TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
çocuk psikoloğu

Gece Korkuları

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 5 dakika okuma
Gece Korkuları
Gece Korkuları

Gece korkuları çocukluk döneminde sık görülür ve çoğu zaman gelişimin doğal
bir parçasıdır. Desteği gerektiren durumlar; korkuların haftalarca sürmesi, uyku düzenini
belirgin biçimde bozması, gündüz saatlerine de yayılması ya da zorlu bir yaşantının
ardından başlamasıdır.

Bu yazıda gece korkularının nedenlerini, kabusla arasındaki farkı, ebeveynlerin neler
yapabileceğini ve ne zaman destek alınması gerektiğini ele aldık.

Gece korkusu nedir?

Gece korkusu, çocuğun uykudan aniden uyanarak korku, panik ya da yoğun kaygı
yaşamasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bazen kabuslar eşlik eder; bazen çocuk korkusunun
nedenini tarif edemez.

Sık görülen belirtiler şunlardır: ani çığlıkla uyanma, terleme ve kalp çarpıntısı,
yatağı terk edip ebeveyn odasına gitme, “korkuyorum” ya da “biri var” biçimindeki
ifadeler, yeniden uykuya dalmakta zorlanma ve hatırlanmayan korkulu rüyalar.

Bu tablo çoğunlukla okul öncesi ve ilkokul çağında görülür ve geçicidir. Yine de bazı
çocuklarda daha yoğun yaşanır ve uyku kalitesini belirgin biçimde etkiler.

Gece korkularının nedenleri neler olabilir?

Gelişimsel dönem. İki yaşından itibaren hayal gücü hızla gelişir ve
çocuklar gerçekle hayali ayırt etmekte zorlanır. Karanlıkta gölgeler, dolaptaki eşyalar ya
da hayal edilen varlıklar gerçekmiş gibi algılanabilir.

Gündüz yaşanan stresler. Yeni bir okula başlama, taşınma, kardeş
doğumu ya da evdeki gerginlik gece uyanmaları biçiminde dışa vurulabilir.

Zorlu yaşantılar. Kaza, hastane deneyimi, kayıp ya da korkutucu bir
olayın ardından gece korkuları ortaya çıkabilir veya artabilir.

Ekran içerikleri. Yaşa uygun olmayan korkutucu görüntüler, uyku öncesi
kaygıyı besleyebilir.

Ayrılık kaygısı. Yalnız kalma, terk edilme ya da sevilmeme kaygısı
gece yalnız kalındığında belirginleşebilir.

Uyku düzeni. Düzensiz yatış saatleri, aşırı yorgunluk ve geç saatte
alınan uyarıcı içecekler uyku bütünlüğünü bozabilir.

Gece korkusu ile kabus arasındaki fark nedir?

İkisi sık karıştırılır ama seyirleri farklıdır.

  • Uyanma biçimi: Gece terörü denen tabloda çocuk aniden ve bağırarak
    uyanır; kabusta uyanma daha sessiz ve ağlamalı olur.
  • Hatırlama: Gece terörü sabah genellikle hatırlanmaz; kabus
    hatırlanır ve anlatılabilir.
  • Temas: Gece terörü sırasında çocuk uyanık görünse de iletişime
    kapalıdır; kabusta ise uyanıktır ve teselli edilebilir.
  • Görülme zamanı: Gece terörü uykunun ilk saatlerinde, kabuslar daha
    çok gecenin ikinci yarısında görülür.

Her iki durumda da çocuğun ihtiyacı aynıdır: güvende hissetmek, anlaşılmak ve yanında
sakin bir yetişkin bulmak.

Ebeveynler neler yapabilir?

Korkuyu ciddiye alın. “Korkacak bir şey yok” yerine “korkmuş olmalısın,
yanındayım” cümlesi çocuğun duygusunu doğrular ve sakinleşmeyi kolaylaştırır.

Karanlıkla barıştırın. Kısık bir gece lambası ve yatmadan önce odayı
birlikte kontrol etmek güven duygusunu artırır.

Rutin kurun. Ilık duş, kitap okuma ve aynı saatte yatma gibi
tekrarlanan bir uyku öncesi düzen, gece kaygısını azaltır.

Ekranı sınırlayın. Yatmadan önceki saatte ekran kullanımının
azaltılması uykuya geçişi kolaylaştırır.

Gündüz konuşun. Korkular gece değil, gündüz sakin bir zamanda
konuşulduğunda daha kolay ele alınır. Yönlendirmeyen, açık uçlu sorular işe yarar.

Kendi sakinliğinizi koruyun. Çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey,
yanında panik yapmayan bir yetişkindir.

Ne zaman destek alınmalı?

Aşağıdaki durumlarda bir uzmanla görüşmek yararlı olur:

  • Gece korkuları haftalarca sürüyorsa,
  • Uyku düzenini ve gündüz işlevselliğini belirgin biçimde etkiliyorsa,
  • Kardeş ya da arkadaş ilişkilerini bozmaya başladıysa,
  • Gündüz saatlerinde de yoğun kaygı görülüyorsa,
  • Zorlu bir yaşantının ardından başladıysa,
  • Gece uyanmalarına nefes kesilmesi gibi belirtiler eşlik ediyorsa; bu durumda
    öncelikle hekim değerlendirmesi gerekir.

Görüşmelerde neler yapılır?

Görüşmelerde önce uyku düzeni, evdeki tempo ve korkunun ne zaman başladığı ayrıntılı
ele alınır. Çoğu zaman bu inceleme tek başına yol gösterici olur.

Ardından çocuğun yaşına uygun bir çalışma biçimi belirlenir: küçük yaşlarda oyun ve
çizim üzerinden ilerleyen görüşmeler, okul çağında duyguyu tanıma ve yatıştırma
becerileri üzerine çalışmalar sık kullanılır.

Ebeveynlerle yürütülen oturumlarda ise gece uyanmalarında izlenecek ortak bir yol
belirlenir. Tutarlı bir yaklaşım, çocuğun öngörülebilirlik duygusunu güçlendirir.

Süreç için çocuk danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz; görüşmeler
gerektiğinde online da yürütülebilir.

Sık Sorulan Sorular

Gece korkusu yaşayan çocuğu uyandırmalı mıyım?

Gece terörü sırasında uyandırmak genellikle önerilmez; çocuğun güvenliğini sağlayıp
sakin biçimde yanında kalmak yeterlidir.

Çocuğumu yanımızda yatırmam sorun olur mu?

Kısa süreli bir düzen olarak tercih edilebilir; ancak kalıcı hâle geldiğinde çocuğun
kendi başına uyuma becerisini zorlaştırabilir.

Gece korkuları kendiliğinden geçer mi?

Çoğu zaman geçer. Uzun sürdüğünde ya da gündüzü de etkilediğinde değerlendirilmesi
önerilir.

Görüşmelerde tanı konulur mu?

Konulmaz. Gerekli görüldüğünde çocuk ve ergen ruh sağlığı hekimine yönlendirme
yapılır.

Randevu için ne yapmalıyım?

Randevu sayfası üzerinden ya da 0543 108 25 76 numaralı
telefondan bilgi alabilirsiniz. Ücret bilgisi
psikoterapi ücretleri sayfasındadır.

Çocuğunuzun gece uyanmalarını konuşmak ister misiniz?

Hangi durumlarda beklemenin, hangilerinde destek almanın uygun olduğunu telefonla sorabilirsiniz.

Bu yazı bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Güncel

Online Psikoterapi Ücretleri 2026: Seans Süresi ve Görüşme Süreci

Online Psikoterapi Ücretleri 2026: Seans Süresi ve Görüşme Süreci Online psikoterapi ücretleri nasıl belirlenir,…
Güncel

Evlilikte Özür Dilemek Neden Zor? Özür ve Güven

“Eşim yaptığı şey için özür dilemiyor.” “Özür diliyor ama hemen arkasından beni suçluyor.” “Ben…
Güncel

Evlilikte Eşler Neden Susar? Küslük ve Sessizlik Döngüsü

Evlilikte bazı tartışmalar bağırışla değil, sessizlikle büyür. Bir eş konuşmak isterken diğerinin konuyu kapatması,…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara