TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Terapistimle Uyum Sağlayamıyorum: Bunu Nasıl Konuşabilirim?

Terapistle uyum sorununu zor bir sürecin rahatsızlığından ayırma, bunu terapiste açma ve devam etme, ara verme ya da terapist değiştirme kararını adım adım verme rehberi.

Psikoterapist Yayımlandı 12 dakika okuma
Pencere kenarındaki koltukta oturan bir kadın, dizindeki not defterine yazmadan önce düşünceli bir şekilde duraksamış.

Terapi odasından çıkıp “Bu kişiyle ilerleyebilir miyim?” diye düşünmek, yardım almaya karar vermiş birinin sık yaşadığı bir tereddüttür. Bazen bunun nedeni terapistin üslubudur, bazen konuşulan konunun ağırlığı, bazen de henüz oturmamış bir başlangıçtır. Hangisi olduğunu anlamadan seansları bırakmak da, rahatsızlığı içinize atıp sürdürmek de sizi aynı noktada bırakabilir.

Terapistle uyum sorunu yaşadığınızı düşünüyorsanız yapılacak ilk şey, bunu bir karar olarak değil bir veri olarak ele almaktır. Hissettiğiniz şey terapinin kendisi hakkında değerli bir bilgi taşıyor ve çoğu zaman terapistinizle konuşulabilir.

Bu yazıda uyum sorununu zor bir sürecin rahatsızlığından ayırmanın yollarını, bunu terapistinize nasıl açabileceğinizi, devam etme, ara verme ve terapist değiştirme arasında nasıl karar verebileceğinizi ve bu sürecin hangi noktada beklemeden dışarıdan destek gerektirdiğini bulacaksınız.

Terapistle Uyum Sorunu Ne Anlama Gelir?

Terapide “uyum”, terapistin sizi sevmesi ya da sizin onu sevmeniz değildir. Daha çok şu soruların cevabıdır: Anlatırken dinlendiğinizi hissediyor musunuz? Söylediğiniz şey yargılanmadan karşılanıyor mu? Seansta neyin konuşulduğunu ve neden konuşulduğunu kabaca biliyor musunuz? Terapistin söylediklerine itiraz edebilir misiniz?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar zamanla değişebilir. İlk iki üç görüşmede birbirini tanıma sürecinde bir yabancılık hissi olması mümkündür. Yabancılık, uyumsuzlukla aynı şey değildir; fakat birkaç seans sonra da aynı tıkanıklık sürüyorsa üzerinde durmaya değer.

Uyumu ölçen kesin bir cetvel yoktur; bu yüzden en güvenilir ölçüt, seanslardaki kendi deneyiminizdir. Terapistinizin ne kadar deneyimli olduğu önemlidir, ancak bu, orada kendinizi ne kadar rahat ifade edebildiğinizin yerini tutmaz. Rahat konuşamadığınız bir odada iyi bir yöntem bile size ulaşmakta zorlanabilir.

Uyum sorunu bir suçlama anlamına gelmez. Terapist kötü, siz de zor bir danışan olmak zorunda değilsiniz. Bazen yöntem sizin ihtiyacınıza uymaz, bazen tempo çok hızlı ya da çok yavaştır, bazen de konuşmanız gereken konu henüz masaya gelmemiştir.

Uyumsuzluğun kaynakları farklı olabilir. Bazen terapistin anlatım biçimi ya da seansların temposu size uymaz; bazen sizi rahat ettirecek bir çalışma biçimi (daha yapılandırılmış ya da daha serbest) beklersiniz ve bunu henüz söylememişsinizdir. Terapistin cinsiyeti, yaşı ya da yaklaşımı gibi kişisel tercihler de bu hissi etkileyebilir; bunların hiçbirini “gereksiz” saymanıza gerek yoktur, çünkü rahat konuşabilmek terapinin zeminidir.

Online seanslarda ise bazen rahatsızlığın kaynağı kişi değil ortamdır: bağlantının kopması, görüntü ya da ses sorunları, evde mahremiyet bulamama. Bunlar uyum sorunu gibi hissettirebilir ama çoğu zaman düzenlemeyle çözülür. Önce bunu elemek, doğru soruyu sormanızı sağlar.

Uyum Sorunu mu, Terapinin Zor Kısmı mı? Nasıl Ayırt Edilir?

Terapi her zaman rahatlatıcı geçmez. Üzerinde uzun süre durmadığınız bir konuya dokunmak, seanstan sonra yorgun ya da dalgın hissettirebilir. Bu, tek başına bir uyumsuzluk göstergesi değildir. Ayrımı yapmak için aşağıdaki işaretlere bakabilirsiniz.

Sonbahar kaldırımında paltosunun ceplerine ellerini koymuş, düşünceli yürüyen bir erkek.

Daha çok uyum sorununa işaret edebilecek durumlar:

  • Birkaç seanstır aynı şeyi söylemenize rağmen duyulmadığınızı hissetmeniz.
  • Konuşurken sürekli yargılandığınızı, düzeltildiğinizi ya da küçümsendiğinizi düşünmeniz.
  • Seansların nereye gittiğini hiç anlayamamanız ve soru sorduğunuzda net bir yanıt alamamanız.
  • Terapistin sizi sık sık böldüğü ya da seansın büyük bölümünü kendisinin konuştuğu bir akış.
  • Seansa gitmeden önce tekrar eden bir isteksizlik hissi ve bunun nedenini konuşmaya cesaret edememeniz.

Terapinin zor kısmına daha yakın olabilecek durumlar:

  • Acı bir konuya yaklaşırken artan huzursuzluk, ama terapistin sizi desteklediğini hissetmeniz.
  • Seans sonrası kısa süreli yorgunluk ya da duygusal hassasiyet.
  • Terapistin sorusuna verecek net bir cevabınızın olmaması ve bu yüzden sıkışmışlık hissetmeniz.

İki liste kesin bir ölçü vermez; ikisinden de işaret taşıyor olabilirsiniz. İsterseniz denemek için basit bir yöntem var: seanstan çıktıktan sonra yürürken ya da eve dönerken ne hissettiğinize bakın ve bunu tek cümleyle not edin. Bu zorunlu bir kural değildir; gözlemlerinizi hatırlamanıza ve bir sonraki seansa konuşmaya hazırlanarak gitmenize yardımcı olabilir.

Bunu Terapistinize Nasıl Söyleyebilirsiniz?

Bunu söylemek zor gelebilir; terapistin gücenmesinden, ilişkinin bozulmasından ya da “şikâyetçi” görünmekten korkabilirsiniz. Oysa bu geri bildirim, terapi sürecinin işe yaraması için kullanılabilecek en değerli malzemelerden biridir. Deneyimli bir terapist bunu bir sorun olarak değil, çalışılacak bir konu olarak karşılar.

Zamanlama için seansın başında söylemek genellikle daha kolaydır. Sonlara bıraktığınızda ya zaman yetmez ya da cesaretiniz azalır. “Bugün size söylemek istediğim bir şey var” cümlesi konuşmayı açmaya yeter.

Kullanabileceğiniz birkaç cümle örneği:

  • “Son birkaç seansta kendimi tam anlatabildiğimi hissetmiyorum. Bunu konuşabilir miyiz?”
  • “Seansların nereye gittiğini anlamakta zorlanıyorum. Çalışmanın planını benimle paylaşabilir misiniz?”
  • “Bazı yorumlarınızı yargılayıcı algıladım. Sizin niyetinizi bilmek isterim.”
  • “Çalışma biçimimizden emin olamıyorum. Başka bir yaklaşım denemek mümkün mü?”

Konuyu yüz yüze açmak zorsa seanstan önce kısa bir mesajla “Bir sonraki görüşmede size geri bildirimde bulunmak istiyorum” demek de bir yoldur. Ayrıntıyı seansta konuşursunuz.

Söylemekten Çekindiğinizde Hangi Düşünceler Devreye Girer?

Konuşmayı erteleten düşünceleri ve bunlara verilebilecek kısa karşılıkları yan yana koymak işi kolaylaştırabilir.

  • “Terapist gücenir, ilişkimiz bozulur.” Geri bildirim terapist için kişisel bir saldırı değil, çalışma biçimini ayarlamakta kullanabileceği bir bilgidir. Nasıl karşılandığını gördükten sonra devam edip etmeyeceğinize karar verirsiniz; konuşmak sizi bir yere bağlamaz.
  • “Zaten fark etmiştir.” Terapist yüzünüzdeki ifadeyi görebilir ama nedenini bilemez. Siz söylemedikçe memnun olduğunuzu varsayabilir.
  • “Biraz daha bekleyeyim, belki geçer.” Özellikle ilk iki üç seansta beklemek makul olabilir. Beklemeye karar verdiyseniz bunu kendinize bir tarihle bağlayın: “Üç seans sonra yeniden bakacağım.”
  • “Bu kadar küçük bir şey için söylemek abartı olur.” Seansta rahat edememek küçük bir ayrıntı değildir; terapinin işleyebilmesi için konuşabilmeniz gerekir.

Bu düşüncelerden birini kendinizde tanıyorsanız, onu da terapistinize söyleyebilirsiniz: “Bunu söylemekten çekindim, çünkü sizi kırmaktan korktum.” Böyle bir cümle, asıl konuşmanın kapısını açabilir.

Terapistiniz Bu Geri Bildirime Nasıl Karşılık Vermeli?

Terapistinizin verdiği yanıt, uyumun düzelip düzelmeyeceği konusunda ipucu verir. Sağlıklı bir karşılıkta terapist merak eder, sizi dinler, söylediğinizi savunmadan anlamaya çalışır ve gerekirse çalışma biçiminde bir değişiklik önerir. Bu bazen seansların temposunu ayarlamak, bazen daha açık hedefler koymak, bazen de yöntemi değiştirmektir.

Dikkat etmeniz gereken karşılıklar da vardır: geri bildiriminizin geçersiz sayılması, “bu sizin direncinizden kaynaklanıyor” gibi tartışmayı kapatan cümleler, sizi suçlu hissettirme ya da konuyu hemen değiştirme. Bir kez yaşanması çok şey ifade etmeyebilir; konuyu tekrar açtığınızda da aynı yanıtı alıyorsanız bu bilgi karar vermenize yardım eder.

Terapist değiştirmek istediğinizi söylemekten de çekinmeyin. Mesleğin etik anlayışı içinde danışanın başka bir uzmana geçme isteği saygıyla karşılanır ve çoğu terapist bu geçişte uygun bir yönlendirme yapabilir.

Bu Konuşma Terapinin Kendisini Nasıl Etkiler?

Terapistinize rahatsızlığınızı söylemek, bazı kişiler için seansın en zor ama en öğretici anı olur. Gündelik hayatta da “hayır” diyememe, memnuniyetsizliği içine atma ya da sessizce çekilme gibi bir örüntünüz varsa, bunu terapide güvenli bir ortamda denemiş olursunuz. Bu her zaman kolay geçmez; ama söylediğinizde ne olacağını yaşayarak görmek, o örüntü üzerinde çalışmanın somut bir yolu olabilir.

Bu nedenle uyum sorununu açmak, terapiden vazgeçmek anlamına gelmez; bazen terapinin yön değiştirdiği noktadır. Yine de her açılan konuşma beklenen sonucu vermeyebilir. Konuştuktan sonra da kendinizi dinlenmiş hissetmiyorsanız, bu tek başına terapiyi sonlandırma kararınızı meşru kılar.

Not tutmak isterseniz, her seanstan sonra birkaç dakikada doldurabileceğiniz basit bir düzen şöyle olabilir:

  • Seanstan sonra tek cümle: Nasıl hissettiğiniz (“Dinlendim”, “Anlaşılmadım”, “Kafam karıştı”).
  • Söylemek istediğim bir şey: Terapiste bir sonraki seansta iletmek istediğiniz tek cümle.
  • Değişen bir şey var mı: Bir önceki seansa göre fark ettiğiniz küçük bir değişiklik (olumlu ya da olumsuz).

Birkaç seanslık notlarınız birikince, terapistinizle birlikte bunlara bakabilir ve konuşmanızı somut örneklere dayandırabilirsiniz.

Devam Etmek mi, Ara Vermek mi, Terapist Değiştirmek mi?

Bu üç seçenek arasında kesin bir kural yok; fakat adım adım gidebilirsiniz.

Duvardaki kâğıt takvimde üç günün altına kalemle işaret koyan bir kadının eli.
  1. Geri bildirimi paylaşın. Önce terapistinize söyleyin ve yanıtını değerlendirin.
  2. İsterseniz kısa bir deneme süresi belirleyin. Örneğin bir sonraki üç seans için takvime işaret koyun ve her seanstan sonra tek cümle not alın. Üç seans bir öneridir, zorunluluk değildir; rahatsızlığınız artıyorsa ya da devam etmek istemiyorsanız süreyi tamamlamak zorunda değilsiniz.
  3. Gözlemlerinize bakın. Dinlenme hissi artıyorsa devam etmek mantıklı olabilir. Aynı rahatsızlık sürüyorsa değişiklik hakkında düşünebilirsiniz.
  4. Ara vermek ile sonlandırmayı ayırın. Ara vermek isterseniz nedenini (yorgunluk, mali ya da zaman sıkıntısı, ihtiyacınızın değişmesi) terapistinizle konuşun ve ne zaman yeniden değerlendireceğinizi birlikte belirleyin; örneğin bir ay sonra bir görüşme planlayabilirsiniz. Sonlandırmak istiyorsanız kapanış görüşmesi isteğe bağlıdır; çoğu kişi için ilişkiyi dengede bitirmeye yardımcı olur ama yapmak zorunda değilsiniz.

Bir terapistle çalışmayı sonlandırmak, başka bir uzmanla devam edemeyeceğiniz anlamına gelmez. Aynı terapistle uyum bulamamak, başka bir uzmanla çalışmanın size iyi gelebileceği ihtimalini ortadan kaldırmaz. Süreç boyunca kaç seans gerektiği sorusu sizi ilgilendiriyorsa Psikoterapi Seansları Kaç Seans Olmalıdır? yazısına bakabilirsiniz.

Başka Bir Uzmana Geçerken Nelere Dikkat Edilir?

Terapist değiştirmeye karar verdiyseniz önceki deneyiminizden öğrendiklerinizi yeni sürece taşıyabilirsiniz. İlk görüşmede neyin işe yaramadığını ve nelere ihtiyaç duyduğunuzu kısaca paylaşmanız, yeni terapistin çalışma biçimini size göre ayarlamasına yardımcı olur.

Yeni bir terapistle ilk görüşmeler de bir tanışma sürecidir. Önceki terapideki rahatsızlığı birebir aramak yerine bu kez neyin farklı olduğuna bakabilirsiniz: anlatırken daha rahat mısınız, seansın amacını anlıyor musunuz, sorularınız yanıt buluyor mu? İlk görüşmenin ardından da aynı tek cümlelik notu tutarsanız iki deneyimi aynı ölçüyle karşılaştırmış olursunuz.

Uzman seçerken ilk görüşmede sorabileceğiniz sorular da vardır: Çalışma biçimi nasıl, görüşmelerin sıklığı nasıl planlanır, hedefler nasıl belirlenir, memnuniyetsizlik olduğunda nasıl konuşulur? Seçim sürecinde neye dikkat edebileceğinizi Psikolog Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim? yazısında bulabilirsiniz. Adana ve çevresinde yüz yüze destek arayanlar için Çukurova’da psikolog arayanlar için rehber de yardımcı olabilir.

Hangi Durumlarda Beklemeden Dışarıdan Destek Gerekir?

Bazı durumlar uyum sorunundan farklıdır ve beklemeyi gerektirmez. Terapist size romantik ya da cinsel yaklaşıyorsa, seans dışında uygunsuz bir ilişki kurmaya çalışıyorsa, mahremiyetinizin ihlal edildiğini düşünüyorsanız ya da kendinizi tehdit altında hissediyorsanız, bu durumu terapistle çözmeye çalışmak yerine güvenebileceğiniz bir yakınınızla paylaşın ve çalıştığı kurumun ya da bağlı olduğu meslek örgütünün şikâyet yollarına başvurun.

Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa, terapist uyumu konusunun çözülmesini beklemeyin. Bir yakınınızla konuşun ve acil bir tehlike hissediyorsanız 112’yi arayın.

Bu Konuyu Mehmet Ulubey ile Konuşabilir misiniz?

Daha önce başka bir uzmanla çalışmış ve uyum bulamamış olmanız, terapiye yeniden başlamak için bir engel değildir. İlk görüşmede önceki deneyiminiz, ne beklediğiniz ve neye ihtiyaç duyduğunuz birlikte konuşulabilir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile bireysel görüşme için Adana’da yüz yüze ya da Türkiye’nin her yerinden online randevu planlayabilirsiniz. İletişim için 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Terapistimle uyum sağlayamadığımı ne zaman anlarım?
Birkaç seanstır duyulmadığınızı, yargılandığınızı ya da seansların yönünü anlamadığınızı hissediyorsanız ve bunu dile getirdiğinizde değişiklik olmuyorsa uyum sorunu düşünebilirsiniz. Seans sonrası kısa notlar tutmak bu hissi netleştirmenize yardımcı olabilir.

Terapiyi bırakmak istediğimi söylemek terapisti kızdırır mı?
Etik anlayışı olan bir terapist bu isteği saygıyla karşılar. İsterseniz kapanış için bir seans yapılabilir ve uygun bir yönlendirme istenebilir.

Seanslar zor geldiği için mi bırakmak istiyorum, yoksa uyumsuzluktan mı?
Zor konulara dokunmak rahatsız edebilir. Seanstan sonraki hissi tek cümleyle not almak ve terapistle konuşmak, ikisini ayırt etmenize yardımcı olur.

Başka bir terapiste geçersem baştan mı başlarım?
Yeni bir ilişki kurulacağı için bir tanışma süreci olur; ancak önceki deneyiminizden öğrendiklerinizi paylaşmanız süreci kolaylaştırabilir. Süre kişiye ve soruna göre değişir.

Terapistime nasıl geri bildirim vermeliyim?
Seansın başında, suçlamadan ve kendi deneyiminizi anlatan bir cümleyle başlayabilirsiniz: “Son seanslarda kendimi tam anlatamadım.” Gerekirse önce mesajla haber verebilirsiniz.

Online terapide uyum sorunu yaşıyorsam ne yapmalıyım?
Önce bağlantı, ses ve ortam gibi teknik ya da düzen kaynaklı nedenleri eleyin. Seanslarda mahremiyet bulamıyorsanız bunu terapistinizle paylaşın; saat ya da yer değişikliği çoğu zaman çözüm olur.

Arkadaşım ya da ailem terapiyi bırakmamı söylüyor, ne yapmalıyım?
Çevrenin görüşü bilgi verebilir ama karar sizindir. Kendi gözlemlerinizi ve terapistinizle yaptığınız konuşmanın sonucunu da hesaba katarak karar vermek, sizin deneyiminizi merkeze alır.

Daha önce uyum bulamadıysanız, bunu ilk görüşmede konuşabiliriz

Önceki deneyiminizi ve ne beklediğinizi birlikte konuşalım. İlk görüşmeyi planlamak için arayabilirsiniz; Adana'da yüz yüze ya da online görüşme mümkün.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

İş Kaybı Sonrası Psikolojik Destek: Belirsizlikle Baş Etmek

İş kaybının gelir, düzen ve kimlik üzerindeki etkisi; ilk haftalardaki tepkiler, belirsizliği parçalara bölen…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

İş Yerinde Tükenmişlik: Belirtileri ve Toparlanma Yolları

İş yerinde tükenmişliği sıradan yorgunluktan, motivasyon kaybından ve depresyondan ayırmak için rehber: üç boyuttaki…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Psikolojik Danışman ile Psikolog Arasındaki Fark Nedir?

Psikolog ve psikolojik danışman unvanları farklı lisans eğitiminden gelir; ikisi de ilaç yazmaz. Bu…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara