TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Güncel

Psikolog İle Psikiyatrist Arasındaki Farklar Nelerdir?

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 8 dakika okuma
Psikolog ile psikiyatrist arasındaki benzerlikler nelerdir?

Kısa cevap: Psikiyatrist, tıp fakültesini bitirdikten sonra ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık eğitimi almış bir hekimdir; tıbbi tanı koyabilir ve ilaç yazabilir. Psikolog ise psikoloji lisans eğitimi almış meslek elemanıdır; ilaç yazamaz, çalışmasını görüşme, psikolojik değerlendirme ve konuşmaya dayalı terapi yöntemleri üzerinden yürütür. İki meslek birbirinin alternatifi değil, çoğu zaman birbirini tamamlayan parçalardır.

Ruhsal bir sıkıntı yaşadığınızda “Kime gitmeliyim?” sorusu çoğu zaman ilk adımı zorlaştırır. Bu yazıda psikolog ile psikiyatrist arasındaki farkları eğitim, yetki, çalışma biçimi ve hangi durumda kime başvurulabileceği açısından sade bir dille anlatıyor; psikolojik danışman ve psikoterapistin bu tablonun neresinde durduğunu da açıklıyoruz.

Psikolog ile psikiyatrist arasındaki temel fark nedir?

En belirleyici fark, eğitimin türünden doğar. Psikiyatrist bir tıp doktorudur; beden ve ruh sağlığını birlikte değerlendirebilir, gerektiğinde tahlil ve tetkik isteyebilir, ilaç tedavisi başlatabilir ve bu tedaviyi izleyebilir. Psikolog ise insan davranışını, duyguları ve düşünce süreçlerini inceleyen psikoloji biliminin eğitimini almıştır; ilaç yazma yetkisi yoktur.

Bu fark, iki mesleğin birbirinden “daha iyi” ya da “daha hafif” olduğu anlamına gelmez. Her biri farklı bir ihtiyaca yanıt verir. Bazı kişiler için yalnızca konuşmaya dayalı bir süreç yeterli olurken, bazıları için ilaç desteği ve düzenli psikoterapi birlikte yürütülür.

Eğitim yolları nasıl ayrılır?

Psikiyatristin eğitimi

Psikiyatrist olmak için önce tıp fakültesini bitirip hekim olmak, ardından ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzmanlık eğitimini tamamlamak gerekir. Çocuk ve ergen psikiyatrisi ise ayrı bir uzmanlık dalıdır; çocuklar ve gençlerle çalışan hekimler bu alanda uzmanlaşır.

Psikoloğun eğitimi

Psikolog, üniversitelerin psikoloji bölümünden lisans derecesi almış kişidir. Lisans sonrasında klinik psikoloji alanında yüksek lisans ya da doktora yapanlar, sağlık alanındaki mevzuat çerçevesinde “uzman klinik psikolog” unvanını kullanabilir. Klinik psikologlar psikolojik test ve değerlendirme araçlarını uygulama, yorumlama ve psikoterapi süreçleri yürütme konusunda daha kapsamlı bir eğitim almış olur.

Psikolojik danışmanın eğitimi

Psikolojik danışman, eğitim fakültelerindeki Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) bölümünden mezun olan meslek elemanıdır. Bu eğitim; görüşme becerileri, danışma kuramları, bireysel ve grup danışmanlığı, gelişim dönemleri ve etik ilkeler üzerine yoğunlaşır. PDR mezunu biri “psikolog” unvanını kullanmaz; unvanı psikolojik danışmandır. Bu iki meslek arasındaki ayrıntıları psikolojik danışman ile psikolog arasındaki fark yazımızda ayrıca ele aldık.

Hangisi ilaç yazabilir, hangisi tanı koyar?

İlaç yazma yetkisi hekimlere aittir; ruhsal rahatsızlıklarda bu hekim çoğunlukla psikiyatristtir. Psikolog, psikolojik danışman ya da psikoterapist ilaç öneremez, ilaç dozunu değiştiremez ve ilacın bırakılması konusunda yönlendirme yapamaz. İlaç kullanan biri için bu kararlar her zaman ilacı yazan hekimle birlikte verilir.

Tanı konusunda da benzer bir ayrım vardır. Psikiyatrist, tıbbi muayene ve değerlendirme sonucunda resmî tanı koyar, rapor düzenleyebilir. Psikologlar ise görüşme ve psikolojik testlerle kişinin durumunu ayrıntılı biçimde değerlendirir; bu değerlendirme tanı sürecine önemli katkı sağlar ve terapinin yönünü belirlemeye yardımcı olur.

  • Psikiyatrist: tıbbi muayene, tanı, ilaç tedavisi ve izlemi, gerektiğinde yatarak tedavi yönlendirmesi, psikoterapi.
  • Psikolog / klinik psikolog: psikolojik değerlendirme ve testler, konuşmaya dayalı terapi yöntemleri, psikoeğitim.
  • Psikolojik danışman / psikoterapist: bireysel, çift ve aile görüşmeleri, duygusal ve ilişkisel zorluklarda konuşmaya dayalı destek, gerektiğinde hekime yönlendirme.

Hangi durumda psikiyatriste, hangi durumda psikoloğa başvurmalısınız?

Kesin bir sınır çizmek her zaman mümkün değildir; yine de aşağıdaki çerçeve karar vermenizi kolaylaştırabilir.

Önce psikiyatriste başvurmanın uygun olabileceği durumlar

  • Uyku, iştah ve günlük işlevselliğin belirgin biçimde bozulduğu, haftalardır süren yoğun çökkünlük
  • Gerçeklikle bağın zayıfladığı düşünceler, başkalarının duymadığı sesleri duyma gibi deneyimler
  • Aşırı hareketlilik, uykusuzluk ve dağınık düşüncelerle giden dönemler
  • Madde ya da alkol kullanımının kontrolden çıkması
  • Hâlihazırda ilaç kullanıyor ve yan etki ya da doz konusunda sorularınız varsa

Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız randevu beklemeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ya da en yakın hastanenin acil servisine başvurun.

Konuşmaya dayalı desteğin öne çıkabileceği durumlar

  • Stres, kaygı ve zorlayıcı duygularla baş etmekte güçlük
  • İlişki, evlilik ve aile içi iletişim sorunları
  • Kayıp, ayrılık ya da yaşam değişikliklerinin ardından gelen uyum güçlükleri
  • Özgüven, karar verme ve kendini tanıma ihtiyacı

Hangi başlığa girdiğinizden emin değilseniz bu bir engel değildir. Konuşmaya dayalı destek veren bir meslek elemanı ilk görüşmelerde durumunuzu değerlendirir ve ilaç desteğinin gerekebileceğini düşündüğü durumda sizi bir psikiyatriste yönlendirir. Psikiyatrinin rolünü daha ayrıntılı merak ediyorsanız psikiyatristin önemi yazısına göz atabilirsiniz.

Psikolog ile psikiyatrist hangi yönleriyle benzerdir?

İki meslek farklı eğitimlerden gelse de ortak bir zeminde buluşur. Her ikisi de ruh sağlığı alanında çalışır, kişinin yaşadığı zorluğu yalnızca belirtilerden ibaret görmeden bütün olarak anlamaya çalışır ve mesleki etik kurallara bağlıdır. Gizlilik, danışanın onayı ve saygılı bir ilişki her iki meslek için de temeldir.

Psikoterapi de ortak alanlardan biridir. Psikiyatristlerin bir kısmı ilaç tedavisinin yanında psikoterapi de uygular; psikologlar ve psikolojik danışmanlar ise bilişsel davranışçı yaklaşım, psikodinamik yaklaşım, çözüm odaklı yaklaşım ya da sistemik aile ve çift terapisi gibi farklı ekollerde eğitim alarak çalışabilir. Her iki meslek de alanındaki gelişmeleri izlemek için eğitimini meslek hayatı boyunca sürdürür.

Psikolojik danışman ve psikoterapist bu tablonun neresinde durur?

“Psikoterapist” belirli bir lisans bölümünün adı değildir. Psikoloji, psikolojik danışmanlık ya da tıp gibi bir temel eğitimin üzerine, belirli bir psikoterapi yaklaşımında kuramsal eğitim, uygulama ve süpervizyon alarak konuşmaya dayalı terapi yürüten meslek elemanlarını tanımlar. Bu yüzden bir psikoterapistin hangi temel eğitimden geldiğini ve hangi yaklaşımla çalıştığını sormak her zaman yerindedir. Konuyu psikoterapist kime denir yazımızda daha ayrıntılı işledik.

Mehmet Ulubey, Uludağ Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunu bir Psikolojik Danışman ve Psikoterapisttir. Çalışmalarını ilaç tedavisi içermeyen, konuşmaya dayalı bireysel, çift ve aile görüşmeleri üzerinden yürütür; ilaç desteği gerekebilecek durumlarda danışanın bir psikiyatriste başvurmasını önerir. Mesleki geçmişi hakkında hakkımda sayfasından bilgi alabilirsiniz.

Psikiyatrist ve psikoterapist birlikte çalışabilir mi?

Evet, pek çok durumda en uygun yol budur. Örneğin yoğun kaygı ya da depresyon yaşayan biri, psikiyatrist tarafından başlanan ilaç tedavisini sürdürürken aynı dönemde düzenli terapi görüşmelerine de devam edebilir. İlaç belirtilerin şiddetini azaltmaya yardımcı olurken, terapi görüşmeleri kişinin kendini anlamasına, düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesine ve yeni baş etme yolları geliştirmesine alan açar.

Bu iş birliğinde iletişim önemlidir. Terapiye başlarken kullandığınız ilaçları ve takip eden hekiminizi paylaşmanız, sürecin güvenli ilerlemesine yardımcı olur. İlacınızla ilgili her soruyu ise hekiminize yöneltmelisiniz.

Görüşmeye nasıl başlayabilirsiniz?

Konuşmaya dayalı bir destek arıyorsanız bireysel danışmanlık sayfasından süreç hakkında bilgi alabilir, randevu sayfasından ilk görüşmenizi planlayabilirsiniz. Yüz yüze görüşmeler Adana’da yapılır; Çukurova çevresindeki Hatay, Mersin, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Gaziantep’ten gelen danışanlar da yüz yüze görüşebilir. Diğer illerde ve yurt dışında yaşayanlar için görüşmeler online yürütülür.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY ile görüşmek isterseniz 0543 108 25 76 numarasını arayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Psikolog ilaç yazabilir mi?

Hayır. Türkiye’de ilaç yazma yetkisi hekimlere aittir. Psikolog, psikolojik danışman ya da psikoterapist ilaç öneremez ve ilacın dozunu değiştirme ya da bırakma konusunda yönlendirme yapamaz; bu kararlar ilacı yazan hekimle verilir.

Psikiyatriste gitmek ağır bir hastalığım olduğu anlamına mı gelir?

Hayır. Psikiyatriste başvurmak yalnızca ağır durumlar için değildir; uyku sorunları, kaygı ya da uzun süren isteksizlik gibi pek çok yakınma için de hekim değerlendirmesi yararlı olabilir. Başvurmak, kendinize özen göstermenin bir yoludur.

Önce psikoloğa mı, psikiyatriste mi gitmeliyim?

Günlük işlevselliğiniz belirgin biçimde bozulduysa, gerçeklikle bağın zayıfladığı deneyimler yaşıyorsanız ya da zarar verme düşünceleriniz varsa önce psikiyatriste başvurmanız uygundur. Diğer durumlarda konuşmaya dayalı destekle başlayabilirsiniz; ihtiyaç görülürse zaten hekime yönlendirilirsiniz.

Psikolojik danışman ile psikolog aynı şey mi?

Hayır. Psikolog psikoloji bölümünden, psikolojik danışman ise Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezundur. İki meslek de konuşmaya dayalı destek verebilir; unvanlar ve eğitim içerikleri farklıdır.

Online görüşme psikiyatrist görüşmesinin yerini tutar mı?

Online terapi görüşmeleri konuşmaya dayalı destek için bir seçenektir; ancak tıbbi muayene, tanı ve ilaç tedavisinin yerine geçmez. İlaç ihtiyacı olabileceği düşünülüyorsa bir psikiyatristle ayrıca görüşmek gerekir.

Konuşmaya dayalı destekle başlamak ister misiniz?

İlaç içermeyen bireysel görüşmelerde yaşadığınız zorluğu birlikte değerlendirir, gerektiğinde bir psikiyatriste başvurmanızı öneririz. Adana'da yüz yüze ya da online görüşebilirsiniz.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Güncel

Evlilikte Özür Dilemek Neden Zor? Özür ve Güven

Evlilikte Özür Dilemek Neden Zor? Samimi Özür, Affetme ve Güvenin Yeniden Kurulması “Eşim yaptığı…
Güncel

Evlilikte Eşler Neden Susar? Küslük ve Sessizlik Döngüsü

Evlilikte Eşler Neden Susar? Küslük, Kaçınma ve Sessizlik Döngüsü Evlilikte bazı tartışmalar bağırışla değil,…
Güncel

Çift Terapisine Ne Zaman Gidilmeli? 10 Önemli İşaret

Aynı tartışmaların tekrarlanması, duygusal uzaklaşma ve güven kaybı çift terapisi ihtiyacını gösterebilir. Ne zaman…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara