TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Psikolojik Sorunlar

Bilişsel Davranışçı Terapi ve EMDR Nedir? Yurt Dışından Online Görüşmede Yöntem Nasıl Belirlenir?

BDT ve EMDR’nin kısa tanımı, yöntem adının neden ilk görüşmelerde birlikte belirlendiği, dört soruluk hazırlık notu, travma için değerlendirme sınırı ve online görüşmede yöntem konuşmasının akışı.

Psikoterapist Yayımlandı 13 dakika okuma
Mutfak masasında oturan bir adam, kapalı dizüstü bilgisayarın kapağını yavaşça açıyor.

Bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve EMDR iki ayrı psikoterapi yaklaşımıdır. Hangisinin size uyduğu, ikisinin de gerekip gerekmediği yöntem adından değil, yaşadığınız zorluk ve hedefleriniz üzerinden, ilk görüşmelerde terapistle birlikte konuşularak belirlenir ve kişiden kişiye değişir. Bu yazı o konuşmanın nasıl yürüdüğünü anlatıyor.

Bilişsel davranışçı terapi online görüşmelerde de değerlendirilebilen bir yaklaşımdır; EMDR ise ilk görüşmede birlikte konuşulan bir başka seçenektir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır, yurt dışında ofisimiz yoktur. Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp üzerinden yazabilir ya da randevu sayfasından talep bırakabilirsiniz.

BDT ve EMDR nedir, ilk bakışta birbirinden farkı ne?

Terapist profillerinde, forumlarda ve tanıdık tavsiyelerinde bu iki kısaltma yan yana geçer. Aralarındaki fark çoğunlukla çalışma biçimindedir; bazı yakınmalarda ikisi de değerlendirilebilir. Teknik ayrıntıyı mevcut yazılarımıza bırakıp burada yalnızca yön gösteren bir özet veriyoruz.

  • BDT: düşünce, duygu, bedendeki tepki ve davranışın birbirini nasıl beslediğine bakar. Ağırlık çoğunlukla bugünkü zorlanmada ve gündelik hayatta denenebilecek küçük adımlardadır. Seansın nasıl ilerlediğini bilişsel davranışçı terapi yazısında anlattık.
  • EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): zorlayıcı, yoğun anılarla yapılandırılmış adımlarla çalışan bir yaklaşımdır. İngiltere’nin sağlık hizmeti NHS, konuşma terapileri sayfasında EMDR’ı, terapistle travmatik anılar hakkında konuşurken göz hareketi gibi bir hareketin yapıldığı bir yöntem olarak tarif ediyor. Mehmet Ulubey’in görüşmelerinde EMDR uygulanıyor; yöntemin kendisini EMDR yazımızda ele aldık.

İkisini birbirinin ileri sürümü ya da rakibi gibi okumak yanıltır. Bir kişi için yalnızca biri, bir başkası için ikisi de gündeme gelmeyebilir; çözüm odaklı çalışma gibi başka çerçeveler de olabilir. Bu yazı, hangisinin “daha iyi” olduğunu değil, o kararın görüşmede nasıl şekillendiğini anlatıyor.

“Hangi yöntem?” sorusuna ilk seansta kim cevap verir?

İlk mesajında bunu soran biri çoğu zaman bir isim bekler: “BDT” ya da “EMDR”. Gerçekte yöntem adı, görüşmeden önce elde edilen bir bilgi değil, görüşmelerde anlattıklarınızla birlikte netleşen bir sonuçtur. Bunun üç somut nedeni var.

Birincisi, aynı yakınma farklı yerlerden beslenebilir. “Geceleri uyuyamıyorum” cümlesinin arkasında yoğun bir iş dönemi, yeni bir ülkede kurulamayan düzen, bir ayrılık ya da etkisi bugün de süren geçmiş bir olay olabilir. Bunlardan hangisinin öne çıktığı sorulmadan yöntem adı koymak, soruyu duymadan cevap vermek olur.

İkincisi, hedef yolu değiştirir. “Önümüzdeki ay işe gidip gelebilmek” ile “yıllardır peşimi bırakmayan bir anıyla birlikte yaşamayı değiştirmek” farklı sıralamalar ister. Üçüncüsü, hazır olma durumu: zor bir konuya yaklaşmadan önce kendinizi güvende hissetmeniz, seanslar arasında sizi sakinleştiren yolların bulunması da bu konuşmanın parçasıdır.

NHS’in BDT sayfası da bu sıralamayı anlatıyor: önce bir terapistle değerlendirme görüşmesi yapılıyor, hangi terapinin önerileceği bundan sonra belirleniyor ve öneri BDT olabileceği gibi başka bir terapi türü de olabiliyor. Aynı sayfada görüşmelerin yüz yüze, çevrim içi ya da telefonla yapılabildiği belirtiliyor; yani görüşmenin ekran üzerinden yapılması bu çerçevede yadırganan bir şey değil. Ekranlı seansın nasıl işlediğini merak ediyorsanız görüntülü psikoterapi yazısına bakabilirsiniz.

Kısacası ilk seansta yöntemi “kim söyler” sorusunun cevabı şu: terapist bir öneri ve gerekçe sunar, siz ihtiyacınız ve çekincelerinizle karşılık verirsiniz. Dinlenmeden, tek cümlelik bir kesinlikle yöntem adı söylendiğini fark ederseniz şunu sorabilirsiniz: “Bunu anlattıklarımın hangi kısmına bakarak söylüyorsunuz?”

Yöntem adının yanında bir şey daha bu konuşmaya dâhil: görüşmede kendinizi ne kadar rahat anlatabildiğiniz, sorularınızın nasıl karşılandığı ve temponun birlikte ayarlanıp ayarlanamadığı. Bunlar yöntemin adından ayrı ama yöntem kadar işe yarar bilgilerdir. Çerçeve size uymuyorsa bunu görüşmede söylemeniz, planın sizin için yeniden düşünülmesine imkân verir.

Siz bir yöntem istiyor, terapist başka bir sıra öneriyorsa

Görüşmeye EMDR’ı aklınıza koyarak gelmiş olabilirsiniz ve terapist önce başka bir basamaktan söz edebilir; ya da tersi olur. Bu bir çelişki olmak zorunda değil. Kendinize ve terapiste şu iki soruyu sorabilirsiniz: “Bu sırayı neden öneriyorsunuz?” ve “Hangi noktada diğerine geçmeyi birlikte düşünürüz?” Gerekçesi anlatılan bir sıra, adı söylenen bir yöntemden daha çok şey söyler. Gerekçeyi anlamadıysanız tekrar sormak yerinde bir adımdır.

Yöntem konuşmasına hazırlanmak için hangi dört soruya bakabilirsiniz?

Terapiste ne anlatacağınızı bilmiyorsanız yöntem adlarını ezberlemek yerine dört soruya kendi cümlelerinizle cevap vermek işe yarayabilir. Bunlar bir test değil; puanı, doğru ya da yanlış cevabı yok.

Bir kadın sokak kenarında ayakta, telefonuna sesli not bırakırken düşüncelerini topluyor.
  • Beni getiren şey ne, en çok nerede kendini gösteriyor? Bir sahne seçin: bir toplantı, bir gece, bir telefon görüşmesi.
  • Bu bugün hâlâ sürüyor mu, yoksa geçmişteki bir olay mı ağır basıyor? İkisi birden olabilir, emin değilseniz “emin değilim” yazmanız yeterli.
  • Bu görüşmelerden ne değişsin istiyorum? Büyük bir hedef şart değil; “pazar akşamları rahat uyumak” gibi küçük bir cümle de hedeftir.
  • Neye hazırım, neyi daha yavaş konuşmak isterim? Seanslar arasında küçük denemelere zaman ayırabilir misiniz, bazı konulara yaklaşmak için daha çok zamana mı ihtiyacınız var?

Cevapları tek bir notta toplayabilirsiniz: “Beni getiren şey …; en çok … anlarda yaşıyorum. Bunun bugün de sürdüğünü / geçmişteki bir olayla ilişkili olduğunu düşünüyorum / emin değilim. Görüşmelerden … değişmesini istiyorum. … konularını konuşmaya hazırım, … konusunda yavaş gitmek isterim.” Boş bıraktığınız yerler olması sorun değil. Notu ilk mesaja eklemeniz gerekmiyor; ilk görüşmede okuyabilir ya da yalnızca bir başlangıç olarak yanınızda tutabilirsiniz.

Yazmak yerine konuşmak sizi daha az yoruyorsa, aynı dört soruyu telefonunuza kendi sesinizle bir not olarak da bırakabilirsiniz. Önemli olan, görüşmenin başında “nereden başlayacağımı bilmiyorum” noktasında kalmamanız. Ortak bir telefon ya da bilgisayar kullanıyorsanız notu başkalarının görebileceğini aklınızda tutun; isterseniz kâğıda yazıp görüşmeden sonra saklamak ya da atmak sizin tercihinizdir.

Aynı not, karşı tarafa yöneltebileceğiniz soruları da şekillendirir. Yöntem konuşmasında şu üçü işinize yarayabilir:

  • “Anlattıklarıma bakınca ilk üç görüşmede neler yapacağız?”
  • “Bu yaklaşımı benim durumumda nasıl anlatırsınız?”
  • “Hedefimizi ne zaman birlikte gözden geçireceğiz?”

Yanıt terimlerden oluşuyorsa gündelik bir örnekle anlatılmasını isteyebilirsiniz. Üçüncü soru, yöntemin sabit bir söz değil, gözden geçirilen bir plan olduğunu da netleştirir.

İki farklı yakınmada yöntem değerlendirmesi nasıl değişebilir?

Aşağıdaki iki cümle birer tanı değil; yöntem sorusunun hangi yakınmada nasıl farklı yerlere gidebileceğini göstermek için seçildi.

“Kapıyı kilitledim mi diye tekrar tekrar kontrol ediyorum.” Burada terapist genellikle düşünce, duygu ve davranışın döngüsüne bakar: kontrol etme isteği hangi düşünceyle geliyor, kontrol ettikten sonra ne hissediyorsunuz, günlük yaşamda neleri bırakıyor ya da erteliyorsunuz? Bu sorular BDT çerçevesinde sık konuşulan sorulardır. Takıntı ve kontrol davranışlarında terapi ile ilaç arasındaki farkı OKB ve BDT yazısında okuyabilirsiniz.

“Yıllar önce olan şey, bir ses ya da kokuyla bugün de yaşanıyormuş gibi geliyor.” Burada soru başka bir yere gider: bu anı bugün hayatınızı nasıl etkiliyor, o anıyla çalışmaya şimdi mi başlamak istersiniz, öncesinde neye ihtiyaç duyarsınız? Bu noktada EMDR gibi travma odaklı çalışma da bir seçenek olarak konuşulabilir; ancak bu konuşma EMDR kararından önce güvenlik ve hazır olma sorularıyla başlar.

Üçüncü bir ihtimal, ikisinin birlikte bulunması ve hangisiyle başlayacağınızın konuşulmasıdır. Bu yüzden “Bende hangisi var?” diye kendinize tanı koymaya çalışmak yerine, yaşadığınız sahneyi anlatmak daha verimlidir.

Yurt dışından EMDR düşünüyorsanız: değerlendirme sınırı ve kriz anında ne yapılır?

Yoğun kabuslar, ani irkilmeler, belirli yerlerden kaçınmak ya da bir anının bedende yeniden yaşanması gibi yakınmalar tıbbi ve ruhsal bir değerlendirmeyi gerektirebilir. Bu yazı böyle bir değerlendirmenin yerine geçmez; kaza ve afet sonrası yakınmaların nasıl ele alındığını travma ve EMDR yazısında bulabilirsiniz. Uyku, iş yaşamı, ilişkiler ya da bedensel sağlığınız belirgin biçimde etkileniyorsa bunu görüşmenin başında söyleyin. Gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır; ilaç değerlendirmesi gerekiyorsa bulunduğunuz yerdeki bir hekime başvurulur.

EMDR’ın görüntülü görüşmede nasıl yürütüleceği ilk görüşmelerde konuşulur ve orada üç şeyi öğrenebilirsiniz: hangi adımların ekranda nasıl planlanacağını, görüşme ortamınızda neye dikkat edebileceğinizi ve seans sırasında zorlandığınızda ne yapacağınızı. Online görüşmenin sizin için uygun olup olmadığına ise online görüşmeye uygunluk yazısındaki sorularla önceden bakabilirsiniz. Görüşmelerin ekran üzerinden yürüyeceği bir çalışma için başlamadan önce üç şeyi netleştirmek isteyebilirsiniz: seansı duraklatmak için kullanacağınız bir işaret, bağlantı koparsa nasıl yeniden ulaşılacağı ve zorlandığınızda bulunduğunuz yerde başvurabileceğiniz bir destek. EMDR için sonuç ya da süre vaadi vermiyoruz: kaç görüşme gerektiği ve nasıl ilerlendiği kişiye göre değişir.

Kriz durumunda: Kendinize zarar verme düşünceniz varsa ya da şu anda güvende olmadığınızı hissediyorsanız randevuyu beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın veya en yakın acil servise gidin; mümkünse yanınızdaki ya da yakınınızdaki birine haber verin.

Online görüşmede yöntem konuşması nasıl yürür?

Seans süresi yaklaşık 60 dakikadır; görüşme görüntülü yapılır, saat farkı varsa randevu saati birlikte planlanır. Randevu mesajında hangi ülkede bulunacağınızı yazarsanız, görüşmenin o ülkedeki koşullar açısından nasıl planlanacağı birlikte konuşulur; ülkenizin düzenlemelerini ise ilgili kurumdan ya da kuruluştan teyit etmeniz yerinde olur.

Bir adam çalışma odasında pencereyi aralayıp masaya bir bardak su bırakıyor; masada kulaklık ve dizüstü bilgisayar var.

Yöntem konuşması da seans kadar rahat bir ortam ister. Özel bir oda seçebiliyorsanız, kulaklık kullanmak ve görüşme sırasında odada kimlerin bulunacağını önceden düşünmek işinize yarayabilir. Görüşmeden önce on dakika kadar boş bırakmak, bir bardak su hazırlamak ve odayı havalandırmak da sizi o konuşmaya hazırlamaya yardım eder. Bağlantı koparsa nasıl ilerleneceğini ilk görüşmede sorabilirsiniz.

Kamera, ses ve saat farkı için pratik hazırlığı ilk online seans rehberinde bulabilirsiniz.

Bulunduğunuz yerde bir hekim ya da kurum size bu yöntemlerden birini önerdiyse?

Yurt dışında yaşarken bir aile hekimi, bir kurum ya da başka bir terapist size yabancı dilde “CBT” veya “EMDR” önermiş olabilir. Bu öneriyi Türkçe bir görüşmeye taşımak istiyorsanız, önerinin ne için yapıldığını ve size verilen bilgiyi ilk görüşmede paylaşabilirsiniz. Elinizde yazılı bir not varsa onu da yanınıza alabilirsiniz; olmaması bir engel değil.

Burada iki ayrı soru var. Birincisi, size önerilen yöntemin neden önerildiği; ikincisi, aynı yöntemin Türkçe bir görüşmede, bu görüşmenin biçimiyle nasıl yürüyeceği. Birinci sorunun cevabı önerinin sahibindedir; ikincisi ilk görüşmelerde birlikte konuşulur. Bulunduğunuz yerdeki bir sürece zaten başlamışsanız onu bırakmanız gerekmez; Türkçe bir terapist ararken neye bakılabileceğini terapist arama rehberinde anlattık. Bir sürecin ortasındaysanız, hangi tarafla neyi konuşacağınızı öğrenmek için ilk görüşmede “şu anda şu süreçteyim” demeniz yeterli.

Seçilen yol size uymuyorsa ya da ilk seanslar zor geliyorsa ne yapabilirsiniz?

Seçilen yöntem gerektiğinde birlikte yeniden değerlendirilir. İki üç görüşmeden sonra kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: “Burada çalıştığımız şey, getirdiğim hedefe yaklaştırıyor mu, yoksa başka bir şey mi konuşuyoruz?” Cevap “emin değilim” bile olsa bu görüşmeye taşınacak değerli bir bilgidir.

Konular ağır olduğunda seans sonrasında yorgunluk ya da dalgınlık hissetmek şaşırtıcı değil. Bu his gün boyu sürüyorsa, sizi korkutuyorsa ya da uykunuzu belirgin biçimde bozuyorsa bir sonraki seansı beklemeden ve ilk fırsatta bunu paylaşın. Tempo, konu ve yöntem birlikte yeniden ayarlanabilir; “bugün bu kadarını konuşmak istiyorum” demek bir sınır belirlemektir, süreci bozmak değildir.

İlk görüşmede ne olur?

İlk görüşmede tanışırız, sizi getiren konuyu dinleriz ve ne istediğinizi birlikte netleştiririz. Yöntem hakkında bir fikir paylaşıldığında gerekçesi de anlatılır. Seans sıklığı ve randevu değişikliği gibi çerçeve bilgileri de bu görüşmede verilir; devam edip etmeyeceğiniz görüşmenin sonunda netleşir.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta ya da geri ödeme gibi ayrıntılarda randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Genel ücret bilgisi ücretler sayfasında yer alır.

Bir yöntem adı seçmek zorunda değilsiniz. “Yurt dışında yaşıyorum, BDT ve EMDR hakkında düşünüyorum, ilk görüşmede nasıl ilerleyeceğimizi öğrenmek istiyorum” yazmanız yeterli. Bunu WhatsApp üzerinden iletebilir ya da randevu talebi bırakabilirsiniz. Süreci genel olarak psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasında bulabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

BDT ve EMDR’yi aynı anda almak gerekir mi?

Gerekmez. Bazı süreçlerde tek bir çerçeve yeterli olabilir, bazılarında farklı dönemlerde farklı yaklaşımlar gündeme gelebilir. Hangisinin ne zaman uygun olduğu, ilk görüşmelerde hedefiniz ve hazır oluşunuzla birlikte konuşulur.

Daha önce başka bir yerde BDT ya da EMDR denedim; bunu söylemeli miyim?

Evet, söyleyebilirsiniz. Ne denendi, kaç görüşme sürdü, size ne iyi geldi, neyi zorladı gibi bilgiler yeni sürecin planını kolaylaştırır. Önceki deneyim iyi gitmediyse bu, sizin için hiçbir yöntemin uygun olmadığı anlamına gelmeyebilir.

Hangi yöntemi istediğimi bilmiyorum; yine de randevu talep edebilir miyim?

Edebilirsiniz. Yöntem adı randevu için bir ön koşul değil. İlk mesajda yalnızca yurt dışında yaşadığınızı ve ilk görüşmeyle ilgili bilgi almak istediğinizi yazmanız yeterli.

Zor anılarımı anlatmaya hazır değilsem ne olur?

“Hazır değilim” de görüşmede kullanılabilen bir bilgidir. Neyi, ne zaman ve ne kadar konuşacağınız birlikte ayarlanır. Bir konuya yaklaşmak için önce başka bir konuda rahatlamak istiyorsanız bunu açıkça söyleyebilirsiniz.

Seanslar arasında bir çalışma istenirse yoğun programıma uyar mı?

Böyle bir çalışma gündeme gelirse kapsamı ve süresi gerçekçi programınıza göre planlanır. Yapamayacağınız bir şeyi kabul etmek zorunda değilsiniz; ilk görüşmede haftanızın nasıl işlediğini anlatmanız bu planı kolaylaştırır.

İnternette okuduğum yöntem tarifi seansta olanla aynı mı?

Genel bir tarif, yöntemin ana fikrini verir; seansta ise o fikir sizin durumunuza uyarlanır. Bir kaynakta okuduğunuz adımlar sizde farklı sırayla ya da farklı yoğunlukta gündeme gelebilir. Terapistin yöntemi sizin durumunuzda nasıl yürüteceğini anlatmasını isteyebilirsiniz.

Yurt dışında ilaç kullanıyorum; bu yöntem seçimini etkiler mi?

Kullandığınız ilacı ilk görüşmede söylemeniz yararlıdır. İlacın başlanması, doz değişikliği ya da bırakılması hekim kararıdır; bu konuda görüşmeler arasında kendi başınıza değişiklik yapmamanızı, sorularınızı ilacı yazan hekime iletmenizi öneririz.

Yöntem adını bilmeden WhatsApp’tan sorabilirsiniz

Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e WhatsApp’tan yazın; yurt dışından Türkçe online görüşme hakkındaki sorularınızı iletin. İsterseniz randevu talebini sayfadan da bırakabilirsiniz.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Kronik Stresin Bedensel Sinyalleri: Gerginliği Düzenlemek İçin Psikolojik Yollar

Kronik stresin uyku, kas gerginliği, mide, baş ağrısı ve çarpıntı gibi bedensel sinyalleri, hekim…
Psikolojik Sorunlar

Yurt Dışında İş Yerinde Mobbing ve Dışlanma: Yoğun Baskı Altında Ruhsal Olarak Ne Yaşanabilir?

Yurt dışında iş yerinde baskı ve dışlanmanın ruhsal etkisi: pazar akşamı gerginliği, e-posta korkusu,…
Psikolojik Sorunlar

Yurt Dışında Yoğun Tempoda Çalışanlar İçin Tükenmişlik ve Performans Kaygısı: Belirtiler ve Destek Yolları

Yurt dışında yoğun tempoda çalışırken tükenmişlik, yorgunluk ve performans kaygısı nasıl ayrılır; bir haftalık…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara