Körfez’de (Dubai, Abu Dabi, Katar) Yaşayan Türkler İçin Türkçe Online Psikoterapi: Yoğun Tempoda Destek
Körfez’de yaşayanlar için Türkçe online psikoterapi: yoğun tempo ve uzak aile yorgunluğu, “birkaç yıl daha” belirsizliği, seansın işleyişi ve ilk mesaj.
Dubai, Abu Dabi ya da Katar’da yaşıyorsanız Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe, görüntülü online psikoterapi yapabilirsiniz; bir seans yaklaşık 60 dakika sürer; bulunduğunuz yerden görüşmenin uygunluğu ilk iletişimde netleşir. Yoğun iş temposu, aileden uzaklık ve “kazanıyorum ama yorgunum” duygusu görüşmede konuşulabilir. Yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır; Körfez’de ofis yoktur.
Önce bir şey sormak isterseniz en kolayı WhatsApp’tan yazmaktır; telefonu tercih ederseniz 0543 108 25 76 numarasını arayabilir, randevu talebini de sayfadan bırakabilirsiniz. Aşağıda yorgunluğun ne zaman konuşmaya değer bir yük olduğunu, “birkaç yıl daha” cümlesinin neden ağırlaşabildiğini ve seansı Körfez’deki bir haftaya nasıl yerleştirebileceğinizi bulacaksınız.
Kazanıyorum, işler yolunda; peki bu yorgunluk nereden geliyor?
Maaş yatıyor, iş sürüyor, belki çocuklarınız iyi bir okula gidiyor. Dışarıdan bakan için her şey yerli yerinde. Siz ise sabah alarmı kapatırken günün henüz başlamadığını, akşam olduğunda da bitmediğini hissediyor olabilirsiniz.
Bu yorgunluğun kendine özgü bir zorluğu var: yakınmak haksızlık gibi gelir. “Memlekette bunu isteyen çok” ya da “şükretmem lazım” cümleleri sözünüzü yarıda keser. Oysa bir düzenden memnun olmak ile onun bedelini ağır hissetmek aynı anda doğru olabilir; birini kabul etmek ötekini silmez.
Yorgunluğun kaynağı herkeste aynı değildir. Kimi için uzun mesailer ve sınırı belirsiz bir iş tanımı, kimi için işten sonra da zihinde dönen yazışmalar, kimi için günün sonunda konuşacak kimsenin bulunmamasıdır. Burada bir şirketi, bir şehri ya da bir ülkeyi yargılamıyoruz; çalışma koşulları kişiden kişiye değişir. Sizi ilgilendiren, o düzenin içinde sizin yaşadığınızdır.
Kazancın kendisi de bir yük taşıyabilir. Maaşınız yalnızca sizin ve evinizin değil, Türkiye’deki yakınlarınızın bir kısmının da giderine dokunuyorsa, durmak ya da yavaşlamak bir lüks gibi görünür. “Şimdi bırakırsam herkes etkilenir” düşüncesi yorgunluğu görünmez kılar, çünkü yorulmaya hakkınız yokmuş gibi hissedebilirsiniz. Bu her ev için geçerli değildir; geçerliyse, yorgunluğun sorumlulukla birlikte konuşulabilir olduğunu görmek bir ilk adım olabilir.
Dışarıdan güçlü görünüp içeride tükenme hâli maskeli depresyon yazısında, işle ilgili yıpranma ise iş yerinde tükenmişlik yazısında ayrıca ele alınıyor.
Yorgunluk ne zaman destek konusu olur?
Akşam eve girip ceketinizi askıya astıktan sonra koridorda bir süre öylece durduğunuz, telefonu elinize almak için bahane aradığınız oluyorsa, bu küçük duraksama size bir şey söylüyor olabilir. Aşağıdakiler tanı koymaz; yalnızca “bunu bir görüşmede konuşabilir miyim?” sorusuna ışık tutar.

- İzin gününde bile dinlenmiş hissetmemek; hafta sonu sabahı iş mesajlarına bakmadan duramamak.
- İş dışındaki hayatın küçülmesi: eskiden keyif aldığınız bir uğraş, bir arkadaş buluşması ya da yürüyüş artık listenin sonunda.
- Türkiye’deki yakınlarla konuşmayı ertelemek, çünkü “iyiyim” demek için bile enerji gerekiyor.
- Uykunun bozulması ya da sabah kalkmakta zorlanmak. Bedensel belirtiler sürüyorsa önce bir hekime görünmek yerindedir; gecenin nasıl uzayabildiğini kaygı ve uykusuzluk döngüsü yazısında okuyabilirsiniz.
- Küçük şeylere gelen sabırsızlık ve ardından eşe ya da çocuklara karşı hissedilen suçluluk.
Günü sürdürebilmek ile günü zorlanmadan sürdürebilmek farklı şeylerdir. İşe gidiyor, sorumluluklarınızı yerine getiriyor olmanız, bunu yaparken zorlanmadığınız anlamına gelmez. Bu durum bir süredir devam ediyor ve işte, evde ya da kendinizle ilişkinizde bir yerde sizi daraltıyorsa, görüşme istemek için bu yeterli bir gerekçe olabilir; belirli sayıda belirti saymanız gerekmez.
Yorgunluğun tek bir nedeni olmayabilir. İş yükü, uyku düzeni, bedensel bir durum ya da ruhsal bir yük iç içe geçmiş olabilir; bu yüzden “nedeni nedir?” sorusuna bu yazı yanıt vermez. Görüşmede önce neyin ne zaman değiştiğine bakılır, gerekiyorsa bir hekim değerlendirmesi de önerilir.
“Birkaç yıl daha” demek: geçici düzen uzadığında ne olur?
Körfez’e gelen birçok kişinin bir planı vardır: iki yıl çalışıp biriktirmek, bir proje bitene kadar kalmak, çocuk okula başlayana kadar beklemek. Plan uzadıkça “birkaç yıl daha” cümlesi sessizce bir yaşam biçimine dönüşebilir. Bu herkes için geçerli değil; ama dönüştüğünde belirli bir yorgunluk eşlik eder: mobilya alırken “nasılsa gideriz” demek, dostluk kurarken “nasılsa ayrılırız” diye mesafe bırakmak, hayatı bir bekleme salonu gibi yaşamak.
Bu belirsizlik karar vermeyi güçleştirir, çünkü her seçenek bir kaybı da taşır: kalmak, aileden uzak kalmayı sürdürmek anlamına gelir; dönmek ise bu düzenin sağladıklarından vazgeçmek. Bir görüşme size kalıp kalmayacağınızı söylemez; böyle bir karar kimse adına verilemez. Yapılabilecek şey, kararın çevresindeki duyguları, ailenin beklentilerini ve sizin gerçekten neyi önemsediğinizi birbirinden ayırmaktır.
İzinle Türkiye’ye gidip dönen biri için bu belirsizlik bir ritim de kazanır: gidişten önceki telaş, orada geçen birkaç hafta boyunca yavaşlayıp gevşemek, dönüşte uçak kapısından çıkar çıkmaz yeniden tempoya girmek. Dönüşün ardından haftalarca süren bir boşluk ya da öfke varsa bu da görüşmede ele alınabilecek bir konudur.
Bunun için üç satırlık bir not işe yarayabilir. Test değildir, puanı ya da sonucu yoktur; yalnızca düşünceyi görünür kılar:
- Bu düzen bana şu an şunu sağlıyor: …
- Bunun bedeli bende ve evimde şurada görünüyor: …
- “Birkaç yıl daha” cümlesini en son kime söyledim ve hangi tarihe kadar demek istiyorum: …
Üçüncü satırın yanına bir gözden geçirme tarihi yazabilirsiniz (“Haziran’da bu üç satıra yeniden bakacağım”). Böylece karar hemen verilmek zorunda kalmadan, belirsizlik sınırlanmış olur. Notu ilk görüşmeye getirip okuyabilir ya da yalnızca bir satırını paylaşabilirsiniz; boş bıraktığınız yer sorun değildir.
Aile uzaktayken: ebeveyn, çocuk ve eş
Akşam balkondaki küçük masada telefonu bir çay bardağına dayayıp annenizle görüntülü konuştuğunuz anlar tanıdık geliyorsa, uzaktaki aileyle ilişkinin neleri taşıyabildiğini, neleri taşıyamadığını bilirsiniz. Görüntülü arama sesi ve yüzü getirir; hastalanan bir ebeveynin yanında bulunmayı, bayram sofrasında yer almayı ya da çocukların büyükanne ve büyükbabayla gündelik bağ kurmasını getirmez.

Para ya da hediye göndermek bu boşluğu her zaman doldurmaz. “Orada olamıyorum” duygusu suçluluğa dönüşebilir, suçluluk da yorgunluğun üstüne eklenir. Bu duygu bir kusur işareti değildir; mesafenin bedeli olarak görüşmede konuşulabilir.
Eşinizle ilişki de ayrı bir konudur. Biriniz işte, öbürünüz evde yalnız kalıyorsa ya da eşlerden biri Körfez’de çalışıp diğeri Türkiye’deyse, haftanın büyük bölümü birbirine bilgi aktararak geçebilir. Çift olarak başvurmayı düşünüyorsanız çift danışmanlığı sayfasında süreç anlatılıyor; iki kişinin de görüşmeye katılması beklenir, eşlerden biri başka bir şehirde ya da ülkedeyse bunu ilk iletişimde yazmanız yeterli.
Türkiye’deki bir yakınınızın sağlığı ya da yaşlılığı yüzünden kaygılıysanız, onun yerine görüşme yapılamaz; ama kendi endişenizi, ona nasıl yaklaşacağınızı ve uzaktan neyin elinizde olduğunu konuşmak için siz başvurabilirsiniz.
İşten kopamamak ve “hayır” diyememek: sınır neden bu kadar zor?
“Hayır” demek bazı işlerde ve bazı ortamlarda gerçekten pahalı olabilir; bunun ne kadar pahalı olduğunu ancak siz bilirsiniz. Yine de birçok kişi sınır koymakta yalnızca dış koşullar yüzünden değil, kendi içindeki bir cümle yüzünden de zorlanır: “Beni vazgeçilebilir görürler”, “Bir kez geri çevirirsem bir daha istenmem”, “Ben yapmazsam olmaz”. Bu cümlelerin hangisi koşulların, hangisi alışkanlığın sesidir, tek başına ayırt etmek güçtür.
Görüşmede bu cümleler birlikte gözden geçirilir: gerçekten ne olur, daha önce sınır koyduğunuz bir an oldu mu, sonrasında ne yaşandı? Küçük bir deneme de önerilebilir; örneğin bir akşam yazışmalara bakmayacağınız saati belirleyip ertesi gün ne olduğunu not etmek. Bu bir yöntem önerisidir, her iş yerinde uygulanabileceğinin güvencesi değil; uygulanamıyorsa nedeni de konuşulacak bir bilgidir. Koşulların kendisini değiştirmek her zaman elinizde olmayabilir; elinizde olan, o koşullar içinde kendinize ne kadar yer açabileceğinizdir.
Psikoterapi bu yoğunlukta ne yapar?
Süreç, yaşadığınızı anlatmanızla ve birlikte anlamaya çalışmakla başlar: yorgunluk ne zaman başladı, haftanın hangi saatlerinde ağırlaşıyor, şimdiye kadar neleri denediniz? Psikoterapi bu yönüyle bir sohbetten ayrılır; bir çerçevesi ve üzerinde çalışılan bir konusu vardır.
Çözüm odaklı çalışmada “Gününüzde neyin biraz daha iyi gitmesini isterdiniz?” gibi sorularla küçük ve gözlenebilir bir değişikliğe bakılır; örneğin iş ile ev arasında kısa bir geçiş alışkanlığı kurmak. Bilişsel davranışçı yöntemlerde düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağ ele alınır: “Yetişemezsem değerim düşer” gibi düşüncelerin yorgunluğu nasıl büyüttüğü gibi. Zorlayıcı yaşantıların izleri söz konusuysa EMDR gündeme gelebilir. Hangi yaklaşımın size uyduğu ilk görüşmede değerlendirilir ve çalışma planı süreç içinde birlikte netleştirilir.
Başa çıkma becerileri somut olur: iş mesajı gelen bir akşam için küçük bir plan, bedendeki gerginliği fark etmeye yarayan kısa bir dikkat çalışması, yoğun haftada dinlenmeyi bir randevu gibi takvime yazmak. Bunlar kişiye göre seçilir ve herkese aynı biçimde uygulanmaz. Süre ya da sonuç garantisi verilemez; ilerleyişi birlikte gözden geçirirsiniz.
Seanslar arasında yapılacaklar da yükünüze göre ayarlanır. Bazen yalnızca bir akşamın nasıl geçtiğini iki cümleyle not etmek, bazen de bir gerginlik anında neyi denediğinizi gözlemlemek istenir. Bunlar zorunlu ödev değildir; haftanız zaten doluysa “bu hafta yapamadım” demek de görüşmeye taşınabilecek bir veridir.
Ağır depresyon, bipolar belirtiler, psikoz ya da kendine zarar düşünceleri gibi tablolarda gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. İlaç kullanıyorsanız dozla ilgili kararlar hekiminize aittir.
Körfez’den online seans nasıl işler?
Türkçe online görüşme telefon, tablet ya da bilgisayardan görüntülü bağlantıyla yapılır. Yeni bir uygulama kurmanız gerekiyorsa bunu seans gününe bırakmamak, seans öncesinde de kamerayı, mikrofonu ve bağlantıyı kısa bir denemeyle kontrol etmek ilk dakikaları rahatlatır. Teknik ayrıntılar için online psikoterapide seans nasıl işler yazısına bakabilirsiniz.
Özel ortam bu çalışmanın en önemli koşuludur. Kapısı kapanan bir oda ya da yanınızda kimsenin olmadığı bir saat görüşmeyi rahatlatır. Odayı ya da konutu başkalarıyla paylaşıyorsanız bunu ilk mesajda yazın; kimlerin duyabileceğine göre uygun bir saat birlikte seçilir. Kulaklık karşı tarafın sesinin odada duyulmasını azaltır, sizin konuşmanızı örtmez. Mesleki gizliliğin sınırlarını ve acil durumlarda bilgi paylaşımının hangi koşullarda gündeme gelebileceğini randevudan önce sormanız yerindedir.
Çalışma haftanız Türkiye’dekinden farklı günlere denk geliyorsa, hafta sonunuzun hangi günler olduğunu ve vardiyalı çalışıyorsanız hangi saatlerin boş olduğunu yazmanız yeterlidir. Saat farkı olup olmadığı karışıklık yaratmasın diye randevu mesajında hangi ülkenin saatinin kastedildiği yazılarak teyit edilir. Bağlantı kopma ihtimalini de baştan konuşabilirsiniz: yeniden bağlanma ya da sesli devam gibi seçenekler seans başında netleştirilir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün depresyon bilgi sayfasında konuşma temelli psikolojik yaklaşımların yüz yüze ya da çevrim içi yapılabildiği ve depresyon belirtileri olduğunda bir sağlık hizmeti sunucusuna başvurulması gerektiği belirtilir. Bu, her konunun ve herkesin online görüşmeye uygun olduğu anlamına gelmez; kimler için uygun olduğunu online terapi kimler için uygun, kimler için değil yazısında bulabilirsiniz. Bulunduğunuz ülkede çevrim içi görüşmeye ya da yurt dışından hizmet almaya ilişkin özel bir düzenleme olup olmadığı bu yazının konusu değildir; böyle bir sorunuz varsa kendi kaynaklarınızdan teyit etmeniz yerindedir.
Seans yoğun haftanın neresine sığar?
Yoğun bir haftada seans, yapılacaklar listesinin bir maddesine dönüşebilir; bu yüzden yerini baştan düşünmek yardımcı olur. İşten çıkar çıkmaz bağlanmak, gün boyu biriken gerginliği doğrudan seansa taşır. Araya yarım saatlik bir boşluk bırakabiliyorsanız ilk dakikalar daha kolay geçer. Hafta sonu sabahı seans iş yazışmalarının en az geldiği saate denk gelebilir, ama bu kez de aile vaktinden pay alır.
Seanslar duygusal olarak yorucu geçebildiği için hemen sonrasına bir toplantı ya da kalabalık bir yemek koymamak, yorgunluğun üst üste binmesini önler. Her hafta aynı gün ve saat düzeni basitleştirir; haftanız değişkense hangi biçimin size uyduğunu ilk görüşmede birlikte belirlersiniz.
Online görüşme hangi durumlarda tek başına yeterli olmayabilir?
Evde sizi dinleyen, denetleyen ya da görüşmeye engel olan biri varsa online seans güvenli bir ortam sağlamayabilir; bu durumda başka bir saat ya da farklı bir düzen aranır. Bağlantınız sık sık kopuyorsa kesintiyle çalışmak hem yorucu hem verimsizdir; sorun giderilene kadar geçici bir çözüm olup olmadığını sorabilirsiniz.
Uykusuzluğun günlerdir sürmesi, yemek yiyememe, gerçekle bağı zorlayan deneyimler ya da kendine zarar düşünceleri planlı bir seansın ötesinde hekim değerlendirmesi ya da acil yardım gerektirebilir. Böyle bir durumda seansı beklemeden bulunduğunuz yerdeki sağlık hizmetine ya da acil yardıma başvurun.
Dubai, Abu Dabi, Doha: şehir mi önemli, düzeniniz mi?
Online seans için şehir adı ikinci planda kalır. Şehirlerin kendi ritimleri vardır, ama bunları sizden iyi bilemem; bu yüzden ilk görüşmede “haftanız nasıl işliyor?” sorusuyla başlarız. Seansın nasıl kurulacağını şehrinizden çok sizin haftanız belirler.
Körfez’in başka bir ülkesinden yazıyorsanız da görüşmenin uygunluğu ilk iletişimde birlikte netleşir. Suudi Arabistan için ayrıca hazırlanmış Suudi Arabistan’dan Türkçe destek sayfası da var.
İlk mesajı nasıl yazarsınız, ilk görüşmede ne olur?
İlk mesajın kusursuz olması gerekmez. “Dubai’den yazıyorum, Türkçe online görüşme hakkında bilgi almak istiyorum” bir başlangıç olarak yeter. Hikâyenizin tamamını yazmanız gerekmez; “nereden başlayacağımı bilmiyorum” demeniz de yeterlidir. İsterseniz hangi gün ve saatlerin uygun olduğunu ekleyin. Yazmak yerine konuşmayı tercih ediyorsanız 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.
İlk görüşmede tanışırsınız; sizi buraya getiren yük, haftanıza etkisi ve beklentileriniz konuşulur, süreç hakkında bilgi alırsınız. Karar vermeniz için baskı yapılmaz. İsterseniz şunları sorabilirsiniz: anlattığım tablo için nasıl bir çalışma düşünüyorsunuz, görüşmeler hangi sıklıkla yapılır, online yürütürken benim neye dikkat etmem gerekir? Yanıtlar kişiye göre değişir; amaç, sürecin nasıl işleyeceğini kararınızı vermeden önce anlamanızdır. Ödeme ve fatura gibi konuları da bu görüşmede sorabilirsiniz; ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
Acil bir durumda ne yapmalısınız?
Kendinize zarar verme düşünceniz güçleniyorsa ya da bir başkası için hemen bir tehlike varsa randevuyu beklemeyin: bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin, yanınızda kalabilecek birine haber verin. Türkiye’deki 112 numarası orada sizi yerel acil hizmetlere bağlamayabilir; bu yüzden bulunduğunuz yerdeki numarayı şimdiden telefonunuza kaydetmeyi düşünebilirsiniz. Online seanslar acil müdahalenin yerini tutmaz. Seans sırasında bu tür düşünceler ortaya çıkarsa hemen söyleyin; o anda ne yapılacağı birlikte konuşulur ve gerekirse bulunduğunuz yerdeki acil yardıma yönlendirilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Aramada “Türk psikolog” yazmıştım; bu görüşmeleri kim yürütüyor?
Görüşmeleri Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey yürütür; hakkımda sayfasında daha fazla bilgi var. Hekim olmadığı için ilaç yazılmaz; ilaç gerekiyorsa bir psikiyatri hekimine başvurmanız önerilir.
Acil bir iş çıktığı için seansı erteleyebilir miyim?
Beklenmedik iş çıkması olağan bir durumdur. Erteleme ve iptal koşullarını randevu öncesinde öğrenebilirsiniz; bu yüzden ilk iletişimde sormak yerindedir.
Görüşmeyi iş arkadaşlarım ya da işverenim öğrenmesin; neye dikkat edebilirim?
Mümkünse iş yerinin bilgisayarı ve ağı yerine kendi cihazınızı ve kendi bağlantınızı kullanmayı düşünebilirsiniz. Telefonunuzda bildirim önizlemesini kapatabilir, takvime yalnızca saat yazıp konu başlığı eklemeyebilirsiniz.
Sigortam ya da işyerimin sağlık desteği seansı karşılar mı?
Sigorta kapsamını sigorta şirketiniz ya da kurumunuz söyleyebilir. Ödeme ve fatura belgesi ayrıntıları için randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76).
Belki yalnızca dinlenmem gerekiyordur; terapi gerekli mi?
Birkaç haftalık bir izin ya da düzen değişikliğinden sonra yorgunluk hafifliyorsa, ihtiyacınız gerçekten dinlenmek olabilir. İzinden döndükten kısa süre sonra aynı ağırlık geri geliyorsa bunu bir görüşmede konuşmak anlamlı olur. İlk görüşme sizi sürece bağlamaz.
Birkaç ay sonra Türkiye’ye dönersem ya da başka bir ülkeye taşınırsam seanslar sürer mi?
Görüşmeler online olduğu için nerede olduğunuzdan çok, özel bir ortam bulabilmenize ve bağlantı kurabilmenize bağlıdır. Taşınma tarihiniz belliyse bunu önceden yazın; yeni bulunduğunuz yerden görüşme yapmanın uygun olup olmadığı randevudan önce birlikte netleştirilir ve geçiş dönemindeki seanslar buna göre düzenlenir.
Türkiye’ye izne geldiğimde yüz yüze görüşebilir miyim?
Evet, Adana’ya uğrarsanız bir görüşmeyi ofiste yüz yüze yapmak mümkündür; ofis Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’ndedir, tam adres için iletişim sayfasına bakabilirsiniz. Yüz yüze görüşme zorunlu değildir, yalnızca bir seçenektir.
Eşim ya da ailem terapiye sıcak bakmıyor; tek başıma başlayabilir miyim?
Yetişkinseniz kendi adınıza başvurabilirsiniz. Yakınlarınıza anlatıp anlatmamak sizin tercihinizdir; “aileme nasıl anlatırım?” sorusu ilk görüşmede konuşulabilir.
Çocuğum ya da ergenim için de yazabilir miyim?
Evet, ilk adım çoğu zaman ebeveyn görüşmesidir; çocuğun nasıl katılacağı bu görüşmede netleşir. Davranış ya da gelişimle ilgili ağır bir tablo söz konusuysa okul ya da hekim değerlendirmesi de gündeme gelebilir.
Yorgunluğun adını koymak için tükenmiş olmanız gerekmez; yeterince uzun süredir taşıyorsanız, bir görüşmede ele alınabilir.
Körfez’den Türkçe konuşmak için ilk adım
Türkçe online görüşmenin sizin için uygun olup olmadığını Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’e WhatsApp’tan sorabilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın