TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
çocuk psikoloğu

Çocukluk Çağı Şizofrenisi

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 10 dakika okuma
Çocukluk Çağı Şizofrenisi
Çocukluk Çağı Şizofrenisi

Temel bilgi: Çocukluk çağı şizofrenisi, 13 yaşından önce başlayan, çok nadir görülen ama ciddi bir ruhsal hastalıktır. Çocuğun gerçekliği algılamasını, düşünce düzenini, duygularını ve sosyal ilişkilerini etkiler. Olmayan sesleri duymak, gerçek dışı inançlar, dağınık konuşma ve belirgin içe kapanma başlıca işaretlerdir. Bu belirtiler otizm, DEHB, kaygı, travma ya da bazı bedensel hastalıklarla karışabildiği için tanı yalnızca çocuk ve ergen psikiyatrisi hekiminin yapacağı ayrıntılı bir değerlendirmeyle konur. Erken başlanan, hekim takibinde yürüyen ve aileyi de kapsayan bir tedavi planı, çocuğun gelişimini ve günlük hayatını desteklemek açısından çok önemlidir.

Çocukların dünyası hayal gücüyle renklidir. Hayali arkadaşlarla konuşmak, oyunda bambaşka biri olmak ya da korkutucu bir rüyadan sonra bir süre tedirgin olmak gelişimin olağan parçalarıdır. Bazı çocuklarda ise hayal ile gerçek arasındaki sınır, oyunun dışına taşacak biçimde bulanıklaşabilir. Bu yazıda çocukluk çağı şizofrenisinin ne olduğunu, hangi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini, hayal gücünden nasıl ayrıldığını, tanı ve tedavi sürecini ve ailelerin bu süreçte neler yapabileceğini anlatıyoruz. Amacımız korku yaratmak değil, endişelendiğiniz bir durumda doğru adımı atmanıza yardımcı olmaktır.

Çocukluk çağı şizofrenisi nedir?

Çocukluk çağı şizofrenisi, erken başlangıçlı şizofreninin en erken ortaya çıkan biçimidir. Çocuğun çevresindeki dünyayı algılamasında, düşüncelerini düzenlemesinde ve duygularını ifade etmesinde bozulmalara yol açan, uzun soluklu takip gerektiren bir hastalıktır. Çocuklar olmayan sesleri duyabilir, gerçek dışı inançlara sahip olabilir ya da duygularını eskisi gibi gösteremez hâle gelebilir.

Bu tablo çocukluk döneminde son derece nadir görülür. Bu nedenle çocuğunuzda gözlediğiniz tuhaf ya da kaygı verici bir davranış, büyük olasılıkla başka bir nedene bağlıdır. Yine de belirtiler bir aradaysa ve süreklilik gösteriyorsa beklemek yerine değerlendirme istemek gerekir; çünkü ortaya çıktığında çocuğun sosyal becerilerini, okul hayatını ve gelişimini belirgin biçimde etkileyebilir.

Hayal gücü ile halüsinasyon nasıl ayırt edilir?

Ailelerin en çok zorlandığı soru budur. Genel bir çerçeve çizmek gerekirse:

  • Hayali arkadaş ve oyun: Çocuk çoğu zaman bunun bir oyun olduğunu bilir, oyunu kendisi başlatıp bitirebilir. Hayali arkadaş genellikle eğlenceli ya da rahatlatıcıdır ve çocuğun günlük işlevselliğini bozmaz.
  • Halüsinasyon: Çocuk sesleri ya da görüntüleri kendi dışından gelen, gerçek şeyler olarak yaşar; bunları kontrol edemez. Sesler çoğu zaman korkutucu, eleştirel ya da emredici olabilir. Çocuk bu deneyim yüzünden belirgin biçimde korkabilir, uyuyamayabilir, okula ve oyuna ilgisini kaybedebilir.

Tek başına bir kez yaşanan tuhaf bir deneyim, ateşli bir hastalık sırasında görülen sanrı benzeri durumlar ya da uykuya dalarken duyulan sesler çoğu zaman farklı nedenlere bağlıdır. Belirleyici olan; deneyimin süreklilik göstermesi, çocuğu ne kadar korkuttuğu ve günlük hayatını ne kadar etkilediğidir.

Hangi belirtiler dikkat gerektirir?

Belirtiler çocuğun yaşına göre farklı görünebilir. Çoğu zaman ilk işaretler davranışlarda değişiklik ve içe kapanmadır. Belirtiler genellikle üç grupta ele alınır.

Psikotik belirtiler

  • Halüsinasyonlar: Olmayan şeyleri duymak ya da görmek; en sık sesler duyduğunu söylemek.
  • Sanrılar: Gerçek dışı ve değiştirilemeyen inançlar; örneğin birilerinin onu izlediğini ya da özel güçleri olduğunu düşünmek.
  • Düşünce ve konuşma dağınıklığı: Konudan konuya atlayan, anlaşılması güç ya da tutarsız konuşma.

Negatif belirtiler

  • Duygusal düzleşme: Sevinç ya da üzüntü gibi duygulara çok zayıf tepki vermek, yüz ifadesinin donuklaşması.
  • Sosyal çekilme: Arkadaşlardan uzaklaşmak, aile içinde de giderek daha az iletişim kurmak.
  • İlgi ve istek kaybı: Daha önce sevdiği oyunlara, etkinliklere ya da okula karşı belirgin ilgisizlik.

Diğer belirtiler

  • Anlamsız görünen beden hareketleri ya da uzun süre donup kalma,
  • Kendi kendine konuşma ya da ortama uymayan gülme,
  • Dikkat ve hafıza güçlükleri, okul başarısında belirgin düşüş,
  • Öz bakımda gerileme (temizlik, giyinme gibi becerilerde kayıp).

Erken uyarı işaretleri nelerdir?

Çocukluk çağı şizofrenisi çoğu zaman bir anda değil, aylar içinde yavaş yavaş belirginleşir. Psikotik belirtiler ortaya çıkmadan önce aileler şu değişiklikleri fark edebilir:

  • Daha önce kolay olan konuşma, oyun ya da okul becerilerinde gerileme,
  • Uyku düzeninde belirgin bozulma,
  • Açıklanamayan kaygı, şüphecilik ya da korkular,
  • Arkadaşlıklardan ve aile etkinliklerinden giderek çekilme,
  • Garip, çevresindekilere anlamsız gelen fikirler ya da davranışlar.

Bu işaretlerin her biri başka pek çok durumda da görülebilir. Ama birkaçı bir aradaysa ve birkaç hafta içinde düzelmiyorsa bir hekime başvurmak yerinde olur.

Hangi durumlarla karışabilir?

Çocukluk döneminde şizofreniyi tanımak, belirtilerin başka durumlarla örtüşmesi nedeniyle zordur. Değerlendirmede özellikle şu durumlar ayırt edilir:

  • Otizm spektrum bozukluğu: Sosyal iletişim güçlükleri ve sıra dışı davranışlar benzer görünebilir; ancak otizmde belirtiler genellikle çok erken yaşlardan itibaren vardır.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu: Dikkat dağınıklığı ve düzensiz davranış ortak olabilir. DEHB hakkında genel bilgi için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedir yazısına bakabilirsiniz.
  • Ağır kaygı, depresyon ve travma: Yoğun korkular, içe kapanma ve kimi zaman ses duyma benzeri deneyimler travmatik yaşantılardan sonra görülebilir.
  • Bedensel nedenler: Epilepsi, bazı enfeksiyonlar, metabolik hastalıklar ya da madde ve ilaç etkileri psikotik belirtilere benzer tablolar yaratabilir.

Bu yüzden tek bir gözlem ya da internetteki bir kontrol listesi üzerinden sonuca varmak, hem gereksiz korkuya hem de önemli bir durumun gözden kaçmasına yol açabilir.

Çocukluk çağı şizofrenisi neden ortaya çıkar?

Tek bir nedene bağlanamaz. Genetik, biyolojik ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir:

  • Genetik yatkınlık: Ailede şizofreni ya da başka ağır ruhsal hastalıkların bulunması riskin daha yüksek olabileceğine işaret eder; ancak bu, hastalığın mutlaka ortaya çıkacağı anlamına gelmez.
  • Beyin gelişimi ve kimyası: Beyindeki bazı haberci madde sistemlerinin işleyişindeki farklılıklar üzerinde durulmaktadır.
  • Gebelik ve doğumla ilgili etkenler: Gebelikte geçirilen bazı enfeksiyonlar ve doğum komplikasyonları incelenen risk etkenleri arasındadır.
  • Ağır stres, ihmal ya da istismar: Travmatik yaşantılar, yatkınlığı olan çocuklarda belirtilerin ortaya çıkmasında tetikleyici rol oynayabilir.

Ebeveynlerin bu hastalığa “neden oldukları” düşüncesi hem yanlış hem de gereksiz bir suçluluk yükü yaratır. Aileye düşen rol suçu aramak değil, çocuğun doğru desteğe ulaşmasını sağlamaktır.

Tanı süreci nasıl işler?

Tanı, çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimi tarafından ve çoğu zaman birden fazla disiplinin katkısıyla konur. Süreç genellikle şu adımları içerir:

  • Gelişim öyküsü: Gebelikten bugüne kadar çocuğun gelişimi ayrıntılı biçimde ele alınır.
  • Aile görüşmesi: Evde gözlenen belirtiler, ne zaman başladıkları ve nasıl değiştikleri konuşulur.
  • Psikolojik değerlendirme: Dikkat, bellek ve düşünce süreçlerini anlamak için testler uygulanabilir.
  • Tıbbi tetkikler: Nörolojik ya da metabolik nedenleri dışlamak için hekimin gerekli gördüğü görüntüleme ve kan tahlilleri yapılabilir.
  • Okul bilgisi: Öğretmenin gözlemleri, değişimin ne zaman başladığını anlamaya yardımcı olur.

Hangi uzmanın hangi rolü üstlendiğini psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar yazısında açıkladık.

Tedavi süreci nasıl yürür?

Çocukluk çağı şizofrenisi uzun soluklu ve ciddi bir hastalıktır; ancak uygun tedavi ve sürekli destekle belirtiler hafifletilebilir, çocuğun yaşam kalitesi ve işlevselliği desteklenebilir. Tedavi genellikle birkaç bileşeni bir arada içerir:

Hekim takibi ve ilaç tedavisi

Psikotik belirtiler için ilaç tedavisinin gerekip gerekmediğine ve dozuna yalnızca çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimi karar verir. Çocuklarda yan etkilerin yakından izlenmesi gerektiğinden düzenli kontroller önemlidir. İlacı kendi kararınızla kesmemek ya da değiştirmemek gerekir.

Psikoterapi ve psikososyal destek

  • Bireysel çalışma: Çocuğun yaşadıklarını anlamlandırmasına, korkularıyla baş etmesine ve günlük becerilerini sürdürmesine yardımcı olabilir.
  • Aile çalışması: Hastalık hakkında bilgi, aile içi iletişim, stresle baş etme ve kriz anlarında ne yapılacağı üzerine odaklanır.
  • Oyun ve sanat temelli yaklaşımlar: Duygularını sözle ifade etmekte zorlanan çocuklar için destekleyici olabilir.

Eğitim ve sosyal destek

Okulla iş birliği içinde hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim planları, sosyal beceri çalışmaları ve rehberlik servisinin desteği çocuğun okul hayatına devam etmesini kolaylaştırabilir.

Aileler evde neler yapabilir?

  • Belirtileri fark ettiğinizde beklemeyin. Erken değerlendirme, doğru desteğe daha hızlı ulaşmayı sağlar.
  • Ceza yerine anlamaya çalışın. Çocuğun duyduğu sesler ya da korkuları onun için gerçektir; tartışmak yerine duygusunu kabul edin: “Bu sesler seni çok korkutuyor, yanındayım.”
  • Öngörülebilir bir gün kurun. Düzenli uyku, yemek ve etkinlik saatleri çocuğun güven duygusunu destekler.
  • Ortamı sakin tutun. Yüksek sesli tartışmalar ve yoğun uyaranlar çocuğu daha da zorlayabilir.
  • Tedavi planına bağlı kalın. Kontrolleri aksatmamak ve gözlemlerinizi not etmek hekimin işini kolaylaştırır.
  • Kendinizi de destekleyin. Benzer süreçten geçen ailelerle bağ kurmak ve kendi duygularınız için destek almak yükü hafifletebilir.

Hangi durumlarda acil yardım gerekir?

Çocuğunuz kendine ya da başkasına zarar vermekten söz ediyor, seslerin ona zarar verici şeyler emrettiğini söylüyor, yemeyi ve içmeyi tamamen bırakıyor ya da çevresini hiç tanımıyor gibi davranıyorsa beklemeyin; 112’yi arayın ya da en yakın hastanenin acil servisine başvurun.

Psikolojik danışmanlık bu süreçte nasıl yer alır?

Çocukluk çağı şizofrenisinde tedavinin merkezinde hekim takibi bulunur. Psikolojik danışmanlık ise bu tedavinin yerine değil, yanında yer alır. Psikoterapist Mehmet Ulubey ile yapılacak görüşmelerde ailenin hastalığı anlamasına, evdeki düzenin kurulmasına, kardeşler dahil tüm aile üyelerinin bu sürece uyum sağlamasına ve ebeveynlerin kendi kaygılarıyla baş etmesine destek olunabilir. Çocukta gözlenen değişikliklerle ilgili endişeniz varsa görüşmede önce hekim değerlendirmesinin gerekip gerekmediği konuşulur.

Bilgi almak için çocuk danışmanlığı sayfasına göz atabilir, aile danışmanlığı randevusu oluşturabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz. Yüz yüze görüşmeler Adana’da yapılır; ebeveyn görüşmeleri online olarak da planlanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Hayali arkadaşı olan çocuk şizofreni olabilir mi?

Hayali arkadaş, özellikle okul öncesi dönemde sık görülen ve gelişimin olağan bir parçası sayılan bir durumdur. Çocuk bunun bir oyun olduğunu biliyorsa, deneyim onu korkutmuyorsa ve günlük hayatı aksamıyorsa genellikle endişe gerektirmez.

Çocukluk çağı şizofrenisi kaç yaşında başlar?

Çocukluk çağı şizofrenisi 13 yaşından önce başlayan şizofreni için kullanılan bir tanımdır. Çok küçük yaşlarda son derece nadirdir; belirtiler çoğu zaman aylar içinde yavaş yavaş belirginleşir.

Çocukluk çağı şizofrenisi tedavi edilebilir mi?

Uzun soluklu takip gerektiren bir hastalıktır. Hekim takibi, ilaç tedavisi, aile ve okul desteğiyle belirtiler hafifletilebilir ve çocuğun yaşam kalitesi desteklenebilir; seyir her çocukta farklıdır.

Ailede şizofreni varsa çocuğum da hasta olur mu?

Ailede şizofreni öyküsü riskin daha yüksek olabileceğine işaret eder, ancak çocuğunuzun hasta olacağı anlamına gelmez. Bu durumda çocuğunuzdaki değişiklikleri izlemek ve endişe duyduğunuzda hekime danışmak yeterlidir.

Önce kime başvurmalıyım?

Psikotik belirtilerden şüpheleniyorsanız ilk başvuru adresi çocuk ve ergen psikiyatrisi hekimidir. Aile olarak süreci yönetmek, evdeki düzeni kurmak ve kendi kaygılarınızla baş etmek için psikolojik danışmanlıktan da destek alabilirsiniz.

Çocuğunuzdaki değişiklikler sizi kaygılandırıyor mu?

Hekim takibinin yanında, evdeki düzeni kurmak ve aile olarak bu süreçle baş etmek için çocuk ve aile danışmanlığı görüşmesi hakkında bilgi alabilirsiniz.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Etiketler çocuk psikoloğu
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Güncel

OKB ve DEHB

OKB ile DEHB aynı şey mi, nasıl ayırt edilir? Hayır, ikisi farklı durumlardır. Obsesif…
çocuk psikoloğu

Gece Korkuları

Gece korkuları çocukluk döneminde sık görülür ve çoğu zaman gelişimin doğal bir parçasıdır. Desteği…
çocuk psikoloğu

Çocukların Kaygılarını Anlamak ve Destek Olmak

Çocuğunuzun kaygısını nasıl anlarsınız ve ona nasıl destek olursunuz? Çocuklar kaygılarını çoğu zaman sözle…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara