Kayseri En İyi Psikolog
Kayseri’de yetişkinler için bireysel ve çift görüşmeleri görüntülü bağlantıyla, online yapılır; şehirde bir ofis bulunmadığı için yüz yüze oturumlar yalnızca Adana/Çukurova’daki ofiste yürütülür. Oturumları Psikoterapist ve Psikolojik Danışman Mehmet Ulubey yürütür ve görüşme saatleri, mesai düzeni olan kişiler için akşam saatlerine de yerleştirilebilir. Uygun bir saat belirlemek isterseniz randevu sayfasını kullanabilir ya da 0543 108 25 76 numarasına kısa bir mesaj bırakabilirsiniz.
Destek almak için neyi beklemek gerekmez?
Pek çok kişi “durumum o kadar da ağır değil” diyerek yıllarca erteler. Oysa terapi yalnızca dayanılmaz hâle gelmiş sorunlar için değildir; tekrar eden bir kalıbı fark ettiğinizde de başvurulabilir. Aynı tartışmanın her ay yeniden yaşanması, işten eve gelince kimseyle konuşacak enerji kalmaması, uykuya dalarken zihnin susmaması ya da nedeni tam adlandırılamayan bir isteksizlik yeterli sebeptir.
Bir de tersi vardır: hayatta gerçekten ağır bir şey olmuştur ve kişi “zaten belli, konuşsam ne değişecek” der. Konuşmanın değiştirdiği şey olayın kendisi değil, kişinin o olayla kurduğu ilişkidir. Yas, ayrılık, iş kaybı ya da bir hastalık haberinden sonra toparlanmanın kendi seyri vardır ve bu seyre eşlik edilmesi kişiyi yalnız bırakmaz.
Çevreden gelen “sen güçlüsün, atlatırsın” cümlesi iyi niyetlidir ama çoğu zaman kişiyi susturur. Yakınlarınızla konuşmak elbette değerlidir; yine de yakınlarınız sizinle aynı hikâyenin içindedir, tarafsız kalamaz ve çoğu zaman sizi üzmemek için kimi şeyleri söylemez. Görüşme odasının farkı burada başlar: dinleyen kişinin sizden bir beklentisi ve hikâyede bir payı yoktur.
Kayseri’deki bir yetişkin için online görüşme neyi kolaylaştırır?
En görünür kolaylık zamandır. Sanayi, ticaret ve üretim temposunun belirlediği bir günün ardından yola çıkmak, park yeri aramak ve saate yetişmek başlı başına yorucudur; oturumun evde yapılması bu yükü ortadan kaldırır. Kendi evinde, kendi koltuğunda konuşan bir kişi çoğu zaman daha hızlı açılır.
İkinci kolaylık mahremiyettir. Küçük ve orta ölçekli şehirlerde insanların çekindiği şey terapinin kendisinden çok, bir bekleme odasında tanıdık biriyle karşılaşma ihtimalidir. Görüntülü görüşmede böyle bir durum söz konusu olmaz. İhtiyacınız olan tek şey kapısı kapanan bir oda, sağlam bir bağlantı ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir saattir. İşleyişin ayrıntısını online terapi sayfasında bulabilirsiniz.
İlk görüşmede ne oluyor?
- İlk oturumda sizi asıl zorlayan durumun ne zaman başladığı, hangi dönemlerde arttığı ve hayatınızın hangi alanlarına yayıldığı konuşulur.
- Geçmişte denediğiniz yollar, işinize yarayan ve yaramayan yanlarıyla birlikte ele alınır. Bu, aynı yolu ikinci kez denemekten alıkoyar.
- Görüşmeden ne beklediğinizi somutlaştırırsınız. “Daha iyi hissetmek” cümlesi, hangi durumda ne değişirse iyi hissedeceğinize dair birkaç örneğe dönüştürülür.
- Oturum sonunda nasıl ilerlenebileceği ve görüşmelerin hangi sıklıkta olacağı konuşulur; kararı sizin vermeniz beklenir.
Birçok kişi ilk oturuma “nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyerek gelir ve bunun bir sorun olmadığını görünce rahatlar. Anlatacaklarınızı sıraya dizmek sizin göreviniz değildir; dağınık gelen parçaların arasındaki bağı birlikte kurarsınız. Aynı şekilde, ağlamak ya da susmak da oturumun başarısız geçtiği anlamına gelmez.
İlk oturumda her şeyi anlatmak zorunda değilsiniz. Hangi konuya ne zaman gireceğinizin sınırını siz koyarsınız; bu sınırın korunması çalışmanın temel kuralıdır.
Görüşmeler ne sıklıkta ve ne kadar sürer?
Başlangıçta genellikle haftada bir oturum tercih edilir, çünkü konuşulanın taze kalması ve iki oturum arasındaki gözlemlerin kaybolmaması önemlidir. İlerleyen dönemde aralık iki haftaya, ardından daha seyreğe çekilebilir. Bu aralığı belirleyen ölçüt takvim değil, kişinin gündelik hayatındaki değişimdir.
Düzenin korunması, sürecin en çok zorlanılan ama en belirleyici parçasıdır. İyi geçen birkaç haftanın ardından oturumları seyreltme isteği doğaldır; kararı ani vermek yerine bir sonraki görüşmede konuşmak daha sağlıklıdır. Aynı şekilde kötü geçen bir haftadan sonra gelmek istememek de sık görülür ve tam da o hafta konuşmak çoğu zaman en işe yarayanıdır.
“Kaç görüşmede biter” sorusuna baştan sayı vermek gerçekçi olmaz. Tek bir olayla sınırlı, yakın zamanda başlamış bir zorlanma ile yıllara yayılmış bir kalıp aynı zamanı almaz. Yine de belirsizlikte bırakılmazsınız: birkaç oturumun ardından çalışmanın çerçevesi ve öngörülen yönü açıkça konuşulur. Hiçbir çalışma belirli bir sonucu önceden taahhüt etmez; edilen tek şey, sürecin düzenli biçimde birlikte gözden geçirilmesidir.
Bireysel görüşme mi, çift görüşmesi mi?
Zorlanma daha çok kişinin kendi iç dünyasında sürüyorsa, yani kaygı, öfke kontrolü, özgüven, geçmiş bir kayıp ya da karar verememe söz konusuysa bireysel danışmanlık uygun çerçevedir. İki kişi arasındaki döngü baskınsa, yani aynı tartışma aynı cümlelerle tekrar ediyorsa, iletişim kopmuşsa ya da güven sarsılmışsa çift danışmanlığı daha işlevsel olur.
İkisi birbirini dışlamaz. Bazı dosyalarda çift görüşmeleriyle başlanır, bir süre sonra eşlerden biri kendi başına da çalışmak ister. Evlilik kararı öncesindeki beklentileri konuşmak için ise evlilik öncesi danışmanlık ayrı bir çerçeve olarak yürütülür.
Size uygun uzmanı seçerken nelere bakmalısınız?
Bu sayfanın başlığında geçen “en iyi” ifadesini bir sıralama gibi değil, “bana en uygun” sorusu olarak okumanızı öneririz; çünkü bir kişi için çok iyi işleyen bir çalışma biçimi başka biri için yorucu olabilir. Karar verirken şunlara bakmak işinizi kolaylaştırır:
- Eğitim geçmişi ve çalıştığı alanlar: ilgilendiğiniz konuda deneyimi olup olmadığını doğrudan sormaktan çekinmeyin.
- Çalışma çerçevesi: oturum süresi, sıklık, iptal koşulları ve iletişim biçimi baştan netleşsin.
- İlk görüşmedeki his: anlaşıldığınızı, acele ettirilmediğinizi ve yargılanmadığınızı hissediyor musunuz? Bu his, yöntemden sonra gelen ikinci bir ölçüt değil, en belirleyici ölçütlerden biridir.
- Sınırların korunması: size sonuç sözü veren değil, süreci dürüstçe anlatan bir yaklaşım daha güvenilirdir.
Ücretlerle ilgili güncel bilgiye ücretler sayfasından bakabilirsiniz.
Psikolog, psikolojik danışman ve psikiyatrist arasında ne fark var?
Bu üç adın karıştırılması çok yaygındır. Psikolog, psikoloji lisansı okumuş kişidir. Psikolojik danışman, rehberlik ve psikolojik danışmanlık eğitiminden gelir ve görüşme yürütür. Psikiyatrist ise tıp doktorudur; tanı koyma ve ilaç düzenleme yetkisi bu meslek grubuna aittir. Bazı durumlarda görüşme ile ilaç desteği birlikte yürür ve bu ikisi birbirinin alternatifi değildir. Hangi meslek grubuna başvuracağınızdan emin değilseniz, durumunuzu ilk görüşmede anlatmanız yeterlidir; gerekiyorsa doğru yere yönlendirilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kayseri’de yüz yüze görüşme mümkün mü?
Şehirde bir ofis, merkez ya da şube bulunmuyor. Kayseri’den başvuran kişilerle çalışma görüntülü bağlantı üzerinden sürdürülür. Yüz yüze oturum için tek adres Adana/Çukurova’daki ofistir.
Online görüşme yüz yüze kadar işe yarıyor mu?
Görüşmenin özü karşılıklı konuşma ve birlikte çalışmadır; bu, ekran üzerinden de sürdürülebilir. Önemli olan bağlantının kesintisiz olması ve konuştuğunuz yerde yalnız kalabilmenizdir. Bazı kişiler ilk oturumda ekrana alışmakta zorlanır, bu genellikle birkaç görüşme içinde yerini rahatlığa bırakır.
Görüşmede konuşulanlar gizli kalıyor mu?
Evet. Oturumlarda paylaşılanlar mesleki gizlilik kapsamındadır ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Gizliliğin yasal olarak sınırlandığı tek durum, kişinin kendisinin veya bir başkasının güvenliğine dair ciddi bir risk bulunmasıdır; böyle bir durumda bu sınır sizinle de açıkça konuşulur.
Ne zaman randevu alabilirim?
Uygun saatler iş çıkışına ve akşam saatlerine de açılabildiği için çalışan kişiler genellikle izin almak zorunda kalmaz. Size uyan aralığı ilk mesajınızda belirtirseniz plan daha hızlı yapılır; başvuru için yukarıdaki randevu bağlantısını ya da telefon numarasını kullanabilirsiniz.
Bir oturum ne kadar sürüyor?
Oturumlar belirli bir süreyle sınırlıdır ve bu süre baştan bildirilir. Süre sınırının korunması, konuşmanın dağılmasını engellediği için sürecin bir parçasıdır. Çift görüşmelerinde iki kişinin de söz alabilmesi gerektiğinden zaman planı ayrıca gözetilir.
Eşim gelmek istemiyorsa ne yapmalıyım?
Zorlamak işe yaramaz ve çoğu zaman direnci artırır. Bu durumda önce tek başınıza başlamak mümkündür; ilişki içindeki kendi payınız üzerinde çalışmak bile döngüyü değiştirebilir. Eşiniz ilerleyen dönemde katılmak isterse çerçeve çift görüşmesine çevrilebilir.
Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
Siz de görüşünüzü paylaşın