TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Online Danışmanlık

Türkiye’den Online Terapi Almak Güvenli mi? Gizlilik ve Veri Güvenliği İçin Neleri Sorabilirsiniz?

‘Güvenli mi?’ sorusunun içindeki dört ayrı soru: ortam, cihaz ve ağ, çevre ve görüşmeyi yürüten taraf. Kendi tarafınızda neleri ayarlayabileceğiniz, ne sorabileceğiniz ve kaygıyı doğru kişiye yönlendiren bir ‘kime sorulur?’ notu.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma
Bir kadın yemek masasında küçük bir spiral defterin üzerine eğilmiş, kalemle yazıyor; yanında ekranı aşağı dönük telefon ve çay fincanı var.

Online terapinin “güvenli mi?” sorusuna tek cümlelik bir evet ya da hayır vermek dürüst olmaz; çünkü yanıt sizin ortamınıza, cihazınıza ve görüşmeyi yürüten tarafa göre değişir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofistedir.

Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan aklınızdaki gizlilik sorusunu kısaca yazabilirsiniz.

Türkiye’den online terapi almak güvenli mi? Bu sözcüğün içindeki dört soru

“Güvenli mi?” diye sorarken çoğu kişi tek bir kaygıyı kastediyor gibi görünür. Oysa sözcüğün içinde en az dört ayrı soru vardır ve her birinin yanıtı farklı bir kişide durur:

  • Ortam: Görüşme sırasında sizi kim duyabilir, ekranı kim görebilir?
  • Cihaz ve ağ: Hangi telefon, bilgisayar, hesap ve internet bağlantısıyla bağlanıyorsunuz; bunlara başka kimler ulaşabiliyor?
  • Çevre: Görüşmeye başladığınızı kim bilecek, kimin bilmesini istemiyorsunuz?
  • Görüşmeyi yürüten taraf: Bağlantı nasıl kuruluyor, iletişim hangi yoldan yürüyor, işleyiş size nasıl anlatılıyor?

Başlıktaki “Türkiye’den” ifadesi, görüşmeyi yürüten uzmanın Türkiye’de olduğunu anlatıyor; siz Türkiye’de de, yurt dışında da olabilirsiniz. Bu yazı ilk üç soruda kendi tarafınızda neleri ayarlayabileceğinizi, dördüncü soruda ise neleri sorabileceğinizi anlatıyor. Evinizi, cihazınızı ve bulunduğunuz ülkenin kurallarını bilmeden “evet, güvenlidir” demek de “hayır” demek de eksik kalır; bu yüzden güvence yerine, her kaygıyı yanıtını gerçekten verebilecek kişiye yönlendiren bir soru listesi sunuluyor. Online terapinin genel çerçevesi için online terapi hizmeti nedir yazısına bakabilirsiniz.

Konuşulanları kim duyabilir, ekranı kim görebilir?

Dört sorunun en çok elinizde olanı ortamdır. Oda, kapı, saat ve kulaklık düzeninin ayrıntıları yurt dışından ilk online seans hazırlığı yazısında adım adım anlatılıyor. Aşağıdakiler, orada geçmeyen birkaç ek ayrıntıdır.

Duyulmak kadar görülmek de bir konudur; kameranın odanızdan neyi gösterdiği için görüntülü görüşmeyle psikoterapi olur mu yazısı da yardımcı olabilir. Ekranın arkasındaki cam ya da ayna, yanınızdaki bir ev arkadaşının gözü, televizyona yansıtma özelliğinin açık kalmış olması görüntüyü sandığınızdan daha geniş bir çevreye taşıyabilir. Odada sesli komutla çalışan bir cihaz varsa onu görüşme süresince kapatıp kapatmamak da sizin vereceğiniz bir karardır.

Duyulup duyulmadığınızı tahmin etmek yerine küçük bir deneme yapabilirsiniz: kapı kapalıyken normal ses tonunuzla sıradan bir cümle okuyun ve başka bir odadaki yakınınızdan yalnızca ses düzeyini ve ne kadar anlaşıldığını söylemesini isteyin. Konuşmanın içeriğini paylaşmak gerekmez. Sonuç “hiç duyulmuyor” ise düzeniniz bu açıdan yeterli görünüyor demektir; “seçiliyor” ise saati, odayı ya da oturduğunuz yeri değiştirmeyi düşünebilirsiniz.

Ortak dairede, yurtta ya da otel odasında kalıyorsanız kapı her zaman size ait değildir. Böyle durumlarda hiçbir saat tam uygun görünmeyebilir; bunu yazının sonundaki “kime sorulur?” notuna ilk satır olarak ekleyebilir ve ilk mesajınızda belirtebilirsiniz.

Cihazınız, hesabınız ve internet ağınız: kendi tarafınızdaki veri güvenliği

Burada “veri güvenliği” yalnızca sizin etkileyebildiğiniz alanları anlatıyor. Aşağıdakilerin hiçbiri tek başına güvenlik sağlamaz; ancak gereksiz açık kapıları azaltabilir:

Bir adam salonda alçak dolabın önünde diz çökmüş, bir eliyle modemin kablosuna dokunurken öbür elinde tuttuğu telefona bakıyor.
  • Ortak hesap ve ortak tarayıcı: Randevu yazışmasını ya da görüşme bağlantısını evdeki herkesin girdiği bir e-posta hesabında, ortak bilgisayarda ya da oturumu hep açık kalan bir tarayıcıda açmak, bilgiyi sizin istemediğiniz kişilere ulaştırabilir.
  • Paylaşılan takvim: Randevuyu aile takvimine eklerseniz başlığı herkes görebilir. Yalnızca kendi takviminize eklemek ya da başlığı sade yazmak seçenekleriniz arasındadır.
  • Parola ve ekran kilidi: E-posta hesabınızın ve telefonunuzun kilidi yalnızca size ait olduğunda, cihazı eline alan birinin yazışmalara ulaşması zorlaşır.
  • Güncellemeler: Görüşme için kullandığınız uygulamanın ve cihazınızın güncel olması bağlantı sorunlarını da azaltır.
  • İnternet bağlantısı: Ev ağınızın parolasını bilen kişileri düşünebilirsiniz. Kafe, havalimanı ya da otel gibi herkese açık ağlar yerine kendi ağınız ya da mobil veriniz bu açıdan daha tanıdık bir seçenektir.

Görüşme bittikten sonra da küçük bir kapanış adımı işe yarayabilir: bağlantının açık kaldığı sekmeyi kapatmak, ortak bir cihazdan bağlandıysanız oturumu sonlandırmak. Bu tür adımlar iki dakikanızı alır, ama ertesi gün cihazı kullanacak kişinin neyle karşılaşacağını belirler.

Bu listeyi bir sınav gibi değil, tek tek bakıp “bende bu var mı?” diye geçeceğiniz bir sıra gibi okuyabilirsiniz. Yanıtlar “hayır” çıkarsa ya da bir madde sizin elinizde değilse bunu ilk görüşmede söylemeniz yeterlidir; düzen birlikte düşünülür.

Görüşmeyi yürüten taraf için hangi soruları sorabilirsiniz?

Dördüncü soru, kendi başınıza ayarlayamayacağınız tek alandır; bu yüzden soru sormak burada en makul yoldur. Soruları ilk görüşmede sorabilirsiniz; ilk görüşmeden önce kısa bir mesajla da iletebilirsiniz. Şu örnekler bir başlangıç olabilir:

Bir kadın koltukta oturmuş, iki eliyle tuttuğu telefona düşünerek mesaj yazıyor; koltuğun koluna küçük bir not defteri dayalı.
  • “Görüşme hangi program üzerinden yapılıyor ve bağlantı bana nasıl iletiliyor?”
  • “Bağlantıyı yalnızca ben mi alıyorum, görüşmeye başka biri katılabilir mi?”
  • “Yazışma hangi kanaldan yürüyor; mesajlarda hangi bilgileri yazmamayı tercih etmeliyim?”
  • “Randevu için verdiğim adı, telefonu ve yazışmaları kimler görüyor?”
  • “Görüşmeye beklenmedik biri bağlanırsa ne yapılıyor?”
  • “Bağlantı koparsa hangi yoldan haberleşiriz?”
  • “Gizliliğin sınırları nelerdir; bunu görüşmenin başında birlikte konuşabilir miyiz?”
  • “Eşim ya da ailemden biri görüşmeye katılacaksa kimlerin neyi duyacağını nasıl belirleriz?”

Kullanılan programı ve platform ayrıntılarını görüşme öncesinde doğrudan sorabilirsiniz; bu ayrıntılar randevuda anlatılır. Hiçbir ortam için mutlak bir güvence verilemez; bu yüzden gizliliğin hangi durumlarda sınırlı olabileceğini görüşmenin başında sormak yerindedir ve bunun görüşme başlamadan açıklığa kavuşmasını isteyebilirsiniz. Soruların her biri için “bu bana yeterli geldi mi?” diye sormak, yanıtı değerlendirmenin ilk adımıdır.

Aldığınız yanıtları nasıl değerlendirebilirsiniz?

Soru sormak kadar yanıtı nasıl okuyacağınız da önem taşır. Amaç karşınızdakini sınamak değil, kendi rahatlık düzeyinizi anlamaktır. Üç şeye bakabilirsiniz:

  • Anlaşılır mı: Yanıt, teknik sözcüklere dolanmadan sizin sorduğunuz şeye cevap veriyor mu?
  • Sorunuza mı dönük: Aklınızdaki kaygıyla ilgili mi, yoksa başka bir konuya mı kayıyor?
  • Soru sorarken nasıl hissettiniz: Sorunuz olağan bir şeymiş gibi mi karşılandı, yoksa geçiştirilmiş gibi mi hissettiniz?

Bir yanıtı yetersiz bulursanız aynı soruyu başka bir sözle yeniden sorabilirsiniz. “Bunu şu an bilmiyorum, öğrenip size iletirim” diyen dürüst bir yanıt da çoğu zaman her şeyi kapsayan bir güvenceden daha çok bilgi taşır. Anlaşılır ve içten bir yanıt kendi başına bir güvenlik kanıtı sayılmaz; yalnızca neyi bildiğinizi ve neyi henüz bilmediğinizi gösterir.

Yanıt yalnızca “merak etmeyin” düzeyinde kalırsa bunu somut bir cümleyle yeniden sorabilirsiniz: “Bağlantıyı kimlerin alabildiğini ve görüşmeye başka birinin bağlanmasını nasıl fark ettiğinizi söyler misiniz?” Yanıt hâlâ belirsiz kalıyorsa en hassas ayrıntıları netlik gelene kadar paylaşmayabilirsiniz; sorularınıza yeterli yanıt almadan başlamak zorunda değilsiniz, başlamayı ertelemek de bir seçenektir.

“Kime sorulur?” notu: kaygıyı soruya, soruyu doğru kişiye çevirmek

Gizlilik kaygısı çoğu zaman dağınık bir huzursuzluk olarak başlar: “Bir şey ters gider mi?” Soruları kâğıda dökmek, görüşmeye gitmeden önce bu dağınıklığı küçültmenin sade bir yolu olabilir. Bir sayfaya üç sütun çizip her kaygıyı doğru kişiye yönlendirebilirsiniz:

  • Sormak istediğim: Kaygıyı bir soru cümlesine çevirin. “Güvenli mi?” yerine “Evdekiler görüşmeyi duyabilir mi?” gibi.
  • Kime sorulur: Kendinize, evdeki kişilere, kurumunuza ya da görüşmeyi yürüten tarafa.
  • Aldığım yanıt / yapacağım: Yanıt gelene kadar boş kalabilir.

Örnek satırlar şöyle olabilir: “Evdekiler duyar mı?” → kendime ve evdekilere → “Perşembe 20.30, çocuklar uyuyor, kapı kapalı.” Ya da: “İş telefonundan bağlansam olur mu?” → kurumuma → “Kendi telefonumu kullanacağım.” Üçüncü örnek: “Bağlantı bana nasıl gelecek?” → görüşmeyi yürüten tarafa → “Randevuda soracağım.”

Bir satırın nasıl ilerlediğini ortak dairede kalan biri için düşünelim: “Ev arkadaşım duyar mı?” → kendime ve ev arkadaşıma → önce hangi saatlerde evde olmadığını sormak, sonra bu saatlere randevu istemek. Bu satır bir sorunu çözmüş olmaz; ama kaygıyı “hep bir şey ters gidecek” belirsizliğinden, atılabilecek somut bir adıma indirir. Yanıt bulunmayan satırlar da ilk görüşmenin gündemine dönüşebilir.

Notun puanı ya da doğru yanıtı yoktur; bir değerlendirme aracı da değildir. Hepsini doldurmanız beklenmez, tek satırla başlayabilirsiniz. İlk görüşmeye götürüp “bu satırlar beni düşündürüyor” diyerek açabilir, hiç göstermeden kendi hazırlığınız olarak da kullanabilirsiniz.

Görüşmeye başladığınızı kim bilecek? İş, çevre ve topluluk kaygısı

Bazı kişiler için asıl soru teknik değildir: “Bir terapiste gittiğimi kim öğrenir?” Mesleğiniz görünürlüğün ve itibarın önemli olduğu bir alansa, küçük ya da birbirini tanıyan bir toplulukta yaşıyorsanız bu kaygı çok anlaşılırdır. Ofiste randevu bekleme salonunda tanıdık biriyle karşılaşma ihtimali online görüşmede yoktur; ama bu, kaygının ortadan kalktığı anlamına gelmez, yalnızca bir kısmını değiştirir.

İki kadın akşam mutfağında tezgâhın başında duruyor; biri çaydanlıktan çay doldururken öbürü tezgâha yaslanıp sakin bir sesle bir şey anlatıyor.

Bunu üç ayrı karar olarak düşünmek rahatlatabilir: aileniz, iş çevreniz ve yakın topluluğunuz. Her biri için “bilmesini isterim”, “gerekirse söylerim” ya da “söylemem” diyebilirsiniz; üçünün cevabı aynı olmak zorunda değildir. Yakınınıza söyleyecekseniz kısa ve sınırlı bir cümle yeterli olabilir: “Bir uzmanla konuşmaya başlıyorum, ayrıntıları paylaşmak istemiyorum.”

Görüşmeye başladığınızı söylememek, görüşmeyi gizlice yürütmek anlamına gelmek zorunda değildir; ama gizli yürütüyorsanız bu, ortam ve takvim düzenini daha önemli kılar. Bu yüzden “kime sorulur?” notunuza “kim bilecek?” satırını da ekleyebilirsiniz.

Gizlilik kaygısı büyüdüğünde: hazırlık ile sürekli kontrol arasındaki çizgi

Gizlilik kaygısı bazı kişilerde birkaç hazırlıkla yatışır, bazılarında ise yeni kontroller doğurur: kapıyı birkaç kez yeniden kontrol etmek, ayarları tekrar tekrar açıp kapatmak, görüşmeden önce saatlerce olasılık düşünmek. İkisini ayıran şey, kaygının sizi ne kadar yönettiğidir.

Kendinize şunu sorabilirsiniz: “Bir şeye bir kez bakıp karar mı veriyorum, yoksa aynı şeye tekrar tekrar mı bakıyorum?” Kontrolden sonra gelen rahatlamanın kısa sürmesi, kontrolün zaman alması ya da görüşmeye başlamayı ertelemenize yol açması, birlikte bakılabilecek ipuçlarıdır. Destek istemek için belirli sayıda kontrol yapıyor olmanız gerekmez.

Psikoterapi sürecinde bu tür bir kaygıyla çalışırken önce neyin düşünce, neyin duygu, neyin yapılan bir davranış olduğunu birlikte ayırmaya bakılır; sonra başa çıkma becerileri ve küçük, çözüm odaklı adımlar belirlenir. Düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağı ele alan bilişsel davranışçı yöntemlerden yararlanılabilir. Hangi yolun öne çıkacağı kişiye ve konuya göre değişir; belirli bir sonuç ya da görüşme sayısı öngörülmez.

Online görüşme yerine başka bir yol ne zaman düşünülebilir?

Bazı durumlarda ekran üzerinden görüşme size uygun olmayabilir. Evde sizi denetleyen ya da cihazlarınızı izlediğini düşündüğünüz biri varsa, hiçbir saatte konuşabileceğiniz bir alan yoksa ya da görüşmeye izin verilmeyeceğinden çekiniyorsanız, bunu bir güvenlik konusu olarak ele almak yerinde olur. Bulunduğunuz yerdeki destek hatları, güvendiğiniz bir yakın ya da yerel bir sağlık kuruluşu bu noktada ilk adım olabilir. Online terapinin kimler için uygun olabileceği online terapi kimler için uygun yazısında ayrıca ele alınıyor.

Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceleriniz varsa randevuyu beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise başvurun; Türkiye’deyseniz 112’yi arayabilirsiniz. Ağır depresyon, bipolar bozukluk ya da psikoz gibi tablolarda yalnızca psikoterapi yeterli olmayabilir; gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.

İlk görüşmede ne olur?

Görüşme görüntülü yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. Tanışırsınız, sizi getiren konuyu ve beklentinizi anlatırsınız; gizlilikle ilgili kaygınızı da bu sırada açıkça söyleyebilirsiniz. Bunu söylemek beklenmedik değildir ve görüşmeye başlamayı zorlaştırmaz. Yurt dışındaysanız saat farkı randevu planlanırken birlikte düşünülür.

İlk iki üç görüşmeden sonra ortam düzeninizin işleyip işlemediğine ve soru listenizde yanıtsız kalan satır olup olmadığına birlikte yeniden bakılabilir. Randevudan seansa adımlar online psikoterapi seansı nasıl işler yazısında anlatılıyor.

Görüşme hakkında bilgi almak için

Başlamak için WhatsApp’tan bulunduğunuz şehir ya da ülkeyi, uygun olabileceğiniz günleri ve sormak istediğiniz bir ya da iki soruyu yazabilirsiniz; uzun ayrıntı gerekmez, kişisel konuları görüşmede anlatmayı seçebilirsiniz. Mesaj yazmak istemezseniz randevu sayfasından randevu talebi bırakabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Hizmetin genel çerçevesi için Türkçe online görüşme sayfasına bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

İş yerinden ya da iş bilgisayarından görüşme yapabilir miyim?

İş yeri tarafından verilen cihaz ve ağların kurumunuzun izleme ya da kullanım kuralları olabilir; bunları kurumunuzun yönergesinden ya da ilgili birimden öğrenebilirsiniz. Birçok kişi bu nedenle kendi cihazını ve kendi ağını tercih eder. Hangi seçeneğin size uygun olduğunu “kime sorulur?” notunuzda kurumunuza sorulacak bir satır olarak yazabilirsiniz.

Görüşme bağlantısının başkasının eline geçmesini nasıl önlerim?

Önce bağlantının size hangi yoldan ulaştığına bakın: ortak bir e-posta hesabı ya da herkesin görebildiği bir mesaj ekranı varsa bunu değiştirmek isteyebilirsiniz. Bağlantıyı başkasıyla paylaşmayı düşünmüyorsanız onu yalnızca kendi cihazınızda açabilirsiniz. Bağlantının nasıl iletildiğini ve kimlerin ulaşabileceğini görüşmeyi yürüten tarafa da sorabilirsiniz.

Bulunduğum ülkenin kuralları açısından bir çekincem olabilir mi?

Bu, ülkeden ülkeye değişebilecek bir konu; bir şey söylemek için bulunduğunuz yerin kurallarını bilmek gerekir. Bu yüzden yurt dışından bir uzmanla görüşmenin sizin ülkenizdeki kurallarla ilişkisini ilgili kurumunuzdan ya da sigortanızdan teyit etmeniz yerinde olur. Ofis olarak yalnızca Adana Çukurova’da yüz yüze görüşme yapılır.

Gizlilik kaygısı yüzünden hiçbir şey anlatamayacağımı düşünüyorum; ne olur?

Bu kaygıyı olduğu gibi söylemek, görüşmenin içinde ele alınabilecek bir konudur. Hangi konuları hangi hızda anlatacağınızı kendiniz belirlersiniz; ilk görüşmede hepsini anlatmanız beklenmez. Önce yalnızca “anlatmaya nasıl başlayacağımı bilmiyorum” demek de bir başlangıçtır.

Evde yalnız kalabildiğim tek saat çok geç ya da çok erken; bunu söyleyebilir miyim?

Evet, uygun olabilecek saatleri randevu talebinizde yazabilirsiniz. Takvime göre hangi seçeneklerin mümkün olduğuna birlikte bakılır; belirli bir saat önceden vaat edilemez. Yurt dışındaysanız iki ülkenin saati farklı olduğundan günü ve saati iki biçimde yazmak karışıklığı azaltır.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta ya da geri ödeme konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Genel bilgi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Bir sigorta ya da işveren desteği kullanmayı düşünüyorsanız önce ilgili kurumunuzdan teyit etmeniz yerinde olur.

Gizlilik sorularımı sormak görüşmeye bakışı değiştirir mi?

Soru sormak, görüşmeye hazırlanmanın olağan bir parçasıdır ve terapiye başlamayı engellemez. Sorularınızın geçiştirildiğini hissederseniz bu durumu terapistinizle konuşabilirsiniz; nasıl açabileceğinizi terapistle uyumu konuşmak yazısında okuyabilirsiniz.

Gizlilik sorunuzu WhatsApp’tan yazabilirsiniz

WhatsApp’tan Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e aklınızdaki bir ya da iki soruyu yazıp görüşme başlamadan önce netleşmesini isteyebilirsiniz; randevu talebini sayfadan da bırakabilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Online Danışmanlık

Kültürel Hassasiyetli Psikoterapi Nedir? Aynı Dili Konuşmak Seansta Neyi Değiştirir?

Kültürel hassasiyetli psikoterapinin ne olduğu ve ne olmadığı, aynı dilin aynı deneyim anlamına gelmediği,…
Online Danışmanlık

Yurt Dışında Türkçe Konuşan Bir Terapist Ararken Nelere Bakılır? Unvanlar, Yöntemler ve Sorulacak Sorular

Yurt dışında Türkçe konuşan terapist ararken dil dışında bakılacak ölçütler: unvanın teyidi, yöntemin anlatılışı,…
Online Danışmanlık

Yerel Randevu veya Sevk Beklerken Yurt Dışında Ruhsal Destek: Ara Dönemde Neler Yapılabilir?

Randevu ya da sevk beklenen haftalarda atılabilecek küçük adımlar: üç satırlık gözlem notu, gündelik…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara