TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Aile ve Evlilik

Ergen Çocuğum Danışmanlığa Gitmek İstemiyor: Nasıl Yaklaşmalıyım?

Ergeni ikna etmeye değil, teklifin biçimini değiştirmeye odaklanan bir rehber: reddin altındaki endişeyi ayırt etme, iki haftalık gözlem notu, ergene sunulabilecek gerçek seçenekler ve ebeveynin tek başına yürütebileceği adımlar.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma

Ergen terapiye gitmek istemiyor diyen bir ebeveynin önündeki asıl soru, onu nasıl ikna edeceği değildir. Asıl soru şudur: reddedilen şey desteğin kendisi mi, yoksa desteğin sunulma biçimi mi? Bu ikisi çoğu evde birbirine karışır. Ergeniniz “gitmem” derken çoğu zaman bir konuyu değil, o konunun açılma biçimini kapatır. Bunu görmek için ona bir tanı koymanız ya da direncini kırmanız gerekmez.

Ailelerin takıldığı yer genellikle aynı ikilemdir: üstüne gidilince ev geriliyor, bırakılınca hiçbir şey değişmiyor. Zamanla konu danışmanlıktan çıkar, kimin dediğinin olacağına döner. Bu noktadan sonra görüşmeye gitmek ergen için yardım almak değil, geri adım atmak anlamına gelir. Reddin sertleşmesi de çoğunlukla burada başlar.

Aşağıda “gitmem” cümlesinin altında hangi endişelerin durduğunu, konuşmadan önce iki hafta boyunca neyi not edebileceğinizi, danışmanlığı nasıl anlatabileceğinizi, ergeninizin önüne hangi seçenekleri koyabileceğinizi, o yine de gelmiyorsa tek başınıza ne yapabileceğinizi ve beklememeniz gereken durumları bulacaksınız. Amaç ergeninizi ikna edecek bir cümle bulmak değil; kararın nasıl verildiğini değiştirmektir.

Ergen Terapiye Gitmek İstemiyor: Bu Bir Ret mi, Bir Sınır mı?

Ergenlik, kendi kararını kendi verme alanının genişlediği bir dönemdir. Bu dönemde “hayır” çoğu zaman konuyla değil, kararın kime ait olduğuyla ilgilidir. Bir ergen zorlandığı bir konuda destek isteyebilir ve aynı anda bu desteğin annesi ya da babası tarafından ayarlanmış olmasını reddedebilir. Bu iki şey birbiriyle çelişmez.

Bu yüzden “gelmiyor, demek ki sorunu kabul etmiyor” çıkarımı çoğunlukla yanlış yere götürür. Ergeniniz zorlandığını görüyor olabilir; bunu bir yetişkine anlatmayı riskli buluyor olabilir. Ya da anlattıklarının size aktarılacağını düşünüyor olabilir.

İlk ayrım şudur: desteği reddetmek ile desteğin kurulma biçimini reddetmek aynı şey değildir. Birincisi zaman ister ve zorlamayla kısalmaz. İkincisi ise sizin elinizdedir; çünkü değişmesi gereken ergenin fikri değil, teklifin biçimidir.

İkinci ayrım da şu: ergeninizin kararına saygı göstermek, hiçbir şey yapmamak demek değildir. Bu yazıdaki adımların çoğu ergeniniz “evet” demeden de yürür. Kararın ona ait kalması, sizin elinizde hiçbir şey kalmadığı anlamına gelmez.

“Gitmem” Cümlesinin Altında Hangi Endişe Var?

Aynı cümlenin altında birbirinden çok farklı endişeler durabilir. Hangisinin sizin evinizde geçerli olduğunu bilmek, ne söyleyeceğinizi de değiştirir. Bir ergen konuyu kapatmak için tartışmaya girmek zorunda değildir; arabada kulaklığını takmak ya da odasına çekilmek de aynı işi görür.

Araba yolculuğunda yolcu koltuğunda kulaklıkla oturan ve camdan dışarı bakan bir ergen.

“Bende bir sorun olduğunu düşünüyorsunuz.” Danışmanlığa gitmeyi, ailenin gözünde arızalı ilan edilmek olarak okuyabilir. Bu okuma bir kez yerleştiğinde her teklif suçlama gibi duyulur.

“Anlattığım her şey size gidecek.” Ergenler için gizlilik, yetişkinlerden daha büyük bir konudur. Görüşmede konuşulanların ailesine nasıl aktarılacağını bilmiyorsa, konuşmamayı tercih eder.

“Beni size göre düzeltecekler.” Ergen, görüşmenin taraflı yürüyeceğini düşünüyor olabilir: kendisine ev kurallarının anlatılacağı, ikna edileceği bir yer. Bu beklentiyle gelen bir ergen, ilk görüşmede yalnızca savunma yapar.

“Ne değişecek ki?” Bazen ret umutsuzlukla ilgilidir. Daha önce bir görüşmeye gidip yarım kalmışsa ya da evde konuşulan şeylerin hiç değişmediğini görmüşse, teklif kendisine boşa zaman gibi görünür.

“Şimdi olmaz.” Bu bazen gerçekten zamanlamadır: sınav haftası, bir arkadaş meselesi, spor programı. Zamanlama itirazı, içerik itirazından daha kolay çözülür; ama ikisi karıştırılırsa aylar kaybedilir.

Bu beş başlık bir sınıflandırma değildir; sormaya nereden başlayacağınızı gösterir. Ergeninizin hangisine yakın olduğunu düşünüyorsanız, bunu ilk görüşmede anlatmak üzere not edebilirsiniz.

Konuşmadan Önce İki Hafta Boyunca Neyi Not Edebilirsiniz?

Konu her açıldığında aynı yere varıyorsa, hatırlamaya çalışmak yerine kısa not tutmak işe yarar. Aşağıdaki dört satır bir konuşma için yeterlidir ve yazması birkaç dakika sürer.

  • Ne zaman ve nerede konuşuldu: sakin bir anda mı, bir tartışmanın ortasında mı?
  • Hangi cümleyle reddetti: kendi sözcüklerini olduğu gibi yazın, yorumlamadan.
  • Hemen öncesinde ne konuşuluyordu: konu okul muydu, telefon muydu, bir arkadaşı mıydı?
  • Siz ne yanıt verdiniz ve sonrasında ne oldu: konu kapandı mı, büyüdü mü, ertesi gün geri geldi mi?

İki hafta sonra bu satırlar okunduğunda çoğu evde bir şey görünür hâle gelir: ret her seferinde aynı saatte, aynı konunun ardından ya da aynı kişiyle konuşurken geliyordur. Bu, ergeninizin ne düşündüğünü söylemez; teklifin hangi koşulda kapandığını söyler.

Aynı notun yanına ikinci bir satır ekleyebilirsiniz: zorlandığını düşündüğünüz durum nerede görünüyor? Yalnızca evde mi, okulda da mı, arkadaşlarıyla birlikteyken de mi? Bu ayrım hem size hem de görüşeceğiniz uzmana, tablonun ne kadar geniş olduğunu gösterir. Benzer bir çerçeveyi NHS’in ebeveynlere yönelik sayfası da öneriyor: önce belirgin bir değişiklik olup olmadığına, sonra bu değişikliğin yalnızca evde mi yoksa okulda ve arkadaş ortamında da mı görüldüğüne bakmak.

Bu not bir test değildir ve ergeninizi değerlendirmez. Puanlanmaz, bir sonuç vermez ve doldurulmuş olması başvuru koşulu değildir. Tek işlevi, ilk görüşmeye “gelmiyor” diye değil, somut bir tabloyla gitmenizi sağlamaktır. Notu ergeninizden gizli tutmanız da gerekmez; sorarsa ne yazdığınızı gösterebilirsiniz.

Ergeninize Danışmanlığı Nasıl Anlatabilirsiniz?

Teklifin biçimi, çoğu zaman içeriğinden daha belirleyicidir. Yüz yüze oturup göz göze konuşmak birçok ergen için zor bir çerçevedir; yan yana yapılan işler sırasında, mutfakta ya da araba yolunda konuşmak daha kolay açılır. Konunun tartışmanın ortasında değil, ikinizin de sakin olduğu bir anda açılması da aynı işe yarar.

Akşam mutfağında tezgâh önünde yan yana durup bulaşıkları toplayan bir yetişkin ve bir ergen.

Kimin söylediği de önemlidir. İki ebeveyn varsa, ikisinin aynı çerçeveyi kurması gerekir. Biri “gitmen gerekiyor” derken diğeri “bence gerek yok” diyorsa, ergen kaçınılmaz olarak ikinci cümleye tutunur ve konu aile içi bir tartışmaya dönüşür.

Dil konusunda işe yarayan birkaç ayrım var. “Seni düzeltmek için” yerine “anlatmak istediğin şeyi anlatabileceğin bir yer” demek; “sorun sende” yerine “bu evde zorlanan sadece sen değilsin” demek; “gideceksin” yerine “bir kez görüşüp sonra kararını sen ver” demek. Bunlar ikna cümleleri değil, teklifi ergene ait kılan cümlelerdir.

Ne olmadığını söylemek de en az ne olduğunu söylemek kadar işe yarar: görüşme bir ceza değildir ve süresiz bir bağlanma değildir. Ailenin neyi öğreneceği ise baştan konuşulan bir çerçeveye bağlıdır; güvenlikle ilgili durumlar bu çerçevenin dışında kalır. Gizliliğin nasıl işlediğini bilmiyorsanız, bunu ilk görüşmede birlikte sorabileceğinizi söyleyebilirsiniz. Ergenlik döneminde evdeki konuşma zeminini genel olarak nasıl güçlendirebileceğinizi ergenlikte aile ilişkileri yazısında ayrıca ele aldım.

Son olarak, konuşmanın kısa kalması çoğu zaman lehinizedir. Uzun ve hazırlıklı bir konuşma, ergene ikna edilmek üzere olduğunu hissettirir. Birkaç cümle söyleyip konuyu orada bırakmak, ergenin kendi başına düşünmesine yer açar.

Ergeni Zorlamak ya da Habersiz Götürmek Neden İşe Yaramaz?

Zorla getirildiğini hisseden bir ergenin görüşmeye katılması ve kendini açması zorlaşabilir. Ortaya çıkan sessizlik de sonraki reddin gerekçesi hâline gelebilir: “Gittim işte, bir şey olmadı.” Böylece elinizdeki en somut teklif, bir deneme hakkı, ilk turda harcanmış olur.

Habersiz götürmek, yani başka bir yere gidiyormuş gibi yapmak, daha da zor bir yere götürür. Danışmanlık ilişkisi güvenle kurulur; ilk dakikasında kandırılmış olduğunu anlayan bir ergen için o güven bir daha zor kurulur. Aynı şey, görüşmeyi telefon ya da harçlık gibi bir şeye bağlamak için de geçerlidir: katılım bu yolla satın alındığında, görüşmede konuşulanlar da o pazarlığın parçası olur.

Burada “direnç” kelimesini dikkatli kullanmakta yarar var. Gelmek istemeyen ergeni baştan sorunlu ilan etmek, zaten zor olan konuşmayı daha da zorlaştırır. Daha yararlı soru şudur: “Ergenim bu teklifin hangi kısmından rahatsız oluyor?”

Bunun bir sınırı var: aşağıda anlatılan güvenlik durumları bu bölümün dışındadır. Kendine zarar verme riski söz konusuysa, ergenin onayını beklemek doğru bir yaklaşım değildir.

Ergeninize Hangi Seçenekleri Sunabilirsiniz?

Bir ergenin “evet” demesini kolaylaştıran şey, genellikle daha iyi bir gerekçe değil, kararın içinde gerçekten seçebileceği bir şey bulunmasıdır. Aşağıdaki seçenekler ergeninize sunulabilir; hangilerinin uygulanabilir olduğu ise ilk temasta uzmanla birlikte netleşir.

Kanepenin iki ucunda oturan bir ergen ve bir yetişkin; ergen elindeki telefonun takviminde bir günü gösteriyor.
  • Tek görüşme: “Bir kez git, ikinci görüşmeye gidip gitmeyeceğine sen karar ver.”
  • Kiminle görüşeceği: kadın ya da erkek bir uzmanla görüşmeyi tercih edebilir; bu tercihi söylemesi yeterlidir.
  • Nasıl görüşeceği: yüz yüze ya da online görüşme. Bazı ergenler için evden katılmak, bir binaya girmekten çok daha kolaydır.
  • İlk görüşmeye kimin gireceği: tek başına mı, sizinle birlikte mi, yoksa ilk bölümü sizinle sonraki bölümü tek başına mı?
  • Neyin konuşulacağı: gündemi ilk görüşmede kendisinin belirleyebileceğini baştan söyleyebilirsiniz.
  • Randevu saati: okul, sınav ya da antrenman programına göre saati seçmesi küçük ama gerçek bir karardır.

Bu seçeneklerin hepsini birden sunmak gerekmez; ikisi çoğu zaman yeter. Güvenlikle ilgili durumlar ve evin kendi sınırları korunduğu sürece bu başlıklar ergeninizle birlikte konuşulabilir. Önemli olan, ergeninizin karşısına tek bir kapalı teklif yerine, içinde kendi payının bulunduğu bir çerçeve koymaktır. Reddederse de seçenekler ortadan kalkmaz; birkaç hafta sonra aynı teklif yeniden açılabilir.

Ergeniniz Yine de Gelmiyorsa Siz Ne Yapabilirsiniz?

Ergeniniz gelmiyorsa süreç durmak zorunda değil. Ebeveyn görüşmesi, çocuk ya da ergen katılmadan da yürür ve çoğu zaman ilk adım zaten budur. Burada konuşulan şey ergeninizin tanısı değil, evdeki tekrar eden döngüdür: konu nasıl açılıyor, hangi noktada büyüyor, siz ne yaptığınızda ne oluyor.

Bu görüşmelerde üzerinde çalışılabilecek somut başlıklar var: kuralların nasıl kurulduğu ve nasıl söylendiği, tartışma büyüdüğünde geri çekilme, ergenin mahremiyetiyle güvenlik kaygısı arasındaki denge, iki ebeveynin aynı çerçeveyi kurabilmesi. Bunların hiçbiri ergeninizin katılımını gerektirmez.

Benzer bir ayrımı eşi terapiye gelmeyen kişiler için yazdığım yazıda da ele almıştım: bir yakınınızın gelmemesi, sizin destek almanızı anlamsız kılmaz. İlişki ergen-ebeveyn ilişkisi olduğunda ise bir fark var; burada evin kurallarını ve günlük düzeni belirleyen taraf sizsiniz, dolayısıyla değişebilecek alan da daha geniştir.

Evde konuşmanın nasıl tıkandığını ve hangi alışkanlıkların tartışmayı büyüttüğünü merak ediyorsanız aile içi iletişim yazısı bu kısmı ayrıntılandırıyor.

Hangi Durumda Beklememelisiniz?

Ergeninizin onayını beklemenin uygun olmadığı durumlar var. Burada ölçü belirti saymak değil, değişimin süresi ve nerelere yayıldığıdır. Birkaç haftadır süren ve evin dışında da görülen bir değişiklik, ergeniniz istemese bile bir değerlendirme istemeniz için yeterli olabilir.

Dikkat edilebilecek durumlar arasında uykunun sürekli bozulması, sosyal ortamlardan geri çekilme, daha önce severek yaptığı şeylere karşı ilgisinin kesilmesi, belirgin ve süren davranış değişikliği ve kendine bakımın aksaması sayılabilir. Okul devamsızlığının artması da evde fark edilmeden büyüyebilen bir işarettir.

Bu başlıkların hiçbiri tek bir nedene bağlanmamalıdır. Uyku, iştah ve enerji değişiklikleri bedensel bir nedenden de kaynaklanabilir; böyle durumlarda tıbbi değerlendirme ayrıca gereklidir. Psikolojik destek ile hekim değerlendirmesi birbirinin yerine geçmez.

Acil yardım gereken durumlar

Ergeniniz kendine zarar vermekten söz ediyor, yaşamak istemediğini söylüyor ya da kendine zarar verecek bir davranışta bulunduysa bu bir randevu konusu değildir. Onun onayını, uygun zamanı ya da bir görüşme planını beklemeyin; gecikmeden 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

İlk Görüşmede Neleri Sorabilirsiniz?

İlk görüşmeye bir soru listesiyle gitmek hakkınızdır ve bu, sürecin nasıl yürüyeceğini baştan netleştirir. Şunları sorabilirsiniz: Ergenlerle çalışma konusunda hangi eğitim ve çalışma deneyimine sahipsiniz? Süreç nasıl ilerliyor ve ailenin rolü ne oluyor? Ergenim gelmezse görüşmeler nasıl yürür?

Gizlilik sorusunu açıkça sormak özellikle önemlidir: ergenle konuşulanların ne kadarı aileyle paylaşılır, hangi durumlarda paylaşım zorunlu olur ve bu sınırlar ergene nasıl anlatılır? Gizliliğin sınırlarını görüşmenin başında konuşmak, ergeninizin en büyük endişesini doğrudan karşılar. Bu sınırlar her görüşmede aynı biçimde tanımlanmaz; sormadan varsaymayın.

Ergeninizin kendi soracağı sorular da vardır. Ona “merak ettiğin bir şey olursa ilk görüşmede sorabilirsin” demek, gitmeyi kabul etmesinden bağımsız olarak teklifin biçimini değiştirir. Örneğin “anlattıklarım anneme söylenecek mi” sorusunu kendisi sorduğunda, yanıtı sizden değil doğrudan uzmandan almış olur.

Ergen danışmanlığının nasıl yürüdüğünü, görüşmelerin kimlerle yapıldığını ve ailenin sürece nasıl katıldığını ergen danışmanlığı sayfasında adım adım bulabilirsiniz.

Görüşme Hakkında Bilgi Almak

Ergeninizle bu konu her açıldığında aynı yere varıyorsa atılacak tek bir adım var: 0543 108 25 76 numaralı telefondan arayıp sürecin nasıl yürüdüğünü ve size uygun zamanı sormak. Bu ilk temasın amacı bir karar vermeniz değil, ergeniniz gelmese bile nasıl ilerlenebileceğini öğrenmenizdir. Görüşmeler Adana ve Çukurova çevresinde yüz yüze, Türkiye’nin diğer illerinden online yapılabilir.

Sık Sorulan Sorular

Ergenimi terapiye zorla götürebilir miyim?

Yasal olarak ergeniniz reşit değilse onun adına başvuruyu siz yaparsınız; fakat görüşmenin işe yaraması katılımına bağlıdır. Zorlayarak getirilen bir ergen çoğunlukla sessiz kalır ve bu deneyim sonraki tekliflerin önünü kapatır. Güvenlik riski varsa bu değerlendirme farklıdır ve beklenmez.

Ergenim gelmezse ben tek başıma görüşmeye gidebilir miyim?

Evet. Ebeveyn görüşmesi tek başına yürütülebilen bir süreçtir. Burada çalışılan konu ergeninizin değerlendirilmesi değil, evdeki döngünün nasıl işlediği ve sizin hangi noktada ne yapabileceğinizdir.

Görüşmede konuşulanlar bana anlatılır mı?

Ergenle yapılan görüşmelerde gizliliğin nasıl işlediği ve ailenin neyi öğreneceği baştan konuşulur; bu çerçeve her yerde aynı biçimde tanımlanmaz. Bu nedenle ilk görüşmede doğrudan sormanız en doğrusudur. Güvenlikle ilgili durumlar bu çerçevenin dışında ele alınır.

Ergenim “bir kez giderim” dedi, bu yeterli mi?

Başlangıç için yeterlidir. Tek görüşme, ergenin sürece kendi kararıyla girmesini sağlayan en pratik yoldur. İkinci görüşmeye gidip gitmeyeceğine kendisinin karar vereceğini baştan söylemek, ilk görüşmenin daha açık geçmesine yardımcı olur.

Online görüşme ergenler için uygun mu?

Birçok ergen için evden katılmak, bir yere gitmekten daha kolaydır ve bu, başlamayı kolaylaştırabilir. Burada bakılacak şey ergeninizin görüşme sırasında yalnız kalabileceği bir odasının olup olmadığıdır; başkalarının duyabildiği bir ortamda görüşme açık yürümez.

Arkadaşlarıyla konuşuyor, bu yeterli değil mi?

Arkadaş desteği değerlidir ve küçümsenmemelidir. Buna karşılık akranların rolü dinlemekle sınırlıdır; süren bir zorlanmada yön verme sorumluluğunu taşıyamazlar. Ergeninizin arkadaşlarıyla konuşuyor olması, bir uzmanla görüşme ihtiyacını tek başına ortadan kaldırmaz.

Ergenim bu konuyu diğer aile üyeleriyle konuşmamı istemiyor, ne yapmalıyım?

Kiminle ne kadar paylaşacağınız konusunda ergeninizin görüşünü almak, güveni koruyan bir adımdır. Bunu bir söz vermeye dönüştürmeden, “kime ne söyleyeceğimi seninle konuşacağım” demek çoğu zaman yeterlidir. Güvenlikle ilgili bir durum varsa paylaşım kaçınılmazdır ve bunu ona açıkça söylemek gerekir.

Ergeniniz danışmanlığa gelmek istemiyorsa

En pratik adım telefonla arayıp sürecin nasıl yürüdüğünü sormaktır. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Adana'da yüz yüze ya da Türkiye'nin her yerinden online görüşebilirsiniz.

Bu yazı bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Aile ve Evlilik

Kayınvalide Sorunu ve Geniş Aile Çatışmaları: Evliliği Korumanın Yolları

Kayınvalide ve geniş aile gerginliği çoğu zaman tek bir kişinin tutumundan değil, eşlerin karar…
Aile ve Evlilik

Aldatma Sonrası Güven ve Sadakat

Aldatma Sonrası Güven Yeniden Tesis Edilebilir mi? Adana Evlilik Terapisi Yaklaşımları   Aldatma sonrasında…
Aile ve Evlilik

Romantik İlişkilerde Güven İnşası

Romantik İlişkilerde Güven İnşası Romantik İlişkilerde Güven İnşası: Danışmanlık Ne Der? Romantik ilişkilerde güven,…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara