Sosyal Medya ve Benlik Saygısı
Sosyal medya benlik saygısını kendiliğinden düşürmez; etkiyi belirleyen, nasıl kullanıldığı ve kişinin kendi değerini neyle ölçmeye başladığıdır. Aynı uygulamayı bir kişi arkadaşlarıyla haberleşmek için kullanır ve kapattığında bir şey değişmez. Bir başkası ise her kaydırmanın ardından kendi bedenini, işini ya da ilişkisini ekrandakilerle karşılaştırırken bulur kendini.
Sosyal medya ve benlik saygısı arasındaki ilişkiyi anlamak için süreye değil, sonrasına bakmak işe yarar: Uygulamayı kapattığınızda kendinizle ilgili ne düşünüyorsunuz? Bu yazıda sosyal medyanın benlik saygısını hangi yollarla etkileyebileceğini, kendi kullanımınızı bir hafta boyunca nasıl gözlemleyebileceğinizi, işe yarayabilecek küçük değişiklikleri ve ne zaman destek almanın yerinde olacağını bulacaksınız.
Benlik Saygısı Nedir, Sosyal Medyada Neden Kırılganlaşır?
Benlik saygısı, kişinin kendine dair genel değerlendirmesidir: kendini ne kadar değerli, yeterli ve kabul edilebilir bulduğu. Sağlam bir benlik saygısı, her gün iyi hissetmek anlamına gelmez. Bir hatadan, eleştiriden ya da kötü bir günden sonra kişinin kendi değerini tamamen yitirmiş gibi hissetmemesi anlamına gelir.
Sosyal medya bu değerlendirmeye sürekli yeni ölçütler ekler. Gün içinde onlarca kişinin en iyi anına, en düzenli evine, en başarılı haberine bakarız. Kendi hayatımızın ise sıradan, dağınık ve yorgun hâlini biliriz. Başkasının vitrinini kendi mutfağımızla karşılaştırmak, kaçınılmaz olarak eksik tarafta kalmamıza yol açabilir.
Sosyal Medya Benlik Saygısını Hangi Yollarla Etkileyebilir?
Yukarı doğru kıyaslama
Ekranda gördüklerimiz seçilmiş, düzenlenmiş ve çoğu zaman filtrelenmiş anlardır. Kişi kendini, kendisinden daha başarılı, daha güzel ya da daha mutlu görünen insanlarla karşılaştırdığında “Ben neden böyle değilim?” sorusu belirebilir. Bu kıyas, gördüğümüzün bir kesit olduğunu bildiğimiz hâlde de işleyebilir.
Değeri beğeniye bağlamak
Bir paylaşımın kaç beğeni ya da yorum aldığı, zamanla o paylaşımın değil kişinin kendisinin ölçüsüne dönüşebilir. Beklenen ilgiyi görmeyen bir fotoğrafın ardından “Demek ki yeterince iyi değilim” diye düşünmek, değerin dışarıdan gelen onaya bağlandığını gösterebilir.
Olmak istenen kişiyi oynamak
Profilde sürekli belirli bir görüntüyü korumaya çalışmak yorucudur. Paylaşılan hayat ile yaşanan hayat arasındaki mesafe açıldıkça kişi, gerçek hâlinin görülmesinden daha çok çekinebilir.
Eleştiri, alay ve dışlanma
Alaycı yorumlar, hedef alan mesajlar ya da bir grubun paylaşımlarında yer almamak, özellikle ergenlerde ve genç yetişkinlerde derin bir kırgınlık bırakabilir. Çevrimiçi zorbalık, benlik saygısı konusundan ayrı olarak da ele alınması gereken bir güvenlik meselesidir.
Bu yolların hiçbiri herkeste aynı biçimde işlemez. Aynı kişi bir dönem sosyal medyadan hiç etkilenmezken, zor bir dönemde aynı içeriklere çok daha kırılgan tepki verebilir. Belirleyici olan, o sırada kendinizi ne kadar sağlam hissettiğinizdir.
Kaydırmadan Sonra Üç Soru: Kendi Kullanımınızı Nasıl Gözlemlersiniz?
“Sosyal medya bana zarar veriyor mu?” sorusu çok geniştir ve genellikle ya “hayır” ya da “her şey onun yüzünden” yanıtına götürür. Daha kullanışlı olan, bir hafta boyunca günde bir iki kez uygulamayı kapattıktan hemen sonra şu üç soruyu not etmektir:
- Neye bakıyordum? Hangi hesap, hangi tür içerik: tatil fotoğrafları, beden odaklı paylaşımlar, iş başarıları, arkadaş buluşmaları.
- Kapattığımda kendimle ilgili ne düşündüm? Tek bir cümle yeterli: “Herkes bir yerlere gidiyor, ben evdeyim.” ya da “Keyifliydi, bir şey hissetmedim.”
- Bu düşünce hangi alana dokundu? Görünüş, başarı, ilişkiler, para ya da ait olma.
Hafta sonunda notlarınıza baktığınızda bazı hesapların ya da bazı saatlerin belirgin biçimde ağır geldiğini fark edebilirsiniz. Bu not bir test değildir ve size bir tanı koymaz. Amacı, genel bir suçluluk duygusu yerine neyin, ne zaman, hangi alanda sizi yorduğunu görünür kılmaktır.
Sosyal Medya Kullanımında Hangi Değişiklikler İşe Yarayabilir?
Sosyal medyayı tamamen bırakmak herkes için gerçekçi değildir ve gerekli de olmayabilir. Gözlem notunuza dayanan küçük değişiklikler daha sürdürülebilir olur:
- Takip listesini ayıklamak. Notlarınızda sizi sürekli kıyasa iten hesapları sessize almak ya da takipten çıkmak, uygulamayı bırakmadan etkisini değiştirebilir.
- Saat ve yer belirlemek. Uyumadan hemen önce ya da sabah gözünüzü açar açmaz kaydırmak, günün en savunmasız anlarına denk gelebilir. Bildirimleri belirli bir saatten sonra kapatmak bu anları korur.
- Paylaşmadan önce kendinize sormak. “Bunu anlatmak istediğim için mi paylaşıyorum, yoksa göreceğim tepkiye mi ihtiyacım var?” Bu soru paylaşmayı yasaklamaz; beğeniyle kurulan bağı fark etmenizi sağlar.
- Beğeni sayılarını gizlemek. Bazı platformlar, beğeni sayılarını gizleme ayarı sunar. Sayıyı görmemek, paylaşım sonrasındaki kontrol etme isteğini azaltabilir.
- Çevrimdışı bir değer alanı beslemek. Bir spor, bir el işi, bir gönüllülük ya da yüz yüze bir arkadaşlık; kendinizi ekrandaki görünürlükten bağımsız olarak yeterli hissettiğiniz bir alan olması önemlidir.
Kullanım süresi günlük sorumluluklarınızı, uykunuzu ve yüz yüze ilişkilerinizi belirgin biçimde etkiliyorsa konu benlik saygısının ötesine geçmiş olabilir. Bu durumu internet ve teknoloji bağımlılığı yazısında ayrıca ele aldık.
Ergenlerde Sosyal Medya ve Benlik Saygısı: Ebeveynler Ne Yapabilir?
Ergenlik, kimliğin şekillendiği ve akranların görüşünün önem kazandığı bir dönemdir. Bu yüzden ergenler sosyal medyadaki kıyas ve onay döngüsüne daha açık olabilir. Ebeveyn için amaç, telefonu elinden almak değil, ergenin ekranda gördüklerini sizinle konuşabilmesini sağlamaktır.
Sohbete yargı yerine merakla başlamak işe yarar: “Telefonda sana en çok ne iyi geliyor, en çok ne canını sıkıyor?” Ergeninizin anlattığı bir paylaşımı hemen küçümsemek ya da “Hepsi sahte” demek, bir daha anlatmamasına yol açabilir. Onun gördüğünü birlikte değerlendirmek, eleştirel bakışı öğütlemekten daha etkilidir.
Evde kullanım süresi ve kuralları konusunda tartışmalar yaşanıyorsa, sınırı kavgaya dönüştürmeden konuşmanın yollarını ergende oyun ve sosyal medya yazısında ayrıntılı olarak anlattık.
Ne Zaman Destek Almak Yerinde Olur?
Sosyal medyadaki kıyasın ardından uzun süren bir değersizlik hissi, görünüşünüzle ilgili sizi günlük işlerinizden alıkoyan düşünceler, kendinizi insanlardan çekmek ya da uykunuzun ve iştahınızın belirgin biçimde değişmesi, bir uzmanla konuşmanın yerinde olacağını gösterebilir. Bu belirtiler yalnızca sosyal medyaya bağlanmamalıdır; başka nedenlerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Uzun süren bedensel değişikliklerde bir hekim değerlendirmesi de istenmelidir.
Acil durumda ne yapmalı?
Kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa ya da çevrimiçi ortamda tehdit veya şantajla karşılaşıyorsanız randevu beklemeyin; 112’yi arayın. Tehdit içeren mesajları silmeden saklamak sonraki adımlarda yardımcı olur.
Görüşme Hakkında Bilgi Almak İsterseniz
Görüşmelerde amaç sosyal medyayı yasaklamak değil, kendi değerinizi neye bağladığınızı ve bu bağı nasıl değiştirebileceğinizi birlikte anlamaktır. Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey ile bireysel danışmanlık kapsamında Adana’da yüz yüze ya da Türkiye’nin her yerinden online görüşebilirsiniz. Bilgi için 0543 108 25 76 numarasını arayabilir ya da iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
İlgili yazı: Ergende Oyun ve Sosyal Medya: Sınır Koymak mı, Çatışmak mı?
Sık Sorulan Sorular
Sosyal medyayı tamamen bırakmam gerekir mi?
Gerekmeyebilir. Hangi hesapların ve hangi saatlerin size ağır geldiğini görmek, çoğu zaman tamamen bırakmaktan daha uygulanabilir değişiklikler sağlar. Bırakmayı denemek isterseniz bunu kısa ve önceden belirlenmiş bir süreyle yapmak, sonrasında ne değiştiğini gözlemlemenizi kolaylaştırır.
Beğeni almadığımda üzülmem normal mi?
Beklenen ilgiyi görmemek herkesi bir an için kırabilir. Bu üzüntü kısa sürüp geçiyorsa olağan bir tepkidir. Günlerce kendi değerinizi sorguluyorsanız, değeri dışarıdan gelen onaya ne kadar bağladığınızı konuşmak işe yarayabilir.
Filtreli fotoğraf paylaşmak benlik saygısını düşürür mü?
Tek başına filtre kullanmak bir sorun değildir. Filtresiz hâlinizi göstermekten belirgin biçimde kaçındığınızı ya da aynaya bakarken ekrandaki görüntünüzü aradığınızı fark ediyorsanız, bunu kendinize ve gerekirse bir uzmana sormaya değer.
Online görüşme bu konuda işe yarar mı?
Online görüşmeler de yüz yüze görüşmeler gibi yürütülebilir. Önemli olan, görüşme sırasında rahat konuşabileceğiniz, dinlenmediğinizden emin olduğunuz sessiz bir ortam ayarlayabilmenizdir.
Kendinizi ekrandakilerle kıyaslamaktan yorulduysanız
Değerinizi neye bağladığınızı bir uzmanla konuşmak isterseniz görüşme sürecini telefonla sorabilirsiniz.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın