?” diye bir mesaj yazmak, ara dönemin en küçük adımı olabilir. Bu mesaj bir tavsiye istemek zorunda değil; yalnızca yalnız olmadığınızı hatırlatabilir. Türkçe bir sesin varlığı, uzun süre yurt dışında yaşayanlar için bile bazen en beklenmedik rahatlama olabilir.

Bir de küçük bir düzen deneyebilirsiniz: Gün içinde sizi en çok zorlayan anı, ne yaşadığınızı ve hangi dilde aklınıza geldiğini tek bir cümleyle not edin. Haftanın sonunda bu notlara bakmak, hem hazırlık notunuza malzeme verir hem de sizi zorlayan durumun belli saatlerde ya da belli ortamlarda yoğunlaşıp yoğunlaşmadığını gösterir. Notlar tanı koymaz; yalnızca görüşmede anlatacaklarınızı toplar.
Küçük, sizi iyi hissettiren Türkçe alışkanlıklar da yardımcı olabilir: günün belli bir saatinde ailenizden bir sesli mesaj dinlemek, sevdiğiniz bir türküyü açmak ya da Türkçe bir sayfa okumak gibi. Bunlar tedavi değildir; yalnızca yalnızlık hissini bir parça yumuşatan, uygulaması kolay ayrıntılardır.
Uyku, iştah ve enerjinizdeki değişiklikler yalnızca psikolojik bir nedene bağlı olmayabilir. Ani ya da şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı veya bayılma gibi belirtilerde rutin bir başvuruyu ya da randevuyu beklemeyin; bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın. Daha hafif ya da süregelen çarpıntı, uykusuzluk gibi bedensel belirtiler için önce aile hekiminizle konuşmak iyi bir sıradır.
Rutin görüşme beklemeden yardım almanız gereken durumlar
Kendinize zarar verme düşünceniz, başkasına zarar verme ihtimaliniz ya da hemen müdahale gerektiren bir tehlike varsa rutin bir randevu beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da yakınınızdaki birinden hemen yardım isteyin. Online psikoterapi acil müdahalenin yerine geçmez.
Bir yakınınız için endişeleniyorsanız ve o kişi kendine zarar verme riski taşıyorsa onu yalnız bırakmayın, aynı acil yardım numarasını siz arayın. Yardım gelene kadar sakin kalmaya çalışmak ve güvenli bir ortam sağlamak önceliklidir.
İlk görüşmede ne olur?
İlk görüşme bir tanışmadır. Sizi buraya getiren konuyu kendi hızınızda anlatırsınız; Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ihtiyacınızı anlamaya çalışır, çalışma biçimini ve sürecin nasıl ilerleyebileceğini açıklar. Hangi sıklıkla buluşulacağı ve sürecin hedefi sizinle birlikte konuşulur.
Almanya’dan online görüşme almanın sizin açınızdan uygunluğunu ve hizmet koşullarını randevudan önce sorarak netleştirebilirsiniz; sigortanızdan ve gerekirse kurumunuzdan da teyit etmeniz iyi olur. Görüşme biçiminin konunuza uygun olup olmadığı ise ilk görüşmede klinik olarak birlikte değerlendirilir; ön fikir edinmek için online terapinin kimlere uyduğunu okuyabilirsiniz. Konunuz online çalışmaya uygun görünmüyorsa ya da önce bir hekim değerlendirmesi gerekiyorsa bunu açıkça söyleriz ve başka seçenekleri birlikte konuşuruz. Sizi uygun olmayan bir biçimde sürdürmeye çalışmanın kimseye yararı yoktur.
İlk görüşmenin ardından yapabileceğiniz üç şey vardır: devam etmek, birkaç gün düşünmek ya da sormak istediğiniz yeni bir soru için yazmak. Bu seçimlerin hiçbiri sizi bağlamaz. Görüşmeden sonra aklınıza gelen sorular için de aynı kanaldan yazabilirsiniz.
İlk mesajı yazmakta zorlanıyorsanız şuna benzer kısa bir cümle yeterli olabilir: “Merhaba, Almanya’dan yazıyorum. Türkçe online görüşme hakkında bilgi almak istiyorum. Hafta içi akşamları Almanya saatiyle uygunum.” Konuyu mesajda anlatmanız beklenmez; ayrıntıları görüşmede, kendi hızınızda paylaşabilirsiniz.
Ödeme ve belge konularını randevu kesinleşmeden önce sorabilirsiniz; ücret için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Bireysel görüşme için başvuru bilgileri bireysel danışmanlık randevusu sayfasında yer alıyor. Başlamak için WhatsApp’tan kısa bir mesaj yazmanız yeterlidir.
Sık Sorulan Sorular
Almancam iyi ama yine de Türkçe görüşmek isteyebilir miyim?
Evet. Dil seçimi bir yeterlilik değil, tercih konusudur. Görüşmede Türkçe cümlenin içine Almanca bir sözcük ya da iş terimi katmanız da sorun olmaz; çoğu zaman o sözcüğün neden orada durduğu da konuşulacak bir konuya dönüşür.
Uzun süredir Türkçe konuşmuyorum; kelime bulamazsam sorun olur mu?
Olmaz. Duraksamak ya da bir sözcüğü Almancasıyla söylemek bu görüşmeler için olağandır. Kelimeyi bulamadığınızda başka bir sözcükle ya da örnekle anlatabilirsiniz.
Eşimle ya da partnerimle birlikte katılabilir miyiz?
Çift görüşmesi online da yürütülebilir. İki kişinin aynı anda bağlanabileceği bir saat ve ortam bulunması gerekir; aynı ekrandan mı yoksa ayrı cihazlardan mı bağlanmak istediğinizi mesajda belirtebilirsiniz. Bu görüşmenin kapsamını çift danışmanlığı sayfasında bulabilirsiniz.
İlaç değerlendirmesi gerekiyorsa kime başvurmalıyım?
İlaç değerlendirmesi psikiyatri hekimlerinin alanıdır. Mehmet Ulubey Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak çalışır; gerekli görülen durumlarda hekimle koordineli ilerlenir ve hekime başvurmanız önerilir. Unvanlar arasındaki ayrımı psikolojik danışman ile psikolog arasındaki fark yazısında görebilirsiniz.
Görüşmeler kaç seans sürer, ne sıklıkla yapılır?
Bu kişiye ve konuya göre değişir; sonucu ve süreyi önceden söylemek mümkün değildir. Sıklık ve süre ilk görüşmeden sonra birlikte netleşir. İlerlemenin nasıl değerlendirileceğini terapide ilerleme yazısı anlatıyor.
Terapistle uyum kuramazsam ne olur?
Uyum kuramadığınızı hissetmek, bunu konuşmak için de bir nedendir. Bunu açıkça söylemekte zorlanıyorsanız bunu nasıl konuşabileceğinizi anlatan yazı bir başlangıç noktası olabilir.
Kameramı açmadan görüşebilir miyim?
Görüşmelerde görüntü esas alınır; yüz ifadesi ve ses tonu çalışmanın parçasıdır. Kameranızı açmakta zorlanıyorsanız bunun nedenini ilk görüşmede paylaşabilirsiniz. Birlikte ne yapılabileceği konuşulur.
Görüşmeler arasında ödev ya da not verilir mi?
Bu kişiye ve konuya göre değişir; zorunlu değildir. Kimi zaman bir sonraki görüşmeye kadar yalnızca belirli bir durumu gözlemlemeniz istenir, kimi zaman hiçbir şey. Yapamadığınız bir adım da konuşulacak değerli bir bilgidir.
Sigortam ya da kurumum bu görüşmeyi karşılar mı?
Bu konuda bilgi veremiyoruz; yanıt sigortanıza ve kurumunuza bağlıdır. Onlara şunları sorabilirsiniz: yurt dışındaki bir sağlayıcıdan online seans alınabiliyor mu, hangi belge ya da fatura isteniyor, ek bir yazı gerekiyor mu? Ödeme ve belge konularındaki sorularınızı randevu kesinleşmeden önce WhatsApp’tan iletebilirsiniz.
Türkçe anlatmak istediklerinizi birlikte netleştirelim
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e WhatsApp’tan yazarak görüşme biçimi ve uygun günler hakkında bilgi alabilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın