Yurt Dışına Kaçış mı, Göç mü? Taşınmadan Önce Gerçekçi Beklentiler Kurmak
Yurt dışına taşınmadan önce kaçış mı göç mü sorusu: uzaklaşma ile yönelme farkı, iki bavul notu, beklentileri sınama, kararı eşle ve aileyle konuşma ve Türkçe online ilk görüşme.
Yurt dışına taşınmadan önce “kaçış mı, göç mü?” diye sormak, kararın yanlış olduğu anlamına gelmez; bir karar hem bir şeyden uzaklaşmayı hem bir şeye yönelmeyi taşıyabilir. Asıl yararlı soru, uzaklaşmak istediğiniz şeyin yanınızda gelip gelmeyeceği ve beklentilerinizin hangi kısmının henüz tahmin olduğudur. Bu yazı kimseyi gitmeye ya da kalmaya yönlendirmez.
Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır, yurt dışında ofis yoktur. Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Aşağıda tereddütün ne anlama gelebileceğini, uzaklaşma ile yönelme arasındaki farkı, iki bavullu bir notu, beklentileri sınamanın bir yolunu ve kararı sevdiklerinizle nasıl konuşabileceğinizi bulacaksınız.
Valiz hazır ama kafa hâlâ burada: bu tereddüt neyin işareti olabilir?
Evrak işleri bitmiş, kolilerin yarısı kapanmış, vedalaşma yemeklerinin günleri takvime yazılmış olabilir. Tam bu noktada, kolilerin arasında otururken içinizden “Ben bunu gerçekten istiyor muyum?” sorusu geçebilir. Cevabı bilmiyor olmanız sizi şaşırtabilir, çünkü karar çoktan verilmiş gibidir.
Büyük bir değişikliğin eşiğinde heyecan, korku, hafiflik ve hüznün aynı gün içinde birbirini izlemesi anlaşılır bir durumdur. Tereddüt çoğu zaman “yanlış karar verdim” demek değildir; karar verilmiş olsa bile içeride henüz tamamlanmamış bir konuşma olduğunu gösterebilir.
Bu soruyu bir gecenin ruh hâline bırakmak da, hiç sormamak da yorucu olabilir. Üçüncü bir yol, soruyu sakin bir saatte ve yazarak sormaktır; aşağıdaki bölümler bunun için birkaç araç sunuyor.
Kaçış mı, göç mü? Aynı kararın içindeki iki yön
“Kaçış” sözcüğü bu soruda çoğu zaman bir suçlama gibi yüklenir; sanki bir yerden uzaklaşmak, bir yere yönelmekten daha az saygın bir nedenmiş gibi. Bu yazı o ayrımı yargılamıyor. Uzaklaşmak istediğiniz bir ortam, iş temposu, ilişki biçimi ya da bir dönem olabilir; yönelmek istediğiniz bir iş, eğitim, aile ya da yaşam biçimi olabilir. İkisi aynı kararda birlikte bulunabilir.
İki yönü ayırmak için şu iki cümleyi kurmayı deneyebilirsiniz:
- Uzaklaşma cümlesi: “… yüzünden bunaldığım için buradan uzaklaşmak istiyorum.”
- Yönelme cümlesi: “… yapmak ya da yaşamak istediğim için oraya yönelmek istiyorum.”
Hangi cümlenin uzun, hangisinin kısa çıktığına bakın. Bu fark bir hüküm değil, bir soru olarak okunabilir: uzaklaşma cümlesi ayrıntılı, yönelme cümlesi belirsizse “Gittiğim yerde rahatlayacağımı nereden biliyorum?” sorusu işe yarayabilir; yönelme cümlesi ayrıntılı, uzaklaşma cümlesi kısaysa “Burada gerçekten neyi geride bırakıyorum?” sorusu. Hiçbiri kararınızın doğru ya da yanlış olduğunu söylemez.
Kararın nasıl bir süreçle verildiğini merak ediyorsanız insanların neden karar vermekte zorlandığını anlatan yazı bu tereddüdün genel yanını ele alıyor. Bu yazı vize, oturum, iş piyasası ya da yaşam koşulları hakkında bilgi vermez ve hangi ülkenin size uyduğunu söylemez; bunlar için ilgili resmî kurumların kaynaklarına bakabilirsiniz.
Kaçtığım şey benimle gelir mi? İki bavul notu
Yerde iki açık bavul düşünün: biri gelecek olanlar, öteki geride kalacak olanlar için. Uzaklaşmak istediğiniz her şeyi bir kâğıda yazıp hangi bavula gireceğine bakarsınız. Bazı şeyler gerçekten mekâna bağlıdır: yoğun bir iş ortamı, kalabalık bir şehir, iklim, sürekli yapılan kıyaslar. Mesafe bunların bir kısmında nefes aldırabilir. Bazıları ise hem ortamla hem kişisel örüntülerle ilişkili olabilir: uykunun bozulması, kolay kaygılanmak, kendini eleştirme biçimi, “hayır” diyememek. Bu tür şeyler yeni yerde de bir süre sizinle kalabilir; ortam değişince hafifleyebilir ya da hafiflemeyebilir.

Kâğıdı üç sütuna ayırın ve her satırı bir sütuna yazın:
- Burada kalır: yeni yerde olmayacağını bildiğiniz ya da gözlemlediğiniz şeyler. Örneğin her sabah aynı yoğun yolculuk.
- Benimle gelir: nerede olursam olayım yaşadığım şeyler. Örneğin pazar akşamı başlayan huzursuzluk.
- İkisi birden: ortamın da, benim de payım olan şeyler. Örneğin iş temposu: ortam hızlı olabilir, ama ben de kendimi bu hıza göre ayarlıyor olabilirim.
Üçüncü sütun kalabalık çıkarsa şaşırmayın; birçok şey iki tarafa da dokunabilir. Bu bir test değildir ve puanlanmaz. Sütunların uzunluğundan karar da çıkmaz: “Benimle gelir” sütunu uzunsa gitmemeniz, “Burada kalır” sütunu uzunsa gitmeniz anlamına gelmez. İkinci sütun yeni yerde de sizinle olacağı için, onu taşınmadan önce görmek hazırlıklı olmanıza yardımcı olabilir.
İkinci sütundan tek bir satır seçip taşınmadan önce küçük bir deneme yapabilirsiniz. Pazar akşamı başlayan huzursuzluk sizinle gelen bir satırsa, bu pazar akşamı için önceden küçük bir plan yapıp neyin hafiflettiğine bakabilirsiniz: bir yürüyüş, bir telefon görüşmesi, ertesi günün işini akşamdan hazırlamak. Deneme yeni yerde ne olacağını öngörmez; yalnızca o satırın sizin elinizde tutulabilecek bir tarafı olup olmadığını gösterir. Hiçbir şey değişmediyse bu da bir bilgidir ve görüşmede konuşulabilir.
Notu ilk görüşmeye götürebilirsiniz: “Benimle gelir” sütunundan sizi en çok yoran tek satırı seçip oradan başlamanız yeterli. Sütunları doldurmak yorucuysa yalnızca ikinci sütunla da başlayabilirsiniz; not hazır olmadan da görüşme talep edebilirsiniz.
“Gidince düzelir” cümlesini sınamak: biliyorum, umuyorum, varsayıyorum
Beklentilerin çoğu tek bir cümlede toplanır: “Orada daha rahat olacağım.” Bu cümleyi üç başlığa ayırarak daha görünür hâle getirebilirsiniz:
- Biliyorum: kendi gözlemimle ya da yazılı bir kaynakla doğrulayabildiğim şey. Örneğin “Orada ilk hafta kapısını açabilecek bir tanıdığım var.”
- Umuyorum: istediğim ama kesin olmayan şey. Örneğin “Yeni işimde kendimi daha az yıpranmış hissetmeyi umuyorum.”
- Varsayıyorum: kontrol etmeden doğru kabul ettiğim şey. Örneğin “Orada insanlar beni daha az yargılar.”
Üçüncü başlık en sessiz kalanı olabilir; çünkü varsayım kendini bilgi gibi hissettirir.
Varsayımı sınamak için beklentiyi sıradan bir salı akşamına çevirebilirsiniz: “Orada salı akşamı işten çıktığımda ne yapacağım, kiminle konuşacağım, ne yiyeceğim?” Sahneyi zihninizde canlandırmak bilgi üretmez; yalnızca hangi soruların yanıtsız olduğunu ortaya çıkarır. Bu yüzden son adım bir kontroldür: “Biliyorum” başlığındaki bir satırı gerçekten bilip bilmediğinize bakın. Tanıdığınızın kapısını açabileceğini kendisi mi söyledi, yoksa siz mi varsaydınız? “İlk hafta seni arasam uygun olur mu?” diye sormak, varsayımı bilgiye çevirir. Teyit edemediğiniz satırı “Henüz bilmiyorum” diye işaretleyip yanına kontrol adımını yazabilirsiniz: kime soracaksınız, hangi kaynağa bakacaksınız? Kaygılı bir varsayımı (“Orada kimseyle tanışamam”) “Umuyorum”a çevirmeniz gerekmez; onu “Korkuyorum” diye ayrı yazmak da bir seçenektir.
Aynı yöntemi kaygılandığınız bir senaryoya da uygulayabilirsiniz. “Orada kimseyle tanışamam” cümlesini “İlk üç hafta içinde bir kişiyle, örneğin bir iş arkadaşıyla ya da bir komşuyla kısa bir sohbet etmem yeterli olur” gibi gözlenebilir bir cümleye çevirmek, korkuyu yok saymadan ölçeğini küçültebilir. Cümleyi sizin yazmanız önemlidir; hangi sahnenin sizin için gerçekçi olduğunu en iyi siz bilirsiniz.
Sahneyi ayrıntılandıramamanız beklentinizin kötü olduğunu göstermez; o beklentinin henüz bilgiyle doldurulmadığını gösterir. Bu sınama gelecekteki hissi önceden bildirmez, yalnızca beklentinin hangi parçasının hâlâ tahmin olduğunu gösterir. Taşındıktan sonraki ilk dönemin yorgunluğu ise ayrı bir konu; o dönemi taşındıktan sonraki ilk yıl yazısında ele aldık.
Kaybedeceklerinizi ve kazanmayı umduklarınızı yan yana yazmak
Aileden ve yakın arkadaşlardan uzaklaşmak ilk akla gelen kayıplar olabilir. Gündelik olanlar ise gittikten sonra fark edilebilir: pazar kahvaltısı, telefonda annenizin sesi, sizi adınızla karşılayan eczacı, hangi sokakta hangi saatte ne olacağını bilmek. Bunları şimdiden bir listeye yazmak, hüznün neye ait olduğunu daha az belirsiz hâle getirebilir.
Ayrılmadan önce hüzünlenmek kararın yanlış olduğunu göstermez; kaybedecek bir şeyinizin olduğunu gösterebilir. Hüzün ve heyecanı aynı cümlede taşımayı deneyebilirsiniz: “Burada en çok … özleyeceğim; orada … olmasını umuyorum ve ikisi de benim için değerli.” Umduklarınızı yazarken “olacak” yerine “olmasını umuyorum” demek, beklentiye kesinlik yüklememenizi kolaylaştırır.
Geride kalan yakınlarınız arasında yaşlanan bir anne ya da baba varsa, bu ayrı bir yük olarak gelebilir. Bunu uzakta yaşlanan ebeveyni düşünmek yazısı ayrıca ele alıyor.
Kararı yalnız vermiyorsanız: eşle, aileyle ve geride kalanlarla nasıl konuşulur?
Mutfak masasında iki çay bardağının yanına bir kâğıt koyun; herkes kendi cümlesini, diğeri okumadan yazsın. Her kişi üç cümle yazabilir: “Şunu umuyorum…”, “Şundan korkuyorum…”, “Şundan vazgeçmek zor…”. Sonra sırayla okunur. Amaç o konuşmada bir karar çıkarmak değil, birbirinin cümlesini itiraz etmeden duymaktır.

İtiraz etmeden önce karşınızdakinin cümlesini kendi sözlerinizle tekrar etmek (“Senin için asıl zor olan … sanırım”) konuşmayı yavaşlatır. Eşiniz gitmek isterken siz kararsızsanız ya da tersi, iki tarafın da korkusu ve umudu aynı masada durabilir. Biri diğerini ikna etmeye çalıştığında konuşma genellikle savunmaya döner; kimin haklı olduğunu aramak yerine kimin neyi taşıdığına bakmak daha uygulanabilir olabilir.
Geride kalacak ebeveynler “bizi bırakıp gidiyorsun” diyebilir. Bu cümle suçlama olarak da, özlem olarak da söylenmiş olabilir; ikisini ayırmak için “Bunu duyunca içimde ne oluyor?” diye sormak bir başlangıç olur. Suçluluk hissinin ne kadarının sevgiden, ne kadarının borçluluk duygusundan geldiğine bakmak da karar verirken yük hafifletebilir.
Eşler arasındaki farklı istekler üzerinde birlikte çalışmak isterseniz çift danışmanlığı ayrı bir görüşme çerçevesidir. Taşındıktan sonra aile üyelerinin farklı hızlarda uyum sağlamasını ise ailece taşınmak yazısında bulabilirsiniz.
Yurt dışına taşınmadan önce destek ne zaman düşünülür?
Rutin bir görüşmeyi düşünebileceğiniz durumlar: tereddüt haftalardır sürüyor ve aynı soruya dönüp duruyorsunuz, eşinizle ya da ailenizle konuşma tıkanıyor, taşınma planını düşündükçe uykunuz ya da dikkatiniz etkileniyor ya da kararı kimseye anlatamıyorsunuz. Tek bir durum da bir görüşme istemeniz için yeterli olabilir; başvuru koşulu yoktur. Genel çerçeve için terapiye ne zaman başvurulur yazısına bakabilirsiniz.
Bir hekim değerlendirmesini de düşünebileceğiniz durumlar: uykusuzluk haftalarca sürüyorsa, panik benzeri dalgalar günlük işlerinizi aksatıyorsa ya da umutsuzluk ağırlaşıyorsa bir hekime görünmek yerinde olabilir; çarpıntı, uyku ve iştah değişiklikleri bedensel nedenlerle de ilgili olabilir. Gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır. Uykuyla kaygının nasıl birbirini beslediğini kaygı ve uykusuzluk döngüsü yazısı anlatıyor.
Acil durum ise ayrı ele alınır; aşağıdaki “Acil bir durumda ne yapmalısınız?” bölümüne bakın.
Psikoterapide taşınma kararı ve beklentiler nasıl konuşulur?
Bireysel görüşmelerin amacı sizi bir yöne itmek değildir; kendi kararınızı daha net duymanıza yer açmaktır. İlk görüşmelerde genellikle tereddüdün hangi anlarda arttığı, ne zamandır sürdüğü ve nasıl bir destek istediğiniz konuşulur. Süreç kişiye göre değişir.
Bilişsel davranışçı bakış, “Orada yalnız kalırsam her şey biter” gibi bir düşüncenin beklentiyi ve davranışı nasıl yönlendirdiğini görünür kılmak için kullanılabilir. Çözüm odaklı sorular “Şu an kendinizi yolunda hissettiğiniz anlar hangileri ve bunlar taşınmayla nasıl ilişkili?” gibi, zaten işleyen şeyleri bulmaya yardım eder.
Bir de pratik taraf vardır: taşındıktan sonra Türkçe destek nereden gelecek, hangi belirtilerde yeniden bakmak istersiniz, ilk ay kimlerle düzenli temas kurarsınız. Bunlar bir destek planına dönüştürülebilir. Bazı kişiler yalnızca bir iki görüşmede bu soruları gözden geçirmek ister, bazıları süreci taşındıktan sonra da sürdürür; ikisi de sizin tercihinizdir.
Online görüşme: Adana’dan, bulunduğunuz şehirden ya da taşındığınız ülkeden
Görüşmeler görüntülü bağlantıyla yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer; seçenekler Türkçe online danışmanlık sayfasında da özetlenir. Henüz Türkiye’deyseniz online görüşebilir, Adana’ya yakınsanız ofiste yüz yüze de görüşebilirsiniz. İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti’nin (NHS) konuşma terapileri sayfası, terapinin yüz yüze, görüntülü ya da telefon görüşmesi ve çevrim içi kurs gibi yollarla yapılabildiğini belirtiyor.
Taşındıktan sonra devam etmek, bulunduğunuz ülkeden görüşmenin uygunluğuna ve saat farkına bağlıdır; bunlar randevudan önce birlikte netleştirilir. Görüşme sırasında evde kimlerin olacağını önceden düşünmek, kulaklık kullanmak ve kapısı kapanan bir oda seçmek rahat konuşmanızı kolaylaştırabilir.
Seansın işleyişini online psikoterapide seans süreci, bu biçimin size uyup uymadığını online terapinin kimlere uygun olduğu yazısı anlatıyor.
İlk mesajı nasıl yazarsınız, ilk görüşmede ne olur?
İlk mesaj birkaç cümle olabilir:
Merhaba, yakında yurt dışına taşınmayı düşünüyorum ve kararımla ilgili karışık duygular yaşıyorum. Bir kez konuşarak netleşmek istiyorum. Türkçe online görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında bilgi almak istiyorum.
İlk görüşmede tanışırsınız; tereddütün ne zamandır sürdüğü, neyin sizi en çok yorduğu ve görüşmeden ne beklediğiniz konuşulur. İki bavul notunu hazırladıysanız okuyabilir, hazırlamadıysanız tek bir sahneyi anlatabilirsiniz. Süreç ve ödeme hakkında bilgi alırsınız. Baskı yoktur; devam kararı sizindir.
Acil bir durumda ne yapmalısınız?
Kendinize zarar vermeyi düşünüyorsanız, bir planınız varsa ya da hemen müdahale gerektiren bir tehlike söz konusuysa planlı görüşmeyi veya bir mesajın yanıtını beklemeyin. Şu an Türkiye’deyseniz 112’yi arayabilir, yurt dışındaysanız bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayabilir ya da en yakın acil servise gidebilirsiniz. Mümkünse yalnız kalmamaya çalışın ve güvendiğiniz birine haber verin. Planlı bir online görüşme acil yardımın yerini tutmaz.
Görüşme hakkında bilgi almak için
En kolay başlangıç, WhatsApp’tan görüşme biçimi ve uygun saatler hakkında kısa bir mesaj bırakmaktır. İsterseniz bunun yerine randevu talebi de bırakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kararımı vermeden mi görüşmeliyim, verdikten sonra mı?
İkisi de mümkündür. Karar verilmeden gelmek, seçenekleri yalnızca kendi cümlelerinizle duymak için bir alan olabilir; karar verildikten sonra gelmek ise taşınma öncesi hazırlığı ya da taşındıktan sonraki desteği planlamak için. Taşınma tarihi yakınsa hangi saatlerin uygun olduğunu ilk mesajda yazmanız işleri kolaylaştırır.
Mecbur olduğum için gidiyorum (iş, eş, aile); bu konuşulabilir mi?
Evet. İsteyerek gitmek ile mecbur kalmak farklı yükler taşıyabilir: biri heyecan ve kaygıyı, diğeri kırgınlık ya da öfkeyi öne çıkarabilir. Görüşme koşulları değiştirmez, ama bu duygunun sizde ne bıraktığına ve onunla nasıl yaşayabileceğinize birlikte bakılabilir.
Çevrem “kaçıyorsun” diyor; ne cevap verebilirim?
Her eleştiriye yanıt vermeniz gerekmez; kararınızdan doğrudan etkilenen yakınlarınızla konuşmak ise ayrı bir konudur. İsterseniz “Hem bir şeyden uzaklaşıyorum hem bir şeye yöneliyorum, ikisi de benim için gerçek” cümlesini hazırlayabilir ve bu konuşmayı görüşmede önceden deneyebilirsiniz. Bu cümle karşınızdakini ikna etmek için değil, kendi gerekçenizi sakin söyleyebilmeniz içindir.
Taşındıktan sonra aynı kişiyle görüşmeye devam edebilir miyim?
Görüşmeler online yapıldığı için taşındıktan sonra da sürdürmek mümkün olabilir. Bulunduğunuz ülkeden görüşmenin uygunluğunu ilk mesajda sorabilirsiniz.
Vize, oturum ya da iş piyasası konusunda da bilgi alabilir miyim?
Hayır. Bu konular göçmenlik hukuku ve ilgili resmî kurumların alanındadır. Görüşme taşınmanın duygusal tarafına, beklentilere ve karar sürecine odaklanır.
Kaç seans gerekir, ne sıklıkla görüşülür?
Bu kişiye ve konuya göre değişir; baştan sayı verilmez. Hedefi küçük tutmak planı kolaylaştırır: örneğin yalnızca “gidince düzelir” beklentisini ya da ailenizle yapacağınız konuşmayı ele almak. Sıklık ve süre ilk görüşmelerden sonra birlikte belirlenir ve gözden geçirilebilir.
Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?
Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Genel ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Sigorta ya da kurum desteği düşünüyorsanız önce ilgili kurumunuzdan teyit edin.
Görüşmeyi yürüten kişinin unvanı nedir, ilaç yazabilir mi?
Mehmet Ulubey Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak çalışır; ilaç yazmaz. İlaç ya da tıbbi değerlendirme bir hekimin işidir.
Kararınızı Türkçe konuşabileceğiniz bir ilk görüşme
Yurt dışına taşınma kararınızda tereddüt ya da karışık duygular varsa WhatsApp’tan kısa bir mesajla görüşme biçimini ve uygun saatleri sorabilirsiniz; ilk mesajda ayrıntı yazmanız gerekmez.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın