Üstün Zekalı Bireyin Tanımlanması Nasıl Olur?
Üstün zekâlı bireyin tanımlanması tek bir test puanına dayanmaz. Günümüzde
kabul gören yaklaşım, zekâ testlerinin yanında öğretmen ve aile gözlemlerini, çocuğun
ürünlerini ve farklı alanlardaki performansını birlikte değerlendiren çok boyutlu
tanılamadır.
Bu yazıda tanımın tarih içinde nasıl değiştiğini, bugün hangi ölçütlerin kullanıldığını
ve ailelerin bu süreçte nelere dikkat etmesi gerektiğini ele aldık.
Üstün zekâ kavramı tarih içinde nasıl değişti?
Bireyler arasındaki zihinsel farklılıkları ölçme çabası çok eskiye uzanır. Sistematik
çalışmalar ise on dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru başlamıştır.
Binet ve Simon, 1905 yılında ilk zekâ testini geliştirmiş; zekâyı belirli bir amaca
yönelme, uyum sağlayabilme ve kendini eleştirebilme eğilimi üzerinden tanımlamıştır.
Spearman ise zihinsel yapıyı genel bir zekâ etmeni ve özel yetenekler üzerinden ele
almıştır.
Testlerin ilk yıllarında zekâ, büyük ölçüde test sonucuyla aynı anlama gelmiş; çocuklar
bir kesme puanına göre değerlendirilmiştir. Yirminci yüzyılın ortalarından itibaren
gelişime bütüncül bakan yaklaşımlar bu değerlendirmenin sınırlarını göstermiş ve
potansiyelin de dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Bugün üstün yetenek nasıl tanımlanıyor?
Bugün yaygın kabul gören tanımlar, üstün yeteneği tek bir alanla sınırlamaz. Genel
zihinsel yetenek, belirli bir akademik alandaki yetenek, yaratıcı ve üretici düşünme,
liderlik yeteneği, görsel ve sahne sanatlarındaki yetenek ile psikomotor yetenek ayrı
alanlar olarak ele alınır.
Renzulli’nin üç halka modeli üstün yeteneği; ortalamanın üzerinde yetenek, yaratıcılık
ve göreve adanmışlığın kesişiminde tanımlar. Gagné’nin modeli ise doğuştan gelen
kapasiteyle, bu kapasitenin deneyim ve eğitimle gelişen hâlini birbirinden ayırır.
Bir başka yaklaşım, üst düzey bilişsel yeteneklerle yoğun duyguların birleştiği ve
gelişimin alanlar arasında eşit hızda ilerlemediği bir tablodan söz eder. Bu tablo,
akademik olarak çok ileride olan bir çocuğun duygusal olarak yaşıtlarıyla aynı düzeyde
olabileceğini açıklar.
Başarılı bir tanılamanın ölçütleri nelerdir?
Alan yazınında öne çıkan ölçütler şunlardır:
- Üstün yeteneğin açık biçimde tanımlanmış olması,
- Tek bir kesme puanına dayanılmaması,
- Üstün yeteneğin çok boyutlu olduğunun kabul edilmesi,
- Farklı alanlar için farklı ölçme araçlarının kullanılması,
- Üstün yeteneğin farklı türleri olduğunun gözetilmesi,
- Öğrencinin eğitsel ihtiyaçlarının dikkate alınması,
- Değerlendirmenin zaman içinde tekrarlanması.
Son madde özellikle önemlidir. Tek seferlik bir değerlendirmede, o gün hasta, yorgun ya
da kaygılı olan bir çocuk gerçek düzeyini gösteremeyebilir.
Tanılamada hangi bilgiler birlikte değerlendirilir?
Yalnızca test puanı yeterli değildir. Değerlendirmede genellikle şu kaynaklar bir arada
kullanılır: standart ölçme araçları, öğretmen gözlemleri, aile gözlemleri, çocuğun
ürünleri ve akademik geçmişi.
Amaca göre ölçütlerin değişebileceği de unutulmamalıdır. Belirli bir derste ileri düzey
bir program için aranan özelliklerle, sanat ya da spor alanında aranan özellikler aynı
değildir.
Ailelerin gözlemleri bu süreçte küçümsenmemelidir. Erken ve hızlı öğrenme, alışılmadık
düzeyde merak, ayrıntılı sorular, yoğun ilgi alanları ve adalet duygusundaki hassasiyet
sık bildirilen gözlemler arasındadır. Bu gözlemlerin neye işaret ettiğini
üstün zekâlı çocuk nasıl anlaşılır yazısında da bulabilirsiniz.
Tanılama neden geç kalabiliyor?
Üstün yetenekli çocukların bir bölümü okulda göze çarpmaz. Bazıları sıkıldığı için
derse ilgisini kaybeder, bazıları ise uyum sağlamak için kendi düzeyini gizler. Bu
durumda akademik başarı tek ölçüt alındığında çocuk gözden kaçabilir.
Bir diğer neden, yüksek enerjinin ve yoğun sorgulamanın davranış sorunu olarak
okunmasıdır. Çocuk “uyumsuz” olarak değerlendirildiğinde, asıl ihtiyacı olan eğitsel
düzenleme gündeme gelmez.
Bu nedenle değerlendirmenin yalnızca not ortalamasına değil, çocuğun ilgilerine,
sorularına ve ürettiklerine de bakması gerekir.
Aileler bu süreçte nasıl bir tutum izlemeli?
En sık yapılan hata, tanılamanın bir hedefe dönüşmesidir. Çocuğun kendisini yalnızca
bir sonuçla tanımlaması, başarısız olabileceği alanlardan kaçınmasına yol açabilir.
Daha işlevsel olan tutum, sonucu bir etiket değil bir eğitsel bilgi olarak ele
almaktır: çocuk hangi alanda hızlı ilerliyor, hangi alanda desteğe ihtiyacı var ve okulda
hangi düzenlemeler yapılabilir.
Duygusal tarafı da gözetilmelidir. Yoğun duygular, mükemmeliyetçilik ve yaşıtlarıyla
ilgi alanlarının örtüşmemesi bu çocuklarda sık anlatılan zorlanmalardır. Bu başlıklar
çocuk danışmanlığı ve ergenlik döneminde
ergen danışmanlığı görüşmelerinde ele alınabilir.
Sık Sorulan Sorular
Zekâ testi tek başına yeterli mi?
Yeterli değildir. Test sonucu, öğretmen ve aile gözlemleriyle birlikte
değerlendirilir.
Test sonucu düşük çıkarsa çocuğum üstün yetenekli değil midir?
Tek bir sonuç belirleyici değildir. Değerlendirmenin zaman içinde tekrarlanması
önerilir.
Üstün yetenekli çocuklar okulda her zaman başarılı mıdır?
Hayır. Sıkılma, ilgi kaybı ve uyum kaygısı nedeniyle akademik başarı düşük olabilir.
Danışmanlık görüşmelerinde tanı konur mu?
Konulmaz. Görüşmelerde eğitsel ve duygusal ihtiyaçlar ele alınır; gerekli görüldüğünde
yönlendirme yapılır.
Randevu için ne yapmalıyım?
Randevu sayfası üzerinden ya da 0543 108 25 76 numaralı
telefondan bilgi alabilirsiniz. Ücret bilgisi
psikoterapi ücretleri sayfasındadır.
Çocuğunuzun potansiyelini konuşmak ister misiniz?
Tanılama sürecinin nasıl işlediğini ve okulla nasıl ilerlenebileceğini telefonla sorabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın