Depresyonla Mücadele
Depresyon, yalnızca üzgün hissetmek değildir; ilgi ve isteğin azalması, enerji
düşüklüğü, uyku ve iştah değişiklikleri ile düşünce biçimindeki değişimlerin bir arada
sürdüğü bir tablodur. Tanı koymak hekimin yetkisindedir. Bu yazı tanı koymaz;
belirtileri tanımanıza, ne zaman başvurmanız gerektiğine karar vermenize ve görüşmelerde
neyin konuşulduğunu bilmenize yardımcı olur.
Destek istemek için tanı almayı ya da belirli sayıda belirtinin bir araya gelmesini
beklemek gerekmez. Tek bir alanda — uykuda, işte, ilişkilerinizde —
zorlanıyor olmanız bir görüşme istemeniz için yeterli olabilir.
Depresyon belirtileri nelerdir?
Belirtiler kişiden kişiye değişir ve hepsinin bir arada bulunması gerekmez. Sık
anlatılanlar şunlardır:
- Gün boyu süren çökkün duygudurum ya da boşluk hissi.
- Daha önce keyif veren işlere karşı ilginin azalması.
- Enerji düşüklüğü, sürekli yorgunluk, hareketlerde yavaşlama.
- Uykuya dalamama, sık uyanma ya da aşırı uyuma.
- İştahın belirgin biçimde azalması veya artması.
- Dikkati toplayamama, karar vermekte zorlanma.
- Kendini değersiz hissetme, aşırı suçluluk.
- Yaşama isteğinin azalması ya da kendine zarar verme düşünceleri.
Son maddede yazan düşünceler varsa bekleme; 112’yi arayın ya da en yakın acil servise
başvurun. Bu durumda önce güvenlik sağlanır, görüşme planı sonra konuşulur.
Üzüntü ile depresyon arasındaki fark nedir?
Üzüntü, bir olaya verilen ve zamanla yumuşayan bir tepkidir; kişi gün içinde iyi
anlar yaşayabilir. Depresyonda ise çökkünlük süreklilik kazanır, keyif veren şeyler
etkisini kaybeder ve günlük işler belirgin biçimde aksar.
Bir başka ayrım işleyiştedir: işe gitmeye devam etmek, zorlanmadığınız anlamına
gelmez. Dışarıdan bakan biri işlerinizi sürdürdüğünüzü görür; bunu hangi çabayla
sürdürdüğünüzü yalnızca siz bilirsiniz. Kayıp sonrası yaşanan zorlanma için
yas süreci yazısındaki ayrımlar da yardımcı olabilir.
Depresyonun nedenleri neler olabilir?
Tek bir neden aramak yerine birden çok etkenin birlikte rol oynadığını düşünmek daha
doğrudur: kayıplar ve zorlayıcı yaşam olayları, süregelen stres, ilişki ve iş
sorunları, yalnızlık, geçmiş travmatik yaşantılar, uyku düzeninin bozulması ve bedensel
hastalıklar.
Belirtileri yalnızca psikolojik bir açıklamaya bağlamak doğru olmaz. Tiroid
hastalıkları, kansızlık, bazı ilaçların etkileri ve uyku bozuklukları benzer tablolar
oluşturabilir; bu nedenle hekim değerlendirmesi önemlidir.
Psikolojik danışmanlık ve psikoterapi ne sunar?
Görüşmeler, belirtilerin ne zaman ve hangi durumlarda arttığını görünür kılmakla
başlar. Ardından günlük düzenin yeniden kurulması, tekrar eden düşünce biçimlerinin ele
alınması ve kişinin kendi kaynaklarının yeniden kullanılabilir hâle gelmesi üzerinde
çalışılır.
Görüşmeler bir sonuç sözü içermez; sürenin baştan bilinmesi de mümkün değildir.
Yöntem ve sıklık, ilk görüşmelerde birlikte belirlenir. Süreç
bireysel danışmanlık kapsamında yürütülür; ulaşım ya da
program nedeniyle yüz yüze gelmek zorsa online görüşme
planlanabilir.
Hekime ne zaman başvurulur?
İlaç değerlendirmesi ve reçete düzenleme hekimin yetkisindedir; hekim olmayan
psikoterapistler ve psikolojik danışmanlar ilaç tedavisi düzenlemez. Belirtiler ağırsa,
uzun süredir sürüyorsa, bedensel yakınmalar eşlik ediyorsa ya da daha önce benzer bir
dönem yaşandıysa hekim değerlendirmesi gerekir.
İki sürecin birlikte yürüdüğü durumlar da vardır. Bu durumda hangi konunun nerede ele
alınacağını görüşmenin başında netleştirmek yararlı olur. Meslek grupları arasındaki
farklar psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar yazısında
anlatılıyor.
Yakınınız depresyon belirtileri gösteriyorsa ne yapabilirsiniz?
En çok işe yarayan şey, ikna etmeye çalışmak değil, birlikte kalmaktır. “Kendini
toparla” ya da “senden kötü durumda olanlar var” gibi cümleler çoğu zaman kişiyi daha
çok geri çeker.
Somut yardım daha kolay kabul edilir: randevu almak için yanında olmak, ilk görüşmeye
birlikte gitmek, günlük işlerden birini üstlenmek. Kendine zarar verme düşüncesinden söz
ediliyorsa bunu ciddiye alın ve yalnız bırakmadan acil yardıma başvurun.
İlgili yazı: İş Kaybı Sonrası Psikolojik Destek: Belirsizlikle Baş Etmek
İlgili yazı: Adana Depresyon Tedavisi: Belirtiler ve Psikoterapide Süreç
Sık Sorulan Sorular
Depresyon kendiliğinden geçer mi?
Bazı kişilerde belirtiler zamanla hafifler, bazılarında sürer ya da tekrarlar. Bunun
önceden bilinebileceği bir yol yoktur; belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa
değerlendirme istemek yerinde olur.
Terapi mi, ilaç mı gerekir?
Bu karar tek bir kalıba göre verilmez. İlaç değerlendirmesi hekimin alanıdır;
görüşmeler ise günlük düzen, düşünce biçimleri ve baş etme yolları üzerinde çalışır. İki
sürecin birlikte yürüdüğü durumlar da vardır.
Görüşmelerde ne anlatacağımı bilmiyorum, sorun olur mu?
Olmaz. “Nereden başlayacağımı bilmiyorum” cümlesi de bir başlangıçtır; görüşmenin
akışı buna göre düzenlenir.
Çevreme söylemek zorunda mıyım?
Hayır. Kimin bilgilendirileceğine siz karar verirsiniz. Gizliliğin nasıl işlediğini ve
sınırlarını ilk görüşmede sorabilirsiniz.
Belirtilerim çok ağır değil, yine de başvurabilir miyim?
Başvurabilirsiniz. Destek istemek için belirtilerin ağırlaşmasını beklemek
gerekmez.
Depresyon belirtileri için görüşme bilgisi almak ister misiniz?
Görüşmenin nasıl yürüdüğünü ve size uygun zamanı telefonla sorabilirsiniz; hekim değerlendirmesi gerekiyorsa bu da konuşulur.
Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın