Terapi Seans Aralıkları ve Seans Sayısı: Haftada Bir mi, İki Haftada Bir mi?
Terapi seans aralıklarının neye göre belirlendiği, haftalık düzenin neden yaygın olduğu, iki haftada bire ne zaman geçilebileceği, seanslar arası çalışma ve 'kaç seans?' sorusuna dürüst yanıt.
Haftada bir mi, iki haftada bir mi? Terapiye başlamayı düşünen pek çok kişi ilk olarak bunu merak eder, çünkü terapi yalnızca görüşme odasında geçen bir saatten ibaret değildir; takvime, iş yoğunluğuna ve bütçeye de dokunur. Kısa cevap şu: Birçok süreç haftalık görüşmeyle başlar, ilerledikçe iki haftada bire geçilebilir; ama herkes için geçerli tek bir sıklık ya da tek bir seans sayısı yoktur.
Bunun nedeni basit. Aynı konuyla gelen iki kişinin hayatı, hızı ve ihtiyacı aynı değildir. Biri vardiyalı çalışır, öteki üç çocuğa bakar; biri bu hafta çok zor bir dönemden geçiyordur, öteki yalnızca düşünmek için bir yer arıyordur. Sıklık da bu yüzden ilk görüşmede birlikte konuşulan, sonra da gerektiğinde yeniden ayarlanan bir karardır.
Bu yazıda terapi seans aralıklarının neye göre belirlendiğini, haftalık düzenin neden yaygın olduğunu, iki haftada bire ne zaman geçilebileceğini, görüşmeler arasındaki zamanın neden bu kadar önemli olduğunu ve “kaç seans?” sorusuna neden bir sayıyla cevap verilemediğini bulacaksınız. Ücret konusuna yalnızca planlama açısından değiniyoruz; güncel bilgi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
Terapi Seans Aralıkları: Haftada Bir mi, İki Haftada Bir mi?
Önce üç kavramı ayıralım, çünkü çoğu karışıklık buradan çıkar. Görüşme sıklığı, iki seans arasındaki süredir: haftada bir, iki haftada bir gibi. Toplam seans sayısı, süreç boyunca yapılan görüşme adedidir. Takvim süresi ise sürecin baştan sona kaç hafta ya da ay içine yayıldığıdır. Üçü birbirini etkiler ama biri diğerlerini tek başına belirlemez. Haftalık görüşen biri ile iki haftada bir görüşen birinin aynı noktaya aynı takvim süresinde ya da aynı seans sayısıyla varacağı söylenemez.
İki haftada bir görüşme, sadece sonradan geçilen bir ritim de değildir. Bazı kişiler için daha ilk görüşmeden iki haftada bir düzen konuşulabilir; örneğin takvimi haftalık görüşmeye izin vermeyen ya da görüşmeler arasında uygulamaya daha fazla zaman isteyen biri için. Başlangıç ritmi, ilk görüşmede sizin durumunuza bakılarak birlikte seçilir.
Mehmet Ulubey ile bir seans yaklaşık 60 dakika sürer. İlk seansta ayrıntılı bir anamnez alınır; yani sizi buraya getiren durumun öyküsü, günlük hayatınıza yansımaları ve daha önce denedikleriniz konuşulur. Sıklık kararı da çoğu zaman bu görüşmenin sonunda netleşir: “Şimdilik haftada bir görüşelim, birkaç hafta sonra birlikte bakalım” gibi. Süreyi anlatan genel çerçeveyi psikoterapi seansları kaç seans olmalıdır yazısında okuyabilirsiniz; bu yazı ritme, yani aralıklara odaklanıyor.
Seans Sıklığını Ne Belirler? Altı Soru
Bu altı soru bir puan tablosu değildir. İlk görüşmede sıklığı birlikte seçerken konuşulabilecek başlıklardır:
- Sizi ne zorluyor ve ne kadar zamandır? Yakın zamanda başlamış, sınırlı bir güçlükle uzun süredir devam eden ve hayatın birçok alanına yayılmış bir güçlük farklı ritimler isteyebilir.
- Şu an ne kadar yoğun hissediyorsunuz? Günlük işlerinizi sürdürmekte zorlanıyorsanız başlangıçta daha sık görüşmek anlamlı olabilir.
- Yakın çevrenizde destek var mı? Yanınızda güvendiğiniz biri varsa aralar daha rahat geçebilir; yalnız kalıyorsanız görüşmeler arasındaki günler daha uzun gelebilir.
- Kimin için terapi? Bireysel, çift, çocuk ya da ergen sürecinde ritim ve katılım biçimi değişir. Aşağıda ayrı bir bölümde anlatıyoruz.
- Hayatınızın düzeni görüşmeye ne kadar yer bırakıyor? Vardiya, sınav haftası, yol süresi ya da bakım sorumlulukları gerçek etkenlerdir ve plana dahil edilir.
- Görüşmeler arasında neler yapabilirsiniz? Konuşulan bir adımı denemeye ayıracağınız zaman, ritmin ne olacağını doğrudan etkiler.
Bu soruların hiçbirine “doğru cevap” yoktur. Yanıtlarınız, sıklığı sizin hayatınıza uyduran bilgilerdir. Cevaplarınızı not alıp ilk görüşmeye götürmeniz yeterli.
Görüşmeler Arasında Ne Olur? Terapinin Sessiz Yarısı
Terapi, yalnızca görüşme odasında olmaz. Görüşmede konuşulanları günlük yaşamda denemek, bazı yaklaşımlarda sürecin önemli bir parçasıdır: Bir tartışmada duraksayabilmek, bir endişe geldiğinde farklı bir şey denemek, bir konuşmayı ertelemeden açmak gibi. Bu yüzden seanslar arası süre, ritim kararının en önemli parçalarından biridir.

Sürecin yaklaşımına göre görüşmeler arasında küçük çalışmalar önerilebilir. NHS’in konuşma terapileri sayfası, örneğin bilişsel davranışçı terapide öğrenilenleri seanslar arasında uygulamanın beklendiğini belirtir. Bunlara çoğu zaman “ev çalışması” denir; ama sınıftaki ödev gibi düşünmeyin. Amaç sizi denetlemek değil, görüşmede konuşulanı gerçek hayatta bir kez daha görmenizi sağlamaktır. Yapamadığınız bir çalışma da bilgidir: Adım fazla mı büyüktü, zaman mı yoktu, yoksa bir şey mi söylenemedi? Bunu bir sonraki görüşmede konuşursunuz, “başarısızlık” olarak yazılmaz.
Seanslar arasında üç satırlık bir not tutmak çoğu kişiye yeter. Şunlara tek cümleyle cevap vermeniz işe yarayabilir:
- Bu hafta beni en çok ne zorladı?
- Görüşmede konuştuğumuz hangi şeyi denedim ya da neden deneyemedim?
- Bir sonraki görüşmeye ne taşımak istiyorum?
Bu not bir test ya da ödev kâğıdı değildir; sadece “Bu hafta nasıldı?” sorusuna hatırlamaya çalışmadan cevap verebilmenin yoludur. İlerlemeyi daha ayrıntılı izlemek isterseniz terapide ilerleme nasıl değerlendirilir yazısındaki dört satırlık notu kullanabilirsiniz.
Haftalık Görüşme Neden Bu Kadar Yaygın?
Haftalık görüşmenin yaygın olmasının nedeni, çoğu insan için hem bağı koruması hem de görüşmeler arasında uygulamaya yetecek kadar boşluk bırakmasıdır. Bunu bir ritme benzetebiliriz: Çok sık olursa nefes almaya yer kalmaz, çok seyrek olursa ipuçları kaybolabilir.
Haftalık düzenin birkaç somut avantajı vardır:
- Konuşulanlar taze kalır. Geçen haftaki konuşmaya dönmek için uzun bir “Neredeydik?” faslı gerekmez.
- Bağ kolay kurulur. Düzenli temas, ilk haftalarda terapistle güven ilişkisinin gelişmesini destekleyebilir.
- Örüntüler daha erken görünür. Haftadan haftaya benzer bir durumun tekrar ettiğini fark etmek mümkün olur.
- Zor dönemler daha kolay yakalanır. Bir hafta kötü geçtiyse bir sonraki görüşme çok uzakta değildir.
Ama haftalık görüşmenin de bir bedeli vardır: Zaman ve bütçe. Haftada bir saati iş yaşamınıza ve ailenize sığdırmak her zaman kolay değildir. Bu yüzden uygun sıklık, klinik ihtiyaçlarınızla sürdürebileceğiniz düzen birlikte değerlendirilerek belirlenir. Her hafta zorlanarak yarım kalan bir düzen yerine, daha seyrek ama düzenli sürdürülebilen bir düzen bazen daha uygun olabilir.
İki Haftada Bir Görüşme Ne Zaman Düşünülür?
İki haftada bir görüşme, haftalığın “daha hafif” bir sürümü değil; farklı bir ritimdir. Bu ritim bazı durumlarda anlamlı olabilir:
- Zor dönem hafiflediğinde. Sizi en çok zorlayan durum yatıştı ve görüşmeler arasında kendi kendinize yürüyebiliyorsanız aralar açılabilir.
- Uygulamaya daha çok zaman gerektiğinde. Bazı adımlar bir haftada denemek için fazla büyük gelebilir. Bu durumda adımı küçültmek de, iki hafta tanıyıp hayatın içinde sınamak da seçenektir; hangisinin size uyduğu birlikte değerlendirilir.
- Takvim ağırlaştığında. Sınav dönemi, yoğun mesai ya da bakım yükü gibi geçici dönemlerde haftalık görüşme sürdürülemiyorsa iki haftada bir, süreci tamamen bırakmaktan iyi bir ara yol olabilir.
- Yol uzak olduğunda. Başka bir ilçeden ya da ilden gelen kişiler için düzenli haftalık yolculuk zor olabilir; bu durumda online görüşme ya da ara ara yüz yüze görüşme seçilebilir.
İki haftada bir görüşmede dikkat edilecek bir nokta vardır: İki görüşme arasında 14 gün olduğu için konuşulanların silikleşme olasılığı artar. Bu yüzden önceki bölümdeki üç satırlık not burada daha da yararlı olur. Görüşmenin ilk dakikalarında “Son görüşmeden bu yana ne oldu?” sorusuna hazır bir yanıtla gelmek zamanı verimli kılar.
Eğer iki haftada bire geçtikten sonra “Sanki ipuçlarını kaçırıyorum” ya da “Haftalık daha iyiydi” diyorsanız, bunu söylemeniz yeterlidir. Ritim, bir kez seçilince değişmez bir karar değildir.
Başlangıçta Sık, Sonra Seyrek: Seyrekleşme Nasıl İşler?
Birçok süreçte tablo şöyle ilerler: Başlangıçta görüşmeler daha düzenli ve sık, hedeflere yaklaşıldıkça daha seyrek. Çünkü ilk dönemde birlikte öykü anlaşılır, hedef konur ve ilk adımlar denenir. Süreç ilerledikçe kişi öğrendiklerini kendi başına kullanmaya başlar ve görüşmeler “bakım” gibi bir işleve kayabilir.
Bu geçiş genellikle şu şekilde konuşulur:
- Gözden geçirme zamanı. Belli aralıklarla “Nereden başladık, şimdi neredeyiz, ne istiyoruz?” sorusuna birlikte bakılır.
- Deneme dönemi. Sıklığı azaltmak istiyorsanız birkaç görüşme boyunca iki haftada bir denenebilir. Olmuyorsa geri dönülür.
- Seyrek ama açık kapı. Süreç hafiflediğinde görüşmeler daha da seyrekleşebilir ve zorlandığınız bir dönemde yeniden sıklaştırılabilir.
Burada kesin bir sayı vermek dürüst olmaz. “Şu kadar seansta bu aşamaya gelinir” gibi bir söz, sizin hızınızı görmeden verilmiş bir söz olur. Süre ve sıklık, ilerlemeye ve ihtiyacınıza göre belirli aralıklarla birlikte gözden geçirilir. Bir görüşmenin nasıl ilerlediğini merak ediyorsanız psikoterapi seansları nasıl yapılır yazısı, bir görüşmenin hangi parçalardan oluştuğunu anlatıyor.
Bireysel, Çift, Çocuk ve Ergen: Ritim Nasıl Değişir?
Seans aralığı, terapiye kimin katıldığına göre de şekillenir.

Bireysel görüşmelerde ritim büyük ölçüde sizin yaşam düzeninize ve zorlandığınız konunun yoğunluğuna bağlıdır. Panik, kaygı ya da takıntı gibi konularda görüşmeler arası uygulamalar da önemli olduğundan haftalık düzen sık tercih edilir. Yaklaşımın nasıl işlediğini bilişsel davranışçı terapi ve seansların ilerleyişi yazısında okuyabilirsiniz.
Çift görüşmelerinde iki kişinin takvimi aynı anda uymak zorundadır. Bu yüzden ritim çoğu zaman “iki kişinin de rahatça gelebildiği düzen” olarak kurulur. Bazı çiftler görüşmelerden önce yan yana oturup iki ajandayı karşılaştırır ve ortak bir gün belirler; bu bile ilk ortak adım olabilir. İlk görüşmede neler olduğunu çift terapisinde ilk görüşme nasıl geçer yazısında anlattık. Hizmetin çerçevesi için çift danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.
Çocuk ve ergen sürecinde görüşmeler yaşa göre şekillenir: Ebeveynle ayrı, çocuk ya da ergenle ayrı çalışılabilir. Okul programı ve sınav dönemi sıklığı doğrudan etkiler. Çerçeve için çocuk danışmanlığı ve ergen danışmanlığı sayfalarına bakabilirsiniz.
“Kaç Seans?” Sorusuna Dürüst Cevap
“Kaç seansta biter?” sorusu çok anlaşılır bir sorudur; çünkü bir sayı, belirsizliğe tutunacak bir yer gibi görünür. Ama baştan verilen bir sayı, kesin bir bitiş sözü gibi duyulursa beklenti baskısı yaratabilir; tahmini bir plan ise birlikte gözden geçirilebilir.
Bu yüzden dürüst cevap şu: Süre; konuya, güçlüğün ne zamandır sürdüğüne, hedeflerinize, görüşme sıklığına ve görüşmeler arasındaki uygulamalara göre değişir. İlk görüşmelerden sonra kabaca bir çerçeve konuşulur ve süreç ilerledikçe birlikte gözden geçirilir. Bu çerçeve bir söz değil, birlikte yenilenen bir plandır.
Bazı konularda süre sorusu ayrı bir yazı gerektirecek kadar yoğun sorulduğu için ayrıca ele aldık:
- Vajinismus için vajinismus terapisi kaç seans sürer yazısı, sürenin hangi etkenlere bağlı olduğunu ve ilerlemeyi nasıl izleyebileceğinizi anlatıyor.
- Erken boşalma gibi hekim değerlendirmesinin de gerekebildiği konularda tıbbi değerlendirme görüşme planını ve zamanlamasını etkileyebilir; iş bölümünü erken boşalma için hangi uzmana gidilir yazısında bulabilirsiniz.
Sıklığı Azaltmak, Ara Vermek ya da Artırmak İstediğinizde
Terapi sırasında sıklığı değiştirmek istemek çok doğal bir durumdur. Biri “Artık haftada bir çok geliyor” diyebilir, öteki “Bu dönem haftalık görüşmeye ihtiyacım var” diyebilir. İkisi de terapistinizle açıkça konuşabileceğiniz şeylerdir. Konuşurken şu üç soru işe yarayabilir:
- Ritmi neden değiştirmek istiyorum? Rahatladığım için mi, yoksa görüşmeler zorlaştığı için mi?
- Değiştirirsem hangi konuya ne olur? Hâlâ konuşmam gereken önemli bir başlık var mı?
- Kısa bir deneme dönemi yapabilir miyiz? Örneğin birkaç görüşme iki haftada bir deneyip sonra yeniden bakmak gibi.
Ara vermek ayrı bir karardır. Tatil, sınav ya da yoğun bir iş dönemi gibi nedenlerle ara vermek isteyebilirsiniz. Ara vermeyi düşünüyorsanız bunu önceden paylaşabilirsiniz; bu hem sürecin sürekliliğini korur hem de dönüş için bir plan yapmanızı sağlar. Ara, yaptığınız her şeyin silindiği anlamına gelmez; döndüğünüzde nerede kaldığınız ve neyin değiştiği birlikte konuşulur.
Bir süreci bırakmayı düşünüyorsanız bunu önce görüşmede dile getirmenizi öneririz. Çünkü bırakma isteği, bazen adımın fazla büyük geldiğinin ya da söylenemeyen bir şeyin işaretidir. Konuşmak, sizi kalmaya zorlamaz; yalnızca kararınızı daha net vermenize yardımcı olur.
Yaşam Düzeniniz ve Mesafe: Adana, Çevre İller ve Online Görüşme
Ritim kararı bazen mesafe ve ulaşım gerçeğiyle birlikte şekillenir. Yüz yüze görüşmeler Adana Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır. Seyhan, Yüreğir, Sarıçam ve Çukurova gibi Adana merkez ilçelerinden ofise gelebilirsiniz. Hatay, Mersin, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Gaziantep’ten gelmek isteyenler için de yüz yüze görüşme Adana’ya gelerek yapılır; bu illerde ofis ya da görüşme noktası bulunmaz. Online görüşme ise Türkiye genelinde yapılır; yüz yüze ve online görüşmenin çerçevesi ve ücreti aynıdır.
Pratik bir plan şöyle olabilir: Başka bir ilden geliyorsanız ilk görüşmeyi yüz yüze yapıp sonraki görüşmeleri online sürdürebilir, ya da tam tersini seçebilirsiniz. Her hafta yola çıkmak yerine iki haftada bir yüz yüze, aralarda online görüşme gibi karma düzenler de konuşulabilir. Seçiminizi sonradan değiştirebilirsiniz. Online sürecin nasıl yürüdüğünü online psikoterapi seans nasıl işler yazısında anlattık.
Paket Programlar ve Ücret Planlaması
Sıklık kararı, bütçe planıyla da ilgilidir ve bunu konuşmak çok normaldir. Uzun sürmesi beklenen konular için paket programlar vardır; paketin ayrıntıları ve kapsamı için ofisten bilgi almanız gerekir. Bu yazıda paketler hakkında rakam ya da kapsam yazmıyoruz, çünkü doğru bilgiyi yalnızca ofis size verebilir.
Güncel ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Randevu almadan önce şu soruları sormak planınızı kolaylaştırır: Seans süresi nedir? Görüşmeler hangi sıklıkla planlanıyor? Online ve yüz yüze görüşmenin çerçevesi nasıl? Paket programı var mı, nasıl öğrenebilirim? Bu sorular ücret konuşmasından çekinmek yerine, sürecin planını netleştirmenin sade bir yoludur.
İlk Görüşmede Sıklık Hakkında Neler Sorabilirsiniz?
İlk görüşme, sıklık kararı için de bir fırsattır. Aşağıdaki soruları yanınıza alabilirsiniz:
- Benim durumumda başlangıç için hangi ritim uygun görünüyor?
- Bu ritmi ne zaman birlikte gözden geçiririz?
- Görüşmeler arasında ne yapmam beklenir, yapamazsam ne olur?
- Zorlandığım bir hafta olursa araya ek görüşme konabilir mi?
- Yüz yüze ve online arasında geçiş yapabilir miyim?
İlk görüşmeye hazırlıksız gelmeniz de gayet normaldir. Ne anlatacağınızı bilmiyorsanız “Böyle devam etmek istemiyorum” demek de iyi bir başlangıçtır. İlk seansın nasıl geçtiğini Adana’da psikolog ile ilk seans deneyimi yazısında okuyabilirsiniz.
Hazır Olduğunuzda: Baskısız Bir İlk Adım
Haftada bir mi, iki haftada bir mi sorusunun cevabı sizin ihtiyacınıza ve takviminize bağlı olduğundan en doğru yol ilk görüşmede birlikte bakmaktır; sıklık, klinik ihtiyaçlarınız ve takviminiz birlikte değerlendirilerek belirlenir. Karar vermek için hazır hissetmeniz gerekmez; yalnızca bilgi almak da bir başlangıçtır. Uygun gün ve saatleri sormak için WhatsApp’tan yazabilirsiniz; aramayı tercih ederseniz 0543 108 25 76 numarası açık. Hizmetin genel çerçevesi için psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasına bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Terapi seansları haftada bir mi yapılır?
Birçok süreç haftalık görüşmeyle başlar; ama herkes için geçerli tek bir sıklık yoktur. Sıklık; konuya, yoğunluğa ve yaşam düzenine göre ilk görüşmede birlikte belirlenir ve süreç içinde yeniden ayarlanabilir.
Terapi iki haftada bir yapılabilir mi?
Evet. Zor dönem hafiflediğinde, uygulamaya daha çok zaman gerektiğinde ya da takvim haftalık görüşmeye izin vermediğinde iki haftada bir görüşme düşünülebilir. Buna terapistinizle birlikte karar verip bir deneme dönemiyle başlayabilirsiniz.
Başlangıçta neden daha sık görüşülür?
İlk dönemde öykü anlaşılır, hedef konur ve güven ilişkisi kurulur. Düzenli temas bu işleri kolaylaştırır. Süreç ilerledikçe ve hedeflere yaklaşıldıkça görüşmeler seyrekleşebilir.
Terapi kaç seans sürer?
Baştan söylenebilecek tek bir seans sayısı yoktur. Süre; konuya, hedeflere, görüşme sıklığına ve yaşam koşullarına göre değişir. İlk görüşmelerden sonra kabaca bir çerçeve konuşulur ve süreç ilerledikçe birlikte gözden geçirilir.
Bir seans ne kadar sürer?
Yaklaşık 60 dakikadır. Yüz yüze ve online görüşmenin çerçevesi aynıdır. İlk seansta ayrıntılı bir anamnez alınır.
Seanslar arasında ne yapmam gerekir?
Sürecin yaklaşımına göre küçük çalışmalar önerilebilir; örneğin bir durumu not etmek ya da konuşulan bir adımı denemek. Yapamadığınız bir çalışma başarısızlık sayılmaz, bir sonraki görüşmede konuşulacak bir bilgidir.
Seans aralığını kendim değiştirebilir miyim?
Sıklığı değiştirmek istediğinizi terapistinize söylemeniz yeterlidir. Ritim birlikte konuşularak değiştirilir; gerekirse kısa bir deneme dönemi planlanır.
Ara verirsem baştan mı başlarım?
Hayır. Ara vermek yaptığınız her şeyin silinmesi anlamına gelmez. Döndüğünüzde nerede kaldığınız ve neyin değiştiği birlikte konuşulur, plan buna göre yeniden kurulur.
Paket programlar için nereden bilgi alabilirim?
Uzun sürmesi beklenen konular için paket programlar vardır; ayrıntıları ofisten öğrenebilirsiniz. Güncel ücret bilgisi psikoterapi ücretleri sayfasındadır.
Başka ilden geliyorsam sıklık nasıl planlanır?
Adana’ya gelerek yüz yüze görüşebilir, online görüşmeyi seçebilir ya da ikisini birleştirebilirsiniz. Online görüşme Türkiye genelinde yapılır.
Sıklığı birlikte, kendi takviminize göre belirleyin
Sıklık, ilk görüşmede ihtiyacınız ve takviminiz birlikte değerlendirilerek belirlenir. Uygun gün ve saatleri WhatsApp'tan sorabilirsiniz.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın