TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

DEHB Bir Engellilik Durumu mudur?

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 9 dakika okuma
DEHB Bir Engellilik Durumu mudur?

Kısa cevap: DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tek başına “engellilik” anlamına gelmez. Tanının kendisi bir etiket değil, bir açıklamadır. Bir kişinin DEHB nedeniyle “engelli” sayılıp sayılmayacağı, belirtilerin okul, iş ve günlük yaşamda ne kadar zorlanma yarattığına ve bunun yetkili sağlık kurulları tarafından nasıl değerlendirildiğine bağlıdır. Kimi kişi DEHB ile çok az sınırlanırken, kimi kişi için destek ve düzenleme gerçek bir ihtiyaçtır. Resmî rapor ve haklarla ilgili güncel bilgiyi ise yalnızca yetkili kurumlardan almak gerekir.

Bu soru çoğu zaman merakla değil, bir kaygıyla sorulur: “Çocuğuma engelli damgası mı vurulacak?”, “Tanı alırsam iş hayatımda dezavantajlı mı olurum?” ya da tam tersine “Yaşadığım zorluk ciddiye alınacak mı?” Bu yazıda DEHB’nin belirtilerini ya da tedavi yöntemlerini tekrar anlatmak yerine, “engellilik” kavramının DEHB için ne anlama gelip gelmediğini, etiketin kişinin kendini algılayışını nasıl etkilediğini ve destek ihtiyacını nasıl değerlendirebileceğinizi ele alıyoruz.

“Engellilik” kelimesi DEHB için neden kafa karıştırır?

Gündelik dilde “engelli” denince çoğumuzun aklına görünür, kalıcı ve herkes için aynı olan bir durum gelir. DEHB ise görünmezdir; aynı tanıyı almış iki kişinin hayatı birbirinden çok farklı olabilir. Biri dikkat dağınıklığını düzenli bir iş ve iyi kurulmuş alışkanlıklarla dengelerken, diğeri faturaları ödemekte, randevulara yetişmekte ya da derste oturmakta her gün zorlanabilir.

Güncel bakış açısında engellilik, yalnızca kişideki bir durumla değil, o durumun çevreyle karşılaştığında yarattığı sınırlılıkla tanımlanır. Yani soru “DEHB var mı?” değil, “DEHB bu kişinin yaşamında hangi alanlarda, ne ölçüde zorlanmaya yol açıyor ve çevre buna ne kadar uyum sağlıyor?” sorusudur. Gürültülü, sık kesintili bir ortam bir kişiyi zorlarken, daha yapılandırılmış bir ortamda aynı kişi rahat çalışabilir.

DEHB, Dünya Sağlık Örgütü’nün ICD-11 ve Amerikan Psikiyatri Birliği’nin DSM-5 sınıflandırmalarında yer alan, tanınmış bir nörogelişimsel durumdur. Ancak bir durumun sınıflandırmalarda yer alması, onu taşıyan herkesin otomatik olarak “engelli” sayılması anlamına gelmez.

Tanı ile işlevsellik arasındaki fark nedir?

Tanı, belirtilerin belirli ölçütleri karşılayıp karşılamadığını söyler. İşlevsellik ise bu belirtilerin kişinin hayatını ne kadar etkilediğini anlatır. DEHB değerlendirmesinde ikisi de önemlidir; ama “engellilik” sorusunun cevabını asıl işlevsellik belirler.

İşlevselliği düşünürken şu alanlara bakmak yol gösterici olabilir:

  • Okul ya da iş: Görevleri başlatma, sürdürme ve bitirme; zaman yönetimi; talimatları takip edebilme.
  • Günlük yaşam: Evin düzeni, para yönetimi, randevular, kişisel bakım rutinleri.
  • İlişkiler: Dürtüsel tepkilerin yakın ilişkilerde yarattığı gerginlik, sözünü kesme, unutkanlık nedeniyle yaşanan kırgınlıklar.
  • Duygusal yük: Sürekli eleştirilmekten doğan değersizlik hissi, kaygı ya da çökkünlük.

Bu alanların birçoğunda belirgin ve süreklilik gösteren zorlanma varsa, destek ve düzenleme ihtiyacı da o ölçüde artar. Zorlanma tek bir alanla sınırlıysa ya da kişi kendi stratejileriyle büyük ölçüde baş edebiliyorsa, “engellilik” kavramı o kişinin deneyimini anlatmakta yetersiz kalabilir.

DEHB için rapor ya da resmî destek nasıl değerlendirilir?

Bu konuda en çok yanlış bilgi dolaşan alan burasıdır. Sağlık kurulu raporları, eğitimde destek hakları, iş hayatına ilişkin düzenlemeler ve sosyal haklar mevzuata bağlıdır ve mevzuat zaman içinde değişebilir. Bu nedenle internette okuduğunuz “DEHB’ye şu rapor verilir” ya da “DEHB’li herkes şu haktan yararlanır” gibi genellemelere güvenmek yerine, kendi durumunuz için güncel bilgiyi yetkili kurumlardan almanız en sağlıklısıdır.

Pratikte izlenebilecek yol genellikle şöyledir:

  • Tanı ve tıbbi değerlendirme için çocuklarda çocuk ve ergen psikiyatrisi, yetişkinlerde psikiyatri hekimine başvurulur. Tanı koyma ve ilaç düzenleme hekimin yetkisindedir.
  • Okul çağındaki çocuklar için okulun rehberlik servisi, eğitimde hangi desteklerin mümkün olduğunu ve gerekirse hangi resmî değerlendirme sürecine yönlendirilebileceğinizi anlatabilir.
  • Sağlık kurulu raporu gibi resmî belgelerle ilgili soruları, raporu düzenleyen hastanenin ilgili birimine sormak en doğru bilgiyi verir.

Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak bizim rolümüz tanı ya da rapor vermek değil; günlük yaşamdaki zorlanmayı anlamak, baş etme becerilerini güçlendirmek ve aileye ya da kişiye bu süreçte eşlik etmektir. Tanı süreciyle ilgili sorularınız varsa psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar yazısı hangi uzmana ne için gidileceğini netleştirmenize yardımcı olabilir.

“Engelli” etiketi kişinin kendini nasıl gördüğünü etkiler mi?

Etkileyebilir; hem olumlu hem olumsuz yönde. Bazı yetişkinler tanı aldıklarında büyük bir rahatlama yaşar: Yıllarca “tembel”, “dağınık”, “sorumsuz” diye nitelendirildikleri davranışların bir açıklaması olduğunu görmek, suçluluk duygusunu hafifletir. Bu kişiler için tanı, kendilerine daha anlayışlı davranmanın başlangıcı olabilir.

Bazıları ise etiketi bir kimlik gibi üstlenip “Ben zaten yapamam” düşüncesine kapılabilir. Bu da kişinin gerçekte geliştirebileceği becerileri denemekten vazgeçmesine yol açabilir. Çocuklarda ise etiketin nasıl konuşulduğu çok belirleyicidir: “Senin beynin farklı çalışıyor, bazı şeyler senin için daha zor ve birlikte yollar bulacağız” demek ile “Sende hastalık var” demek, çocuğun kendine dair kurduğu hikâyeyi bambaşka yönlere götürür.

Etiketle sağlıklı bir ilişki kurmanın özü şudur: DEHB kişinin tamamı değildir. Kişinin ilgi alanları, değerleri, ilişkileri ve güçlü yanları tanıdan çok daha geniştir. Tanı, neyin zor olduğunu anlamak için bir harita sunar; kim olduğunuzu belirlemez.

Destek ihtiyacı hangi işaretlerle kendini gösterir?

Resmî bir statüden bağımsız olarak, aşağıdaki durumlar destek almanın zamanının geldiğini düşündürebilir:

  • Çocuğunuz okulda sık sık uyarı alıyor, ödev saatleri her akşam çatışmaya dönüşüyor.
  • Bir yetişkin olarak işe geç kalma, teslim tarihlerini kaçırma ya da işten ayrılma döngüsü yaşıyorsunuz.
  • Unutkanlık ve dürtüsel tepkiler ilişkinizde sürekli tartışmaya yol açıyor.
  • “Neden herkes yapabiliyor da ben yapamıyorum?” düşüncesi değersizlik, kaygı ya da umutsuzluğa dönüşmüş.
  • Kendi geliştirdiğiniz yöntemler bir süre işe yarıyor, sonra yine dağılıyor.

Bu işaretlerin olması kesin olarak DEHB olduğu anlamına gelmez; benzer zorlanmalar kaygı, depresyon, uyku sorunları ya da yoğun stres döneminde de görülebilir. Bu yüzden değerlendirme önemlidir. Kendi yaşadıklarınızın DEHB ile ilişkili olup olmadığını merak ediyorsanız “Hep hareket halindeyim, acaba DEHB’m mi var?” yazısı ilk bir çerçeve sunabilir.

Psikoterapi ve danışmanlık bu süreçte nasıl yardımcı olur?

DEHB ile yaşayan biri için psikolojik destek, belirtileri “yok etmekten” çok, belirtilerle daha iyi yaşamayı hedefler. Görüşmelerde üzerinde çalışılabilecek konulardan bazıları şunlardır:

  • Günlük yapı kurmak: Görevleri küçük parçalara bölme, dış hatırlatıcılar kullanma, işe başlamayı kolaylaştıran rutinler.
  • Duygu düzenleme: Ani öfke ya da hayal kırıklığı anlarında durup düşünebilmek.
  • Kendilik algısı: Yıllarca biriken eleştirilerin bıraktığı değersizlik duygusunu fark etmek ve daha adil bir iç ses geliştirmek.
  • İlişkiler ve iş hayatı: İhtiyaçları açıkça ifade etmek, uygun düzenlemeleri istemek ve iş hayatında taşıyamayacağınız yüklere sınır koyabilmek.
  • Aile desteği: Ebeveynlerin çocuğun davranışını “inat” yerine bir zorlanma olarak okuyabilmesi.

Yetişkinler için bireysel danışmanlık, çocuklar için çocuk danışmanlığı ve gençler için ergen danışmanlığı bu sürecin parçası olabilir. Hekim tarafından planlanan tıbbi tedavi varsa psikolojik destek onun yerine geçmez, onunla birlikte yürür. Farklı yaklaşımları merak ediyorsanız DEHB tedavi yöntemleri yazısına göz atabilirsiniz.

Ebeveynler çocuklarıyla bu konuyu nasıl konuşabilir?

Çocuğunuz DEHB tanısı aldıysa ya da değerlendirme sürecindeyse, “engelli mi olacak?” kaygısı sizi çocuğunuzla konuşmaktan alıkoyabilir. Oysa çocuklar, kendileriyle ilgili bir şeylerin konuşulduğunu çoğu zaman sezer ve boşluğu kendi açıklamalarıyla doldururlar: “Ben aptalım”, “Beni kimse sevmiyor” gibi.

Yaşına uygun, sade ve suçlamayan bir dil kullanmak yardımcı olur. Zorlandığı alanları adlandırmak, güçlü yanlarını da aynı netlikle söylemek ve “bu senin suçun değil” mesajını vermek önemlidir. Evde ve okulda nasıl destek olabileceğinize dair daha somut öneriler için DEHB’li bir çocuğa nasıl destek olunur yazısına, sık duyulan yanlış inanışlar için de DEHB hakkında bilinen yanlışlar yazısına bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

DEHB tanısı almak otomatik olarak engelli sayılmak anlamına gelir mi?

Hayır. Tanı, belirtilerin varlığını gösterir; bir kişinin engelli kabul edilip edilmeyeceği ise yaşamındaki işlev kaybının yetkili kurumlarca nasıl değerlendirildiğine bağlıdır. DEHB tanısı alan pek çok kişi herhangi bir resmî statüye ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürür.

DEHB için rapor alınabilir mi?

Bu, kişinin durumuna ve yürürlükteki mevzuata göre değişir. Rapor ve haklarla ilgili güncel ve kesin bilgiyi tanıyı koyan hekimden ve raporu düzenleyen hastanenin ilgili biriminden almanız en doğrusudur. İnternetteki genel bilgiler sizin durumunuzu yansıtmayabilir.

DEHB tanısı iş hayatını olumsuz etkiler mi?

Tanının kendisi iş hayatını belirlemez; belirtilerin nasıl yönetildiği ve çalışma ortamının ne kadar uyumlu olduğu daha belirleyicidir. Pek çok yetişkin, kendine uygun çalışma düzeni ve destekle iş hayatını sürdürür. Tanıyı işvereninizle paylaşıp paylaşmamak ise sizin kararınızdır.

DEHB yetişkinlikte geçer mi?

Belirtiler yaşla birlikte biçim değiştirebilir; çocuklukta belirgin olan hareketlilik yetişkinlikte iç huzursuzluğa dönüşebilir. Kimi kişide belirtiler hafiflerken kimi kişide sürer. Bu nedenle yetişkinlikte yaşanan zorlanmalar da ciddiye alınmalıdır.

Online görüşme DEHB ile yaşayan biri için uygun mu?

Birçok yetişkin için evet; ulaşım ve zaman planlaması yükünü azalttığı için kolaylık sağlayabilir. Görüşme sırasında dikkat dağıtıcılardan uzak, sessiz bir ortam ayarlamak önemlidir. Online terapi sayfasından ayrıntılara bakabilirsiniz.

Nasıl randevu alabilirim?

Randevu sayfasından uygun bir zaman seçebilir ya da 0543 108 25 76 numaralı telefondan Psikoterapist Mehmet Ulubey ile iletişime geçebilirsiniz. Ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.

DEHB günlük hayatınızı zorlaştırıyorsa

Okulda, işte ya da evde DEHB ile ilgili zorlanmalar yaşıyorsanız; günlük düzen, duygu düzenleme ve kendilik algısı üzerine birlikte çalışabiliriz.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Etiketler dehb dehb nedir
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Osmaniye Psikolog Tavsiyesi: Uzman Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Osmaniye'de psikolog tavsiyesi alan okur için tavsiyeyi sınayan beş soruluk kart, unvan ayrımı, tanıdık…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Adana Psikoterapist: Psikoterapi Süreci ve Psikoterapist Seçimi

Adana’da psikoterapist arayanlar için psikoterapinin nasıl işlediğini, ilk görüşmeyi, unvan farklarını ve yüz yüze…
Bireysel Danışmanlık/Psikoterapi

Adana Klinik Psikolog: Klinik Psikolog Nedir, Hangi Durumlarda Başvurulur?

Adana'da klinik psikolog arayanlar için rehber: unvanın anlamı, hangi durumlarda aranacağı, psikoterapist, psikolojik danışman…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara