TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Psikolojik Sorunlar

Başvuru Sonucunu Beklerken Yoğun Kaygı: Göçmenlik ve Bürokrasi Süreçlerinde Ruhsal Yük

Göçmenlik ve bürokrasi başvurusunun sonucunu beklerken yaşanan kaygı: hayatım buna bağlı duygusu, bakma döngüsü, evrak yükü, gündelik düzen ve haber sonrası için duygusal hazırlık.

Psikoterapist Yayımlandı 14 dakika okuma
Bir kadın mutfak masasında, ekranı aşağı bakan telefonunun yanında elini havada tutup pencereye bakıyor.

Başvuru sonucunu beklerken yoğun kaygı, sonucun hayatınızın geniş bir bölümünü etkileyeceğini düşündüğünüzde ortaya çıkabilen anlaşılır bir tepkidir. Sonucu kimse sizin yerinize bilemez; ama bekleme günlerinin yükünü, sürekli bakma isteğini ve haber sonrasına dair duygularınızı düzenlemek mümkün olabilir. Bu yazı hukuki süreci değil, bekleyişin ruhsal yükünü ele alıyor.

Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofistedir. Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan yaşadığınız ülkeyi ve uygun olabileceğiniz saatleri yazabilirsiniz.

Başvuru sonucunu beklerken yoğun kaygı neden “hayatım buna bağlı” duygusuna dönüşür?

Telefonu ters çevirip masaya bırakırsınız. Bir bildirim sesi geldiğinde önce kalbiniz hızlanır, sonra “reklammış” diye bir hayal kırıklığı gelir. Bir süre sonra ses gelmese bile elinizin telefona gittiğini fark edersiniz. Bekleme günlerinin bu küçük anları, kaygının günü sessizce nasıl bölebildiğini gösterir.

Tek bir e-posta ya da mektup, zihinde çoğu zaman yalnızca bir karar olarak durmaz. Oturduğunuz ev, işiniz, çocuğun okulu, yakınlarınıza uzaklığınız ya da yakınlığınız gibi birçok şeyin kapısı gibi görünür. Böyle bir haber gerçekten de yaşamınızın birçok yönünü etkileyebilir; belirsizliğin kendisi de bu ağırlığa ayrıca bir yük ekler. “Hayatım buna bağlı” duygusu bu yüzden bu kadar yoğun olabilir; abartı ya da zayıflık anlamına gelmez.

Ret korkusu bu duygunun içinde ayrı bir yer tutabilir. Bazı kişiler için korkulan şey yalnızca olumsuz bir karar değil, “uygun bulunmama” hissidir: buraya ait olup olmadığınız sorusunun bir kurumun dosyasına bırakılmış olması. Sonucun nasıl çıkacağını bu yazı öngöremez. Ama kararın bir karar olduğunu, sizin kim olduğunuza dair bir hüküm olmadığını ayırabilmek, bekleme döneminde üzerinde çalışılabilecek bir konudur. Koşullar ve süreler için kurumun kendi açıklamalarına ya da bir hukukçuya başvurabilirsiniz; burada konu, beklerken sizin içinizde olup bitendir.

Bakmak bilgi için mi, rahatlamak için mi? Sonuç bekleyen zihnin kontrol döngüsü

Gelen kutusuna ya da başvuru sayfasına sık sık bakmak, sonuç kaygısına eşlik eden tanıdık bir davranış olabilir. Bakmanın iki farklı nedeni vardır. Birincisi gerçekten yeni bir bilgi olup olmadığını öğrenmektir. İkincisi “bir şey yok” cevabını görüp kısa bir an rahatlamaktır. Kaygı yükseldiğinde bazı bakışlar ikinci türden olabilir; rahatlama kısa sürer, çünkü “bir şey yok” cevabı yarının sorusunu çözmez ve zihin aynı kontrolü yeniden ister.

Bir adam balkonda toprağa gömdüğü elleriyle bir saksıya fide dikiyor.

Hangisi olduğunu ayırmak için bakmadan önce tek bir soru sorabilirsiniz: “Şu an bakmam bana yeni bir bilgi mi getirecek, yoksa yalnızca rahatlamak için mi bakıyorum?” Bakmayı yasaklamıyorsunuz; yalnızca neye hizmet ettiğini görüyorsunuz.

Rahatlama için bakma isteği geldiğinde “on dakika dalgası” denenebilir. Dürtü dalga gibi yükselip alçalabilir; amaç dalgayı bastırmak değil, kıyıdan izlemektir:

  1. İsteği fark ettiğiniz saati not edin ve ekranı bir an kapatın.
  2. Yukarıdaki soruyu sorun: bilgi mi, rahatlama mı?
  3. Rahatlama içinse on dakika boyunca ellerinizi meşgul edin: bir saksıyı yeni toprağa dikmek, bir çekmeceyi toplamak ya da hamur yoğurmak gibi dikkat isteyen bir iş seçebilirsiniz. Telefon bu sırada başka odada kalabilir.
  4. On dakika dolunca isteğin gücünü tek kelimeyle yazın: güçlü, orta ya da hafif. Hâlâ bakmak istiyorsanız bakabilirsiniz; bu bir yenilgi sayılmaz.
  5. Birkaç günün notuna bakın: istek hangi saatlerde ve hangi düşüncenin ardından geliyor?

Birkaç gün sonra notlara baktığınızda isteğin sabah ilk bakışta mı, öğleden sonra işte mi, yoksa gece uyanıkken mi arttığı görünür hâle gelebilir. Bu not, kaygınızın günün hangi parçasında yoğunlaştığını gösteren bir gözlemdir; tanı koymaz ve puanlanmaz. İlk görüşmeye getirirseniz konuşmaya somut bir yerden başlamanızı kolaylaştırabilir. Bakma saatlerini önceden belirlemek ve “ya olmazsa” düşüncelerine ayrı bir zaman tanımak gibi başka düzenler ise yenileme dönemindeki belirsizliği ele alan oturum ve çalışma izni yenileme kaygısı yazısında anlatılıyor.

Evrak yükü ve yabancı dildeki resmî yazışma kaygıyı nasıl büyütebilir?

Başvuru süreci yalnızca beklemeyi değil, beklemenin öncesinde ve arasında evrakla uğraşmayı da içerebilir: belgeleri toplamak, bir formu yeniden okumak, bir kurumdan gelen yazıya karşılık hazırlamak. Bu yazışmalar ikinci bir dilde olduğunda ayrı bir yük eklenebilir. Bir kelimenin tam anlamını ya da bir cümlenin tonunu yanlış anlama korkusu hem okumayı hem yazmayı uzatır. Aynı sayfayı üçüncü kez okuduğunuzu, sonra birine fotoğrafını gönderip yine de emin olamadığınızı fark edebilirsiniz.

Burada iki yük birbirine karışıyor olabilir: işin kendisi ve hata yapma korkusu. Evrakın içeriği ve doğru hazırlanıp hazırlanmadığı için kurumun açıklamaları, çeviri desteği ya da bir hukukçu doğru adrestir. Hata yapma korkusu ise görüşmede ele alınabilecek kısımdır.

Eksik bir şey kalıp kalmadığını sürekli kontrol etme isteği geliyorsa “kapanış notu” yardımcı olabilir. Bir belgeyi ya da yazışmayı gözden geçirdikten sonra şu üç satırı yazın:

  • Bugün neye baktım: tek cümle.
  • Hangi kaynağa göre baktım: kurumun kendi açıklaması ya da size verilen liste gibi.
  • Yanıtını bilmediğim soru ve kime soracağım: yetkili kurum, hukukçu ya da çeviri desteği veren biri.

Önce kurumun bildirdiği bir son tarih, acil bir işlem ya da yeni bir bildirim olup olmadığına bakın; bu notlar o tarihlerin ve işlemlerin yerini tutmaz. Böyle bir şey yoksa not yazıldıktan sonra o gün aynı belgeye ikinci kez dönmemeyi deneyebilirsiniz. Dönme isteği geldiğinde notu okuyup “bugün için bitti” demek, kontrolün yerine bir nokta koyar. Not belgenin doğruluğunu garanti etmez; amacı yalnızca bitmeyen kontrolü durdurmaktır.

Resmî bir yazıyı okumak, anlamak ve yanıtlamak aynı anda yapılması gereken üç iş değildir. Mektubu açtığınız gün yalnızca okuyup yanıt hazırlığını ertesi güne bırakmak hata korkusunu küçültebilir; ancak yanıt için verilmiş bir süre varsa o süreyi kurumun kendi bildiriminden kontrol edin. Kuruma telefonla soru sormak zorunda kaldığınızda yabancı dilde konuşma kaygısı da devreye giriyorsa yabancı dilde konuşma korkusu yazısı bu kaçınmayı ayrıca ele alıyor.

Sonuç gelmeden önceki günlerde gündelik düzen nasıl ayakta tutulur?

Bekleme günleri iki uca kayabilir: ya gün tamamen haberin etrafında döner ya da insan kendini işe gömerek kaygıyı bastırmaya çalışır. İkisi de yorucudur. Haberi değiştirmeyen ama günün haber tarafından yutulmasını azaltabilen dört küçük çıpa denenebilir:

Bir kadın apartman kapısında yürüyüşe çıkmadan önce ayakkabısının bağcığını bağlıyor.
  • Kalkış saati: Haberin ne zaman geleceği belirsiz olsa da her gün benzer bir saatte kalkmayı deneyebilirsiniz; hafta sonları biraz esnetebilirsiniz.
  • Dışarıda geçen bir bölüm: Ayakkabılarınızı bağlayıp kapıdan çıkmak, on beş dakikalık bir yürüyüş için bile yeterli bir başlangıçtır.
  • Oturarak yenen bir öğün: Ayakta atıştırmak yerine masaya oturulan bir yemek.
  • Haber konusunun açılmadığı yirmi dakika: Bir yakınınızla ya da arkadaşınızla “bugün haber konusu yasak” diyerek geçirilen bir bölüm.

Dördünü birden tutturmanız beklenmez; bir tanesini seçip bir hafta sürdürmek yeterlidir. İşte ya da derste dikkatin dağılması bu dönemde beklenebilir; kendinize kızmak yerine dikkatin bir bölümünü kaygının aldığını kabul etmek yükünüzü hafifletebilir.

Haberin gece geleceği düşüncesiyle uyanıp telefona bakmak da bu dönemin tanıdık bir örüntüsü olabilir. Ekran ışığı uykuyu daha da bölebilir ve ertesi günün kaygısını artırabilir. Uykunun birkaç haftadır düzensiz olduğu durumlarda kaygı ve uykusuzluk döngüsü yazısına bakabilirsiniz.

Sonuç gelmeden iki ihtimal için duygusal hazırlık nasıl yapılır?

Haber beklerken zihin ikiye bölünebilir: bir yanı iyi haberi hayal eder, öbür yanı beklediğinden farklı bir haberi, ve ikisi arasında gidip gelir. Bu gidip gelmeyi kâğıda taşımanın bir yolu “iki not” yazmaktır. Notlar hukuki adımlarla ilgili değildir; haberin geldiği günün duygusal olarak nasıl geçeceğini ele alır. İlk not “istediğim yönde bir haber gelirse”, ikinci not “beklediğimden farklı bir haber gelirse ya da haber uzarsa” başlığını taşır. İkisinde de dört satır doldurulur:

  • Kimi arayacağım? Haberi ilk kiminle paylaşmak istersiniz?
  • Nerede ve kiminle öğrenmek isterim? Yalnız mı, yanınızda biri varken mi?
  • İlk gün vermeyeceğim kararlar: Haberin geldiği gün büyük kararlara girmemek için kendinize tanıdığınız izin; bir yakınla ağır bir konuşma yapmak ya da bir mesaja öfkeyle yanıt vermek gibi bir gün sonraya bırakılabilecek şeyler.
  • Bedenim için ne yapacağım? Su, yemek, kısa bir yürüyüş, erken yatmak gibi.

Haber olumlu da gelse, rahatlamanın ardından bir yorgunluk, öfke ya da boşluk hissi gelebilir; birinci nottaki “bedenim için ne yapacağım” satırı bunu da karşılar. İkinci notta ise haber uzarsa bugünü nasıl geçireceğinizi bilmek, ikinci bir gerginliği azaltabilir.

Sonraki hukuki ya da idari adımlar notlara girmez; onlar için yetkili kurum ya da bir hukukçu doğru adrestir. İki notu da yazmak zorunda değilsiniz, yalnızca birini yazmak da olur. Notları görüşmeye getirmeniz beklenmez, ama isterseniz ilk görüşmede birlikte bakılabilir.

Bekleyiş ne zaman günlük yaşamı zorlayan bir yüke dönüşür, hekimle ne zaman konuşulur?

Bu dönemde gergin olmak beklenebilir. Destek istemek için hâlinizin “yeterince kötü” olmasını beklemeniz gerekmez. Son bir haftaya şu cümlelerle bakmak, durumun yaşamınızdaki yerini görmenize yardım edebilir; sorular tanı koymaz ve puanlanmaz:

  • Haber yüzünden uykunuzun bölündüğü kaç gece oldu?
  • Bakma isteği planladığınız bir iş ya da buluşmanın önüne geçti mi?
  • Haber düşüncesi yakınlarınızla aranızda gerginliği artırdı mı, ya da onlardan uzaklaştınız mı?
  • Önceden keyif aldığınız şeylere ilginiz belirgin biçimde azaldı mı?

Yanıtların sayısı değil, yaşadığınızı anlatmanız önemlidir. Bir iki cümleyi kâğıda geçirmek, ilk görüşmede nereden başlayacağınızı kolaylaştırabilir. Başvuru kararını tartıyorsanız terapiye ne zaman başvurulur yazısı bu soruya ayrıca bakıyor.

Göğüs ağrısı ya da sıkışması yeni başladıysa, şiddetliyse veya sürüyorsa, ayrıca belirgin bir nefes darlığı varsa bu yazıyı okuyarak ayrım yapmaya çalışmayın; hemen acil yardım alın (aşağıdaki acil bölümüne bakın).

Daha hafif seyreden çarpıntı ya da ani gelip geçen korku dalgalarında ise bir hekimle konuşmayı düşünebilirsiniz; bu belirtiler başka nedenlerle de olabilir ve yalnızca kaygıya bağlanmaması yerindedir. Belirtilerin panik atakla nasıl ilişkilendirildiğine dair genel bilgi için panik atak mı kalp krizi mi yazısına bakılabilir; yazı tıbbi değerlendirmenin yerini tutmaz. Uykusuzluk haftalardır sürüyor, iştahınız ya da ruh hâliniz belirgin biçimde değişiyorsa hekiminizle konuşmak da bir seçenektir; gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.

Acil bir durumda ne yapmalısınız?

Kendinize zarar verme düşünceniz, yaşamınızın sürmesini istememe duygunuz ya da hemen müdahale gerektiren bir sağlık sorununuz varsa (örneğin yeni başlayan şiddetli göğüs ağrısı ya da belirgin nefes darlığı) sonucun gelmesini, bir mesajın yanıtlanmasını ya da planlı bir görüşmeyi beklemeyin. Bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin; Türkiye’deyseniz 112’yi arayabilirsiniz. Mümkünse yalnız kalmamaya çalışın ve yakın birine durumu bildirin. Online görüşme acil yardımın yerini tutmaz.

Psikoterapide başvuru sonucu kaygısıyla nasıl çalışılır?

Psikoterapide başvurunun sonucuna dair bir tahmin yapılmaz; çalışılan şey, bekleyişin sizde yarattığı etkidir. Bilişsel davranışçı bir çerçevede “bu sonuç hayatımı belirler” gibi düşünceler ve bu düşüncelerin hangi durumlarda güçlendiği birlikte incelenebilir. Tekrarlayan kontrol ve güvence arama davranışlarının kaygıyı nasıl besleyebildiği ve bunların yerine geçebilecek küçük adımlar konuşulabilir. Çözüm odaklı bir bakışla, daha önce bir sınav sonucu, bir sağlık tetkiki ya da bir iş görüşmesi sonrasında beklemeyi nasıl taşıdığınız ve o zaman neyin işe yaradığı sorulabilir. Bedensel gerginlik için nefes ve gevşeme gibi düzenleme becerileri de birlikte denenebilir.

Ret korkusu bazen daha eski bir cümleye dokunur: “yeterince iyi değilim” ya da “buraya ait olamam”. Bunlar bir tanı değil, birlikte bakılabilecek düşüncelerdir. Görüşmede bu cümlenin sizin için nereden tanıdık geldiği, sonuç gelmeden de ne kadar yer tuttuğu ve başvurunun sonucundan ayrı olarak size ne söylediği konuşulabilir. Böylece bekleme döneminin yükü, yalnızca sonuca bağlı olmaktan çıkabilir.

Hedef kaygıyı yok etmek değil, kaygının günlük kararlarınızı yönetmesini azaltmaktır. Süreç kişiye göre değişir; belirli bir görüşme sayısı ya da sonuç öngörülmez. Bireysel görüşmenin çerçevesi bireysel danışmanlık sayfasında, sürekli endişenin genel çerçevesi ise kaygı bozukluğu ve sürekli endişe yazısında yer alıyor.

Yurt dışından online görüşme nasıl işler, ilk görüşmede ne olur?

Görüşme görüntülü yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. Seans saati, yaşadığınız ülkedeki çalışma düzeninize göre birlikte planlanır. Kulaklık kullanmak ve odada kimlerin bulunacağını önceden düşünmek, rahat konuşmanızı kolaylaştırabilir. Bağlantı kesilirse nasıl ilerleneceğini ve gizlilikle ilgili merak ettiklerinizi görüşmenin başında sorabilirsiniz. Hizmetin çerçevesi Türkçe online görüşme sayfasında, ekran başında nasıl ilerlendiği online psikoterapi seansı yazısında anlatılıyor.

İlk görüşmede tanışırsınız, bekleyişin sizi en çok nerede yorduğunu anlatırsınız ve ihtiyacınız konuşulur. Bakma notlarını ya da iki notu getirmeniz beklenmez. Süreç ve ödeme konusunda bilgi alır, devam edip etmeyeceğinize kendiniz karar verirsiniz. Online görüşmenin size uygun olup olmadığını online terapi kimler için uygun yazısındaki ölçütlerle de düşünebilirsiniz.

Görüşme hakkında bilgi almak için

En kolay başlangıç WhatsApp’tan yaşadığınız ülkeyi ve uygun olabileceğiniz saat aralıklarını yazmaktır. WhatsApp kullanmak istemezseniz randevu sayfasından randevu talebi bırakabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. İlk mesajda başvurunuzla ilgili ayrıntı yazmanız beklenmez.

Sık Sorulan Sorular

Haberin geleceği günlere denk gelen bir seansı nasıl planlayabiliriz?

Seans günü ve saati ilk görüşmede çalışma düzeninize göre birlikte konuşulur. Haberin zamanı belli değilse bu belirsizliği de planlamaya dahil edebilirsiniz. Randevuda değişiklik gerekirse nasıl ilerleneceğini randevu sırasında sorabilirsiniz.

Evrak, dilekçe ya da çeviri işlerinde yardım alabilir miyim?

Hayır. Psikoterapi görüşmesinde evrak hazırlanmaz, dilekçe yazılmaz, başvuru dosyası değerlendirilmez. Bu işler için kurumun açıklamalarına, çeviri desteğine ya da bir hukukçuya başvurabilirsiniz. Görüşmede ise bu işlerin üzerinizde bıraktığı yük ele alınır.

Sürekli bakmayı bıraktığımda kaygım ilk günlerde artıyor; bu olağan mı?

Kontrolü azalttığınızda rahatlamanın kesilmesiyle kaygının bir süre yükselmesi beklenebilir; bu, yöntemin işlemediği anlamına gelmez. Yoğunluk dayanılmaz hâle geliyor ya da günlük işlerinizi aksatıyorsa bir sonraki görüşmeyi beklemeden randevu talebi bırakabilir, bedensel belirtiler eşlik ediyorsa bir hekime başvurabilirsiniz; kendinize zarar verme düşüncesi varsa acil yardımı arayın. Kontrolü bırakma hızı kişiye göre ayarlanır.

Resmî yazışmalarla kaygı yaşarken görüşmenin Türkçe olması ne fark yaratır?

Gün boyu ikinci bir dilde resmî metinlerle uğraşan biri için Türkçe konuşmak, söz seçmeye harcanan çabayı azaltabilir. Anadilde anlatmak her duygu için aynı kolaylığı sağlamayabilir; yine de kendi cümlelerinizle konuşabilmek bazı kişilerin yükünü hafifletebilir. Anadilde psikoterapinin neden farklı hissettirebildiği ayrı bir yazıda anlatılıyor.

Kaç görüşme gerekir, ne sıklıkla görüşülür?

Kişiye göre değişir; belirli bir sayı öngörülmez. Sıklık ve süre, ilk görüşmede ihtiyacınıza ve programınıza göre birlikte belirlenir.

Ödeme, fatura belgesi ve sigorta ya da geri ödeme konusunda ne yapmalıyım?

Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Genel bilgi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz. Bir sigorta ya da işveren desteği kullanmayı düşünüyorsanız önce ilgili kurumunuzdan teyit etmeniz yerinde olur.

Bekleyişin yükünü Türkçe konuşmak ister misiniz?

WhatsApp’tan Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’den görüşme biçimi ve uygun saat bilgisi isteyebilirsiniz; randevu talebini sayfadan da bırakabilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Kronik Stresin Bedensel Sinyalleri: Gerginliği Düzenlemek İçin Psikolojik Yollar

Kronik stresin uyku, kas gerginliği, mide, baş ağrısı ve çarpıntı gibi bedensel sinyalleri, hekim…
Psikolojik Sorunlar

Yurt Dışında İş Yerinde Mobbing ve Dışlanma: Yoğun Baskı Altında Ruhsal Olarak Ne Yaşanabilir?

Yurt dışında iş yerinde baskı ve dışlanmanın ruhsal etkisi: pazar akşamı gerginliği, e-posta korkusu,…
Psikolojik Sorunlar

Bilişsel Davranışçı Terapi ve EMDR Nedir? Yurt Dışından Online Görüşmede Yöntem Nasıl Belirlenir?

BDT ve EMDR’nin kısa tanımı, yöntem adının neden ilk görüşmelerde birlikte belirlendiği, dört soruluk…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara