TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Türk Psikolog Hizmeti

İsviçre – Bern Türk Psikolog Hizmeti

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 7 dakika okuma
İsviçre - Bern Türk Psikolog Hizmeti
İsviçre - Bern Türk Psikolog Hizmeti

İsviçre’nin Bern şehrinde yaşayıp anadilinde konuşabileceği bir uzman arayanlar, Psikoterapist Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşme yapabilir. Görüşmeler görüntülü olarak internet üzerinden yürütülür; Bern’de bir ofis ya da merkez bulunmaz, yüz yüze görüşmeler yalnızca Adana/Çukurova’da yapılır. Görüşme planlamak isterseniz randevu sayfasından uygun gününüzü bildirebilir ya
da 0543 108 25 76 numarasına yazabilirsiniz.

Bern’de Türkçe psikolojik destek nasıl alınır?

Süreç kısa bir yazışmayla başlar ve belirlenen saatte yapılan görüntülü görüşmeyle sürer. Bern’de yaşayan biri için sıra şöyledir:

  1. Randevu talebinizi iletirsiniz; hangi konuda zorlandığınızı birkaç cümleyle anlatmanız yeterlidir.
  2. Türkiye ile aranızdaki saat farkı gözetilerek size uygun bir gün ve saat belirlenir.
  3. Görüşme saatinde, sesli ve görüntülü iletişime izin veren yaygın uygulamalardan biri üzerinden bağlanılır.
  4. İlk görüşmede zorlandığınız konu, ne zaman başladığı ve günlük yaşamınızı nasıl etkilediği birlikte ele alınır.
  5. Görüşme sonunda nasıl bir çalışma yürütülebileceği konuşulur; devam kararı size aittir.

Bern’den gelen randevu talepleri genellikle şu başlıklarda toplanıyor:

  • evlilikte uzaklaşma, tartışmaların tekrar etmesi ve boşanma konusunun gündeme gelmesi,
  • çocukla ve ergenle yaşanan iletişim zorlukları, okul isteksizliği,
  • yalnızlık, uyum güçlüğü ve kendini ifade edememe duygusu,
  • kaygı, sürekli tetikte olma hâli ve uyku düzeninin bozulması,
  • Türkiye’deki aileyle ilgili sorumluluk ve karar süreçleri.

Görüşmelerin nasıl işlediğini online görüşme sayfasında, ücret bilgisini ise ücretler sayfasında bulabilirsiniz.

Bern’in sakin düzeni neden bazen yalnızlaştırır?

Bern, günlük yaşamın öngörülebilir aktığı, kurumsal işleyişin güçlü olduğu bir şehirdir; bu düzen çoğu kişiye güven verir, bir kısmı içinse sessizliği derinleştirir. Apartmanda gürültü saatlerine uyulan, komşuluğun mesafeli ve kibar yürüdüğü bir ortamda insan kimseyle tartışmadan, kimseye yük olmadan yaşayabilir. Ama aynı ortamda, kapıyı çalıp “bir çayını içeyim” diyecek kimsenin olmaması da yıllar içinde ağırlaşabilir.

Türkiye’de zorlandığı zamanlarda etrafında kalabalık bir çevre bulan biri, burada her şey yolunda görünürken içeride durduğu yerde daralabilir. Dışarıdan bakan için hayat düzgündür: iş vardır, sağlık güvencesi vardır, şehir güvenlidir. İçeriden bakan içinse anlatacak muhatap yoktur. Bu tabloda ortaya çıkan sıkıntı tembellik ya da nankörlük değildir; düzenin sağladığı güvenle, bağ kurma ihtiyacının karşılanmaması arasındaki boşluktur.

Almanca öğrenmiş olmak neden yeterli gelmiyor?

Dil kursunu bitirmiş, işini Almanca yürüten biri bile duygusunu anlatırken tıkanabilir. Bern’de resmî yazışmanın, okul toplantısının ve iş görüşmesinin dili ile sokakta, kantinde, veli sohbetinde konuşulan İsviçre Almancası aynı değildir; kişi dili öğrendiğini düşünürken günlük muhabbetin dışında kalabiliyor. Bu da “aslında beceremiyorum” duygusunu besler.

Bunun ötesinde, duygu sözcükleri insanın büyüdüğü dilde daha kolay bulunur. Sıkıntıyı, utancı, öfkeyi, özlemi, “içim daralıyor” gibi ifadeleri sonradan öğrenilen bir dile çevirmek çoğu zaman anlatının bir kısmını yolda bırakır. Türkçe görüşmenin sağladığı kolaylık burada başlar: kişi söz aramakla uğraşmadan, doğrudan anlatmak istediğini anlatır. Görüşmede konuşulanların anadilde kurulması, sürecin hızından çok netliğini artırır.

Bern’de büyüyen çocuk iki kültür arasında nasıl destek bulur?

Ev ile okul arasında dil ve alışkanlık farkı olduğunda çocuk iki ayrı düzeni aynı anda taşımak zorunda kalır. Okulda arkadaşlarıyla yerel lehçeyle konuşan, akşam evde Türkçeye dönen bir çocuk; aynı gün içinde iki farklı davranış beklentisiyle karşılaşır. Evde saygı ve aile bağı öne çıkarken, okulda kendi görüşünü söylemesi beklenir. Bu geçiş bazı çocuklarda kolay kurulur, bazılarında suskunluk, inatlaşma ya da okul isteksizliği olarak görünür.

Ebeveynin sıkça zorlandığı yer ise sınır koymaktır. Türkiye’de büyürken gördüğü yöntemler burada karşılık bulmayınca anne baba ya çok gevşer ya da sertleşir. Çocuğun yaşına uygun bir yol bulmak için çocuk danışmanlığı kapsamında görüşme yapılabilir; ergenlik dönemine geçmiş bir çocuk söz konusuysa görüşme ergenin ihtiyacına göre planlanır.

Gurbette eşler arasındaki mesafe neden büyüyor?

Yeni bir ülkede çiftler çoğu zaman aynı yükü farklı biçimde taşır. Biri işe ve dile daha çabuk karışırken diğeri evde, resmî işlerin ve çocukların sorumluluğuyla kalabilir. Zamanla biri “ben bu kadar uğraşıyorum” derken öteki “benim halimi kimse sormuyor” der. Kavga büyük meselelerden değil, günlük ayrıntılardan çıkmaya başlar.

Bir de karar askıda kaldığında yük artar: kalmak mı, dönmek mi sorusu yıllarca konuşulmadan durabilir ve her tartışmanın altına sinsice yerleşir. Bu konuların üçüncü bir kişinin eşliğinde konuşulması, tarafların birbirini suçlamadan ne istediğini söyleyebilmesini kolaylaştırır. Çift danışmanlığı görüşmeleri, eşlerin ikisi de Bern’de olduğunda aynı ekran başında ya da ayrı bağlanarak yürütülebilir.

Yeni gelenle yıllardır burada olan aynı şeyi mi yaşıyor?

Hayır; Bern’de geçirilen süre, zorlanılan konuyu da değiştirir. Yeni gelen biri için mesele çoğunlukla günlük hayatı kurmaktır: dili çözmek, resmî işleri sırayla halletmek, iş bulmak, tanıdık bir çevre edinmek. Bu dönemde yaşanan gerginlik genellikle yoğunluğa bağlıdır ve düzen oturdukça hafifler.

Yıllardır burada yaşayan biri içinse soru değişir. Hayat kurulmuştur, iş vardır, çocuklar büyümüştür; buna rağmen “ben burada mıyım, orada mı” duygusu sürebilir. Türkiye’ye gittiğinde artık misafir gibi hissetmek, Bern’de ise hâlâ tam yerleşmemiş sayılmak insanı iki arada bırakır. Burada doğup büyümüş genç yetişkinler ise başka bir yerde durur: ailesinin beklentisiyle, içinde yetiştiği toplumun beklentisi arasında kendi yolunu bulmaya çalışır. Görüşmelerde bu üç durumun ihtiyacı aynı değildir ve çalışma da buna göre planlanır.

Türkiye’deki aileyle ilişki uzaktan nasıl sürdürülür?

Uzakta yaşamak, aile ilişkisini hem hafifletir hem de ağırlaştırır. Günlük sürtüşmeler azalır; buna karşılık hastalık, bakım ihtiyacı ya da bir kayıp söz konusu olduğunda yanında olamamanın verdiği sıkıntı büyür. Bayramlarda ve yaz aylarında yapılan kısa ziyaretler bazen dinlenmek yerine herkese yetişme telaşına dönüşür, dönüşte kişi kendini daha yorgun bulur.

Ayrıca uzaktan yürütülen ilişkide beklentiler konuşulmadığı için birikir: kim kimi daha çok aradı, kim ne zaman geldi, kim neyi üstlendi. Görüşmelerde bu ilişkinin sınırlarını yeniden düzenlemek, hem suçluluk duygusunu hafifletir hem de bağın sürmesini kolaylaştırır.

Sık Sorulan Sorular

Bern’de yüz yüze görüşme yapılıyor mu?

Hayır. Bern’de ofis ya da merkez bulunmaz. İsviçre’de yaşayanlarla görüşmeler internet üzerinden, görüntülü olarak yürütülür. Yüz yüze görüşmeler yalnızca Adana/Çukurova’da yapılır.

Görüşmeler hangi dilde yapılıyor?

Görüşmeler baştan sona Türkçe yürütülür. Almanca ya da İsviçre Almancası bilmeniz gerekmez. Bern’de yıllardır yaşayan ve günlük hayatını Almanca kuran kişiler de görüşmelerde anadilini kullanmayı tercih ediyor.

Türkiye ile arasındaki saat farkı randevuyu zorlaştırır mı?

Türkiye saati İsviçre’den ileridedir; yaz aylarında bir, kış aylarında iki saatlik fark olur. Randevu saati bu fark gözetilerek belirlenir. İş çıkışına ya da akşam saatlerine denk gelen randevular Bern’de yaşayanlar için çoğunlukla uygun oluyor.

Görüşmede konuşulanlar gizli kalır mı?

Görüşmelerde konuşulanlar gizlidir; üçüncü kişilerle paylaşılmaz ve görüşmeler kayda alınmaz. Sessiz, kapısı kapanabilen bir odadan bağlanmanız hem gizlilik hem de rahat konuşabilmek için önerilir. Kulaklık kullanmak da yardımcı olur.

İlk görüşmede ne oluyor?

İlk görüşmede sizi zorlayan konunun ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı ve günlük yaşamınızı nasıl etkilediği konuşulur. Bu görüşme bir değerlendirme görüşmesidir; hemen çözüm sunulan bir buluşma değildir. Sonunda nasıl bir çalışma yürütülebileceği birlikte konuşulur.

Bern’den kimler başvuruyor?

Uzun süredir İsviçre’de yaşayan aileler, iş ya da eğitim için sonradan gelenler, evlilik yoluyla yerleşenler ve burada doğup büyümüş genç yetişkinler başvuruyor. Başvuru konuları arasında ilişki ve evlilik sorunları, çocuk ve ergenle ilgili zorluklar, yalnızlık, uyum güçlüğü ve kaygı öne çıkıyor.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

İsviçre – Bern için Türkçe online görüşme

Yurt dışında yaşarken kendinizi Türkçe anlatabileceğiniz bir uzmanla görüşmek isterseniz, İsviçre – Bern için online randevu oluşturabilirsiniz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Güncel

Adana’da Terapi Hizmeti

Adana’da terapi hizmeti almak için ilk adım, ihtiyacınıza uygun görüşme türünü belirlemek ve bir…
Türk Psikolog Hizmeti

Norveç – Fredrikstad Türk Psikolog Hizmeti

Norveç’in Fredrikstad şehrinde yaşayan Türkçe konuşan kişiler, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’den görüntülü…
Türk Psikolog Hizmeti

Norveç – Asker Türk Psikolog Hizmeti

Norveç’in Asker şehrinde yaşayan Türkçe konuşan kişiler, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara