Norveç – Oslo Türk Psikolog Hizmeti
Oslo’da oturuyor ve Türkçe konuşulan bir terapi süreci istiyorsanız, görüşmeleriniz Psikoterapist Mehmet Ulubey ile çevrim içi yapılır; şehirde herhangi bir ofis ya da görüşme adresi bulunmaz. Yüz yüze görüşmeler Adana Çukurova’daki ofiste yürütülür, Oslo’daki randevular ise görüntülü bağlantıyla gerçekleşir. Randevu almak için tek gereken, sizi bölmeyecek bir saat ve kapısını kapatabileceğiniz bir oda.
Bu sayfa özellikle başkentte yaşayanların iki sık sorusuna odaklanır: kalabalık bir şehirde kendini yalnız hissetmek ve tanıdık çevre içinde mahremiyeti koruyarak destek almak. Aşağıda sürecin nasıl işlediği, gizliliğin nasıl korunduğu ve randevunun nasıl planlandığı adım adım anlatılıyor.
Oslo’da yaşayan biri görüşmeye nasıl başlar?
Başlangıç, kısa bir mesajla kurulur. Ne yaşadığınızı uzun uzun yazmanız beklenmez; “eşimle konuşamıyoruz” ya da “sabahları kalkmakta zorlanıyorum” gibi bir cümle ilk görüşmeyi planlamak için yeterlidir. Ardından uygun bir gün ve saat belirlenir, bağlantı adresi paylaşılır.
İlk buluşma tanışmaya ayrılır. Konunun ne zaman başladığı, hayatınızın hangi alanlarına yayıldığı ve şimdiye kadar neleri denediğiniz konuşulur. O görüşmenin sonunda birlikte çalışmaya devam edip etmeyeceğinize siz karar verirsiniz; devam edilecekse görüşme sıklığı ve hedefler netleşir. Çalışma biçimini ayrıntılı görmek isterseniz psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfası bu çerçeveyi anlatır.
Tanıdıklarımdan biri duyar mı, görüşmenin gizliliği nasıl korunur?
Görüşmede konuşulanlar dışarı çıkmaz; kayıt alınmaz, not paylaşılmaz, kimseye bilgi verilmez. Oslo’daki Türk çevresinden, iş yerinizden, derneklerden ya da akrabalarınızdan hiç kimseyle temas kurulmaz. Randevu bilgisi de yalnızca sizinle paylaşılır.
Bu soru başkentte özellikle sık gelir, çünkü çevre göründüğünden küçüktür: aynı camiye giden, aynı markete uğrayan, çocukları aynı okulda olan insanlar birbirini tanır. Bir uzmana gittiğinin duyulmasından çekinen biri için çevrim içi görüşme burada gerçek bir avantaj sağlar. Bekleme salonunda kimseyle karşılaşmazsınız, kapıdan girip çıkarken görülmezsiniz, takviminizde yalnızca sizin bildiğiniz bir saat vardır.
Evde mahremiyet zorsa birkaç pratik yol işe yarar: kulaklık kullanmak, görüşmeyi ev halkının dışarıda olduğu saate almak ya da park hâlindeki arabadan bağlanmak. Bu tercihlerin hiçbiri görüşmenin niteliğini düşürmez.
Bir başkasının yönlendirmesiyle değil, kendi kararınızla başvurduğunuz için süreç boyunca neyin konuşulacağına da siz karar verirsiniz. Anlatmaya hazır olmadığınız bir konuyu geçmek istediğinizi söylemeniz yeterlidir; zorlanmaz, üstüne gidilmez.
Büyük şehir temposu ruh hâlini nasıl etkiliyor?
Yoğun bir şehirde günün tamamı planlıyken bile kişi kendini boşlukta hissedebilir. Sabah erken çıkıp akşam geç dönen, aradaki saatleri toplu taşımada geçiren biri için gün, yaşanan değil tamamlanan bir şeye dönüşür. Bu his zamanla uykuya, sabırsızlığa ve ilgisizliğe yansır.
Başkentte sık dile getirilen birkaç durum şudur:
- Çevrede çok insan olmasına rağmen dert anlatılabilecek kimsenin bulunmaması
- Kira, borç ve iş güvencesi kaygısının arka planda sürekli açık kalması
- İş yerinde dil ve kültür farkı yüzünden kendini olduğundan daha sessiz bir insan gibi göstermek
- Hafta sonlarını dinlenmek yerine ertelenmiş işleri kapatmakla geçirmek
- Memleketteki ailenin “orada rahatsın” varsayımına karşı yorgunluğu anlatamamak
Bunlar tek başına bir tanı anlamına gelmez. Ama birikip günlük işleyişi zorlaştırmaya başladığında, konuşarak ayrıştırmak süreci hafifletir. Görüşmelerde yapılan iş çoğu zaman şudur: yorgunluğun hangi kısmı işten, hangi kısmı evden, hangi kısmı uzakta bıraktığınız hayattan geliyor, bunu ayırmak. Karışık duran bir yük ayrıştığında, her parçası için farklı ve daha gerçekçi bir yol bulunabilir.
İki kültür arasında kalmak Oslo’da nasıl bir yük oluşturuyor?
Başkentte büyüyen ya da genç yaşta buraya gelen kişiler çoğu zaman iki ayrı beklenti setini aynı anda taşır. Evde ailenin alışkanlıkları ve gelecek tasavvuru geçerlidir; dışarıda ise bambaşka bir sosyal ölçü vardır. Kişi ikisini de idare etmeye çalışırken hangisinin gerçekten kendisine ait olduğunu bulmakta zorlanabilir.
Bu gerilim en çok evlilik, meslek seçimi, arkadaş çevresi ve ebeveynlerle mesafe konularında görünür hâle gelir. Görüşmelerde amaç, taraflardan birini haklı çıkarmak değildir; kişinin kendi ölçüsünü kurabilmesi ve bunu ailesine anlatabilecek dili bulabilmesidir. Bazen aile tarafının niyeti koruma olduğu hâlde karşı tarafa baskı gibi ulaşır; bunun görülmesi bile tartışmanın tonunu değiştirir. Ailenin tamamını ilgilendiren bir tıkanma varsa aile danışmanlığı randevusu ile birlikte çalışmak da mümkündür.
Hangi konularda ve hangi görüşme biçimiyle çalışılıyor?
Konu, kimin katılacağını belirler. Sık başvurulan biçimler şunlardır:
- Kaygı, isteksizlik, öfke kontrolü, özgüven ve geçmişte kalmış yükler için bireysel görüşme
- Eşler arasında iletişimin kopması, güven sarsılması ve tekrarlayan tartışmalar için çift danışmanlığı
- Lise çağındaki bir gencin okul, arkadaş ve aidiyet konuları için ergen danışmanlığı
- Görüşmelerin uzaktan nasıl yürüdüğünü merak edenler için çevrim içi görüşme sayfası
Hangisiyle başlanacağından emin değilseniz bu da ilk görüşmenin konusudur. Süreç ilerledikçe biçim değişebilir; bireysel başlayan bir çalışma, iki tarafın da istemesi hâlinde çift görüşmesine dönüşebilir.
Başlamayı ne geciktiriyor?
Çoğu kişi destek almayı düşündükten sonra aylarca bekler. Beklemenin arkasında genellikle birkaç tanıdık düşünce vardır ve bunların hepsi anlaşılır sebeplerdir:
- “Belki kendiliğinden geçer.” Bazı dönemler gerçekten geçer. Ama aynı şikâyet mevsim değiştiği hâlde yerinde duruyorsa, beklemek onu hafifletmez.
- “Benimki o kadar büyük bir mesele değil.” Görüşmeye başlamak için ağır bir tablo gerekmez. Uyku düzeninin bozulması ya da sürekli gerginlik de yeterli bir sebeptir.
- “Ailem duyarsa yanlış anlar.” Kimseye bilgi verilmez; ailenize anlatıp anlatmayacağınıza yalnızca siz karar verirsiniz.
- “Vaktim yok.” Haftada bir saat, yol süresi olmadan planlandığında çoğu yoğun takvime sığar.
Bu cümlelerden biri sizde de varsa, bunu ilk görüşmede açıkça söyleyebilirsiniz. Tereddüdün kendisi de konuşulabilecek bir konudur.
Randevu ve saat planı nasıl yapılır?
- Randevu sayfasından formu iletin ya da 0543 108 25 76 numarasını kullanın.
- Hafta içi akşam mı, hafta sonu sabahı mı uygun olduğunuzu yazın.
- Saat, Oslo ve Türkiye yerel saatiyle birlikte doğrulanır. Türkiye yaz aylarında bir, kış aylarında iki saat ileridedir.
- Ücret bilgisi ücretler sayfası üzerinden paylaşılır.
- Belirlenen saatte bağlantı kurulur; bir görüşme yaklaşık bir saat sürer.
Sık Sorulan Sorular
Oslo’da görüşebileceğim bir adresiniz var mı?
Hayır, şehirde ofis ya da görüşme adresi bulunmuyor. Oslo’daki tüm randevular çevrim içi yapılır. Türkiye’ye geldiğinizde yüz yüze görüşmek isterseniz bu Adana Çukurova’daki ofiste mümkündür.
Norveççe bilmiyorum, sorun olur mu?
Olmaz. Görüşmelerin tamamı Türkçedir ve Norveççe ya da İngilizce bilmeniz gerekmez. Zaten pek çok kişi tam da bu yüzden, yani kendi dilinde konuşabilmek için başvurur.
İş çıkışı bağlanacak vaktim olmuyor, alternatif var mı?
Randevu saatleri yoğun çalışma düzenine göre ayarlanabilir. Öğle arası, erken sabah ya da hafta sonu seçenekleri konuşulabilir. Uygun olduğunuz aralıkları baştan belirtmeniz planlamayı kolaylaştırır.
Görüşmeye eşim de katılabilir mi?
Katılabilir. Çift görüşmeleri Türkçe yürütüldüğü için her iki tarafın da kendini bu dilde ifade edebilmesi gerekir. Eşinizin katılmak istememesi hâlinde süreci tek başınıza sürdürmeniz de sık görülen bir yoldur.
Kaç görüşme gerekir?
Bu, konunun kapsamına ve neyi hedeflediğinize göre değişir. Belirli bir karar üzerine çalışan biri için birkaç görüşme yeterli olabilirken, uzun süredir devam eden bir zorlukta süreç daha uzun sürer. Sayı baştan taahhüt edilmez; ilerleme birlikte değerlendirilir.
Çocuğum Oslo’da doğdu ve Türkçesi zayıf, onunla da çalışılabilir mi?
Çocuğun kendini rahat ifade edebildiği bir dil olması gerekir. Türkçesi günlük konuşmaya yetiyorsa görüşme mümkündür; yetmiyorsa öncelikle ebeveynlerle çalışmak daha verimli olur. Bu değerlendirme ilk görüşmede yapılır.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Başkentin temposu içinde kendinize ayıracağınız bir saat bulmak zor görünebilir; ama çoğu kişi ilk adımı attıktan sonra o saati korumanın sandığından kolay olduğunu söylüyor. Başlamak isterseniz randevu formunu iletin ya da 0543 108 25 76 numarasından yazın.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın