Adana Çocuk Psikoloğu: Çocuklarda Psikolojik Destek
Adana'da çocuk için psikolojik destek arayan ebeveynlere: hangi belirtilerde görüşme düşünülür, ev-okul-arkadaş gözlem kartı, unvan farkları, ilk görüşme, gizlilik ve acil durumlar.
Pazar akşamı, çocuğunuz yemeğini yarıda bırakıp odasına çekiliyor. Pazartesi sabahı ayakkabısını bağlamadan kapıda oturuyor, “karnım ağrıyor” diyor. Siz hem yetişmeye çalışıyor hem de içinizden aynı soruyu soruyorsunuz: Bu geçecek mi, yoksa birinin bakması mı gerekiyor? Adana çocuk psikoloğu diye arama yapan bir ebeveyni çoğu zaman bu soru getirir.
Kısa yanıt şu: Okul sabahlarının düzenli olarak sıkıntıyla geçmesi, öfke nöbetlerinin evin düzenini belirlemesi, kaygının ya da uykunun çocuğun günlük işlerini aksatması gibi durumlarda görüşme istemek için tanı almayı ya da durumun “yeterince ağırlaşmasını” beklemek gerekmez. Anne babanın “bir şey var ama ne?” hissi, çoğu zaman görüşme planlamak için yeterli bir başlangıçtır.
Mehmet Ulubey, Adana’da Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak çocuk ve ergen danışmanlığı yapıyor. Bu, “çocuk psikoloğu”, “psikolog” ya da “pedagog” unvanı değildir. Aradaki farkı yazının ortasında açıkça anlatıyoruz; çünkü hangi kapıdan girdiğinizi bilmek ailenin hakkıdır ve doğru beklentiyle başlamak görüşmenin ilk verimli adımıdır.
Aşağıda hangi belirtilerde görüşmenin düşünülebileceğini, ev, okul ve arkadaş ortamını birlikte gösteren bir gözlem kartını, çocuk psikiyatristiyle farkı, ilk görüşmenin akışını, sizin rolünüzü ve gizliliğin sınırını bulacaksınız. Beklemeden yardım almanız gereken durumlar ise ayrı bir bölümde.
Çocuğumda Gördüğüm Şey Destek Gerektiriyor mu?
Sabah kapıda ayakkabısını bağlamadan oturan çocuğa eğilip ne olduğunu sorduğunuz an, çoğu zaman gözlemin başladığı andır. Tek bir olay tek başına tanı koydurmaz; ama olayın şiddeti ya da güvenlik riski varsa beklemeden değerlendirme gerekir. Bakılacak şey bir örüntüdür ve bu örüntüyü üç soruyla görünür kılabilirsiniz.
Birincisi süre: Aynı durum haftalardır, benzer biçimde sürüyor mu, artıyor mu, azalıyor mu? İkincisi yaygınlık: Yalnızca evde mi görülüyor, yoksa okulda ve arkadaşlarla birlikteyken de var mı? Üçüncüsü günlük etki: Uyku, yemek, okula gitme, ders, oyun ve arkadaşlıklardan hangisi aksıyor?
Bu üç sorunun yanıtı bir “evet ya da hayır” testi değildir; görüşmede anlatacağınız tabloyu oluşturur. Tek bir alanda ve kısa süredir sürse bile zorlanma, görüşme istemek için yeterli bir neden olabilir. Çocukların gelişim hızı da birbirinden farklıdır: Aynı davranış beş yaşında başka, on iki yaşında başka bir anlam taşıyabilir. Bu nedenle yaş için sabit bir “şu yaştan sonra anormaldir” çizgisi yoktur.
Hangi Belirtilerde Çocuk İçin Psikolojik Destek Düşünülür?
Aşağıdaki başlıklar, ailelerin görüşme isteme nedeni olarak en çok dile getirdiği durumları toplar. Hiçbiri tek başına bir tanı değildir; her biri için bakılacak ölçüt aynıdır: süre, yaygınlık ve günlük etki.
Okula gitmek istememe
Akşamdan başlayan karın ağrıları, sabah telaşı, okul kapısında donup kalma ya da haftalarca biriken devamsızlık bu başlığa girer. Bir günlük isteksizlik başkadır; sabahların düzenli olarak sıkıntıyla geçmesi ve çocuğun okula gidememeye başlaması görüşmeyi düşündürür. Zorlanmanın akşamdan mı, evden çıkarken mi, okul kapısında mı başladığını ayırmak için okul reddi yazısındaki iki haftalık sabah çizelgesinden yararlanabilirsiniz.
Öfke nöbetleri ve saldırgan tepkiler
Küçük çocuklarda öfke nöbeti çoğu zaman gelişimin bir parçasıdır. Nöbetlerin giderek arttığı, başkalarının ya da çocuğun kendi güvenliğini etkilediği ya da ailenin günlük planlarını belirler hale geldiği durumlarda ise görüşme iyi bir adımdır. Nöbetin ne zaman sıradan, ne zaman destek gerektiren bir noktaya geldiğini çocuklarda öfke nöbetleri yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz.
Kaygı, ayrılık korkusu ve sürekli endişe
Ebeveyn kapıdan çıkarken ağlamanın ötesinde işaretler vardır: Gece yatmadan önce aynı soruları tekrar tekrar sormak, “ya olursa” cümleleriyle plan yapmak, okulda ya da misafirlikte ebeveynden ayrılamamak. Karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar da kaygıyla birlikte görülebilir; ancak bu yakınmaların nedeni önce çocuğun hekimiyle değerlendirilmelidir. Ayrılık kaygısının ayrıntısı çocuklarda ayrılık kaygısı sayfasında.
Ekran, oyun ve içe kapanma
Ekran süresinin kendisi bir tanı ölçütü değildir. Dikkat çeken şey, ekran kapanınca yaşanan öfkenin şiddeti, arkadaşlardan ve eskiden sevilen uğraşlardan çekilme ve ekranın hoşnutsuz duygulardan kaçmanın tek yolu haline gelmesidir. Ailede sınırın nasıl kurulacağı ekran süresi yönetimi yazısında anlatılıyor.
Uyku sorunları
Uykuya geçememe, gece sık uyanma, kâbuslar ya da yatağa yalnız girmeyi reddetme, tek başına psikolojik bir nedene bağlanamaz. Bedensel nedenler de olabilir; bu yüzden uyku düzeni haftalardır bozuksa çocuk hekimine de danışmak yerinde olur. Psikolojik destek ve tıbbi değerlendirme birbirinin alternatifi değildir, birbirini tamamlayabilir.
Ev, Okul, Arkadaş: Üç Alanlı Gözlem Kartı
Aynı davranışın hangi ortamda görüldüğü, görüşmede en çok işe yarayan bilgilerden biridir. Bir kâğıdı üç sütuna bölün: Evde, Okulda, Arkadaşlarla. Bir hafta boyunca, yorum eklemeden yalnızca ne gördüğünüzü yazın.

- Ne oldu? “Dikkatsiz davrandı” yerine “ödeve başlamadan önce yirmi dakika kalemini yonttu”.
- Öncesinde ne vardı? Uykusuzluk, bir tartışma, bir sınav haberi, bir ayrılık.
- Ne kadar sürdü, nasıl bitti? Kendiliğinden mi geçti, siz mi müdahale ettiniz?
- Günlük etkisi ne oldu? Uyku, yemek, ders, oyun, arkadaşlık.
Örnek bir satır şöyle görünebilir: Evde, salı sabahı ayakkabı giyerken karnının ağrıdığını söyledi, yirmi dakika kapıda oturdu. Okulda, öğretmenin aktardığına göre ilk iki derste başını sıraya koydu. Arkadaşlarla, cuma günkü doğum günü davetini kabul etmedi. Bu üç satır tek başına bir şey kanıtlamaz; ama görüşmede “nerede, ne zaman, ne kadar” sorularına somut yanıt vermenizi sağlar.
Kartı okurken yalnızca bir sütun doluysa zorlanma ortama özgü olabilir; örneğin yalnızca okulda ya da yalnızca bir arkadaş grubunda. Üç sütun da doluysa durum daha yaygın görünüyor olabilir. İkisi de hüküm değil, görüşmede birlikte düşünmek için başlangıç noktasıdır. Notları çocuğu sorgulamadan, kısa ve yargısız tutun; çocuk sorarsa yaşına uygun bir dille “sana nasıl yardımcı olabileceğimizi anlamak için bazı şeyleri not alıyorum” diyebilirsiniz. Öğretmenden bilgi isterken de çocuğun bilgisi dahilinde, yargısız tek bir cümleyle sorun: “Derste nasıl görünüyor?”
Çocuk Psikoloğu, Çocuk Psikiyatristi ve Psikolojik Danışman: Kim Neye Bakar?
Arama kutusuna “çocuk psikoloğu” yazmak doğaldır; çünkü gündelik dilde çocuklarla çalışan her ruh sağlığı uzmanı için bu ifade kullanılır. Oysa eğitimleri ve yetki alanları farklı üç ayrı kapı vardır:
- Psikolog: Üniversitenin psikoloji bölümünden mezun olan kişidir. “Psikolog” unvanını yalnızca bu eğitimi alanlar kullanabilir.
- Psikolojik danışman: Psikolojik danışmanlık ve rehberlik (PDR) bölümünden mezun olan kişidir. Mehmet Ulubey Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak çalışır; çocuk ve ergen danışmanlığını bu çerçevede yürütür.
- Çocuk ve ergen psikiyatristi: Tıp eğitimi ve uzmanlıktan sonra tanı koyabilen, gerektiğinde ilaç tedavisini başlatan ve izleyen hekimdir.
Pedagog ise gündelik dilde sık duyulsa da çocuk ruh sağlığında ayrı bir klinik unvan sayılmaz. Unvanlar arasındaki farkı daha ayrıntılı merak ediyorsanız psikolojik danışman ile psikolog arasındaki fark ve psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar yazılarına bakabilirsiniz.
Danışmanlık görüşmesi tanı koymaz ve ilaç değerlendirmesi yapmaz. Görüşmede tıbbi değerlendirmeyi gerektirebilecek bir durum ortaya çıkarsa, örneğin belirgin uyku ve yeme değişikliği, nedeni anlaşılamayan bedensel yakınmalar, ani gerileme ya da gelişimle ilgili bir kaygı, bu sizinle paylaşılır ve çocuğun hekimine ya da bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmanız önerilir. İki yol birbirini dışlamaz; bir çocuk hem hekim değerlendirmesi hem de danışmanlık görüşmeleri alabilir.
Adana’da Çocuk İçin İlk Görüşme Nasıl İşler?
İlk görüşmede ayrıntılı bir anamnez, yani öykü alma görüşmesi yapılır. Sizi getiren durumun ne zaman başladığı, çocuğun gelişimi, uykusu, okul ve arkadaş yaşamı, ailede yakın zamanda olan değişiklikler konuşulur. İlk görüşme yaklaşık 60 dakika sürer. Burada kartınızı açıp okumanız yeterlidir; her şeyi eksiksiz anlatmak zorunda değilsiniz.
İlk görüşmeye çocukla birlikte mi, önce yalnız mı gelineceği çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre değişebilir. Bu yüzden randevu alırken bunu sormanız en doğrusudur. Çocuğa görüşmeyi yaş grubuna göre nasıl anlatacağınızı, soruları nasıl karşılayacağınızı ayrıntılarıyla çocuğunuzu ilk danışmanlık görüşmesine hazırlama yazısında bulabilirsiniz.
İlk görüşmeden bir etiket ya da hızlı bir çözüm beklenmez. Amaç, çocuğun hangi durumlarda zorlandığını birlikte anlamak ve sonraki adımı konuşmaktır. Görüşmenin sonunda şu üç soruyu sorabilirsiniz: “Gördüklerime göre önce hangi alana bakacağız?”, “Görüşmeler arasında evde benden ne bekleniyor?”, “Okulla ne paylaşılacak, ben ne zaman bilgi alacağım?” Bu soruların yanıtı çalışma biçimini ve sizin rolünüzü netleştirir.
Yüz yüze görüşmeler Adana’da ve Çukurova’da yapılır. Diğer illerde yaşıyorsanız Adana’ya gelerek ya da online görüşebilirsiniz. Çocuk için online görüşmenin uygun olup olmadığı yaşa ve konuya göre değişir; bunu randevuda birlikte değerlendirirsiniz. Online çocuk görüşmesinin nasıl işlediğini online çocuk terapisi nedir yazısında okuyabilirsiniz. Okul saatlerinize uygun zamanı sormak için randevu sırasında ofisle konuşmanız yeterli.
Ebeveynin Rolü: Görüşmenin Dışında Ne Yapılır?
Çocuk danışmanlığı yalnızca görüşme odasında olmaz. Çocuğun günü ev ve okul arasında geçtiği için değişimin büyük bölümü orada görünür. Ebeveyn burada çocuğun “terapisti” değil, çocuğun bağlamını en iyi bilen kişidir ve süreçteki rolü üç somut işte toplanır.

Birincisi gözlemin sürmesi: Gözlem kartını görüşmeler boyunca kısa notlarla güncelleyebilirsiniz. İkincisi tutarlılık: Evde bir kuralı ya da yaklaşımı değiştirmeden önce bunu danışmanla konuşmak, ebeveynlerin aynı cümleyi kullanmasını kolaylaştırır; ailede kuralların farklı olması çocuğu zorlayabilir, bunun için ebeveynler farklı kurallar koyuyorsa ne yapılabileceğini anlatan yazıya bakabilirsiniz. Üçüncüsü görüşme çıkışı: “Ne konuştunuz, ne dedi?” diye sorgulamak yerine birlikte mandalina soymak, kısa bir yürüyüş yapmak ya da eve dönerken müzik dinlemek gibi sıradan bir şeye yer açın.
Görüşme sayısı çocuğa ve konuya göre değişir; kesin bir sayı ya da süre söylemek doğru olmaz. Bu yüzden ilerlemeyi “kaç hafta oldu” yerine gözlem kartınızdaki değişimle takip etmek daha gerçekçidir: Sabah kapıda geçen süre kısaldı mı, nöbetler arası süre uzadı mı, uyku düzeni toparlandı mı?
Çocuğun Görüşmede Söyledikleri Ne Kadar Gizli Kalır?
Çocuk danışmanlığında gizlilik, yetişkin görüşmesinden farklı işler. Çocuk, odada söylediklerinin evde hemen anlatılacağını düşünürse konuşmaktan çekinebilir; ebeveyn ise çocuğunun nasıl ilerlediğini bilmek ister. Bu iki ihtiyaç ilk görüşmede, hangi bilginin ne ölçüde ve nasıl paylaşılacağı konuşularak dengelenir. Bu çerçeveyi randevuda ya da ilk görüşmenin başında sormanız hakkınızdır.
Gizliliğin sınırı çocuğun güvenliğidir. Çocuğun kendine ya da bir başkasına zarar verme riski ya da istismar kuşkusu söz konusuysa gizlilik bu noktada sınırlanır; paylaşım her zaman çocuğun güvenliği gözetilerek yapılır. Çoğu durumda bu, ebeveynle birlikte plan yapmak demektir. Ancak ebeveynin kendisinin risk kaynağı olabileceği ya da ebeveynin bilgilendirilmesinin çocuğu daha büyük bir riske sokacağı durumlarda önce çocuğun korunması esas alınır ve ilgili koruma birimlerine başvurulur.
Çocuğunuz size görüşmede ne konuştuklarını anlatmak zorunda değildir. Anlatırsa dinleyin, anlatmazsa ısrar etmeyin. Okula bilgi verilecekse bunun ebeveynin bilgisi ve izni dahilinde, çocuğa da söylenerek yapılması gerekir.
Ergen İçin Destek Aramak Çocuktan Nasıl Farklıdır?
Bazı ergenler, görüşme kararı kendilerine danışılmadan alındığında isteksiz olabilir ve görüşmeyi “bir şeyi yanlış yapıyorum” diye okuyabilir. Bu yüzden onun onayı ve gizlilik talebi çocuklardan çok daha belirgindir. Ergen “gitmek istemiyorum” diyorsa bunu zorlamadan açık bırakmak için ergen çocuğum danışmanlığa gitmek istemiyor yazısına bakabilirsiniz.
Ergende görünen sorun çoğu zaman ders başarısı, ekran ya da öfke gibi gözlenebilir bir başlıkla gelir; arkasında kaygı veya keyifsizlik olabilir. Ergenlik döneminde görüşmenin nasıl işlediğini ergen danışmanlığı nedir yazısında okuyabilirsiniz. Dünya Sağlık Örgütü’nün ergen ruh sağlığı bilgi notu, kaygı ve depresyon gibi durumların okula devamı ve okul işlerini ciddi biçimde etkileyebildiğini belirtir. Bu yüzden notların düşmesi ya da okula gitmek istememe, tek başına bir “ders sorunu” gibi okunmamalıdır.
Ergenle ilk adım için seçenek sunmak işe yarayabilir: Önce yalnızca kendisinin bir kez gelip tanışması, görüşmeye gelmeden soruları önceden öğrenmesi ya da sürecin nasıl işleyeceğini sorması gibi. Karar yetkisinin bir kısmını ergene bırakmak, görüşmeye gelme istekliliğini artırabilir.
Neden Beklemek Yerine Şimdi Bakmak?
Çocukların zorlandığı şey çoğu zaman sözcüklere dökülmez; sabah ağrısına, uyku düzenine, kapanan bir kapıya ya da bir öfke patlamasına dönüşür. Erken bakmak, her şeyin bir sorun olduğunu söylemek anlamına gelmez; ne gördüğünüzü bir uzmanla birlikte anlamlandırmak, sonraki adımı tahminle değil bilgiyle atmanızı sağlar.
“Abartıyor muyum?” diye tereddüt etmek çok tanıdık bir düşüncedir ve anlaşılırdır. Destek gerekip gerekmediğinden emin değilseniz, gözlemlerinizi bir görüşmede paylaşabilir ve o soruyu tek başınıza taşımadan birlikte düşünebilirsiniz.
Her çocuk ve her aile farklıdır. Bu yüzden “şu kadar seansta şu olur” gibi sözler verilmez. İlk görüşmede çocuğunuzun durumu birlikte netleştirilir, sonraki adım sizin onayınızla planlanır.
Hangi Durumda Randevuyu Beklememelisiniz?
Acil yardım gerektiren durumlar
Çocuğunuz ya da ergeniniz kendine zarar vermekten, yaşamına son vermekten söz ediyorsa, kendine zarar verdiyse ya da başkasına ciddi zarar verme tehlikesi varsa randevu gününü beklemeyin. 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bu durumda planlı bir görüşme acil yardımın yerini tutmaz.
Geciktirmeden değerlendirme isteyen durumlar
Çocuğun haftalardır okula gidememesi, yemeyi ya da içmeyi belirgin biçimde azaltması, yaşına göre kazandığı becerileri aniden kaybetmesi (gerileme) ya da bir kayıp, zorbalık veya ürkütücü bir olaydan sonra davranışının belirgin biçimde değişmesi, görüşme için sırada beklemeyi gerektirmeyen işaretlerdir. Nedeni anlaşılamayan bedensel yakınmalarda önce çocuk hekimine başvurun. Bu durumlarda hekim değerlendirmesi ve danışmanlık görüşmesi birlikte planlanabilir.
Adana’da Çocuğunuz İçin İlk Adımı Atın
Bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız, muhtemelen aklınızdaki bir sahne var: bir sabah, bir akşam, bir cümle. O sahneyi bir kâğıda not etmek, ilk adımın yarısıdır. Diğer yarısı, görüşme biçimini ve uygun zamanı sormaktır; bunun için ilk teması yalnızca bilgi almak amacıyla kullanabilirsiniz. Karar sizde kalır.
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Adana’da yüz yüze ya da Türkiye genelinde online görüşme planlanabilir. En kolay ilk adım WhatsApp’tan kısa bir mesaj yazıp görüşme biçimini ve uygun zamanı sormaktır; isterseniz 0543 108 25 76 numarasını da arayabilirsiniz. Hizmetin kapsamını görmek isterseniz çocuk danışmanlığını inceleyin. Güncel seans ücreti için psikoterapi ücretleri sayfasına bakın.
Sık Sorulan Sorular
Çocuğumu psikoloğa götürmek için tanı gerekir mi?
Hayır. Görüşme istemek için bir tanı ya da doktor sevki gerekmez. Süre, yaygınlık ve günlük etkiye bakarak, kartınızdaki gözlemlerle başvurabilirsiniz. Tıbbi bir değerlendirme gerekiyorsa bu görüşmede ayrıca konuşulur.
Çocuk psikoloğu ile psikolojik danışman aynı şey mi?
Hayır. Eğitimleri farklıdır: Psikolog unvanı psikoloji lisansına, psikolojik danışman unvanı PDR lisansına bağlıdır. Burada görüşmeyi yapan kişinin unvanı Psikoterapist ve Psikolojik Danışmandır; çocuk ve ergen danışmanlığı bu çerçevede yürür. Tanı koyma ve ilaç değerlendirmesi ise hekimin işidir.
Çocuk için ilk görüşme ne kadar sürer?
İlk görüşme yaklaşık 60 dakika sürer ve ayrıntılı bir öykü alma görüşmesidir. Çocukla birlikte mi, önce ebeveynle mi görüşüleceği randevuda konuşulur.
Çocuğum görüşmeye gitmek istemezse ne yapmalıyım?
İtirazını duyun, tartışmaya çevirmeyin. Neden gideceğinizi yaşına uygun, kısa ve dürüst bir dille anlatın. Ergen çocuklarda önce kendisinin bir kez tanışmasını önermek işe yarayabilir. Karşı çıkma sürüyorsa randevuda bunu ofise söylemeniz yeterli.
Yüz yüze mi, online mı daha uygun?
Bu, çocuğun yaşına, konuya ve evdeki koşullara göre değişir. Adana ve Çukurova’da yaşıyorsanız yüz yüze görüşme seçeneği vardır; başka illerde Adana’ya gelerek ya da online görüşebilirsiniz. Hangisinin uygun olacağını randevu sırasında birlikte netleştirirsiniz.
Kaç görüşmede sonuç alınır?
Kesin bir sayı vermek doğru olmaz; süreç çocuğa, konuya ve ailenin çalışmasına göre değişir. Uzun sürecek konular için paket programları da vardır, ayrıntılar için ofisle görüşebilirsiniz.
Çocuğunuz için görüşme sürecini birlikte netleştirelim
Adana'da yüz yüze ya da online görüşme biçimini ve uygun zamanı sormak için ilk teması yalnızca bilgi almak amacıyla kullanabilirsiniz.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın