TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Aile ve Evlilik

Eşi Yabancı Olan Türklerde İlişki Dinamikleri: Çift Kültürlü Evlilikte İletişim ve Aile Beklentileri

Çift kültürlü evlilikte aynı cümlenin iki kişide farklı ağırlık taşıması, iki ailenin beklentileri, bayram-tatil pazarlığı, çift görüşmesinin ne yapıp yapmadığı ve Türkçe online ilk görüşme.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma
Akşam oturma odasında kanepede yan yana oturan iki yetişkin; biri konuşurken elini kaldırmış, diğeri düşünceli dinliyor.

Eşiniz başka bir kültürden olduğunda ortak bir dilde konuşmak, aynı şeyi duymak anlamına gelmeyebilir. Çift kültürlü evlilikte bazı tıkanmalar, aynı cümlenin iki kişide farklı ağırlık taşımasından doğabilir; bu ikinizden birinin kusuru değildir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz.

Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Türkiye’de de yurt dışında da yaşıyor olabilirsiniz; online görüşmeyi bulunduğunuz yerden yaparsınız. Yüz yüze seans yalnızca Adana’da, Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste mümkündür; yurt dışında ofis yoktur. Aşağıda aynı cümlenin neden farklı duyulduğunu görünür kılan kısa bir not, iki ailenin beklentileri, bayram ve tatil pazarlığı ile ilk görüşmenin nasıl işlediği var.

Ortak bir dil konuşsanız bile aynı cümle neden iki farklı ağırlık taşır?

Akşam biriniz “Hafta sonu ailem uğrayacak” diyor. Diğeri bunu kısa bir haber olarak mı, yoksa kendisine sorulmamış bir karar olarak mı duyacak? Bu, kendi evinde bir konuğun nasıl duyurulduğuna göre değişebilir. Biri “Haber verdi, tamam” derken diğeri sessizce kapanabilir. İkiniz de cümleyi anladınız; anlamı ise ayrı yerlerden okudunuz.

Gündelik hayatta bu farkı taşıyan cümleler küçük olabilir:

  • “Tamam, fark etmez.” Biri için gerçek bir esneklik, diğeri için “konuşmak istemiyorum” anlamına gelebilir.
  • “Bunu aramızda halledelim.” Birine mahremiyet gibi, diğerine dışlanma gibi gelebilir.
  • “Sonra konuşuruz.” Biri bunu bir erteleme, diğeri bir ret olarak duyabilir.

Bu örneklerin hiçbiri bir ülkenin ya da kültürün “böyle olduğunu” söylemek için verilmedi. Aynı kültürden iki kişi bile ayrı evlerde farklı alışkanlıklarla büyümüş olabilir; yabancı eşle evlilikte ve kültürlerarası ilişkilerde fark yalnızca daha kolay görünür ve “sizin kültürünüz” ya da “benim kültürüm” diye etiketlenmeye daha yatkındır. Etiket konuşmayı kapatır: “Sizde böyle” denince ortada tek bir cümle değil, iki kimlik kalır. Bu yazıda eşinizin ya da kendi kültürünüzün tanımı yapılmıyor; ikinizin aynı sözcüklere yüklediği anlam ele alınıyor.

Bir de dilin kendisi var. İlişkinizi biriniz ya da ikiniz ikinci bir dilde yürütüyor olabilirsiniz. Gündelik işleri o dilde halletmek kolay olsa da kırgınlığı, özrü ve sevgiyi ifade etmek kimi zaman başka bir ağırlık ister. “Seni anlıyorum” ile “seni hissediyorum” aynı hızda söylenmeyebilir. Ana dil ile duygusal anlatım arasındaki bu bağı anadilde psikoterapi yazısı ayrıca ele alıyor.

Cümle ve ağırlık notu: aynı sözü ikiniz ayrı ayrı nasıl duyuyorsunuz?

Son haftalarda ikinizin de en çok takıldığı tek bir cümleyi seçin. Ardından birbirinize göstermeden, ayrı ayrı dört satır doldurun:

Aynı masada yan yana duran iki ayrı defterde iki kişi, birbirinden bağımsız olarak elle not yazıyor; yüzler görünmüyor.
  1. Söylenen cümle. Kelimesi kelimesine, yorum katmadan.
  2. Ben bunu şöyle duydum. İçinizden geçen ilk anlam; mantıklı olup olmadığına bakmayın.
  3. Bu söz bende neyi hatırlatıyor. Evinizde, ailenizde ya da önceki ilişkilerinizde bu cümle neye karşılık gelirdi? Bu satır boş kalabilir.
  4. Bunun yerine duymak isterdim. Uygulanabilir, tek bir cümle.

Notları tartışmanın ortasında değil, ikinizin de sakin olduğu bir anda yan yana okuyabilirsiniz. Amaç kimin yanlış duyduğunu bulmak değil, iki anlamı aynı masaya koymaktır. Bu bir test değildir; puanlanmaz, satır sayısından ya da uzunluğundan sonuç çıkarılmaz. Eşiniz yazmak istemiyorsa yalnızca kendi dört satırınızı doldurup görüşmeye getirebilirsiniz.

Tartışmanın içinde de denenebilecek kısa bir soru var: “Bunu şöyle duydum, doğru mu duydum?” sorusu karşınızdakinin savunmaya geçmeden düzeltme yapabilmesine alan açabilir. Bu bir güvence değildir; yalnızca denenebilecek bir seçenektir. Yanlış anlaşılmaların nasıl biriktiğini eşler arasındaki yanlış anlaşılmalar yazısında ayrıca okuyabilirsiniz.

İki ailenin beklentisi: ziyaret, telefon ve “bu karar kime ait?” soruları

Her ailenin yazılmamış bir kural defteri vardır: ne sıklıkla aranır, kim kimi çağırır, bir karar verilmeden önce kime danışılır, misafire nasıl davranılır. Eşinizle farklı defterlerden geldiğinizde, kuralların yazılı olmaması sorunu büyütür; çünkü ikiniz de kendi “normal”ini bilerek yola çıkıyorsunuz. Kimse haksız olmayabilir, yine de iki “normal” birbirine çarpar.

Konuşmak isteyebileceğiniz başlıklar şöyle sıralanabilir; hepsi sizin için geçerli olmayabilir:

  • Ailelerle telefon, mesaj ve ziyaret sıklığı: her biriniz hangi sıklığı yeterli buluyor?
  • Önemli kararlarda ailelerin söz hakkı: taşınma, tatil, büyük harcamalar ya da çocuk kararları.
  • Evlilikle ilgili ailenin ilk tepkisi ve bunun sonradan hissedilen izi: “Beni seviyorlar mı, hoş görüyorlar mı?”
  • Ailelerin birbirini anlamadığı anlar: konuşulan dil, şaka ya da suskunluk ortak bir anlam üretmiyor.

Dördüncü maddede kimi çiftte bir rol belirir: arada tercüman olan eş. Her konuşmayı hem eşine hem diğer aileye çevirmek zorunda kalan kişi yalnızca sözcükleri değil, tonu, şakayı ve kırgınlığı da taşır. Zamanla iki tarafın da memnuniyetini gözetmeye başlayıp kendi sesini kaybedebilir; çevrilen taraf ise konuşmanın ne kadarının kendisine ulaştığını bilmeyebilir. Bu rolü fark etmek, kimin suçlu olduğunu değil, yükün tek kişide toplandığını gösterir.

Yükü hafifletmek için bir aile buluşmasından önce hangi konuşmaların çevrileceğini, hangilerinin bırakılabileceğini ve ne zaman kısa bir mola verileceğini birlikte konuşabilirsiniz. Ortak bir dil varsa “Bunu ben mi çevireyim, yoksa sen kendin anlatmak ister misin?” diye sormak çevirmen olan eşin her şeyi üstlenmesini azaltabilir. Ortak dil sınırlıysa konuşmayı kısa parçalara bölmek ve her parçadan sonra çeviri için mola vermek yükü paylaştırabilir.

Geniş ailenin evliliğe nasıl dahil olduğunu ve sınırın nerede çizilebileceğini kayınvalide ve geniş aile çatışmaları yazısı ele alıyor. Bu yazıdaki fark şu: burada mesele bir ailenin müdahalesi olmaktan çok, iki ailenin ayrı ölçülerle aynı ilişkiyi izlemesi. Yalnızca ilişkinin gurbette yürüdüğü çiftlere özgü tıkanmaları merak ediyorsanız gurbette ilişki yürütmek yazısına bakabilirsiniz.

Mesafe hissi bir ailenin tutumundan, dil engelinden, birbirini az tanımaktan ya da bunların birleşiminden doğabilir. Hangisi olduğunu bilmeden eşinize “ailen beni istemiyor” demek, eşinizin savunmaya geçmesine yol açabilir. “Geçen hafta telefonda kendimi dışarıda hissettim” gibi somut bir anı anlatmak karşınızdakine daha az yük bindirebilir.

Konuşmaya şu üç soruyla başlayabilirsiniz: “Senin ailende bu nasıl yapılırdı?”, “Benim için bu neden önemli?”, “İkimizin ailesi için ayrı ayrı neyi değiştirebiliriz, neyi değiştirmek istemeyiz?” Hangi ailenin ya da hangi geleneğin üstün olduğuna karar vermek gerekmez; önce iki beklentinin yan yana görülmesi yeter.

Bayram, tatil ve kutlama pazarlığı: yılı iki takvim arasında nasıl paylaşırsınız?

“Bu yıl kimlere gidiyoruz?” sorusu kimi zaman kazan-kaybet sorusuna dönüşür. Dini ya da ulusal bir gün, doğum günü, yıl sonu, bir aile yemeği olabilir; takvim ikinizde farklı doludur. Bir tarafın çok önemsediği gün diğerinin takviminde sıradan bir hafta sonu olabilir ve bu fark kolayca “sen beni önemsemiyorsun” cümlesine dönüşebilir.

Mutfak duvarındaki takvimin önünde duran iki yetişkin; biri bir güne parmağıyla işaret ediyor, diğeri elinde kalemle bakıyor.

“Kime gidiyoruz?” sorusunu “O günde bizim için önemli olan ne?” sorusuna çevirmek bazen yükü hafifletir. Bunun için her birinizin üç ayrı liste yapması işe yarayabilir:

  • Benim için vazgeçilmez olan. Yılın birkaç günü ya da bir ritüeli: sabah aramak, ortak sofra, belirli bir yemek ya da bir yolculuk.
  • Esnek olabilecek olan. Yerini, zamanını ya da biçimini değiştirebileceğiniz şeyler.
  • Birlikte oluşturabileceğiniz yeni gelenek. İki ailenin de takvimine bağlı olmayan, ikinizin bulduğu küçük bir gün ya da alışkanlık.

Listeleri karşılaştırınca “vazgeçilmez” sütununda kesişen ya da sırayla karşılanabilecek günler çıkabilir. Eşitlik her yıl yarı yarıya anlamına gelmek zorunda değil: bir yıl biri, ertesi yıl diğeri ya da küçük günlerde biri, büyük günlerde diğeri gibi biçimler de olabilir. Önemli olan, eşinizin neyin sizin için önemli olduğunu tahmin etmesini beklememek; tahmin yerine söylemektir.

Bayram sabahı ailesini arayamayan birinin duyduğu boşluk, diğerinin gözünde küçük bir ayrıntı gibi durabilir. Böyle anlarda “Bunu küçük görmüyorum, senin için neydi?” diye sormak, kimin takviminin daha geçerli olduğu tartışmasına girmeden ikinizin de duyulmasını sağlayabilir.

Çocuk yetiştirirken dil ve gelenekler: karar vermeden önce konuşulabilecek sorular

Bu bölüm “hangi dil, hangi gelenek doğru” sorusuna yanıt vermez. Çocuğun hangi dillerle büyüyeceği ya da hangi bayramları kimlerle geçireceği ikinizin ve çocuğun ihtiyacına göre değişen kararlardır. Karardan önce konuşulabilecek sorular şunlar olabilir: Evde hangi dil ya da diller konuşulacak ve bu, biriniz için kendinizi dışarıda hissetmek anlamına gelir mi? Büyükanne ve büyükbabalarla çocuğun ilişkisi nasıl sürecek? Çocuğun yanında ailelerden biri hakkında nasıl konuşuyoruz?

Çocuğun dil gelişimi ya da okul uyumuyla ilgili bir endişeniz varsa okul ya da çocuk gelişimi alanından bir değerlendirme istemek de seçeneklerinizden biridir.

Tartışma ne zaman destek düşünmeye değer bir döngüye dönüşür?

Farklı kültürlerden gelmek tek başına bir sorun belirtisi değildir. Aşağıdaki işaretler kendinize tanı koymak için değil, “bu tıkanma yeterince tekrarlandı mı?” sorusuna bakmak içindir:

  • Aile ziyareti, dil ya da kutlama gibi aynı konu her seferinde aynı noktada kilitleniyor.
  • Konuşmalar “sizin tarafınız”, “benim kültürüm” gibi etiketlere dönüştü ve asıl istek kayboldu.
  • Biriniz sürekli tercümanlık ya da arabuluculuk yapıyor ve bundan yoruldu.
  • Bazı konuları açmak yerine susmayı seçiyorsunuz; konuşmadan önce gerginlik hissediyorsunuz.
  • Aileyle karşılaşmadan önce kaygı ya da kaçınma ortaya çıkıyor.

Bunlardan biri bile bir görüşme istemek için yeterli olabilir; hepsinin bir arada olması gerekmez. Konunun bu noktaya geldiğini düşünüyorsanız çift terapisine ne zaman gidilmeli yazısı karar vermeyi kolaylaştıran sorular veriyor. Bedensel ya da uzun süren ruhsal sıkıntınız varsa bir hekim değerlendirmesi de isteyebilirsiniz.

Çift görüşmesi bu konuda ne yapar, ne yapmaz?

Çift görüşmeleri, çift danışmanlığı çerçevesinde ikinizin de duyulduğu bir ortamda yürür. Süreç kişiye göre değişse de şu başlıklarda çalışılabilir:

Döngüyü adlandırmak. Aynı konunun hangi adımlarla tekrar ettiği birlikte çıkarılır: biri açıyor, diğeri savunuyor, sonra biri çekiliyor gibi. Bilişsel davranışçı bakış, “bana sorulmadı” düşüncesinin öfkeye ve geri çekilmeye nasıl dönüştüğünü görünür kılmak için kullanılabilir.

Beklentileri soruya çevirmek. “Ailem hep böyle yapar” cümlesi “benim için bunun anlamı şu; senin için ne?” sorusuna dönüştürülür. Çözüm odaklı sorular burada “ne zaman bu daha kolay oldu?” gibi istisnalara bakmaya yardım eder.

Ortak kurallar denemek. Ziyaret, telefon, kutlama günleri ya da karar alma biçimi için iki ailenin ölçüsünü tartıp ikinize uyan bir düzen birlikte denenir; düzen gerektiğinde yeniden konuşulur.

Görüşme hangi kültürün ya da ailenin haklı olduğuna karar vermez, ilişkinin sürmesi ya da bitmesi yönünde yönlendirme yapmaz ve kültüre dair genellemeler yapmaz. Sonuç ikinizin isteğine ve süreç içinde yaşadıklarınıza göre değişir.

Online görüşme: saat, ortam ve gizlilik

Görüşmeler görüntülü bağlantıyla yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti’nin (NHS) konuşma terapileri sayfası, terapinin yüz yüze, görüntülü ya da telefon görüşmesi ve çevrim içi kurs gibi yollarla yapılabildiğini belirtiyor. Online görüşmenin sizin için uygun olup olmadığını online psikoterapi sayfası ve çiftler için online evlilik ve çift terapisi yazısı açıklıyor.

İkinizin aynı odadan tek ekranda mı, yoksa ayrı cihazlardan mı bağlanacağı ilk görüşmede birlikte planlanır. Özel bir oda seçmeniz, kulaklık kullanmanız ve görüşme sırasında evde kimlerin bulunacağını önceden düşünmeniz işinizi kolaylaştırabilir. Çift görüşmesinde biriniz diğerinden ayrı bir şey anlatmak isterse bunun nasıl ele alınacağını ve gizliliğin sınırlarını ilk görüşmenin başında sorabilirsiniz. Farklı saat dilimlerinde yaşıyorsanız saat farkı randevu sırasında birlikte düzenlenir.

Önce güvenlik: korku, kontrol ya da zorlama varsa

Bu yazıdaki notlar ve çift görüşmesi, ikinizin de rahatça konuşabildiği ve birbirinden korkmadığı bir ilişki için düşünülmüştür. Eşinizin tepkisinden korkuyorsanız, söyleyeceklerinizi seçmek zorunda hissediyorsanız, telefonunuz ya da yazışmalarınız izleniyorsa, yakınlarınızla görüşmeniz engelleniyorsa, belgeleriniz ya da paranız elinizden alınmışsa veya bir şeye zorlanıyorsanız önce güvenliğiniz gelir. Bu durumda ortak bir “kültür farkı” konuşması başlatmak sizi daha riskli bir yere sürükleyebilir; çift görüşmesi de uygun bir ilk adım olmayabilir.

Telefonunuz ya da yazışmalarınız izleniyorsa bu sayfaya bakmanız ve yazmanız da fark edilebilir; kendi cihazınız olması izlenmediğini göstermez. Destek aramayı yalnızca izlenmediğinden emin olduğunuz bir cihaz ya da kanaldan, örneğin güvendiğiniz birinin yanında ya da bulunduğunuz yerdeki yerel bir destek kuruluşu aracılığıyla düşünebilirsiniz. Güvenli bir yol göremiyorsanız şimdilik hiçbir şey yazmamak da bir seçenektir; önce güvenliğiniz gelir.

Kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız, bir planınız varsa ya da hemen müdahale gerektiren bir tehlike söz konusuysa planlı görüşmeyi ya da bir mesajın yanıtını beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin; Türkiye’deki 112 numarası yurt dışında geçerli olmayabilir. Online görüşme acil yardımın yerini tutmaz. Umutsuzluk ağırsa ya da günlük işleri yürütemez hâle geldiyseniz gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.

İlk mesaj ve ilk görüşmede ne olur?

İlk mesaj kısa olabilir; ayrıntıları görüşmede anlatırsınız. “Eşim başka bir kültürden ve Türkçesi şu düzeyde; tek başıma mı yoksa birlikte mi başvurmanın uygun olduğunu öğrenmek istiyorum” demeniz yeterlidir. Eşinizin Türkçe düzeyini ilk mesajda kısaca yazarsanız dil uygunluğu daha en baştan konuşulabilir.

İlk görüşmede sizi neyin getirdiği, hangi konuların ağır bastığı, eşinizin katılıp katılmayacağı ve dil durumu konuşulur; süreç ve ödeme hakkında bilgi alırsınız. Baskı yoktur, devam kararı sizindir. Çift görüşmesinin ilk buluşmasında iki tarafın da neleri merak ettiğini çift terapisinde ilk görüşme yazısında okuyabilirsiniz. Cümle ve ağırlık notunu hazırladıysanız okuyabilirsiniz; hazırlamadıysanız son haftalarda sizi en çok yoran tek bir konuşmayı anlatmanız da yeterlidir.

Sık Sorulan Sorular

Eşim Türkçe bilmiyor ya da az biliyor; görüşme yine de yapılabilir mi?

Seans dili Türkçedir. Eşinizin Türkçesinin birlikte görüşmeye yetip yetmeyeceği her çiftte farklıdır; bu yüzden dil konusu ilk görüşmede açıkça konuşulur. Eşiniz katılamıyorsa kendi payınıza düşen kalıpları anlamak için tek başınıza başlayabilir, sonraki adımı ilk görüşmede birlikte netleştirebilirsiniz.

Eşim görüşmeye gelmek istemiyor; tek başıma başvurabilir miyim?

Evet, bireysel görüşme isteyebilirsiniz. İlişkinin bir tarafından da çalışılabilir; yalnız bunun eşinizin değişmesi anlamına gelmediğini bilmek önemlidir. Eşinize “seni suçlamak için değil, kendi payımı anlamak için gidiyorum” demek daha az savunma yaratabilir; bu da bir sonuç garantisi değildir.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.

Kaç görüşme gerekir, ne sıklıkla yapılır?

Kesin bir sayı verilemez; konuya, ikinizin ihtiyacına ve süreç içinde yaşananlara göre değişir. Sıklık ve çerçeve ilk görüşmelerden sonra birlikte belirlenir. Bu yaklaşık 60 dakikalık görüşmelerde ilk amaç ikinizin de anlatabilmesi için güvenli bir düzen kurmaktır.

Çift görüşmesi bizi uyumlu hâle getirir mi?

Uyum bir sonuç olarak vaat edilmez. Görüşmenin işi, iki farklı alışkanlığı birlikte nasıl taşıyabileceğinizi konuşmak ve ikinizin de uyduğu bir düzen bulmaktır. Bazı çiftler birkaç küçük kuralla rahatlayabilir, bazıları daha uzun süre konuşmak ister; bunu ikinizin gözlemi belirler.

Ayrılmayı ya da boşanmayı düşünüyorum; yine de görüşebilir miyim?

Evet. Karar vermeden önce durumu netleştirmek için görüşme isteyebilirsiniz. Kalmanız ya da ayrılmanız yönünde yönlendirme yapılmaz. Evlilik hukuku, oturum ya da vatandaşlık gibi hukuki sorularınız için ilgili kuruma ya da bir avukata başvurabilirsiniz; bunlar psikoterapinin konusu dışındadır.

Türkçe görüşme için WhatsApp’tan yazın

Eşinizle aranızdaki konuşmayı Türkçe görüşmede ele almak isterseniz WhatsApp’tan görüşme biçimini ve uygun saatleri sorabilirsiniz; ilk mesajda ayrıntı yazmanız gerekmez.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Aile ve Evlilik

Ailece Taşınmak: Çocuklar, Eşler ve Ebeveynler Yeni Ülkeye Neden Farklı Hızlarda Uyum Sağlar?

Aynı eve taşınan çocuk, eş ve büyüklerin yeni ülkeyle farklı yerlerden karşılaşması, kıyas cümlelerinin…
Aile ve Evlilik

Yurt Dışında Boşanma Süreci: Hukuki Yük Altında Ruhsal Olarak Ayakta Kalmak

Yurt dışında boşanma sürecinin ruhsal yükü: evrak ve duygu takvimi, gece döngüsü, yabancı sistemde…
Aile ve Evlilik

Gurbette İlişki Yürütmek: Yurt Dışında Yaşayan Türk Çiftler İçin Evlilik ve İlişki Görüşmeleri

Yurt dışında yaşayan Türk çiftler için gurbette ilişki yürütmek: destek ağının uzaklığı, iki aile…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara