Kanserle Yaşarken Yaşam Kalitesini Artırmanın 5 Etkili Yolu
Kısa cevap: Kanserle yaşarken yaşam kalitesini artırmak için psikososyal açıdan beş yol öne çıkar: (1) beden bakımını onkoloji ekibiyle birlikte gerçekçi bir günlük ritme bağlamak, (2) duyguları bastırmak yerine adlandırıp paylaşmak, (3) kaygı ve gerginlik için basit düzenleme becerileri edinmek, (4) anlam ve keyif veren küçük etkinlikleri korumak, (5) gerektiğinde psiko-onkoloji desteği almak. Bu yollar tıbbi tedavinin yerini almaz; tedaviye eşlik ederek günlük hayatın daha yaşanabilir olmasına yardım eder.
Yaşam kalitesi, hastalığın evresiyle sınırlı bir kavram değildir. Aynı tedaviyi alan iki kişi, günlerini çok farklı yaşayabilir: biri uykusuzluk, yalnızlık ve sürekli tetikte olma hâliyle boğuşurken, diğeri zor günlerin arasında kendine nefes alacak alanlar bulabilir. Aşağıdaki beş yol, bu alanları genişletmeye yönelik psikolojik ve sosyal adımlardır. Beslenme, egzersiz ya da ilaçla ilgili her karar ise sizi tanıyan hekim ve onkoloji ekibiyle verilmelidir.
Kanserle yaşarken yaşam kalitesi neden yalnızca tıbbi sonuçlara bağlı değildir?
Kanser tanısı; bedeni, rutini, iş hayatını, ilişkileri ve gelecek planlarını aynı anda etkiler. Tedavi bedenle ilgilenirken kişinin günlük deneyimi; yorgunluk, belirsizlik, kontrol kaybı hissi ve kimi zaman yalnızlıkla şekillenir. Yaşam kalitesi tam da bu deneyimin toplamıdır: Ne kadar uyuyabiliyorum? Sevdiklerimle bağımı sürdürebiliyor muyum? Günümün bir kısmı bana ait mi?
Psikososyal destek bu sorulara odaklanır. Hastalığın seyri üzerinde bir vaat taşımaz; ancak kişinin hastalıkla birlikte yaşadığı günleri daha anlaşılır ve daha katlanılabilir hâle getirmeyi amaçlar.
1. Beden bakımını onkoloji ekibiyle birlikte nasıl gerçekçi bir ritme bağlarsınız?
Beslenme ve hareket, tedavi döneminde enerjiyi korumak açısından önemlidir; fakat neyin, ne kadar ve hangi dönemde uygun olduğu kişiye ve tedaviye göre değişir. Bu yüzden genel listeler yerine hekiminize ve gerekiyorsa ekibin yönlendireceği bir diyetisyene danışarak size özel bir plan oluşturmak en güvenli yoldur. Yürüyüş ya da hafif esneme gibi etkinlikler de ancak ekibinizin uygun gördüğü ölçüde planlanmalıdır.
Psikolojik açıdan buradaki asıl mesele “mükemmel” bir rutin değil, sürdürülebilir bir ritimdir. Tedavi günleri ile dinlenme günlerini ayırmak, yorgun günlerde beklentiyi düşürmek ve iyi hissettiğiniz saatleri değerli işlere ayırmak, bedenle kavga etmek yerine onunla iş birliği yapmanızı kolaylaştırır. Uyku düzeni bozulduysa kanserle mücadelede uyku problemleri yazısı bu konuda ayrıntılı bir çerçeve sunar.
2. Duyguları bastırmak yerine adlandırmak neden işe yarar?
Korku, öfke, üzüntü, suçluluk, hatta zaman zaman umursamazlık… Kanserle yaşayan birinin aynı gün içinde birbirine zıt duygular hissetmesi oldukça yaygındır. Çevreden gelen “hep güçlü ol” beklentisi, bu duyguları saklamaya iter. Saklanan duygu ise çoğu zaman kaybolmaz; uykusuzluk, gerginlik ya da içe kapanma olarak geri döner.
Duyguyu adlandırmak, onu yönetilebilir hâle getirir. “Bugün kontrol sonuçları yüzünden çok kaygılıyım” demek, belirsiz bir sıkıntıyla dolaşmaktan daha hafifletici olabilir. Bunu güvendiğiniz bir yakınla, bir destek grubuyla ya da psikolojik destek almak için başvurduğunuz bir uzmanla paylaşabilirsiniz. Kaygı ve çökkünlük haftalar boyunca sürüyorsa kanser hastalarında kaygı ve depresyonun nasıl yönetildiğini anlatan yazımız sizin için yol gösterici olabilir.
3. Kaygı ve gerginlik için hangi basit becerileri deneyebilirsiniz?
Tetkik beklemek, tedavi günlerine hazırlanmak ya da bir belirtiyi fark etmek kaygıyı hızla yükseltebilir. Bu anlarda kullanılabilecek bazı basit beceriler şunlardır:
- Yavaş nefes: Burundan sakin bir nefes alıp nefes verişi biraz uzatmak, bedenin alarm hâlini yatıştırmaya yardımcı olabilir.
- Şimdiye dönmek: Çevrenizde gördüğünüz, duyduğunuz ve dokunduğunuz birkaç şeyi sırayla fark etmek, zihnin felaket senaryolarından ana dönmesini kolaylaştırır.
- Endişe zamanı: Gün içinde endişelere ayrılmış kısa bir zaman dilimi belirlemek, kaygının bütün güne yayılmasını sınırlayabilir.
- Soru listesi: Doktor görüşmesinden önce sorularınızı yazmak, belirsizliğin yarattığı gerginliği azaltır ve görüşmeden daha çok şey almanızı sağlar.
Bu becerilerin amacı kaygıyı tamamen yok etmek değil, kaygı geldiğinde ona sürüklenmeden durabilmektir. Farkındalık ve nefes çalışmaları bir tedavi yöntemi değildir; günlük iyi oluşu destekleyen araçlardır.
4. Anlam ve keyif veren etkinlikler neden korunmalı?
Hastalık süreci, takvimi hastane randevularıyla doldurabilir. Zamanla kişi kendini yalnızca “hasta” olarak görmeye başlar; okuyan, müzik dinleyen, torunuyla oynayan, bahçeyle uğraşan yanı arka plana itilir. Oysa kimliğin bu parçalarını korumak, yaşam kalitesinin en somut bileşenlerinden biridir.
Büyük planlar yapmak gerekmez. Enerjinize uyan küçük bir etkinliği haftanın belirli bir gününe koymak yeterli bir başlangıçtır: on dakikalık bir müzik, kısa bir telefon görüşmesi, bir fincan çayı balkonda içmek. Beden değişimleri kendinizi görme biçiminizi etkiliyorsa beden algısı ve özsaygı üzerine yazımıza da göz atabilirsiniz.
5. Psiko-onkoloji desteği ne zaman ve nasıl yardımcı olur?
Psiko-onkoloji, kanserle yaşayan kişinin ve yakınlarının ruhsal ihtiyaçlarına odaklanan bir destek alanıdır. Tıbbi tedavinin yerini almaz; ona eşlik eder. Görüşmelerde tanıya uyum, tedaviyle ilgili kaygılar, beden imajı, ilişkilerde yaşanan değişimler ve gelecekle ilgili korkular ele alınabilir.
Şu durumlarda destek almayı düşünebilirsiniz: uyku ve iştah uzun süredir bozuksa, keyif aldığınız hiçbir şey kalmadıysa, kaygı tedavi kararlarınızı etkilemeye başladıysa ya da yakınlarınızla konuşmak giderek zorlaşıyorsa. Mehmet Ulubey, Psikoterapist ve Psikolojik Danışman olarak psikoterapi ve psikolojik danışmanlık kapsamında bu süreçte görüşmeler yürütür. Yüz yüze görüşmeler Adana’da yapılır; tedavi nedeniyle yolculuk yorucuysa online terapi seçeneği Türkiye’nin her yerinden kullanılabilir.
Kendinize zarar verme düşünceleri ya da acil bir güvenlik durumu varsa vakit kaybetmeden 112’yi arayın.
Sık Sorulan Sorular
Olumlu düşünmek kanserin seyrini değiştirir mi?
Olumlu düşüncenin hastalığın seyrini değiştirdiğine dair bir iddiada bulunmak doğru olmaz. Umut ve iyi hissetmek değerlidir, ancak zor duyguları yaşamak da hastalığı kötüleştirmez. Amaç “hep olumlu” olmak değil, duygularla daha rahat yaşayabilmektir.
Beslenme ve egzersiz konusunda kime danışmalıyım?
Beslenme ve fiziksel aktiviteyle ilgili kararlar için hekiminize ve onkoloji ekibinize danışın. Ekip gerekli görürse sizi bir diyetisyene ya da fizyoterapiste yönlendirebilir. Psikolojik destek bu konularda plan vermez, planı sürdürmenizi zorlaştıran duygusal engellerle çalışır.
Psikolojik destek almak için tedavinin bitmesini beklemeli miyim?
Hayır. Destek tanı anında, tedavi sırasında ya da tedavi sonrasında alınabilir. Her dönemin kendine özgü zorlukları vardır; hangi aşamada olursanız olun, ihtiyacınızı konuşmak için başvurabilirsiniz.
Online görüşme tedavi dönemindeki biri için uygun mu?
Yorgunluk ya da bağışıklıkla ilgili nedenlerle dışarı çıkmak zor olduğunda online görüşme pratik bir seçenektir. Sessiz ve rahat bir ortam ile sağlam bir internet bağlantısı yeterlidir. Hangi biçimin size uygun olduğunu ilk görüşmede birlikte değerlendirebilirsiniz.
Görüşme planlamak için randevu sayfasını kullanabilir ya da 0543 108 25 76 numarasından bilgi alabilirsiniz.
Tedavi sürecinde günlerinizi birlikte düzenleyelim
Kanserle yaşarken kaygı, uykusuzluk ya da yalnızlık gününüzü zorlaştırıyorsa, tedavinize eşlik eden psikolojik destek için yüz yüze veya online görüşme planlayabilirsiniz.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın