Trafik Kazası ve Doğal Afet Sonrası Travma: TSSB Belirtileri ve EMDR’nin Yeri
Trafik kazası ve deprem gibi afetlerden sonra görülen travma tepkileri, geçici stres ile TSSB ayrımı ve psikoterapide EMDR’nin yeri.
Trafik kazası ya da deprem gibi bir afetten sonra kâbus görmek, irkilmek, olayı hatırlatan yerlerden kaçmak ilk haftalarda sık görülen tepkilerdir ve birçok kişide zamanla hafifler. Bu tepkiler bir aydan uzun sürüyor, uykunuzu, iş yaşamınızı ya da araç kullanmanızı belirgin biçimde etkiliyorsa travma sonrası stres bozukluğu açısından değerlendirme istemek yerindedir. EMDR, bu süreçte kullanılabilen yöntemlerden biridir.
Olaydan sonra “artık eskisi gibi değilim” diyorsanız, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile ilk görüşme hakkında WhatsApp’tan bilgi alabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Yüz yüze görüşmeler Adana Çukurova’da, online görüşmeler Türkiye genelinde yapılır.
Kaza ya da afetten sonra hangi tepkiler görülebilir?
Kazanın ertesi günü direksiyona geçememek, deprem sonrası gece ışık açık uyumak ya da ayakkabıları yatağın yanına dizmek, olay sonrasında güvende hissetme ihtiyacıyla ilişkili olabilen davranışlardır. Dünya Sağlık Örgütü’nün travma sonrası stres bozukluğu bilgi notunda da belirtildiği gibi, bu tür olayları yaşayanların çoğu bir süre zorlanır ve zamanla kendiliğinden toparlanır; bir bölümünde ise belirtiler aylarca sürebilir.
Kaza ve afet sonrasında öne çıkan tepkiler dört grupta toplanır:
- Yeniden yaşama: Fren sesi, siren, binanın hafif sallanması ya da kamyon gürültüsüyle olayın sahnesinin zihne istemeden gelmesi; kâbuslar.
- Kaçınma: Kaza yerinden geçen yolu kullanmamak, arabaya yalnızca arka koltukta binmek, yüksek katlı binalara girmemek, olay hakkında konuşmayı kesmek.
- Sürekli tetikte olma: Trafikte frene sürekli basacakmış gibi gerilmek, gece her sesle uyanmak, çabuk öfkelenmek, dikkati toplayamamak.
- Kendine ve dünyaya bakışın değişmesi: “Daha dikkatli olsaydım”, “Kimseyi kurtaramadım” gibi suçluluk düşünceleri; hiçbir yerin güvenli olmadığı hissi.
İlk haftalardaki stres tepkisi mi, travma sonrası stres bozukluğu mu?
Olayın hemen ardından gelen yoğun tepkiler beklenen bir durumdur ve tek başına bozukluk anlamına gelmez. Ayırt edici olan süre ve günlük yaşama etkisidir. Belirtiler haftalar geçtikçe azalıyorsa toparlanma sürüyor olabilir. Bir ayı aşıp aynı yoğunlukta kalıyor ya da artıyorsa, işe gitmenizi, çocuğunuzu okula götürmenizi veya uyumanızı engelliyorsa bir uzmanla değerlendirmek gerekir. Günlük yaşamınız belirgin biçimde zorlanıyorsa destek almak için bir ayın dolmasını beklemeniz gerekmez. Tanıyı hekim koyar; belirtilerin klinik çerçevesi travma sonrası stres bozukluğu yazısında ayrıntılı anlatılır.
Kazada başınızı çarptıysanız ya da baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık gibi yeni bedensel yakınmalarınız varsa önce bir hekime başvurun. Bu belirtiler yalnızca psikolojik bir nedene bağlanmamalıdır.
Kaza ve afet travmasını farklı kılan nedir?
Trafik kazasında travmatik yaşantı çoğu zaman günlük hayatın tam ortasında durur: Her gün kullandığınız yol, işe gittiğiniz araç, çocuğunuzu okuldan aldığınız kavşak. Bu yüzden kaçınma hızla büyüyebilir; önce gece sürüşü bırakılır, sonra otoyol, sonra arabanın kendisi. Sigorta, hasar ve dava süreçleri de olayı aylarca yeniden anlatmayı gerektirir ve toparlanmayı zorlaştırabilir.

Deprem, sel ya da yangın gibi afetlerde ise yük çoğunlukla toplu yaşanır. Ev, mahalle ve düzen aynı anda sarsılır; sarsıntı geçtikten sonra da yeni bir binaya taşınmak, sık hissedilen artçılar ya da yıldönümleri belirtileri canlandırabilir. Aile bireyleri aynı geceyi farklı taşır: Biri hiç konuşmaz, diğeri sürekli anlatır. Ailece yaşanan bu süreç için ailevi travma sonrası psikolojik destek yazısı yol gösterebilir.
Çocuklarda tablo farklı görünebilir: Oyunda kazayı ya da depremi tekrar tekrar canlandırmak, yalnız uyumak istememek, karın ağrısı ya da daha önce kazanılmış becerilerde gerileme. Çocuk olayı anlatmasa da davranışındaki değişiklik bir işarettir.
Psikoterapide travmayla nasıl çalışılır, EMDR’nin yeri nedir?
Dünya Sağlık Örgütü, travma sonrası stres bozukluğunda en çok kanıta sahip psikolojik yaklaşımlar olarak travma odaklı bilişsel davranışçı terapi ile EMDR’yi (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) gösterir. Yani EMDR tek seçenek değildir; hangi yaklaşımın uygun olduğu kişinin öyküsüne, belirtilerine ve o günkü güvenliğine göre belirlenir.
Psikoterapi süreci genellikle üç adımda ilerler:
- Güvenlik ve dengeleme: Uyku, nefes ve beden farkındalığıyla yoğunluğu düşürme becerileri kazanılır. Olay çok yeniyse ya da hayat hâlâ düzene girmediyse süreç bir süre bu aşamada kalır.
- Anının işlenmesi: EMDR’de kişi anıyı uzun uzun anlatmak zorunda kalmadan, kısa sürelerle odaklanırken göz hareketleri ya da ritmik dokunuşlar gibi iki yanlı uyarımlar kullanılır. Amaç anıyı silmek değil, bugünkü yoğunluğunun azalmasına yardımcı olmaktır.
- Hayata geri dönüş: Kaçınılan yol, araç ya da bina adım adım ve kişinin hızında yeniden ele alınır.
EMDR her durumda ilk adım olmayabilir. Ağır dissosiyasyon (kopma, kendinden uzaklaşma) yaşayan, aktif madde kullanımı olan ya da güvenliği hâlâ tehdit altında olan kişilerde önce dengeleme çalışılır. EMDR’nin seans akışı ve kimlere uygun olmayabileceği Adana EMDR terapi yazısında ayrıntılı anlatılır. Ne kadar sürede ve ne ölçüde ilerleneceği kişiye göre değişir; kesin bir sonuç sözü verilemez.
Ağır depresyon, kendine zarar verme düşünceleri ya da madde kullanımı eşlik ediyorsa gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.
Seans süreci ve Adana Çukurova ofisindeki işleyiş
Görüşmeler Adana Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yüz yüze ya da online terapi ile Türkiye’nin her yerinden yapılır. Kaza sonrası araç kullanmak zorlaşmışsa ya da depremden etkilenen bir ilde yaşıyorsanız online görüşme ilk adımı kolaylaştırabilir. Seans yaklaşık 60 dakika sürer; görüşme sıklığı ilk görüşmeden sonra birlikte belirlenir.

İlk görüşmede ne olur?
İlk görüşmede olayın ayrıntılarını baştan sona anlatmanız beklenmez. Ne zaman yaşandığı, şu an hangi belirtilerin günlük hayatınızı en çok zorladığı, uyku ve iş düzeniniz, yanınızda kimlerin olduğu konuşulur. EMDR ya da başka bir yaklaşımın ne zaman ve nasıl kullanılacağı bu değerlendirmeden sonra planlanır.
Görüşmeye götürebileceğiniz kısa bir not
Bir hafta boyunca, olayı hatırlatan bir an yaşadığınızda dört kısa not alabilirsiniz:
- Tetikleyen neydi? Örneğin: “Arkamdan korna çalındı.”
- Bedenim ne yaptı? Örneğin: “Ellerim titredi, nefesim daraldı.”
- Neyi yapmaktan vazgeçtim? Örneğin: “Köprü yolundan gitmedim.”
- Ne kadar sürdü? Örneğin: “Yarım saat kendime gelemedim.”
Bu not tanı koymaz ve puanlanmaz. Görüşmede belirtilerin hangi durumlarda arttığını somut biçimde anlatmanıza yardım eder. Yazmak olayı çok canlandırıyorsa not tutmadan da başvurabilirsiniz.
Olaydan sonra hayatınız daraldıysa, ilk adım olarak görüşme biçimini ve uygun zamanı sormanız yeterlidir. Ayrıntılar için psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasına bakabilir, ilk görüşme için WhatsApp’tan yazabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.
Hangi durumda beklememelisiniz?
Kendinize zarar verme ya da yaşamaya dair umutsuzluk düşünceleri varsa, olayı yeniden yaşıyormuş gibi gerçeklikten koptuğunuz anlar sıklaştıysa ya da alkol ve madde kullanımınız arttıysa rutin randevuyu beklemeden bir hekime başvurun. Acil bir tehlike varsa 112’yi arayın veya en yakın acil servise gidin.
Sık Sorulan Sorular
Kazadan sonra araba kullanamıyorum, bu geçer mi?
Kişiye göre değişir. Bazı kişilerde kaçınma birkaç haftada azalır, bazılarında ise giderek büyür. Psikoterapide araç kullanmaya dönüş, kişinin hızında küçük adımlarla planlanır; ne zaman direksiyona döneceğinize dair kesin bir süre verilemez.
EMDR tek seansta etkili olur mu?
EMDR tek seanslık bir uygulama olarak planlanmaz. Önce değerlendirme ve dengeleme yapılır; anı işleme ancak kişi hazır olduğunda başlar. Kaç seans gerektiği belirtilere ve kişinin öyküsüne göre değişir.
Deprem yıllar önceydi, şimdi neden kötü hissediyorum?
Belirtiler bazen olaydan uzun süre sonra, yeni bir sarsıntı, taşınma, yıldönümü ya da başka bir kayıpla belirginleşebilir. Bu, tepkinin “geç kaldığı” anlamına gelmez; yine değerlendirilebilir ve psikoterapide ele alınabilir.
İlaç kullanmadan psikoterapi yeterli olur mu?
Bazı kişiler yalnızca psikoterapiyle çalışır, bazılarında hekimin ilaç önermesi gerekebilir. Bu kararı psikiyatri hekimi verir; psikoterapi süreci gerektiğinde hekimle koordineli yürür.
Kaza ya da afet sonrası hayatınız daraldıysa konuşalım
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile ilk görüşme hakkında WhatsApp’tan bilgi alın; yüz yüze Adana Çukurova’da, online Türkiye genelinde.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın