TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Kişisel Gelişim

İkinci Kuşak Göçmenlerde Ebeveynlerle Kültürel Kopuş: Aile İçinde Anlaşılmamak

İkinci kuşak göçmen gençle ebeveyni arasındaki kopuşun neden yaşandığı, bir cümleyi iki taraftan çevirme notu, konuşmaya başlama yolları, güvenlik çerçevesi ve Türkçe online görüşme.

Psikoterapist Yayımlandı 15 dakika okuma
Akşam mutfağında orta yaşlı bir kadın tabak yıkıyor, yanındaki genç adam yıkanan tabağı bezle kurutuyor; ikisi de işlerine bakıyor.

İkinci kuşak göçmen bir genç ile ebeveynleri arasındaki kültürel kopuş, aynı evde yaşarken farklı dünyalardan konuşuyormuş gibi anlaşılamamaktır. Bu bir tanı değildir; çoğu zaman iki tarafın da iyi niyetine rağmen oluşur. Görüşmede kimin haklı çıkacağına değil, birbirinizi nasıl duyabileceğinize bakılır.

Ebeveynlerinizle kültürel çatışma yaşıyorsanız ya da gencinizle bir türlü konuşamıyorsanız, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz. Yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır; yurt dışında ofis yoktur. Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Yazı hem gence hem ebeveyne hitap ediyor; hangi tarafta olursanız olun okuyabilirsiniz.

Aynı evde iki ayrı dünya: ebeveyn ile genç birbirini neden yanlış duyabilir?

Akşam kapıya yönelen bir gence “Nereye gidiyorsun, kiminle?” sorusu gelir. Soruyu soran ebeveynin kastettiği şey “güvende olduğunu bilmek istiyorum” olabilir. Genç ise sorunun ağırlığını duyar: “Bana güvenmiyorsun.” İki taraf da kendi açısından samimi olabilir; kopan şey çoğu zaman niyet değil, çeviridir.

Karşı yönde de aynısı yaşanır. Genç “Bunu yapmak istemiyorum” dediğinde bir sınırını söylüyordur; ebeveyn ise “Bizim değerlerimizi reddediyor” diye duyabilir. Her cümle, evdeki bir tarihle yan yana düşer. Ebeveynin göç hikâyesi, geride bıraktığı çevre ve çocuğuna kurmak istediği güvenli hayat bir yanda; bu ülkeyi tek bildiği yer olarak yaşayan, arkadaşlarının evlerinde başka kurallar gören genç öbür yanda.

Bazı gurbetçi gençler için bu, evde bir dil ve bir dizi kural, dışarıda başka bir dil ve başka kurallar demektir: okulda ya da işte açık sözlü, evde ölçülü olmak. Gün içinde sürekli geçiş yapmak yorabilir. Ebeveyn tarafında “Bu çocuk bizden uzaklaşıyor” korkusu, bıraktıklarının boşa gideceği kaygısıyla birleşebilir. Bulaşık yıkanırken yan yana durup tek kelime etmemek bile bu kopuşun sessiz hâllerinden biri olabilir.

Bu yüzden “Kim haksız?” sorusu çoğu zaman sizi bir yere götürmez. Daha işe yarar soru şudur: Hangi cümle hangi anlamla duyuluyor? Yazının geri kalanı bu soruya hem gencin hem ebeveynin yerinden bakıyor.

Evde Türkçe, dışarıda yerel dil: dil farkı kopuşu nasıl derinleştirir?

Bazı gençler küçük yaştan beri ebeveynleri adına telefonda konuşur, resmî bir mektubu okur, doktor randevusunda çeviri yapar. Bu yük kötü niyet olmasa da oluşabilir ve genç yaşta yetişkinlerin işini üstlenmek hem gurur hem öfke bırakabilir. Ebeveyn de çocuğuna bağımlı olmaktan utanç duyabilir; bunu sertlikle ya da sessizlikle örtebilir. İkiniz de aynı durumdan rahatsız olup bunu birbirinize farklı biçimlerde gösteriyor olabilirsiniz.

Oturma odasında genç bir kadın telefonda konuşuyor; yanındaki yaşlı adam elindeki kapalı dosyayla onu dinliyor.

Dil farkı yalnızca resmî işlerde değil, duygu konuşmalarında da kendini gösterir. Genç, iş stresini ya da bir arkadaşlık sorununu Türkçe anlatacak sözcükleri bulamayınca “Boş ver” der; ebeveyn bunu “Anlatmak istemiyor” diye anlar. Tersine, ebeveynin yerel dilde söyleyemediği bir şey sertleşmiş bir tonla çıkabilir ve genç bunu öfke sanır. Duyguların hangi dilde daha kolay söylendiği sorusunu ayrıca ele alan anadilde psikoterapi yazısı bu konuda ek bir bakış sunuyor.

Sevgi göstermenin biçimi de çevrilmeyi bekleyen bir dildir. Bazı ailelerde ilgi, söz yerine “Yemek yedin mi?” diye sormakla, harçlık vermekle ya da hasta olunca başucunda beklemekle gösterilir; genç ise açıkça söylenen cümleye daha alışmış olabilir. “Seni seviyorum”u hiç duymamak ilgisizlik demek değildir, ama gencin bunu bilmesi için bir çeviriye ihtiyacı olabilir. Bu her ailede böyle olmaz; kendi evinizde sevginin hangi dille söylendiğini düşünmek yeterlidir.

Bir cümlenin iki çevirisi: son tartışmanızı çeviri masasına koymak

Aynı evde iki dil konuşuluyor gibi hissediyorsanız, tartışmayı bir çeviri sorunu gibi ele almak işe yarayabilir. Son tartışmanızdan tek bir cümle seçin; kendi söylediğiniz ya da duyduğunuz bir cümle olabilir. Sonra dört satırı doldurun:

  • Söylenen cümle: kelimesi kelimesine, yumuşatmadan.
  • Arkasındaki ihtiyaç ya da korku: bu cümleyi söyleyen kişi için neydi?
  • Karşı tarafın duymuş olabileceği: bu bir tahmindir, emin olmanız gerekmez.
  • Aynı şeyi söylemenin başka yolu: tek cümle, suçlamasız.

İki örnek, bu satırların nasıl dolabileceğini gösterir. Ebeveynin cümlesi “Nereye gidiyorsun, kiminle?” ise arkasındaki ihtiyaç “Güvende olduğunu bilmek istiyorum”, gencin duyduğu “Bana güvenmiyorsun”, başka bir söyleyiş de “Geç kalırsan bir mesaj atar mısın, ben rahat uyuyayım” olabilir. Gencin cümlesi “Beni hiç anlamıyorsun” ise arkasında “Bu hafta yoruldum, çözüm önerisi değil, beni dinlemeni istedim” bulunabilir; ebeveyn bunu “Sizi yetersiz buluyorum” diye duymuş olabilir; başka bir söyleyiş “Zorlandığım bir şey var, çözüm aramadan dinler misiniz?” olur.

Üçüncü satır bir tahmin olduğu için doğrulanana kadar öyle kalır. İsterseniz karşı tarafa “Şöyle duymuş olabilirim, doğru mu?” diye sorabilir, isterseniz notu yalnızca görüşmeye getirebilirsiniz. Bu bir test değildir; satırlar puanlanmaz ve sonuç çıkarılmaz. Bir satırı boş bırakabilirsiniz. Her iki taraf da kendi notunu ayrı ayrı doldurursa, aynı tartışmanın iki farklı kayıp korkusunu gösterdiğini görebilirsiniz.

Ebeveyn de genç de neyi kaybetmekten korkuyor?

Aynı tartışmanın altında çoğu zaman iki ayrı kayıp korkusu durur. Ebeveyn tarafında bu korku dilin, inancın, aile bağlarının ya da çocuğun kendisinin uzaklaşması olabilir. “İnsanlar ne der?” kaygısı da araya girebilir: akrabaların ya da tanıdık çevrenin gözünde çocuğun nasıl göründüğü, ebeveynin kendi değeriyle karışabilir. Bir de görünmeyen emek vardır. Göçün bedelini ödemiş biri “Senin için geldik” dediğinde, bu emeğin görülmesini istiyor olabilir.

Genç tarafında korku, kendi hayatının kararlarını kendisinin veremeyeceği duygusu ve iki dünyadan birini seçmek zorunda kalma baskısıdır. Bazı gençler ailelerinin hoşlanmayacağı arkadaşlıkları, ilişkileri ya da planları saklar. Saklamak kısa vadede çatışmayı önler; zamanla “Ailem beni tanımıyor” ve “Onlardan uzak duruyorum” hissini büyütebilir.

Sınır koymak ile aileyi reddetmek aynı şey değildir. “Bu konuda karar bana ait, ama sizi düşündüğüm için size haber vereceğim” gibi bir cümle, sınırı koyarken bağı koruyabilir. Her ailede aynı karşılığı bulmayabilir; yine de “Evet” ya da “hayır” dışında üçüncü bir cümle olduğunu gösterir. Anne baba ve geniş aileyle sınır konusunu psikolojik sınırlar yazısında daha ayrıntılı bulabilirsiniz. Geniş aile üyelerinin beklentileri evliliğinize de yansıyorsa geniş aile çatışmaları ve evliliği korumak yazısı bu yönü ayrıca ele alıyor.

Konuşmaya hangi taraftan başlanır?

Yüz yüze oturup “Konuşalım” demek bazı ailelerde konuşmayı bir yargılamaya benzetebilir. Bir araba yolculuğunda ikiniz de yola baktığınız için bazı cümleleri söylemek daha kolay olabilir; yan yana yürümek ya da bulaşık yıkamak da benzer bir rahatlık sağlayabilir. Zor bir konuyu böyle ortak bir işin içinde açmayı deneyebilirsiniz.

Akşamüstü arabada direksiyondaki kadın yola bakıyor, yanındaki genç adam da ileriye bakarak ona bir şey anlatıyor.

Genç olarak başlangıç cümlenizi küçük tutun: “Bu konuda anlaşamadığımızı biliyorum, hepsini çözmek istemiyorum, sadece bir şeyi anlatmak istiyorum.” Çeviri notunun dördüncü satırını bu açılış olarak kullanabilirsiniz. Ebeveyninizin göç hikâyesini hiç dinlemediyseniz, tek bir soru tartışmanın tonunu değiştirebilir: “Buraya gelirken en çok neyi bıraktınız?” Cevap sizi ikna etmek zorunda değildir; dinlemek, kabul etmek anlamına gelmez.

Ebeveyn olarak hükümle değil soruyla başlayın: “Bu hafta seni en çok ne yordu?” Gencin tercihlerini hemen düzeltmemek ve “Bizim zamanımızda” ya da “Falanca ailenin çocuğu” gibi karşılaştırmalardan kaçınmak konuşmayı açık tutabilir. Kendi ilk yıllarınızı, hangi zorluklarla karşılaştığınızı ve kimin size yardım ettiğini beş dakikada anlatmak, çocuğunuzun sizi yalnızca kural koyan biri olarak değil, bir insan olarak da görmesine katkı sağlayabilir. Taşınmadan sonraki ilk yılın ağırlığını anlatan ilk yıl ve kültür şoku yazısı bu hatıraları yeniden canlandırmak için bir başlangıç olabilir.

Bu denemeler işe yaramazsa bir şeyi yanlış yapmış olmazsınız; bazı konuşmalar taraf tutmayan bir üçüncü kişinin yanında daha rahat yürür. Tartışma büyüdüğünde onarma adımları için aile içinde sağlıklı iletişim yazısına da göz atabilirsiniz.

Bu kopuş ne zaman kendiliğinden hafifler, ne zaman bir görüşme için neden olur?

Taşınma, okul ya da iş değişikliği, bir evlilik ya da kayıp gibi dönemlerde ebeveyn–genç arasındaki mesafe artıp sonra yeniden daralabilir. Bir görüşme düşünmeniz için şu işaretlerden biri yeterli olabilir; hepsinin birlikte bulunması gerekmez:

  • Haftalardır aynı evde yaşayıp yalnızca zorunlu cümleler kuruyorsunuz.
  • Her konuşma aynı tartışmaya dönüyor ve aynı yerde bitiyor.
  • Önemli bir alan (ilişki, okul ya da iş kararı, sağlık) diğerinden saklanıyor ve bu yük büyüyor.
  • Ev içindeki gerginlik uykunuzu, işinizi ya da okulunuzu etkiliyor.
  • Evden ayrılma ya da aileyle bağı tamamen kesme düşüncesi sık geliyor ve sizi ürkütüyor.
  • Ailedeki biri içine kapanmış, umutsuz görünüyor ya da uyku ve iştahı belirgin biçimde değişmiş.

Son maddedeki belirtileri yalnızca aile çatışmasına bağlamayın; bedensel nedenler de olabilir ve bir hekim değerlendirmesi yerinde olur. Umutsuzluk ağırsa ya da günlük işleri yapmak zorlaşmışsa, gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.

Aile içinde korku, tehdit, zorlama ya da şiddet varsa: önce güvenlik

Bu yazıdaki konuşma önerileri, evde kendinizi güvende hissettiğiniz durumlar içindir. Fiziksel şiddet, tehdit, evden çıkmanızın engellenmesi, belgelerinize el konulması, istemediğiniz bir şeye zorlanma ya da sürekli korku varsa konuşma denemelerini bir kenara bırakın; ilk iş güvenliğinizdir.

Hemen tehlikedeyseniz ya da kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız planlı bir görüşmeyi veya bir mesajın yanıtını beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin. Numara ülkeden ülkeye değişir; önceden öğrenip telefonunuza yazabilirsiniz. Güvendiğiniz bir yakınınıza, okul ya da üniversite danışmanlığına veya bulunduğunuz yerdeki aile içi şiddet destek hizmetlerine ulaşabilirsiniz. Mümkünse yalnız kalmamaya çalışın. 18 yaşından küçükseniz, güvendiğiniz bir yetişkin ya da okuldaki bir görevli ilk başvuru kapısı olabilir.

Ebeveyn tarafında da aynı ciddiyet geçerlidir: öfkenizi kontrol etmekte zorlanıyor, çocuğunuza zarar vermekten korkuyorsanız ya da çocuğunuz için endişeleniyorsanız yardım istemek zayıflık değildir. Planlı bir online görüşme acil yardımın yerini tutmaz.

Psikoterapide kuşaklar arasındaki kopuş nasıl ele alınır?

Psikoterapist kimin haklı olduğuna karar veren bir hakem değildir. Görüşmede amaç, aile üyelerinden birini suçlu ilan etmek değil, sizin ev içindeki konuşma ve tepki biçimlerinizi görünür kılmak ve yeni seçenekler denemektir. Çalışmanın sırası kişiye göre değişir; genellikle birkaç adımdan oluşur.

Önce konu somutlaştırılır. “Beni hiç anlamıyorlar” geniş bir cümledir; görüşmede onu belirli bir ana indirirsiniz: son tartışma ne zaman oldu, kim ne dedi, o sırada içinizden ne geçti? “Hiç” ve “hep” gibi sözcüklerin arkasındaki düşünce örüntüsünü inceleyen bilişsel davranışçı yaklaşım ve çözüm odaklı sorular bu aşamada kullanılabilir; hangisinin size uyduğu ilk görüşmelerden sonra konuşulur. Sonra yukarıdaki çeviri notuna benzer bir çalışma yapılabilir: cümlenin arkasındaki ihtiyaç ve karşı tarafın duyduğu anlam.

Ardından değerler ve sınırlar gündeme gelir: hangi değeriniz taviz verilemez, hangisi esnek? Bu ayrım yapıldığında “Ya hepsi ya hiçbiri” düşüncesi gevşeyebilir. Zor bir cümleyi görüşmede önce denemek de mümkündür; evde söyleyeceğiniz kelimeyi burada, küçük bir adımla pratik edersiniz. Bu çalışmanın ebeveyninizin ya da çocuğunuzun değişmesini sağlayacağına dair söz verilemez. Çoğu zaman değişebilen şey, sizin tepki biçiminiz ve konuşma seçeneklerinizdir; aranızdaki mesafenin ne kadar kapanacağı kişiye ve aileye göre değişir.

Görüşme biçimi: tek başınıza mı, ebeveynle ya da gençle birlikte mi?

Görüşmeler görüntülü bağlantıyla yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. Saat farkı randevu sırasında birlikte planlanır. Birçok kişi için bireysel başlamak daha rahat olabilir; ebeveyn de kendi adına ayrı bir görüşme isteyebilir. Hem gencin hem ebeveynin isteği ve hazır olması durumunda ortak görüşme de konuşulabilir; bunun nasıl yürüyeceği ilk görüşmede belirlenir. İlk iletişimde gizliliğin sınırlarını, ortak görüşmede bilgilerin nasıl paylaşılacağını ve 18 yaşından küçükler için gereken onam koşullarını sorabilirsiniz. Ortak görüşme düşünüyorsanız aile danışmanlığı sayfasındaki bilgiye de bakabilirsiniz.

Evde ebeveyninizle yaşıyorsanız hangi odadan bağlanacağınızı ve konuşmanızı kimlerin duyabileceğini önceden düşünmek rahat konuşmanızı kolaylaştırır; kulaklık bazı kişilere yardımcı olur, ebeveynin evde olmadığı bir saat seçmek de bir yol olabilir. Bağlantı kesilirse yeniden bağlanmayı denersiniz; böyle durumlarda neyin nasıl yapılacağını ilk görüşmede sorabilirsiniz. Seansın nasıl işlediğini online psikoterapide seans süreci, bu biçimin size uyup uymadığını online terapinin kimlere uygun olduğu yazısı anlatıyor.

18 yaşından küçükseniz bu yazı yerine bir ebeveyninizle ya da okul rehberlik servisiyle konuşmak ilk adım olabilir; görüşmenin nasıl planlanabileceğini ilk iletişimde bir yetişkinle birlikte sorabilirsiniz.

İlk görüşmede ne olur, ilk mesajı kim yazabilir?

İlk görüşme ayrıntılı bir tanışmadır: neden başvurduğunuz, aile içindeki gerginliğin ne zamandır sürdüğü, hayatınızın hangi alanlarını etkilediği ve nasıl bir değişiklik istediğiniz konuşulur. Not hazırladıysanız okuyabilirsiniz; hazırlamadıysanız son tartışmadan tek bir cümleyi anlatmak yeterlidir. Sürecin nasıl ilerleyebileceği ve ödeme gibi pratik konularda da bilgi alırsınız. Devam kararı sizindir.

İlk mesajı gencin de ebeveynin de yazması mümkündür; tek cümle yeterlidir. Örneğin genç için:

Merhaba, yurt dışında yaşıyorum. Ailemle aramdaki anlaşılamama hissi beni yoruyor. Türkçe online görüşme hakkında bilgi almak istiyorum.

Ebeveyn için ise şuna benzer bir mesaj işinizi görür:

Merhaba, yurt dışında yaşıyoruz. Çocuğumla aramızdaki konuşmalar tıkandı. Türkçe online görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında bilgi almak istiyorum.

Yaşadığınız ülke, uygun olduğunuz gün ve saat aralığı bilgi için yeterlidir. Yanıt almak, görüşmeye başlamak anlamına gelmez; düşünmek için zaman ayırabilirsiniz.

Görüşme hakkında bilgi almak için

En kolay başlangıç, WhatsApp’tan görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında kısa bir mesaj bırakmaktır. Yazmak yerine konuşmayı seçerseniz telefonla (0543 108 25 76) ya da randevu talebi formuyla da ulaşabilirsiniz. Görüşme biçimini online psikoterapi sayfasında da görebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Ailem psikoterapiyi onaylamıyor; yine de tek başıma görüşebilir miyim?

Yetişkinseniz görüşme kararı size aittir. Aileye söyleyip söylememek de bir tercihtir; söylemek istiyorsanız “Bir uzmanla konuşmak istiyorum, sizi suçlamıyorum” gibi bir cümle başlangıç olabilir. Görüşme saatini ve ortamını kimlerin duyabileceğini de birlikte planlayabilirsiniz.

Ebeveynim “Biz senin için neler yaptık” diyor; minnet duymadığım için mi suçluyum?

Minnet duymak ile kendi hayatınız hakkında karar vermek aynı cümlede yer alabilir; biri diğerini silmez. Fedakârlığının görülmesini isteyen ebeveyn bir takdir cümlesi bekliyor olabilir. “Bunu bilerek büyüdüm, yine de bu karar benim” gibi iki parçalı bir cümle denenebilir; her ailede aynı karşılığı bulmayabilir.

Çocuğum odasına kapanıyor, benimle konuşmuyor; bu yalnızca yaş meselesi mi?

Her içe kapanma kültürel kopuş değildir; yaşa, okul ya da arkadaş sorunlarına bağlı olabilir. Konuşmaya zorlamak yerine kapıyı baskısız aralayın: “Ne zaman istersen dinlerim.” Uyku ve iştah belirgin değişiyorsa ya da okula gitmek zorlaşıyorsa bir hekime veya okul rehberliğine başvurmak yerinde olur. Ergen çocuğunuz danışmanlık fikrine sıcak bakmıyorsa ergenin danışmanlığa gitmek istememesi yazısı hazırlık yollarını anlatıyor.

Ailemle ilişkiyi tamamen kesmeyi düşünüyorum; bu görüşmede konuşulabilir mi?

Evet. Mesafe koymak ile ilişkiyi bitirmek farklı kararlardır; arada görüşme sıklığı, konular ve iletişim yolu (telefon mu, yalnızca bayramlarda mı) gibi seçenekler vardır. Görüşmede karar vermeniz beklenmez; neyi korumak, neyden uzak durmak istediğinizi netleştirirsiniz. Güvenliğiniz söz konusuysa önce yukarıdaki güvenlik bölümü geçerlidir.

Ailemin onaylamayacağı bir ilişkim var; bunu saklamak zorunda mıyım?

Bu yazı size ne yapmanız gerektiğini söylemez. Görüşmede ne zaman, hangi koşulda, kime ve nasıl söylemek istediğiniz ya da saklamanın size neye mal olduğu konuşulur. Tepkiden endişe ediyorsanız yanınızda kimlerin olabileceğini ve bir güvenlik planını önceden düşünmek yerinde olur.

Ebeveynimle birlikte görüşürsek aramız düzelir mi?

Bunun sözü verilemez. Bazı ailelerde ortak görüşme konuşmayı kolaylaştırabilir; bazılarında önce her kişinin kendi cümlelerini ayrı ayrı netleştirmesi daha rahat olabilir. Karar iki tarafın isteğine ve hazır olmasına bağlıdır; kimsenin görüşmeye “getirilmesi” beklenmez.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Genel ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Sigorta ya da kurum desteği düşünüyorsanız önce ilgili kurumunuzdan teyit edin.

Türkçe online görüşme hakkında bilgi alın

Aile içinde anlaşılmamak hissi için WhatsApp’tan kısa bir mesaj yazarak Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında bilgi isteyebilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Serbest ve Uzaktan Çalışanlar İçin Belirsizlik Kaygısı, İzolasyon ve Motivasyon Düşüşü

Yurt dışında serbest ve uzaktan çalışırken ev–iş çizgisinin silinmesi, gelir ve iş akışı belirsizliği,…
Kişisel Gelişim

Impostor (Sahtekârlık) Hissi: Yurt Dışında “Yeterince İyi Değilim” Düşüncesiyle Çalışmak

Yurt dışında ikinci dille çalışırken “yeterince iyi değilim” düşüncesi nasıl güçlenir; bilmemek, anlatamamak ve…
Kişisel Gelişim

Yurt Dışında Öğrenci Olmak: Akademik Stres, Yalnızlık ve Destek Seçenekleri

Yurt dışındaki öğrencilerde akademik baskı, yazı dili yükü, yalnızlık ve aileye “iyiyim” deme baskısı;…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara