Hep Hareket Halindeyim, Acaba DEHB’m mi Var?
Kısaca: Sürekli hareket etme ihtiyacı tek başına DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olduğunuzu göstermez. Enerjik bir mizaç, kaygı, stres, uykusuzluk, yoğun kafein tüketimi ya da duygudurum dalgalanmaları da benzer bir huzursuzluk yaratabilir. DEHB’den söz edebilmek için belirtilerin çocukluktan beri sürmesi, birden fazla ortamda (iş, ev, ilişkiler) görülmesi ve günlük hayatınızı belirgin biçimde zorlaştırması gerekir. Bunu ayırt etmenin yolu kendi kendine test değil, ayrıntılı bir uzman değerlendirmesidir.
Toplantıda ayağınız durmadan sallanıyor, bir diziyi oturup sonuna kadar izleyemiyor, akşam herkes dinlenirken siz bir işten ötekine geçiyor olabilirsiniz. Belki çevrenizden “sende pil bitmiyor” sözünü sık duyuyor, belki de içinizde hiç durmayan bir motorun sesini yalnızca siz fark ediyorsunuz. Böyle bir durumda akla gelen soru çok anlaşılırdır: Hep hareket halindeyim, acaba DEHB’m mi var? Bu yazıda yetişkinlikte hareketliliğin hangi durumlarda DEHB’yi düşündürebileceğini, hangi durumlarda başka nedenlere bağlı olabileceğini ve değerlendirmenin nasıl yapıldığını adım adım ele alıyoruz.
Sürekli hareket halinde olmak DEHB anlamına mı gelir?
Hayır, her hareketli insan DEHB yaşamaz. İnsanların enerji düzeyleri, mizaçları ve yaşam tarzları birbirinden farklıdır. Bazı kişiler doğası gereği hızlı düşünür, hızlı konuşur, yerinde oturmaktan çok hareket ederek dinlenir. Bu bir kişilik özelliği olabilir ve hayatı zorlaştırmadığı sürece bir sorun olarak görülmesi gerekmez.
Belirleyici olan hareketliliğin kendisi değil, sizin üzerinizde yarattığı bedeldir. İşleri sürekli yarım bırakmak, önemli konuşmaların ortasında kopmak, verilen sözleri unutmak, ani kararlar yüzünden pişmanlık yaşamak ve bütün bunların yıllardır tekrar etmesi, hareketliliğin artık bir mizaç özelliğinin ötesine geçmiş olabileceğine işaret eder. DEHB’nin genel tanımı ve temel özellikleri için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedir yazısına göz atabilirsiniz.
Yetişkinlerde hareketlilik nasıl görünür: dışarıda mı, içeride mi?
Çocuklukta hiperaktivite çoğu zaman gözle görülür: sırada oturamamak, koşup tırmanmak, durmaksızın konuşmak. Yetişkinlikte ise bu tablo çoğu kez değişir. Pek çok yetişkin dışarıdan sakin görünse de içinde sürekli bir kıpırtı hisseder. Bu iç huzursuzluk şu biçimlerde kendini gösterebilir:
- Uzun süre oturmayı gerektiren işlerde bunalmışlık ve “kalkıp bir şey yapma” isteği,
- Aynı anda birden çok işe başlama, hiçbirini bitirememe,
- Boş zaman yerine sürekli bir uğraş arama, dinlenirken bile suçluluk ya da sıkıntı hissetme,
- Kalemle oynama, bacağı sallama, telefonu sık sık elinize alma gibi küçük hareketler,
- Zihnin bir düşünceden diğerine hızla atlaması.
Bu yüzden “Ben çocukken çok yaramazdım ama şimdi oturabiliyorum” demek DEHB ihtimalini dışlamaz; “Sürekli hareket ediyorum” demek de tek başına DEHB’yi göstermez. Önemli olan belirtilerin bütününe ve süreklilik gösterip göstermediğine bakmaktır.
Hangi işaretler DEHB’yi düşündürebilir?
Aşağıdaki özelliklerin birkaçı sizi uzun zamandır tanımlıyorsa bir değerlendirme yaptırmayı düşünebilirsiniz. Bu liste tanı koymak için değil, kendinizi gözlemlemeniz için hazırlandı.
Yerinde duramama
Toplantılarda, derslerde, uzun yolculuklarda ya da bekleme salonlarında sürekli kıpırdanmak, oturmanın neredeyse bedensel bir zorlanmaya dönüşmesi.
Sabırsızlık ve beklemekte zorlanma
Kuyrukta beklemek, sözünüzü söylemek için sıranızı gözetmek ya da yavaş ilerleyen işleri takip etmek size dayanılmaz gelebilir. Karşınızdakinin cümlesini tamamlamak ya da sözünü kesmek bu sabırsızlığın sık görülen bir yüzüdür.
Dikkatin kolayca dağılması
Bir işe başlayıp birkaç dakika sonra başka bir şeye yönelmek, okuduğunuz sayfayı fark etmeden tekrar okumak, konuşmanın bir yerinde kopmak. İlginizi çeken konularda ise saatlerce odaklanabilmek de DEHB’de görülebilen bir durumdur; bu nedenle “sevdiğim işte odaklanıyorum” demek ihtimali ortadan kaldırmaz.
Dürtüsellik
Düşünmeden konuşmak, plansız alışveriş yapmak, ani kararlarla iş ya da ilişki değiştirmek, tepkileri sonradan pişman olunacak biçimde hızlı vermek.
Zaman ve düzen yönetiminde zorlanma
Randevuları unutmak, sürekli geç kalmak, son teslim tarihlerine yetişememek, evrak ve faturaları biriktirmek. Bu zorlanma çoğu zaman tembellikle karıştırılır; oysa kişi çoğunlukla çok çabaladığı hâlde düzeni sürdürmekte güçlük çeker.
Hareketliliğin DEHB dışında hangi nedenleri olabilir?
Hep hareket halinde olma hâli, birbirinden çok farklı durumların ortak görüntüsü olabilir. DEHB ile karışabilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Yüksek enerjili mizaç: Hayatı zorlaştırmayan, kişinin kendini iyi hissettiği bir hareketlilik.
- Kaygı: Kaygılı kişi de yerinde duramayabilir, odaklanmakta zorlanabilir. Burada huzursuzluğun kaynağı çoğunlukla endişeli düşüncelerdir. Ayrıntılar için anksiyete nedir yazısına bakabilirsiniz.
- Bipolar bozukluk (hipomani dönemleri): Belirli dönemlerde ortaya çıkan aşırı enerji, az uykuyla yetinme ve hızlanmış düşünceler, DEHB’deki sürekli tablodan farklı olarak dönemsel bir seyir izler.
- Stres ve uykusuzluk: Yetersiz uyku ve uzun süren stres hem dikkati hem de sabrı zayıflatabilir.
- Aşırı kafein ya da uyarıcı tüketimi: Çok fazla kahve, çay ya da enerji içeceği huzursuzluğu artırabilir.
- Bazı bedensel durumlar: Örneğin tiroit bezinin fazla çalışması da çarpıntı ve huzursuzluk yapabilir; bu nedenle hekim değerlendirmesi önemlidir.
Bu durumların bazıları DEHB ile birlikte de görülebilir. Bu nedenle “Ben çok hareketliyim” demek değerlendirmenin sonu değil, başlangıcıdır.
Kendinize hangi soruları sorabilirsiniz?
Bir uzmana başvurmadan önce aşağıdaki soruları düşünmek, görüşmede kendinizi daha net anlatmanıza yardımcı olur:
- Bu hareketlilik ve dikkat güçlüğü çocukluğumdan beri var mı, yoksa son aylarda mı başladı?
- Yalnızca işte mi, yoksa evde, ilişkilerimde ve sosyal hayatımda da beni zorluyor mu?
- Uykumun, stres düzeyimin ya da kahve tüketimimin değiştiği bir dönemde miyim?
- Huzursuzluğum belirli dönemlerde mi artıyor, yoksa hemen hemen her zaman mı var?
- Bu durum yüzünden işlerimi aksattığım, ilişkilerimde sorun yaşadığım ya da kendimi yetersiz hissettiğim oluyor mu?
Okul karneleri, öğretmen notları ya da sizi çocukluğunuzdan tanıyan bir aile üyesinin gözlemleri de değerlendirme sırasında işe yarayabilir.
Yetişkinlikte DEHB değerlendirmesi nasıl yapılır?
DEHB, kişinin kendini gözlemlemesiyle ya da internetteki kısa testlerle anlaşılamaz. Tanı, ayrıntılı bir klinik görüşme, gelişim öyküsü, gerekirse ölçekler ve yakınlardan alınan bilgilerle konur. Tanıyı koyma ve gerekiyorsa ilaç tedavisini değerlendirme yetkisi hekime, yani psikiyatri uzmanına aittir. Psikoterapist ya da psikolojik danışman ise belirtilerin günlük hayattaki etkisini anlamak, eşlik eden kaygı ya da stresle çalışmak ve beceri kazandırmak konusunda destek olur. Bu meslekler arasındaki farkı psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar yazısında açıkladık.
Değerlendirmede DEHB ile karışabilecek kaygı, depresyon, duygudurum dalgalanmaları ve uyku sorunları da gözden geçirilir. Bu ayrım, size uygun desteğin belirlenmesi için önemlidir.
DEHB olduğu anlaşılırsa hangi destekler mümkün?
DEHB tanısı almak bir etiket değil, yıllardır yaşadığınız zorluklara bir açıklama bulmak anlamına gelebilir. Pek çok yetişkin tanıdan sonra kendine daha anlayışla bakmaya başladığını söyler. Kişiye göre şu yaklaşımlar birlikte ya da ayrı ayrı düşünülebilir:
- Psikoterapi: Özellikle bilişsel davranışçı terapi, erteleme, planlama ve dürtüsel tepkilerle çalışmak için kullanılan yaklaşımlardan biridir.
- İlaç tedavisi: Gerekip gerekmediğine yalnızca hekim karar verir.
- Organizasyon becerileri: Takvim, hatırlatıcı, işleri küçük adımlara bölme ve günlük rutin oluşturma.
- Yaşam düzeni: Düzenli uyku, hareket ve uyarıcı tüketimini gözden geçirmek belirtilerle baş etmeyi kolaylaştırabilir.
Yöntemlerin ayrıntısı için DEHB tedavi yöntemleri ve ilaç dışı yaklaşımlar yazılarını okuyabilirsiniz.
Psikoterapist desteği bu süreçte nasıl yardımcı olabilir?
“Hep hareket halindeyim” duygusu bazen DEHB’ye, bazen kaygıya, bazen de uzun süredir dinlenemeyen bir hayata işaret eder. Görüşmelerde bu huzursuzluğun nerede başladığını, hangi durumlarda arttığını ve sizi nasıl etkilediğini birlikte anlamaya çalışırız. Gerekli görüldüğünde hekim değerlendirmesine yönlendirme yapılır; tanı sürecinde ya da sonrasında ise günlük düzen, ilişkiler ve öz değer üzerine çalışılabilir.
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile görüşmek için bireysel danışmanlık randevusu sayfasını kullanabilir ya da 0543 108 25 76 numarasından bilgi alabilirsiniz. Görüşmeler Adana’da yüz yüze ya da Türkiye’nin her yerinden online yapılabilir. Genel bilgi için randevu sayfasına da göz atabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
DEHB olan biri hiç yerinde duramaz mı?
Hayır. Bazı kişilerde hareketlilik belirgin olsa da bazılarında daha çok iç huzursuzluk ve dikkat güçlüğü öne çıkar. Hareketliliğin az olduğu, dikkat sorunlarının ağır bastığı bir DEHB görünümü de vardır.
Hareketli olmak bir kişilik özelliği olamaz mı?
Olabilir. Hareketlilik hayatınızı zorlaştırmıyor, işlerinizi ve ilişkilerinizi aksatmıyorsa büyük olasılıkla mizacınızın bir parçasıdır. Belirtiler çocukluktan beri sürüyor ve birden fazla alanda sorun yaratıyorsa değerlendirme yaptırmak yararlı olur.
Yetişkinlikte ilk kez DEHB tanısı alınabilir mi?
Evet. Çocukken fark edilmemiş DEHB’nin yetişkinlikte tanınması mümkündür. Ancak tanı için belirtilerin çocukluk döneminde de bulunduğunun gösterilmesi gerekir; bu yüzden gelişim öyküsü önemlidir.
İnternetteki DEHB testleri güvenilir mi?
Kısa testler kendinizi gözlemlemeniz için bir fikir verebilir ama tanı koymaz. Kaygı, uykusuzluk ve stres de benzer sonuçlar doğurabilir. Sonuç ne olursa olsun, kararı ayrıntılı bir klinik değerlendirmeye bırakmak daha doğrudur.
DEHB kendiliğinden geçer mi?
DEHB çoğu kişide yaşam boyu sürebilir, ancak görünümü yaşla değişebilir. Uygun destek ve düzenlemelerle belirtilerin günlük hayat üzerindeki etkisi azaltılabilir.
Yerinde duramamak hayatınızı zorlaştırıyor mu?
Hareketlilik, dikkat dağınıklığı ve yarım kalan işler yıllardır sizi yoruyorsa, bunun nedenini birlikte anlamak için bireysel danışmanlık görüşmesi hakkında bilgi alabilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın