Danimarka – Odense Türk Psikolog Hizmeti
Odense ve Fyn çevresinde yaşayıp ana dilinde konuşabileceği bir uzman arayanlar, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile görüntülü görüşme yoluyla çalışabilir. Görüşmeler Türkçe yürütülür ve Danimarka ile Türkiye arasındaki bir-iki saatlik fark gözetilerek planlanır; yüz yüze seanslar yalnızca Adana Çukurova’daki çalışma alanında yapılır, Odense’de bir ofis ya da temsilcilik yoktur. Başlamak için randevu sayfasından uygun gününüzü bildirebilirsiniz.
Odense’den görüşmeye nasıl katılınır?
Katılım için şehirde bir yere gitmeniz ya da sıraya girmeniz gerekmez; bağlantı kurabileceğiniz bir cihaz ve sessiz bir oda yeterlidir.
- Randevu formunu doldurun ya da 0543 108 25 76 numarasına destek aradığınız konuyu ve uygun saatlerinizi yazın.
- Saat belirlenirken Türkiye’nin ileride olduğu bir-iki saatlik fark hesaba katılır; Odense akşamı Türkiye’de geç akşama denk gelir, bu yüzden iş çıkışı saatleri en uygun aralıktır.
- Görüşmeden önce bağlantı adresi paylaşılır.
- İlk görüşmeden sonra hangi konuyla başlanacağı ve görüşmelerin sıklığı birlikte belirlenir.
Çevrimiçi çalışmanın çerçevesini online terapi sayfasında görebilirsiniz.
Danca yeterli değilken destek aramak neden zorlaşıyor?
Danimarka’da günlük hayatını Danca ya da İngilizce yürütebilen birçok kişi, konu duygularını anlatmaya geldiğinde aynı rahatlığı bulamaz. İş yerinde ya da resmî işlerde yeterli olan bir dil, utanç, öfke ya da yas gibi konularda çoğu zaman yetersiz kalır.
Bunun nedeni kelime bilgisi değil, duyguların ilk öğrenildikleri dile bağlı kalmasıdır. İkinci bir dilde anlatırken insan farkında olmadan daha düzenli, daha kibar ve daha az rahatsız edici cümleler kurar; anlatı düzelirken duygu geride kalır. Türkçe yürütülen bir görüşmede ise anlattığınız şey süzülmeden yerine ulaşır. Odense’den başvuranların bir bölümü, bulundukları yerde destek almayı denemiş ancak “kendimi anlatamadım” duygusuyla ara vermiş kişilerden oluşuyor.
Uzun ve karanlık kış aylarında ne yapmak iyi geliyor?
Danimarka’da kış aylarının uzun ve gün ışığının kısa olması, birçok kişinin enerjisini ve günlük düzenini zorlayan bir dönem yaratır. Bunu tek başına bir rahatsızlık gibi okumamak gerekir; yine de isteksizlik, uyku düzeninin bozulması ve eve kapanma eğilimi bu aylarda daha sık dile getirilir.
Bu dönemde en çok işe yarayan şey, ruh hâlinin kendiliğinden düzelmesini beklemek yerine günü baştan yapılandırmaktır:
- Gün ışığından yararlanmak için öğlen saatlerinde kısa da olsa dışarı çıkmak.
- Uyanma ve yatma saatlerini hafta içi ile hafta sonu arasında çok fazla kaydırmamak.
- Hava koşullarından bağımsız sürdürülebilecek düzenli bir hareket alışkanlığı edinmek.
- Haftada en az bir kez, plana bağlanmış bir sosyal buluşma ayarlamak.
Belirtiler haftalarca sürüyor, işinizi ya da ilişkilerinizi etkiliyorsa bunu görüşmelerde ele almak yerinde olur. Kışın zorlandığını fark eden birçok kişi, sonbaharda önceden bir düzen kurduğunda dönemi daha taşınabilir bulduğunu söylüyor.
Danimarka’da çocuk yetiştirirken iki anlayış nasıl uzlaşır?
Odense’de yaşayan ailelerin sık dile getirdiği konulardan biri, evdeki yetiştirme anlayışıyla okulun ve çevrenin yaklaşımı arasındaki farktır. Çocuğa erken yaşta tanınan özerklik, kendi kararını verme beklentisi ve akranlarla kurulan ilişkinin biçimi, birçok ailede tartışma konusu olur.
Ergenle sınır konuşmaları nasıl yürütülür?
Sınırların açık ama gerekçeli olması bu yaşta belirleyicidir. “Çünkü ben öyle diyorum” biçimindeki kapalı kurallar, akranlarıyla farklı bir düzen içinde büyüyen bir genç için ikna edici olmaz ve çoğu zaman gizlenmeye yol açar. Gerekçesi paylaşılan ve az sayıda tutulan kurallar daha iyi korunur. Bu dönemde ergen danışmanlığı kapsamında aileyle ve gençle ayrı ayrı çalışılabilir.
Çocuk kendini iki taraftan da uzak hissediyorsa?
İki kültür arasında büyüyen çocuklar zaman zaman ne buraya ne oraya ait olduklarını söyler. Bu cümleyi düzeltmeye çalışmak yerine ciddiye almak gerekir. Çocuğun her iki tarafa da ait olabileceğini deneyimleyebilmesi için ailenin ikisini de değerli göstermesi, seçim yaptırmaması önemlidir. Gerekirse çocuk danışmanlığı anne babayla başlayan görüşmelerle yürütülür.
Odense’de kurulan yeni hayat neden yalnız hissettirebiliyor?
Odense, büyük bir başkentin yoğunluğunu taşımayan, düzenli ve sakin bir şehirdir. Bu düzen çoğu kişi için rahatlatıcıdır; aynı zamanda yeni gelen biri için çevre edinmeyi yavaşlatan bir yan da taşır, çünkü ilişkiler çoğunlukla okul, iş ve önceden kurulmuş çevreler üzerinden ilerler.
Türkiye’de kendiliğinden gelişen komşuluk ve akrabalık bağlarına alışmış biri, burada aynı yakınlığın kurulmasının zaman aldığını görünce bunu çoğu zaman kişisel bir başarısızlık gibi okur. Oysa mesele hız farkıdır: burada bağlar daha yavaş ama genellikle daha kalıcı kurulur. Görüşmelerde bu konu ele alınırken hedef “herkesle yakın olmak” değil, düzenli olarak görüşülen az sayıda ilişkinin kurulmasıdır. Dernek, kurs, spor kulübü ya da mahalle etkinlikleri gibi tekrarlayan ortamlar, tanışıklığın arkadaşlığa dönüşmesi için gereken tekrarı sağladığı için işe yarar.
Uzaktaki aileyle ilişki nasıl sürdürülür?
Türkiye’deki aileden uzakta yaşamanın en çok yorulan yanı, görüşememek değil, görüşmelerin iyi haber vermekle geçmesidir. Karşı tarafı üzmemek için zorlandığını anlatmayan kişi, zamanla gerçekten yalnız kalır.
Anne babanın yaşlanması ve sağlık sorunlarının uzaktan takip edilmesi ise ayrı bir yük oluşturur; kararların uzaktan verilmesi ya da kardeşler arasındaki iş bölümünün eşitsizleşmesi sık karşılaşılan durumlardır. Bu konuların suçluluk duygusu üzerinden değil, ne yapılabileceği üzerinden konuşulması hem ilişkiyi hem kişinin kendi dengesini korur. Uzaktan sürdürülen bağlarda sıklıktan çok düzen belirleyicidir: haftada bir kez yapılan kısa ama gerçek bir sohbet, ayda bir kez yapılan uzun ve gergin bir konuşmadan daha fazla iş görür.
İlk görüşmede neler konuşuluyor?
İlk görüşme bir tanışma ve değerlendirme sohbetidir; hazırlıklı gelmeniz beklenmez. Sizi zorlayan durumu kendi cümlelerinizle anlatırsınız; ardından bunun ne zamandır sürdüğü, hangi alanları etkilediği ve daha önce neleri denediğiniz ele alınır.
Anlatmakta zorlandığınız bir konuda susmanız da bir cevaptır ve üzerine gidilmez. Görüşmenin sonunda birlikte çalışmanın size uygun olup olmadığı konuşulur; devam kararı her zaman size aittir. Tek başınıza başlamak isterseniz bireysel danışmanlık randevusu uygun bir başlangıçtır.
Sık Sorulan Sorular
Danimarka ile Türkiye arasındaki saat farkı sorun olur mu?
Olmaz. Türkiye, Odense’ye göre bir-iki saat ileridedir ve bu fark akşam randevularını engellemez. İş çıkışı saatlerinde görüşmek isteyenler için uygun aralıklar bulunur; gün içinde müsait olduğunuz saatleri bildirmeniz planlamayı kolaylaştırır.
Odense’de yüz yüze görüşme mümkün mü?
Hayır. Danimarka’da ofis, şube ya da temsilcilik bulunmaz. Yüz yüze seanslar yalnızca Adana Çukurova’daki çalışma alanında yapılır; Odense’den katılan herkes görüntülü görüşmeyle çalışır.
Danimarka’da hâlihazırda bir destek sürecindeyim; ikisi birlikte yürür mü?
Bulunduğunuz ülkede sürdürdüğünüz bir süreç varsa bunu ilk görüşmede belirtmeniz önemlidir. İki sürecin birbirini gölgelememesi için çerçevenin baştan netleştirilmesi gerekir. Kullandığınız bir ilaç ya da takip edildiğiniz bir hekim varsa, bu takibin yerine geçen bir çalışma yürütülmez.
Türkçem okul dilim olmadı; yine de Türkçe görüşebilir miyim?
Görüşebilirsiniz. Görüşmelerde düzgün bir anlatım değil, sizin kendi anlatımınız esastır. Kelime bulamadığınızda durmanız ya da bazı sözcükleri Danca söylemeniz sorun oluşturmaz; gerektiğinde birlikte netleştirilir.
Eşim katılmak istemiyor; tek başıma gelmem işe yarar mı?
Yarar. İlişkiye dair konular tek kişiyle de çalışılabilir; kendi tepkilerinizi ve sınırlarınızı ele almak ilişkideki döngüyü çoğu zaman etkiler. Eşiniz sonradan katılmak isterse çalışmanın biçimi yeniden düzenlenir.
Yaz aylarında Türkiye’ye geldiğimde süreç kesintiye uğrar mı?
Uğramaz. O dönemde yüz yüze görüşmeye geçebilir ya da çevrimiçi devam edebilirsiniz. Tatil nedeniyle ara vermek isterseniz görüşmelere ara verilir ve döndüğünüzde kaldığınız yerden sürdürülür.
Başlamak için doğru zamanı beklemek yerine, önümüzdeki hafta içinde uygun olduğunuz bir iki günü belirtmeniz yeterli olur; iletişim sayfasındaki kanallardan yazabilir, ücretlerle ilgili bilgiyi ise ücretler sayfasından önceden görebilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın