TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Çocuk ve Ergen Yetiştiren Türk Aileler: İki Dil, İki Kültür ve Ne Zaman Uzman Desteği Düşünülür?

Evde Türkçe, okulda yerel dil: çocuğun duygusunu hangi dille anlattığı, 'bize yabancılaşıyor' kaygısı, gurbette ergen ve ev kuralı, çocuğun tercüman olması, ebeveyn için dil ve duygu notu ve uzman desteğini düşündüren dört gözlem.

Psikoterapist Yayımlandı 13 dakika okuma
Akşam oturma odasında koltuğa oturmuş bir baba ve küçük çocuğu, çocuk resimli bir kitabı yüksek sesle okuyor, baba dinliyor.

Yurt dışında çocuk yetiştirmek, evde Türkçe okulda yerel dil konuşan bir çocuğun iki dünyayı birlikte taşıması demektir; bu tek başına sorun işareti sayılmaz. Zorlanma haftalardır sürüyorsa, birden fazla ortamda görünüyorsa ya da günlük yaşamı güçleştiriyorsa uzman desteği düşünülebilir; çocuğun anlatımı ve ebeveyn ile öğretmen gözlemi birlikte değerlendirilir.

Bu yazı ebeveynler içindir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofistedir. Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan kısa bir mesaj yazabilirsiniz.

Evde Türkçe, okulda yerel dil: iki dilli çocuk duygusunu hangisiyle anlatır?

Sabah kapıdan çıkarken “çantanı aldın mı?” Türkçe sorulur. Okul kapısında bambaşka bir dil başlar, akşam eve dönünce yine Türkçe. Çocuk bu geçişi her gün yapar; siz ise çoğu zaman yalnızca sabahı ve akşamı görürsünüz. Okulda olan bitenin büyük kısmı, sizin hiç duymadığınız bir dilde yaşanır.

Bu yüzden çocuğun duygusunu hangi dille anlatacağı bazen bir tercih değil, bir sözcük meselesidir. Dizi kanayan çocuk “anne!” diye bağırır; ama teneffüste dışarıda kalmanın kırgınlığını, o anı yaşadığı dilde anlatmak ona daha kolay gelebilir ve evde Türkçe karşılığını bulamayabilir. “Bilmiyorum” cevabı bazen sözcük eksikliği, bazen anlatmak istememek olabilir. İkisini ayırmanın yolu çoğu zaman soruyu küçültmektir: “Bugün nasıldı?” yerine “Teneffüste kiminle oynadın?” gibi somut bir soru, cevabı kolaylaştırabilir.

Çocuk anlatırken yerel dile geçerse düzeltmeden dinlemeyi deneyebilirsiniz. Hikâye bittikten sonra, merak eder gibi, “Bunu Türkçe nasıl söylerdin?” diye sormak sözcüğü birlikte bulmanın yumuşak bir yoludur. Dil öğretimi bir sınava dönerse çocuk anlatmaktan vazgeçebilir; amaç sözcüğü doğru söyletmek değil, anlatmaya devam ettirmektir.

Bu yazı, iki dilli büyümenin gelişimi nasıl etkilediği konusunda bir şey söylemez ve söyleyemez. Yalnızca günlük yaşamda gözlenebilen şeylerle, yani çocuğun neyi hangi ortamda anlattığıyla ilgilenir. Yetişkinlerde de duyguyu hangi dilde anlatmanın farklı hissettirebildiğini merak ederseniz, anadilde psikoterapi yazısı bunu yetişkin gözüyle ele alıyor.

“Çocuğum bize yabancılaşıyor” kaygısı: kısa cevaplar, yerel dilde yanıtlar ve suçluluk

Akşam sofrasında Türkçe bir soru sorarsınız; cevap tek heceli gelir ya da yerel dilde. Kardeşler kendi aralarında yerel dilde konuşur. Büyükannenin görüntülü aramasında çocuk sessizce ekrana bakar ve siz utanabilirsiniz. Bir noktada içinizden şu cümle geçebilir: “Ona dilimi kaybettirdim.”

Akşam mutfak masasında bir kadın sürahiyle su doldururken karşısındaki ergen çorba kasesine bakıyor, telefonu masada ters duruyor.

Bu cümleye özlem, kaygı ya da suçluluk eşlik edebilir; ama suçlamanın hedefi yanlış olabilir. Çocuğun günün büyük kısmını yerel dilde geçirmesi, sizin eksikliğinizin değil, yaşadığınız yerin sonucudur. İlişkinin yakınlığı da yalnızca dille ölçülmez: sofranın, uyku öncesi rutinlerin, birlikte pişen bir yemeğin ya da bir şarkının payı vardır. Dil bir köprü olabilir; ama tek köprü değildir.

Evdeki kısa cevapların nedeni her zaman uzaklaşma olmayabilir. Yorgunluk, okuldan taşınan gerginlik ya da sadece konuşmak istememek de bunun arkasında durabilir. Fark, bu durumun ne kadar sürdüğünde ve çocuğun başka alanlarda nasıl göründüğünde ortaya çıkar; bunu ilerideki bölümde ele alıyoruz.

Sizin kendi hissettiğiniz “ne buradayım ne orada” duygusu da çocuğa taşınan bir şey olabilir. İki kültür arasında kalmanın yetişkin tarafı için “Ne oraya aidim ne buraya” yazısına bakabilirsiniz.

Gurbette ergen: ev kuralı ile arkadaş çevresinin kuralı çatıştığında

Arkadaşının doğum günü gecesi, okul gezisi, kıyafet, telefon süresi, sosyal medya. Ergenlikte kurallar zaten tartışılır; yurt dışında bu tartışmaya bir de “bizim ailede böyle olmaz” ile “burada herkes yapıyor” cümleleri eklenir. Bu cümlelerin arkasında iki ayrı kaygı bulunabilir: sizin koruma isteğiniz ve onun dışarıda kalmama isteği.

Bu cümleler karşılıklı atıldığında tartışma kurala değil, aidiyete dönüşür. Ergen “beni anlamıyorsunuz” demek isterken siz “değerlerimizi bırakıyorsun” diye düşünüyor olabilirsiniz. Aynı konuşmada üç soru işe yarayabilir:

  • Bu kural neyi koruyor? Güvenliği mi, ailenin bir değerini mi, yoksa alışkanlığı mı? Cevap, kuralı nasıl anlatacağınızı değiştirir.
  • Hangi kısmı pazarlığa açık? Gece kalma izni kapalıysa gündüz buluşma açık olabilir mi? Hepsini kapatmak ya da hepsini açmak zorunda değilsiniz.
  • Ergen bu kuralı nasıl anlıyor? Dinlemek, onaylamak anlamına gelmez; ama onun gözünden bakınca kuralın nerede takıldığı görünebilir.

Ergenin odasının kapısı kapalıyken en iyi giriş bazen soru değil, kapıyı çalıp cevabı beklemektir. Konuşmak istemiyorsa “ben buradayım” demek de yeterli olabilir. Ergen danışmanlığa gitmek istemiyorsa bunu nasıl karşılayabileceğinizi ergen çocuğum danışmanlığa gitmek istemiyor yazısında, öfke patlamalarında ilişkiyi nasıl koruyabileceğinizi ergenlikte öfke patlamaları ve çatışma yazısında bulabilirsiniz.

İngiltere’deki sağlık hizmetinin ebeveynler için hazırladığı NHS ebeveyn sayfasında çocukla duygular hakkında konuşma ve ergenle başa çıkma gibi başlıklar yer alıyor. Bu sayfa İngiltere’deki hizmeti tanıtır; yaşadığınız ülke için geçerli olmayabilir ve sizin ailenizin durumunu değerlendirmez.

Çocuk sizin tercümanınız olduğunda

Yerel dili henüz rahat konuşamayan bir ebeveynin evinde, bazen en iyi yerel dili bilen kişi çocuktur. Okuldan gelen mektubu o çevirir, doktor randevusunda o aracılık eder, kapıya gelen görevliyle o konuşur. İlk bakışta bu, çocuğun olgunluğunun ve aileye katkısının güzel bir işareti gibi görünür; bazı çocuklar bundan gurur da duyabilir.

Aynı rolün bir de yük tarafı vardır. Çocuk, yaşına göre ağır olan bilgileri, örneğin bir hastalık haberini, bir faturayı ya da bir kurumdan gelen uyarıyı, sizden önce öğrenebilir. Bir yanda “anne babam bilmiyor” utancı, bir yanda “onları üzmemeliyim” kaygısı birikebilir. Siz de çocuğunuza ihtiyaç duymaktan utanabilir, bu yüzden durumu olduğundan küçük göstermeye çalışabilirsiniz.

Burada bir ayrım işe yarayabilir. Market ya da okul çıkışında birkaç cümle çevirmek, çocuğun yaşına uygun gündelik bir yardım olabilir. Sağlık, borç, hukuki yazışma ya da aile içi ağır bir haber gibi mahrem ve ağır konuların çevirisi ise çocuğun taşıyacağı bir yük değildir. Bu tür konularda başka bir yetişkinin ya da bir tercümanın devreye girip girmeyeceğini ilgili kurumdan sorabilirsiniz; bu yazı ülkelerin düzenlemeleri hakkında bilgi vermez. Çocuğa “bunu senin taşıman gerekmiyordu” demek, onun yardımını yok saymadan yükünü hafifletebilir.

Bu konu kimseyi suçlamak için değil, ev içindeki rolleri görünür kılmak içindir. Ebeveyn görüşmesinde, çocuğun rolünü konuşmak ve bunun yerine nelerin mümkün olabileceğini birlikte düşünmek bir başlangıç olabilir.

Dil ve duygu notu: ebeveyn için bir haftalık gözlem

Çocuğunuzun yaşadığını tahmin etmek yerine bir hafta boyunca küçük bir not tutabilirsiniz. Çay demlenirken, mutfak tezgâhında, tek bir kâğıda dört sütun yetebilir:

Akşam mutfak tezgâhında demlikle çay bardağının yanında bir el, küçük bir kâğıda dört sütunlu bir not tablosu çiziyor.
  • Ne zaman? Sabah, okul çıkışı, akşam sofrası, yatmadan önce.
  • Hangi dilde? Çocuk Türkçe mi, yerel dilde mi konuştu, yoksa hiç konuşmadı mı?
  • Ne söyledi ya da ne yaptı? Yorum katmadan, duyduğunuz cümleyi ya da gördüğünüz davranışı yazın.
  • Ben ne hissettim, ne yaptım? Sesinizi yükselttiniz mi, sustunuz mu, konuyu değiştirdiniz mi?

Örnek bir satır şöyle olabilir: “Salı akşamı; yerel dil; ‘Teneffüste kimse bana bakmadı’ dedi ve odasına gitti; ben ısrar ettim, ikimizin de sesi yükseldi.” Böyle bir satır tanı koymaz. Yalnızca neyin hangi saatte ve hangi dilde kapandığını göstermeye yarar.

Hafta sonunda notlara birlikte baktığınızda bir örüntü seçilebilir: Belki çocuk yalnızca yorgun olduğu akşamlarda kapanıyordur ya da yalnızca okul haberi sorulduğunda. İşe yarayan anlar da not edilmeye değerdir: Çocuğun kendiliğinden konuştuğu bir akşam varsa, o akşamı farklı kılan şeye bakmak sonraki adımı gösterebilir.

Bu notu görüşmeye getirebilir, öğretmenle konuşurken ilgili bir satırı paylaşabilir ya da hiç kullanmayabilirsiniz. Puanı yoktur, doldurulması başvurunun koşulu değildir ve çocuğun görmesi için hazırlanmaz. Çocuğunuzla ilgili kişisel gözlemler içerdiği için kâğıdı başkalarının göreceği bir yerde bırakmayabilir, öğretmenle yalnızca ilgili satırı paylaşabilirsiniz.

Ne zaman uzman desteği düşünülür? Tanı değil, dört gözlem

Çocuğun ya da ergenin zorlandığı her dönem destek gerektirmez; yeni okul, taşınma ya da arkadaş değişimi sonrası geçici bir sarsılma beklenebilir. Uzman desteğini düşünmeden önce şu dört gözleme bakmak yararlı olabilir:

  • Süre. Zorlanma birkaç gündür mü, yoksa haftalardır mı sürüyor?
  • Yaygınlık. Yalnızca evde mi görülüyor, yoksa okulda ve arkadaşlarla da mı?
  • Günlük işleyiş. Uyku, yemek, okula gitme isteği, arkadaşlık ve oyun etkileniyor mu?
  • Önceki hâline göre değişim. Çocuk eskiden yaptığı şeylerden geri çekiliyor mu?

Bunlardan birkaçı birlikte uzuyorsa bir görüşme düşünebilirsiniz. Hepsinin birden görülmesi gerekmez ve çocuğun “yeterince kötü” olması da beklenmez. Ebeveyn olarak “ne yapacağımı bilemiyorum” demek de kendi başına bir görüşme nedeni olabilir. Öfke nöbetleri öne çıkıyorsa çocuklarda öfke nöbetleri ve uzman desteği yazısı bu davranışı ayrıca ele alıyor.

Dil farkı bir açıklama olabilir, ama her zaman tek açıklama değildir. Konuşma ve dil, işitme, dikkat ya da öğrenmeyle ilgili sorular için okulun, aile hekiminin ya da çocuk ve ergenlerle çalışan bir uzmanın değerlendirmesi gerekir. Her şeyi “iki dil” ile açıklayıp beklemek yerine, bu değerlendirmeleri sormak da bir seçenektir. Uyku, iştah, karın ağrısı ya da baş ağrısı gibi bedensel belirtiler önce bir hekim değerlendirmesini gerektirebilir.

Ebeveyn görüşmesi neyi kapsar, neyi kapsamaz?

Mehmet Ulubey ile yapılan görüşmenin odağı sizsiniz: ebeveynlik, aile içi iletişim ve çocuğun yaşadıklarına nasıl eşlik edebileceğiniz. Çocuğa tanı konmaz, gelişim ya da öğrenme değerlendirmesi yapılmaz; bunlar okulun, hekimin ya da ilgili uzmanın alanıdır.

Çözüm odaklı çalışmada önce zaten işleyen anlara bakılır: Çocuğun konuştuğu akşamlar, tartışmanın yatıştığı anlar, sizin farklı davrandığınız bir gün. Bilişsel davranışçı bakışta ise “yabancılaşıyor” düşüncesinin sizi hangi davranışa götürdüğüne, örneğin ısrarla sorgulamaya ya da geri çekilmeye bakılabilir. Süreç kişiye göre değişir; süre ya da sonuç garantisi verilemez.

Çocuğun ya da ergenin görüşmeye katılıp katılmayacağı, katılacaksa nasıl yapılacağı ilk görüşmede birlikte belirlenir; ergen istemiyorsa zorlanmaz. Çocuğun katılımı gündeme gelirse, onun nasıl bilgilendirileceği ve gizlilik sınırlarının nasıl ele alınacağı ilk görüşmede sorabileceğiniz konulardandır. Online görüşmenin bu tür bir çalışma için uygun olup olmadığını online terapi kimler için uygun yazısında görebilirsiniz. Bu çerçeve çocuk danışmanlığı ve ergen danışmanlığı sayfalarında anlatılıyor. Tablo ağırlaşıyorsa ya da hekim değerlendirmesi gerekiyorsa yönlendirme konuşulur ve gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.

Evde iki ebeveynin ortak tutum belirlemesi gerekiyorsa aile danışmanlığı da bir seçenektir; çalışmanın odağı yine sizin ve çocuğunuzun gündelik iletişimidir.

Türkçe online görüşme ebeveyn için nasıl yürür?

Görüşme görüntülü yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer; teknik işleyişi online psikoterapide seans nasıl işler yazısında okuyabilirsiniz. Çocuk okuldayken ya da uyuduktan sonra bir saat ayırabilirsiniz; çocuğunuzla ilgili konuşacaksanız duymayacağı bir odada olmak işinizi kolaylaştırır. Bulunduğunuz ülke ile Türkiye arasında saat farkı varsa uygun saati birlikte planlarız.

Türkiye’ye izne geldiğinizde Adana’daki ofiste yüz yüze görüşmek de bir seçenektir; zorunlu değildir. Genel çerçeve için online görüşme hizmeti sayfasına bakabilirsiniz.

Tek başınıza çocuk büyütüyorsanız ve yük asıl sizdeyse yurt dışında tek başına çocuk büyütmek yazısı bu yükü ayrıca ele alıyor.

Çocuğunuzun ya da sizin güvenliğiniz söz konusuysa

Çocuğunuz ya da ergeniniz kendine zarar vermekten söz ediyorsa, hayattan vazgeçtiğini ima ediyorsa ya da biri çocuğa zarar veriyorsa, bu randevuyu bekleme konusu değildir. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin. Türkiye’deki 112 yurt dışında sizi yerel acil hizmetlere bağlamayabilir; yaşadığınız ülkenin numarasını telefonunuza şimdiden kaydetmeyi düşünebilirsiniz.

Aynı öncelik, kontrolü kaybetmekten ve çocuğa zarar vermekten korktuğunuz anlar için de geçerlidir. Online görüşme acil yardımın yerini tutmaz.

İlk mesajı nasıl yazarsınız, ilk görüşmede ne olur?

İlk mesajın düzgün olması gerekmez. “Yurt dışında yaşıyorum, ergen çocuğumla Türkçe konuşmakta zorlanıyoruz; ebeveyn görüşmesi hakkında bilgi almak istiyorum” bir başlangıç olarak yeterlidir. Hangi ülkede olduğunuzu ve çocuğun yaklaşık yaşını yazmanız, saat uyumunun ve görüşmenin kurgusunun netleşmesine yardımcı olur.

İlk görüşmede tanışırsınız; sizi getiren durum, çocuğun günlük yaşamı, notlarınız ve çalışmanın nasıl ilerleyebileceği birlikte ele alınır. Çocuğunuzla ilgili bir görüşmeye nasıl hazırlanabileceğinizi çocuğunuz ilk danışmanlık görüşmesine nasıl hazırlanır yazısında okuyabilirsiniz. Ödeme ve diğer ayrıntılar için randevuda bilgi verilir.

Görüşme hakkında bilgi almak için

Görüşme biçimini ve uygun saati öğrenmek için WhatsApp üzerinden yazabilir ya da randevu talebi bırakabilirsiniz.

İlgili yazı: Türkiye’ye Kesin Dönüşü Düşünenlerde Kararsızlık: Gitsem mi, Kalsam mı?

Sık Sorulan Sorular

Çocuğum Türkçe konuşmayı reddediyor; evde yalnızca Türkçe konuşulan bir kural koymalı mıyım?

Tek bir doğru yoktur. Kural koymak yerine, çocuğun rahat ettiği anlara Türkçeyi yerleştirmek de bir seçenektir: yatmadan önce okunan bir kitap, birlikte yapılan bir yemek, bir şarkı. Çocuk yerel dilde cevap verirse siz Türkçe sürdürebilirsiniz; cevabı Türkçe zorlamak, konuşmayı kesebilir.

Okulda sessiz, evde çok konuşkan; bu bir sorun mu?

Her çocuğun ortama göre konuşma biçimi değişebilir; tek başına sorun anlamına gelmez. Sessizlik haftalardır sürüyorsa, arkadaşlık ve derse katılımı etkiliyorsa bunu öğretmenle konuşmak yerinde olur. Bu durumun nedenini bu yazı ya da bir ebeveyn görüşmesi belirleyemez.

Ergenime görüşmeye gideceğimi söylemeli miyim?

Yaşına uygun, kısa ve açık bir cümle çoğu zaman yeterlidir: “Ben ailemizdeki iletişim için destek alıyorum.” Saklamak, fark edildiğinde güveni zedeleyebilir. Ergenin onaylaması beklenmez; ama bilgilendirilmesi, “benim hakkımda konuşuluyor” duygusunu azaltabilir.

Eşimle çocuğun dili ve kuralları konusunda aynı fikirde değiliz; birlikte gelebilir miyiz?

Evet, isterseniz birlikte katılabilirsiniz. Bu durumda görüşme, ikinizin de çocuğa ne söylemek istediğini ve bunu tek bir tutarlı cümleye nasıl çevirebileceğinizi konuşmaya odaklanır. Eşiniz katılmak istemezse siz tek başınıza da başlayabilirsiniz.

Okulla konuşurken ne söylemeliyim?

Yorum yerine gözlem paylaşmak daha açık olur: “Evde son üç haftadır akşamları odasına kapanıyor” gibi. Dil notunuzdan ilgili satırı gösterebilir, öğretmenin sınıfta ne gördüğünü sorabilirsiniz. Okulun ne yapabileceği, yaşadığınız ülkeye göre değişir; bunu okuldan öğrenmeniz gerekir.

Kaç seans gerekir?

Bu, ihtiyaca ve ailenizin programına göre değişir; ilk görüşmede birlikte planlanır. Uzun süren konular için paket programları bulunur; ayrıntılar için ofisten bilgi alabilirsiniz. Ücret sayfasına psikoterapi ücretleri bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Sigorta ya da kurumunuzun geri ödemesi konusunu ise sigorta şirketinizden veya kurumunuzdan teyit edebilirsiniz.

Görüşmeyi yürüten kişinin unvanı nedir, çocuğumu değerlendirir mi?

Mehmet Ulubey’in unvanı Psikoterapist ve Psikolojik Danışman’dır. Çocuğun değerlendirilmesi görüşmenin parçası değildir; bu gerektiğinde okulun, aile hekiminin ya da ilgili uzmanın işidir. İlaç yazılmaz.

Önce kısa bir mesajla sorabilirsiniz

Çocuğunuzla aranızdaki dili ve ev içindeki kuralları konuşmak için Türkçe online ebeveyn görüşmesinin nasıl kurulabileceğini önce WhatsApp’tan Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e sorabilirsiniz.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Serbest ve Uzaktan Çalışanlar İçin Belirsizlik Kaygısı, İzolasyon ve Motivasyon Düşüşü

Yurt dışında serbest ve uzaktan çalışırken ev–iş çizgisinin silinmesi, gelir ve iş akışı belirsizliği,…
Kişisel Gelişim

Impostor (Sahtekârlık) Hissi: Yurt Dışında “Yeterince İyi Değilim” Düşüncesiyle Çalışmak

Yurt dışında ikinci dille çalışırken “yeterince iyi değilim” düşüncesi nasıl güçlenir; bilmemek, anlatamamak ve…
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Öğrenci Olmak: Akademik Stres, Yalnızlık ve Destek Seçenekleri

Yurt dışındaki öğrencilerde akademik baskı, yazı dili yükü, yalnızlık ve aileye “iyiyim” deme baskısı;…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara