İngiltere – Westminster Türk Psikolog Hizmeti
Westminster’da yaşayan Türkiyeli çiftler ve evliliğinde zorlanan kişiler, Psikoterapist Mehmet Ulubey ile Türkçe çift ya da bireysel görüşme yapabilir; görüşmeler görüntülü bağlantı üzerinden yürütülür. Eşler aynı evdeyse tek bağlantıdan, farklı ülkelerdeyse iki ayrı bağlantıdan katılabilir. Yüz yüze buluşmalar yalnızca Adana/Çukurova’daki ofiste yapılıyor; Westminster’da bir merkezimiz yok.
Eşler farklı ülkelerdeyken çift görüşmesi mümkün mü?
Mümkün. Biri Westminster’da, diğeri Türkiye’de ya da başka bir ülkede olan çiftler aynı görüşmeye iki ayrı cihazdan katılabiliyor. Bu düzen, uzun süredir ayrı yaşayan ve bir araya gelmeyi bekleyen çiftler için çoğu zaman tek gerçekçi seçenek oluyor.
Böyle bir görüşmede dikkat edilen birkaç nokta var: her iki tarafın da kesintiye uğramayacağı bir saat seçmesi, ikisinin de yalnız bir odada bulunması ve konuşmanın başkası tarafından duyulmaması. Bu koşullar sağlandığında görüşme, aynı odadaki bir çift görüşmesiyle benzer biçimde ilerliyor. Ayrıntılar için çift danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.
Göç bir ilişkiyi neden zorlar?
Çünkü taşınma yalnızca adres değiştirmek değildir; iki kişinin daha önce paylaştığı rollerin, alışkanlıkların ve destek ağının da yeniden kurulması gerekir. Türkiye’de kendiliğinden işleyen pek çok şey burada tek tek konuşulmak zorunda kalır: kim ne zaman çalışacak, çocuğa kim bakacak, resmî işleri kim takip edecek, ailelerle ilişki nasıl yürüyecek.
Bir de uyumun eşit hızda ilerlememesi meselesi var. Taraflardan biri işini, çevresini ve dilini daha çabuk kurarken diğeri geride kalmış hissedebiliyor. Bu fark, zamanla “sen beni anlamıyorsun” cümlesinin arkasındaki asıl gerilime dönüşebiliyor.
Görüşmede bu tabloya kusur arayan bir gözle bakılmaz. İki tarafın da neyi taşıdığı ayrı ayrı görünür hâle geldiğinde, tartışmanın tonu çoğu zaman kendiliğinden değişir.
Destek ağının ortadan kalkması da ayrı bir yük oluşturuyor. Türkiye’de bir tartışmanın ardından soluklanılacak bir anne evi, çocuğu birkaç saat bırakılabilecek bir teyze ya da hemen aranabilecek bir arkadaş varken, burada çiftin birbirinden başka kimsesi olmayabiliyor. Her ihtiyacın aynı ilişkiden karşılanması beklendiğinde, ilişki taşıyabileceğinden fazlasını yüklenmiş oluyor.
Bunun üzerine bir de dış dünyaya yansıyan yüz geliyor: memlekete “burada her şey yolunda” demek, ailelerin beklentisini kırmamak için zorlukları anlatmamak. Sürekli iyi görünme çabası, evin içinde biriken gerginliğin daha da sıkışmasına yol açabiliyor.
Uzak mesafe evliliğinde en çok ne aşınıyor?
Çoğunlukla gündelik paylaşım aşınıyor. Telefon görüşmeleri bir süre sonra bilgi aktarımına dönüşüyor: ne yaptın, ne yedin, para gönderildi mi, çocuk ne durumda. Duygunun konuşulduğu alan daralınca iki kişi arasında bilgi akıyor ama yakınlık azalıyor.
- Görüşmelerin kısalması ve giderek rutin bir kontrol hâline gelmesi
- Kırgınlıkların “telefonda konuşulacak konu değil” diye ertelenmesi ve birikmesi
- Güven konusunda büyüyen soru işaretleri, sessiz kıskançlık
- Kavuşma zamanlarının beklentiyle yüklenmesi ve küçük bir aksilikle gölgelenmesi
- Kararların tek taraflı alınması ve diğerinin sürecin dışında kalması
Bu başlıkların hiçbiri ilişkinin bitmesi anlamına gelmiyor; ancak konuşulmadıkça kendi başına düzelmiyor.
Ayrı yaşayan çiftlerde sık rastlanan bir başka durum, iki hayatın birbirinden bağımsız biçimde şekillenmesi. Taraflardan her biri kendi gününü, alışkanlıklarını ve çevresini kurar; buluştuklarında ise eski düzene geri dönmeleri beklenir. Bu beklenti gerçekleşmediğinde, kimse bir şey yapmamış olsa bile araya soğukluk girebiliyor.
Görüşmelerde bu noktada sorulan soru genellikle şudur: ilişkinin hangi kısmı hâlâ ikinizin ortak kararıyla sürüyor, hangi kısmı yalnızca alışkanlıkla devam ediyor? Bu ayrımı yapmak, ileriye dönük konuşmayı belirgin biçimde kolaylaştırıyor.
Sadece bir eş görüşmeye katılırsa ne olur?
Bu da sık karşılaşılan bir durum ve çalışmayı imkânsız kılmıyor. Eşlerden biri henüz hazır değilse ya da katılmak istemiyorsa, başvuran kişiyle bireysel bir çalışma yürütülebilir.
Böyle bir çalışmada amaç, olmayan tarafı yargılamak ya da onu ikna edecek yöntemler öğretmek değildir. Kişinin kendi tepkilerini, sınırlarını ve ne istediğini netleştirmesi üzerinde durulur. Bu netleşme çoğu zaman ilişkideki döngüyü de etkiler. İlerleyen aşamada diğer eş katılmak isterse çerçeve birlikte yeniden kurulur. Bireysel çalışma için bireysel danışmanlık sayfasındaki yolu kullanabilirsiniz.
Ayrılık düşüncesi varken görüşmenin anlamı var mı?
Var. Çift görüşmesinin amacı her ilişkiyi ne pahasına olursa olsun sürdürmek değildir. Bazı çiftler görüşmeler boyunca birlikte kalmayı seçer, bazıları ayrılmaya karar verir, bazıları da kararı ertelemenin kendilerine daha çok yıprattığını fark eder.
Burada üzerinde durulan şey kararın kendisinden çok nasıl alındığıdır: öfkenin en yüksek olduğu anda mı, yoksa iki tarafın da ne yaşadığını anladığı bir zeminde mi. Çocuk varsa, ayrılık sürecinin çocuğa nasıl anlatılacağı da ayrı bir başlık olarak ele alınır.
Yurt dışında yaşayan çiftlerde bu karar bazen başka konularla iç içe geçer: oturum durumu, çocukların okulu, ailelerin tepkisi ya da geri dönüş ihtimali. Bu başlıklar görüşmede hukuki bir danışmanlık olarak değil, kişinin taşıdığı yük ve korkular üzerinden ele alınır. Resmî işlemler konusunda yol göstermek bu çalışmanın kapsamında değildir.
Güvenin zedelendiği durumlarda ise süreç daha yavaş ilerler. Ne olduğunun konuşulabilmesi, öfkenin yerini sorulara bırakabilmesi ve iki tarafın da neyi sürdürmek istediğine karar verebilmesi zaman ister. Burada hiçbir sonuç önceden vaat edilmez.
Evlilik öncesinde konuşulması gerekenler nelerdir?
Yurt dışında kurulan evliliklerde bazı konular evlilikten önce konuşulduğunda sonrasında çok daha az sürtüşme yaratıyor. Nerede yaşanacağı, ailelerle ilişkinin sınırları, para düzeni, çocuk isteği ve çocuğun hangi dille büyütüleceği bunların başında geliyor.
Bu konuları önceden ele almak romantizmi azaltmıyor; aksine, ilk yılın gerilimini belirgin biçimde hafifletiyor. Evlilik öncesi danışmanlık tam olarak bu başlıklar için kurulmuş bir çalışmadır.
Taraflardan biri Türkiye’de, diğeri burada yaşarken kurulan evliliklerde ek bir konu daha var: taşınacak olan kişinin yeni ülkede işini, çevresini ve günlük düzenini sıfırdan kuracak olması. Bu geçiş dönemini önceden konuşmak, sonrasında “beni buraya sen getirdin” ya da “benim için hiçbir şey bırakmadın” cümlelerine varan kırgınlıkları azaltabiliyor.
Görüşmelerde bu başlıklar sınav gibi ele alınmaz. Amaç iki kişinin aynı şeyi istemesini sağlamak değil, farklı istediklerini fark ettiklerinde bunu konuşabilecekleri bir yol kurmalarıdır.
Görüşme ve randevu nasıl planlanır?
İkinizin de uygun olduğu birkaç saat aralığını iletişim formunda belirtmeniz planlamayı kolaylaştırıyor. İsterseniz 0543 108 25 76 numarasına yazarak başlayabilirsiniz; güncel ücret bilgisini psikoterapi ücretleri sayfasından görebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Eşimle aynı evdeyiz, tek ekrandan katılabilir miyiz?
Evet, aynı evdeki çiftler genellikle tek bağlantıdan katılıyor. İkinizin de ekranda rahatça görünebileceği bir oturma düzeni kurmanız yeterli. Bazı görüşmelerde taraflardan biriyle kısa bir süre ayrı konuşulması gerekebilir; bu durum baştan ikinize de açıklanır.
Saat farkı iki ayrı ülkeden katılmayı zorlaştırır mı?
Westminster ile Türkiye arasındaki fark, akşam saatlerinde ortak bir aralık bulmaya elveriyor. Eşlerden biri üçüncü bir ülkedeyse üç ayrı saat dilimi dikkate alınarak bir zaman belirlenir.
Westminster’da yüz yüze çift görüşmesi yapılıyor mu?
Hayır. Londra’nın hiçbir bölgesinde ofis bulunmuyor; buradan yapılan tüm görüşmeler online yürüyor. Yüz yüze görüşmeler için Adana/Çukurova’daki ofis geçerli.
Görüşmede taraf tutulur mu?
Hayır. Çift görüşmesinde kimin haklı olduğuna karar verilmez; ikinizin arasında tekrar eden döngünün nasıl işlediği üzerinde durulur. İki tarafın da anlatma hakkı eşit biçimde korunur.
Çocuklarımız görüşmeye katılmalı mı?
Çift görüşmesi eşler arasındadır; çocuklar bu görüşmelere katılmaz. Çocuğun kendisiyle ilgili bir kaygı varsa bu, ayrı bir çalışma olarak çocuk danışmanlığı çerçevesinde değerlendirilir.
Kaç görüşme sürer?
Bu, konunun kapsamına ve iki tarafın da ne kadar katılmak istediğine göre değişir. Önceden bir sayı söylenmez. İlk görüşmenin sonunda hangi başlıklar üzerinde çalışılacağı ve görüşmelerin sıklığı birlikte belirlenir, ilerledikçe gözden geçirilir.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın