TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Türk Psikolog Hizmeti

Almanya – Kreuzberg Türk Psikolog Hizmeti

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 8 dakika okuma
Almanya - Kreuzberg Türk Psikolog Hizmeti
Almanya - Kreuzberg Türk Psikolog Hizmeti

Kreuzberg ve Berlin’in çevre semtlerinde yaşayanlar, Psikoterapist Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşme yaparak psikolojik destek alabilir. Görüşmeler, randevu saatinde kurulan görüntülü bağlantı üzerinden yürütülür. Almanya’da açılmış bir çalışma yeri bulunmuyor; yüz yüze buluşmalar yalnızca Adana/Çukurova’da yapılıyor. Uygun gün talebinizi randevu sayfasından iletebilir, aklınıza takılanlar için 0543 108 25 76 numarasına yazabilirsiniz.

Bu sayfa tek bir soru etrafında hazırlandı: insan kendini hangi dilde anlatabiliyor? Kreuzberg’de doğup büyüyenler, çocukken gelenler ve sonradan yerleşenler için bu sorunun cevabı birbirinden farklı. Aşağıdaki bölümler, dilin ve aidiyet duygusunun görüşmelerde nasıl bir yer tuttuğunu anlatıyor.

Duyguyu anlatırken neden ana dile dönülüyor?

Çünkü duygu, çoğu insanda ilk öğrenilen dile yerleşir. Günlük işlerini Almanca yürüten biri, üzüntüsünü ya da öfkesini tarif etmeye geldiğinde kelimelerin kifayetsiz kaldığını fark edebilir.

Bu, Almanca bilgisinin yetersizliğiyle ilgili değildir. Okulda, işte, resmî yazışmalarda kusursuz Almanca konuşan biri, “içim daralıyor” ya da “boğazıma bir şey oturuyor” gibi bedensel bir tarifi başka bir dile çevirmeye çalıştığında ifade sönükleşir. Anlatılan şey aynı kalmaz; kişi kendi hikâyesini uzaktan izler gibi olur.

Görüşmenin Türkçe yürümesi, bu çeviri yükünü ortadan kaldırır. Kişi anlatırken doğru kelimeyi aramakla uğraşmaz, anlattığı şeyin kendisiyle kalır. Çocukluğa, aileye ve büyünen eve dair anılar da çoğu zaman o dilde saklıdır; o dile dönüldüğünde ayrıntılar kendiliğinden gelir.

Kreuzberg’de büyümüş biri kendini nereye ait hissediyor?

Çoğu kişi için cevap tek bir yer değildir, ve bu ikilik başlı başına bir yük oluşturabilir. Berlin’de doğup büyüyen biri Türkiye’ye gittiğinde “Almancı” diye anılabilir, Almanya’da ise kökeniyle anılmaya devam edebilir.

Kreuzberg, kuşakların iç içe yaşadığı semtlerden biri. Aynı sokakta altmışlı yaşlardaki bir amcayla, burada doğmuş bir üniversite öğrencisi yan yana yaşıyor; ikisinin Türkiye ile kurduğu bağ aynı değil. Büyükler için Türkiye geri dönülecek bir yerdi; torunlar için tatilde gidilen, sevilen ama yabancı gelen bir ülke.

Bu fark, insanın kendi içinde de bir tartışmaya dönüşebilir. “Ne oralıyım ne buralıyım” cümlesi, görüşmelerde en sık duyulan cümlelerden biridir. Bu duygunun tanınması, çoğu kişide ilk rahatlamayı sağlar; çünkü uzun süre kimseye anlatılmamış, anlatılsa da hafife alınmış bir histir.

Aidiyet sorusu çoğu zaman bir karar anında yeniden açılır: evlenmeye, çocuk sahibi olmaya, ev almaya ya da Türkiye’ye dönmeye dair bir karar gündeme geldiğinde, “ben aslında nerede yaşamak istiyorum” sorusu geri gelir. Bu soruya dışarıdan verilen hazır cevaplar genellikle işe yaramaz; kişinin kendi önceliklerini sırayla konuşabileceği bir alan gerekir. Görüşmelerde yapılan da tam olarak budur.

Evde Türkçe, dışarıda Almanca yaşamak insanı nasıl yoruyor?

İki ayrı davranış düzeni arasında gidip gelmek, gün sonunda fark edilmeyen bir yorgunluk bırakır. Kişi sabah evden çıkarken bir kalıba, akşam eve dönerken başka bir kalıba geçer.

Bu geçiş yalnızca dille sınırlı değildir. Ses tonu, mizah, saygı biçimi, hatta konuşurken kullanılan el hareketleri bile değişir. Dışarıda mesafeli ve ölçülü davranan biri, evde yakın ve teklifsiz olmak durumundadır; ikisini de doğru yapmak zorunda hisseder. Bir yerde yanlış yapıldığında gelen tepki de sert olur: dışarıda “uyumsuz”, içeride “yabancılaşmış” sayılmak.

Uzun vadede bu düzen, kişinin hangi hâlinin gerçekten kendisi olduğu konusunda bir bulanıklık yaratabilir. Görüşmelerde bu iki taraf da ele alınır; amaç birini seçtirmek değil, ikisinin arasında kişiye rahat gelen bir yer bulmaktır.

Bu yorgunluğun bir başka yüzü de sürekli temsil etme duygusudur. Kişi iş yerinde ya da okulda yalnızca kendi adına değil, geldiği yer adına da konuştuğunu hisseder; yaptığı küçük bir hata genelleştirilecekmiş gibi gelir. Böyle bir tetikte olma hâli aylar boyunca sürdüğünde, kişi dinlenirken bile gevşeyemediğini fark eder. Görüşmelerde bu his adıyla konulduğunda, çoğu kişi bunun kendi karakterinden değil, uzun süredir içinde bulunduğu durumdan kaynaklandığını görür.

Aile içindeki dil farkı ilişkileri nasıl etkiliyor?

Anne babanın Türkçesiyle çocuğun Türkçesi aynı seviyede olmadığında, konuşulan konuların derinliği de sınırlanır. Günlük alışveriş kolayca konuşulur; kırgınlık, karar ya da gelecek kaygısı konuşulmaya kalkıldığında dil yetmez.

Böyle ailelerde sık görülen bir durum vardır: çocuk, anlatmak istediğini tam anlatamayacağını bildiği için hiç anlatmaz. Ebeveyn bunu ilgisizlik sanır, çocuk ise kendini anlaşılmamış hisseder. Aradaki sessizlik yıllarca sürebilir, sonra küçük bir tartışmada hep birlikte dışarı taşar.

Ergenlik döneminde bu mesafe daha görünür hâle gelir. Gencin okulda ve arkadaş çevresinde kurduğu dünya ile evdeki dünyanın kuralları farklıdır; ebeveyn çoğu zaman bu iki dünyanın hangisinde durduğunu bilemez. Bu konuda hem gençle hem aileyle çalışılabilir; ayrıntılar ergen danışmanlığı sayfasında anlatılıyor.

Türkçesi günlük konuşma düzeyinde olan biri görüşmeye katılabilir mi?

Evet. Görüşmelerde edebî bir Türkçe beklenmez; anlaşılmak için gereken kelimeler zaten günlük dilin içindedir. Kelime bulamadığınızda durup düşünmeniz, arada Almanca bir kelime kullanmanız ya da bir cümleyi yarıda bırakıp yeniden kurmanız sorun değildir.

Burada doğup büyümüş pek çok kişi, “Türkçem yetmez, gülünç olurum” düşüncesiyle yıllarca destek almayı erteliyor. Oysa görüşmenin amacı düzgün konuşmak değil, anlatabilmektir. Nasıl anlattığınız değerlendirilmez.

Zaman zaman şu da oluyor: kişi bazı konuları Türkçe, bazılarını Almanca düşünmeye alışmış oluyor. Böyle durumlarda iki dil arasında gidip gelmek serbesttir; hangi kelimeyle daha rahat ediyorsanız o kullanılır.

Görüşmeler nasıl yürüyor, hangi başlıklarda destek alınabiliyor?

Görüşmeler, önceden belirlenen gün ve saatte görüntülü bağlantıyla yapılır ve belirli bir süre üzerinden planlanır. İlk görüşmede sıkıntının ne zaman başladığı, hayatın hangi alanlarını etkilediği ve bugüne kadar nelerin denendiği konuşulur; ardından birlikte bir yol çizilir.

Hazırlık için yapılması gerekenler kısadır:

  1. Kapısı kapanan, sesin dışarı taşmadığı bir oda seçin.
  2. Telefon yerine sabit bir ekran ve kulaklık kullanın.
  3. Bağlantı kesilirse nasıl devam edileceğini görüşmenin başında konuşun.
  4. Görüşmenin ardından hemen bir yere yetişmek zorunda kalmayacağınız bir saat seçin.

Sık konuşulan başlıklar arasında kimlik ve aidiyet duygusu, ailedeki kuşak farkı, evlilik ve ilişki sorunları, ayrılık kararı, kaygı ve huzursuzluk, uyku düzeninin bozulması, Türkiye’deki aileyle ilgili endişeler yer alıyor. Çift olarak başvurmak isteyenler çift danışmanlığı sayfasına, tek başına başlamak isteyenler bireysel danışmanlık randevusu sayfasına bakabilir. Seans ücretleri psikoterapi ücretleri sayfasında güncel olarak duruyor.

Sık Sorulan Sorular

Berlin ile Türkiye arasındaki saat farkı randevuyu zorlaştırır mı?

İki ülke arasında bir saatlik fark bulunur ve bu fark yaz saati uygulamasına göre yıl içinde değişebilir. Randevu verilirken saat her iki taraf için de yerel saatle teyit edilir. Akşamları uygun olmayanlar için sabah ve öğle aralıkları da açıktır.

Almanya’da doğmuş, Türkçeyi evde öğrenmiş biri için görüşme zor olur mu?

Hayır. Evde öğrenilen Türkçe, duyguyu anlatmak için fazlasıyla yeterlidir; zaten görüşmelerde kullanılan dil günlük dildir. Zorlandığınız yerlerde kelimeyi birlikte bulmak da sürecin bir parçasıdır.

Anne babam ya da eşim görüşmelere katılabilir mi?

Katılabilir; bunun için görüşmenin baştan aile ya da çift görüşmesi olarak planlanması gerekir. Bireysel görüşmeye bir başkasının sonradan dahil olması, kişinin rahat konuşmasını zorlaştırabildiği için tercih edilmez. Hangi biçimin uygun olduğuna ilk görüşmede birlikte karar verilir.

Konuştuklarım Kreuzberg’deki tanıdıklarımın kulağına gider mi?

Gitmez. Görüşmede konuşulanlar meslek etiği gereği gizlidir; aileye, arkadaş çevresine ya da başka kimseye aktarılmaz. Görüşmeye katıldığınızı kime söyleyeceğinize yalnızca siz karar verirsiniz.

Kreuzberg’de yüz yüze görüşme yapılıyor mu?

Hayır; Almanya’da açılmış bir çalışma yeri yok. Berlin ve çevresinde yaşayanlarla görüşmeler görüntülü bağlantıyla sürdürülür. Yılın herhangi bir döneminde Türkiye’ye geliyorsanız, o tarihler için yüz yüze bir görüşme ayrıca ayarlanabilir.

Kaç görüşme gerekir, baştan belli olur mu?

Baştan kesin bir sayı söylenmez; çünkü süre, konuşulan konuya ve kişinin kendi hızına göre değişir. İlk birkaç görüşmenin ardından nasıl bir yol izleneceği daha net konuşulabilir. Süreci sürdürüp sürdürmeme kararı her zaman sizindir.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Kreuzberg için Türkçe online görüşme

Kendinizi en rahat anlattığınız dilde konuşmak isterseniz, Almanya – Kreuzberg için online randevu oluşturabilirsiniz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Güncel

Adana’da Terapi Hizmeti

Adana’da terapi hizmeti almak için ilk adım, ihtiyacınıza uygun görüşme türünü belirlemek ve bir…
Türk Psikolog Hizmeti

Norveç – Fredrikstad Türk Psikolog Hizmeti

Norveç’in Fredrikstad şehrinde yaşayan Türkçe konuşan kişiler, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’den görüntülü…
Türk Psikolog Hizmeti

Norveç – Asker Türk Psikolog Hizmeti

Norveç’in Asker şehrinde yaşayan Türkçe konuşan kişiler, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara