Aldatma Sonrası Evlilik Kurtulabilir mi? Affetme ve Güveni Yeniden Kurma
Aldatma sonrası evlilik kurtulabilir mi? Bazı çiftler yeniden bağ kurar, bazıları ayrılır. Affetme, ilk günler, soruların yönetimi, güven adımları, çocuklar ve güvenlik.
Aldatmayı öğrendiğiniz günün ertesinde aynı soru kafanızda dönüp durabilir: “Bu evlilik toparlanır mı, yoksa her şey bitti mi?” Dürüst cevap şu: aldatma sonrası bazı evlilikler yeniden bağ kurar, bazıları ayrılıkla sonuçlanır ve bunu önceden bilmenin bir yolu yok. Sürecin yönünde sonrasında atılan adımlar da önem taşır: açıklık, sorumluluk alma ve ikinizin de kendini güvende hissedebilmesi.
Bu yüzden “Aldatma sonrası evlilik kurtulabilir mi?” sorusuna “evet” ya da “hayır” diyen biri size fazla kolay bir cevap veriyor demektir. Kararı verecek olan siz ve eşinizsiniz. Bu yazı, o kararı aceleye getirmeden verebilmeniz için elinizde neler olduğunu anlatıyor: affetmenin ne demek olup ne demek olmadığı, ilk günlerde nasıl ayakta kalınacağı, sorular nasıl yönetilir, güven hangi adımlarla yeniden kurulmaya çalışılır.
Yazıyı kimseyi suçlamak için yazmadım. Aldatılan kişinin yaşadığı sarsıntı da, aldatan kişinin içinde taşıyor olabileceği utanç da gerçek ve ikisi de ciddiye alınmayı hak ediyor. Çocuklar varsa onları da bu işin dışında tutmanın yolları, tehdit ya da şiddet söz konusuysa önce güvenliğin gelmesi ve en sonda ilk görüşmeye götürebileceğiniz kısa bir hazırlık notu da var.
Aldatma sonrası evlilik kurtulabilir mi?
Kısa cevap: kurtulabilir de, kurtulmayabilir de. Bunu söylemek kaçamak değil, işin gerçeği. Aldatmayı yaşayan çiftlerden bir kısmı birbirine daha açık konuşmayı öğrenerek ilişkiye devam eder; bir kısmı ise bu süreçte ayrılmanın kendileri için daha doğru olduğunu görür. İkisi de ağır bir sürecin ardından verilmiş meşru bir karardır.
Evliliğin yeniden toparlanma ihtimalini artıran şeyler tek tek sayılabilir. Aldatan eşin olanı inkâr etmeden, “ama sen de…” demeden sorumluluğu üstlenmesi bunların başında gelir. Aldatılan eşin sorularını sormak ve öfkesini ifade etmek için güvenli bir alanı olması da önemlidir. Üçüncü olarak, ilişkideki aldatma dışı sorunlara, yani uzun süredir konuşulmayan konulara bakabilmek gerekir.
Tersi de doğrudur. Aldatma sürüyorsa, üçüncü kişiyle temas kesilmediyse, biri şiddet ya da tehdit kullanıyorsa ya da taraflardan biri bu ilişkiyi sürdürmeyi artık gerçekten istemiyorsa, “kurtarma” çabası iki tarafı da yıpratabilir. Bu durumda amaç evliliği ayakta tutmak değil, ikinizin de zarar görmeden karar verebilmesidir.
Affetmek ne demek, ne demek değil?
Çevrenizden muhtemelen şu cümleleri duyuyorsunuz: “Affetmeyi bilmek gerek”, “Çocuklar için unut gitsin.” Oysa affetme, olanı küçültmek ya da yok saymak demek değildir. Yaşananı geri almak mümkün değildir.
Affetmek daha çok şuna benzer: yaşananı bütün ağırlığıyla kabul edip, öfkenin ve intikam isteğinin hayatınızın merkezinde kalmaması için bir karar vermek. Bu karar bir anda verilmez. Bir sabah “affettim” diye uyanılmaz; çoğu zaman haftalar ve aylar boyunca geri gelen öfkeyle, geri çekilmeyle, sonra biraz yumuşamayla ilerler.
Şunlar affetmek değildir:
- Unutmak. Hatırlamaya devam edebilirsiniz; önemli olan hatırlamanın sizi her gün yeniden yaralamaması.
- Hemen barışmak. Affetmek ile ilişkiye devam etmek farklı kararlardır. Birini affedip yine de ayrılmak mümkündür; ilişkiye devam edip henüz affetmemiş olmak da.
- Sınır koymamak. Affedebilmek için sizi rahatsız eden davranışlara “hayır” diyebilmeniz gerekir.
- Karşı tarafın sorumluluğunu ortadan kaldırmak. Affedilmek, bir hesabın kapanması değil; hesap vermenin yerine getirildiğinin görülmesiyle başlayan bir süreçtir.
Affetmenin psikolojik yönünü daha ayrıntılı merak ediyorsanız evlilikte affetme süreci yazısı bu konuya ayrıca bakıyor. Burada konu, affetmeden önce ve affetme sırasında pratikte ne yapılacağı.
Açığa çıkıştan sonraki ilk günlerde neler olur, ne yapılır?
Aldatmayı öğrenen kişi çoğu zaman şaşkınlık, öfke ve uyuşukluk arasında gidip gelir. Uyku bozulabilir, yemek yemek zorlaşabilir, aynı soru tekrar tekrar kafada döner. Bunlar “aklınızı kaçırıyorsunuz” anlamına gelmez; ani bir güven kaybına verilebilecek tepkilerdir. Aldatan kişi ise genellikle utanç, korku ve savunma arasında dolaşır; bazen sessizleşir, bazen fazla konuşur.
Bu günlerde önemli kararları ertelemek çoğu zaman işe yarar. “Bu akşam boşanıyoruz” ya da “Hiçbir şey olmamış gibi devam edelim” cümleleri, duygular en yüksekteyken kurulur ve sonradan pişmanlık getirebilir. Kendinize şunu söyleyebilirsiniz: “Şu an karar verme zamanı değil, ayakta kalma zamanı.”
İlk günlerde işe yarayabilecek birkaç pratik adım:
- Üçüncü kişiyle teması kesmek ya da kesilmesini beklemek. Aldatan eşin bunu net biçimde yapması, güvenin yeniden kurulabilmesi için ilk koşullardan biridir.
- Bedeninize bakmak. Düzenli öğün, kısa yürüyüşler, mümkünse uyku saati. Zor bir konuşmayı aç ve uykusuz yapmak çoğu zaman kavgaya dönüşür.
- Güvendiğiniz bir kişiyle konuşmak. Bir arkadaş ya da yakın bir akraba olabilir. Herkese anlatmak zorunda değilsiniz; anlattığınız kişinin sizi yargılamayacağını bilmeniz yeterli.
- Aile ve sosyal çevreye geniş duyurular yapmamak. Bir kez anlatılan şey geri alınamaz; ilişkiye devam etmek istediğinizde çevrenin tepkisi yük olabilir.
Bu süreçte “ne zaman terapiye gitmeliyiz?” sorusu da sık gelir. Cevabı yazının ilerisinde. Önce konuşmaların kendisine bakalım, çünkü kritik olan çoğu zaman ne konuşulduğundan çok nasıl konuşulduğudur. Aldatma sonrası ilk günleri daha kısa bir özetle okumak isterseniz aldatma sonrası güven yeniden tesis edilebilir mi yazısı da ilk günlerdeki adımları anlatıyor.
Sorular nasıl sorulur? Her şeyi bilmek zorunda mısınız?
Aldatılan kişi çoğunlukla bilmek ister: ne zaman başladı, kim, nerede, kaç kez? Bu merak doğaldır. Belirsizlik, bilinenden çoğu zaman daha ağır gelir. Ama her ayrıntıyı öğrenmek her zaman iyileştirici değildir ve burada bir ayrım yapmak işe yarar.

Bir yanda olgular var: ilişkinin ne kadar sürdüğü, hâlâ sürüp sürmediği, başkalarının bilip bilmediği, sağlığınızı ilgilendiren bir durum olup olmadığı. Bunları bilmek, karar vermek için gereklidir. Diğer yanda grafik ayrıntılar var: ne söylendiği, nasıl dokunulduğu gibi. Bunlar zihinde canlanan görüntülere dönüşebilir ve sizi her gün yeniden yaralayabilir. Ayrım şöyle yapılabilir: bir ayrıntı karar, sınır ya da güvenlik için gerekliyse (örneğin sağlığınızı ilgilendiriyorsa) sorun; yalnızca görüntü üretiyorsa bekleyebilirsiniz. Sormak sizin hakkınız ama sormadan önce “Bu cevabı öğrenince ne değişecek?” diye düşünmek yardımcı olabilir.
Sorular için küçük bir düzen kurabilirsiniz:
- Zaman sınırı koyun. Örneğin akşam yemeğinden sonra yirmi dakika. Süre dolunca konuşmayı bırakıp “yarın devam ederiz” diyebilirsiniz.
- Soruyu bir yere yazın. Gün içinde aklınıza gelenleri not edin; konuşmayı o liste üzerinden yapın. Böylece her an sorgu yapmak zorunda kalmazsınız.
- Aldatan eş için: sorulara dürüst, savunmaya geçmeden ve gerektiğinde tekrar tekrar cevap vermek. “Zaten anlatmıştım” demek, o an yalnızca mesafeyi artırır.
- Mola kelimesi belirleyin. İkinizden biri “mola” dediğinde konuşma durur. Yarım saat sonra iki taraf da hazırsa devam edilir; hazır değilseniz yeni bir saat kararlaştırın. Moladan sonra dönmek, ikinizin de buna hazır olmasına bağlıdır.
- Mekânı değiştirin. Zor konuşmaların bir kısmını yan yana yürürken yapmak, yüz yüze oturmaktan daha az gerilimli olabilir; yürüyüş boyunca birbirinize bakmak zorunda kalmazsınız.
Bu düzen duyguları ortadan kaldırmaz; sadece öfkenin ve merakın evin her saatine yayılmasını önler. Özür konusunda takılıyorsanız, evlilikte özür dilemek neden zor yazısı özrün nasıl daha etkili olabileceğini anlatıyor.
Aldatılan eş neye, aldatan eş neye ihtiyaç duyar?
İki taraf aynı şeyi yaşamıyor ve aynı şeye ihtiyaç duymuyor. Bunu bilmek, birbirinize daha az haksız davranmanızı sağlar.
Aldatılan eş çoğunlukla şunlara ihtiyaç duyar: gerçeğin söylendiğini hissetmek, öfkesini ve sorularını dile getirebilmek, kendi hislerinin “abartı” diye küçümsenmediğini görmek ve bir süre için belirsizlikten korunmak. Güvenin yeniden kurulup kurulamayacağını düşünebilmek için de önce, bugün ve yarın neler olacağına dair net bir çerçeve görmek ister.
Aldatan eş ise çoğunlukla şuna ihtiyaç duyar: yaptığının sorumluluğunu üstlenirken tek bir hataya indirgenmediğini hissetmek. Bu, yaptığının hafifletilmesi demek değil. Suçluluk ve utanç tek başına bir çözüm değildir; sürekli kendini ezen bir eş, aldatılan kişiye ihtiyacı olan sakinliği de veremez. Aldatan eşin, kendi içinde “neden bunu yaptım?” sorusuna dürüstçe bakabileceği bir alan bulması, ilişkinin geleceği için de belirleyicidir.
Burada kimin haklı olduğu tartışması çözüm üretmez. Aldatma bir seçimdir ve sorumluluğu aldatan eşe aittir. Ama bu, ilişkideki başka sorunların yok sayılması anlamına gelmez; onlara bakmak, aldatmayı mazur göstermek değil, tekrarlama riskini ele almanın bir parçası olabilir. Sorumluluk yine aldatan eştedir.
Şeffaflık ile kontrol arasındaki çizgi, intikam ve kontrol döngüsü
Güven yıkıldığında, doğrulama ihtiyacı ortaya çıkar. Telefonun kontrol edilmesi, nerede olduğunun sorulması, mesaj dökümlerinin istenmesi, bu dönemde birçok çiftin gündemine gelebilir. Bunların hepsi başlangıçta anlaşılır bir tepkidir. Sorun, bu davranışların süresiz ve tek yönlü bir döngüye dönüşmesidir.
Döngü çoğu zaman şöyle işler: aldatılan eş kontrol eder, aldatan eş bunalır ve savunmaya geçer, savunma aldatılan eşin şüphesini artırır, şüphe yeni bir kontrole yol açar. Bir noktadan sonra aldatılan kişi hem sürekli tetikte olmaktan yorulur hem de kendini “dedektif” gibi hisseder. Aldatan kişi ise cezalandırılıyormuş gibi hisseder ve mesafe koyar.
İntikam isteği de aynı döngünün parçasıdır. “Ben de aynısını yapayım”, “Çocukları ona karşı kullanayım”, “Herkese anlatayım” düşünceleri, öfke yüksekken çok çekici görünebilir. Bunları düşünmek insani; ama uygulamak çoğu zaman yeni bir yara açar ve geri dönüşü zorlaştırır.
Döngüyü kırmak için şeffaflığı kontrolden ayıran birkaç ölçüt işe yarayabilir:
- Kararlaştırılmış mı? Şeffaflık ikinizin birlikte belirlediği bir düzendir; kontrol ise tek taraflı ve habersiz yapılır.
- Süresi ve amacı var mı? “Güveni yeniden kurana kadar, belirli bir dönem” demek, “sonsuza kadar” demekten farklıdır.
- Gönüllü mü? Aldatan eşin kendiliğinden paylaşması, zorla vermesinden çok daha farklı bir güven mesajı verir.
- Karşılığında bir ilerleme görülüyor mu? Zamanla kontrol ihtiyacının azalması beklenir; azalmıyorsa bunun nedenine bakmak gerekir.
Bu döngünün içinde sıkıştıysanız kendinizi suçlamayın. Bu, aldatma sonrasında kurulabilen bir tuzaktır ve dışarıdan bir desteğin en çok işe yaradığı yerlerden biridir.
Güveni yeniden kurmanın aşamaları
Güven bir anda geri gelmez; küçük, tekrarlanan ve tutarlı davranışlarla yeniden oluşur. Her çift için aşamalar farklı hızda ilerler, ama genel bir yol haritası çizmek mümkün. Süreler konusunda söz vermiyorum, çünkü bu kişiden kişiye çok değişiyor.

1. Durulma. Açığa çıkışın ardından en sert duyguların biraz yatıştığı dönem. Hedef, birbirinize zarar vermeden konuşabilecek zemini bulmak. Bu aşamada karar vermeye çalışmayın.
2. Anlama. “Ne oldu ve neden oldu?” sorusuna bakılır. Aldatma tek bir nedene bağlanamaz; ilişkideki uzun süredir konuşulmayanlar, kişisel kırılganlıklar, yalnızlık ya da fırsatlar bir arada rol oynamış olabilir. Anlamak, haklı çıkarmak değildir.
3. Yeniden karar. Bu aşamada ikiniz de şunu sorar: “Bu ilişkide kalmak istiyor muyum, ve kalacaksam hangi koşullarla?” Bu karar zamanla değişebilir; önemli olan baskı altında değil, bilerek verilmesi.
4. Küçük sözlerin tutulması. Güven bu aşamada günlük hayatta yeniden oluşur: dediği saatte eve gelmek, söylediği yerde olmak, sorulduğunda savunmadan cevap vermek. Çoğu zaman büyük jestlerden çok bu sıradan tutarlılık işe yarar.
5. Yeni bir ilişki dili. Eski düzene dönmek yerine ikinizin bu olaydan sonra farklı bir ilişki kurması. Neye ihtiyaç duyduğunuzu söylemek, rahatsızlığı biriktirmeden dile getirmek, birlikte geçirilen zamanı korumak bu aşamanın parçalarıdır.
Haftada bir, yarım saatlik sabit bir “ilişki konuşması” belirlemek, günün her saatine yayılan konuşmaları sınırlar. Bu görüşmenin kuralı basit olabilir: önce biri anlatır, öteki yalnızca dinler ve ne duyduğunu tekrar eder; sonra sıra değişir. Aldatma konusu o konuşmanın dışındaki saatlerde, olabildiğince az açılır.
İki düzeni karıştırmamak gerekir: günlük soru zamanı, o gün aklınıza gelen sorular içindir; haftalık konuşma ise ilişkinin gidişatına, ihtiyaçlara ve sınırlara bakmak içindir. Önemli yeni bir bilgi, güvenlikle ilgili bir endişe ya da bir sağlık kaygısı ise haftalık saati beklemez; bunlar fark edildiği gün konuşulur.
Terapide bu aşamalar çiftin kendi hızına göre ele alınır. Bu süreci terapi çerçevesinde anlatan aldatma sonrası danışmanlık süreci yazısına da göz atabilirsiniz.
Çocukların yanında bu konu nasıl konuşulur?
Çocuklar, anne babalarının arasında bir şey olduğunu çoğu zaman sezer; ne olduğunu bilmeseler bile gerginliği hissederler. Bu yüzden iki önemli ilke var: aldatmanın ayrıntıları çocukla paylaşılmaz ve zor konuşmalar çocuğun duyabileceği yerde yapılmaz.
Çocuk sorarsa ya da zaten bir şeyler biliyorsa, yaşına uygun, dürüst ve sade bir cevap yeterli olabilir: “Evde bu aralar gergin zamanlar geçiriyoruz. Bu seninle ilgili değil. İkimiz de seni çok seviyoruz ve bunu çözmeye çalışıyoruz.” Ayrıntı vermek, eşin kötülenmesi ya da çocuğun taraf seçmeye çağrılması çocuğa taşıyamayacağı bir yük bindirir.
Çocuğu bir haberci (“babana söyle…”) ya da bir müttefik (“sen de gördün değil mi?”) yapmamak da önemlidir. Ev içinde mümkün olduğunca günlük rutin sürsün: yemek, uyku, okul saatleri. Çocuğun davranışlarında belirgin bir değişiklik fark ederseniz (uyku bozulması, okul reddi, geri çekilme) çocuk için de destek almayı düşünebilirsiniz.
Ne zaman terapi düşünülebilir? Güvenlik ayrı bir konudur
Şu durumlardan biri varsa bir uzmanla görüşmek işinizi kolaylaştırabilir:
- Aynı konuşma her seferinde kavgaya dönüşüyor ve bir yere varamıyorsunuz.
- Kontrol ve savunma döngüsü sizi çok yoruyor.
- Evliliğe devam edip etmeme konusunda kararsızsınız ve acele karar vermekten korkuyorsunuz.
- Uyku, iştah ya da günlük işleyiş uzun süredir bozulmuş durumda.
- Aldatan eş olarak kendi davranışınızı anlamak istiyorsunuz.
Çift terapisi, kimin haklı olduğuna karar vermez; iki tarafın da kendi cümleleriyle anlaşılmasını sağlar ve konuşmaları daha güvenli bir çerçeveye taşır. Eşiniz gelmek istemiyorsa tek başınıza görüşme de mümkündür. Aldatma sonrası destek isteyenlerin ilk adımı bir karar vermek değil, yalnızca bilgi almaktır.
Hangi sayfaya bakacağınızı seçmek için: Adana çift terapisi sayfası görüşmelerin neye baktığını, nasıl işlediğini ve eşiniz gelmek istemezse ne olabileceğini anlatıyor. Evlilik terapisi sayfası ise hangi ilişki sorunlarıyla başvurulabileceğini ve ilk görüşmeye nasıl hazırlanılabileceğini ele alıyor. Aldatma konusunda kararsızsanız ilkinden başlamanız yeterli.
Tehdit ya da şiddet varsa
Fiziksel şiddet, tehdit, takip ya da korkutma söz konusuysa öncelik evliliği toparlamak değil, güvenliğinizdir. Acil bir tehlike varsa 112’yi arayın. Şiddet mağduru olanlar için ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı de ulaşılabilir bir destek kaynağıdır. Böyle bir durumda çift görüşmesi uygun bir başlangıç olmayabilir; önce bireysel destek ve güvenlik planı gerekebilir. Bunu ilk görüşmede açıkça söylemekte tereddüt etmeyin.
İlk görüşmeye götürebileceğiniz hazırlık notu
Aldatma sonrası ilk görüşmeye gitmek zor gelir; çünkü hem anlatmak hem dinlenmek gerekir. Hazırlık yapmak zorunda değilsiniz, ama küçük bir not nereden başlayacağınızı kolaylaştırabilir. Aşağıdaki dört cümleyi kendi sözlerinizle tamamlayabilirsiniz:
- “Bu günlerde en çok zorlandığım şey…”
- “Bu ilişkide şu an ihtiyaç duyduğum şey…”
- “Henüz bilmediğim ya da karar veremediğim şey…”
- “Görüşmede konuşmak istediğim ilk konu…”
Eşiniz de kendi notunu hazırlayabilir; birbirinizin notunu okumak zorunda değilsiniz. Boş bıraktığınız yerler olması sorun değil. İsterseniz notu görüşmede yüksek sesle okuyabilir, isterseniz yalnızca “Nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyebilirsiniz.
Görüşmede sorabileceğiniz birkaç soru da şunlar olabilir: “Aldatma sonrası görüşmeler nasıl ilerliyor?”, “Bireysel görüşme gerekirse ne zaman planlanır?”, “Gizlilik sınırları nelerdir?” Özellikle şunu başta netleştirmek iyi olur: bireysel olarak paylaştığım bir bilgi çift görüşmesinde nasıl ele alınır, eşimin duyabileceği şey nedir? Bu soruları görüşmenin başında sormak, ileride kafanızı karıştıracak belirsizlikleri önler.
Notu bir adım ileri taşımak için iki şey seçebilirsiniz: bu hafta konuşulmasını istemediğiniz tek bir konu ya da saat (örneğin “gece yatmadan önce bu konu açılmasın”) ve henüz sorulmamış tek bir soru. İlkini bir sınır olarak, ikincisini haftalık ilişki konuşmasının ilk maddesi olarak görüşmeye getirebilirsiniz. Böylece yazdıklarınız ayrı kâğıtlar olarak kalmaz, ikinizin ortak planına dönüşür.
Adana’da yüz yüze ya da online: Nasıl başlarsınız?
Adana’da Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki ofisimizde yüz yüze görüşme yapılır; Türkiye’nin her yerinden online görüşme ile de katılabilirsiniz. Seyhan, Yüreğir ya da Sarıçam’dan ofise gelmek de mümkün. Şiddet ya da korku söz konusuysa online görüşmeyi aynı evden yapmak uygun olmayabilir; bu durumda başka bir düzen birlikte planlanır.
Karar vermiş olmanız gerekmez. WhatsApp’tan yazıp uygun gün ve saati sorabilir, 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Önce yalnızca bilgi almak da bir başlangıçtır. Görüşme biçimini önceden okumak isterseniz çift danışmanlığı sayfası sürecin nasıl işlediğini anlatıyor.
Sık Sorulan Sorular
Aldatma sonrası evlilik kurtulabilir mi?
Bazı çiftler yeniden bağ kurar, bazıları ayrılır; bunu önceden söylemek mümkün değil. Aldatan eşin sorumluluk alması, açık iletişim ve ikisinin de kendini güvende hissetmesi sürecin yönünü belirleyen başlıca etkenlerdir. Karar çiftindir.
Aldatma sonrası güven ne kadar sürede geri gelir?
Kesin bir süre söylenemez; bu çiftten çifte çok değişir. Güven, küçük sözlerin tekrar tekrar tutulmasıyla zamanla oluşur. Hızlı bir sonuç beklemek hayal kırıklığına yol açabilir.
Affetmek zorunda mıyım?
Hayır. Affetmek bir zorunluluk değil, kişinin kendi hızında verdiği bir karardır. Affetmeden de ayrılabilirsiniz; ilişkiye devam ederken affetme sürecini zamana yayabilirsiniz.
Eşimin telefonunu kontrol etmem normal mi?
Güven yıkıldıktan sonra doğrulama ihtiyacı anlaşılır bir tepkidir. Ancak tek taraflı ve süresiz kontrol çoğu zaman şüpheyi azaltmaz, tersine artırır. Karşılıklı kararlaştırılmış, süresi ve amacı belli bir şeffaflık düzeni daha sağlıklı bir yoldur.
Aldatılan ya da aldatan eş olarak terapiye tek başıma gidebilir miyim?
Evet. Tek başına yapılan görüşmede kendi duygularınızı, kararsızlığınızı ve ilişkiyle ilgili sorularınızı konuşabilirsiniz. Bu, çift terapisinin yerini tutmaz ama ne istediğinizi netleştirmenize yardım eder.
Çocuklara ne söylemeliyim?
Aldatmanın ayrıntıları çocukla paylaşılmaz. Gerginliği fark ederlerse “Bu seninle ilgili değil, ikimiz de seni seviyoruz” gibi sade ve yaşa uygun bir açıklama yeterlidir. Zor konuşmalar çocuk duymayacak bir yerde yapılmalıdır.
Şiddet ya da tehdit varsa ne yapmalıyım?
Önce güvenliğinizi sağlayın. Acil bir tehlike varsa 112’yi arayın. Bu durumda çift görüşmesi uygun olmayabilir; bireysel destek ve güvenlik planı öncelik kazanır.
Aldatma sonrası terapi evliliği kurtarır mı?
Terapi, evliliğin sürmesini sağlamak zorunda değildir ve bir sonuç vaat etmez. Amacı, ikinizin de konuşabileceği güvenli bir çerçeve kurmak ve kararı daha açık bir zeminde verebilmenize destek olmaktır.
Karar vermeden önce bilgi alabilirsiniz
Evliliğe devam edip etmeyeceğinize karar vermiş olmanız gerekmez. Süreç hakkında soru sormak, uygun gün ve saati öğrenmek için WhatsApp'tan yazabilir ya da arayabilirsiniz.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın