TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Psikolojik Danışman ile Psikolog Arasındaki Fark Nedir?

Psikolog ve psikolojik danışman unvanları farklı lisans eğitiminden gelir; ikisi de ilaç yazmaz. Bu yazı seçimi unvan yarışından çıkarıp kendi ihtiyacınızı dört başlıkta tanımlamaya ve ilk görüşmede sorulacak somut sorulara bağlıyor.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma
Mutfak masasında dizüstü bilgisayarın başında oturup düşünen bir kişi; yanında kapalı bir telefon duruyor

Psikolojik danışman ile psikolog arasındaki fark, en kısa hâliyle gelinen eğitim
yolundan doğar: “psikolog” unvanı psikoloji lisansını bitirenler için, “psikolojik
danışman” unvanı ise rehberlik ve psikolojik danışmanlık lisansını bitirenler için
kullanılır. İkisi de konuşmaya dayalı destek verebilir ve ikisi de ilaç yazmaz. Sizin
açınızdan belirleyici olan şey unvanın kendisi değil, görüşeceğiniz kişinin hangi
konularda çalıştığı, nasıl bir yöntemle ilerlediği ve durumunuzun ayrıca tıbbi bir
değerlendirme gerektirip gerektirmediğidir.

Bu soruyu soranların çoğu aslında unvan merakında değildir. Destek almaya karar
vermiştir, arama sonuçlarında birbirine çok benzeyen tanımlarla karşılaşmıştır ve
“yanlış kapıyı çalarsam zaman kaybederim” tereddüdüyle kararı erteler. Bu tereddüt
çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, seçeneklerin aynı dille anlatılmasından doğar.

Aşağıda önce iki unvanın hangi eğitim yolundan geldiğini, sonra çalışma kapsamının
neye göre ayrıştığını bulacaksınız. Ardından “psikoterapist” tanımının bu tablonun
neresinde durduğunu, kendi ihtiyacınızı dört başlıkta nasıl yazabileceğinizi, hangi
durumda önce bir hekime başvurmanın doğru olduğunu ve ilk görüşmede karşınızdaki
kişiye sorabileceğiniz somut soruları ele alacağız. Amaç “hangisi daha iyi” sorusuna
tek bir yanıt vermek değil; sizin durumunuzda hangisinin daha uygun olduğunu
kendinizin görebilmesidir.

Psikolojik Danışman ile Psikolog Arasındaki Fark Nedir?

İki unvan da ruh sağlığı alanında çalışan kişileri tanımlar, ama farklı lisans
programlarından gelir. Psikoloji lisansı; gelişim, öğrenme, sosyal davranış, bilişsel
süreçler ve klinik psikoloji gibi başlıkları kapsayan geniş bir temel verir. Rehberlik
ve psikolojik danışmanlık lisansı ise gelişim dönemleri, danışma kuramları, görüşme
becerileri ve rehberlik uygulamaları ağırlıklı bir temel üzerine kuruludur.

Bu iki temel mezuniyetten sonra benzer bir noktada buluşur. Her iki yoldan gelen
kişi de terapi yürütmek istiyorsa lisans eğitiminin üzerine ayrıca kuram eğitimi ve
süpervizyon alır. Bu ek eğitim kişiye yöntem bilgisi kazandırır; mesleğinin tanımlı
kapsamını genişletmez. Yani birinin adının yanında “psikolog”, diğerininkinde
“psikolojik danışman” yazması, o kişinin belirli bir terapi yöntemiyle çalıştığını
tek başına göstermez.

Üçüncü ayrım, çoğu kişinin asıl merak ettiği yerdedir: tanı ve ilaç. Ruhsal bir
hastalığın tıbbi tanısını koymak ve ilaç tedavisini yürütmek tıp eğitimi gerektirir;
bu, psikiyatri hekiminin alanıdır. Psikolojik danışman da psikolog da ilaç yazmaz,
kullandığınız ilacı değiştirmez. Bu ayrımı ayrıntılı okumak isterseniz
psikolog ile psikiyatrist farkı yazısı konuyu hekimlik tarafından
ele alıyor.

İki unvanın birbirinin yerine kullanılmaması da önemlidir. Gündelik konuşmada ruh
sağlığı alanında çalışan herkese “psikolog” denmesi yaygındır, ama bu kullanım tanımı
doğru yapmaz. Unvan size kişinin nereden geldiğini söyler ve ne yapamayacağını
çerçeveler; sizin konunuzda çalışıp çalışmadığını ise söylemez.

Eğitim Yolları Nerede Ayrışıyor?

Her iki yol da dört yıllık bir lisans eğitimiyle başlar. Psikoloji programları
genellikle fen-edebiyat ya da insan ve toplum bilimleri fakültelerinde, rehberlik ve
psikolojik danışmanlık programları ise çoğunlukla eğitim fakültelerinde yürütülür.
Aynı insan davranışını farklı yönlerden ele alan iki müfredattır.

Üniversite dersliğinde sıralarda oturan öğrenciler; salonun ön tarafında boş bir kürsü duruyor

Lisanstan sonraki aşama ikisi için de belirleyicidir. Rehberlik ve psikolojik
danışmanlık, üniversitelerde kendi yüksek lisans ve doktora programları yürütülen ayrı
bir akademik alandır; bir devlet üniversitesinin eğitim bilimleri enstitüsünde bu alana
ait tezli yüksek lisans ve doktora programları açıldığını
görebilirsiniz. Psikoloji tarafında da klinik psikoloji gibi uygulamalı yüksek lisans
programları benzer bir işlev görür.

Psikoloji tarafında bilinmesi gereken bir ara basamak daha vardır:
klinik psikolog. Bu tanım, psikoloji lisansının üzerine klinik
psikoloji alanında yüksek lisans ya da doktora tamamlamış kişiler için kullanılır. Her
psikolog klinik psikolog değildir; psikolojik değerlendirme ve test uygulamaları gibi
başlıklar bu ileri eğitimle ilişkilidir. Bu yüzden “psikolog” yazan bir tanıtımda,
klinik alanda çalışılıp çalışılmadığını ayrıca sormak gerekir.

Terapi yürütmek içinse her iki taraf da ayrıca yöntem eğitimi alır. Bu eğitimler
lisansın içinde değil, sonrasında yürür; genellikle belirli bir kuramın kurs
programını, örnek görüşmeleri ve deneyimli bir uzmanın gözetiminde çalışmayı
(süpervizyon) içerir.

Burada üç şeyi birbirinden ayırmak gerekir.
Yöntem eğitimi kişinin hangi kuramı öğrendiğini gösterir.
Mesleki yeterlilik, o yöntemi kimin gözetiminde, ne kadar süredir ve
hangi konularda uyguladığıyla ilgilidir. Uygulama yetkisi ise tek tek
kişilerin değil, mesleklerin tanımıyla belirlenir: Türkiye’de ruh sağlığı alanındaki
mesleklerin görev tanımı ve sınırları mevzuatla düzenlenir ve unvana göre değişir. Bu
nedenle bir kurs belgesi tek başına yeni bir yetki doğurmaz; herkesin kendi mesleğinin
kapsamı içinde çalışması beklenir.

Bu yüzden “hangi bölümden mezun?” sorusu tek başına yeterli değildir. Daha işe
yarayan soru üçlüdür: hangi bölümden mezun oldunuz, bu konuda hangi eğitimleri aldınız
ve çalışmanız kendi mesleğinizin kapsamı içinde nasıl yürüyor?

Hangi Konularda Kimin Çalıştığını Nasıl Anlarsınız?

Unvan bir kapıdır; çalışma alanı o kapının arkasındaki odadır. Aynı unvanı taşıyan
iki kişiden biri ağırlıklı olarak çift ilişkileriyle, diğeri çocuk ve ergenle
çalışıyor olabilir. Bu ayrım eğitim yolundan değil, kişinin yıllar içinde nerede
yoğunlaştığından doğar.

Konuşmaya dayalı desteğin tek bir biçimi de yoktur. İngiltere ulusal sağlık
hizmetinin bilgilendirme sayfasında belirtildiği gibi
konuşma terapilerinin birbirinden farklı türleri vardır ve
hangisinin sunulacağı kişinin neye ihtiyaç duyduğuna göre değişir. Dolayısıyla “bana
terapi mi danışmanlık mı lazım” sorusunun yanıtı, unvandan önce ihtiyacın kendisinden
çıkar.

İki tanımı ayrı ayrı okumak isterseniz sitede
psikoterapist kime denir ve
psikolojik danışmanlığı kimler verir yazıları bu başlıkları
temel düzeyde açıklıyor. Buradaki soru ise bir adım sonrası: iki tanım arasından
kendi durumunuza uyanı nasıl seçersiniz?

Bir tanıtım sayfasına bakarken üç şeye dikkat edebilirsiniz: hangi konu
başlıklarının tekrar ettiği, hangi yaş grubundan söz edildiği ve görüşmelerin hangi
biçimlerde yürüdüğü. Uzun bir konu listesi tek başına deneyimi de deneyimsizliği de
göstermez; ilgilendiğiniz başlıkta hangi eğitimin alındığını ve ne kadar süredir
çalışıldığını doğrudan sorabilirsiniz.

Bunu öğrenmenin en kısa yolu, konuyu adıyla söylemektir. “Uzun süredir devam eden
bir kaygı için geliyorum, bu konuda çalışıyor musunuz?” cümlesi sayfalarca tanıtım
metninden daha net bir yanıt getirir. Yanıt “hayır” olursa bu kötü bir haber değildir;
yanlış eşleşmeyi görüşmeye başlamadan önce görmüş olursunuz.

“Psikoterapist” Bu Tablonun Neresinde Durur?

“Psikoterapist”, psikolog ya da psikolojik danışman gibi bir lisans unvanı
değildir. Psikoterapi eğitimi almış ve bu yöntemle çalışan kişiyi tanımlar. Bu nedenle
bir psikoterapist psikoloji lisansından da, rehberlik ve psikolojik danışmanlık
lisansından da, tıp eğitiminden de geliyor olabilir.

Bu, tanımı bulanık yapmaz; yalnızca doğru soruyu değiştirir. Karşınızdaki kişi
kendini psikoterapist olarak tanıtıyorsa merak edilmesi gereken şey hangi lisanstan
geldiği kadar, hangi psikoterapi eğitimini nerede aldığı ve ne kadar süredir bu
yöntemle çalıştığıdır.

Bir noktanın altını çizmek gerekir: “psikoterapist” tanımı, kişiye lisans
mesleğinin dışında bir yetki eklemez. Psikoterapi eğitimi almış bir psikolojik
danışman da, bir psikolog da, bu eğitimden sonra kendi mesleğinin tanımlı kapsamı
içinde çalışmaya devam eder. Tıbbi tanı ve ilaç yine hekimlik alanındadır.

Görüşmelerin nasıl yürüdüğünü, ilk oturumda ne konuşulduğunu ve sürecin genel
akışını merak ediyorsanız psikoterapi görüşmelerinin işleyişi
yazısı süreci adım adım anlatıyor. Sürecin nasıl yürüdüğünü bilmek, unvan
karşılaştırmasından daha çok rahatlatır.

“Benim Durumum İçin Hangisi Uygun?” Sorusunu Nasıl Yanıtlarsınız?

Bu soruyu unvanlar üzerinden yanıtlamaya çalışmak çoğu zaman tıkanır; çünkü
seçeceğiniz şey bir unvan değil, belirli bir kişiyle yürüyecek bir çalışmadır. Dört
başlıkta kısa bir not, soruyu sizin durumunuz üzerinden somutlaştırır.

Dinlenme köşesinde masada oturan bir kişi, elindeki telefona kısa notlar yazıyor
  • Neyi değiştirmek istiyorum? Tanı adı aramadan, görünür bir
    durumla yazın: “akşamları uykuya dalamıyorum”, “eşimle her konuşma tartışmaya
    dönüyor”, “işe gitmek her sabah zorlaşıyor”.
  • Ne zamandır sürüyor ve günüme nasıl değiyor? Yaklaşık bir süre
    yeterlidir; kesin tarih üretmeyin. Yanına hangi sorumluluğu, ilişkiyi veya dinlenme
    fırsatını etkilediğini ekleyin.
  • Bedensel bir taraf var mı? Belirgin kilo değişimi, süregelen
    ağrı, çarpıntı, uzun süren uykusuzluk ya da kullandığınız bir ilaç varsa yazın. Bu
    başlık dolu ise bir hekim değerlendirmesi de gündeme gelir.
  • Görüşmeden ne bekliyorum? Anlamak mı, bir baş etme yolu öğrenmek
    mi, bir karar üzerinde düşünmek mi, ilişkiyi birlikte konuşmak mı? Beklentinizin
    baştan netleşmesi gerekmez; yaklaşık bir yön yeterlidir.

Notu şöyle tamamlayabilirsiniz: “Yaklaşık … zamandır … yaşıyorum; bu en çok …
alanını etkiliyor; bedensel olarak … var/yok; görüşmede … konusunda yol almak
istiyorum.” Boş bıraktığınız başlıklar olması sorun değildir.

Bu not bir test değildir; puanlanmaz, bir tanıya çevrilmez ve başvurmanın ön
koşulu değildir. İşlevi tektir: ilk telefon görüşmesinde ya da ilk oturumda “nereden
başlasam” duraksamasını kısaltmak. Not tutmak sizi yoruyorsa bunu yapmadan da
başvurabilirsiniz.

Notunuz tamamlandığında karar tek bir başlığa değil, dördünün oluşturduğu tabloya
dayanır: zorlanmanın şiddeti, günlük işlerinizi ne kadar etkilediği, ne zamandır
sürdüğü ve güvenliğinizle ilgili bir endişe bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir.
Üçüncü başlığın dolu olması konuşmaya dayalı çalışmayı dışlamaz; yanına bir hekim
değerlendirmesinin de eklenmesi gerektiğini gösterir. Boş olması ise tek başına
“sorun yok” anlamına gelmez. Bir sonraki bölüm bu sıralamayı ele alıyor.

Hangi Durumda Önce Bir Hekime Başvurmak Gerekir?

Bazı durumlarda sıralama, hangi unvanı seçeceğinizden daha önemlidir. Zamana
yayılmış bedensel belirtiler — belirgin ve açıklanamayan kilo değişimi, süregelen ağrı,
dinlenmeyle geçmeyen uzun süreli yorgunluk, uzayan uyku düzensizliği — varsa önce bir
hekim değerlendirmesi uygundur. Bu belirtilerin tek açıklaması ruhsal yük olmayabilir;
bedensel nedenlerin dışlanması gerekir.

Ani başlayan ya da şiddetli belirtiler ise bu sıralamanın dışındadır. Göğüs ağrısı,
nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ani ve şiddetli baş ağrısı, konuşma veya görmede
ani bozulma randevu beklenecek durumlar değildir; bunlar için gecikmeden acil sağlık
hizmetine başvurulur.

Hekime önce başvurmak, konuşmaya dayalı desteği ertelemek anlamına gelmez. İki
süreç aynı dönemde yürüyebilir; hatta bedensel değerlendirme sürerken görüşmeye
başlamak, belirsizliğin yükünü hafifletebilir. Burada anlatılan sıralama bir engel
değil, eksik kalan bir halkayı tamamlama önerisidir.

Aynı şekilde hâlihazırda bir ilaç kullanıyorsanız ya da bir hekim takibiniz varsa,
konuşmaya dayalı çalışmayı bu takiple birlikte yürütmek en sağlıklısıdır. Psikolojik
danışman ya da psikolog ilaç konusunda karar vermez; ilacın devamı, değişimi veya
bırakılması, reçeteyi yazan ya da takibinizi yürüten hekimle konuşulur.

Acil bir durumda ne yapmalı?

Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa, güvenliğiniz tehdit
altındaysa veya hemen müdahale gerektiren bir durum söz konusuysa randevu sırası
beklemeyin. 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bu durumda önceliğiniz
doğru unvanı seçmek değil, o anda güvende olmaktır.

İlk Görüşmede Hangi Soruları Sorabilirsiniz?

İlk görüşmeyi ayarlamadan önce bu soruların bir kısmını telefonda da sorabilirsiniz;
kalanını ilk oturumun başında sorabilirsiniz. Bu bilgiyi istemek sizin hakkınızdır;
soru sormak görüşmeyi zorlaştırmaz, ikinizin de beklentisini baştan hizalar.

Pencere önünde ayakta telefonla konuşan bir kişi; diğer elinde katlanmış küçük bir kâğıt var
  • Hangi bölümden mezunsunuz ve bu konuda hangi eğitimleri aldınız?
  • Benim anlattığım konuda daha önce çalıştınız mı; nasıl bir yol izliyorsunuz?
  • Görüşmeler ne sıklıkla ve ne kadar sürüyor; süreç nasıl planlanıyor?
  • Gizlilik sınırlarını açıklayabilir misiniz; hangi durumlarda bu sınır değişir?
  • Bedensel belirtilerim veya kullandığım ilaç varsa süreci nasıl yürütüyorsunuz?

Gizlilik sorusunu görüşmenin başında sormak özellikle yararlıdır. Gizliliğin nasıl
işlediğini ve hangi durumlarda sınırlarının değiştiğini baştan konuşmak, sonradan
belirsizlik yaşamanızı önler. Yanıtı kendiniz araştırmak zorunda değilsiniz; sormak
yeterlidir.

Yanıtları dinlerken iki şeye bakın: anlaşılır konuşuyor mu ve bilmediği bir şeyi
“bilmiyorum” diyebiliyor mu? Her soruya kesin bir yanıt veren biri değil, sınırını
söyleyebilen biri çoğu zaman daha güvenilirdir.

Online Görüşme Bu Seçimi Değiştirir mi?

Unvan ayrımı online görüşmede de aynıdır; değişen şey erişimdir. Bulunduğunuz
şehirde aradığınız konuda çalışan biri yoksa, görüşmeyi çevrim içi yürütmek seçenekleri
genişletir. Yüz yüze görüşme Adana ve Çukurova çevresinde; Türkiye’nin diğer
illerinden ise online görüşme planlanabilir.

Erişim genişlerken seçim ölçütünüzün değişmemesi gerekir. Ekrandan görüşmek,
“hangi bölümden mezunsunuz” ve “bu konuda çalışıyor musunuz” sorularını gereksiz
kılmaz; yalnızca bu soruları daha çok kişiye sorabilmenizi sağlar. Uzaklık bir avantaja
dönüşüyorsa bunun nedeni seçeneklerin artmasıdır, ölçütün gevşemesi değil.

Online yürütülen bir çalışmada iki pratik konuyu baştan konuşmak işe yarar:
görüşme boyunca yalnız kalabileceğiniz bir yeriniz var mı ve bağlantı kesilirse nasıl
devam edileceği kararlaştırıldı mı? Kapalı bir kapı tek başına mahremiyeti sağlamaz;
evde kimin ne zaman bulunduğunu da hesaba katmak gerekir.

Görüşme Hakkında Bilgi Almak İsterseniz

Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz 0543 108 25 76
numarasını arayarak görüşmelerin nasıl yürüdüğünü ve size uygun zamanı sorabilirsiniz.
Hizmetin kapsamını psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasından
inceleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Bir kişinin unvanını nasıl doğrulayabilirim?

En basit yol doğrudan sormaktır: hangi üniversitenin hangi bölümünden mezun
olduğunu ve aldığı terapi eğitimlerini sorabilirsiniz; gerekirse belgesini görmek de
isteyebilirsiniz. Bu bilgiyi istemek sizin hakkınızdır. Yanıt verilmiyorsa ya da konu
sürekli değiştiriliyorsa bu da sizin için anlamlı bir bilgidir.

Psikolojik danışman ilaç önerebilir mi?

Hayır. İlaç başlamak, değiştirmek veya bırakmak hekimlik alanına girer. Görüştüğünüz
kişi ilacınız hakkında bir gözlem paylaşırsa bunu bir öneri değil, hekiminizle
konuşmanız gereken bir not olarak alın. İlacınızla ilgili kararı, reçeteyi yazan ya da
takibinizi yürüten hekimle verirsiniz.

Danışmanlık ile psikoterapi aynı şey mi?

Tam olarak aynı değildir. Danışmanlık genellikle belirli bir konu, karar veya
dönemle sınırlı ve daha kısa süreli bir çalışmayı tanımlar. Psikoterapi ise tekrar
eden örüntüleri ve bunların geçmişle bağını da kapsayabilen, çoğunlukla daha uzun
süren bir çalışmadır. İkisi arasındaki sınır keskin değildir ve çalışma sırasında yön
değişebilir.

Resmî bir rapor gerekiyorsa kime başvurmalıyım?

Kurumlara verilecek resmî sağlık raporları hastane ve sağlık kuruluşları üzerinden,
yetkili hekim değerlendirmesiyle düzenlenir. Özel bir görüşme kaydı ile resmî rapor
farklı şeylerdir. Bir kuruma belge sunmanız isteniyorsa hangi belgenin, hangi kurumdan
istendiğini önce o kuruma sormak zaman kazandırır.

Görüştüğüm kişiyi değiştirmek istersem ne olur?

Değiştirebilirsiniz ve bunu açıkça söylemek uygundur. Birkaç görüşmeden sonra
anlaşamadığınızı düşünmeniz sizin ya da karşınızdakinin başarısızlığı değildir;
eşleşme her zaman ilk denemede kurulmaz. Bu durumu görüşmede dile getirmek, çoğu zaman
yönlendirme veya başka bir seçenek konuşulmasıyla sonuçlanır.

Çocuğum için destek arıyorsam bu ayrım değişir mi?

Temel ayrım aynı kalır; eklenen şey yaş grubudur. Çocuk ve ergenle çalışmak ayrı bir
deneyim ve yaklaşım gerektirir, bu nedenle unvandan önce kişinin bu yaş grubuyla
çalışıp çalışmadığını sormak gerekir. Ayrıca sürecin kiminle başlayacağını ve size
nelerin aktarılacağını ilk görüşmede netleştirmek yararlı olur.

Hangi desteğin size uygun olduğunu konuşmak ister misiniz?

En kısa yol telefonla arayıp görüşmelerin nasıl yürüdüğünü ve size uygun zamanı sormaktır. Yazmayı tercih ederseniz WhatsApp da açık.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Yas Süreci: Yakınını Kaybettikten Sonra Ne Zaman Destek Almalı?

Yas süreci sıralı aşamalarla ilerlemez. Bu yazı, kaybın ardından günlük yaşamda neyin değiştiğini not…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Terapiye Ne Zaman Başvurmalı? Destek Almanın Zamanı Geldiğini Gösteren İşaretler

Terapiye başvurmak için belirli bir eşiği geçmek gerekmez. Uyku, enerji, iş ve ilişkilerdeki değişiklikler…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

DEHB Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

DEHB Tedavi Yöntemleri Nelerdir?  DEHB Tedavi Yöntemleri Nelerdir? Etkili ve Bilimsel Yaklaşımlar Dikkat Eksikliği…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara