Fransa’da Yaşayan Türkler İçin Türkçe Psikolojik Destek: Paris, Lyon ve Diğer Şehirlerden Online Psikoterapi
Fransa’da yaşayanlar için Türkçe online psikoterapi: iki dil arasında kendi sesinizi duymak, uyum ile kendinden vazgeçmek arasındaki fark, seansın işleyişi, ilk mesaj ve acil durum yönlendirmesi.
Fransa’da Türkçe psikolojik destek, yaşadığınız şehirden bağımsız olarak online görüşmeyle alınabilir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile görüntülü, Türkçe ve yaklaşık 60 dakikalık seanslar yapabilirsiniz. Fransa’da ofis ya da şube yoktur; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır.
Hemen sormak isterseniz WhatsApp’tan görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında bilgi alabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.
Gün içinde Fransızcada iyi, akşam kendinizden uzak: bu neden olur?
Toplantıya girmek, derste not almak, resmî bir yazışmayı bitirmek: bunların hepsini Fransızca yapıyor olabilirsiniz. Gün bittiğinde ise telefonu elinize alıp kime yazacağınızı bilememek, “nasılsın” sorusuna “iyiyim” demekle yetinmek ya da en sevdiğiniz şakayı yapacak kimseyi bulamamak gibi bir boşluk kalabilir.
Bunun tek bir nedeni yoktur. Yeni bir dilde sürekli dikkatli olmak yorucu olabilir; tonunuzun, mizahınızın ya da itirazınızın karşıdakine aynı geldiğinden emin olmamak da. Bunun üstüne uzakta kalan aile, Türkiye’den gelen haberler ve sizi uzun yıllardır tanıyan insanların yokluğu eklenince günler dışarıdan “iyi geçiyor” görünürken içeride bir şey eksik kalabilir.
Fransa’ya yeni taşındıysanız da, yıllardır orada yaşıyorsanız da, orada doğup büyüdüyseniz de bu soru size yabancı olmayabilir. Okul, iş ya da evlilikle gelen biri olabilirsiniz; tek başınıza ya da eşinizle başvurabilirsiniz. Önemli olan sıkıntının sizi ne kadar yorduğu ve Türkçe konuşmak istemenizdir; süreyi ya da gerekçenizi kanıtlamanız gerekmez.
Aynı yük bazen uykusuzluk, sürekli yorgunluk, kolay öfkelenme ya da bedensel gerginlik olarak ortaya çıkar. Geceleri zihniniz susmuyorsa kaygı ve uykusuzluk döngüsü yazısı bu konuyu ayrıntılı anlatır. Bedensel belirtileriniz sürüyorsa yalnızca psikolojik bir nedene bağlamadan önce bulunduğunuz yerdeki hekiminize görünmeniz yerinde olur.
Fransa’da yılın hangi dönemlerinin ağır geçebildiğini, bayram ve kış aylarındaki özlemi ve kuşaklar arasındaki dil farkını ayrı bir sayfada ele aldık: Fransa için hazırlanan genel sayfa bayram, kış ve kuşak farkı başlıklarına odaklanır. Burada soru daha dar: iki dil ve iki hayat arasında kendi sesinizi nasıl duyabilirsiniz?
Hangi dilde, hangi rolde kendinizsiniz? Bir dil ve rol notu
Fransızca konuşabilmek, kendinizi anlatabildiğiniz anlamına her zaman gelmez. Fransızca günlük işleri taşıyan, çoğu kişi için işlevsel bir dil olabilir; çocukluk, anne baba, kırgınlık ya da utanç gibi konular ise başka bir dilde daha zor ya da daha kolay anlatılabilir. Bu fark bir eksiklik değil, bir bilgidir: görüşmede nereden başlayacağınızı gösterir.

Bunu görünür kılmak için kısa bir not hazırlayabilirsiniz. Bir kâğıda dört satır yazın ve her birini birkaç sözcükle tamamlayın:
- Bu hafta Fransızcada rahat ettiğim bir an: …
- Fransızcada yorulduğum ya da kendimi eksik hissettiğim bir an: …
- Türkçe anlatsam rahatlayacağım ama kimseye anlatamadığım bir şey: …
- Hiçbir dilde söyleyemediğim, görüşmeye taşımak istediğim cümle: …
Örnek bir biçim şöyle görünebilir: “Fransızcada rahat ettiğim an: iş yazışmaları. Yorulduğum an: şaka yapmak. Türkçe anlatsam: anneme sitemimi söylemek. Söyleyemediğim: yalnız hissettiğimi.” Sizin satırlarınız elbette farklı olacaktır; örnek yalnızca notun ne kadar kısa olabileceğini gösterir.
Bu bir test değildir; puanı, doğru yanıtı ya da tanı çıkaran bir sonucu yoktur. Birinci ve ikinci satırların uzunluğu arasındaki fark bir şey kanıtlamaz; yalnızca ilk konuşmada hangi taraftan girmek istediğinizi gösterir. Yazamadığınız satırı boş bırakabilirsiniz. Notu ilk görüşmeye getirip okuyabilir, paylaşmak istediğiniz kısmı anlatabilir ya da yalnızca “nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyebilirsiniz.
Fransızcada “yanlış söylerim” diye susmak neden bu kadar yorar?
Doğru cümleyi kurana kadar konuşmayı bırakmak, telefonla randevu almadan önce cümleyi kafanızda defalarca prova etmek, karşınızdaki “Pardon?” deyince sesinizi kısmak: bunlar Fransızcayı ne kadar iyi bildiğinizden bağımsız yaşanabilir. Dili iyi bilen biri de aksanı, tek bir sözcüğü ya da yanlış anlaşılma ihtimalini düşünerek sessiz kalabilir.
Susmanın kısa vadede bir yararı vardır: hata yapmaktan korur. Uzun vadede ise toplantıda söz almamak, sormak istediğiniz soruyu sormamak ya da haklı olduğunuz bir konuda itiraz etmemek gibi bir bedel çıkarabilir. Bu döngüyü fark etmek için küçük bir deneme yapabilirsiniz: konuşmadan önce aklınızdan geçen kötü sonucu (“gülerler”, “anlamazlar”) yazın, konuştuktan sonra gerçekte ne olduğunu yanına ekleyin. İki satır arasındaki fark, sizi susturan düşüncenin her zaman gerçeği yansıtmadığını gösterebilir.
Küçük adımlar sıralaması da kaygıyı küçültmeye yardımcı olabilir. En kolay durumla başlayıp (bir mağazada fiyat sormak gibi) giderek zora doğru ilerleyebilirsiniz: telefonda tek bir cümleyle randevu istemek, toplantıda yalnızca bir soru sormak, bir meslektaşınızın sözünü “anladım, şunu da ekleyebilir miyim?” diye sürdürmek. Her basamağı bir haftalığına denemeniz, hepsini aynı gün zorlamanızdan daha sürdürülebilir olabilir.
Psikoterapide bu tür kaygı, beklenti ve kaçınma davranışı birlikte ele alınarak çalışılır: hangi ortamda en çok susuyorsunuz, o anda aklınızdan ne geçiyor, küçük bir sonraki adım ne olabilir? Bu bir dil dersi ya da aksan çalışması değildir. Yalnızca konuşmanızı engelleyen kaygıyı konu alır.
Uyum sağlamak ile kendinizden vazgeçmek arasındaki fark nedir?
Yeni bir ülkeye uyum sağlamak, çoğu zaman bir şeyleri değiştirmeyi içerir: selamlaşma biçimini, yemek saatini, mesafeyi. Bunlar seçilmiş ve geri alınabilir değişikliklerse sizi yormayabilir. Yorgunluk, değişikliğin sürekli bir susma ya da kendini düzeltme haline geldiği yerde başlayabilir: itiraz etmemek, anlamadığınız bir şeyi tekrar sormamak, kendi tarafınızı anlatmaktan vazgeçmek gibi.
Aradaki farkı görmek için kendinize iki soru sorabilirsiniz. Birincisi: “Bu davranışı ben mi seçtim, yoksa başka yolum yokmuş gibi mi hissediyorum?” İkincisi: “Eve geldiğimde toparlanıyor muyum, yoksa yorgunluk ertesi güne taşınıyor mu?” İki soru da bir ölçek ya da tanı aracı değildir; yalnızca yaşadığınız şeye ad koymanıza yardımcı olur.
Uyum sağlamış olmak ile Türkçeyi özlemek çelişmez. İyi bir iş, Fransızca bir arkadaş çevresi ve düzenli bir hayat olması, ana dilde konuşma ihtiyacınızı ortadan kaldırmaz; bu ihtiyacı fark etmek uyumsuzluk anlamına da gelmez.
Destek düşünmek için tanı almış olmanız ya da belirli sayıda belirti saymanız gerekmez. Aynı sıkıntı haftalardır sürüyorsa, uykunuz, iş ya da okul düzeniniz, ilişkileriniz etkileniyorsa veya yaşadığınızı hiç kimseyle paylaşamıyorsanız bir görüşme planlamayı düşünebilirsiniz.
Bazen uyum sorusu, daha büyük bir başka soruya bağlanır: ben burada mı, orada mı olmalıyım? Hangi evi “ev” saydığınızı bilememek, iki yer arasında sürekli yarım kalmak gibi hissettirebilir. Lyon için hazırlanan sayfada iki ev arasında hissetmek ayrıca işlenir. Bu soruyu görüşmede sesli sormak da bir başlangıç noktası olabilir.
Evde herkes aynı hızda alışmıyorsa ne olur?
Aynı evde yaşayan insanlar yeni bir ülkeye aynı hızda alışmaz. Biriniz gün boyu Fransızca konuşan bir işte ya da okulda olabilir; diğeri evde kalıp Türkçe haberlere ve ailesine daha çok yaslanıyor olabilir. Biri “artık buranın düzenine uyalım” derken diğeri “alışkanlıklarımı bırakmak istemiyorum” diyebilir. İki cümle de bir yükü anlatır; tartışma çoğu zaman dilin ya da yemeğin değil, “beni anlıyor musun?” sorusunun etrafında döner.
Çift görüşmesinde amaç kimin haklı olduğunu belirlemek değildir. Her iki tarafın yüküne ad koyulur; hafta sonu planı, aileyle telefon saati, hangi dilin evde ne zaman konuşulacağı gibi gündelik konular için ortak bir düzen aranır. Çocuk ya da ergen söz konusuysa onların durumu ayrı bir görüşme çerçevesinde planlanır. Çift mi, aile mi diye kararsızsanız aile danışmanlığı mı, çift terapisi mi yazısı hangi ihtiyaçta hangisinin düşünülebileceğini anlatır.
Psikoterapi bu dengede nasıl yardımcı olur?
Psikoterapi, konuşmaya dayalı bir süreçtir. Mehmet Ulubey ile yapılan görüşmelerde önce ne yaşadığınız ve neyi değiştirmek istediğiniz konuşulur; yönlendirme sizin gündeminizden başlar. Çözüm odaklı bir çerçevede küçük, uygulanabilir hedefler belirlenir ve her görüşmede bu hedefler yeniden gözden geçirilir. Sürecin ne kadar süreceği kişiye göre değişir; belirli bir sürede belirli bir sonuç söz verilmez.

Çözüm odaklı çalışmada hedefler büyük vaatler değil, gündelik cümlelerdir. Örneğin “akşamları telefonu elime alıp kimseye yazamamak yerine haftada bir kişiyle konuşabilmek”, “toplantıda bir soruyu sorabilmek” ya da “Türkiye’den gelen haberden sonra günümü tamamen kaybetmemek” birer hedef olabilir. Sizin hedefiniz bunlardan farklıysa ilk görüşmede kendi cümlenizle başlayabilirsiniz.
Başa çıkma becerileri bu bağlamda gündelik ve somut olabilir. İşten eve geçişte kısa bir alışkanlık seçebilirsiniz: çay demlemek, üstünüzü değiştirmek ya da beş dakika sessizce oturmak, gün ile akşam arasındaki sınırı belirginleştirebilir. Haftada bir kez Türkçe konuştuğunuz biriyle sabit bir saat ayarlamak da dil açlığını planlı biçimde karşılamanın bir yolu olabilir. Bunların yanına uykunuzun saatini ve Fransızcadan bağımsız, size iyi gelen bir uğraşı (yürüyüş, müzik, yemek gibi) ekleyebilirsiniz. Hepsini aynı anda kurmanız beklenmez; birini seçip bir hafta denemek yeterli bir başlangıçtır ve hangisinin işe yaradığı görüşmede birlikte gözden geçirilir.
Kaygı, uyku ve düşünce döngüleri gibi semptomların düzenlenmesi için bilişsel davranışçı teknikler gündeme gelebilir. Sizi sürekli geri çağıran belirli anılarla çalışırken EMDR’nin uygun olup olmadığı, belirtileriniz ve ihtiyaçlarınız değerlendirildikten sonra belirlenir; hangi yöntemin ne zaman kullanılacağı ilk görüşmelerden sonra konuşulur. Ağır depresyon, kendine zarar verme düşünceleri ya da gerçeklikle bağın zayıfladığı tablolarda gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. Hizmetin kapsamını psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasında görebilirsiniz.
Fransa’da yerel destek varken Türkçe online görüşme neden düşünülür?
İkisi birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Bulunduğunuz yerde Fransızca bir hizmet işinize yarıyorsa onu sürdürebilirsiniz. Türkçe görüşmeyi düşündüren çoğunlukla dilin kendisidir: duygunuzu anlatırken bir yandan çeviri yapmak zorunda kalmamak, bir sözcüğün Türkçedeki tonunu açıklamaya çalışmamak. Dünya Sağlık Örgütü’nün göç ve sağlık bilgi notu da dil ve kültürel engellerin sağlık hizmetlerine erişimi ya da hizmetin kullanımını zorlaştırabildiğini belirtir (WHO, Refugee and migrant health). Bu not genel bir çerçevedir; belirli bir ülkedeki durumunuzu açıklamaz.
Yerel hizmetlerin nasıl işlediği, bekleme süresi, ücretin karşılanıp karşılanmadığı ya da hangi kurumun neyi sunduğu, bulunduğunuz yerdeki kurumlardan ve sağlık güvencenizi sağlayan kuruluştan öğrenilecek bilgilerdir. Bu yazı Fransa’daki kurumları, sigorta kapsamını ya da geri ödemeyi anlatmaz. Mehmet Ulubey ile görüşmeler Türkiye’den yürütülen özel bir hizmettir; Fransa’daki sağlık sisteminin parçası değildir ve ödeme koşullarını sigortanızdan teyit etmeniz gerekir. Ücret bilgisi psikoterapi ücretleri sayfasında yer alır.
Hangisinin işinize yarayacağını düşünürken şu ayrımlar yol gösterebilir:
- Duygularınızı Türkçe anlatmak istiyorsanız Türkçe online görüşme düşünülebilir.
- Görüşmenin Fransızca yürümesini tercih ediyorsanız bulunduğunuz yerdeki Fransızca bir hizmet daha uygun olabilir.
- Rapor, resmî belge ya da ilaç değerlendirmesi gerekiyorsa bunun için kendi hekiminize veya ilgili kuruma başvurmanız uygundur.
- Evde kapısı kapanan bir yeriniz yoksa online görüşme uygun olmayabilir; saat değişikliği ya da başka bir düzen aranır.
- Eşinizle birlikte başvuruyorsanız ikinizin de anlayabildiği ortak bir dil belirleyicidir.
Bunlar birbirini dışlamaz; ilk adım olarak birini deneyip koşullar değişince diğerine geçebilirsiniz.
İlaç, rapor ya da muayene gerektiren konularda ilk adres sizi izleyen hekimdir. İlaç kullanıyorsanız psikoterapiye başlamanız ilacın yerini almaz ve ilacı hekime danışmadan değiştirmeniz uygun değildir; farkı psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar yazısı ayrıntılandırır. Online görüşmenin sizin koşullarınıza uyup uymadığını düşünmek için online terapinin kimler için uygun olduğunu anlatan yazıya bakabilirsiniz.
Fransa’dan online seans nasıl işler: saat, ortam ve gizlilik
Görüşme görüntülü bağlantıyla yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. Saat farkı için rakam ezberlemeniz gerekmez; uygun gün ve saat, sizin takviminiz ile Türkiye saati yan yana konularak birlikte belirlenir. Randevu yazışmasında “benim saatimle” mi “Türkiye saatiyle” mi konuştuğunuzu belirtmeniz yanlış anlamayı önler. Hizmetin genel çerçevesi online psikolog terapi sayfasında, seansın akışı ve süresi ise online psikoterapi seansı nasıl işler yazısında anlatılır.

Asıl belirleyici olan, konuşurken duyulmayacağınız bir yerdir. Kapısı kapanan bir oda en iyi durumdur. Küçük bir dairede yaşıyorsanız evdekilerin dışarıda olduğu bir saat seçmek, duvarı ince olmayan bir köşe aramak ve bildirimleri kapatmak yardımcı olur. Kulaklık, karşı tarafın sesinin başkalarınca duyulmasını azaltır; ancak sizin kendi sesinizin duyulmasını engellemez. Paris gibi kalabalık bir şehirde de, küçük bir kasabada da bu düzen aynı mantıkla kurulur; Paris için ayrıca küçük bir dairede görüşme düzenini anlatan bir sayfa vardır. Arabada, iş yerinde ya da ortak bir alanda konuşmak mahremiyeti zayıflatır. Evde sesinizin duyulmasından çekiniyorsanız bunu ilk iletişimde yazın; saat ya da biçim buna göre yeniden düşünülür.
Gizlilik konusunda görüşmede söylenenler gizlilik ilkesiyle yürür; yine de online ortamda mahremiyet yalnızca görüşmeye bağlı değildir. Ev ağını ve cihazı kimlerle paylaştığınız, bildirimlerin ekranda görünüp görünmediği de önemlidir. Görüşmelerin kaydedilip kaydedilmediği, iletişim kayıtlarının nasıl tutulduğu ve gizliliğin sınırlarının neler olduğu, yani hangi durumlarda bilgi paylaşılabileceği gibi sorular için ilk görüşmede açıklama isteyebilirsiniz.
Bağlantı kesilirse ne yapılacağını seans başlamadan konuşmak işi kolaylaştırır. Yeniden bağlanma ya da telefonla devam gibi seçenekleri ilk görüşmenin başında sorabilirsiniz. Bağlantınız sık sık kesiliyorsa bunu da ilk iletişimde yazın; görüşme biçimi buna göre yeniden değerlendirilir.
Süreç boyunca biçim değişebilir. Türkiye’ye geldiğiniz dönemlerde Adana Çukurova’daki ofiste yüz yüze görüşmek isterseniz bunu ilk iletişimde belirtebilirsiniz; uygun gün ve saat o dönem için ayrıca planlanır. Dönüşünüzde görüşmeler online devam eder.
İlk mesajı nasıl yazabilirsiniz, ilk görüşmede ne olur?
İlk mesajda yaşadığınız şeyi anlatmanız gerekmez. Şu kadarı yeterli bir başlangıç olabilir: “Merhaba, Fransa’dan yazıyorum. Türkçe online görüşme hakkında bilgi almak istiyorum. Uygun olabilecek gün ve saatler: …” Eşinizle birlikte yazacaksanız “eşimle birlikte görüşmek istiyoruz; Türkçe anlama durumumuz şöyle: …” cümlesini ekleyebilirsiniz. Kendi saat diliminizi eklemeniz yeterlidir.
İlk görüşme bir tanışmadır. Ne yaşadığınız, neyi değiştirmek istediğiniz ve hangi konularda çalışmak istediğiniz konuşulur; süreç nasıl yürüyecek gibi pratik sorular da bu görüşmede yanıtlanır. Hazır olmadığınız bir konuya “şimdilik değil” diyebilir, ilk görüşmeden sonra devam edip etmeyeceğinize sonra karar verebilirsiniz. Daha önce hazırladığınız dil ve rol notunu burada kullanabilirsiniz.
İlk görüşmede ayrıca şunları sorabilirsiniz: Seanslar hangi sıklıkla yapılır? Görüşme biçimini değiştirmek istersem ne yapabilirim? İlk haftalarda benden ne beklenir? Yanıtlar, devam etmeye karar vermenizi kolaylaştırmak için vardır.
Görüşmenin ardından kendinize on dakika bırakmak işe yarayabilir: hemen işe ya da ev işlerine dönmeden bir bardak su içmek, aklınızda kalan tek cümleyi not almak, bir sonraki görüşmeye taşıyacağınız soruyu yazmak gibi. Bir seanstan sonra yorgun ya da dağınık hissetmek, konular açıldıysa olağan olabilir. Ancak düşünceleriniz kendinize zarar vermeye kayıyorsa bir sonraki seansı beklemeyin; aşağıdaki acil durum bölümündeki adımı izleyin.
Online görüşme hangi durumlarda tek başına yeterli olmayabilir?
Online psikoterapi her koşul için uygun bir yol değildir. Evde şiddet, kontrol ya da korku yaşıyorsanız ekran karşısında konuşmanın kendisi sizi güvensiz bırakabilir; ekranınız, telefonunuz ya da konuşmalarınız izleniyor olabilir. Böyle bir durumda ilk öncelik güvenliğinizdir: yaşadığınız yerdeki acil yardım hattını ve yetkili destek kuruluşlarını düşünmeniz yerinde olur. Bu hizmet acil müdahale ya da koruma işlevi görmez.
Benzer şekilde ağır depresyon, bipolar belirtiler, gerçeklikten kopma, yoğun alkol ya da madde kullanımı ve yeme bozukluğuna eşlik eden bedensel riskler gibi durumlarda tıbbi değerlendirme öne çıkar. Psikoterapi bunun yerine geçmez; hekim izlemiyle birlikte yürütülebilir ve gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. Hangisinin sizin için geçerli olduğundan emin değilseniz ilk iletişimde kısaca yazabilirsiniz; ayrıntı vermeniz gerekmez.
Fransa’da acil bir durumda ne yapmalısınız?
Kendinize zarar verme düşünceniz, bir planınız ya da hemen müdahale gerektiren bir tehlike varsa randevu gününü ya da bir mesaja yanıtı beklemeyin. Fransa’da bu durumda AB’nin her yerinde ücretsiz aranabilen ortak acil çağrı numarası 112’yi arayabilir (Avrupa Komisyonu, 112 sayfası) ya da en yakın acil servise gidebilirsiniz. Başka bir ülkede iseniz o ülkenin acil yardım numarasını arayın.
Yalnız kalmamaya çalışın; yakınınıza ya da güvendiğiniz birine durumu bildirin. Planlı bir online görüşme acil yardımın yerini tutmaz.
Görüşme hakkında bilgi almak için
WhatsApp’tan tek cümlelik bir mesaj göndererek başlayabilirsiniz; görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında bilgi isteyebilirsiniz. Yazmak yerine konuşmayı tercih ederseniz 0543 108 25 76 numarasını arayabilir, randevu talebi de bırakabilirsiniz. Bilgi almak randevu almak anlamına gelmez; düşünmek için zaman ayırabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Eşim Türkçe bilmiyorsa çift olarak görüşebilir miyiz?
Görüşmeler Türkçe yürüdüğü için eşinizin Türkçeyi ne ölçüde anladığı belirleyicidir. Bu durumu ilk mesajda yazarsanız uygunluk birlikte değerlendirilir. Çift görüşmelerinin genel çerçevesi çift danışmanlığı sayfasında yer alır.
Cümle ortasında Fransızcaya geçersem sorun olur mu?
Bir sözcüğü ya da deyimi Fransızca söylemeniz görüşmeyi bozmaz; anlam birlikte netleştirilir. Görüşmenin dili Türkçedir. Tamamen Fransızca konuşmak istiyorsanız bulunduğunuz yerdeki Fransızca bir hizmet size daha uygun olabilir.
Kaç seans gerekir?
Bu kişiye ve konuya göre değişir; baştan sayı verilmez. İlk görüşmelerde hedefleriniz konuşulur, seans sıklığı ve devamı oradan şekillenir. Süreç içinde koşullarınız değişirse plan yeniden düzenlenebilir.
Fransa’da başka bir terapistle aynı anda çalışabilir miyim?
Bu, amaçlarınıza göre değerlendirilen bir durumdur. İki sürecin birbirinden habersiz yürümesi karışıklık yaratabilir; hangi konuyu kiminle çalıştığınızı ilk görüşmede söylerseniz çakışma yerine tamamlayıcı bir düzen aranır. İki uzman arasında bilgi paylaşımı gündeme gelirse bunun sizin onayınızla planlanması beklenir; gizliliğin istisnalarını ise ilk görüşmede sorabilirsiniz.
Türkiye’ye dönüp dönmeme kararsızlığımı görüşmede konuşabilir miyim?
Evet; bu, görüşmeye gelen konular arasında yer alabilir. Kararı sizin yerinize vermek görüşmenin amacı değildir. Seçeneklerin sizin için ne anlama geldiğini düzenlemek hedeflenir. Marsilya sayfası da dönsek mi, kalsak mı kararsızlığını ayrıca ele alıyor.
“Türk psikolog” arıyorum; psikolojik danışmanla fark ne?
Arama motorunda “psikolog” sözcüğü çoğu zaman genel bir ifade olarak kullanılır. Mehmet Ulubey Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak çalışır; psikolog ya da psikiyatrist unvanı taşımaz. Mesleklerin ayrımı psikolojik danışman ile psikolog arasındaki fark yazısında anlatılır.
Ödeme ve fatura belgesi konusunda ne yapmalıyım?
Bu konu kişiye ve ödeme yöntemine göre netleşir. İlk iletişimde ödeme ve fatura belgesi ihtiyacınızı yazarsanız nasıl ilerleyeceğiniz size bildirilir. Sigorta ya da işveren desteği kullanmayı düşünüyorsanız önce ilgili kurumdan bu türden bir hizmetin kapsamda olup olmadığını öğrenin.
Fransa’dan Türkçe görüşme hakkında bilgi alın
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında WhatsApp’tan bilgi alabilirsiniz; online Türkiye dışından da, yüz yüze Adana Çukurova’da.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın