TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Aile ve Evlilik / İlişki Rehberi

Eşim Sürekli Telefonla İlgileniyor: İlişkimizi Etkiliyor mu?

Psikoterapist Yayımlandı 11 dakika okuma
Eşim Sürekli Telefonla İlgileniyor: İlişkimizi Etkiliyor mu?

Eşim Sürekli Telefonla İlgileniyor: Telefon Kullanımı İlişkimizi Etkiliyor mu?

“Eşim eve geldiğinde sürekli telefonuna bakıyor.”

“Bir şey anlatırken beni dinlemek yerine sosyal medyada geziyor.”

“Yan yana oturuyoruz ama sanki aynı ortamda değiliz.”

“Telefonunu benden daha önemliymiş gibi hissediyorum.”

Bu cümleler, son yıllarda ilişkilerde giderek daha görünür hâle gelen bir soruna işaret ediyor: partnerin birlikte geçirilen zamanda telefona yönelmesi.

Telefonun hayatımızın önemli bir parçası olması tek başına bir ilişki problemi değildir. İş, aile, arkadaşlar, haberler, bankacılık, sosyal medya ve günlük ihtiyaçlar telefon üzerinden yürüyebilir. Sorun, telefon kullanımının çiftin birlikte olduğu zamanlarda sürekli olarak araya girmesi ve taraflardan birinin kendisini ikinci planda, duyulmamış veya önemsenmemiş hissetmeye başlamasıyla ortaya çıkabilir.

Burada asıl soru “Telefon kaç saat kullanılıyor?” değildir.

Daha önemli soru şudur:

“Telefon kullanımı ilişkimizde birbirimize ayırdığımız dikkati ve duygusal teması nasıl etkiliyor?”

Eşimin Sürekli Telefona Bakması Normal mi?

Telefon kullanımı tek başına ilişkinin sağlıksız olduğunu göstermez.

Bir kişinin gün içerisinde sık sık telefonuna bakmasının birçok nedeni olabilir. İş gereklilikleri, aileden gelen mesajlar, alışkanlıklar, sosyal medya kullanımı veya yalnızca kısa süreli dinlenme ihtiyacı bunlardan bazılarıdır.

Bu nedenle:

“Eşim telefonuna çok bakıyor = ilişkimizi önemsemiyor.”

şeklinde doğrudan bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Ancak telefon kullanımı sürekli olarak konuşmaların bölünmesine, birlikte geçirilen zamanın azalmasına veya bir eşin kendisini görünmez hissetmesine neden oluyorsa, davranışın ilişki üzerindeki etkisini konuşmak anlamlı hâle gelir.

Bazen sorun telefonun kendisi değil, telefonun ilişkide neyin yerini aldığıdır.

Örneğin eşiniz akşam boyunca telefonuna bakıyor olabilir. Fakat aynı zamanda sizinle gerçekten konuşuyor, sizi dinliyor, ortak zaman yaratıyor ve ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda oluyorsa durum farklı değerlendirilebilir.

Buna karşılık telefon kullanımı nedeniyle sürekli erteleniyor, dinlenmiyor veya konuşmalarınız yarıda kalıyorsa mesele yalnızca “ekran süresi” olmaktan çıkabilir.

Partner Phubbing Nedir?

İlişki araştırmalarında, kişinin birlikte olduğu partnerini görmezden gelerek telefon veya başka bir dijital cihazla ilgilenmesi “partner phubbing” olarak adlandırılmaktadır.

Türkçeye birebir çevrildiğinde biraz yapay duran bu kavramın temelindeki davranış oldukça tanıdıktır:

Siz konuşuyorsunuz, partneriniz telefonuna bakıyor.

Birlikte yemek yiyorsunuz, partneriniz mesajlarını kontrol ediyor.

Film izliyorsunuz, partneriniz sürekli ekran değiştiriyor.

Bir konu hakkında konuşmaya çalışıyorsunuz, partneriniz sosyal medya bildirimlerine yöneliyor.

Burada tek bir telefon kontrolü problem değildir.

Asıl dikkat edilmesi gereken, bunun tekrarlayan bir ilişki örüntüsüne dönüşüp dönüşmediğidir.

“Benimle Konuşurken Neden Telefona Bakıyorsun?”

Bu soru çoğu zaman telefonun kendisinden daha büyük bir kırgınlığı ifade eder.

Kişi aslında şunu söylemek istiyor olabilir:

“Benimle ilgilenmeni istiyorum.”

“Beni dinlediğini hissetmek istiyorum.”

“Yanında olduğumda gerçekten orada olmanı istiyorum.”

Dolayısıyla tartışmayı yalnızca telefon üzerinden yürütmek bazen asıl ihtiyacı görünmez hâle getirir.

Örneğin:

“Telefonunu bırak artık!”

ile

“Sen telefonuna baktığında söylediklerimin senin için önemli olmadığını hissediyorum.”

aynı mesaj değildir.

İkinci cümlede telefon davranışının kişide oluşturduğu duygusal etki daha açık biçimde ifade edilir.

Telefon Kullanımı İlişkide Duygusal Uzaklaşmaya Yol Açabilir mi?

Telefonun ilişki üzerindeki etkisini değerlendirirken tek yönlü bir neden-sonuç ilişkisi kurmamak gerekir.

Çünkü ilişki doyumu ile iletişim arasında karşılıklı ilişkiler bulunabilir. Bir çift ilişkilerinden zaten memnun değilse birbirlerine daha az dikkat verebilir ve daha fazla telefona yönelebilir. Aynı şekilde sürekli bölünen dikkat de çiftin iletişim kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Dolayısıyla:

“Telefon yüzünden evliliğiniz bozuldu.”

demek bilimsel açıdan fazla kesin bir yorum olur.

Daha doğru yaklaşım şudur:

Telefon kullanımının çift arasındaki dikkat, iletişim, yakınlık ve çatışma örüntüsüyle nasıl bir ilişki içinde olduğuna bakmak gerekir.

Güncel bir meta-analizde partnerin telefona yönelmesi; ilişki doyumu, evlilik doyumu, yakınlık, karşılıklı duyarlılık ve ilişki kalitesi gibi çeşitli sonuçlarla olumsuz yönde ilişkili bulunmuştur. Aynı çalışma, telefon kullanımının arkasındaki bazı faktörlerle ilişki sonuçları arasında da bağlantılar bildirmiştir. Bu bulgular ilişki düzeyindeki örüntüyü anlamak için değerlidir; ancak tek başına belirli bir çiftte telefon kullanımının neden olduğunu kanıtlamaz.

Eşim Telefonuna Bakarken Kendimi Neden Değersiz Hissediyorum?

Çünkü ilişkilerde dikkat yalnızca bilgi alışverişi değildir.

Bir insan konuşurken karşısındaki kişinin yüzüne bakmasını, söylediklerine tepki vermesini ve gerektiğinde sorular sormasını bekleyebilir.

Partner sürekli telefona yöneldiğinde kişi şu düşüncelere kapılabilir:

“Beni dinlemiyor.”

“Anlattıklarım ilgisini çekmiyor.”

“Telefonundaki insanlar benden daha önemli.”

“Benimle vakit geçirmek istemiyor.”

Bu düşüncelerin hepsi gerçeği yansıtmak zorunda değildir.

Fakat hissedilen duygunun gerçek olması, o duygunun mutlaka doğru bir yorumdan kaynaklandığı anlamına gelmez.

Bu ayrım önemlidir.

Çünkü bir eş “Beni önemsemiyorsun” dediğinde diğer eş hemen:

“Saçmalıyorsun, tabii ki önemsiyorum.”

derse tartışma daha da büyüyebilir.

Bunun yerine:

“Telefonuma bakmamın sende böyle bir his oluşturduğunu bilmiyordum.”

demek konuşmanın yönünü değiştirebilir.

Telefon Kavgası Neden Sürekli Tekrarlanır?

Bazı çiftlerde aynı döngü tekrar tekrar yaşanabilir.

Örneğin:

Eş 1: “Yine telefonuna bakıyorsun.”

Eş 2: “Ne var yani? Bir mesaja bakıyorum.”

Eş 1: “Sen zaten benimle hiç ilgilenmiyorsun.”

Eş 2: “Abartıyorsun.”

Eş 1: “Bak yine beni suçluyorsun.”

Eş 2: “Sen de her şeyi sorun hâline getiriyorsun.”

Burada birkaç dakika önce konu yalnızca telefonken, konuşmanın sonunda ilişkinin tamamı tartışılır hâle gelebilir.

Bu nedenle uzman bakışında önemli olan yalnızca “kim telefona baktı?” sorusu değildir.

Telefon tartışmasının altında hangi ilişki döngüsünün bulunduğuna bakmak gerekir.

Bir taraf daha fazla ilgi isterken diğer taraf baskı altında hissedip daha fazla geri çekilebilir.

Geri çekilme arttıkça ilk taraf daha fazla ilgi talep edebilir.

Talep arttıkça ikinci taraf daha fazla uzaklaşabilir.

Ve telefon bu döngünün görünen yüzü hâline gelebilir.

Eşim Telefonunu Bırakmıyor, Ne Yapmalıyım?

İlk adım telefonu tamamen yasaklamaya çalışmak olmamalıdır.

Çünkü ilişkilerde yasaklar kısa süreli bir çözüm sunsa bile asıl problemi ortadan kaldırmayabilir.

Daha yararlı olan, birlikte geçirilen zaman için ortak beklentiler oluşturabilmektir.

Örneğin:

  • Akşam yemeğinde telefonları masadan kaldırmak,
  • Yatmadan önce belirli bir süre telefonsuz kalmak,
  • Önemli bir konuşma sırasında telefonları sessize almak,
  • Birlikte geçirilen kısa bir zaman dilimini yalnızca ilişkiye ayırmak,
  • Acil durumlar için istisnalar belirlemek.

Burada amaç “telefon kullanmak yasaktır” demek değil.

Amaç:

“Birlikte olduğumuz bazı zamanlarda birbirimize gerçekten ulaşalım.”

diyebilmektir.

Eşinizle Telefon Kullanımı Hakkında Nasıl Konuşabilirsiniz?

Bu konuşmayı telefon elindeyken başlatmak çoğu zaman iyi bir fikir değildir.

Özellikle tartışmanın ortasında:

“Telefonunu yine bırakmadın!”

demek savunmayı artırabilir.

Daha sakin bir zamanda konuşmak ve davranışın sizde oluşturduğu etkiye odaklanmak daha uygun olabilir.

Örneğin:

“Telefon kullanmanla ilgili seni kısıtlamak istemiyorum. Fakat birlikte olduğumuz bazı zamanlarda telefona yöneldiğinde kendimi geri planda kalmış hissediyorum. İkimizin de rahat edeceği bir düzen bulabilir miyiz?”

Bu yaklaşımın amacı eşinizi suçsuz ilan etmek veya sizi haklı çıkarmak değildir.

Ama konuşmayı:

“Sen yanlış yapıyorsun.”

noktasından

“Bu davranış ilişkimizde nasıl bir etki oluşturuyor?”

noktasına taşımaktır.

“Ben de Telefonuma Bakıyorum” Diyen Eş Ne Anlatıyor?

Bu cümle bazen önemli bir noktaya işaret eder.

Eğer iki taraf da telefona çok fazla yöneliyorsa, mesele tek bir eşin davranışı olmayabilir.

Çift birlikte şunu değerlendirebilir:

  • Telefona hangi durumlarda yöneliyoruz?
  • Sıkıldığımızda mı?
  • Tartışmadan kaçınmak için mi?
  • Günün stresinden uzaklaşmak için mi?
  • Sosyal medya alışkanlığı nedeniyle mi?
  • Birbirimizle konuşacak konu bulamadığımız için mi?
  • Yoksa birbirimizle vakit geçirmek artık zor geldiği için mi?

Bu sorular, telefon kullanımını yalnızca “kötü alışkanlık” olarak görmekten daha açıklayıcı olabilir.

Telefon Kullanımı Evlilikte Yakınlığı Nasıl Etkileyebilir?

Yakınlık yalnızca romantik veya cinsel yakınlık değildir.

Birbirine bakmak, günün nasıl geçtiğini sormak, birlikte gülmek, bir problemi paylaşmak, karşı tarafın anlattığı küçük bir ayrıntıyı hatırlamak da ilişkinin duygusal temas alanına girer.

Telefon bu temasların arasına sürekli giriyorsa, çift aynı odada olmasına rağmen birbirinden uzaklaşmış hissedebilir.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı vardır:

Birlikte geçirilen zaman ile kaliteli birlikte geçirilen zaman aynı şey değildir.

Saatlerce aynı koltukta oturmak, eğer iki kişi de ayrı ekranlara bakıyorsa, mutlaka duygusal yakınlık anlamına gelmez.

Bazen 20 dakikalık gerçekten karşılıklı bir konuşma, saatlerce aynı ortamda bulunmaktan daha anlamlı olabilir.

Eşim Telefonuyla Benden Kaçıyor Gibi Hissediyorum

Böyle bir his oluştuğunda hemen en kötü açıklamaya yönelmek anlaşılabilir ama her zaman doğru olmayabilir.

“Telefonuna bakıyor → Benden bir şey saklıyor.”

şeklinde doğrudan bir bağlantı kurmak yerine önce davranışın kendisini değerlendirmek gerekir.

Telefon kullanımı:

  • Her zaman mı oluyor?
  • Yalnızca sizin yanınızdayken mi artıyor?
  • Telefonunu sürekli gizleme davranışı var mı?
  • Sorulduğunda aşırı savunmacı mı oluyor?
  • Yoksa genel olarak herkesle birlikteyken telefona mı yöneliyor?

Özellikle geçmişte aldatma veya güven kırılması yaşandıysa telefon davranışlarının daha fazla kaygı yaratması anlaşılabilir.

Ancak yalnızca telefon kullanımından hareketle aldatma sonucu çıkarmak doğru değildir.

Güven sorunları varsa, asıl mesele çoğu zaman telefonun kendisinden daha geniştir.

Telefon Kullanımı Üzerine Konuşmak Neden Bu Kadar Zor?

Çünkü telefon tartışması çoğu zaman daha eski bir kırgınlığın üzerine oturabilir.

“Beni dinlemiyorsun.”

“Benimle ilgilenmiyorsun.”

“Beni önemsemiyorsun.”

“Zaten uzun zamandır aramızda bir şey yok.”

gibi cümleler ortaya çıkıyorsa, sorun yalnızca ekran kullanımı olmayabilir.

Bu durumda telefon konusu bir tetikleyici hâline gelmiş olabilir.

Çiftin üzerinde çalışması gereken konu:

“Telefonu kaç saat kullanmalıyız?”

sorusundan daha geniş olabilir.

Belki de:

“Birbirimizin yanında olduğumuzu nasıl daha fazla hissedebiliriz?”

sorusuna ihtiyaç vardır.

Ne Zaman Çift Terapisi Düşünülebilir?

Her telefon kullanımı için çift terapisi gerekmez.

Ancak telefon tartışmaları sürekli olarak başka çatışmalara dönüşüyorsa, iletişim giderek bozuluyorsa veya eşler birbirlerinden duygusal olarak uzaklaşıyorsa profesyonel destek değerlendirilebilir.

Özellikle şu durumlarda konu daha geniş bir ilişki problemine dönüşmüş olabilir:

  • Telefon nedeniyle sürekli tartışıyorsanız,
  • Birbirinizi dinlemediğinizi düşünüyorsanız,
  • Birlikte geçirilen zaman giderek azalıyorsa,
  • Duygusal yakınlık belirgin biçimde azaldıysa,
  • Telefon kullanımı güven tartışmalarının merkezine yerleştiyse,
  • Konuşmalarınız sürekli suçlama ve savunmayla sonuçlanıyorsa,
  • Aynı sorunları tekrar tekrar konuşmanıza rağmen ilerleme sağlayamıyorsanız.

Çift terapisi araştırmalarında ilişki doyumu ve iletişim gibi alanlarda olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Bununla birlikte terapi her çiftte aynı sonucu vermez ve ilişkinin geleceğine dair garanti oluşturmaz.

Burada amaç telefonu “ortadan kaldırmak” değil, telefonun içinde bulunduğu ilişki döngüsünü anlamaktır.

Eşiniz Terapiye Gelmek İstemiyorsa?

Böyle bir durumda daha önce ele aldığımız “Eşim Terapiye Gelmek İstemiyor: Tek Başıma Ne Yapabilirim?” başlıklı rehber de özellikle ilgili olabilir.

Eşlerden biri profesyonel destek almak istemeyebilir.

Bu durumda diğer eş kendi iletişim biçimini, ihtiyaçlarını, sınırlarını ve ilişki içerisinde yaşadığı döngüyü anlamak için bireysel psikolojik destek almayı değerlendirebilir.

Ancak bireysel destek, eşinizi gizlice değiştirme yöntemi değildir.

Amaç:

“Eşimi nasıl değiştiririm?”

sorusundan çok:

“Ben bu ilişkinin içinde ne yaşıyorum ve kendi payımı daha sağlıklı nasıl anlayabilirim?”

sorusuna yaklaşabilmektir.

Telefonu Değil, İlişkiyi Konuşmak

Evlilikte telefon kullanımı bazen gerçek bir iletişim problemine dönüşebilir.

Fakat her telefon kullanımı da ilişki sorunu değildir.

Önemli olan telefonun ne kadar kullanıldığı kadar, bu kullanımın çiftin birbirine ayırdığı dikkati nasıl etkilediğidir.

Eğer eşiniz telefonuna baktığında kendinizi değersiz hissediyorsanız, bunu yalnızca “telefonunu bırak” şeklinde ifade etmek yerine yaşadığınız duyguyu ve ihtiyacı anlatmayı deneyebilirsiniz.

Çünkü ilişkinin ihtiyacı her zaman daha az telefon değildir.

Bazen ihtiyaç duyulan şey:

daha fazla dikkat, daha fazla karşılıklılık ve gerçekten birlikte geçirilen zamandır.

Ve eğer telefon tartışmaları aslında daha büyük bir iletişim veya duygusal uzaklaşma probleminin yalnızca görünen kısmıysa, asıl üzerinde çalışılması gereken konu telefonu değil, ilişkinin kendisini anlamaktır.

Bu yazı bilgilendirme amacı taşır; tanı veya kişiye özel tedavi yerine geçmez.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Bu konuyu birlikte çalışalım

Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.

Randevu Al

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Ergende Oyun ve Sosyal Medya: Sınır Koymak mı, Çatışmak mı?

Ekran kavgasını her akşam yeniden başlayan bir pazarlıktan çıkarıp önceden konuşulmuş, ergenin de katkısı…
İlişki Rehberi

İlişkide Duygusal Bağımlılık: Belirtileri ve Sağlıklı Bağ Kurmak

İlişkide duygusal bağımlılığı sevgiden değil, kararlar, sosyal çevre ve kendi ihtiyaçlar alanındaki daralmadan tanımayı…
Aile ve Evlilik

Ergen Çocuğum Danışmanlığa Gitmek İstemiyor: Nasıl Yaklaşmalıyım?

Ergeni ikna etmeye değil, teklifin biçimini değiştirmeye odaklanan bir rehber: reddin altındaki endişeyi ayırt…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara