Eşinizin İşi İçin Yurt Dışına Taşındıysanız: Rol Kaybı, Kimlik ve Depresif Ruh Hali
Eşin işi için yurt dışına taşındıktan sonra meslek, çevre ve söz hakkı kaybının nasıl yaşandığı, depresif ruh halinden ayrımı, kısa bir tanışma cümlesi notu, psikoterapide ele alınışı ve ilk mesaj.
Eşinizin işi için yurt dışına taşındıktan sonra “artık kim olduğumu bilmiyorum” hissi, bir rol kaybı yaşıyor olabileceğinizin işaretidir; tek başına tanı değildir. Meslek, çevre ve karar alanı aynı anda değişince bu duygu anlaşılırdır. Haftalardır sürüyor ve günlük yaşamınızı yoruyorsa Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz.
Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Online görüşmeyi bulunduğunuz yerden yaparsınız; yüz yüze seans yalnızca Adana’da, Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste mümkündür, yurt dışında ofis yoktur. Aşağıda rol kaybının neye benzediğini, üzgünlükle depresif ruh halinin nasıl ayrılabildiğini, kendinizi tanıtırken kullanabileceğiniz kısa bir notu ve bu konunun görüşmede nasıl ele alındığını bulacaksınız.
“Sizi tanıyan kimse yok” hissi: eşinizin işi için taşındıktan sonra rol kaybı neye benzer?
Yeni şehirdeki ilk davet. Biri elini uzatıp adınızı soruyor, hemen ardından da “Eşiniz ne iş yapıyor?” diye ekliyor. Farkına varmadan kendi işinizi değil, eşinizin işini anlatmaya başlıyorsunuz.
Geride bıraktığınız şey bir iş, bir çevre ya da alıştığınız günlük düzen olabilir. Belki eski şehirde bir adınız, bir masanız, işinizi bilen insanlarınız vardı. Burada çevrenin sizi tanımasının yolu çoğu zaman eşinizin iş ilişkilerinden geçiyor. “Kimse beni tanımıyor” cümlesi bu yüzden yalnızlıktan fazlasını anlatır: tanınma biçiminiz başkasının üzerinden kuruluyor olabilir. İlişkilerde duygusal yalnızlık yazısı, kalabalığın içinde bile anlaşılmamış hissetmenin nasıl bir şey olduğunu ayrıca anlatıyor.
Rol kaybı bir tanı adı değildir; mesleğin, günün düzeninin ve gündelik kimlik işaretlerinin çekildiğini anlatan bir ifadedir. Taşınma kararına karşı çıkmış olmanız gerekmez. Kararı birlikte almış, hatta kendiniz önermiş olabilirsiniz; kayıp yine de sonradan fark edilir. Karardan memnun olmakla kaybı hissetmek aynı anda var olabilir.
Aynı cümlenin içindeki üç kayıp: meslek, çevre ve söz hakkı
“Burada hiç kimseyim” cümlesi çoğu zaman üç ayrı yerden beslenir. Hangisinin sizi daha çok yorduğunu ayırt etmek, ne konuşmak istediğinizi de belirginleştirir.
- Meslek ve günün yapısı. Bir ekibin parçası olmak, öğle arasında bir iş arkadaşıyla konuşmak, “bunu en iyi ben bilirim” diyebilmek birer kimlik işaretiydi. Şimdi çalışıyor, ara vermiş ya da uzaktan sürdürüyor olabilirsiniz; her durumda “uzmanlığım hâlâ geçerli mi?” sorusu gelebilir.
- Sosyal çevre. Tanıştığınız insanların çoğu eşinizin işinden geliyor: onun iş arkadaşlarının eşleri, onun şirketinin yemekleri. Bu çevrede ayrı bir kişi olarak değil, “birinin eşi” olarak yer alıyormuş gibi hissedebilirsiniz.
- Söz hakkı ve bağımlılık hissi. Nereye gidileceği, günün nasıl geçeceği, hangi randevunun önce geleceği çoğu kez eşinizin takvimine göre belirleniyor. Bu her zaman bir baskı değildir; dil, ulaşım ve kurum bilgisi henüz size ait olmadığı için başkasına yaslanmak zorunda kalmak da aynı duyguyu doğurur.
Üçü iç içe geçse de her biri başka bir soru sorar: birincisi “ben neyim?”, ikincisi “kimlerleyim?”, üçüncüsü “kararları kim veriyor?”. Kaybın yükü ile eşinizin niyeti ayrı sorulardır; biri diğerini yok saymanızı gerektirmez. Aidiyet duygusunun belirsizleştiği anları daha geniş çerçevede merak ediyorsanız iki kültür arasında kimlik ve aidiyet yazısına bakabilirsiniz.

Üzgünlük, uyum güçlüğü ve depresif ruh hali nasıl ayrılır?
Taşınmanın ilk aylarında üzgün, yorgun ya da sabırsız olmak uyum sürecinin parçası olabilir. Aşağıdaki işaretler ise bir görüşmeyi, gerektiğinde bir hekim değerlendirmesini düşünmek için neden olabilir. Bunlar kendinize tanı koymak için değil, “bu hâl yeterince uzun sürdü mü?” sorusuna bakmak içindir:
- Çökkün, boş ya da sinirli hissetmek ya da hiçbir şeyden zevk almamak, günün büyük bölümünde ve neredeyse her gün en az iki hafta sürüyor.
- Uyku ya da iştah belirgin değişti; sabahları güne başlamak çok zorlaştı.
- Kendinizi değersiz görüyor, “herkese yük oluyorum” diye düşünüyor ya da geleceğe dair umutsuzluk yaşıyorsunuz.
- Evden çıkmıyor, mesajlara yanıt vermiyor ve yeni tanışma fırsatlarını sürekli geri çeviriyorsunuz.
Dünya Sağlık Örgütü’nün depresyon bilgi notu, depresif bir dönemi olağan duygu dalgalanmalarından ayrı tutarak çökkün ruh hâlinin ya da ilgi ve zevk kaybının günün büyük bölümünde, neredeyse her gün ve en az iki hafta sürmesiyle tarif ediyor. Aynı bilgi notu konuşma temelli psikolojik görüşmelerin yüz yüze ya da çevrim içi yapılabildiğini de belirtiyor. Bu tarif hekimin değerlendirmesinin yerine geçmez. Belirtilerden bir ya da ikisi bile günlük yaşamınızı etkiliyorsa tümünü saymanız gerekmez. Günlük işlevleriniz belirgin biçimde bozulduysa iki haftanın dolmasını beklemeden bir görüşme ya da hekim değerlendirmesi isteyebilirsiniz.
Bedensel nedenler de benzer belirtilere yol açabilir; bu yüzden bulunduğunuz ülkede bir aile hekimine görünmek yerinde olur. Umutsuzluk ağırsa ya da günlük işleri yürütemez hâle geldiyseniz gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. Bulunduğunuz ülkede bir psikiyatri değerlendirmesi istemek de mümkündür; ilaç değerlendirmesi hekimin işidir. Sürekli yorgunluğun ve mutsuzluğun nasıl fark edilmeden sürebildiğini depresyonun sessiz belirtileri yazısında bulabilirsiniz.
Tanışma cümlesi notu: kendinizi birine nasıl tanıtıyorsunuz?
Bu not rol kaybını ölçmek için değil, neyin kaybolduğunu ve neyin hâlâ sizde durduğunu kelimeye dökmek içindir. Üç satırı, kâğıda ya da telefonunuzun notlar bölümüne yazabilirsiniz:

- Eskiden kendimi şöyle tanıtırdım: tek cümle; işiniz, merak ettiğiniz bir konu ya da insanların sizi bilmesini istediğiniz bir yan.
- Şimdi şöyle tanıtıyorum: bir tanışma anında ilk söylediğiniz cümle, olduğu gibi. İçinde eşinizin adı ya da işi geçiyorsa düzeltmeyin.
- Hâlâ doğru olan ve anlatmak istediğim: taşınmakla gitmeyen bir yan. Bir bilgi, bir beceri, bir bakış ya da bir alışkanlık olabilir.
İlk iki satır arasındaki mesafe size bilgi verir; mesafeyi puanlamanız gerekmez. İkinci satırda eşinizin geçmesi bir kusur değildir, çevrenin sorusuna verilmiş pratik bir yanıt olabilir. Üçüncü satırı doldurmakta zorlanıyorsanız bu da konuşulacak bir şeydir. Bu bir test değildir; satır sayısından ya da uzunluğundan sonuç çıkarılmaz. Notu ilk görüşmede okuyabilir, yalnızca üçüncü satırla başlayabilir ya da hazırlamadan da başvurabilirsiniz.
Eşinizle bunu suçlamadan nasıl konuşabilirsiniz?
Konuyu açmak zor olabilir; çünkü “kim olduğumu bulamıyorum” cümlesi taşınmaya pişmanlık gibi duyulabilir. Eşinizin de yeni işin yükünü, yeni ortamın beklentilerini taşıyor olması mümkündür. Konuşmayı kolaylaştırabilecek birkaç seçenek şunlardır:
- “Senin yüzünden her şeyi bıraktım” yerine “son aylarda kim olduğumu bulmakta zorlanıyorum, bunu seninle konuşmak istiyorum” demek, konuşmayı suçlamadan davete çevirebilir.
- Zamanı seçmek: işten yorgun dönülen bir akşam yerine hafta sonu bir yürüyüş, daha az savunmaya yol açabilir.
- Somut bir istek eklemek: haftada bir akşamın size ait olması ya da gündelik programın bir kısmının birlikte planlanması gibi.
Rol beklentileri ailelerde ve çevrelerde farklı yaşanır; geleneksel ve modern evlilik rolleri yazısı bu beklentilerin nasıl konuşulabileceğini ele alıyor. Konuşma her seferinde aynı yerde tıkanıyorsa bu iki kişinin birlikte bakabileceği bir konu olabilir; gurbette yürüyen ilişkilerde yaşanan tıkanmaları yurt dışında yaşayan çiftlere yönelik yazı ayrıca anlatıyor. Önce yalnızca kendi yaşadığınızı netleştirmek de geçerli bir başlangıçtır; eşinizle konuşmak için hazır olmanızı beklemeden de görüşme isteyebilirsiniz.
Kendinize ait küçük bir alan: bir haftalık dört deneme
Rol kaybı büyük bir kimlik sorusu gibi dursa da denemeler küçük başlayabilir. Amaç “yeni siz”i bulmak değil, kendinize ait bir yer açmaktır. Bu adımlar destek almanın yerine geçmez; yalnızca günlük düzende nereden başlayabileceğinize örnektir:

- Tanınan bir yüz olmak. Haftada bir kez aynı fırına, kafeye ya da kütüphaneye uğrayın. Selamlaşılan tek bir yüz, “kimse beni tanımıyor” cümlesini küçük de olsa değiştirir.
- Eski uzmanlığınıza tek bir temas. Eski bir iş arkadaşınıza kısa bir mesaj yazmak, alanınızdan bir yazıyı okumak ya da çevrim içi bir ders izlemek, işinizin bitmediğini hatırlatabilir.
- Eşinizin takviminden bağımsız bir saat. Haftada bir sabit, küçük bir zaman dilimi; içinde ne yapacağınız önemli değildir, size ait olması önemlidir.
- Tek bir işi kendi başınıza halletmek. Bir randevu almak, bir faturayı sormak ya da bir mağazada eksik bir şeyi istemek, “her şey için başkasına yaslanıyorum” duygusunu küçültebilir. İşi eşinizden gizlice yapmanız gerekmez; yalnızca sizin elinizle bitmiş olması yeterlidir.
Dördünü birden denemeniz gerekmez; biri sizi yoruyorsa atlayabilirsiniz. Kendinize olan güveniniz sarsıldıysa yetişkinlikte özgüven eksikliği yazısındaki hazırlık notu da size uyabilir. Çalışma ya da oturum durumunuzla ilgili hukuki sorular bu yazının konusu değildir; bunlar için ilgili kuruma ya da bir avukata başvurmanız gerekir.
Türkiye’den gelen soru: “Orada gün boyu ne yapıyorsun?”
Yakınlarınız merakla, bazen de farkında olmadan değerlendirerek sorabilir: “Hiç mi çalışmıyorsun?”, “Sen orada tatildesin.” Bu sorular yaşadığınız kaybı görünmez bırakabilir; kendinizi açıklama yapmak zorunda hissedebilirsiniz. Telefonu kapattıktan sonra içinizde bir sıkıntı kalabilir.
Tek bir doğru yanıt yoktur. Kısa ve somut bir cümle hazırlamak (“Düzenimi kuruyorum, bugün şunu yaptım”) açıklamaya girmeden konuyu kapatabilir. Güvendiğiniz biriyle ise “Bu aralar zorlanıyorum” demek daha yakın bir konuşma açabilir. Hangisini seçeceğiniz karşınızdakine ve o günkü halinize göre değişir. Soruyu geçiştirdikten sonra içinizde kalan ağırlık da görüşmede konuşulabilecek bir konudur.
Psikoterapide rol ve kimlik kaybı nasıl ele alınır?
Bu konu, bireysel danışmanlık görüşmelerinde ihtiyacınıza göre şekillenir. Kalmanız ya da dönmeniz yönünde yönlendirme yapılmaz; kararlarınızı hangi duyguların etkilediğini ayırt etmenize yardımcı olunur. Çalışma sırası kişiye göre değişse de genellikle üç ayrı iş içerir:
Kaybı adlandırmak. Neyi geride bıraktığınız somutlaştırılır: bir unvan mı, bir ekip mi, sabah yürüyüşü yaptığınız bir sokak mı? Bıraktığınız şey adlandırılınca, onunla ilgili üzüntü de yerini bulabilir.
Günlük düzeni yeniden kurmak. Düşünce, duygu ve davranışın birbirini nasıl etkilediğini birlikte inceleyen bilişsel davranışçı yaklaşım ve çözüm odaklı sorular burada kullanılabilir. Gün içinde yapabileceğiniz küçük ve ölçülebilir etkinlikler planlanır; hangi yaklaşımın size uyduğu ilk görüşmelerden sonra konuşulur.
İhtiyacınıza ses vermek. Eşinize, yakınlarınıza ya da çevrenize ne söylemek istediğinizi, söylerken nelerin zorladığını görüşmede deneyebilirsiniz. Hedef eski kimliğinize aynen dönmek olmayabilir; bugünkü koşullarda size uyan bir tanıtım cümlesi, bir günlük düzen ve bir söz hakkı bulmak olabilir. Bunun sonucu kişiden kişiye değişir, kesin bir sonuç sözü verilemez.
Online görüşme: saat, ortam ve bağlantı
Görüşmeler görüntülü bağlantıyla yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. Bulunduğunuz yerle Türkiye arasındaki saat farkı randevu sırasında birlikte planlanır; hangi ülkeden bağlanacağınızı ilk mesajda belirtmeniz planlamayı kolaylaştırır. Evde eşiniz ya da çocuklarınız varsa rahat konuşabileceğiniz saat ve odayı önceden düşünmek işinizi kolaylaştırır; kulaklık da bazı kişilere yardımcı olur. Görüşme biçimini online psikoterapi sayfasında görebilirsiniz. Bu biçimin size uyup uymadığını online terapinin kimlere uygun olduğu yazısı anlatıyor.
İlk mesaj ve ilk görüşme
İlk mesaj kısa olabilir; ayrıntıları görüşmede anlatırsınız. Örneğin şuna benzer bir mesaj yeterlidir:
Merhaba, eşimin işi nedeniyle yurt dışında yaşıyorum. Kendimi kaybetmiş gibi hissediyorum. Türkçe online görüşme hakkında bilgi almak istiyorum; öğleden sonraları müsaitim.
İlk görüşmede neden başvurduğunuz, bu hissin ne zamandır sürdüğü ve günlük yaşamınızın hangi alanlarını etkilediği konuşulur. Süreç ve ödeme gibi pratik konularda bilgi alırsınız; devam kararı sizindir ve acele edilmez. Seansın baştan sona nasıl işlediğini online psikoterapi seansı nasıl işler yazısında okuyabilirsiniz. Tanışma cümlesi notunu hazırladıysanız okuyabilirsiniz; hazırlamadıysanız taşındığınızdan beri sizi en çok zorlayan tek bir günü anlatmanız da yeterlidir.
Önce güvenlik: acil durum ve evde korku
Kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız, bir planınız varsa ya da hemen müdahale gerektiren bir tehlike söz konusuysa planlı görüşmeyi veya bir mesajın yanıtını beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin; Türkiye’deki 112 numarası yurt dışında geçerli olmayabilir. Mümkünse yalnız kalmamaya çalışın ve güvendiğiniz birine haber verin. Online görüşme acil yardımın yerini tutmaz.
Bir de ayrı bir durum var: eşinizin tepkisinden korkuyorsanız, telefonunuz ya da yazışmalarınız izleniyorsa, para ya da belgeleriniz elinizden alınmışsa veya dış dünyayla temasınız kısıtlanıyorsa bu bir rol uyumu sorunu değil, güvenlik sorunudur. Böyle bir durumda öncelik güvenliğinizdir; yukarıdaki bölümleri uygulamaya çalışmayın. Bulunduğunuz ülkenin acil numarasını ve yerel destek hizmetlerini öğrenip güvendiğiniz biriyle paylaşın. Cihazınız izleniyorsa arama ve mesaj geçmişinizin görülebileceğini göz önünde bulundurun. Bu durum her ilişkide yoktur; yalnızca varsa önemlidir.
Görüşme hakkında bilgi almak için
En kolay başlangıç, WhatsApp’tan görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında kısa bir mesaj bırakmaktır. Konuşmayı tercih ederseniz 0543 108 25 76 numarasını arayabilir ya da randevu talebi bırakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Eşim işinden memnun, ben şikâyet ediyorum; bu nankörlük olur mu?
İki duygu aynı anda var olabilir: eşinizin başarısına sevinmek ve kendi kaybınıza üzülmek. Şikâyet etmek taşınmayı geri almak istediğiniz anlamına gelmez. Görüşmede bu iki duygunun ayrı ayrı yer bulması hedeflenir; birini bastırmanız beklenmez.
Eşi için taşınan kişi kadınsa ya da erkekse bu konu değişir mi?
Kaybedilen alanlar kişiden kişiye değişir; cinsiyete göre bir “olması gereken” yoktur. Çevre bazen beklentilerini taşınanın cinsiyetine göre kurabilir ve bu ayrı bir yük olabilir. Görüşmede kimin ne hissetmesi gerektiği değil, sizin gerçekte ne yaşadığınız konuşulur.
Taşınma yalnızca birkaç yıllığına; yine de görüşme anlamlı mı?
Süre belirsiz de olsa gündelik hayat bugün yaşanıyor. Geçici olduğunu bilmek rol kaybını her zaman hafifletmez; bazen “nasılsa dönerim” düşüncesi kendinize ait bir düzen kurmayı erteletir. Bu durumu ilk mesajınızda yazabilirsiniz.
Çocuklarım evde; görüşme için uygun saat bulmakta zorlanıyorum.
Okul ya da uyku saatleri gibi çocukların meşgul olduğu ya da uyuduğu bir aralık seçilebilir; saat birlikte planlanır. Seansın yarıda bölünmemesi için çocuklara bakacak bir yetişkinin o saatte evde olup olmadığı da planlamada yardımcı olur.
Çalışma izni ya da oturum konusunda yardım alabilir miyim?
Bunlar hukuki konulardır; psikoterapi görüşmelerinde yasal bilgi verilmez. İlgili kuruma ya da bir avukata başvurabilirsiniz. Buna karşılık çalışamamanın ya da belirsizliğin size yaşattığı duygular görüşmenin konusu olabilir.
Kaç seans gerekir, ne sıklıkla görüşülür?
Bu kişiye ve konuya göre değişir; baştan sayı verilmez. Sıklık ve süre ilk görüşmelerden sonra birlikte belirlenir, süreç içinde gözden geçirilebilir.
Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?
Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Genel ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
Türkçe görüşme için WhatsApp’tan yazın
Rol ve kimlik kaybını Türkçe konuşmak isterseniz WhatsApp’tan görüşme biçimini ve uygun saatleri sorabilirsiniz; ilk mesajda ayrıntı yazmanız gerekmez.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın