Erkeklerde Uykuda Boşalma Nedir?
Uykuda boşalma veya rüyalanma her ne kadar açıkça söylenmese de gizlense de çoğu insanın yaşadığı bir deneyimdir. Genellikle ergenlikteki erkeklerle ilişkilendirilir. Ancak durum aslında böyle değildir. Ergenlikten yetişkinliğe geçiş döneminde hormonların yoğun çalışması sebebiyle her iki cinsiyeti de etkileyen bir olaydır. Islak rüyalar olarak da adlandırılır.
Rüyalanmak, tam bir cinsel doyum yaşamayan, cinsel hayatı olmayan, mastürbasyon yapmayan genç erkeklerde yaygındır. Bahsettiğimiz gibi ergenlik döneminde erkeğin cinsel dürtüleri artar. Sperm üretimi başlar ve canlanan bu spermler depoda birikerek dışarı atılmayı bekler. Bu esnada görülen cinsel içerikli rüyalar (insanlar uykunun REM evresinde rüyalar görmektedir ve REM sırasında genellikle penise daha çok kan akışı gerçekleşir) biriken spermlerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Aslında rüyalanma dediğimiz bu olay normal ve sağlıklı bir fizyolojinin habercidir.
Cinsel içerikli bu rüyalar bazen hatırlanırken bazen hatırlanmaz. Genellikle rüyada tam anlamıyla bir ilişki kurulmaz. Gece boşalmalarının sıklığı ile boşalma sıklığı arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Ayrıca yaşa, yaşanan cinsel olaylara ve hormon düzeyine bağlı olarak da kişiden kişiye değişir. Başka bir araştırma ise uykuda boşalmanın uyku pozisyonu ile ilgili olduğunu söylemiştir. “Yüz üstü uyumak seks, nefes alamamak gibi daha çılgın rüyaları tetikler.” demişlerdir.

Uykuda boşalmaya neden olan bir başka sebep; testesteron bazlı ilaçların kullanımıdır. Ergenlik gecikmesi yaşayan çocuklar üzerinden yapılan bir araştırmada, testesteron bazlı ilaç kullanımının gece emisyonları artırdığı bulunmuştur.
Ayrıntılı yapılan bir araştırmada; her iki cinsiyetin de aşağı yukarı rüyalarının %8’inin böyle bir cinsel aktivite içerdiği bulunmuştur. %4’ü ise orgazm ile sonlanmıştır. Bazı erkekler gece boşalması yaşadıklarını bildirirken geri kalanı ise hiç yaşamadıklarını bildirmişlerdir. 15 yaşındaki bekar erkeklerde 3 haftada bir iken 40 yaşındaki bekar erkeklerde 5,5 haftada bir olacak şekilde veriler elde edilmiştir. Evli erkeklere bakacak olursak; 19 yaşındaki evli bir erkekte ayda 1 iken 50 yaşındaki evli bir erkekte her iki ayda birdir. ( Sonuçlar yaklaşık olarak verilmiştir.)
Rüyalanma toplum tarafından tam manasıyla bilinmeyen, zararlı olarak düşünülen bir durumdur. Hatta bu konuyla alakalı bir çok efsane bile bulunmaktadır. Gelin hep beraber bu efsanelere bir göz atalım.
- Uykuda boşalma, sperm sayısını azaltır. Külliyen yalan. Sadece eski spermler atılıp yerine yeni spermler geliyor.
- Uykuda boşalma, kişinin bağışıklığını zayıflatır ve bu bir hastalık işaretidir. Aslında tam tersi, sağlıklı bir fizyoloji göstergesidir.
- Sadece ergenlikte görülür. Yukarıda söylediklerimi anladıysanız bunun da bir efsane olduğunu anlarsınız.
- Mastürbasyon yapılırsa rüyalanma olmaz. Sıklığı azaltabilir ancak hiç yaşanmayacağını göstermez.
- Uykuda boşalma, penis boyunu küçültür. Ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Bence de, ne alaka?
“Seks İçin En Doğru Zaman Nedir? İdeal Sevişme Saati!” adlı yazımızı okumak için tıklayınız.
Bazı insanlar bu konudan oldukça rahatsız olur ve aşırı utanç duyar. Ancak rüyalarımızı engelleyemediğimizden dolayı bu durumu doğal karşılamalıyız. Bunu yaşamak veya dile getirmek sizi sapık olarak göstermeyecektir. İnsanlar rüyalanmanın istemsiz reaksiyon olduğunu anlamalıdır. Bu olayın tedavisi yoktur tabi ki ama azaltmak için birkaç varsayım bulunmaktadır,
- Daha sık cinsel ilişki veya mastürbasyon
- Uyku öncesi meditasyon veya rahatlama teknikleri
- Rüyalar konusunda bir uzmana başvurmak
Seks terapisti Madelein Castellanos, bunun beynimizden bize bir hediye olduğunu söylüyor. Rüyalarımızın sembolik olduğunu ve bunun kesinlikle eski sevgilimizle, yakın arkadaşımızla ya da o mağazada gözümüze takılan adamla yatmak istediğimiz anlamına gelmediğini söylemiştir.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Siz de görüşünüzü paylaşın