TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Psikolojik Sorunlar

Çocuğum Telefondan Kopamıyor: Ailede Ekran Süresi Nasıl Yönetilir?

Ekran süresini yönetmek cihazı evden çıkarmak değil, uyku ve ders düzenini koruyan bir çerçeve kurmaktır. Bu yazı bir haftalık ekran notunu, kuralın çocukla birlikte yazılmasını ve kapanış anındaki tepkiyi ele alıyor.

Psikoterapist Yayımlandı 15 dakika okuma
Oturma odasında halıda oturup tablete bakan çocuk; kanepede yarım kalmış yapboz duruyor

Çocuğunuz telefondan kopamıyorsa ilk iş, ekran süresini bir saat tartışmasına indirgemek değil, ekranın günün hangi parçasının yerini aldığını görmektir. Ailede ekran süresi yönetmek cihazı evden çıkarmak anlamına gelmez; uyku, ders, hareket ve yüz yüze zaman korunacak biçimde bir çerçeve kurmak anlamına gelir. Bunun için çocuğunuzun kullanımına bir ad koymanız, bir tanı aramanız ya da belirli sayıda işareti bir araya getirmeniz gerekmez.

Ailelerin çoğunun takıldığı yer şu ikilem: süreyi kısmaya kalkınca akşam kavgaya dönüyor, kısmayınca da günün geri kalanı ekranda geçiyor. Bu sıkışmada, kuralın hangi zemine oturacağının belirsiz kalması da etkili olabilir. “Ne kadar?” sorusundan önce yanıtlanması gereken sorular var: ekran ne zaman açılıyor, neyin yerine geçiyor ve kapanışı nasıl oluyor?

Aşağıda çocuğunuzun gününde tam olarak neyin değiştiğini görünür kılan bir haftalık not yöntemini, kuralın çocukla birlikte nasıl yazılacağını, ekran kapandığında çıkan tepkiyi nasıl karşılayabileceğinizi, ergenlikte dengenin neden değiştiğini ve hangi durumlarda desteği ertelememek gerektiğini bulacaksınız. Amaç evde yeni bir yasaklar listesi kurmak değil; ailece üzerinde anlaşabileceğiniz, uygulanabilir bir çerçeve çıkarmaktır.

Ekran Süresi Neden Tek Başına Saat Meselesi Değil?

Aynı uzunluktaki iki ekran kullanımı çocuğun gününde bambaşka yer tutabilir. Arkadaşlarıyla sesli konuşarak oynadığı bir oyunla, yalnız başına akıp giden kısa videoları izlemesi aynı deneyim değildir. Bu yüzden süreyi tek ölçü almak çoğu zaman yanıltır.

Daha işe yarayan dört soru şudur: Ekran açıldığında geriye ne kalmıyor? Ekran kendiliğinden mi bitiyor, yoksa dışarıdan bir müdahaleyle mi? Çocuğunuz canı sıkıldığında, üzüldüğünde ya da gerildiğinde başka bir yol deniyor mu? Ekran ortak alanda mı, kapalı kapı ardında mı kullanılıyor?

Burada iki şeyi birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi ekranın miktarı, ikincisi ekranın işlevi. Bir çocuk günde kısa süre kullansa bile ekran onun tek sakinleşme yoluysa, bu bilgi süreden daha fazlasını anlatır. Tersine, uzun süre kullanan bir çocuk hâlâ uyuyor, dışarı çıkıyor ve masada konuşuyorsa tablo farklıdır.

İkinci ayrım, yoğun kullanım ile bağımlılık arasındadır. Bağımlılık bir tanıdır ve tanı koymak değerlendirme yapan bir uzmanın işidir. Ebeveyn olarak sizin işiniz etiket koymak değil, olan biteni doğru anlatabilmektir. Yetişkinlerde dijital kullanımın nasıl ele alındığını merak ediyorsanız teknoloji bağımlılığı yazısı konuyu yetişkin açısından ele alıyor; buradaki konu ise çocuk ve aile düzenidir.

Son olarak, evde gördüğünüz her değişikliği ekrana bağlamamak gerekir. Okulun açılması, sınıf ya da öğretmen değişikliği, bir arkadaşlık ilişkisinin bozulması, taşınma, ailede bir hastalık ya da uyku düzeninin bozulması da aynı belirtileri üretebilir. Ekran bazen sorunun kendisi değil, sorunun en görünür kısmıdır.

Çocuğunuzun Gününde Ne Değişti?

Ekranın çocuğunuzun hayatında ne yaptığını anlamanın en somut yolu, duygularını doğru adlandırmaya çalışmak yerine günlük düzeninde neyin değiştiğine bakmaktır. Dört alan bunun için yeterli bir çerçeve verir.

Gece karanlığındaki odasında yatağında oturan çocuk, elindeki telefonun ışığında uyanık duruyor

Uyku. Yatağa girme saatinin kayması, yatakta uzun süre uyanık kalma, gece uyanıp cihaza bakma, sabah kaldırmanın zorlaşması. Bu alanda dikkatli olmak gerekir: okulun açılması, sınav dönemi, bir hastalık ya da kaygı da uykuyu aynı biçimde bozabilir. Uykudaki değişiklik haftalar boyunca sürüyor ve gündüzünü etkiliyorsa bunu bir hekimle de konuşmak yerinde olur.

Okul ve ödev. Ödevin ekran açıkken yapılması, aynı sayfaya defalarca dönmek, ödevin son dakikaya kalması, öğretmenden gelen geri bildirimin değişmesi. Burada da alternatif bir açıklama var: çocuk konuyu anlamadığı için de erteliyor olabilir. Okuldan gelen bilgiyi almak bu ikisini ayırmanıza yardım eder.

Hareket ve ev dışı. Dışarı çıkma isteğinin azalması, bıraktığı bir spor ya da hobi, hafta sonunun bütünüyle evde geçmesi. Ulusal Sağlık Servisi’nin (NHS) çocuklar ve gençler için hareket rehberi, gün içinde uzun süren hareketsiz dönemlerin bölünmesini ve oturarak geçen zamanın azaltılmasını öneriyor. Yani hedef ekranı sıfırlamak değil, hareketin gündeki yerini korumaktır.

İlişkiler ve duygu durumu. Yemekte konuşmanın azalması, arkadaşlarıyla ev dışında plan yapmaması, ekran kapandıktan sonra gerginliğin uzaması, ekran dışındaki etkinliklere ilgisinin belirgin biçimde düşmesi. Ergenlikte bir miktar geri çekilme yaşa bağlı olabilir; burada bakılacak şey, bunun ekranla birlikte mi başladığıdır.

Bu dört alanın hepsinde değişiklik görmeniz gerekmez. Tek bir alandaki belirgin değişim bile konuşmaya değer bir bilgidir; bunu bir sorun listesine dönüştürmeden not etmeniz yeterlidir.

Bir Haftalık Ekran Notu Nasıl Tutulur?

Aklınızda kalan tek tek olaylar yerine tekrar eden kalıbı görmek için bir hafta boyunca kısa bir not tutabilirsiniz. Bu not bir test değildir, puanı yoktur ve tanı koymaz; amacı sizin gördüğünüzü somutlaştırmaktır.

Her gün için şu altı satırı yazmanız yeterli:

  • Ne zaman: başladığı ve bittiği yaklaşık saat aralığı.
  • Ne yapıyordu: oyun, video, mesajlaşma, ders ya da bunların karışımı.
  • Yalnız mıydı: tek başına mı, arkadaşlarıyla bağlantılı mı, aileyle birlikte mi.
  • Öncesinde ne oldu: okuldan yeni geldi, canı sıkıldı, bir tartışma yaşandı, ödevi bitti.
  • Kapanınca ne oldu: kolay geçti, kısa bir sürtüşme oldu, gerginlik uzun sürdü.
  • Benim tepkim: uyardım, süre uzattım, cihazı aldım, o an başka bir işle ilgileniyordum.

Hafta sonunda tek tek günlere değil, tekrar eden kalıba bakın. Çoğu ailede birkaç şey netleşir: zorlanmanın belirli bir saatte yoğunlaştığı, kapanışın haber verildiğinde daha kolay geçtiği ya da ekranın belirli bir duygudan sonra açıldığı gibi. Eksik kalan günler notu geçersiz kılmaz.

Bu notu çocuğunuzdan gizli tutmayın. “Bir hafta birlikte bakacağız, sonra beraber karar vereceğiz” demek, notu bir delil dosyası olmaktan çıkarır. Yaşı uygunsa kendi satırını kendisi yazabilir. Destek almaya karar verirseniz bu not ilk görüşmede size hazır bir başlangıç verir; notu tamamlamak başvurmanın ön şartı değildir.

Ailede Ekran Kuralı Nasıl Konur?

Uygulanabilir kural, az sayıda ve herkes için geçerli olandır. Uzun bir liste hem hatırlanmaz hem de her maddesi ayrı bir pazarlık konusu olur. Üç ya da dört başlık çoğu aile için yeterlidir.

Buzdolabının kapağına asılı ekran çizelgesindeki kutucuğa işaret koyan bir yetişkinin eli

Kuralı çocukla birlikte yazın. Yaşına uygun bir söz hakkı, kuralın uygulanmasını kolaylaştırabilir. Küçük bir çocuk “hangi gün hangi oyun” konusunda seçim yapabilir; daha büyük bir çocukla saat aralığı ve istisnalar üzerinde konuşulabilir.

Süreden çok sırayı ve yeri konuşun. “Önce ödev ve akşam yemeği, sonra ekran” gibi bir sıra, dakika saymaktan daha kolay uygulanır. Yer kuralları da nettir: yemek masası ve yatak ekransız alan olabilir. Bu tür kurallar çocuğa da, size de aynı biçimde uygulanır.

Bitişi önceden haber verin. Birçok oyun ve video akışı belirgin bir bitiş noktası olmayacak biçimde kurgulanır. Kapanıştan önce verilen kısa bir haber ve “hangi noktada bitirebilirsin?” sorusu, geçişi çoğu zaman kolaylaştırır.

Kendi kullanımınızı kuralın dışında tutmayın. Yemekte telefona bakan bir yetişkinin koyduğu ekran kuralı, çocuk için çifte standart anlamına gelir. Ailenin ortak kuralı olduğunu göstermek, kuralı tartışmadan çıkarmanın en kısa yoludur.

Anne ve baba aynı kuralda buluşsun. Ebeveynlerden biri izin verip diğeri yasaklıyorsa çocuk kuralı değil, kimin ne diyeceğini öğrenir. Bu konuşmanın nasıl yürütüleceği konusunda zorlanıyorsanız aile içi iletişim yazısındaki yaklaşım evdeki diğer anlaşmazlıklar için de kullanılabilir.

Kuralı görünür kılın ve bir gözden geçirme zamanı belirleyin. Buzdolabına ya da ortak bir alana asılan kısa bir çizelge, her akşam yeniden tartışmayı önler. “Üç hafta sonra birlikte bakacağız” demek ise kuralı kalıcı bir ceza listesi olmaktan çıkarır. Kuralın işlemediği yerde kuralı değiştirmek, çocuğu değiştirmeye çalışmaktan daha gerçekçidir.

Ekran Kapanınca Çıkan Tepkiyi Nasıl Karşılarsınız?

Kuralın en zor kısmı yazılması değil, kapanış anıdır. Bu anda çıkan itiraz, çoğu zaman kuralın yanlış olduğunu değil, geçişin zor olduğunu gösterir.

Birkaç şey bu anı kolaylaştırır. Kapanışı önceden haber vermek, bitiş noktasını çocukla önceden belirlemek, cihazı elinden almak yerine bırakmasını istemek ve kapanıştan hemen sonra tartışmayı sürdürmemek. Gerginlik yatıştıktan sonra kısa bir değerlendirme yapmak, o an konuşmaktan daha işe yarar.

Burada önemli bir ayrım var: kural uygulamak ile ceza vermek aynı şey değildir. Önceden konuşulmuş bir sınırın uygulanması öngörülebilirdir; öfkeyle cihaza el konulması ise çocuk için ani ve keyfî görünür. İkincisi kısa vadede işe yarasa bile, ertesi gün kuralı yeniden kurmanızı zorlaştırır.

İkinci ayrım da tepkinin süresiyle ilgilidir. Kapanış anında çıkan itiraz ve kısa süreli huzursuzluk olağandır. Ekrana erişimin kesilmesinin ardından gün boyu süren huzursuzluk, uyku ve iştahın etkilenmesi ya da ekran dışında hiçbir şeyin sakinleştirememesi farklı bir tabloya işaret eder ve değerlendirilmeyi hak eder.

Tutarlılık, katılık değildir. Bir doğum günü ya da hasta bir gün için kuralın esnetilmesi, kuralı geçersiz kılmaz; esnemenin istisna olduğunu söylemek yeterlidir.

Ergenlikte Ekran Süresi Nasıl Değişir?

Ergenlikte ekran, çoğu zaman sosyal hayatın kendisidir. Arkadaş grubundaki konuşma, plan ve şaka akışı orada olur. “Telefonu bırak” dediğinizde bir ergenin duyduğu şey çoğu zaman “arkadaşlarından kop” olur; itirazın sertliği de buradan gelir.

Ev koridorundaki konsolun üzerinde gece boyunca şarjda bekleyen iki telefon ve bir tablet

Bu yaşta tek yönlü kural yerine anlaşma daha işlevseldir. Gerekçeyi paylaşmak — uykunun neden korunduğu, ödevin neden önce geldiği — kuralı tartışmaya açmak değil, ortak hâle getirmektir. Ergenin kendi önerisini getirmesine alan bırakmak da bunun bir parçasıdır.

Ergenlikte uyku düzenindeki değişiklikleri izlemek ayrıca önemlidir. NHS’in uyku sorunları rehberinde yatmadan önce telefonu ortadan kaldırmak, uykuyu kolaylaştıran basit adımlar arasında sayılıyor. Evde bunun uygulanabilir karşılığı, cihazların gece ortak bir alanda şarjda kalmasıdır; bu kuralın yetişkinler için de geçerli olması itirazı azaltır.

Gizlilik ile denetim arasındaki denge de bu yaşta değişir. Küçük çocukta içerik denetimi beklenen bir ebeveyn görevidir; ergende habersiz denetim, sorun çıktığında size gelme ihtimalini düşürebilir. Ne yaptığınızı önceden söylemek — hangi bilgiyi göreceğinizi ve neden — aradaki güveni korur. Bu dönemdeki genel ilişki dengesi için ergenlik döneminde aile ilişkileri yazısına da bakabilirsiniz.

Hangi Durumlarda Beklememek Gerekir?

Aşağıdaki durumlar “kural koyup bekleyelim” aşamasının ötesindedir ve bir değerlendirme istemek için yeterli sebeptir:

  • Uyku düzenindeki bozulmanın haftalar boyunca sürmesi ve gündüz işlerini etkilemesi.
  • Okula gitme isteğinin belirgin biçimde düşmesi ya da devamsızlığın başlaması. Bu tablo başka nedenlerden de kaynaklanabilir; okul reddi yazısı konuyu ayrıca ele alıyor.
  • Arkadaş ilişkilerinden, yemekten ya da daha önce sevdiği etkinliklerden bütünüyle çekilme.
  • Ekran dışında hiçbir şeyin sakinleştirmemesi ve erişim kesildiğinde gerginliğin günlerce sürmesi.
  • Ekranda karşılaştığı bir şeyin ardından ani değişiklik: zorbalık, tehdit, tanımadığı biriyle süren yazışma, uygunsuz içerik ya da habersiz harcama.
  • Baş ağrısı, göz yakınmaları, iştah ya da kilo değişikliği gibi bedensel belirtiler. Bunlar yalnızca ekranla açıklanmaz; hekim değerlendirmesi ister.

Acil durumda ne yapmalı?

Çocuğunuz kendine zarar vermekten söz ediyorsa, bunu ima eden bir paylaşım yaptıysa ya da çevrim içi ortamda tehdit, şantaj veya istismara maruz kaldıysa bu durum bir sonraki randevuya ertelenmez. Acil tıbbi ihtiyaçta 112 Acil Çağrı Merkezi’ni, çocuğun korunmasına ilişkin durumlarda 183 Sosyal Destek Hattı’nı arayabilirsiniz. Öncelik çocuğun güvenliği ve gerekli yardıma ulaşmasıdır; yazışmaların ekran görüntülerini saklamak sonraki adımlarda işinize yarayabilir, ancak bu işlem yardım çağırmayı geciktirmemelidir.

Kime Başvurabilirsiniz?

İhtiyaca göre başvurulacak yer değişir; çoğu ailede bunlardan birden fazlası birlikte yürür.

Psikoterapist veya psikolojik danışman: evdeki düzenin, kuralın ve çatışmanın ele alınması, ebeveyn görüşmeleri ve çocukla yürüyen çalışma için. Görüşmelerin nasıl planlandığını çocuk danışmanlığı ve ergen danışmanlığı sayfalarından görebilirsiniz.

Çocuk ve ergen ruh sağlığı hekimi: tanı değerlendirmesi ve gerekiyorsa ilaç tedavisi yalnızca hekimin yetkisindedir. Dikkat, uyku ya da duygu durumuyla ilgili ayrı bir tablodan şüpheleniliyorsa bu yol gerekir.

Okul rehberlik servisi: derslerdeki durum, sınıf içi gözlem ve okuldaki işleyiş için ilk ve en hızlı kaynaktır.

Hekim: uyku, görme, baş ağrısı ve beslenme gibi bedensel yakınmaların ayrı değerlendirilmesi için.

Kiminle çalışacağınıza karar verirken o kişinin bu konudaki eğitimini ve çalışma alanını sormanız doğal bir sorudur. Çocuklarla ve ailelerle çalışmak ayrı bir hazırlık ister; bunu sormak kimseyi rahatsız etmez.

İlk Görüşmede Neleri Konuşabilirsiniz?

Hazırlık için elinizde üç şey olması yeterli: bir haftalık ekran notu, okuldan gelen geri bildirim ve evde denediğiniz kuralların ne olduğu ile nasıl sonuçlandığı. Bunları hazırlamış olmanız görüşmenin ön şartı değildir; yalnızca başlangıcı kolaylaştırır.

Görüşmenin kiminle başlayacağı çoğu zaman ilk konuşulan konudur. Küçük yaşlarda süreç sıklıkla ebeveyn görüşmesiyle başlar; çocuğun sürece nasıl dâhil olacağı ise yaşa ve duruma göre planlanır. Çocuğunuza görüşmeyi anlatırken “seni şikâyet etmeye gitmiyoruz, evdeki bu tartışmayı azaltmanın yolunu arıyoruz” demek, ilk günün yükünü azaltır.

İlk görüşmede sorabileceğiniz somut sorular:

  • Bu konuda hangi eğitim ve çalışma deneyimine sahipsiniz?
  • Görüşmeler kiminle, hangi sıklıkla yürüyecek ve süreç nasıl ilerliyor?
  • Çocuğumun anlattıklarının gizliliği nasıl ele alınıyor; bana neler aktarılır, neler aktarılmaz?
  • Evde bizden neyi değiştirmemiz beklenecek?

Gizlilik sorusunu görüşmenin başında sormak özellikle yararlıdır; sınırların baştan konuşulması hem çocuğun güvenini hem sizin beklentinizi korur. Her şeyi ilk görüşmede anlatmak zorunda değilsiniz. Adana ve çevresi dışında yaşıyorsanız görüşmelerin online yürüyüp yürüyemeyeceğini, çalışma saatlerinin okul ve iş düzeninize uyup uymadığını da baştan sorabilirsiniz.

Görüşme Hakkında Bilgi Almak İsterseniz

Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz 0543 108 25 76 numarasını arayarak görüşmenin nasıl yürüdüğünü ve size uygun zamanı sorabilirsiniz. Adana ve çevresinde yüz yüze, diğer illerden online görüşme planlanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Ekranı tamamen yasaklasam daha mı iyi olur?

Bütünüyle yasaklamak çoğu evde uygulanabilir olmuyor ve genellikle gizli kullanıma ya da arkadaş ortamında dışarıda kalma hissine dönüşüyor. Bunun yerine ekranın nerede ve ne zaman olacağını netleştirmek daha sürdürülebilir. Belirli içeriklerin yaşa uygun olmadığı için tamamen kapalı olması ise ayrı bir konudur ve yasak değil, sınır olarak açıklanabilir.

Kardeşler arasında farklı kural olması adaletsizlik olur mu?

Farklı yaşlara farklı kural koymak olağandır; asıl mesele farkın açıklanmasıdır. “Sen daha büyüksün” yerine farkın neye dayandığını söylemek — uyku saati, ödev yükü, kullandığı uygulamalar — küçük çocuğun itirazını azaltır. Büyük olana tanınan esnekliğin bir sorumlulukla birlikte gelmesi de dengeyi kurar.

Ekran süresini uygulamalarla sınırlamak işe yarar mı?

Süre sınırlayan araçlar kuralın uygulanmasını kolaylaştırabilir, ancak kuralın yerine geçmez. Konuşulmadan kurulan bir sınırlama çocuk için ani bir kesinti olarak görünür ve çoğu zaman aşma çabasına dönüşür. Aracı çocukla birlikte kurmak ve ne yaptığını açıkça anlatmak, aynı aracı işbirliğine çevirir.

Çocuğum ekranı yalnızca ders için kullanıyor, bu da sayılır mı?

Ders amaçlı kullanım da gözün ve dikkatin ekranda kaldığı zamandır; bu yüzden toplam tabloda yer alır. Ama kuralı kurarken ders ile boş zamanı ayırmak gerekir. Pratik bir ayrım, ders için kullanılan cihazın ortak alanda ve bildirimleri kapalı olması, boş zaman kullanımının ise ayrı bir zamana konmasıdır.

Eşimle ayrı evlerde yaşıyoruz, iki evde farklı kural olması sorun mu?

İki evin düzeninin birebir aynı olması çoğu zaman mümkün olmaz. Yine de uyku saati ve yatak odasında cihaz bulunmaması gibi bir iki temel başlıkta ortak bir çizgi tutturmak, çocuğun iki ev arasında geçişini kolaylaştırır. Bu konuşmayı çocuk üzerinden değil, doğrudan yetişkinler arasında yürütmek önemlidir.

Ekran süresini azaltınca çocuğum “arkadaşlarımdan kopacağım” diyor, haklı mı?

Bu itiraz çoğu zaman gerçek bir kaygıyı taşır; özellikle ergenlerde grup içi konuşma ekranda sürer. Bunu geçiştirmek yerine hangi saatlerin arkadaş iletişimi için korunacağını birlikte belirlemek işe yarar. Ev dışında yüz yüze buluşma imkânı yaratmak da aynı ihtiyacı karşılayan bir yoldur.

Evdeki ekran tartışmasını konuşmak ister misiniz?

Görüşmelerin nasıl yürüdüğünü ve size uygun zamanı telefonla sorabilirsiniz; yazmayı tercih ederseniz WhatsApp'tan da ulaşabilirsiniz.

Bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikolojik Sorunlar

Okula Gitmek İstemeyen Çocuk: Okul Reddi Karşısında Aileler Ne Yapmalı?

Okula gitmek istemeyen çocukta zorlanmanın hangi durakta başladığını ayırt etmek, nedeni tek başlıkta aramaktan…
Psikoterapi

Adana Psikolog Hizmeti nedir?

Adana Psikolog Hizmeti nedir?   Adana’da psikolog hizmeti, özel ve devlet kurumları tarafından profesyonel…
Cinsel İsteksizlik

Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları Rehberi

Kadın cinselliği üzerine yapılan ilk araştırmalarda, kadınların cinsel dürtülerinin erkeklere oranla daha düşük olduğu…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara