TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
İlişki Rehberi

Kilolu İnsanlarda Aşk ve Cinsel Hayat Nasıldır?

Psikoterapist Yayımlandı Güncellendi 10 dakika okuma
Şişman Kadın

Kısaca cevap: Kilolu olmak tek başına aşkı ya da doyurucu bir cinsel hayatı engellemez. Zorlanmanın büyük kısmı çoğu zaman kilonun kendisinden değil, beden utancından, partnerin yorumlarından ve “beğenilmeyeceğim” kaygısından gelir. Fazla kilonun eşlik ettiği bazı sağlık sorunları cinsel işlevi bedensel olarak da etkileyebilir; bu durumda önce hekim değerlendirmesi, ardından gerekirse psikolojik destek iyi bir yol olur.

Işığı kapatmadan soyunamamak, sarılırken karnını kollarıyla saklamak, partneri “güzelsin” dediğinde içinden “bunu sadece beni üzmemek için söylüyor” diye geçirmek… Kilo konusunda hassas olan birçok kişi bu anları çok iyi tanır. Dışarıdan bakıldığında ilişki yolunda gibi görünür; ama yakınlık anlarında zihin bedenle meşguldür ve kişi o ana tam olarak katılamaz. Bu yazıda kilonun aşk ve cinsel hayata gerçekte nasıl dokunduğunu, hangi noktada bedensel bir değerlendirme gerektiğini ve beden algısıyla ilgili kaygının ilişkide nasıl yumuşatılabileceğini sade bir dille ele alıyoruz.

Kilo, aşk hayatını gerçekten etkiler mi?

Mavi tişörtlü, kilolu bir erkek kameraya bakarak içtenlikle gülümsüyor

Aşk, bedenin ölçülerinden çok iki insan arasındaki güven, merak ve şefkatle beslenir. Kilolu olup uzun, sıcak ve tutkulu ilişkiler yaşayan pek çok çift vardır; ideal kabul edilen bedene sahip olup yakınlık kuramayan çiftler de vardır. Yani kilo, ilişkinin kaderini belirleyen bir etken değildir.

Yine de kilonun ilişkiye dolaylı yollardan girdiği doğrudur. Toplumda bedene yönelik yorumlar, alay ve “bir de kilo versen” telkinleri çoğu insanın kendine bakışını zamanla değiştirir. Kişi kendini sevilmeye daha az layık hissetmeye başlarsa, flört etmekten, yeni biriyle tanışmaktan ya da var olan ilişkide isteklerini dile getirmekten kaçınabilir. Böylece sorun kiloda değil, kilonun etrafında örülen düşüncelerde büyür.

Bu düşünceler kişiden kişiye farklı biçimlerde görünür. Kimi “Önce kilo vereyim, sonra hayatımı yaşarım” diyerek ilişkiyi erteler. Kimi ilk buluşmalara hiç gitmez. Kimi de bir ilişkiye girdiğinde partnerinin her davranışında reddedilme işareti arar. Hepsinin ortak noktası, hayatın bir kısmının “bedenim düzelince” şartına bağlanmasıdır.

Beden utancı yatak odasına nasıl taşınır?

Cinsel yakınlık, insanın kendini en savunmasız hissettiği anlardan biridir. Beden utancı yaşayan kişi bu anlarda partnerine değil, kendi görüntüsüne odaklanabilir: “Karnım nasıl görünüyor?”, “Bu açıdan kötü mü duruyorum?”, “Şu an beni itici buluyor mu?” Zihin bu sorularla meşgulken bedenin hissetmesi zorlaşır. Uyarılma azalabilir, haz geri çekilebilir, cinsel birliktelik bir “sınav” gibi yaşanabilir.

Utanç sık görülen bazı davranışlarla kendini belli eder:

  • Yakınlığı yalnızca karanlıkta ya da örtünerek kabul etmek,
  • Partnerin dokunmasını belirli bölgelerden uzak tutmak,
  • Cinsel isteği olsa bile utandığı için girişimde bulunmamak,
  • Birlikteliği bir an önce bitirmeye çalışmak,
  • Sonrasında “aslında hiç keyif alamadım” duygusuyla baş başa kalmak.

Bu davranışlar zamanla cinsel isteksizliğe dönüşebilir. Kişi yakınlıktan değil, yakınlık sırasında yaşadığı kaygıdan kaçmaya başlar. Cinsel isteksizliğin farklı nedenlerini merak ediyorsanız cinsel isteksizlik yazısına da göz atabilirsiniz.

Fazla kilo cinsel sağlığı bedensel olarak etkiler mi?

Bazı durumlarda evet. Fazla kilonun beraberinde gelebilen şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hormon dengesizlikleri, uyku apnesi ya da eklem ağrıları cinsel işlevi etkileyebilir. Erkeklerde sertleşme güçlüğü, kadınlarda ve erkeklerde istek azalması, yorgunluk ve nefes darlığı nedeniyle çabuk tükenme bu tabloda görülebilecek şikâyetlerdendir. Kullanılan bazı ilaçların da cinsel isteği etkileyebildiği bilinir.

Burada önemli bir sınır var: Bu belirtilerin bedensel bir nedene bağlı olup olmadığına ancak hekim karar verebilir. Sertleşme sorunu için üroloji, kadınlarda ağrı ya da hormonal şikâyetler için kadın hastalıkları, şeker ve hormon değerleri için iç hastalıkları ya da endokrinoloji değerlendirmesi uygun olabilir. Bedensel değerlendirmede bir sorun bulunmadığında ya da bedensel tedaviyle birlikte kaygı, utanç ve ilişki sorunları da devam ettiğinde, cinsel terapi bu sürecin psikolojik tarafına eşlik eder. Sertleşme güçlüğünün olası kaynakları için sertleşme probleminin kaynağı yazısı fikir verebilir.

Kilo vermeye çalışırken uygulanan çok sıkı diyetler, uzun süren yorgunluk ve sürekli kendini tartma hali de ruh hâlini ve dolayısıyla cinsel isteği etkileyebilir. Bu nedenle kilo hedefi olan kişilerin bu süreci bir beslenme uzmanı ve hekimle birlikte, kendine yüklenmeden yürütmesi önemlidir.

Partnerin kilo hakkındaki yorumları ilişkiyi nasıl etkiler?

Kilolu bir çift gülerek birbirine dondurma yediriyor

“Şaka yapıyorum” diye söylenen bir cümle, karşı tarafta yıllarca taşınan bir yaraya dönüşebilir. Kilo, yeme alışkanlığı ya da görünüşle ilgili sık yorumlar, partnerde “bana olduğum gibi bakmıyor” duygusu yaratır. Bu duygu da çoğu zaman sessiz bir geri çekilmeye yol açar: daha az dokunma, daha az sohbet, daha az birliktelik.

Öte yandan yorum yapan taraf da çoğu zaman kendi kaygısını dile getiriyordur. Partnerin sağlığından endişe etmek, birlikte daha hareketli bir hayat istemek ya da kendi beden algısını karşı tarafa yansıtmak bu yorumların arkasında olabilir. Sorun niyetten çok dildedir. “Senin için endişeleniyorum, birlikte yürüyüşe çıkalım mı?” cümlesi ile “Çok kilo aldın” cümlesi aynı kaygıdan doğsa da ilişkiye bambaşka etkiler bırakır.

Eşler arasındaki bu tür kırgınlıklar konuşulmadan biriktiğinde duygusal mesafe büyüyebilir. Bu mesafenin nasıl oluştuğunu ve nasıl kapatılabileceğini evlilikte duygusal mesafe yazısında ayrıca ele aldık.

Sonradan kilo almak neden daha zor gelebilir?

Hayatı boyunca kilolu olan biri ile evlilikten, doğumdan, bir hastalıktan ya da yoğun stresli bir dönemden sonra kilo alan biri arasında önemli bir fark vardır. Sonradan kilo alan kişi, eski bedeniyle yeni bedeni arasında sürekli bir karşılaştırma yapabilir. Eski fotoğraflara bakmak, eski kıyafetlere sığmamak ya da partnerin “eskiden” nasıl baktığını hatırlamak kaybedilmiş bir şeyin yasını tutmak gibi hissettirebilir.

Özellikle doğum sonrası dönemde beden hem görünüş hem de his olarak değişir. Uykusuzluk, emzirme, yeni sorumluluklar ve hormonal değişimlerle birlikte cinsel isteğin bir süre azalması sık rastlanan bir durumdur. Gebelik dönemindeki yakınlık soruları için Hamilelikte Seks Yapılır Mı? Nasıl Yapılır? yazısına bakabilirsiniz. Bu dönemde kişinin kendine şefkatle yaklaşması ve partnerinden anlayış görmesi, bedenle yeniden barışmanın ilk adımıdır.

Beden algısı kaygısı ilişkide nasıl hafifletilebilir?

Amaç, bir gecede bedenini sevmeye başlamak değildir. Daha gerçekçi hedef, bedeninin yakınlığa engel olmasına izin vermemektir. Bunun için atılabilecek bazı küçük ama etkili adımlar vardır:

  • Kaygıyı paylaşmak: “Işık açıkken kendimi rahat hissetmiyorum” demek, partnerin tepkisizliğini reddedilme diye yorumlamaktan çok daha iyi sonuç verir.
  • Dikkati görüntüden duyguya taşımak: Yakınlık sırasında “Nasıl görünüyorum?” sorusu geldiğinde dikkati dokunuşa, nefese ve partnerin sesine geri getirmek beden farkındalığını artırır.
  • Bedenin yaptıklarına odaklanmak: Bedeni yalnızca görüntü olarak değil, sarılan, taşıyan, hisseden bir varlık olarak düşünmek kişinin kendine bakışını yumuşatabilir.
  • Rahatsız eden yorumları konuşmak: Partnerin şaka sandığı sözlerin sizi nasıl etkilediğini sakin bir anda anlatmak, kırgınlığın birikmesini önler.
  • Ağrı ya da zorlanmayı ciddiye almak: Yakınlık sırasında nefes darlığı, eklem ağrısı ya da başka bir zorlanma yaşanıyorsa bunu geçiştirmemek ve hekime danışmak gerekir.

Bazı kişiler beden utancı yüzünden yüz yüze yakınlıktan kaçıp ilişkisini yalnızca mesajlaşma ve ekran üzerinden yürütmeyi tercih edebilir. Bu konudaki sorular ve dikkat edilmesi gerekenler için Sanal Seks Nedir? Nasıl Yapılır? yazısına göz atabilirsiniz. Kaçınma uzun sürdüğünde ise bunun altında yatan özgüven sorununu ele almak gerekir; yetişkinlikte özgüven eksikliği ve ilişkilere etkisi yazısı bu konuda yol gösterebilir.

Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?

Beden algısıyla ilgili kaygı zaman zaman herkesin yaşadığı bir şeydir. Ancak aşağıdaki durumlarda bir uzmanla konuşmak iyi gelebilir:

  • Kilo nedeniyle uzun süredir ilişkiye girmekten ya da yakınlıktan kaçınıyorsanız,
  • Cinsel istek belirgin biçimde azaldıysa ve bu sizi ya da partnerinizi üzüyorsa,
  • Kilo ve beden konusu eşinizle sürekli tartışma ve kırgınlık yaratıyorsa,
  • Yeme davranışı duygularınızı yatıştırmanın başlıca yolu hâline geldiyse,
  • Aynaya bakmak, fotoğraf çektirmek ya da sosyal ortamlara girmek yoğun sıkıntı veriyorsa.

Psikoterapide beden algısı, utanç ve reddedilme korkusu birlikte ele alınır; cinsel terapide ise yakınlığa dair kaygılar ve çiftin iletişimi üzerinde çalışılır. Gerektiğinde bedensel değerlendirme için hekime yönlendirme yapılır. Cinsel terapinin nasıl ilerlediğini cinsel terapi süreci yazısında, hizmetin kapsamını ise cinsel terapi sayfasında bulabilirsiniz. Kilo konusunu eşinizle birlikte konuşmak istiyorsanız çift danışmanlığı da bir seçenek olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kilolu biri mutlu bir cinsel hayat yaşayabilir mi?

Evet. Cinsel doyum; güven, iletişim, isteklerin konuşulabilmesi ve kişinin kendini rahat hissetmesiyle yakından ilişkilidir. Kilo bazı fiziksel zorlanmalar yaratabilir, ancak çiftin birbirine açık olması ve gerekirse hekim desteği almasıyla bu zorlanmalar çoğu zaman yönetilebilir.

Partnerim kilom yüzünden benden soğudu, ne yapmalıyım?

Önce bu düşüncenin bir varsayım mı yoksa açıkça dile getirilmiş bir durum mu olduğunu ayırt etmek gerekir. Beden utancı yaşayan kişiler partnerin yorgunluğunu ya da dalgınlığını kolayca reddedilme olarak yorumlayabilir. Bu konuyu suçlamadan, duygularınızı anlatarak konuşmak ilk adımdır; konuşmak zorlaşıyorsa çift danışmanlığı destek olabilir.

Kilo verince cinsel sorunlar kendiliğinden düzelir mi?

Her zaman değil. Kilo kaybı bazı bedensel şikâyetleri hafifletebilir, ancak yıllar içinde yerleşmiş utanç, kaygı ve iletişim sorunları kilo değişse bile devam edebilir. Bu nedenle bedensel ve psikolojik tarafı birlikte ele almak daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Hangi durumda önce hekime başvurmalıyım?

Sertleşme güçlüğü, cinsel ilişki sırasında ağrı, nefes darlığı, belirgin yorgunluk ya da hormonal değişiklik düşündüren şikâyetler varsa önce hekim değerlendirmesi gerekir. Bedensel bir neden dışlandığında ya da tedaviye rağmen kaygı sürüyorsa psikolojik destek bu sürece eşlik edebilir.

Bu konuyu online görüşmede konuşabilir miyim?

Evet. Görüşmeler Adana Çukurova’daki ofiste yüz yüze ya da Türkiye genelinde online yapılabilir. Beden algısı gibi hassas konularda birçok kişi online görüşmeyi daha rahat bulabilir.

Bedeninizle değil, kendinizle başlayan bir görüşme

Kilonuz yüzünden yakınlıktan uzaklaştığınızı, ilişkinizde kendinizi saklamaya başladığınızı hissediyorsanız bunu tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. İlk görüşmede yaşadıklarınızı yargısız ve gizli bir ortamda konuşabilir, size uygun yolu birlikte değerlendirebiliriz. Randevu için WhatsApp’tan yazabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.

Kilo ve beden kaygısı yakınlığınızı gölgeliyorsa konuşalım

Beden utancının ilişkinize ve cinsel hayatınıza etkisini, gerekirse hekim değerlendirmesiyle birlikte, ilk görüşmede gizli ve yargısız bir ortamda ele alabiliriz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

Ziyaretçi Görüşleri

Bir görüş paylaşıldı

Aşağıdaki görüşler ziyaretçiler tarafından yazılmıştır; yayınlanmadan önce incelenir.

Bir yerde duymuştum “Engeli toplum oluşturur.” diye. Gönül isterdi ki böyle bir başlık görmemek. Ama maalesef toplumumuzun yapısından dolayı insanlar kendi içerisinde fazlasıyla kutuplaştı. Bu yüzden her kesime ulaşan yazılarınızdan dolayı size teşekkürlerimi iletiyorum

Büşra 26 Mart 2021

Siz de görüşünüzü paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Kişisel Gelişim

Öğrenci Koçluğu Gerçekten Netleri Artırır mı? Adana’da Koçluk Süreci

Öğrenci koçluğunun netlere etkisine dürüst bakış: koçluğun neyi değiştirebileceği ve neyi değiştirmediği, Adana'da sürecin…
Kişisel Gelişim

Mükemmeliyetçilik: Yüksek Standartların Görünmeyen Bedeli

Mükemmeliyetçiliği yüksek standarttan ayırır; hata yapma korkusu, aşırı kontrol ve erteleme döngüsünü gündelik örneklerle…
Kişisel Gelişim

Yetişkinlikte Özgüven Eksikliği ve İlişkilere Etkisi

Yetişkinlikte özgüven eksikliğinin partner, arkadaşlık, aile ve iş ilişkilerindeki görünümleri; ihtiyacını dile getirmeye yardımcı…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara