Yurt Dışında Yaşayan LGBTİ+ Bireyler İçin Saygılı ve Yargısız Türkçe Online Psikolojik Destek
Yurt dışında yaşayan LGBTİ+ bireyler için Türkçe, yargılamadan dinleyen online psikolojik destek: gündelik düzeltmeler, açıklık haritası, güvenlik çerçevesi ve ilk görüşme.
Yurt dışında yaşayan LGBTİ+ bireyler Türkçe psikolojik desteği online görüşmeyle alabilir; kimliğinizi kanıtlamanız, kendinize bir ad koymanız ya da kimseye açılmanız gerekmez. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile Türkçe online görüşebilirsiniz; yüz yüze görüşme yalnızca Adana Çukurova Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofiste yapılır.
Önce bir şey sormak isterseniz WhatsApp’tan yazabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz; bulunduğunuz ülkeyi belirtmeniz görüşme saatlerini konuşmayı kolaylaştırır. Yurt dışında ofis ya da şube yoktur, görüşmeler online yapılır. Randevudan önce bulunduğunuz ülkeyi ve ne tür bir destek aradığınızı yazarsanız görüşme uygunluğu ve saatler birlikte netleştirilebilir.
Aşağıda kendinizi anlatırken yaşanan gündelik düzeltmeler, kimin neyi bildiğini görmek için bir harita, aile ya da çevre korkusuyla gerçek bir tehdit arasındaki fark ve ilk görüşmenin nasıl işlediği yer alıyor. Yazı kimsenin kimliği hakkında hüküm vermez; aşağıdaki deneyimlerin tümünü yaşıyor olmanız gerekmez.
Kendinizi anlatırken önce hangi cümleyi düzeltiyorsunuz?
Hafta sonunu soran bir iş arkadaşına “arkadaşlarla” demek. Partnerinizden “biri” ya da “arkadaşım” diye söz etmek. Türkiye’deki yakınlarınızla görüntülü konuşurken arka plana bir şey girmesin diye kamerayı kaydırmak. Dışarıdan küçük görünen bu anlar sizin için yorucu olabilir; gün içinde onlarca kez yapıldığında bir tür sürekli dikkat hâline gelebilir. Bu, her LGBTİ+ kişinin yaşadığı bir şey değildir: kimi insan çevresinde tamamen açıktır, kimi seçtiği birkaç kişiyle sınırlar. Yazının amacı kimseyi bir kalıba yerleştirmek değil, tanıdık geliyorsa adını koymaya yardım etmektir.
Düzeltmenin kendisi çoğu zaman bir korunma biçimidir ve bir zamanlar işe yaramış olabilir. Sorun, bu korunmanın size bir bedel çıkarmaya başlamasıdır. Döngü şöyle işleyebilir: bir soru gelir, cümleyi anında düzeltirsiniz, kısa bir rahatlama olur, ardından “Beni gerçekten kimse tanımıyor” duygusu belirir ve bir sonraki soruda daha dikkatli olursunuz. Bu döngü zamanla yorgunluk, yakın ilişkilerde mesafe ya da konuşmalardan sonra uzun süren bir iç gerginlik olarak görünebilir.
Yurt dışında yaşıyorsanız bir katman daha eklenmiş olabilir. Türkçe konuşulan çevrede bir biçimde, bulunduğunuz ülkenin dilinde başka bir biçimde, ailenizle telefonda üçüncü bir biçimde konuşuyor olabilirsiniz. Her ortam için ayrı bir anlatımı aklınızda tutmak, farkında olmadan ek bir iş yükü getirebilir. Hangi cümlenin kime söylendiğini unutmamak için sürekli tetikte kalmak da bu yükün parçasıdır.
Düzeltme yalnızca konuşmada olmaz; yazışmalarda da görülebilir. Bir mesajı gönderip yeniden okumak, bir ismi silip başka bir ifade koymak, telefonda hangi uygulamanın hangi ekranda açık olduğunu kontrol etmek gibi küçük işlemler de aynı dikkatin parçasıdır. Hepsini birden bırakmanız gerekmez; önce hangilerinin sizi yorduğuna bakmak yeterli olabilir.
Aşağıdakilerden biri ya da birkaçı sizin için geçerliyse bir görüşme planlamayı düşünebilirsiniz; hepsinin bir arada olması gerekmez:
- Gün içinde ne söyleyeceğinizi sürekli tarttığınız için yorulduğunuzu fark ediyorsunuz.
- Yakın bir ilişkide (partner, arkadaş, aile) gizlilik ya da açıklık konusunda sürekli gerginlik yaşıyorsunuz.
- Kendinize yönelttiğiniz sert cümleler uykunuzu, işinizi ya da ilişkilerinizi etkilemeye başladı.
- Kimseyle konuşamadığınız bir soruyu ilk kez yargılanmadan dile getirmek istiyorsunuz.
Tek bir madde bile görüşme istemek için yeterli bir neden olabilir. Hangi başlıkla geldiğinizin önemi yoktur; önce sizi en çok yoran şeyle başlayabilirsiniz.
Yarım kalan cümle notu: düzelttiğiniz cümleleri bir hafta boyunca yazmak
Bir hafta boyunca, bir cümleyi söylerken değiştirdiğinizi fark ettiğiniz her an için üç satırlık kısa bir not tutmayı deneyebilirsiniz:
- Kimin yanındaydım, hangi ortamdaydım? İş yeri, aile aramasının ortası, bir arkadaş sofrası gibi.
- Söylemek istediğim cümle neydi, söylediğim cümle ne oldu? İkisini kelimesi kelimesine yan yana yazın.
- Düzeltirken içimden ne geçti, bedenimde nerede hissettim? Mantıklı olup olmadığına bakmayın; göğüste sıkışma ya da midede düğüm gibi bedensel bir iz varsa onu da ekleyin.
Üç dört not birikince hangi ortamlarda daha çok, hangilerinde daha az düzeltme yaptığınız görünür olabilir. Düzeltmediğiniz ortamlar da en az düzelttikleriniz kadar önemlidir: oralarda ne farklıydı? Bu not bir test ya da puan değildir ve kimseyle paylaşmanız gerekmez. İsterseniz ilk görüşmede “nereden başlayalım?” sorusuna cevap olarak okuyabilirsiniz. Notu başkalarının görebileceği bir yerde tutmak sizi rahatsız edecekse yalnızca sizin açabileceğiniz bir yerde saklamayı ya da kısa anahtar kelimelerle yetinmeyi seçebilirsiniz.
Kim ne kadarını biliyor? Aile, arkadaş ve çevre için açıklık haritası
Kâğıda en içte kendinizi, çevresine en yakın birkaç kişiyi, daha dışa doğru arkadaşlarınızı, iş yerinizi, Türkiye’deki ailenizi ve bulunduğunuz yerdeki Türkçe konuşan çevreyi halkalar hâlinde çizebilirsiniz. Her halkanın yanına iki işaret koyun. Birincisi: Bu kişi ya da grup ne kadarını biliyor (biliyor, kısmen biliyor, bilmiyor)? İkincisi: Bu böyle olsun diyen ben miyim, yoksa başka bir seçeneğim yok mu?

İkinci işaret önemlidir, çünkü iki farklı deneyimi ayırır. Seçilmiş bir sınır ile mecbur kalınmış bir sessizlik dışarıdan aynı görünebilir, ama içeriden çok farklı hissedilir. Birine hiç söylememek bir tercih olabilir; söylemek istediğiniz hâlde söyleyemiyor olmak ise ayrı bir yük. Haritada bu iki durum yan yana görününce hangi halkada ne kadar enerji harcadığınız da anlaşılabilir.
Açılmanın tek bir an olmadığını da hatırlamak yararlı olabilir. Her kişi, her ortam ve her zaman için ayrı bir karardır; bugün “hayır” demek yarın aynı cevabı vermeyi gerektirmez. Gelecekte neyi, kimle paylaşacağınızı yeniden belirleyebilirsiniz; ancak paylaştığınız bilgi geri alınamayabilir ve başkalarına aktarılabilir. Bu yüzden her “evet” kararında güvenliğinizi gözetmeniz anlamlıdır. Mesafe de bu kararı etkileyebilir: yakınlarınızın başka bir ülkede olması bazen alan açar, bazen de ne zaman, nasıl söyleyeceğinizi daha da zor hâle getirir. Bu haritadan çıkan sonuç “açılın” ya da “açılmayın” değildir; hangi kararın sizin olduğunu görmektir.
Haritayı görüşmeye getirmeniz gerekmez; ama getirirseniz bir halkadan başlayıp yalnızca onu konuşabilirsiniz. Çoğu zaman en çok enerji harcanan halka, en kalabalık olan değil, en çok önemsediğiniz kişinin olduğu halkadır. Yazılı bir harita yerine telefonunuzda yalnızca sizin göreceğiniz kısa bir not tutmak da aynı işi görebilir.
Cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsel kimlik kavramlarının birbirinden nasıl ayrıldığını merak ediyorsanız cinsel kimlik ve psikolojik danışmanlık yazısı bunları sade bir dille anlatıyor. İki kültür arasında nerede durduğunuzu soruyorsanız iki kültür arasında kimlik ve aidiyet yazısı ayrı bir açıdan bakıyor.
Partnerle farklı hızlarda olmak: biriniz daha açıksa, diğeriniz değilse
Bir ilişkide iki kişinin açıklık düzeyi aynı olmayabilir. Biriniz iş yerinde ya da ailesinde ilişkiyi anlatmış, diğeriniz henüz kimseye söylememiş olabilir; ya da biriniz bulunduğu ülkede rahatken diğerinin ailesi başka bir ülkede ve hâlâ bilmiyor olabilir. Bu fark çoğu zaman tartışmaya şöyle dönüşür: “Beni saklıyorsun” ile “Beni zorluyorsun.” İkisi de çoğu zaman bir korkunun farklı yüzüdür; kimse haksız olmak zorunda değildir.
Bu gerilimde işe yarayabilecek bir yol, konuşmayı “ne yapmalıyız” sorusundan “benim için hangi konuşma kolay, hangisi zor, hangisi şimdilik kapalı” sorusuna taşımaktır. Her ikiniz de bu üç başlığı kendi cümlenizle söyleyebilirsiniz. Böylece bayram aramaları, tatil planları, aile ziyaretleri ya da birlikte çekilmiş bir fotoğrafın paylaşılıp paylaşılmayacağı gibi somut konular tek tek konuşulabilir. Bir kararı partnerinizin yerine vermek de, kendi sınırınızı partnerinizin hızına uydurmak da yorucu olabilir.
Görüşmede partnerinizden söz edebilirsiniz; ancak onun adına karar verilmez, yalnızca sizin deneyiminiz ve seçenekleriniz ele alınır. Partnerinizle birlikte konuşmak isterseniz bunun mümkün olduğunu aşağıdaki sorular bölümünde bulabilirsiniz.
Aile ya da çevre tepkisinden korkmak ile gerçek bir tehditle yaşamak: önce güvenlik
Tepki korkusu ile gerçek bir tehdit aynı şey değildir ve ikisi için gereken ilk adım farklıdır. “Ailem öğrenirse çok üzülür ya da soğur” korkusu görüşmede ele alınabilecek, ağırlığı taşınabilecek bir konudur. Şiddet tehdidi, zorla evlendirilme baskısı, evden ya da maddi destekten çıkarılma tehdidi, takip, ya da bilginizi başkalarına açıklamakla korkutulma varsa ilk öncelik ruhsal yük değil, güvenliğinizdir.
Anlık bir tehlike varsa ya da kendinize zarar verme düşünceniz güçleniyorsa bulunduğunuz ülkenin acil yardım numarasını arayın ya da en yakın acil servise gidin. Türkiye’deki 112 numarası yurt dışında geçerli olmayabilir; acil numarayı önceden öğrenmek ve not etmek sizi kriz anında yarı yolda bırakmaz. Bu, bir görüşme randevusunu beklemenin konusu değildir.
Anlık bir tehlike olmasa da takip, ifşa tehdidi ya da maddi destekten yoksun bırakılma söz konusuysa, bulunduğunuz yerde varsa yerel şiddet destek hizmetlerinden, başkalarının erişemeyeceği bir iletişim yoluyla güvenlik planlaması konusunda destek istemeyi düşünebilirsiniz.
Oturum, iltica, aile hukuku ya da yasal haklarla ilgili sorularınız varsa bu yazı hukuki bilgi vermez ve bu konuda yönlendirme yapmaz; bulunduğunuz ülkedeki yetkili kurumlara ya da bir avukata danışabilirsiniz. Psikoterapi acil yardımın yerini tutmaz; tehlike yatıştığında ya da korkuyla yaşamanın ağırlığı büyüdüğünde, bu yükü konuşmak için bir alan olabilir.
Psikoterapi bu alanda ne yapar, ne yapmaz?
Bireysel görüşmelerde amaç sizi bir sonuca götürmek değil, kendi hedefinize doğru ilerlemenizi desteklemektir. Süreç kişiye göre değişir; şu başlıklarda çalışılabilir:
Tempoyu sizin belirlemeniz. Hangi konuyu, hangi sırayla, ne kadar anlatacağınıza siz karar verirsiniz. İlk görüşmelerde yalnızca bugün sizi en çok yoran durumdan başlayabilirsiniz; geçmiş gerekirse o da sizin temponuzla gelir.
Düşüncenin davranışı nasıl yönlendirdiğine bakmak. Bilişsel davranışçı bakış “Söylersem her şey bozulur” gibi düşüncenin, sizi hangi davranışa ittiğini görünür kılmak için kullanılabilir. Düşüncenin doğru olup olmadığı birlikte tartılır; amaç onu susturmak değil, tek seçenek gibi görünen şeye başka bir seçenek eklemektir.
İstisnalara bakmak. Çözüm odaklı sorular “Hangi ortamlarda daha az düzeltme yapıyorsunuz, orada ne farklı?” gibi, deneyiminizde zaten işleyen şeyleri bulmaya yarar.
Zor bir konuşmanın provasını yapmak. Bir cümleyi, söylemeye karar vermeden önce sesli söyleyip nasıl hissettirdiğine bakabilirsiniz. Prova yapmak o konuşmayı gerçekleştirmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez; seçenekleri denemek için bir yoldur ve sonunda “şimdi değil” demek de geçerli bir sonuçtur.
Gerginlik anında başa çıkma becerileri. Bir konuşmadan önce ya da sonra yükselen gerginliği düzenlemek için küçük, uygulanabilir adımlar birlikte aranır.
Görüşmede kimliğinizin ne olduğu, doğru ya da yanlış olup olmadığı tartışılmaz; kimliğinizi sorgulamak ya da değiştirmek görüşmenin konusu değildir. Açılmanız ya da açılmamanız yönünde bir yönlendirme de yapılmaz. Uyku, iştah, umutsuzluk ya da yoğun kaygı gibi belirtiler ağırlaşırsa ilaç değerlendirmesi bir hekimin işidir; gerekli durumlarda psikiyatri hekimleri ile koordineli çalışılmaktadır.
Online görüşme: Türkçe, özel ortam ve saat farkı
Görüşmeler görüntülü bağlantıyla yapılır ve yaklaşık 60 dakika sürer. İngiltere Ulusal Sağlık Hizmeti’nin (NHS) konuşma terapileri sayfası, terapinin yüz yüze, görüntülü ya da telefon görüşmesi ve çevrim içi kurs gibi yollarla yapılabildiğini belirtiyor. Hizmetin kapsamı Türkçe online danışmanlık sayfasında tanıtılıyor.

Saat farkı randevu sırasında birlikte planlanır. Evde başka biri varsa görüşme sırasında kimlerin ortamda olabileceğini önceden düşünebilirsiniz. Kulaklık kullanmak, kapısı kapanan bir odayı seçmek ya da evin dışında sessiz bir yer bulmak seçenekler arasındadır. Telefonunuzda bildirimlerin ekranda görünmesini istemiyorsanız, görüşmeden önce bildirim ayarlarınıza bakabilirsiniz.
Bağlantı koparsa ne yapılacağını ilk görüşmede sorabilirsiniz. Gizliliğin çerçevesi ve istisnaları, hassas bir ayrıntıyı paylaşmadan önce netleştirmeniz yararlı olabilecek bir konudur; bunu görüşmenin başında açabilirsiniz ve paylaşacaklarınızı buna göre tartabilirsiniz. Seansın adım adım nasıl işlediğini merak ediyorsanız online psikoterapi seansı yazısına, online görüşmenin durumunuza uyup uymadığını düşünüyorsanız online terapi kimler için uygun yazısına bakabilirsiniz.
İlk mesaj ve ilk görüşmede ne olur?
İlk mesaj kısa olabilir. “Yurt dışında yaşıyorum; Türkçe bir görüşme için bilgi almak ve uygun saatleri öğrenmek istiyorum” yazmanız yeterlidir. Konunuzu ya da kimliğinizi ilk mesajda belirtmeniz gerekmez. Duygularınızı Türkçe anlatmak sizi rahatlatıyorsa, anadilde anlatımın neden farklı hissettirebildiğini anadilde psikoterapi yazısı açıklıyor.
İlk görüşmede sizi neyin getirdiği, hangi konuların ağır bastığı ve hangi tempoda ilerlemek istediğiniz konuşulur. Nasıl anılmak istediğinizi (isim, hitap biçimi) o görüşmenin başında söyleyebilirsiniz. Baskı yoktur, devam kararı sizindir. Kendinizi anlatma biçiminiz ilk görüşmede karşınızdaki kişiye uymazsa bunu söylemek ya da başka bir yola bakmak da mümkündür; bunun nasıl yapılabileceğini terapistimle uyum sağlayamıyorum yazısında okuyabilirsiniz.
İlk görüşmeye gelmeden önce kendinize üç soru sorabilirsiniz; cevapları yazmanız ya da bilmeniz gerekmez. Bu görüşmeden ne bekliyorum: sadece anlatmak mı, bir kararın üstünde düşünmek mi, yoksa nefes almak için bir alan mı? Henüz konuşmak istemediğim bir şey var mı, varsa bunu görüşmenin başında söyleyebilir miyim? Görüşme sırasında evde kimlerin olacağını nasıl planlayacağım? Cevaplar ilk görüşmeyi daha rahat başlatır; bilmiyorsanız “bilmiyorum” demek de bir başlangıçtır.
Hazır olduğunuzda randevu talebi bırakabilir ya da WhatsApp’tan yazabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kendime henüz bir ad koymadım ya da emin değilim; yine de görüşebilir miyim?
Evet. Görüşmeye gelmek için bir etiketi benimsemiş olmanız gerekmez. “Henüz bilmiyorum” da geçerli bir başlangıçtır; cevabı arama temposu sizindir.
Partnerimle birlikte katılabilir miyiz?
Evet, bu mümkün olabilir. Bir partnerle birlikte katılmak ayrı bir çerçevedir ve çift danışmanlığı sayfasında tanıtılır; ilk mesajda bunu belirtmeniz yeterlidir.
İnancım ya da aile değerlerim ile kendi yaşantım arasında gerilim var; bunu konuşabilir miyim?
Evet. İnanç, aileye bağlılık ve kendi yaşantınız arasındaki gerilim görüşmede ele alınabilir. Hangi değerin sizin için ne ifade ettiğini siz belirlersiniz; görüşme birini diğerine tercih etmenizi beklemez.
Terapistin bu konuya nasıl yaklaştığını nasıl anlarım?
Bu sayfada özel bir eğitim ya da uzmanlık iddiası yoktur; yapılan şey, yargılamadan dinleyen bir görüşme alanıdır. Merak ettiğiniz şeyi ilk görüşmede doğrudan sorabilirsiniz: “Bu konuda nasıl çalışıyorsunuz?”, “Hangi dili kullanıyorsunuz?”, “Bir cümle beni rahatsız ederse bunu söylemek bana uygun mu?” gibi.
Kaç görüşme gerekir, ne sıklıkla yapılır?
Kesin bir sayı verilemez; konuya, ihtiyacınıza ve süreç içinde yaşananlara göre değişir. Sıklık ve çerçeve ilk görüşmelerden sonra birlikte belirlenir.
Ödeme, fatura belgesi ve sigorta konusunda ne yapmalıyım?
Randevuda bilgi verilir; ayrıntılı bilgi için arayınız (0543 108 25 76). Ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.
Türkçe ilk görüşme için WhatsApp’tan yazın
Kendinizi anlatırken tempoyu siz belirlersiniz. WhatsApp’tan bulunduğunuz ülkeyi belirterek görüşme uygunluğunu ve saatleri sorabilirsiniz; ilk mesajda ayrıntı yazmanız gerekmez.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın