TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Güncel

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 9 dakika okuma
dehb_mehmet_ulubey_adana
dehb_mehmet_ulubey_adana

Merhaba, ben Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey. Adana’da uzun yıllardır dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) alanında çalışıyorum. Bu yazıda, çalışma hayatım boyunca hem çocuklarda hem de yetişkinlerde sık karşılaştığım bu tablonun farklı yaşam dönemlerinde nasıl göründüğünü anlatacağım.

Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik (hiperaktivite) ve dürtüsellik kavramlarıyla tanımlanan DEHB, çocukluk çağında en sık karşılaşılan gelişimsel tablolardan biridir. Belirtiler kaybolmaz; yaşla birlikte biçim değiştirerek varlığını sürdürür. Bu yüzden bebeklikte “huzursuz bebek” olarak görülen bir çocuk, okulda “dalgın öğrenci”, ergenlikte “düzensiz genç”, erişkinlikte ise “sürekli randevu kaçıran kişi” olarak tanımlanabilir. Aslında anlatılan şey aynı tablonun farklı yaşlardaki görünümüdür.

Aşağıdaki başlıklarda her dönemin öne çıkan özelliklerini bulacaksınız. Bu listeleri bir kontrol listesi gibi okumamanızı öneririm: burada sayılan davranışların bazıları her çocukta zaman zaman görülür. Belirleyici olan, davranışların yaşa göre beklenenin belirgin biçimde dışında olması, en az altı aydır sürmesi, birden fazla ortamda görülmesi ve günlük yaşamı gerçekten zorlaştırmasıdır.

Bebeklik Döneminde DEHB Belirtileri

DEHB’de ailesel yatkınlığın rolü bilindiğinden, tanı alan çocukların bir bölümünde bazı işaretler çok erken dönemde dikkat çeker. Aileler bu bebeklerin anne karnında hareketli olduğunu sık sık dile getirir.

Doğumdan sonra bu bebekler kucakta uzun süre durmak istemeyebilir, uykuya geçmekte zorlanabilir ve kolay uyanabilirler. Emerken bacaklarını sallama, tekme atma, genel bir huzursuzluk ve gerginlik hali görülebilir. Kolay ağlar, zor sakinleşirler. Yakın fiziksel temastan hoşlanmayabilir; ses ve dokunma gibi dış uyaranlara belirgin tepki verebilirler.

Orta ve hafif düzeyde zorlanan çocuklarda erken emekleme ve erken yürüme görülebilir. Bu çocuklar yürümeyi öğrendikleri anda koşmaya ve tırmanmaya başlarlar. Konuşmaya başladıklarında ise aileler çoğu zaman onları susturmakta zorlanır.

Bebeklik dönemine denk gelen ve halk arasında “iki yaş sendromu” diye anılan dönem, bu çocuklarda daha şiddetli geçebilir. Tutturma, ağlama ve öfke nöbetleri daha sık ve daha uzun sürebilir; sakinleştirmek daha çok zaman alabilir. Yoğun zorlanma yaşayan bebeklerde güvenli bağlanma süreci de olumsuz etkilenebilir.

Burada önemli bir uyarı gerekiyor: bu dönemde DEHB tanısı konulmaz. Sayılan özellikler tek başına tanı anlamına gelmez; mizaç farklılıkları, uyku düzeni, beslenme ya da bedensel bir durum da benzer tablolar yaratabilir. Bu belirtiler yalnızca sonradan geriye dönük bakıldığında anlam kazanır.

Okul Öncesi Dönemde DEHB Belirtileri

Bu dönemde aileler ve öğretmenler belirtileri daha doğru yorumlayıp çocuğu değerlendirmeye yönlendirebilmektedir. Erken fark etme, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek zorlukların hafifletilmesi açısından değerlidir.

Ancak tanı koyarken acele edilmemelidir. Aşırı hareketlilik ve kısa dikkat süresi bu yaşın genel özelliğidir; ayrıntılı bir değerlendirme yapılmadan tanıdan söz etmek doğru olmaz.

Bu dönemde zorlanan çocuklar sürekli hareket halindedir. Yürümek yerine koşmayı tercih ederler. Koltuk ve yataklarda zıplar, bir yerlere tırmanmaya çalışırlar. İsteklerini ertelemekte zorlanır, tuttururlar. Sürekli dikkat çekmeye çalışır, ilgi odağı olmak isterler. Bir etkinlikle uzun süre ilgilenemez, sık sık oyun değiştirirler. Çok konuşur ve gürültücü olabilirler. Arka arkaya soru sorar ama cevapları dinlemezler. Sakar görünebilirler. Okul öncesi kurumda etkinlikleri tamamlamakta, kurallara uymakta ve akranlarıyla uyum içinde oynamakta zorlanabilirler.

İlköğretim Döneminde DEHB Belirtileri

DEHB tanısı en sık bu dönemde konulur. Bunun nedeni okulun, dikkati sürdürmeyi, oturmayı, sırayla konuşmayı ve yönergeleri takip etmeyi gerektirmesidir. Öğretmenler belirtileri çoğu zaman okulun ilk haftalarında fark eder.

Dikkat eksikliğinin baskın olduğu, hareketliliğin belirgin olmadığı tip ise genellikle daha geç, ikinci kademede fark edilir. Zihinsel kapasitesi yüksek çocuklar zorlanmalarını uzun süre telafi edebildikleri için liseye kadar belirgin bir sorun yaşamayabilirler; yük arttığında tablo görünür hale gelir.

İlkokul döneminde zorlanan çocuklar sırasında sakin ve sessiz oturamaz, sık sık yerinden kalkar, öğretmenin peşinde dolaşabilirler. Anlatılan derse odaklanmakta güçlük çeker, çevreleriyle daha çok ilgilenirler. Sorulara sonunu beklemeden ve söz istemeden yanıt verirler. Verilen görevlere başlamakta zorlanır ya da yarım bırakırlar. Zorlandıkları bir işte kolayca pes ederler. Sınıf içinde arkadaşlarının dikkatini dağıtacak davranışlarda bulunabilir, sınavlarda bildikleri soruları dikkatsizce kaçırabilirler.

Bu dönemde en çok görülen yanlış anlaşılma, çocuğun “çalışmadığı” ya da “umursamadığı” düşüncesidir. Oysa çoğu çocuk çabalar, ancak dikkatini sürdürmek ve işi planlamak için gereken beceriler yaşıtlarına göre daha geç gelişmektedir. Bu yanlış anlaşılma sürdüğünde çocuğun benlik algısı yıpranır ve okula karşı isteksizlik başlar.

Ergenlik Döneminde DEHB Belirtileri

Çocuklukta fark edilmemiş ya da desteklenmemiş DEHB’nin seyri ergenlikte değişkenlik gösterir. Bir bölümünde belirtiler hafifler, çoğunda aynı şiddette sürer, bir kısmında ise tabloya başka zorluklar eklenir.

Ergenlikte aşırı hareketlilikte azalma gözlenir; ancak kişinin içsel bir kıpır kıpırlık hali devam eder. Akademik başarıda düşüş görülebilir. Ders dinlemekte ve derslere katılmakta zorlanırlar. Gün içinde sürekli uyku hali olabilir. Zamanı planlamakta güçlük çekerler; ödev ve sınav hazırlığını son ana bırakma eğilimi belirginleşir.

Dürtüsellik bu dönemde risk alma davranışıyla birleşebilir. Bisiklet, kaykay, scooter gibi araçların hızlı kullanımına bağlı kazalar ve yaralanmalar görülebilir. Unutkanlık, benlik algısında düşüş, duygu durumda dalgalanmalar ve akran ilişkilerinde zorlanma sık karşılaşılan başlıklardır.

Bu dönemde ailelerin en çok zorlandığı nokta, desteği çatışmaya dönüştürmeden sürdürebilmektir. Ergenle kurulan iletişimin niteliği, sürecin seyrini doğrudan etkiler. Bu konuda Ergenlik Döneminde Aile İlişkilerini Güçlendirmek yazısı yol gösterici olabilir.

Erişkinlik Döneminde DEHB Belirtileri

Erişkinlikte tablo çoğu zaman “hareketlilik” olarak değil, “hayatı toparlayamama” olarak kendini gösterir. Randevuları ve sorumlulukları unutma, işleri bir plana ya da sıraya bağlayamama, başladığı işi bitirmeden başka bir işe geçme sık görülür.

Odaklanma güçlüğü, uzun toplantı ve sinema gibi ortamlarda oturmakta zorlanma, sık iş değiştirme, öfke kontrolünde zorlanma, ilişkilerde ve evlilikte süregiden anlaşmazlıklar tabloya eşlik edebilir. Dikkatin çabuk dağılması nedeniyle iş verimi düşebilir; bu da öz güveni ve ruh halini olumsuz etkileyebilir.

Erişkinlerde DEHB’ye zaman zaman duygu durum zorlukları, kaygı ya da alkol ve madde kullanımı eşlik edebilir. Bu nedenle yetişkinlikte yapılan değerlendirme, yalnızca dikkat sorunlarına değil, kişinin bütününe bakmayı gerektirir. Kendinizi bu tabloda tanıdıysanız Hep Hareket Halindeyim, Acaba DEHB’m mi Var? yazısı başlangıç için iyi bir okuma olabilir.

Belirtiler Fark Edildiğinde Ne Yapmalı?

Belirtileri fark etmek değerli bir adımdır; ancak tek başına tanı anlamına gelmez. Şu sıralamayı öneriyorum:

  • Gözlemlerinizi yazın. Hangi davranış, hangi ortamda, ne sıklıkta ve ne zamandır görülüyor? Somut örnekler, değerlendirmeyi hızlandırır.
  • Okuldan bilgi alın. Sınıf ve rehber öğretmeninin gözlemi, evdeki tablodan farklı olabilir. Bu fark, tanı sürecinde önemli bir bilgidir.
  • Bedensel nedenleri dışlayın. İşitme ve görme değerlendirmesi, uyku düzeni ve genel sağlık durumu gözden geçirilmelidir.
  • Değerlendirme görüşmesi planlayın. Görüşmede aileyle, çocukla ve gerektiğinde okulla ayrı ayrı çalışılır; uygun değerlendirme araçları kullanılır.
  • Acele etiket koymayın. Kaygı, öğrenme güçlüğü, aile içi bir kayıp ya da ayrılık süreci de benzer belirtiler üretebilir.

İlaç kullanımı, dozu, etkisi ve süresi hekimin değerlendireceği bir konudur; bu başlıkta karar ve izlem hekime aittir. Psikolojik danışmanlık tarafında ise çocuğun ve ailenin günlük yaşamı nasıl düzenleyeceği, hangi becerilerin nasıl güçlendirileceği üzerinde çalışılır. Uygulanan yaklaşımları bir arada görmek isterseniz DEHB Tedavi Yöntemleri Nelerdir? ve DEHB’li Bir Çocuğa Nasıl Destek Olunur? yazılarına bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Bebeklikteki huzursuzluk DEHB işareti midir?

Tek başına değildir. Uyku, beslenme, mizaç farklılıkları ve bedensel durumlar da benzer tablolar yaratır. Bebeklik dönemi belirtileri ancak sonraki dönemlerdeki gözlemlerle birlikte anlam kazanır.

Belirtiler yaşla birlikte geçer mi?

Belirtiler kaybolmaktan çok biçim değiştirir. Aşırı hareketlilik genellikle azalır; dikkati sürdürme, planlama, zaman yönetimi ve erteleme ile ilgili zorluklar erişkinlikte de sürebilir.

Kız çocuklarında DEHB neden geç fark ediliyor?

Kız çocuklarında çoğu zaman dikkatsizlik belirtileri ön plandadır ve bu belirtiler çevreyi rahatsız etmez. Sessizce hayal kuran, eşyalarını kaybeden, ödevini yarım bırakan bir çocuk uzun süre yalnızca “dalgın” olarak nitelenebilir.

Ergenimle konuşurken nelere dikkat etmeliyim?

Davranışı kişiliğinden ayırmak yararlıdır. “Sen sorumsuzsun” yerine “ödevin son güne kaldığında ikimiz de zorlanıyoruz, bunu nasıl değiştirebiliriz?” demek, ergeni savunmaya geçirmeden konuşmayı sürdürmeyi kolaylaştırır.

Yetişkin olarak nereden başlamalıyım?

Bir değerlendirme görüşmesi ilk adımdır. Erişkin değerlendirmesinde çocukluk dönemine ait bilgiler de önemlidir; mümkünse eski karneler ve ailenizden alacağınız gözlemler süreci kolaylaştırır. Görüşmeler online olarak da planlanabilir.

Randevu ve İletişim

Bu yazıda anlatılan belirtiler çocuğunuzda, ergeninizde ya da kendinizde tanıdık geliyorsa, bir değerlendirme görüşmesiyle başlamak en sağlıklı adımdır. Adana ve çevre illerde yüz yüze, Türkiye’nin diğer şehirlerinden online görüşme planlanabilir. Ayrıntılı bilgi için çocuk danışmanlığı ve ergen danışmanlığı sayfalarını inceleyebilir, 0543 108 25 76 numarasından ulaşabilir ya da iletişim sayfasındaki formu kullanabilirsiniz. Güncel ücret bilgisi için psikoterapi ücretleri sayfasına bakabilirsiniz.

Bu belirtiler size tanıdık geldiyse değerlendirme ile başlayın

Çocuğunuzda, ergeninizde ya da kendinizde gözlediğiniz dikkat ve hareketlilik zorlanmaları için Adana'da yüz yüze veya Türkiye'nin her yerinden online görüşme planlayabilirsiniz.

Bu yazı bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Adana Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Değerlendirmesi

Adana’da DEHB değerlendirmesi adım adım: ilk görüşme ve anamnez, ev ve okul bilgisi, MOXO…
Psikolojik Sorunlar

Adana OKB Tedavisi: Takıntılar ve Psikoterapi

Adana'da OKB için psikoterapi süreci: takıntı-kompulsiyon döngüsü, ilk görüşme, bilişsel davranışçı yaklaşım ve maruz…
Psikolojik Sorunlar

Adana Panik Atak Tedavisi: Belirtiler ve Psikoterapi Süreci

Adana'da panik atak: belirtiler, hekim değerlendirmesinin yeri, korku döngüsü ve kaçınma, ilk görüşmede anamnez,…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara