Almanya – Berlin Türk Psikolog Hizmeti
Berlin’de yaşayan kişiler, Psikoterapist Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşme yaparak psikolojik destek alabilir. Randevu alındıktan sonra görüşme, belirlenen saatte görüntülü bağlantıyla yürür. Almanya’da açılmış bir çalışma yeri bulunmaz; yüz yüze buluşmalar Adana/Çukurova’da sürdürülür. Başvurunuzu randevu sayfasından iletebilir, aklınıza takılanlar için 0543 108 25 76 numarasını kullanabilirsiniz.
Berlin’de çalışma biçimleri birbirine hiç benzemiyor: kimi sabit mesaide, kimi gece açık bir işletmede, kimi kendi işini kurmuş, kimi birkaç işi aynı anda yürütüyor. Bu sayfa, böyle dağınık bir düzende psikolojik desteğin nasıl sürdürülebileceğine odaklanıyor.
Düzensiz çalışan biri Berlin’de görüşmeleri nasıl sürdürür?
Düzensiz çalışanlarda görüşmeler, sabit bir haftalık saat yerine dönemsel planlamayla yürütülür. Yani her görüşmenin sonunda bir sonrakinin günü, o dönemin iş programına bakılarak belirlenir.
Bu yöntem, saatleri önceden bilinmeyen işlerde çalışan kişiler için daha gerçekçidir. Serbest çalışan biri işin yoğunlaştığı haftalarda görüşmeleri seyrekleştirebilir, sakin dönemde sıklaştırabilir. Önemli olan sürecin tamamen durmamasıdır; aralar uzadıkça her seferinde baştan başlama hissi oluşur. Görüşmelerin nasıl yürüdüğünü online terapi sayfasında okuyabilirsiniz.
Bir de şu var: destek almayı düşünen kişi çoğu zaman en yoğun döneminde vazgeçer, çünkü “şimdi başlarsam devam edemem” diye düşünür. Oysa devam edememe ihtimali de konuşulabilir bir konudur. Baştan seyrek bir düzenle başlamak, hiç başlamamaktan daha işe yarar.
Evden çalışırken iş ile ev arasındaki sınır neden kayboluyor?
Sınır kaybolur çünkü işin bittiğini gösteren fiziksel bir işaret kalmaz. Ofise gidip gelen biri için yol, günü ikiye bölen bir ayraçtır; evde çalışanda bu ayraç yoktur ve bilgisayar her an yeniden açılabilir.
Bunun görünen sonucu, akşamın hiç başlamamasıdır. Kişi yemek yerken telefonu kontrol eder, yatmadan önce “son bir şeye” bakar, uyumaya çalışırken zihni hâlâ yarım kalmış işlerdedir. Bir süre sonra ne çalışırken tam verimli olunur ne de dinlenirken gerçekten dinlenilir. Yalnız yaşayan biri için bu düzen ayrıca yalnızlığı derinleştirir; gün boyu kimseyle konuşmadan geçen günler sıradanlaşır.
Görüşmelerde bu noktada genellikle iki şey üzerinde durulur: günü kapatan somut bir alışkanlık kurmak ve çalışma saatlerini kendi kendine dayatılan bir kurala bağlamak. Bunlar küçük görünen ama gündelik hayatta karşılığı olan değişikliklerdir.
Gece çalışılan işlerde randevu saatini seçmek neden zor?
Zorluk, gece çalışanların uyanık olduğu saatlerle randevu saatlerinin çoğu zaman örtüşmemesinden kaynaklanır. Bu durumda görüşme, uyanıldıktan bir süre sonraya, yani öğleden sonraya ya da akşamın başına konur.
Gastronomi, güvenlik, kurye ve ulaşım gibi alanlarda çalışanlar için gündüz uykusu genellikle bölük pörçüktür. Uyandıktan hemen sonra yapılan bir görüşmede kişi kendini ağır ve dalgın hisseder; anlatılanlar aklında kalmaz. Kahvaltıdan ve kısa bir yürüyüşten sonraya konan bir saat, aynı kişi için çok daha verimli geçer.
Hafta sonları çalışıp hafta içi boş olan bir düzeniniz varsa, randevu hafta içine yerleştirilir. Buradaki amaç, terapiye bir mücadele daha eklemek değil, mevcut düzenin en az zorlayan aralığını bulmaktır.
Gece çalışılan işlerin bir başka yanı da sosyal hayatın kaymasıdır. Arkadaşlar akşam buluşurken siz işe gidersiniz, onlar hafta sonu tatil yaparken siz en yoğun günlerinizi yaşarsınız. Zamanla görüşmeler seyrekleşir ve kişi kendini çevresinden kopmuş hisseder. Bu kopukluk, tek başına bile yorgunluğu ağırlaştıran bir etkendir.
Birden fazla iş yürütmek ruh halini nasıl etkiliyor?
En sık görülen etki, sürekli tetikte olma halidir. İki ya da üç farklı sorumluluğu aynı anda taşıyan kişi, bir işteyken diğerini düşünür ve hiçbirinde tam olarak bulunamaz.
Bu hal zamanla bedene de yansır: omuz ve boyunda gerginlik, çabuk sinirlenme, küçük aksiliklere büyük tepki verme, dinlenirken bile huzursuz hissetme. Kişi kendine “herkes çalışıyor, bana ne oluyor” der ve yakınmayı kendine yakıştıramaz. Oysa taşınan yükün büyüklüğünü karşılaştırma yoluyla ölçmek, çoğu zaman yalnızca sessiz kalmayı uzatır.
Berlin gibi hayat pahalılığının konuşulduğu bir şehirde çalışma yükünü azaltmak her zaman mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda görüşmelerde yükü kaldırmaktan çok, yükün altında nasıl durulduğuna bakılır: hangi sorumluluk gerçekten zorunlu, hangisi alışkanlıktan sürüyor, dinlenme hangi anlarda mümkün.
Aile içinde de bu yükün görünmeyen bir tarafı vardır. Çok çalışan kişi evde “zaten hep yoksun” eleştirisini duyduğunda haksızlığa uğradığını düşünür; eleştiriyi yapan taraf ise yalnızlığını anlatmaya çalışmaktadır. İki tarafın da niyeti kötü değildir, ancak konuşma çoğu zaman suçlamaya dönüşür. Böyle durumlarda, iki kişinin de neyi anlatmaya çalıştığını ayrıştırmak ilk adımdır.
Belirsiz bir gelecek duygusu neden bu kadar yorucu?
Belirsizlik yorucudur çünkü zihin, sonu görünmeyen bir durumu sürekli hesaplamaya çalışır. Sözleşmesi kısa süreli olan, işini yeni kurmuş ya da oturum ve iş durumu netleşmemiş kişilerde bu hesaplama neredeyse hiç durmaz.
Bunun günlük hayattaki karşılığı; uykuya dalmakta zorlanmak, karar vermekte gecikmek, uzun vadeli hiçbir şeye başlamak istememektir. İlişkilerde de “nasılsa belli olmaz” düşüncesiyle mesafe konabilir. Görüşmelerde bu duygu küçümsenmez; gerçek bir belirsizliğin karşısında sahte bir iyimserlik önerilmez. Bunun yerine, belirsizliğin içinde hangi alanların hâlâ sizin kontrolünüzde olduğu konuşulur.
Şehirde çok sayıda insanın arasında yaşarken bile yalnız hissetmek, sık dile getirilen bir durumdur. Tanıdık çevre geniş olabilir, ama derdini anlatabileceğiniz kişi sayısı azsa bu genişliğin karşılığı olmaz. Görüşmelerde bu ayrım da konuşulur.
İlk görüşmede ne oluyor, hangi başlıklarda destek alınabiliyor?
İlk görüşmede sizi buraya getiren konu, ne zaman başladığı, günlük hayatınızı nasıl etkilediği ve şimdiye kadar nelerin denendiği konuşulur. Sonunda görüşme sıklığı ve öncelik sırası birlikte belirlenir.
Başvuruların bir bölümü doğrudan çalışma düzeniyle ilgili: tükenmişlik hissi, uykuya dalamama, sabahları başlayamama, küçük şeylere büyük tepki verme. Bir bölümü ise ilişki ve aile tarafında toplanıyor: eşle yaşanan kopukluk, ayrılık gündeme geldiğinde ne yapılacağı, ergen bir çocukla kurulamayan iletişim, Türkiye’deki anne babayla ilgili endişeler ve uzun süren yalnızlık duygusu. Bireysel başvuru için bireysel danışmanlık randevusu sayfasına, güncel seans ücretleri için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
Görüşmeler kişiye göre planlanır ve tek bir kalıba sokulmaz. Bir dönem haftalık, başka bir dönem iki haftada bir görüşmek mümkündür; iş programınız değiştiğinde bu sıklık yeniden konuşulur.
Sık Sorulan Sorular
Çalışma saatlerim her hafta değişiyor, yine de görüşmelere devam edebilir miyim?
Evet. Randevular sabit bir güne bağlanmak zorunda değil; her görüşmenin sonunda bir sonrakinin saati programınıza göre belirlenebilir. Bu yöntem, saatleri önceden belli olmayan işlerde çalışanlar için düşünülmüştür.
Almanya ile Türkiye arasındaki saat farkı randevuyu etkiler mi?
Bağlanacağınız saat, randevu verilirken sizin takviminizdeki saate göre yazılır; iki taraf da aynı saati görür. Yaz saati geçişlerinde fark kaydığı için bu doğrulama her randevuda yenilenir. Gece çalışan ya da geç uyanan kişiler için gündüzün ilerleyen saatleri genellikle en uygun aralıktır.
Görüşmeler Türkçe mi, Almanca anlatmak zorunda kalır mıyım?
Görüşmelerin tamamı Türkçe yürütülür. Almanya’da büyümüş ve bazı kavramları Almanca düşünen kişiler zaman zaman iki dili karıştırarak anlatır; bu görüşmenin akışını bozmaz. Amaç doğru kelimeyi bulmanız değil, anlatmak istediğinizin anlaşılmasıdır.
Berlin’de yüz yüze görüşme yapılıyor mu?
Hayır. Şehirde ya da Almanya’nın herhangi bir yerinde açılmış bir çalışma yeri bulunmuyor. Yüz yüze buluşmalar Adana/Çukurova’da yapıldığı için Berlin’deki görüşmeler görüntülü bağlantıyla yürütülür.
Görüşmeye ev arkadaşımın duymayacağı bir yer bulamıyorsam ne yapmalıyım?
Mikrofonlu bir kulaklık çoğu durumda sorunu çözer, çünkü karşıdan gelen ses dışarı sızmaz. Evde hiç uygun bir zaman yoksa, ev arkadaşınızın dışarıda olduğu bir saat seçmek en pratik çözümdür. Görüşme saatini ayarlarken bu ayrıntıyı baştan söylemeniz yeterlidir.
Kaç görüşme yapmam gerektiğini baştan öğrenebilir miyim?
Baştan tek bir sayı verilmez; çünkü süre, konunun ne olduğuna ve nasıl ilerlediğine göre değişir. İlk görüşmelerin ardından ne sıklıkla devam edileceği birlikte değerlendirilir. Dilediğiniz aşamada süreci gözden geçirmek isteyebilirsiniz; bunu iletişim sayfasından da iletebilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Almanya – Berlin için Türkçe online görüşme
Yurt dışında yaşarken kendinizi Türkçe anlatabileceğiniz bir uzmanla görüşmek isterseniz, Almanya – Berlin için online randevu oluşturabilirsiniz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
Siz de görüşünüzü paylaşın