TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Öğrenci Olmak: Akademik Stres, Yalnızlık ve Destek Seçenekleri

Yurt dışındaki öğrencilerde akademik baskı, yazı dili yükü, yalnızlık ve aileye “iyiyim” deme baskısı; yükü ayırma yolları, destek seçenekleri ve Türkçe online ilk görüşme.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma
Akşam öğrenci odasında yazı masasında oturan genç bir kadın, yarı kapalı dizüstü bilgisayarın yanında düşünceli biçimde pencereye bakıyor.

Yurt dışında öğrenci olmak, akademik stresin, yalnızlığın ve aileye “iyiyim” demenin aynı dönemde yaşanabildiği bir süreç olabilir. Ailenizin fedakârlığına minnet duymanız, zorlanmanıza engel değildir; ikisi birlikte var olabilir. Bu yazı, yükün hangi kısmının akademik, hangisinin yalnızlık olduğunu ayırmanıza ve destek yollarını sıralamanıza yardımcı olur.

Türkçe online görüşme için Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e ulaşabilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır, yurt dışında ofis ya da şube bulunmaz. Önce küçük bir soru sormak isterseniz WhatsApp üzerinden yazabilir ya da randevu sayfasından talep bırakabilirsiniz.

Aileniz fedakârlık yaptı; kötü hissetmeye hakkınız var mı?

Kısa yanıt: evet. Biri sizin için emek vermiş olabilir ve siz yine de yorgun, yalnız ya da bunalmış hissedebilirsiniz. Minnet ile zorlanma tek terazinin iki kefesi değildir; aynı kişide, aynı akşam yan yana durabilir.

Gündelik hâli şöyle olabilir: Pazar akşamı görüntülü arama açılıyor, ders nasıl, hava nasıl, yemek yedin mi. Siz “güzel, iyiyim” diyorsunuz. Kamerayı kapatınca odaya bir sessizlik doluyor ve arkasından bir suçluluk geliyor: “Bu kadar şeyden sonra neden mutlu değilim?” Bu soru çoğu zaman zorlanmanın kendisinden daha ağır gelebilir.

Para da bu suçluluğa karışabilir. Aileden ayrı bir bütçeyle yaşarken market fişine bakıp kendi kendinize hesap yapmak, bir kahvenin “gerekli olup olmadığını” tartmak ya da arkadaşlarla yemeğe çıkmayı ertelemek mümkündür. Bütçenin ayrıntısı bu yazının konusu değil; ama her harcamanın üzerine bir vicdan yükü binmesi, yalnızlığı ve gerginliği artırabilir.

Bu suçluluk bazen “madem zorlanıyorum, geri dönmeliyim” düşüncesine de dönüşebilir; oysa zorlanmak, bir kararın yanlış olduğunu kendiliğinden göstermez. Zor bir dönemden geçiyor olmak ile o yolda kalıp kalmayacağınıza karar vermek ayrı sorulardır.

Bunları yazmak kimsenin fedakârlığını küçültmez. Yalnızca sizin yaşadığınızın da gerçek olduğunu söyler ve yaşadığınızı ayırt etmeye geçmeden önce ona yer açar.

Yurt dışında öğrenci olmak: akademik baskı, yazı dili ve yalnızlık birbirine nasıl karışır?

Öğrenci olarak yaşadığınız bunalmışlık tek bir parçadan oluşmayabilir. Aynı hafta içinde üç ayrı yük birlikte çalışabilir ve zihin bunları “ben yetersizim” gibi tek bir cümleye çevirebilir. Ayırmak, ilk adımdır:

Kütüphanede bir genç adam, basılı bir sayfadaki bir cümlenin üzerini kurşun kalemle çiziyor.
  • Akademik yük: teslim tarihleri, okuma listesi, sınav takvimi. Duygusu çoğunlukla “yetişemiyorum”dur ve iş miktarı azaldığında ya da plan netleştiğinde hafifleyebilir.
  • Dil ve yazı yükü: ana dilinizde bir saatte yazabileceğinizi başka bir dilde bir günde yazmak; bir paragrafı yazıp silip yeniden yazmak, seminerde söz almadan önce cümleyi kafanızda üç kez kurmak. Bu yük zekâyla ilgili değildir, ama yorar ve sizi küçük hissettirebilir. Konuşmaktan kaçınmaya kadar uzanan hâli için yabancı dilde konuşma korkusu yazısına bakabilirsiniz.
  • Ait olmama ve yalnızlık: sınıfta konuşup yemekte yalnız kalmak, hafta sonlarının boşluğu, Türkçe bir cümle kurmak için günlerce bekleyip hâlâ kimseyi bulamamak. İş miktarı azalsa da sürebilir. Süreğen hâli için yurt dışında süregelen yalnızlık yazısı daha ayrıntılı.

Bu üçünün her biri başka bir kapıya çıkar. Akademik yükte danışmanınızla ya da okulunuzun ilgili birimiyle konuşmak işe yarayabilir; dil yükünde yazı ve konuşma pratiğiyle ilgili okul içi seçenekleri sorabilirsiniz; yalnızlık ve ait olamama ise daha çok anlatabileceğiniz bir alan arar. Yeni bir ülkeye taşınmanın ilk yılında bu üçünün bir arada ortaya çıkması şaşırtıcı değildir; ilk yılın genel uyum zorluklarını yeni bir ülkeye taşındıktan sonraki ilk yıl yazısında ele aldık.

“İyiyim” mesajının ardını görmek için üç satırlık not

Ailenizi endişelendirmemek, uzun açıklama yapmak zorunda kalmamak ya da tepki görmekten kaçınmak için “iyiyim” diyor olabilirsiniz; bunların hepsi anlaşılır nedenlerdir. Yine de herkese “iyiyim” demek, yükü tek başınıza taşımak anlamına da gelebilir. Aşağıdaki not, ailenize ne söyleyeceğinizi dikte etmez; yalnızca iki yanı yan yana görmenizi sağlar. Bir hafta boyunca, aileye giden bir mesaj ya da görüşme sonrasında üç satır yazabilirsiniz:

  1. Yazdığım cümle: “İyiyim, her şey yolunda.”
  2. O sırada gerçekte olan: “Üç gündür kimseyle yüz yüze konuşmadım, teslime iki gün kaldı, göğsümde bir sıkışma var.”
  3. Söyleyebileceğim küçük bir parça: “Bu hafta biraz yoğunum, sesinizi duymak iyi geldi.”

Üçüncü satır, ailenize her şeyi anlatmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez; hangi parçayı paylaşacağınız, ne zaman paylaşacağınız ve paylaşıp paylaşmayacağınız tamamen size ait. Bu satır yalnızca “hepsi ya da hiçbiri” arasında bir ara seçenek olabileceğini gösterir.

Birinci ve ikinci satır arasındaki mesafe bazen yükün adını koymanıza yardımcı olur. Notu ilk görüşmede okuyabilir, paylaşmak istediğiniz kısmı anlatabilir ya da yalnızca “Nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyebilirsiniz. Bu bir test değildir; puanı ya da sonucu yoktur. Yazdıkça suçluluk artıyorsa, bırakabilirsiniz; “bunu yazamıyorum” da görüşmede paylaşılabilecek yararlı bir bilgidir.

Danışmanın e-postası, seminer geri bildirimi, tez: eleştiri neden kişisel hissedilir?

Danışmanın e-postası bildirim olarak düştüğünde ekranı açmadan önce nefesi tutmak, bu dönemin tanıdık anlarından biri olabilir. Metnin altındaki kırmızı notlar tez hakkındadır; ama okurken zihin çoğu zaman “bu not benim hakkımda” diye çevirebilir. Yabancı dilde yazmak ve ana dilinizdeki gibi ifade edememek bu çevirmeyi güçlendirebilir.

Koridorda bir genç kadın elinde dosyayla kapalı bir kapının önünde, çalmaya hazırlanırken duraksıyor.

Bir yandan da kapıyı çalmadan geri dönmek mümkündür. Danışmanın ofisinin önünde elinizde dosya, kapıya kadar yürüyüp “şimdi uygun değildir belki” diye geri dönmek; soruyu e-postaya yazıp göndermemek. Bu ertelemenin altında çoğu zaman “soru sorarsam yetersiz görünürüm” korkusu yatar. Mükemmeliyetçi bir standardı olan biri için eksik bir soru bile eksik bir kişi gibi hissettirebilir; bu örüntüyü mükemmeliyetçilik yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.

Yabancı dilde yazılan bir paragraf, ana dilinizde kurabileceğiniz inceliği taşımayabilir; bu, düşüncenizin eksik olduğunu göstermez. Zihin ikisini sık sık karıştırır. Danışmanınıza “fikrim bu, ifadem henüz oturmadı” diyebilmek, düşünebileceğiniz bir cümle olabilir.

Bir geri bildirimi okurken iki cümleyi ayırmayı deneyebilirsiniz: “Metnin şu bölümü şöyle düzenlenebilir” ile “Ben bu işi yapamıyorum”. Birincisi metne dair, ikincisi kendi hakkınızdaki bir yargıdır. İkinciyi bir geri bildirimin içinden okumak, yükün asıl kaynağı olabilir.

Danışmanla ilişkide haksızlık ya da kötü muamele yaşadığınızı düşünüyorsanız bu psikoterapiden çok kurumun ilgili birimine başvurabileceğiniz bir konu olabilir; psikoterapi ise bunun sizde bıraktığı etkiyi konuşmak içindir. Bu ikisini ayırmak, hangi kapıyı çalacağınızı netleştirir.

Dönem sonu haftalarında ve tez döneminde erteleme: tembellik mi, kaygı mı?

Çalışma dosyasını açmak yerine mutfağı toplamak, bir sayfayı üç gündür okumak, sınav takvimine bakmaktan kaçınmak… Bu davranışlara hemen “tembelim” demek kolay bir açıklamadır, ama her zaman doğru olmayabilir. Erteleme çoğu zaman bir kaçınma biçimi olarak çalışır: Başlamak rahatsız edici bir duyguyu çağırdığında zihin kısa süreli bir rahatlama için başka işe yönelebilir. Rahatlama gelir; ama teslim yaklaştıkça yük büyür ve kaçınma bir sonraki sefer daha çekici hâle gelir.

Bu döngüde duygu çoğunlukla “yetersiz görünme” ya da “yeterince iyi olmama” korkusudur; çalışma yöntemleri eksikliği her zaman asıl neden değildir. Planlama ve çalışma tekniği ayrı bir konudur ve okulunuzdaki ilgili birimle konuşulabilir; psikoterapi bu döngüde ertelemenin altındaki kaygıyı ve düşünceleri ele alır.

Sınav dönemlerinde uyku ve iştah da değişebilir. Haftalardır süren uykusuzluk, belirgin iştah değişimi ya da bedensel şikâyetler için bir hekime danışmayı düşünebilirsiniz; bu belirtilerin tıbbi nedenleri de olabilir. Psikoterapi, sınav sonucu üzerinde herhangi bir etki vaat etmez; hedef, kaygı ve ertelemeyle başa çıkmayı desteklemektir.

Bu yük ne zaman destek ihtiyacına dönüşebilir?

Destek istemek için tanı almanız ya da dönemin bitmesini beklemeniz gerekmez. Yine de bazı işaretler, yükün tek başına taşınmasının zorlaştığını gösterebilir:

  • Aynı konu birkaç haftadır sürüyor ve gün içinde zihninizden çıkmıyor.
  • Derse gitmek, bir şeyi teslim etmek, yemek yemek ya da uyumak gibi gündelik işler olağandan çok daha zor geliyor.
  • Arkadaşlardan ve mesajlardan geri çekiliyorsunuz; Türkçe bir cümle kurmaya bile enerji kalmıyor.
  • Aileye “iyiyim” demek her hafta biraz daha fazla enerji alıyor.

Bunlardan biri ya da birkaçı sizi tanımlıyorsa bu “hasta” olduğunuz anlamına gelmez; yalnızca konuşmak için uygun bir zaman olabilir. Tek bir alandaki zorlanma da görüşme istemeniz için yeterli olabilir. Yaşadıklarınız haftalardır sürüyor ve ağırlaşıyorsa ya da bir sonraki başlıktaki güvenlik durumları söz konusuysa beklemeniz gerekmez.

Okulunuzdaki destek, hekim ve Türkçe online psikoterapi: hangisi neye yanıt verir?

Destek yolları birbirinin yerine geçmek zorunda değil; her biri başka bir ihtiyaca yanıt verir ve birlikte de kullanılabilir.

  • Okulunuzdaki birimler: Üniversitenizin öğrenci danışma ya da rehberlik birimi varsa ne sunduğunu, kime nasıl başvurulacağını oradan öğrenmek en doğru yoldur. Her okulda aynı hizmet olmayabilir; bu yüzden okulunuzun kendi bilgilendirme sayfasına ya da öğrenci işlerine sormanız yeterlidir.
  • Hekim: Uyku, iştah, enerji, çarpıntı gibi bedensel değişimler, haftalardır süren düşük ruh hâli ya da tanı ve ilaç sorusu hekimin alanıdır. Hekime nasıl ulaşılacağı bulunduğunuz ülkeye ve sağlık kuruluşunuza göre değişir.
  • Türkçe online psikoterapi: Duygusal yükü kendi dilinizde anlatmak, aile beklentisi ve suçluluk, yalnızlık, ait olamama ve akademik baskının kişisel anlamı gibi konular için bir alandır. Seans takvimini sizin dönemlerinize göre planlayabiliriz.
  • Yakın çevre: Bir arkadaşa “bugün zor geçti” demek, tek başına bir çözüm olmasa da yükün paylaşılmasını sağlayabilir.

Bunlardan hangisiyle başlayacağınızı bilememek de olağan bir tereddüttür. İlk mesajda yaşadıklarınızı kısaca yazarsanız, hangi yolun uygun olabileceğini birlikte konuşabiliriz. Online görüşmenin size uyup uymadığını düşünüyorsanız online terapinin kimlere uygun olduğunu anlatan yazı yardımcı olabilir.

Kendinize zarar verme düşünceleri ya da acil bir tehlike varsa ne yapmalısınız?

“Keşke hiç uyanmasam” ya da kendinize zarar verme düşünceleri geliyorsa veya yakın bir tehlike söz konusuysa randevu yanıtını beklemeyin: bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin. Numarayı bugünden öğrenip telefonunuza kaydetmek, o anda zaman kazandırır. Yalnızsanız yakınınızdaki güvendiğiniz birine hemen haber verin. Planlı bir online görüşme acil müdahalenin yerini tutmaz.

Psikoterapi bu tabloda ne yapar, ne yapmaz?

Süreç kişiye göre değişir; üzerinde duracağımız konular ilk görüşmelerde birlikte belirlenir. Çerçeve şöyle olabilir:

  • Yükü ayırmak: akademik, dil ve yalnızlık yükünün hangisinin baskın olduğunu ve ne zaman ağırlaştığını görünür kılmak.
  • Başa çıkma becerileri: gerginlik yükseldiği anlarda bedeni sakinleştirmeye ve geceye hazırlanmaya yönelik pratik adımlar; semptomları düzenlemeyi destekleme.
  • Düşünce örüntüleri: bilişsel davranışçı yaklaşımda “herkes benden iyi, ben burada yersizim” gibi cümlelerin ne kadar ölçülü olduğunu birlikte tartmak.
  • Çözüm odaklı bakış: bu baskıya rağmen işleyen yanları, günü biraz hafifleten küçük istisnaları ve bir sonraki küçük adımı görünür kılmak.
  • Aile beklentisi ve suçluluk: “Hepsi benim için yapıldı” duygusunun ağırlığını ve ailenizle ne kadarını paylaşmak istediğinizi konuşmak.

Psikoterapi akademik koçluk, vize, burs ya da hukuki danışmanlık değildir ve belirli bir sonucu garanti etmez. Gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. Bireysel görüşmenin çerçevesi bireysel danışmanlık sayfasında anlatılıyor.

Türkçe online görüşme ders ve sınav takvimine nasıl sığar?

Görüşme görüntülü yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer; seansın işleyişi için online psikoterapide seans süreci yazısına bakabilirsiniz. Bulunduğunuz ülkeyi ve ders programınızda uygun olan gün aralıklarını yazmanız yeterli; saat farkını sizin hesaplamanız gerekmez, seansı birlikte planlarız. Yoğun sınav haftalarında görüşme sıklığını da konuşabiliriz.

Öğrenci yurdunda ya da ortak evde yaşıyorsanız özel bir ortam bulmak zor olabilir. Kulaklık kullanmak, ev arkadaşınızla görüşme saatini önceden konuşmak ve kapısı kapanan bir oda seçmek düşünebileceğiniz seçeneklerdir; uygun ortam yoksa bunu da ilk mesajda yazabilirsiniz. Bulunduğunuz ülkeden görüşme için uygunluk, ilk mesajdaki bilgilere göre birlikte değerlendirilir; mesleki gizliliğin kapsamını ve istisnalarını görüşmenin başında sorabilirsiniz. Bağlantı kesilirse yeniden bağlanmayı denersiniz. Online hizmetin ayrıntıları online psikoterapi sayfasında yer alıyor.

İlk görüşmede ne olur, ilk mesajı nasıl yazarsınız?

İlk görüşme tanışma, sizi getiren durumun kendi sözlerinizle anlatılması, sürecin nasıl işleyeceğinin konuşulması ve sorularınızın yanıtlanmasından oluşur. Akademik yükü, yalnızlığı ya da “iyiyim” cümlesinin ardındakini anlatabilirsiniz; hepsini ilk seansta anlatmanız beklenmez. Devam edip etmeyeceğinize görüşmeden sonra siz karar verirsiniz.

İlk adım olarak kısa bir WhatsApp mesajı yeterli olabilir; örneğin: “Yurt dışında öğrenciyim, akademik baskı ve yalnızlık nedeniyle görüşme hakkında bilgi almak istiyorum.” Bulunduğunuz ülkeyi ve uygun olabilecek gün aralıklarını eklerseniz planlama kolaylaşır.

Sık Sorulan Sorular

Ailem masrafları karşılıyor; kendim için destek istemek haksızlık olur mu?

Destek istemek, ailenizin emeğini yok saymak anlamına gelmez. Bu karar sizin; ailenize anlatıp anlatmamak da size ait. İsterseniz “nasıl söylerim?” sorusunu da görüşmede konuşabilirsiniz. Ücret konusunda ayrıntı için aşağıdaki ödeme sorusuna bakabilirsiniz.

Okulu bırakıp bırakmamam ya da bölüm değiştirmem konusunda karar verir misiniz?

Hayır, bu karar size ait. Görüşmede bir kararı tartarken gerginliğin, suçluluğun ve yorgunluğun kararınızı nasıl etkilediğine bakabiliriz. Okulun kuralları, kayıt ve başvuru konuları için okulunuzun ilgili birimine danışmanız gerekir.

Sınavıma iki hafta var; şimdi başlamak anlamlı mı?

Kısa bir süre bile olsa, sınav haftalarının kaygısını ve uykusunu konuşmak için görüşme planlanabilir. Burada hedef sonuç değil, kaygıyla ve ertelemeyle başa çıkmayı desteklemektir; sınav başarısı hakkında bir söz verilmez.

Henüz 18 yaşın altındayım; görüşebilir miyim?

Bu yazı yetişkin öğrenciler için hazırlandı. 18 yaşın altındaysanız konuyu ebeveyninizle ve okulunuzla birlikte düşünmek daha uygun bir çerçeve olur; ebeveynler için sınav kaygısı yazısı farklı bir açıdan ele alıyor.

Akademik yazı ya da çalışma planı konusunda da yardım edilir mi?

Hayır; psikoterapi akademik yazı ya da çalışma koçluğu değildir. Yazmaya başlamayı zorlaştıran kaygıyı, kendinizi kanıtlama baskısını ve ertelemenin duygusal tarafını konuşabiliriz. Yazı ve çalışma becerileri için okulunuzda böyle bir birim varsa oraya sorabilirsiniz.

Kaç seans gerekir, ne sıklıkla görüşülür?

Kişiye göre değişir. Sıklık ve süre ilk görüşmelerden sonra, ders ve sınav takviminizi de dikkate alarak birlikte netleştirilir; kesin bir seans sayısı öngörülmez.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Genel ücret bilgisi ücretler sayfasında. Görüşmenin sigortanız ya da kurumunuz tarafından karşılanıp karşılanmadığını kurumunuzdan teyit etmeniz gerekir.

Türkçe online görüşme hakkında bilgi alın

WhatsApp’tan bulunduğunuz ülkeyi ve ders programınızda uygun olabilecek gün aralıklarını yazmanız yeterli; Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile görüşme biçimi hakkında bilgi verilir.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Kişisel Gelişim

Adana’da Çocuklarda Özgüven Eksikliği ve Sosyal Kaygı

Çocuklarda özgüven eksikliği ile sosyal kaygının nasıl fark edildiği, kaçınma döngüsü, evde uygulanabilecek cesaret…
Kişisel Gelişim

Üstün Potansiyelli (Üstün Zekâlı) Çocuğun Ebeveyni Olmak: Asenkron Gelişim ve Günlük Zorluklar

Üstün potansiyelli çocukta asenkron gelişimin evde nasıl göründüğü, ebeveynin yaşadığı günlük zorluklar, 'üç yaş'…
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Serbest ve Uzaktan Çalışanlar İçin Belirsizlik Kaygısı, İzolasyon ve Motivasyon Düşüşü

Yurt dışında serbest ve uzaktan çalışırken ev–iş çizgisinin silinmesi, gelir ve iş akışı belirsizliği,…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara