Almanya – Düsseldorf Türk Psikolog Hizmeti
Düsseldorf’ta yaşayan kişiler, Psikoterapist Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşme yaparak psikolojik destek alabilir. Görüntülü bağlantı, alınan randevunun saatinde kurulur ve görüşme bu yolla ilerler. Almanya’da açılmış bir çalışma yeri yoktur; yüz yüze görüşmeler Adana/Çukurova ile sınırlıdır. Talebinizi randevu sayfasından bırakabilir, sormak istedikleriniz için 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.
Bu sayfada ele alınan asıl konu şu: yoğun bir iş hayatının içinde terapiye yer açmak. Düsseldorf’ta ofiste, mağazada, sağlık alanında ya da kendi işinde çalışan pek çok kişi destek almayı düşünür, sonra “şimdi olmaz” der ve konuyu kapatır. Aşağıdaki bölümler bu “şimdi olmaz”ın nasıl aşıldığını anlatıyor.
Düsseldorf’ta yoğun bir takvimin içine görüşme nasıl yerleştirilir?
Görüşme saati kişinin haftalık düzenine göre seçilir; en uygun aralık genellikle iş çıkışıyla ev işlerinin başlaması arasındaki boşluktur. Bu boşluk kısa olduğunda, görüşmeyi sabaha ya da hafta sonuna almak daha gerçekçi olur.
Planlamada iki şey sorulur: hangi günler gerçekten kesintisiz kalabiliyorsunuz ve o saatte evde kim var? Küçük çocuğu olan biri için akşam yedi hiç uygun değilken, çocuklar uyuduktan sonraki saat rahat olabilir. Tek yaşayan biri içinse iş çıkışı en verimli zamandır. Görüşmelerin işleyişi online terapi sayfasında ayrıntılı olarak anlatılıyor.
Kendi işini yürüten ya da dükkânı olan kişilerde durum biraz farklıdır. Mesai kavramı belirsizleştiği için gün, kapanış saatinden sonra da devam eder. Böyle bir düzende görüşmeyi haftanın en sakin gününe, örneğin işin yavaşladığı bir öğle sonrasına koymak çoğu zaman en uygulanabilir çözümdür.
İkinci bir dilde çalışmak neden gün sonunda yorgunluk bırakır?
Gün boyu ana dilinden başka bir dilde çalışmak, fark edilmeyen bir çaba gerektirir. Cümle kurarken, telefonda konuşurken, toplantıda söz alırken zihin sürekli küçük bir kontrol yapar; bu kontrol akşama doğru birikir.
Almanca konuşmakta hiç zorlanmayan kişiler bile bunu hisseder. Özellikle şaka yapmak, itiraz etmek, kırılmadan bir sınır koymak gibi ince alanlarda kişi kendini olduğundan daha çekingen bulabilir. İş yerinde sessiz kalıp eve geldiğinde en küçük şeye öfkelenmek, sık anlatılan bir tablodur. Aynı kişi ev içinde Türkçe konuşurken rahatladığını, ama bu kez de anlatacak mecali kalmadığını söyler.
Görüşmenin Türkçe yürütülmesi burada pratik bir fark yaratır: duyguyu tarif etmek için doğru kelimeyi aramak zorunda kalmazsınız, konuşma doğrudan konunun kendisine gider.
“İşler bir yatışsın, sonra bakarım” diye ertelemek neyi büyütüyor?
İşin yoğunluğu gerçekten geçici olabilir; ama kişinin kendini erteleme alışkanlığı geçici olmaz. Yıllardır aynı cümleyi kurduğunu fark eden biri için bu farkındalık bile bir başlangıç noktasıdır.
Erteleme çoğu zaman mantıklı bir gerekçeyle başlar; sorun, gerekçenin hiç bitmemesidir. Bir yoğun dönem kapanırken diğeri açılır ve kişi kendine ayıracağı zamanı sürekli bir sonraki aya taşır.
Bu arada sıkıntı yerinde durmaz. Uyku bozulur, sabahları kalkmak zorlaşır, daha önce keyif veren şeyler tatsız gelmeye başlar. Kişi bunu “yorgunluk” diye adlandırdığı sürece çözüm de “biraz dinlenmek” olur; dinlenmek işe yaramayınca bu sefer kendine kızar. Oysa dinlenmekle geçmeyen bir yorgunluk, üzerine konuşulması gereken bir yorgunluktur.
Bir başka erteleme biçimi de şudur: “Benden kötü durumda olanlar var, benimki sorun sayılmaz.” Destek almak için durumun ağırlaşmasını beklemek gerekmez; erken konuşulan konular genellikle daha az yıpratıcı bir süreçle ele alınır.
İş kaygısı eve taşındığında ilişkilerde ne oluyor?
En sık görülen sonuç, evdeki konuşmaların kısalmasıdır. Kişi zihnen hâlâ iş yerindeyken, eşinin ya da çocuğunun anlattığı şeyi duyar ama gerçekte dinleyemez.
Zamanla karşı taraf da anlatmayı bırakır. “Nasılsın” sorusuna verilen cevap “yoruldum”a indiğinde, ev bir paylaşım alanı olmaktan çıkıp iki kişinin sırayla dinlendiği bir yere dönüşebilir. Bu noktada tartışmalar genellikle işin kendisiyle değil, unutulan bir alışveriş ya da ertelenen bir ziyaretle patlak verir; asıl konu ise arka planda durur.
Böyle dönemlerde görüşmelerde iki şeye bakılır: işten eve geçişin nasıl yapıldığı ve çiftin ortak zamanının ne kadarının gerçekten ortak olduğu. Aile ve ilişki başlıklarında yürütülen çalışmalar hakkında psikoterapi ve psikolojik danışmanlık sayfasında bilgi bulabilirsiniz.
Çocuklu ailelerde bu tablo ayrıca bir suçluluk duygusu getirir. Anne ya da baba, çocuğuna yeterince zaman ayıramadığını düşünür; ayırdığı kısıtlı zamanda ise sabırsız davrandığını fark edip kendini eleştirir. Bu döngüde çocukla kurulan ilişki yavaş yavaş kurallar ve uyarılar üzerinden yürümeye başlar. Konuşulması gereken şey çoğu zaman çocuğun davranışı değil, ebeveynin kendi yorgunluğuyla ne yaptığıdır.
Görüşme için nasıl bir ortam hazırlamak gerekir?
Gereken tek şey, kesintiye uğramayacağınız kapalı bir odadır. Teknik olarak internet bağlantısı olan bir bilgisayar ya da telefon yeterlidir.
Şu birkaç ayrıntı görüşmenin rahat geçmesini kolaylaştırır:
- Görüşmeden birkaç dakika önce oturun; koşarak bağlanmak konuşmayı da aceleye getirir.
- Kulaklık kullanın; hem sesiniz daha net duyulur hem de karşı taraftan gelen ses odaya yayılmaz.
- Telefonu sessize alın ve bildirimleri kapatın.
- Ev kalabalıksa görüşme saatini ev halkına baştan söyleyin; içerikten söz etmeden yalnızca “bir saat meşgulüm” demek yeterlidir.
Görüşmelerde hangi konular konuşuluyor, ilk adım ne?
Başvuru nedenleri arasında sürekli gerginlik ve huzursuzluk, uyku sorunları, motivasyon kaybı, evlilik ve ilişki zorlukları, ayrılık kararı, çocuk ve ergenle yaşanan çatışmalar, Türkiye’deki aileyle ilgili endişeler ve kendini yalnız hissetme sık yer alıyor.
İlk görüşmede sıkıntının seyri, ne zaman ağırlaştığı ve daha önce nelerin denendiği konuşulur. Ardından görüşme sıklığı ve ele alınacak öncelikler birlikte belirlenir. Süreç kişiye göre değişir; kaç görüşme yapılacağı baştan tek bir sayıyla söylenmez, birlikte değerlendirilerek ilerlenir. Çalışan kişiler için uygulanan biçimiyle ilgili hakkımda sayfasını, güncel ücretler için psikoterapi ücretleri sayfasını inceleyebilirsiniz.
Bazı kişiler görüşmeye “ne anlatacağımı bilmiyorum” diyerek gelir. Bu bir engel değildir; konuşmanın nereden başlayacağına birlikte karar verilir. Çoğu zaman son günlerde sizi en çok zorlayan somut bir olayı anlatmak, konunun kendiliğinden açılması için yeterli olur.
Sık Sorulan Sorular
İş çıkışı saatlerinde randevu bulunabiliyor mu?
Akşam saatleri en çok talep edilen aralık olduğu için randevu planlamasında öncelik, sizin düzenli olarak kalabileceğiniz bir saatin belirlenmesidir. Sabit bir gün ve saat üzerinde anlaşıldığında o aralık sizin için ayrılır. Akşam hiç uygun değilse sabah ve hafta sonu seçenekleri değerlendirilir.
Almanya ile Türkiye arasındaki saat farkı sorun yaratır mı?
Aradaki fark yaz saati geçişlerinde kaydığı için randevu saati, sizin takviminizdeki saatle yazılı olarak doğrulanır. Bu doğrulama her randevuda tekrarlanır, dolayısıyla yanlış saate bağlanma gibi bir karışıklık yaşanmaz. Saat değişikliği dönemlerinde kısa bir hatırlatma yapılır.
İş seyahatindeyken görüşmeye katılabilir miyim?
Sakin ve kapalı bir ortam bulabiliyorsanız katılabilirsiniz; belirleyici olan şehir değil, görüşme boyunca yalnız kalabilmenizdir. Otel odası uygun olabilir, ancak havalimanı ya da açık ofis gibi ortamlar uygun değildir. Uygun bir yer bulamayacağınız haftalarda randevuyu önceden ertelemek daha doğru olur.
Görüşmede Türkçe konuşabiliyor muyum?
Görüşmenin dili baştan sona Türkçedir. Almanya’da doğup büyümüş ve Türkçesini günlük hayatta kullanan kişiler de rahatlıkla katılabilir; anlatırken zorlandığınız yerlerde acele edilmez. Bazı kişiler iki dil arasında gidip gelerek anlatır, bu da görüşmenin akışını bozmaz.
Düsseldorf’ta yüz yüze görüşme yapılıyor mu?
Hayır; Almanya’da açılmış bir çalışma yeri yok. Adana/Çukurova dışında yüz yüze buluşma yapılmadığı için Düsseldorf’taki görüşmeler görüntülü bağlantıyla sürdürülür. İçerik bakımından aynı çalışma yürütülür, yalnızca bulunulan yer farklıdır.
Eşim katılmak istemezse tek başıma başlayabilir miyim?
Başlayabilirsiniz. İlişki konuları bireysel görüşmelerde de ele alınabilir; ikinci kişinin ikna edilmesi bir ön şart değildir. İlerleyen dönemde eşiniz katılmak isterse süreç çift görüşmelerine dönüştürülebilir.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Almanya – Düsseldorf için Türkçe online görüşme
Yurt dışında yaşarken kendinizi Türkçe anlatabileceğiniz bir uzmanla görüşmek isterseniz, Almanya – Düsseldorf için online randevu oluşturabilirsiniz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın