TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Psikolojik Sorunlar

Yurt Dışında Yoğun Tempoda Çalışanlar İçin Tükenmişlik ve Performans Kaygısı: Belirtiler ve Destek Yolları

Yurt dışında yoğun tempoda çalışırken tükenmişlik, yorgunluk ve performans kaygısı nasıl ayrılır; bir haftalık yük haritası, ev–iş sınırı için küçük kurallar, hekime ne zaman görünülür ve psikoterapi bu tabloyla nasıl çalışır.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma
Bir adam akşam tramvay durağındaki bankta omzunda çantasıyla, elinde kapalı telefonla uzağa bakarak oturuyor.

Yurt dışında tükenmişlik, çoğu zaman uzun çalışma günlerinin ardından dinlenmeyle geçmeyen bitkinlik, işe karşı artan mesafe ve “yeterince iyi değilim” kaygısının üst üste binmesi olarak yaşanır. Bu bir tanı değildir; yaşadığınızı anlamak için konuşmak yeterli bir başlangıç olabilir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofistedir.

Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan ülkenizi ve işten çıkış saatinizi birkaç sözcükle yazabilirsiniz; ayrıntılı bir öykü anlatmanız gerekmez.

Cuma akşamı bile içiniz rahat değilse: bu yorgunluk mu, tükenmişlik mi?

Hafta bitti, e-posta kutusu sessiz, ama omuzlar hâlâ inmiyor. Pazartesi toplantısının yarım kalan cümlesi akşam yemeğinde aklınıza geliyor; hafta sonunun yarısı “toparlanmak” için gidiyor ve pazar akşamı yine aynı ağırlık başlıyor. Bu tabloyu tek bir sözcükle adlandırmak zor. Yorgunluk, tükenmişlik, kaygı ve düşük ruh hâli birbirine benzer ama aynı şey değil.

Tükenmişlik için sık kullanılan çerçeve iş bağlamına dayanır. Dünya Sağlık Örgütü’nün tükenmişlik açıklaması, tükenmişliği (burn-out) uluslararası hastalık sınıflamasında (ICD-11) mesleki bir fenomen olarak anıyor ve tıbbi bir durum olarak sınıflandırmıyor. Tanımı üç boyuta dayanıyor: enerjinin tükenmesi, işe karşı artan zihinsel mesafe ya da olumsuzluk ve mesleki etkinliğin azaldığı hissi. Aynı açıklama, kavramın yalnızca iş bağlamındaki deneyimler için kullanılmasını söylüyor. Bu yazıda da tükenmişlik bir tanı olarak değil, yaşadığınızı adlandırmaya yardım eden bir çerçeve olarak geçiyor.

Bu çerçeveyi kendinize şöyle uygulayabilirsiniz:

  • Yorgunluk: dinlenmeyle genellikle hafifler; ancak dinlenmeye verilen yanıt kişiden kişiye değiştiği için bu tek başına ayırt edici bir ölçüt değildir.
  • Tükenmişlik: dinlenseniz de enerji tam dönmez; işe ve iş arkadaşlarına karşı soğuma, “nasılsa fark etmez” hissi ya da yaptığınız işin değerinin küçülmesi eşlik edebilir.
  • Performans kaygısı: iş fiilen iyi gidiyor olabilir, ama zihin “bir açığım ortaya çıkacak” beklentisinden çıkamaz; enerjiyi kaygı tüketir.
  • Düşük ruh hâli: yalnızca işte değil, eskiden keyif aldığınız şeylerde de ilgi kaybı, umutsuzluk ya da değersizlik düşünceleri varsa konu işin ötesine geçmiş olabilir.

Bunlar birbirini dışlamaz; kişi aynı dönemde ikisini ya da üçünü birlikte yaşayabilir. Hangisinin ağır bastığına tek başınıza karar vermeniz gerekmiyor. Bu ayrım, görüşmede neye bakılacağını netleştirmek için bir başlangıç noktasıdır.

Yurt dışında yoğun tempo neden bazı kişiler için ek bir yük taşıyabilir?

Uzun çalışma saatleri her yerde yorar. Yurt dışında yaşayan bazı kişiler için buna iş saatlerinin görünmeyen kısmı eklenebilir: işin yürütüldüğü dilin ikinci dil olması, kendinizi ifade ederken sözcük aramanın yarattığı ek zihinsel emek ve “burada işimi iyi yaptığımı göstermem gerekiyor” duygusu. Bunlar herkes için geçerli genellemeler değil; her kişide aynı biçimde ortaya çıkmayabilir. Ama bir toplantıdan çıkıp yarım saat boyunca “şunu böyle mi söylemeliydim” diye iç sesle tekrar etmek, görünmeyen ek bir mesai olabilir.

Bir kadın iş binasının yan basamaklarında boynunda kulaklıkla, elindeki kâğıt bardağa bakarak düşünceli oturuyor.

İkinci bir katman uzaklıktır. Bir yakınınızın hastalığını ya da bayram sofrasını uzaktan izlemek, iş yükü ağırken yükü paylaşabilecek kişilerin yakında olmaması, hafta içi Türkiye’yi aramaya saat bulamamanın verdiği suçluluk, gün sonunda yeniden “yeterli olamadım” duygusuna dönüşebilir. Evden ya da hibrit çalışıyorsanız bunlara bir de ev ile iş arasındaki çizginin silinmesi eklenir.

Bu katmanların hiçbiri tek başına “sorun var” anlamına gelmez. Ancak yükün büyüklüğü işin kendisinden çok bu görünmeyen emeklerden geliyorsa, çözümün de sadece “daha az çalışmak” olmadığını fark etmek yararlı olabilir. Bazı kişiler için işte haksızlık ya da dışlanma hissi de bu yükün parçası olur; bu deneyimin ruhsal etkilerini yurt dışında ayrımcılık ve mikro ayrımcılık yazısında ayrıca ele aldım. Çalışma ya da oturum izninizin yenilenme sürecinin belirsizliği yükü artırıyorsa, bu kaygı oturum ve çalışma izni yenileme dönemindeki belirsizlik yazısında anlatılıyor; hak ve prosedür konularında bu yazı bilgi vermez.

Tükenmişlik mi, performans kaygısı mı? İkisi birbirini nasıl besler?

Performans kaygısı çoğu zaman şöyle bir döngüyle işler. Bir sunum ya da teslim yaklaşır; “hata yaparsam anlaşılır” düşüncesi başlar; fazladan hazırlanırsınız, her şeyi iki kez kontrol edersiniz. Teslim iyi geçer, ama rahatlama kısa sürer, çünkü zihin başarıyı “bu sefer yırttım” diye kaydeder. Bir sonraki iş için çıta biraz daha yükselir.

Bu döngü uzadığında enerji sessizce tükenir. Sonunda işi yapma gücünüz azalır, bu azalma da kendi başına yeni bir kanıt gibi okunur: “demek ki zaten yeterli değildim.” Tükenmişlik ile performans kaygısının birbirini beslediği nokta burasıdır. Kaygı enerjiyi harcar, tükenme kaygıyı büyütür.

Kendi döngünüzü görmek için kendinize birkaç soru sorabilirsiniz; puanı ya da doğru yanıtı olan bir test değil, yalnızca merak soruları:

  • İş iyi geçtiğinde rahatlama ne kadar sürüyor, saatler mi, dakikalar mı?
  • Bir hata yaptığımda zihnimde ilk beliren cümle ne?
  • Fazladan hazırlandığım şeylerin kaçı gerçekten gerekliydi, kaçı “belki sorarlar” korkusuydu?
  • Aynı işi bir yakınım yapsa, ona da aynı standartla mı bakardım?

Burada bakılacak şey kişinin “zayıf” olup olmadığı değil, döngünün hangi halkasında takıldığıdır. Mükemmeliyetçi bir standardın rolünü merak ediyorsanız mükemmeliyetçilik ve yüksek standartların görünmeyen bedeli yazısı bu örüntüye ayrıca bakıyor. İş yerindeki genel belirtiler ve toparlanma çizgisi ise iş yerinde tükenmişlik yazısında; burada yurt dışında çalışmanın ek yükünü ele alıyorum.

Hafta sonu neden yetmiyor? Üç ayrı ihtiyaç

“Dinlenirsem geçer” beklentisi bazen karşılık bulmaz, çünkü dinlenme tek bir şey değildir. Uzun yoğunluk dönemlerinde üç farklı ihtiyaç ayrışabilir ve biri karşılanırken diğerleri açıkta kalabilir:

  • Bedenin dinlenmesi: uyku, hareket, yemek düzeni. Cumartesi geç saate kadar uyumak bunu kısmen karşılayabilir.
  • Zihnin işten kopması: bu, iş telefonunu elden bırakmaktan farklıdır. Zihin hâlâ pazartesi toplantısını prova ediyorsa beden dinlense de kopma gerçekleşmemiştir.
  • Yakınlık ve sosyal destek ihtiyacı: Türkçe espri yapabildiğiniz, kendinizi izah etmeden konuşabildiğiniz biriyle geçen yarım saat. İkinci dilde geçen bir haftanın ardından bu ihtiyaç çoğu zaman görünmez kalır.

Hafta sonunuz sadece birinci maddeyi karşılıyorsa, “dinlendim ama toparlanmadım” hissi şaşırtıcı olmayabilir. Hangisinin eksik kaldığını görmek, sonraki hafta sonu planını “daha fazla uyumak”tan daha somut bir yere taşıyabilir. Eksik olan yakınlıksa, bunun yazılı mesaj yerine sesli ya da görüntülü bir konuşma olması bazı kişiler için fark yaratabilir.

Bir haftalık yük haritası: işin kendisi mi, işin etrafındaki emek mi yoruyor?

Yükün nereden geldiğini görmek için bir haftalık, günde beş dakikalık bir not yeterli olabilir. Bir kâğıdı ikiye bölün. Sol sütuna o günkü işin kendisini, sağ sütuna işin etrafında harcadığınız ek emeği yazın.

Masada bir el, kalemle kâğıdı ikiye bölen dikey bir çizgi çiziyor; sütunlar kısa notlarla dolmaya başlamış.
  • Sol sütun, işin kendisi: toplantılar, teslimler, yazışmalar.
  • Sağ sütun, işin etrafındaki emek: toplantı öncesi cümle provası, e-postayı üç kez okumak, “iyi göründüm mü” diye sonradan tekrar oynatmak, ikinci dilde bir esprinin anlamını yakalamaya çalışmak, akşam Türkiye’yi arama saatini hesaplamak.
  • Altına tek satır: bugün hangi anda gerçekten toparlandığınız, ya da toparlanamadığınız.

Bu bir test değildir; puanı ve doğru cevabı yoktur, tanı koymaz. Bir hafta sonra sütunlara baktığınızda satır sayısına değil, hangi maddelerin en çok zaman ve enerji aldığına bakın: her iki sütundan en ağır üç maddeyi işaretleyin. Sonra bunlardan hafifletilebilir olanı, örneğin e-postayı üçüncü kez okumak ya da bir toplantı sonrası prova alışkanlığı, bir sonraki hafta için küçük bir deneme olarak seçin. İşaretlediğiniz maddeler ilk görüşmede konuşmayı somut bir yerden başlatır; yükün hangi taraftan geldiğine görüşmede birlikte bakılır.

Kâğıdı bir arkadaşınıza ya da size yakın bir iş arkadaşınıza göstermek zorunda değilsiniz; yalnızca kendi hatırlatıcınız olabilir.

Ev ile iş arasındaki sınır silindiğinde küçük çıkış kuralları

Dizüstü bilgisayarın yemek masasında açık kalması, telefonda bildirimlerin akşam on birde gelmesi ve “bir bakayım” demek, işin kapanışını belirsizleştirir. Sınır koymak büyük bir yüzleşme gerektirmez; küçük, uygulanabilir çıkış kuralları bir başlangıç olabilir:

Bir kadın akşam oturma odasında dizüstü bilgisayarını kapatıp yan taraftaki rafa yerleştirmeye hazırlanıyor.
  • Bir kapanış cümlesi seçin. Bilgisayarı kapatırken yarın ilk yapacağınız tek işi bir satıra yazın. Zihin “unuttum mu” diye taramayı bırakabilir.
  • İşe ait cihazı görüş alanından çıkarın. Küçük bir çekmece ya da raf yeterli; amaç ritüel değil, ayrımı fiziksel olarak belirginleştirmek.
  • Akşam için bir “işe dönülmeyecek” saati belirleyin. İşinizin beklentileri bu saati her gün korumanıza izin vermeyebilir; bu yüzden onu bir kural değil, haftada birkaç gün denenen bir ayar olarak düşünmek daha gerçekçidir.
  • Telefonunuzun iki ayrı alanını ayırın. İş uygulamalarını ana ekrandan çıkarmak, Türkiye’deki yakınlarınızla yazışma alanını ise açık bırakmak, günün bitişini mesafeli bir işten sıcak bir bağlantıya taşımanın küçük bir yolu olabilir.

Bu kuralların hepsini birden uygulamanız gerekmiyor; haftada bir tanesini denemek daha gerçekçidir. İşveren beklentisi sizin kontrolünüzde olmayabilir; bu yazı çalışma saatleri, izin hakları ya da iş sözleşmesi konusunda bilgi vermez ve bu konuları değerlendirmez. Sınır koymak iş ortamınızda şu an mümkün değilse, bu da konuşulabilecek bir başlık: “sınır koyamıyorum” ile “koymak işimi riske atıyor” farklı iki yük olabilir.

Ne zaman bir hekime görünmeyi düşünebilirsiniz?

Tükenmişlik benzeri bir tablo, bazen başka bir sağlık durumunun işareti olabilir. Burada üç ayrı durumu birbirinden ayırmak yararlı olur.

Beklemeden acil yardım gerektirebilecek durumlar. Yeni başlayan ya da şiddetli göğüs ağrısı veya sıkışması, özellikle nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma ya da kolda uyuşma eşlik ediyorsa süre beklemeyin; bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bu belirtilerin “stres” olduğunu önceden varsaymak yerine tıbbi değerlendirme yaptırmak daha güvenlidir.

Yakın zamanda hekim değerlendirmesi düşünülebilecek durumlar. Aşağıdakilerden biri uzun süredir sürüyorsa aile hekiminize ya da bulunduğunuz yerde başvurabileceğiniz bir hekime durumu anlatmayı düşünebilirsiniz:

  • Uykuya dalamama, sık uyanma ya da gün boyu aşırı uyuklama gibi uyku sorunları.
  • İştah ya da kiloda belirgin değişiklik, sık baş ağrısı ya da tekrarlayan çarpıntı.
  • İş dışında da süren ilgi kaybı, umutsuzluk ya da değersizlik düşünceleri.
  • Dikkati toplamada belirgin zorlanma; bunun nedeni stres, uyku ya da başka bir durum olabilir ve değerlendirmesi hekime aittir.

Psikolojik destek. Psikoterapi, hekim değerlendirmesine ve gerekliyse tıbbi tedaviye eşlik eden bir destek olabilir; bedensel nedenlerin dışlanması ya da ilaç gibi tıbbi konular ise hekimin işidir. Psikoterapist ilaç yazmaz ya da ilaç düzenlemesi yapmaz.

Önce güvenlik: kendinize zarar verme düşünceleri varsa

Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa, ya da bir başkasına zarar verme riski hissediyorsanız bu yazıdaki hiçbir adımı beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise başvurun; yanınızda güvendiğiniz biri varsa durumu ona söyleyin. Türkiye’deki 112 numarası, yurt dışında geçerli olmayabilir. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını önceden telefonunuza kaydetmeniz iyi bir hazırlıktır.

Psikoterapi yoğun tempo ve performans kaygısıyla nasıl çalışır?

Psikoterapi, tükenmişlik ya da performans kaygısını bir “kişilik kusuru” olarak değil, sizi bu noktaya getiren düşünce, duygu ve davranış örüntülerinin birlikte işlediği bir tablo olarak ele alır. Görüşmelerin amacı belirli bir sonuç söz vermek değildir; yükün nerede toplandığını anlamak, başa çıkma becerilerini geliştirmek, belirtileri düzenlemek ve çözüm odaklı küçük adımları birlikte aramaktır. Süreç kişiden kişiye değişir; kaç görüşme gerektiği baştan bilinemez.

Yoğun tempoda çalışan biriyle bu çalışmanın içinde şunlar yer alabilir:

  • Yük haritasının birlikte okunması: işin kendisi ile işin etrafındaki emeği ayırmak ve hangisinin hafifletilebileceğini aramak.
  • “Hata yaparsam” düşüncesiyle çalışmak: düşünceyi destekleyen ve desteklemeyen kanıtları birlikte incelemek; bilişsel davranışçı yöntemler bu işte kullanılabilir.
  • Mola ve toparlanma becerileri: gün içinde küçük nefes alma noktaları, bedensel gerginliği fark etme.
  • Sınır konuşmalarına hazırlık: bir yöneticiye ya da ekibe ne söyleneceğini değil, neyi söyleyebilmenin sizin için ne anlama geldiğini çalışmak.

Ağır depresyon, bipolar bozukluk, psikoz ya da yoğun kendine zarar düşünceleri gibi tablolarda yalnızca psikoterapi yeterli olmayabilir. Gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. Bireysel görüşmenin genel çerçevesi bireysel danışmanlık sayfasında anlatılıyor.

Türkçe online görüşme yoğun bir takvime nasıl sığar?

Görüşme görüntülü yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. Mesai sonrasını, öğle arasını ya da hafta sonunu düşünüyorsanız saat farkı randevu planlanırken birlikte netleştirilir. Görüşme sırasında kulaklık kullanmak ve işyeri bilgisayarını kapalı tutmak, ortamınızı özel tutmanıza yardımcı olabilir; görüşmeye kimlerin katılacağı da baştan konuşulur.

İlk görüşmede tanışırsınız; sizi getiren durumu, çalışma düzeninizi ve beklentinizi anlatırsınız. Süreç ve ödeme konusunda bilgi alırsınız; devam edip etmeyeceğinize karar vermek size kalır. Görüşmeye nasıl hazırlanacağınızı merak ediyorsanız yurt dışından ilk online seans hazırlığı yazısı kamera ve ortam konularını ayrıntılı ele alıyor. Online görüşmenin kimler için uygun olabileceğini online terapi kimler için uygun, kimler için değil yazısında okuyabilirsiniz.

Bir mesajla başlamak

En kolay başlangıç, WhatsApp’tan kısa bir mesaj yazmaktır: bulunduğunuz ülke ve görüşmeye ayırabileceğiniz gün ve saat aralığı yeterli. İsterseniz iki satırlık yük haritası notunu da ekleyebilirsiniz; zorunlu değil. İkincil yollar olarak randevu sayfasından randevu talebi bırakabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Hizmetin genel çerçevesi için Türkçe online görüşme hakkında bilgi sayfasına bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Tükenmişlik yaşıyorsam işimi bırakmam gerekir mi?

Bu kararı yazı üzerinden vermek mümkün değil. İşi bırakmak da sürdürmek de ayrı yükler getirir. Görüşmede önce yükün hangi parçasının işten, hangisinin düşünce ve beklentilerden geldiği ayrılır; karar bundan sonra daha net bir zeminde verilebilir.

Bunlar “abartı” olabilir mi? Başkaları da çalışıyor.

Başkalarının da yorulması sizin yorgunluğunuzu küçültmez. Kendi yorgunluğunuzu “abartı” saymak çoğu zaman tükenmişlikle birlikte giden bir düşüncedir ve ilk görüşmede konuşulabilecek bir başlıktır.

Mesai saatleri nedeniyle seans ayırmaya zaman bulamıyorum. Ne yapabilirim?

Mesajınızda bulunduğunuz ülkeyi ve uygun olabilecek gün aralıklarını yazmanız planlamayı kolaylaştırır. Her saat dilimi için seçenek olup olmadığı randevu sırasında netleşir.

Şirketimden destek alıyorum; bu görüşmeyi işverenime söylemem gerekir mi?

Bu, kendi iş yerinizin ve ülkenizin düzenlemesine bağlı. Mehmet Ulubey ile görüşmenin ayrıntılarını paylaşıp paylaşmayacağınız sizin kararınız; işvereninizle ilgili bir yükümlülük olup olmadığını kendi kurumunuzdan teyit edin.

Beni “fazla hassas” bulacaklarından korkuyorum. Terapide bunu da konuşabilir miyim?

Evet. Yanlış anlaşılma ya da yargılanma korkusu ve “yetersiz görünme” düşünceleri, performans kaygısının içinde sık geçen başlıklardır. Bunu ilk cümle yapmak zorunda değilsiniz; yaşadığınızı istediğiniz sırayla anlatabilirsiniz.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta ya da işveren desteği konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Genel bilgi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Bir sigorta ya da işveren desteği kullanmayı düşünüyorsanız önce ilgili kurumunuzdan teyit etmeniz yerinde olur.

Yükün nerede biriktiğini birlikte konuşmak ister misiniz?

WhatsApp’tan Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e ülkenizi ve uygun saatlerinizi yazıp Türkçe online ilk görüşme hakkında bilgi isteyebilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Kronik Stresin Bedensel Sinyalleri: Gerginliği Düzenlemek İçin Psikolojik Yollar

Kronik stresin uyku, kas gerginliği, mide, baş ağrısı ve çarpıntı gibi bedensel sinyalleri, hekim…
Psikolojik Sorunlar

Yurt Dışında İş Yerinde Mobbing ve Dışlanma: Yoğun Baskı Altında Ruhsal Olarak Ne Yaşanabilir?

Yurt dışında iş yerinde baskı ve dışlanmanın ruhsal etkisi: pazar akşamı gerginliği, e-posta korkusu,…
Psikolojik Sorunlar

Bilişsel Davranışçı Terapi ve EMDR Nedir? Yurt Dışından Online Görüşmede Yöntem Nasıl Belirlenir?

BDT ve EMDR’nin kısa tanımı, yöntem adının neden ilk görüşmelerde birlikte belirlendiği, dört soruluk…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara