TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Terapide İlerleme Nasıl Değerlendirilir? Hedefleri Birlikte Gözden Geçirmek

Terapide ilerlemenin seans sayısıyla değil hedeflere göre değerlendirildiğini; değişimin gündelik işaretlerini, dört satırlık ilerleme notunu ve hedefleri terapistle gözden geçirirken sorulacak soruları anlatır.

Psikoterapist Yayımlandı 12 dakika okuma
Akşamüstü pencere kenarındaki koltukta oturan bir kadın, kucağındaki defterin sayfasını geriye çevirip düşünceli biçimde bakıyor.

Terapide ilerleme, kaç seansa geldiğinizle ya da o hafta kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizle değil, başta birlikte belirlediğiniz hedeflere göre neyin değiştiğine bakılarak değerlendirilir. Bunu yapmanın en yararlı yollarından biri, terapistinizle belirli aralıklarla oturup “Nereden başladık, şu an neredeyiz, sırada ne var?” sorularını açıkça konuşmaktır. Bu konuşma için terapistin konuyu açmasını beklemeniz gerekmez; siz de başlatabilirsiniz.

Terapiye birkaç haftadır, belki birkaç aydır gidiyorsunuz. Seanslardan çoğu zaman iyi çıkıyorsunuz ama aklınızın bir köşesinde şu soru duruyor: “Gerçekten bir şey değişiyor mu, yoksa sadece konuşup rahatlıyor muyum?” Bu soruyu sormak terapiye güvenmediğiniz anlamına gelmez. Tersine, sürecin size ait olduğunu gösterir.

Bu yazıda terapi hedeflerinin nasıl izlenebilir hâle getirildiğini, değişimi hangi gündelik işaretlerden fark edebileceğinizi, seanslar arasında kullanabileceğiniz dört satırlık bir ilerleme notunu ve hedefleri gözden geçirme konuşmasında sorabileceğiniz soruları bulacaksınız. İlerlemenin yavaşladığı dönemlerde ne yapılabileceğini ve terapiyi bitirme kararının nasıl konuşulduğunu da ayrıca ele alıyoruz.

Terapide İlerleme Neye Göre Anlaşılır?

Terapide ilerlemenin tek bir ölçüsü yoktur, ama bir başlangıç noktası vardır: Terapiye ne için geldiğiniz. İlk görüşmelerde ayrıntılı bir öykü alınır ve sizi neyin zorladığı, bunun hayatınızın hangi alanlarına yansıdığı konuşulur. İlerleme, bu başlangıç tablosuyla bugünkü durumunuz karşılaştırılarak anlaşılır.

Burada iki ayrım işinizi kolaylaştırır. Birincisi, seans sonrası rahatlama ile hayatınızdaki değişim aynı şey değildir. Bir seanstan hafiflemiş çıkmak değerlidir, fakat ilerleme daha çok seanslar arasındaki günlerde, yani evde, işte, ilişkilerinizde görünür. İkincisi, kendinizi iyi hissetmek ile zor bir durumla daha farklı baş edebilmek de aynı şey değildir. Zor bir hafta geçirip yine de o haftayı önceki dönemlerden farklı yönettiyseniz, bu da ilerlemenin bir parçasıdır.

Seans sayısı da tek başına ölçü olamaz. Kişinin geliş nedenine, hedeflerine ve hayat koşullarına göre süreç değişir. Kaç görüşme gerekebileceği sorusunu merak ediyorsanız psikoterapide seans sayısı yazısı bu konunun neden kişiye göre değiştiğini anlatıyor. Bu yazının konusu ise süre değil, süre boyunca yönünüzü nasıl kontrol edeceğinizdir.

Terapi Hedefleri Nasıl Belirlenir ve İzlenebilir Hâle Gelir?

Terapiye çoğu kişi geniş bir dilekle gelir: “Daha az kaygılı olmak istiyorum”, “Eşimle kavga etmeyelim”, “Kendimi daha iyi hissedeyim.” Bu dilekler gerçek ve anlamlıdır; ama böyle kaldıklarında ilerlemeyi izlemek zorlaşır. Çünkü “daha az kaygılı” olduğunuzu neye bakarak anlayacağınız belli değildir.

Ofis toplantısında masaya hafifçe eğilip elini açarak konuşan bir kadın; çevresindeki çalışma arkadaşları ona dönmüş dinliyor.

Terapi hedefleri genellikle bu geniş dileği gündelik bir duruma bağlayarak netleşir. “Daha az kaygılı olmak”, örneğin “iş toplantılarında aklımdaki fikri söyleyebilmek” ya da “market sırasında beklerken çıkıp gitmeden alışverişi tamamlayabilmek” gibi görülebilir bir duruma dönüştüğünde, değişimi izlemek mümkün olur. “Eşimle kavga etmeyelim” ise “Tartışma büyümeye başladığında ikimizden biri ara vermeyi önerebilsin” gibi bir hedefe dönüşebilir.

Hedeflerle ilgili bilmeniz gereken birkaç nokta var:

  • Hedefi birlikte koyarsınız. Terapist size bir hedef dayatmaz; sizin önemsediğiniz değişimi netleştirmenize yardım eder.
  • Hedef değişebilir. Kaygı için başladığınız süreçte asıl yükün bir ilişki ya da eski bir kayıp olduğu ortaya çıkabilir. Hedefin yenilenmesi başarısızlık değil, kendinizi daha iyi tanımanın sonucudur.
  • Her hedef ölçülebilir olmak zorunda değildir. “Geçmişimle ilgili ne hissettiğimi anlamak” gibi hedefler de meşrudur. Bu tür hedeflerde değişim, olaylara bakışınızda ya da kendinizle konuşma biçiminizde fark edilebilir.

Hedefinizin ne olduğundan emin değilseniz bunu söylemeniz yeterlidir. “Neyin değişmesini istediğimi bilmiyorum, sadece böyle devam etmek istemiyorum” cümlesi de iyi bir başlangıçtır; ilk seanslar bu belirsizliği birlikte konuşmak için de kullanılır.

Belirlediğiniz hedefi kendi cümlelerinizle bir yere yazmanız da işe yarar. Birkaç ay sonra o cümleyi yeniden okuduğunuzda, başlangıçta neyi önemsediğinizi ve şimdi neyin farklılaştığını daha kolay görürsünüz. Hedefin yanına “Bunu başardığımı neye bakarak anlarım?” sorusunun cevabını da eklemek, gözden geçirme konuşmalarında ortak bir dayanak oluşturur.

Değişimi Hangi Gündelik İşaretlerden İzleyebilirsiniz?

İlerleme çoğu zaman bir anda değil, küçük farklarla gelir. Bu farkları yakalamak için yalnızca “Zorlandım mı?” diye değil, “Nasıl zorlandım?” diye bakmak yardımcı olur. Aşağıdaki işaretler bunun için kullanılabilir:

  • Sıklık: Sizi zorlayan durum eskisinden daha seyrek mi yaşanıyor? Örneğin gece yatarken gün içindeki konuşmaları tekrar tekrar düşünmek haftada birkaç geceye inmiş olabilir.
  • Yoğunluk: Durum yine yaşanıyor ama sizi eskisi kadar sarsıyor mu?
  • Toparlanma süresi: Bir tartışmadan ya da kötü bir haberden sonra kendinize gelmeniz eskiden bütün günü alırken şimdi birkaç saat mi sürüyor?
  • Fark etme anı: Eskiden bir tepkinizi ancak sonradan fark ederken, şimdi o anda fark edebiliyor musunuz? “Yine sesimi yükseltiyorum” diye tam o sırada durabilmek önemli bir değişimdir.
  • Kaçınma: Ertelediğiniz telefon görüşmesi, girmediğiniz ortam ya da açamadığınız konu var mıydı? Bunlardan birine adım atabildiniz mi?
  • İlişkiler: Yakınlarınız sizde bir değişiklik fark ettiklerini söylüyor mu ya da onlarla konuşma biçiminiz değişti mi?

Bu işaretlerden yalnızca birinde değişim görmek de anlamlıdır. Hepsinin aynı anda iyileşmesini beklemek, gerçekte var olan ilerlemeyi gözden kaçırmanıza yol açabilir. Bazen değişim, hedef koymadığınız bir alanda da görünür: Hedefiniz iş kaygısıyken, aile sofrasında daha rahat konuştuğunuzu fark edebilirsiniz. Bu tür beklenmedik farkları da not edip seansa taşımak, süreci daha bütünlüklü görmenize yardım eder.

Bir sınırı da hatırlatalım: Uyku, iştah ya da enerjideki değişimler yalnızca psikolojik nedenlere bağlı olmayabilir. Bu alanlarda belirgin bir değişiklik yaşıyorsanız tıbbi bir değerlendirmeyi de gündeme almanız gerekebilir.

Seanslar Arasında Kullanabileceğiniz İlerleme Notu

Seansa girdiğinizde geçen haftayı hatırlamak beklenenden zor olabilir. Çoğu zaman aklımızda en son gün ya da en yoğun an kalır. Kısa bir not, seansta yalnızca son yaşadığınızı değil, haftanın bütününü konuşmanıza yardım eder.

Akşam balkonda sandalyede oturan bir adam, telefonla konuşurken elini dizine koymuş, ciddi ama sakin bir yüzle ileriye bakıyor.

Haftada bir kez, örneğin seanstan bir gün önce, şu dört satırı doldurabilirsiniz:

  • Bu hafta zorlandığım an: Hangi gün, nerede, kiminleydim?
  • Önceden olsa ne yapardım: Aynı durumda alıştığım tepki neydi?
  • Bu kez ne yaptım: Farklı bir şey yaptıysam ne yaptım; aynı şeyi yaptıysam bunu da yazarım.
  • Seansta konuşmak istediğim: Bu andan hangi soruyu ya da merakı seansa taşımak istiyorum?

Doldurulmuş bir örnek şöyle olabilir: “Pazar akşamı annemle telefonda konuşurken eleştirildiğimi hissettim. Önceden olsa telefonu kapatıp saatlerce içimden konuşmaya devam ederdim. Bu kez ‘Bunu şimdi konuşmak istemiyorum’ deyip konuyu değiştirdim; yine de akşam boyunca huzursuzdum. Seansta, sınır koyduğum halde neden huzursuz kaldığımı konuşmak istiyorum.”

Bu not bir test değildir; puanı, doğru ya da yanlış cevabı yoktur. Üçüncü satıra “Aynı şeyi yaptım” yazmanız da işe yarar bir bilgidir, çünkü o durumun neden hâlâ zorladığını konuşmaya bir kapı açar. Not tutmak sizi yoruyorsa ya da bir takıntıya dönüşüyorsa bırakabilirsiniz; seansa hazırlıksız gelmek de süreci bozmaz. Notu seansta okuyabilir, yalnızca bir satırından başlayabilir ya da hiç göstermeden aklınızda tutabilirsiniz.

Terapi Hedeflerini Seansta Birlikte Nasıl Gözden Geçirirsiniz?

Hedefleri gözden geçirmek için ayrı bir seans ayırmak gerekmez; bir seansın bir bölümünü buna ayırmak çoğu zaman yeterlidir. Ne sıklıkla yapılacağı sürece ve yönteme göre değişir. Emin değilseniz terapistinize “Gidişatımıza ne aralıklarla birlikte bakıyoruz?” diye sorabilirsiniz. Bu konuşmayı kendiniz başlatmak istiyorsanız şöyle bir cümle işinizi görür: “Bugün biraz geriye bakmak ve nereye gittiğimizi konuşmak istiyorum.”

Bu konuşmada sorabileceğiniz sorular:

  • “Başta konuştuğumuz hedeflere göre siz neyi değişmiş, neyi aynı kalmış görüyorsunuz?”
  • “Benim fark ettiğim değişimle sizin gözlediğiniz arasında fark var mı?”
  • “Hedeflerimiz hâlâ aynı mı, yoksa bunları güncellememiz mi gerekiyor?”
  • “Önümüzdeki dönemde neye odaklanacağız ve bunu nasıl anlayacağız?”
  • “Çalışma biçimimizde, örneğin görüşme sıklığında, bir değişiklik düşünmemiz gerekir mi?”

Terapistinizin gözlemleri ile sizin hissettikleriniz her zaman örtüşmeyebilir. Siz bir şeyin değişmediğini düşünürken terapistiniz konuşma biçiminizde bir değişim gözlemlemiş olabilir; tersi de olabilir. İki bakışı karşılaştırmak, bu konuşmanın en verimli kısmıdır.

İçinizden gelen eleştiriyi de söyleyebilirsiniz. “Bazı seanslar bana dağınık geliyor” ya da “Aynı konuda dönüp duruyormuşuz gibi hissediyorum” demek, terapötik ilişkinin doğal bir parçasıdır ve sürecin size uygunluğunu konuşmaya yardımcı olabilir. Seansların genel akışını ve terapistle iş birliğinin nasıl kurulduğunu psikoterapi seanslarının işleyişi yazısında da okuyabilirsiniz.

İlerleme Yavaşladığında Ya da Durduğunda Ne Anlama Gelebilir?

Terapide ilerleme düz bir çizgi izlemez. Birkaç iyi haftanın ardından eski bir tepkinin geri gelmesi, her şeyin başa döndüğü anlamına gelmez. Böyle dönemlerde önemli olan, durumu tek başınıza yorumlamak yerine seansa taşımaktır.

İlerlemenin yavaş hissedilmesinin birkaç farklı nedeni olabilir:

  • Daha zor bir konuya geçmiş olabilirsiniz. Uzun süre konuşulmayan bir kayıp, aile ilişkisi ya da utanç verici bir anı ele alınmaya başladığında, birkaç seans boyunca kendinizi daha yorgun hissedebilirsiniz.
  • Hedef hâlâ belirsiz olabilir. Neyin değişmesini istediğiniz net değilse, değişimi fark etmek de zorlaşır.
  • Hayat koşullarınız değişmiş olabilir. İş kaybı, taşınma, bir yakının hastalığı gibi olaylar, terapide konuşulanları uygulamaya alan bırakmayabilir.
  • Yöntem ya da uyum gözden geçirilmeli olabilir. Bazen görüşme sıklığı, yaklaşım ya da terapistle kurulan iletişim yeniden konuşulmayı gerektirir. Gerekirse farklı bir uzmana yönlendirme de bu konuşmanın doğal bir sonucu olabilir.
  • Ek bir değerlendirme gerekebilir. Uyku, iştah ya da günlük işlevlerde belirgin bir kötüleşme varsa, psikiyatrik ya da tıbbi değerlendirmeye ihtiyaç olup olmadığı konuşulmalıdır.

Burada bir ayrımı netleştirmek önemlidir: Zor bir seansın ardından bir iki gün yorgun ya da duygusal hissetmek ile haftalar boyunca giderek kötüleşmek aynı şey değildir. İlki zor bir konuyu konuşmanın beklenebilir bir yansıması olabilir; ikincisi ise beklemeden terapistinizle konuşmanız gereken bir durumdur.

Bir sonraki seansı beklememeniz gereken durumlar

Kendinize zarar verme düşünceleriniz yoğunlaşıyorsa, yaşamınıza son verme düşüncesi aklınızdan çıkmıyorsa ya da kendiniz veya bir başkası için acil bir tehlike varsa, sıradaki seansı beklemeyin. 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bu durumu daha sonra terapinizde de konuşabilirsiniz, ama önce güvenliğiniz sağlanmalıdır.

Terapiyi Bitirme Kararı Nasıl Konuşulur?

Hedefleri düzenli gözden geçirmenin bir sonucu da, bir noktada “Artık bitirmeye yakın mıyız?” sorusunu sorabilmektir. Terapiyi bitirmek bir seansta aniden verilen bir karar olmak zorunda değildir; çoğu zaman birlikte planlanan bir süreçtir.

Sabah koridorda duvar takviminin önünde duran genç bir adam, iki hafta sonrasındaki bir günü kalemle daire içine alıyor.

Bu konuşmada şu sorular yol gösterebilir: Başta belirlediğimiz hedeflerin hangilerine yaklaştım? Zorlandığım bir durumda seansta öğrendiklerimi kendi başıma kullanabiliyor muyum? Hangi işaretleri görürsem yeniden destek almayı düşünmeliyim?

Bitişe yaklaşırken bazı süreçlerde görüşme aralıkları açılabilir; örneğin haftalık görüşmeler iki haftada bire, sonra daha seyrek aralıklara geçebilir. Bu, kendi başınıza ne kadar yol alabildiğinizi görmenin yollarından biridir. Bitirdikten sonra yeniden başvurmak da mümkündür; sonlandırma kapının kapanması değil, sürecin bir aşamasının tamamlanmasıdır.

Bitirme isteği bazen de memnuniyetsizlikten gelir. “Bu işe yaramıyor” düşüncesiyle bırakmayı düşünüyorsanız, son kararı vermeden önce bunu seansta söylemeniz, neyin eksik kaldığını anlamanıza ve gerekirse yöntem ya da uzman değişikliğini konuşmanıza imkân verir.

Terapi Süreciniz Hakkında Görüşmek İsterseniz

Terapiye yeni başlamayı düşünüyorsanız, ilk görüşmede ayrıntılı bir öykü alınır ve hedefleriniz birlikte konuşulur; seanslar yaklaşık 60 dakika sürer. İlk görüşmeye dair merak edilenleri ilk seans deneyimi yazısında da bulabilirsiniz. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Adana’da yüz yüze ya da Türkiye genelinde online görüşme planlamak için psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasına göz atabilir veya 0543 108 25 76 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Kaç seansta ilerleme görülür?

Bunun herkes için geçerli bir cevabı yoktur. Değişimin ne zaman fark edileceği, geliş nedeninize, hedeflerinize ve hayat koşullarınıza göre değişir. Bu yüzden belirli bir seans sayısını beklemek yerine, hedeflerinizi belli aralıklarla terapistinizle gözden geçirmeniz daha yol göstericidir.

Terapistime ilerleyemediğimi söylemek ayıp olur mu?

Hayır. Bu geri bildirim, sürecin size uygun hâle getirilmesi için gerekli bir bilgidir. Terapistiniz neyin işe yaramadığını bilmezse yaklaşımını buna göre düzenleyemez. Söylemekte zorlanıyorsanız cümlenizi önceden bir kâğıda yazıp seansta okuyabilirsiniz.

Belirgin bir hedefim yok, yine de terapiye başlayabilir miyim?

Evet. Pek çok kişi yalnızca bir şeylerin yolunda gitmediğini hissederek başvurur. Hedefler ilk görüşmelerde birlikte şekillenebilir; başvurmadan önce netleşmiş olmaları gerekmez.

Terapide ilerlemeyi ölçmek için test ya da ölçek kullanılır mı?

Bazı terapistler süreç içinde kısa ölçekler ya da soru formları kullanabilir, bazıları ise ilerlemeyi daha çok görüşmeler ve hedef konuşmalarıyla izler. Bu, yaklaşıma göre değişir. Terapistinize “İlerlememizi nasıl takip ediyoruz?” diye sormanız, kullanılan yolu öğrenmenin en kolay yoludur.

Online terapide ilerleme farklı mı değerlendirilir?

Hedef belirleme ve gözden geçirme mantığı online görüşmelerde de aynıdır. Online görüşmede ayrıca bağlantı sorunları ya da evde konuşabileceğiniz sessiz bir alan bulmak gibi pratik konular süreci etkileyebilir; bunları da gözden geçirme konuşmasına katabilirsiniz. Online sürecin nasıl yürüdüğünü online terapi sayfasında okuyabilirsiniz.

Terapi hedeflerinizi birlikte konuşalım

Terapiye başlamayı düşünüyor ya da sürecinizin nasıl ilerleyeceğini merak ediyorsanız, ilk görüşmenin nasıl planlandığını sormak için bize ulaşabilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Osmaniye’den Adana’ya Psikoterapi İçin Gelmek: Yüz Yüze mi, Online mı?

Osmaniye'de yaşayanlar için Adana'da yüz yüze mi, online mı psikoterapi sorusuna karar rehberi: uygun…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Terapistimle Uyum Sağlayamıyorum: Bunu Nasıl Konuşabilirim?

Terapistle uyum sorununu zor bir sürecin rahatsızlığından ayırma, bunu terapiste açma ve devam etme,…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

İş Kaybı Sonrası Psikolojik Destek: Belirsizlikle Baş Etmek

İş kaybının gelir, düzen ve kimlik üzerindeki etkisi; ilk haftalardaki tepkiler, belirsizliği parçalara bölen…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara