TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Psikolojik Sorunlar

Sürekli Yorgunluk ve Mutsuzluk: Depresyonun Sessiz Belirtileri Neler?

Depresyonun sessiz belirtileri: bitmeyen yorgunluk, zevk alamama, uyku ve iştah değişimi, sinirlilik, bedensel şikâyetler ve sosyal çekilme; yorgunluğun başka nedenleri için hekim kontrolü, bir haftalık gözlem notu ve yakınlar için destek yolları.

Psikoterapist Yayımlandı 15 dakika okuma
Sabah yatağın kenarında oturan bir adam, ayakları yerde, ellerini dizlerinin arasında birleştirmiş düşünceli duruyor.

Sabah uyanıyorsunuz, gece yeterince uyumuş olsanız da gün başlamadan yorgunsunuz. İşe gidiyor, mesajlara yanıt veriyor, hatta gülüyorsunuz; ama içinizde bir şey sessizce kısılmış gibi. Bu hâlin adı her zaman depresyon değildir. Yine de depresyonun sessiz belirtileri çoğu zaman tam olarak böyle görünür: gürültüsüz, gösterişsiz ve kolayca geçiştirilebilir.

Kısa cevap şu: Depresyon yalnızca ağlamak ya da yataktan çıkamamak demek değildir. Bitmeyen yorgunluk, eskiden keyif veren şeylerden zevk alamama, uyku ve iştah değişimi, odaklanamama, küçük şeylere sinirlenme, açıklanamayan bedensel yorgunluk ve insanlardan yavaş yavaş uzaklaşma da bu tablonun parçası olabilir. Bunların her biri tek başına sıradan görünür. Anlam kazandıkları yer, birlikte oldukları, uzun sürdükleri ve günlük yaşamı zorlaştırdıkları noktadır.

Bu yazı size tanı koymaz; kimse bir yazıyla bunu yapamaz. Ne aradığınızı, hangi yorgunluğun önce bir hekim kontrolünü gerektirdiğini, görüşmeye gitmeden önce tutabileceğiniz kısa bir notu ve bir yakınınız sessizce zorlanıyorsa ne söyleyebileceğinizi bulacaksınız. Depresyonun genel tanımı ve klasik belirti listesi için depresyon nedir yazısına bakabilirsiniz. Burada gözden kaçan tarafa odaklanıyoruz.

Depresyonun Sessiz Belirtileri Neden Fark Edilmez?

Depresyon denince akla genellikle sürekli ağlayan, yataktan çıkamayan bir insan gelir. Oysa tablo çok daha sessiz olabilir. Kimse durumu fark etmeyebilir; siz bile “yoğun bir dönem” ya da “yaşlanıyorum herhalde” diyerek geçiştirebilirsiniz.

Sessizliğin iki kaynağı var. Birincisi belirtilerin sıradan görünmesi: yorgunluk, dalgınlık ve sinirlilik herkesin yaşadığı şeylerdir. İkincisi kişinin işlevini sürdürmesi. İşe gitmek, çocuğa yemek yapmak, faturaları ödemek aksamadığı sürece dışarıdan “ciddi bir şey yok” gibi görünür. Oysa işlerin aksamaması, o işlerin kolay yapıldığı anlamına gelmez. Aynı işi iki kat çabayla yapmak da bir zorlanmadır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün depresyon bilgi notu, depresif dönemi; çökkün, huzursuz ya da boş hissetmek veya ilgi ve zevk kaybı gibi bir hâlin günün çoğunda, neredeyse her gün, en az iki hafta sürmesi olarak tarif eder. Sayfada ayrıca odaklanma güçlüğü, uyku bozulması, iştah ya da kilo değişimi ve çok yorgun olmak gibi belirtiler sayılır. Dikkat edin: listenin hiçbir yerinde “herkesin fark edeceği kadar belirgin” diye bir koşul yok.

Bitmeyen Yorgunluk: Dinlenmekle Geçmeyen Yorgunluk Neye Benzer?

Olağan yorgunlukta dinlenince toparlanırsınız. Hafta sonu uyur, biraz dışarı çıkar, enerjinizin döndüğünü hissedersiniz. Depresyonla ilişkili yorgunlukta ise dinlenme fark yaratmayabilir. Yeterince uyumuş olsanız da sabah ağır kalkarsınız; tatilden dönünce bile “şarj olmadım” dersiniz.

Bu yorgunluğun karakteri de ayırt edici olabilir. Sadece kaslarınız değil, düşünmek de yorucudur. Duş almak, çamaşırı asmak, bir e-postayı yanıtlamak gibi küçük işler gözünüzde büyür. Bazen yorgunluk bedenden çok “hiçbir şeye gücüm yok” hissi olarak yaşanır.

Kendinize üç soru sorabilirsiniz:

  • Dinlenince geçiyor mu? Bir iki iyi uykunun ardından fark etmiyorsa bunu not edin.
  • Sevdiğim bir şey olunca enerji geliyor mu? Sevdiğiniz biriyle olmak size güç veriyorsa bu bir ayrım ipucudur; hiçbir şeyin enerji vermemesi de başka bir ipucudur.
  • Yorgunluğa bir de kendini suçlama eşlik ediyor mu? “Tembelleştim, bir işe yaramıyorum” düşünceleri yorgunluğun yanına eklenmişse bu, yorgunluğun sadece fiziksel olmadığını gösterebilir.

Bu sorular tanı koymaz. Yorgunluğunuzu bir uzmana nasıl anlatacağınızı kolaylaştırır: “Yorgunum” yerine “dinlenince geçmiyor ve hiçbir şey enerji vermiyor” demek çok daha net bir tablo çizer.

Hiçbir Şeyden Zevk Alamamak: Keyfin Sessizce Sönmesi

Eskiden sizi heyecanlandıran şeyleri düşünün: bir dizi, yemek yapmak, arkadaşla kahve, hafta sonu yürüyüşü. Şimdi bunlar “idare eder” ya da “fark etmez” demenize yol açıyorsa, bu, depresyonla birlikte görülebilen ve kolay gözden kaçan bir belirtidir. Mutsuz olmaktan çok, mutlu olamamak gibi yaşanır.

Bazen bu hâl şu cümleyle anlatılır: “Üzgün değilim, sadece hiçbir şey hissetmiyorum.” Çünkü keyif alma duygusu düşünce ve niyetten bağımsız olarak kapanmış gibidir. Hâlâ yaptığınız şeyler vardır ama onları “yapılması gereken” olarak yaparsınız.

Canı sıkılmakla bunu karıştırmamak için şu ayrıma bakabilirsiniz: Sıkıntıda ilginç bir şey çıkınca dikkatiniz canlanır. Zevk alamamada ilginç görünen şey de size ulaşmaz. Geçen hafta kendi isteğinizle yaptığınız ve gerçekten bir an bile hoşunuza giden bir şey var mı? Cevabınız “hatırlamıyorum” ise bunu not edin; ileride konuşmak için değerli bir ipucudur.

Uyku ve İştah Sessizce Değiştiğinde

Uyku ve iştah değişimleri kolayca geçiştirilir: “yoğunum”, “stresliyim”, “yaşım ilerliyor”. Sabah kahvaltı masasına oturur, tabağa bakar ve canınızın hiçbir şey çekmediğini fark edersiniz. Ya da tersine, akşam mutfakta ne yediğinizi bilmeden dolaşırsınız.

Mutfak masasında oturan bir kadın, önündeki kahvaltı tabağına dokunmadan elindeki çay bardağıyla düşünceli bakıyor.

Uyku tarafında da tablo değişkendir. Bazı kişilerde uykuya dalmak zorlaşır; bazılarında gece boyunca sık uyanılır ya da sabahın erken saatinde uyanıp bir daha uyunamaz. Bazılarında ise tam tersi olur: çok uyunur ama uyku dinlendirmez, yataktan çıkmak istenmez. NHS’in depresyon belirtileri sayfası, iştah ve kilodaki değişimin çoğunlukla azalma yönünde olabileceğini ama artma yönünde de görülebileceğini belirtir.

Burada önemli bir ayrım var: Uyku sorunu tek başına depresyon demek değildir. Kaygı, düzensiz çalışma saatleri, ekran alışkanlıkları ve bazı bedensel sorunlar da uykuyu bozar. Gece zihniniz susmuyorsa kaygı ve uykusuzluk döngüsü yazısı bu açıyı daha ayrıntılı anlatıyor. Sizin için önemli olan, uyku ve iştahın tek başına değil, ruh hâliniz, enerjiniz ve ilginizle birlikte nasıl seyrettiğine bakmaktır.

Odaklanamamak ve Sinirlilik: Her Depresyon Üzgün Görünmez

Bir sayfayı üç kez okuyup hiçbir şey anlamamak, toplantıda söylenenleri kaçırmak, akşam yemeğine ne yapacağınıza karar verememek. Depresyonda zihnin hızı değişebilir; düşünmek ağırlaşır, küçük kararlar bile yorucu hâle gelir. Bu, zekânın ya da yeteneğin azalması değil; zihnin yükü başka bir yerde taşıması gibidir.

Sinirlilik ise kolay gözden kaçar, çünkü insanlar depresyonu “üzgün olmak” diye düşünür. NHS’in depresyon belirtileri sayfası, depresyon belirtileri arasında sinirli olmayı ve başkalarına karşı tahammülsüz hissetmeyi de sayar. Çocuğunuzun döktüğü bir bardak suya, eşinizin küçük bir sözüne ya da trafikte bir korna sesine orantısız sinirleniyor, sonra kendinizi suçlu hissediyor olabilirsiniz.

Bu öfkenin altında yorgunluk, umutsuzluk ya da “kimse beni anlamıyor” duygusu olabilir. Ancak her öfke depresyon belirtisi değildir; uykusuzluk, iş yükü, hormonal dönemler ve ilişki sorunları da sinirliliği artırır. Öfkenin yalnızca bu dönemde, enerji ve ilgi kaybıyla birlikte arttığını fark ediyorsanız bu bilgiyi görüşmede paylaşmak işe yarar.

Bedenin Sessiz Şikâyetleri: Ağrı, Ağırlık ve Yavaşlama

Depresyon yalnızca duygu ve düşünceyi değil, bedeni de etkileyebilir. NHS’in depresyon belirtileri sayfası, bedensel belirtiler arasında alışılandan yavaş hareket etmeyi ya da konuşmayı, kabızlığı, açıklanamayan ağrıları ve enerji düşüklüğünü sayar. Sırt, baş ya da mide ağrısı; kollarınızın ve bacaklarınızın ağır gelmesi bu tabloda yer alabilir.

Burada çok önemli bir uyarı var: Bedensel şikâyeti kendi kendinize “psikolojik” diye etiketlemeyin. Sürekli ağrı, çarpıntı ya da nedensiz kilo kaybı gibi belirtiler önce hekim değerlendirmesi gerektirir. Yeni başlayan veya şiddetli göğüs baskısı ya da belirgin nefes darlığında ise randevu beklemeyin; 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Hekim bir neden bulamazsa ya da şikâyet ruh hâlinizdeki değişimle birlikte sürerse, o zaman psikolojik destek de konuşulur.

Bu iki yol birbirini dışlamaz. Aynı anda hem bir hekim muayenesi hem de bir psikoterapi görüşmesi planlamak mümkündür. Hekime gittiğinizde yalnızca ağrıyı değil, son haftalardaki ruh hâlinizi, uykunuzu ve ilginizi de anlatmanız tabloyu doğru okumasına yardımcı olur.

“İyi Görünen” Biri Depresyonda Olabilir mi?

Dışarıdan bakan biri sizin için “her şeyi yoluna koyan, hep gülen” diyebilir. İşinizi aksatmıyor, ailenize bakıyor, arkadaşlarınızın derdini dinliyorsunuz. Yine de akşam eve geldiğinizde kendinizi bir koltuğa bırakıp saatlerce kalkamıyor olabilirsiniz.

Ofis mutfağında çay fincanı tutan bir kadın, iş arkadaşını gülümseyerek dinliyor.

Halk arasında buna “gizli depresyon” denir. Bu bir tanı adı değildir; başkalarının görmediği, sizin yaşadığınız zorlanmayı anlatan bir ifadedir. Gülümsemek, rol yapmak ya da “iyiyim” demek de enerji ister. Bu yüzden gün içinde herkese yetip akşam hiçbir şeye gücünüz kalmaması mümkündür.

Burada iki ayrım yardımcı olur. Birincisi, işlevsel olmak ile iyi olmak aynı şey değildir: işlerin yapılması, işlerin kolay yapıldığını göstermez. İkincisi, gülmek ile keyif almak farklıdır: bir şakaya nezaketle gülebilir ama içinizde hiçbir şey kıpırdamayabilir.

Neden saklarız? “Güçlü olmam gerekiyor”, “başkalarının dertleri daha büyük”, “şikâyet etmek bana yakışmaz” gibi iç sesler yardım isteğini erteletir. İlk adım için büyük bir itiraf gerekmiyor. Güvendiğiniz bir kişiye tek bir cümle yeterli olabilir: “Son zamanlarda göründüğüm kadar iyi değilim.”

Sosyal Çekilme: Mesajları Cevaplamamak ve Planları Ertelemek

Mesajı açıyorsunuz, sonra cevaplamayı “sonra”ya bırakıyorsunuz. Davetlere “bakarız” diyor, son anda vazgeçiyorsunuz. İnsanlarla birlikteyken bile aralarında olmadığınızı hissediyorsunuz. Sosyal çekilme genellikle bir karar olarak değil, küçük ertelemelerin birikimi olarak gelir.

Sonra bir döngü başlar: Cevap vermediğiniz için suçlu hissedersiniz, suçluluk yüzünden daha da yazamazsınız, aradan geçen zaman yazmayı daha zor hâle getirir. Çevrenizdekiler de uzaklaştığınızı sandıkları için geri çekilebilir ve yalnızlık hissi büyür.

Her içe dönüklük depresyon değildir; kimi insan doğası gereği az insanla vakit geçirmeyi sever. Ayırt edici olan, sizin kendi alışılmış düzeninizden uzaklaşmanız ve bunu isteyerek seçmemenizdir. Küçük bir adım deneyebilirsiniz: Tek bir kişiye “Cevap vermekte geciktim, seni düşünüyorum” gibi kısa bir mesaj. Amaç eski sosyal hayatınıza birden dönmek değil, bağı koparmamaktır.

Yorgunluk Her Zaman Depresyon Değildir: Önce Neler Elenmeli?

Sürekli yorgunluğun pek çok nedeni olabilir. Tiroid bezinin işleyişi, kansızlık, uyku sorunları, bazı ilaçların etkileri, hormonal değişimler, geçirilmiş bir hastalık ya da yoğun bir bakım yükü bunların arasındadır. Bunlardan hangisinin sizde söz konusu olduğunu ancak bir hekim muayenesi ve gerekirse tetkikler gösterebilir. Hangi tetkiklerin gerektiğine hekiminiz karar verir; bu yazı bir liste vermez.

Bu yüzden “yorgunum, demek ki depresyondayım” ya da “yorgunluğum hep bedenseldir, psikolojiyle ilgisi yok” demek de eksik kalır. Sağlıklı bir yaklaşım şudur: Önce bedensel nedenler için hekime gitmek; aynı zamanda ruh hâlinizdeki değişimi de anlatmak. İkisi aynı anda var olabilir ve birbirini ağırlaştırabilir.

İş kaynaklı bir yıpranma da yorgunluğun başka bir kaynağıdır. İşten uzaklaşınca düzelen, yalnızca iş bağlamında yoğunlaşan bir bitkinlik tükenmişliğe daha yakın olabilir; bunu iş yerinde tükenmişlik belirtileri yazısında ayrıntılı bulabilirsiniz. Ayrım yapmak sizin işiniz değil; yalnızca gözlemlerinizi doğru anlatmanız yeterli.

Hekime giderken şu cümleyi kullanabilirsiniz: “Yorgunluğum dinlenince geçmiyor; üstelik son haftalarda ilgim, uykum ve ruh hâlim de değişti.” Böylece hekim hem bedensel hem ruhsal olasılıkları birlikte düşünebilir.

Bir Haftalık Sessiz Belirti Notu

Her akşam yatmadan önce, üç dakikayı geçmeyecek bir not tutun. Amaç belirtileri saymak ya da puan vermek değil; görünmeyen örüntüyü görünür kılmaktır. Yedi gün sonra, “sürekli yorgunum” diyen tek bir cümle yerine elinizde gerçek bir tablo olur.

Akşam masa lambasının ışığında oturan bir adam, önündeki defterde kalemle kısa bir not yazıyor.

Her gün için şu yedi satırı doldurabilirsiniz (kelimelerle, kısaca):

  • Bugün en çok ne zorladı? (Uyanmak, işe başlamak, akşam yemeği, insanlarla konuşmak…)
  • Keyif aldığım bir an oldu mu? Olduysa ne? Olmadıysa “yok” yazın.
  • Uyku: Kaçta yattım, kaç kez uyandım, sabah nasıl kalktım?
  • İştah: Neyi, ne kadar yedim? Canım bir şey çekti mi?
  • Sinirlendiğim an: Oldu mu? Neye?
  • Beden: Ağrı, ağırlık ya da yavaşlık hissettim mi? Nerede?
  • İnsanlar: Kimle konuştum, kimden kaçındım, hangi mesaja yanıt vermedim?

Yedi günün sonunda deseni birlikte okuyabilirsiniz: Zor gün hep aynı günlerde mi? Sinirlilik yorgun olduğunuz akşamlarda mı artıyor? Keyif alma anları var mı, yok mu? Bu not hekiminize ya da psikoterapistinize götürebileceğiniz somut bir malzemedir.

Bu not bir test ya da tanı aracı değildir ve doldurmanız başvuru koşulu değildir. Yedi gün beklemeden de görüşme isteyebilirsiniz. Not almak sizi yoruyorsa tek bir günlük kayıt bile yeterlidir; hiç tutamasanız da başvurmak için geç değildir.

Ne Zaman Destek Almalısınız?

NHS’in depresyon belirtileri sayfası, belirtiler günün büyük bölümünde, hemen her gün iki haftadan uzun sürüyorsa hekime başvurmayı önerir. İki hafta bir referanstır; daha kısa sürse bile iş, ilişki ya da öz bakımınızı belirgin biçimde bozan bir durum varsa destek istemek için bu süreyi beklemeniz gerekmez. Tek bir alandaki zorlanma da görüşme için yeterlidir.

Başvuru yollarını üçe ayırmak işe yarar:

  • Bedensel şikâyetler öne çıkıyorsa: Önce bir hekim kontrolü.
  • Duygularınız, düşünceleriniz, ilişkileriniz ve günlük yaşamda yaşadığınız zorluklar hakkında konuşmak istiyorsanız: Psikoterapi görüşmesi.
  • Kendinize zarar verme riski varsa: Acil yardım (aşağıda).

Hemen Yardım Gerektiren Durumlar

Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa randevuyu beklemeyin. 112’yi arayın ya da en yakın hastanenin acil servisine başvurun; mümkünse güvendiğiniz birini yanınıza çağırın. Düşünceler geçici olsa bile, hemen birinin yanında olmak ilk adımdır. Bu durumda önce güvenliğiniz sağlanır, görüşme planı sonra konuşulur.

Yakınınız Sessizce Zorlanıyorsa Ne Söyleyebilirsiniz?

Sevdiğiniz biri artık eskisi gibi değilse, bunu görüyor olabilirsiniz: daha sessiz, daha sinirli, hep yorgun. Yanlış söz söylemekten korkarak hiçbir şey söylememek de kolaydır. Basit ve yargısız bir açılış yeterli olabilir: “Seni son zamanlarda daha sessiz gördüm; nasılsın?”

Cevap “iyiyim” gelirse zorlamayın. “Anlatmak istersen buradayım” demek kapıyı açık bırakır. Sonraki günlerde somut bir kolaylık önermek, tavsiyeden daha fazla işe yarayabilir: Bir yemek getirmek, hekim randevusu almak için yardım etmek, görüşmeye kadar eşlik etmeyi önermek gibi.

Kaçınılabilecek cümleler de var: “Toparlan”, “herkesin derdi var”, “şükret” ya da “sen depresyondasın”. Birincisi anlayışsızlık hissi verir, sonuncusu tanı koymak olur ve savunmaya geçirir. Bunların yerine “Bu seni zorluyor olabilir” demek çoğu zaman daha kabul edilebilirdir.

Yakınınız kendine zarar vermekten ya da yaşamak istemediğinden söz ediyorsa onu yalnız bırakmayın ve 112’yi arayın. Kendi dayanıklılığınızı da unutmayın: Başkasını desteklerken sizin de konuşabileceğiniz birine ihtiyacınız olabilir.

Psikoterapi Burada Ne Yapar? Adana’da Yüz Yüze ve Online

Psikoterapi, yaşadığınız zorlanmayı anlamayı, günlük yaşamdaki etkisini görmeyi ve size uygun adımları birlikte belirlemeyi amaçlar. Bir ilaç değildir; ilaç kararını hekim verir. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ilaç önermez; hekim ile psikoterapistin rollerinin nasıl ayrıldığını ruh sağlığı alanındaki uzman rolleri yazısında bulabilirsiniz. Zaten ilaç kullanıyorsanız ilk görüşmede bunu söylemeniz yeterlidir.

İlk görüşme yaklaşık 60 dakikadır. Ayrıntılı bir anamnez alınır: belirtilerin başlangıcı, günlük etkisi, uyku ve iş düzeni, destek aldığınız kişiler. Haftalık notunuz varsa onu okuyarak ya da “nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyerek başlayabilirsiniz. Süreç boyunca hangi sonucun ne zaman alınacağına dair söz verilmez; ilerleme kişiye ve tabloya göre değişir. Görüşmenin nasıl işlediğini merak ediyorsanız Adana’da ilk seans deneyimi yazısına göz atabilirsiniz.

Ofisimiz Adana Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’ndedir. Seyhan, Yüreğir, Sarıçam gibi merkez ilçelerden ofise yüz yüze gelebilirsiniz. Türkiye’nin her yerinden online görüşme de yapılabilir; bunun nasıl işlediğini online psikolojik danışmanlık sayfasında görebilirsiniz. Depresyon belirtilerinde psikoterapi sürecinin adımları için Adana’da depresyon belirtileri ve psikoterapi süreci yazısı başvuru kaynağınız olabilir.

Görüşme Hakkında Bilgi Almak İsterseniz

İlk adımın bir karar olması gerekmez. Uygun bir zamanı ve görüşme biçimini sormak yeterlidir. Genel çerçeve için psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasına bakabilir, 0543 108 25 76 numarasını arayabilir ya da aynı numaradan WhatsApp’ta yazabilirsiniz. İlk mesajınızda “yorgunluğumu ve ruh hâlimi konuşmak istiyorum” demeniz yeterli.

Sık Sorulan Sorular

Sürekli yorgunluk depresyon belirtisi midir?

Olabilir, ama tek başına tanı koydurmaz. Yorgunluğun nedeni tiroid, kansızlık, uyku sorunu ya da iş yükü gibi başka şeyler de olabilir. Önce hekim kontrolü yaptırıp ruh hâlinizdeki değişimi de paylaşmak en sağlıklı yoldur.

Hiçbir şeyden zevk alamıyorum; depresyonda mıyım?

Bunu bir yazıyla söylemek mümkün değil. Zevk alamama, depresyonun bilinen belirtilerinden biridir ama başka nedenleri de olabilir. Süresine, günlük yaşamı ne kadar etkilediğine ve diğer belirtilere bakılması gerekir; bunun için bir uzmanla görüşmek uygun olur.

Gülerek ve çalışarak depresyonda olunabilir mi?

Evet, kişi işini sürdürürken de zorlanıyor olabilir. Halk arasında “gizli depresyon” denilen bu durum bir tanı adı değildir; dışarıdan işlevsel görünen kişinin içeride yaşadığı zorlanmayı anlatır. Görünüşe bakarak karar vermek yerine kişinin kendi yaşantısı dinlenir.

Belirtiler kaç gün sürerse destek almalıyım?

Dünya Sağlık Örgütü günün çoğunda, neredeyse her gün en az iki hafta süren belirtileri; NHS ise iki haftadan uzun süren belirtilerde hekime başvurmayı referans alır. Ancak iki hafta dolmadan da iş, ilişki ya da öz bakımınız belirgin biçimde bozuluyorsa görüşme isteyebilirsiniz.

Önce hekime mi psikoterapiste mi gitmeliyim?

Bedensel şikâyetler öne çıkıyorsa önce hekime gitmek uygundur. Sıkıntı daha çok duygu, düşünce ve ilişkilerdeyse psikoterapi görüşmesi de planlanabilir. İkisi birlikte de yürütülebilir; ilaç kararını her durumda hekim verir.

Yakınım yardım almak istemiyor, ne yapabilirim?

Baskı yapmadan gördüklerinizi nazikçe söyleyin ve kapıyı açık tutun. Hekim randevusu almak ya da görüşmeye eşlik etmek gibi somut yardım önermek zorlamaktan daha etkili olabilir. Kendine zarar verme riski varsa 112’yi arayın.

Sessizce yorulduysanız konuşabiliriz

Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile görüşme biçimini ve uygun günü WhatsApp'tan ya da telefonla öğrenebilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Çocuğum Tembel mi, Yoksa Dikkat Eksikliği mi Var? Ayırt Etme Yolları

Çocuk tembel mi, dikkat eksikliği mi: tembel etiketi neden yanıltıcı, alternatif nedenler, her ortamda…
Psikolojik Sorunlar

LGS ve YKS Öncesi Sınav Kaygısı: Anne Babalar Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı?

LGS ve YKS yılında anne babalar için evdeki dil, deneme sonucu sonrası ilk 24…
Psikolojik Sorunlar

OKB’de İlaç mı, Terapi mi? Bilişsel Davranışçı Terapi Ne Sunar?

OKB'de ilaç ve terapi kararında hekimin ve psikoterapistin rolleri, bilişsel davranışçı terapinin sunduğu ve…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara