TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
En İyi Çocuk Psikoloğu - Pedagog

Düzce En İyi Çocuk Psikoloğu – Pedagog Hizmeti

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 7 dakika okuma
Çocuk ve ergen danışmanlığı konulu görsel

Düzce’deki aileler çocukları için destek almak istediklerinde görüşmeler online yapılır; şehirde ofis, merkez veya şube bulunmuyor ve yüz yüze buluşmalar yalnızca Adana/Çukurova’daki çalışma alanında mümkün. Çalışmayı Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey yürütür; başvuruların önemli bir bölümü okulla ilgili zorlanmalarla gelir. Randevu talebinizi randevu sayfası üzerinden iletebilir ya da 0543 108 25 76 numarasına yazabilirsiniz.

Okula gitmek istememek neyi anlatıyor olabilir?

Bu cümle tek başına tembellik anlamına gelmez; çoğunlukla okulda ya da evde çocuğu zorlayan bir şeyin dışa vurumudur. Altında yatan sebep çok farklı olabilir: sınıfta kendini yetersiz hissetmek, bir arkadaş grubunun dışında kalmak, öğretmenle kurulamayan bağ, sabah evden ayrılırken duyulan kaygı ya da okulda yaşanan bir olayın anlatılmamış olması.

Ayırt edici işaretler genellikle şunlardır: yakınmaların hafta içi artıp hafta sonu kaybolması, karın ağrısı ve bulantının yalnızca sabahları ortaya çıkması, tatil dönüşlerinde tablonun ağırlaşması. Bu örüntü, bedensel bir rahatsızlıktan çok duygusal bir zorlanmaya işaret edebilir; yine de bedensel bir neden olup olmadığını önce hekimin değerlendirmesi doğru olur.

Ailelerin sık düştüğü bir hata, bu yakınmaları bahane sayıp üzerine gitmektir. Çocuk o an gerçekten ağrı hissediyor olabilir; kaygı bedende karşılık bulur. Yakınmayı yok saymak da tümüyle ona teslim olmak da tabloyu ağırlaştırır. Ortada duran yol şudur: söyleneni ciddiye almak, ama okula gitmeme kararını kolayca vermemek. Uzayan devamsızlık, dönüşü her geçen gün daha zor hâle getirir.

Sabahları evde yaşanan gerilim nasıl azalır?

Gerilimin büyük bölümü zaman baskısından doğar. Aceleyle geçen bir sabah, her iki taraf için de günün geri kalanını belirler. Küçük düzenlemeler bu döngüyü kırabilir:

  1. Sabah yapılacakları akşamdan hazırlamak; çanta, kıyafet ve beslenme seçimlerini tartışma konusu olmaktan çıkarmak.
  2. Uyandırma saatini on beş dakika öne almak; süre baskısı azaldığında direncin çoğu kendiliğinden eriyor.
  3. Ayrılık anını kısa ve net tutmak; uzun vedalar, kaygıyı azaltmak yerine büyütür.
  4. Kapıda pazarlık yapmamak; kuralı bir gün önceden konuşmak ve sabah tekrar açmamak.
  5. Okul dönüşünde hemen hesap sormak yerine çocuğa toparlanması için zaman tanımak.

Bu düzenlemeler birkaç haftada bir şey değiştirmiyorsa ve çocuk sabahları giderek daha çok zorlanıyorsa, durumu bir uzmanla ele almak yerinde olur. Çocuk danışmanlığı sayfasında bu görüşmelerin nasıl yürütüldüğünü görebilirsiniz.

Ödev ve ders çalışma tartışmaları neden büyüyor?

Çünkü konu bir süre sonra dersten çıkıp ilişkiye taşınır. Çocuk masaya oturmayı ödevden değil, o masada yaşanan gerginlikten kaçındığı için reddeder hâle gelir. Ebeveyn de her akşam aynı cümleyi kurmaktan yorulur.

Böyle durumlarda birkaç şeyi ayırmak işe yarar. Dikkatini toplamakta zorlanan bir çocukla, yapabileceğini bilip yapmak istemeyen bir çocuk aynı yaklaşımla desteklenmez. Uzun süre oturmak yerine kısa aralıklarla çalışmak, çalışma saatini sabitlemek ve masada yalnızca o işe ait şeylerin bulunması çoğu ev için işe yarar. Öte yandan sürekli takip edilen bir çocuk kendi sorumluluğunu kurmakta zorlanır; yardımın giderek azalması, sürecin hedefidir.

Bir de not meselesi var. Karnedeki düşüş çoğu ailede alarm zili olarak duyulur, oysa asıl bilgi notun kendisinde değil, düşüşün ne zaman başladığındadır. Bir taşınma, sınıf değişikliği, ailedeki bir kayıp ya da yakın bir arkadaşlığın bitmesi, ders başarısında görünür hâle gelebilir. Bu yüzden görüşmelerde önce takvim çıkarılır: neyin ne zaman değiştiği ortaya konur ve tabloya oradan bakılır.

Arkadaş ilişkilerinde zorlanan çocuğa nasıl yaklaşılır?

İlk adım, çözüm önermeden dinlemektir. “Sen de ona aynısını yap” ya da “boş ver” cümleleri, çocuğun anlattığını yarıda kesip bir daha anlatmasını zorlaştırır. Anlatılanın ağırlığını kabul eden kısa bir cümle, uzun tavsiyelerden daha çok işe yarar.

Gruba giremeyen, sürekli dışlandığını söyleyen ya da tersine sık sık çatışmaya giren çocuklarda konu genellikle beceri düzeyindedir: sıra almak, hayır diyebilmek, öfkeyi sözle ifade edebilmek. Bunlar öğrenilebilir ve görüşmelerde bu beceriler üzerinde doğrudan çalışılabilir. Ergenlik çağındaki gençlerde arkadaş grubunun ağırlığı daha da artar; bu döneme özgü çalışmayı ergen danışmanlığı sayfasından inceleyebilirsiniz.

Çocuk psikoloğu, pedagog ve psikolojik danışman ne demek?

Bu üç ifade günlük dilde birbirinin yerine kullanılıyor, oysa eğitim yolları ayrıdır. Psikoloji ya da psikolojik danışmanlık lisansı tek başına terapi yetkinliği vermez; çocuk alanında çalışabilmek için mezuniyetten sonra alınan kuram ve oyun temelli çalışma eğitimleri ile süpervizyon gerekir. Günlük konuşmada sık duyulan “pedagog” ifadesi ise çocuk alanında çalışan uzmanlar için kullanılan genel bir adlandırmadır. Psikiyatri tıp temelli bir uzmanlık dalıdır ve ilaç tedavisi bu alanın işidir.

Bu sayfadaki görüşmeleri yürüten Mehmet Ulubey, Uludağ Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezundur; Psikoterapist ve Psikolojik Danışman unvanlarını kullanır. Kimin hangi yaş grubuyla ve hangi konularda çalıştığını sormak en doğal hakkınızdır. Ayrımın ayrıntısını bu yazıda bulabilirsiniz.

Okulla iletişim kurmak gerekir mi?

Gerekip gerekmediğine siz karar verirsiniz. Okul, çocuğun gününün büyük bölümünü geçirdiği yer olduğu için öğretmenin gözlemi tabloyu tamamlar; hangi derste toparlandığı, teneffüste kiminle vakit geçirdiği, hangi anlarda gerildiği evde görünmeyen ayrıntılardır.

Böyle bir paylaşım yapılacaksa kapsamı önceden konuşulur ve yalnızca sizin onayınızla ilerlenir. Amaç, çocuğun sınıfta bir etiketle anılması değil; ona uygun küçük düzenlemelerin konuşulabilmesidir. Çoğu zaman oturma düzeni, yönerge verme biçimi ya da ödev miktarında yapılan ufak değişiklikler belirgin fark yaratır.

Öğretmenle konuşurken şikâyet listesi yerine gözlem sormak daha verimli olur: “Hangi anlarda zorlanıyor, ne zaman rahatlıyor?” gibi sorular, hem öğretmeni savunmaya geçirmez hem de işe yarayacak bilgiyi getirir. Okulun rehberlik biriminden destek alınabilecek durumlarda bu da ayrıca konuşulur. Görüşmenin ardından öğretmenden gelen geri bildirimin bir süre daha izlenmesi, yapılan düzenlemenin işe yarayıp yaramadığını göstermesi bakımından değerlidir.

Görüşmeler nasıl ilerliyor, ebeveynin rolü ne?

Süreç ebeveynle yapılan bir değerlendirme görüşmesiyle başlar; gelişim öyküsü, evdeki düzen, okul durumu ve son dönemde değişenler konuşulur. Ardından çocuğun yaşına uygun biçimde onunla görüşülür; küçük yaşlarda oyun ve çizim, büyük çocuklarda sohbet ağırlıklıdır.

Ebeveyn görüşmeleri süreç boyunca devam eder ve bu, çocukla yapılan görüşmeler kadar belirleyicidir. Evdeki tepki biçiminde yapılan küçük değişiklikler çocuğun davranışında en hızlı karşılık bulan şeydir. Süreç boyunca nereye gidildiği düzenli olarak sizinle değerlendirilir. Güncel ücret bilgisini ücretler sayfasında bulabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Düzce’de yüz yüze görüşme yapılıyor mu?

Düzce’de ofis bulunmadığı için yüz yüze görüşme yapılmıyor; bu şehirdeki ailelerle çalışma online yürütülüyor. Yüz yüze buluşma yalnızca Adana/Çukurova’daki çalışma alanında mümkündür.

Çocuğumu görüşmeye nasıl hazırlarım?

Yaşına uygun, sade ve dürüst bir cümle yeterlidir: çocukların zorlandığı konularda yardımcı olan biriyle konuşacağınızı söyleyebilirsiniz. Ceza gibi sunmayın ve doktora gidileceğini söylemeyin. Sürpriz yapmak yerine önceden haber vermek, çocuğun tedirginliğini azaltır.

Çocuğum ekran karşısında konuşmaz, yine de olur mu?

Olur. İlk görüşmede konuşmamak yaygındır ve çocuk konuşmaya zorlanmaz. Küçük yaş grubunda oyun ve çizim gibi araçlar kullanılır, görüşme süresi kısa tutulur. Ayrıca sürecin ağırlığı ebeveyn görüşmelerinde olabilir.

Öğretmeniyle görüşülmesini istemiyorum, sorun olur mu?

Hayır. Okulla iletişim yalnızca sizin onayınızla kurulur ve zorunlu değildir. Süreç okul iş birliği olmadan da yürütülebilir; bu tercihiniz çalışmanın önünde engel oluşturmaz.

Kardeşler için ayrı ayrı görüşme mi gerekiyor?

Her çocuğun ihtiyacı farklı olduğu için bu ilk değerlendirmede netleşir. Bazen konu kardeş ilişkisinin kendisidir ve ebeveyn görüşmeleriyle çalışmak yeterli olur. Gerektiğinde her çocukla ayrı bir düzen kurulur.

Görüşmeler kaç haftada bir yapılır?

Sıklık, çocuğun yaşına ve konunun kapsamına göre belirlenir; baştan sabit bir sayı vermek doğru olmaz. İlk görüşmelerden sonra bir düzen oluşturulur ve süreç ilerledikçe bu düzen birlikte gözden geçirilir.

Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Aile Danışmanlığı - Aile Psikoterapisi Nedir?

Evlat Edinme Nedir? Psikolojik ve Duygusal Süreci

Evlat edinme nedir? Evlat edinme, biyolojik ebeveynleriyle yaşayamayan bir çocuğun, yasal bir kararla başka…
çocuk psikoloğu

Çocukluk Çağı Şizofrenisi

Temel bilgi: Çocukluk çağı şizofrenisi, 13 yaşından önce başlayan, çok nadir görülen ama ciddi…
Güncel

Mehmet Ulubey’in Kitapları

Kısaca cevap: Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey’in aile, çocuk ve cinsellik üzerine yayımlanmış…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara