Yurt Dışında Türkçe Konuşan Bir Terapist Ararken Nelere Bakılır? Unvanlar, Yöntemler ve Sorulacak Sorular
Yurt dışında Türkçe konuşan terapist ararken dil dışında bakılacak ölçütler: unvanın teyidi, yöntemin anlatılışı, soru kartı, yerel ve online seçeneğin dürüst tartısı, temkin işaretleri ve ilk görüşmeden sonra tek soru.
Yurt dışında Türkçe konuşan bir terapist ararken yalnızca dile bakmak yetmeyebilir: unvanın bulunduğunuz ülkedeki karşılığı, yöntemin sade anlatılması, görüşme çerçevesinin baştan açıklanması ve ilk görüşmedeki iletişim birlikte değerlendirilebilir. Herkese uyan tek bir terapist yoktur; bu yazı bakılacak noktaları ve sorulabilecek soruları sıralıyor.
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır, yurt dışında ofisimiz yoktur. Aşağıdaki sorular yalnızca bizim için değil, hangi terapistle görüşmeyi düşünüyorsanız onun için de geçerli. Önce kısa bir şey sormak isterseniz WhatsApp üzerinden yazabilir ya da randevu sayfasından talep bırakabilirsiniz.
“Türkçe konuşuyor” ifadesi neyi güvence altına alır, neyi almaz?
Telefonunuzda “Türkçe konuşan psikolog” ya da “Türkçe terapist” yazıp sonuçlarda gezindiğinizde birçok profil aynı cümleye varıyor: “Türkçe hizmet verilir.” Bu cümle tek başına üç ayrı şeyi anlatıyor olabilir ve aralarındaki fark sizin için önemlidir.
- Dil: Terapist Türkçeyi ana dili olarak mı konuşuyor, sonradan mı öğrendi? Günlük işleri halletmek için konuşulan Türkçe ile bir utancı ya da özlemi anlatabilecek Türkçe her zaman aynı düzeyde olmayabilir.
- Kültürel aşinalık: Türkiye’de büyüyüp sonradan taşınan biri ile yurt dışında doğup Türkçeyi evde öğrenmiş biri farklı deneyimlerden geliyor. Hangisinin sizin için daha rahat olacağına siz karar verirsiniz.
- Mesleki çerçeve: Eğitim, yöntem ve görüşme düzeni dil ortaklığıyla kendiliğinden gelmez. Türkçe konuşmak bunların yerini tutmaz, onlara eklenir.
Bu yüzden “Türkçe konuşuyor mu?” sorusu ilk eleme olabilir ama seçimin tamamı olmamalı. Ortak dilin kolaylığı gerçektir: aklınıza gelen sözcüğü çevirmeden söyleyebilirsiniz. Bunu ayrıca anadilde psikoterapi yazımızda anlattık; burada dilin ötesinde bakabileceğiniz ölçütlere geçiyoruz.
Dil düzeyini anlamanın basit bir yolu var: ilk mesajınızı ya da ilk görüşmenin ilk dakikalarını gündelik konuşmanızla başlatın ve bir duygu sözcüğünü kendi sözlerinizle anlatmayı deneyin. “İçim sıkışıyor”, “yüzüm kızardı”, “ayıp oldu” gibi ifadelerde karşınızdaki kişi sizi anlıyor mu, yoksa açıklama yapmanız mı gerekiyor? Her seferinde çeviri yapmak zorunda kalıyorsanız bu, kişinin kötü bir terapist olduğunu değil, size dil açısından uygun olmayabileceğini gösterir.
Unvan yeterli bir bilgi mi? Aynı kelime her ülkede aynı şeyi anlatmayabilir
Türkiye’de “psikolog” ve “psikolojik danışman” farklı lisans yollarına dayanıyor; bu ayrımı psikolog ile psikolojik danışman farkını anlatan yazıda ayrıntılı bulabilirsiniz. Yurt dışında karşınıza çıkan “therapist”, “psychologist”, “counsellor” ya da Türkçe tanıtımlardaki “terapist” sözcüklerinin her ülkede aynı eğitimi ve yetkiyi anlatıp anlatmadığı ülkeden ülkeye değişebilir.
Bu yazıda hiçbir ülkenin unvan düzenini anlatmıyoruz; hem güncel kalması zor bir konu hem de yanlış bir genelleme yapmak sizi yanıltabilir. En sağlam yol, bulunduğunuz ülkede o unvanın ne anlama geldiğini ilgili meslek kuruluşundan ya da kurumdan teyit etmek. Terapiste şu dört notla yaklaşmak bu teyidi kolaylaştırır:
- Kendini nasıl tanıtıyor? Unvanı profilde yazıldığı gibi not edin.
- Hangi eğitimden geldiğini kendisi söylüyor mu, sorduğunuzda açıklıyor mu?
- Bağlı olduğu bir meslek kuruluşu ya da kurum varsa adını verebiliyor mu? Teyidi o kuruluştan yapabilirsiniz; bir kuruluşa üye olmanın tek başına hizmet sunma yetkisi anlamına gelmeyebileceğini, yetki konusunda ilgili ülkenin yetkili kurumundan bilgi almanın daha sağlam olduğunu aklınızda tutun.
- Hekim değerlendirmesi gereken bir durumda ne yaptığını anlatıyor mu?
Bu notları tutarken bir noktaya dikkat edin: bir bilginin açıkça söylenmemiş olması, kişinin onu taşımadığı anlamına gelmez, sadece teyit edilmesi gerektiğini gösterir. Eksik kalan satırı kendi başınıza tamamlamaya çalışmak yerine soruya çevirmek hem daha doğru hem daha az yorucudur.
Bu sorulara sakin ve açık yanıt alabilmek, çalışma biçimi hakkında zaten bir bilgi veriyor. Sorunuzun yadırgandığı bir ortamda kendinizi açmakta zorlanabilirsiniz; bunu fark edip not almak size yardımcı olur.
BDT, EMDR, çözüm odaklı yaklaşım: yöntemin adı mı, anlatılışı mı önemli?
Terapist profillerinde yöntem adları art arda sıralanır. En sık görülen üçünün ana hatlarını bilmek, yöntem hakkında soru sormanızı kolaylaştırabilir:
- BDT (bilişsel davranışçı terapi): düşünce, duygu ve davranışın birbirini nasıl etkilediğine bakar; çoğunlukla güncel sorunlara ve gündelik adımlara odaklanır.
- EMDR: zorlayıcı yaşantılarla yapılandırılmış adımlarla çalışmayı hedefleyen, daha çok travmatik anılar konuşulurken gündeme gelen bir yaklaşımdır.
- Çözüm odaklı yaklaşım: sorunun kaynağından çok, istenen değişimin neye benzediğine, hâlihazırda işleyen yanlara ve küçük adımlara bakar.
Bu adlar bir terapistin ne kadar yetkin olduğunu ya da sizin için uygun olup olmadığını göstermez. Aynı adı kullanan iki terapist seansı çok farklı yürütebilir. İngiltere’nin sağlık hizmeti NHS de konuşma terapileri sayfasında hangi terapi türünün sunulacağının kişinin ne için başvurduğuna bağlı olduğunu belirtiyor. Yani tek bir “doğru” yöntem listesi yok.
Yöntem adından daha bilgilendirici olan şey, terapistin bunu sizin durumunuza göre anlatabilmesi. “Anlattığım konuda bu yaklaşım ne yapar? İlk seanslar nasıl geçer? Süreci ne zaman birlikte gözden geçiririz?” gibi sorulara anlaşılır ve sizi dinlediğini hissettiren bir yanıt almak, kavram yığınından daha çok şey söyler. Yanıt yalnızca terimlerden oluşuyorsa “Bunu gündelik bir örnekle anlatabilir misiniz?” diye sorabilirsiniz.
Yanıtları okurken iki küçük ayrım işinize yarayabilir. Birincisi, “size ne yapacağını anlatan” yanıt ile “size ne olacağını vaat eden” yanıt arasındaki fark: ilki süreci tarif eder, ikincisi sonuç söz verir. İkincisi, kişinin yöntemi sizin anlattığınıza göre uyarlayabilmesi: aynı kalıp cümleyi her konuya uygulayan bir anlatım, sizin konunuz henüz dinlenmeden seçilmiş bir yöntemi çağrıştırabilir.
İlk görüşmeden önce hangi soruları sorabilirsiniz?
Soru listesini bir sınav gibi değil, kendinizi güvende hissetmek için bilgi toplamanın bir yolu olarak düşünebilirsiniz. Hepsini aynı anda sormanız gerekmiyor; randevu mesajına birkaçını koyup kalanını ilk görüşmenin başında sorabilirsiniz.

Çalışma alanı ve yöntem
- Hangi konularla ilgili görüşme yapıyorsunuz?
- Benim anlattığım konuda nasıl bir yol izlersiniz?
Çerçeve
- Seans ne kadar sürüyor, ne sıklıkla görüşülüyor?
- Randevuyu değiştirmek ya da iptal etmek istersem nasıl yapılıyor?
- Ödeme ve belge konusunda bilgiyi nereden alırım?
- Saat farkı olduğunda randevu saatini nasıl netleştiriyoruz?
Gizlilik ve ortak çevre
- Gizlilik hangi durumlarda sınırlanabilir ve bunu ne zaman açıklıyorsunuz?
- Türkçe konuşan toplulukta ortak tanıdığımız çıkarsa nasıl ilerleriz?
Zorlandığım bir an olursa
- Seanslar arasında zorlanırsam ne yapmamı önerirsiniz?
- Acil bir durumda hangi adımı atmalıyım?
İlk mesajı yazmakta zorlanıyorsanız şuna benzer bir taslak kullanabilirsiniz: “Merhaba, yurt dışında yaşıyorum ve Türkçe görüşme yapabileceğim bir uzman arıyorum. Hangi konularla ilgili çalıştığınızı, görüşmenin nasıl işlediğini ve randevu saatini nasıl planladığınızı öğrenmek istiyorum.” Bu kadarı yeterlidir; konunuzu ayrıntılı yazmanız gerekmez.
Kendi tercihlerinizi önceden netleştirin
Sorulara geçmeden önce kendinize sorabileceğiniz birkaç tercih var: Karşınızdakinin daha çok dinlemesini mi, soru sorarak yönlendirmesini mi istersiniz? Seanslar arasında küçük gündelik adımlar denemeye açık mısınız, yoksa önce yalnızca konuşmak mı istersiniz? Haftalık düzene ne kadar zaman ayırabilirsiniz? Bu tercihler “doğru” ya da “yanlış” değildir; ama bir terapistin çalışma biçimiyle örtüşüp örtüşmediğini anlamanıza yardımcı olur. Tercihlerinizi bilmiyorsanız bunu da söyleyebilirsiniz; ilk görüşmede birlikte netleşebilir.
Yanıtların uzunluğundan çok açıklığına bakın. Soruları bir kâğıda yazıp yanına her yanıtın sizde bıraktığı etkiyi kısa bir sözcükle not edebilirsiniz: rahatladım, anlamadım, çekindim. Online görüşme ortamıyla ilgili ek noktalar için online psikoterapist seçerken dikkat edilecekler yazısına, bir seansın nasıl ilerlediğini merak ediyorsanız online seansın akışını anlatan yazıya bakabilirsiniz.
Yerel terapist mi, Türkiye’den Türkçe online görüşme mi? Dürüst bir tartı
Önce görüşme koşullarını öğrenmek çoğu zaman yeterli olabilir; sorularınızın yanıtı sizi rahatlattıysa iki görüşmeye gerek kalmayabilir. Kararsız kaldıysanız isteğe bağlı bir yol, iki farklı yerle birer ilk görüşme yapıp karşılaştırmaktır. Bunun bir zaman ve emek yükü olduğunu hesaba katın; yapacaksanız iki görüşmenin arasına birkaç gün koymak, ikincisine ilkinin etkisiyle aceleyle girmenizi önler.
Hangi yolun size uyduğunu görmek için iki seçeneğin gerçek sınırlarını yan yana koyalım.
Bulunduğunuz yerdeki Türkçe konuşan terapist:
- Yüz yüze görüşme seçeneği olabilir ve saat dilimi aynıdır.
- Okul, iş ve resmî süreçler gibi yerel yaşamın pratik ayrıntılarına yakın olabilir.
- Bulunduğunuz yere göre Türkçe konuşan seçenek sayısı sınırlı olabilir; küçük bir toplulukta ortak tanıdık çıkma ihtimali de artabilir.
Türkiye’den Türkçe online görüşme:
- Yakınınızda Türkçe konuşan terapist bulamadığınızda ya da ortak çevreden uzak durmak istediğinizde bir seçenek olabilir.
- Saat farkını birlikte planlamak gerekir (ilk online seans hazırlık rehberi bunun pratik yolunu anlatıyor); yaşadığınız ülkenin okul, sağlık ve çalışma düzenine dair bilgi sınırlı olabilir.
- Bulunduğunuz ülkenin online hizmete ilişkin düzenlemeleri konusunda terapistten ve gerekirse ilgili kurumdan bilgi almanız yerinde olur; randevudan önce hangi ülkede bulunacağınızı paylaşmak bu konuşmayı kolaylaştırır.
- Acil bir durumda yanınızda olunamaz; ilaç değerlendirmesi için bulunduğunuz yerdeki bir hekime başvurulur. Online görüşmenin kimler için uygun olduğunu uygunluk yazısında bulabilirsiniz.
Bu tartıda “hangisi daha iyi” sorusu yerine “şu an benim için hangisi daha uygulanabilir” sorusu daha işe yarar. Haftalık düzen kuracak vaktiniz, uygun bir odanız, bulunduğunuz yerde ulaşabileceğiniz seçenekler ve o dönemde duygularınızı hangi dilde daha rahat anlatabileceğiniz, cevabı birlikte belirler. Zamanla ihtiyacınız değişirse seçiminiz de değişebilir; bunun için önceki kararınızın yanlış olması gerekmez.
Almanya özelinde yerel seçenekle Türkçe online desteği yan yana ele aldığımız Almanya yol haritasında bu tartıyı bir ülke üzerinden görebilirsiniz.
Terapistle ortak tanıdığınız çıkarsa
Aynı şehirde, aynı dernek, cami, okul ya da arkadaş çevresinde yaşayan Türkçe konuşanların birbirini tanıması şaşırtıcı değil. Terapistinizle ortak bir tanıdığınız olabileceğini düşünüyorsanız bunu ilk mesajda ya da ilk görüşmenin başında söylemekten çekinmeyin. Terapistin bu durumda nasıl ilerlediğini anlatması, çerçevesi hakkında da bilgi verir. Bu konuda rahat olmadığınızı hissederseniz farklı bir terapistle görüşmeyi seçmeniz de yerinde bir karardır.
Hangi işaretler temkinli olmanız için bir neden olabilir?
Aşağıdaki işaretlerden biri tek başına hüküm vermek için yeterli değil; ancak ilk görüşmede ya da mesajlaşırken bunlardan birini fark ederseniz bir daha düşünmeye değer:
- Kesin bir süre ya da kesin bir sonuç söylenmesi; “herkes iyileşiyor” gibi bir güvence.
- Unvan, eğitim ya da çerçeve sorularının geçiştirilmesi veya öfkeyle karşılanması.
- “Sizi başka kimse anlamaz” gibi sizi yalnızca o kişiye bağlayan bir dil.
- İlk görüşmede karar vermeniz için acele ettirilmeniz.
- Uyku, iştah ya da bedensel belirtiler öne çıktığında hekim değerlendirmesinin hiç gündeme getirilmemesi.
Hekim konusunda şunu açıkça söyleyelim: Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak ilaç yazmayız. İlaç değerlendirmesi gerekiyorsa bulunduğunuz yerdeki bir hekime başvurmanızı öneririz ve gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.
Bir çekince oluştuğunda bunu terapiste söylemek de bir seçenektir; nasıl karşılandığınız ayrıca bir bilgi verir. Bunu nasıl dile getirebileceğinizi terapistle uyum konusunu anlatan yazı adım adım gösteriyor.
İlk görüşmede ne olur, ardından kendinize hangi tek soruyu sorabilirsiniz?
İlk görüşme genellikle tanışma, sizi getiren konunun kendi sözlerinizle anlatılması, sürecin nasıl işleyeceğinin konuşulması ve sorularınızın yanıtlanmasından oluşur. Her şeyi ilk seansta anlatmanız gerekmez. İlk görüşme bir karar toplantısı da değildir; devam edip etmeyeceğinize görüşmeden sonra siz karar verirsiniz.

Görüşmenin ardından terapistin yetkinliğini puanlamaya çalışmak yerine tek bir soruya bakabilirsiniz:
“Bir sonraki görüşmede, bugün yarım bıraktığım bir şeyi bu kişiye söyleyebilir miyim?”
Yanıt “evet” ise bu, çerçevenin size yeterince güvenli geldiğini düşündürebilir. “Emin değilim” demek de normal; ilk görüşmede çoğu insan temkinlidir ve tek bir seanstan kesin hüküm çıkmayabilir. Yanıt “hayır” ise nedenine bakın: kendinizi açıklamak zorunda mı hissettiniz, acele mi edildiniz, yargılandığınızı mı düşündünüz? Bu notlar hem terapistle konuşabileceğiniz bir konu hem de başka bir seçeneğe bakarken kullanabileceğiniz bir ölçüt olur.
Cevabı daha somut hâle getirmek için görüşmenin hemen ardından üç satırlık bir not tutabilirsiniz: “Anlatırken kesilmedim / kesildim”, “sorularım yanıtlandı / yanıtlanmadı”, “bir sonraki görüşmeye giderken içimde ne var?” Bu notun puanı ya da sonucu yoktur; yalnızca bir sonraki kararınız için kendi sözcüklerinizle tuttuğunuz bir nottur. Notu terapistinizle paylaşmak da, kendinize saklamak da size kalmış.
Yanıtı hemen vermek zorunda değilsiniz. Seanstan sonra on dakika yürüyüşe çıkıp soruyu yürürken düşünmek, ekranın başında hızlıca karar vermekten farklı bir netlik verebilir. Karar verirken hiç acele etmeyin; bu ölçüt sizin, terapistin değil.
Zorlandığınız bir an olursa ya da kendinize zarar verme düşünceniz varsa ne yapmalısınız?
Kendinize zarar verme düşünceniz ya da acil bir tehlike varsa randevuyu beklemeyin: bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin. Hangi numaranın geçerli olduğunu bugünden öğrenip telefonunuza kaydetmek, o an zaman kazandırır. Yalnızsanız yakınınızdaki güvendiğiniz birine de haber verin.
Online psikoterapi acil müdahale ekibinin yerini tutmaz. Seans saatleri dışında zor bir an yaşarsanız ne yapabileceğinizi terapistinize ilk görüşmede sormak, hazırlıklı olmanın bir parçasıdır.
Mehmet Ulubey ile görüşmek isterseniz bu soruların bizdeki yanıtları
Yukarıdaki soruları bize de yöneltebilirsiniz. Yanıtlarımız kısaca şöyle:
- Unvan: Psikoterapist ve Psikolojik Danışman. Psikolog ya da psikiyatrist unvanı taşımıyoruz, ilaç yazmıyoruz.
- Görüşme biçimi ve süre: Türkçe online görüşme yapıyoruz; seans yaklaşık 60 dakika sürüyor. Yüz yüze görüşme yalnızca Adana’daki ofiste; Türkiye’ye geldiğinizde Adana’da yüz yüze görüşmeyi düşünüyorsanız Adana’da psikoterapist seçimini anlatan yazı bu kararı kolaylaştırabilir.
- Saat farkı ve ülke: Randevu mesajında bulunduğunuz ülkeyi yazarsanız randevu saatini birlikte planlıyoruz; ülkenizdeki düzenlemelerle ilgili sormanız gerekenler de netleşir.
- Ödeme, fatura belgesi ve sigorta/geri ödeme: Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Ayrıntıyı randevu almadan önce öğrenmek isterseniz aynı numaradan sorabilirsiniz. Genel ücret bilgisi ücretler sayfasında.
- İlk görüşmeden sonra karar: Devam edip etmeyeceğiniz sizin kararınızdır.
Bu yazıdaki ölçütler sizi başka bir terapiste yöneltse de yanınızda kalsın; amaç, size uyan çerçeveyi bulmanız. Bizimle görüşmek isterseniz ilk adım olarak WhatsApp üzerinden “Yurt dışında yaşıyorum, Türkçe online görüşme hakkında bilgi almak istiyorum” yazmanız yeterli. Online görüşme hakkında bilgi için online görüşme sayfasına da bakabilirsiniz.
İlgili yazı: Kültürel Hassasiyetli Psikoterapi Nedir? Aynı Dili Konuşmak Seansta Neyi Değiştirir?
Sık Sorulan Sorular
Terapistin eğitimini nerede aldığı önemli mi?
Eğitim yeri tek başına bir kalite ölçüsü değil. Daha açıklayıcı olan, hangi eğitimden geldiğini, hangi konularda çalıştığını ve bu unvanın bulunduğunuz ülkede ne anlama geldiğini açıklayabilmesi. Unvanın karşılığını ilgili meslek kuruluşundan teyit etmek, ayrı bir adımdır.
Ön görüşme isteyebilir miyim?
Bunu randevuyu kesinleştirmeden önce mesajla ya da telefonla sorabilirsiniz. Ön görüşme olup olmadığı ve nasıl işlediği terapistten terapiste değişir; yanıt çerçeveyi anlamanıza da yardımcı olur. Bizim için ilk görüşme ve ödeme ayrıntılarını 0543 108 25 76 numarasından öğrenebilirsiniz.
Tanıdığımın önerdiği terapist bana da uyar mı?
Öneri iyi bir başlangıç olabilir, fakat bir kişiye uyan çerçeve bir başkasına uymayabilir. Önerilen terapiste de aynı soruları sorun ve kararı ilk görüşmedeki hissinize göre verin.
Terapistin cinsiyeti, yaşı ya da dünya görüşü seçimde önemli mi?
Bu tercihler sizin; ilk mesajda belirtmenizde sakınca yok. Dünya görüşünü sormak yerine, seansta size nasıl yaklaşacağını ve farklı düşündüğünüzde nasıl ilerleyeceğini sormak daha bilgilendirici olabilir.
İki terapistle aynı anda çalışabilir miyim?
İlk görüşme aşamasında karşılaştırmak mümkün. Süreç başladıktan sonra aynı konuda iki ayrı terapistle sürdürmek yaklaşımların birbirine karışmasına yol açabilir; bunun uygun olup olmadığını ve nasıl yürütüleceğini her iki terapistle de konuşmanız gerekir.
Seans tamamen Türkçe mi olmak zorunda?
Hayır. Yurt dışında günlük yaşamda kullandığınız yabancı dildeki sözcükler, okul ya da iş ortamına ait ifadeler seansa girebilir. Böyle bir sözcük anlatmak istediğinizi daha iyi karşılıyorsa onu kullanıp ne demek istediğinizi Türkçe açıklamanız yeterli olur; bunu ilk görüşmede söylemek karşı tarafın dil düzenini anlamasına da yardım eder.
Daha önce hiç terapi almadım; aramaya nereden başlamalıyım?
Önce birkaç cümlelik bir not yazın: “Beni getiren şey…” Tanı koymanız ya da doğru sözcüğü bulmanız gerekmiyor. Bu notu randevu mesajına ekleyebilir veya ilk görüşmede okuyabilirsiniz.
Önce bir mesajla sormak ister misiniz?
WhatsApp’tan Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e Türkçe online görüşme hakkındaki sorularınızı yazabilir, randevu talebini sayfadan da bırakabilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın