TEL0543 108 25 76 4,9(406+) Mağaza Ziyaretçi Defteri
Psikoloji / Kaygı ve Takıntılar

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Psikoterapist Yayımlandı 13 dakika okuma
OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Bazı düşünceler zihnimizin içine istemediğimiz halde gelir. Bazen bir kapıyı kilitleyip kilitlemediğimizi tekrar tekrar kontrol ederiz. Bazen elimizi yıkadıktan birkaç dakika sonra yeniden yıkamak isteriz. Bazen de “Ya birine zarar verirsem?”, “Ya yanlış bir şey yaptıysam?”, “Ya mikrop bulaştıysa?” gibi düşünceler zihnimizde dönüp durur.

Bunların hepsi tek başına obsesif kompulsif bozukluk (OKB) olduğu anlamına gelmez.

İnsan zihni zaman zaman takılır, şüphe eder, kontrol eder ve istenmeyen düşünceler üretir. OKB’de ise bu düşünceler ve davranışlar kişinin kontrol etmekte zorlandığı, ciddi sıkıntı yaşamasına neden olan ve günlük yaşamını belirgin biçimde etkileyebilen bir döngüye dönüşebilir.

OKB halk arasında bazen “takıntı hastalığı” olarak adlandırılır. Ancak OKB’yi yalnızca temizlik veya düzen takıntısından ibaret görmek doğru değildir. Kişinin zihninde ortaya çıkan istenmeyen düşünceler, görüntüler veya dürtüler kadar, bunları ortadan kaldırmak için yaptığı davranışlar ve zihinsel ritüeller de tablonun önemli bir parçasıdır.

OKB Nedir?

Obsesif kompulsif bozukluk, kişinin istemeden ve tekrarlayıcı biçimde yaşadığı obsesyonların ve bunlara yanıt olarak ortaya çıkan kompulsiyonların bulunduğu bir ruhsal bozukluktur. Obsesyonlar istenmeyen ve rahatsız edici düşünce, dürtü veya zihinsel görüntüler olabilir. Kompulsiyonlar ise kişinin kaygısını azaltmak veya korktuğu bir sonucu önlemek amacıyla yapmak zorunda hissettiği tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir.

Örneğin kişi ocağı kapattığından emin olduğu halde tekrar kontrol edebilir.

Bir süre rahatlar.

Sonra zihnine başka bir şüphe gelir:

“Acaba gerçekten kapattım mı?”

Tekrar kontrol eder.

Bu kez biraz daha rahatlar.

Fakat kısa süre sonra aynı şüphe yeniden ortaya çıkabilir.

İşte OKB’de önemli olan yalnızca “kontrol etmek” değildir. Kontrol etme davranışı ile şüphe ve kaygı arasındaki döngüdür.

Obsesyon ve Kompulsiyon Ne Demektir?

OKB’yi anlamanın en kolay yollarından biri bu iki kavramı birbirinden ayırmaktır.

Obsesyon nedir?

Obsesyon, kişinin istemediği halde zihnine gelen, tekrarlayan ve rahatsızlık veren düşünce, dürtü veya görüntülerdir.

Örneğin:

“Ya ellerim kirliyse?”

“Ya çocuğuma bir şey olursa?”

“Ya yanlışlıkla birine zarar verirsem?”

“Ya kapıyı kilitlemediysem?”

“Ya Allah’a karşı kötü bir düşünce geçirdiysem?”

“Ya bir hastalığım varsa ve farkında değilsem?”

“Ya yaptığım bir hata yüzünden kötü bir şey olacaksa?”

gibi düşünceler obsesif nitelikte olabilir.

Burada önemli olan düşüncenin içeriğinden çok, kişinin bu düşünceyle kurduğu ilişkidir.

Çünkü istenmeyen bir düşüncenin zihne gelmesi tek başına OKB anlamına gelmez.

Kompulsiyon nedir?

Kompulsiyon, kişinin obsesyonun yarattığı kaygıyı azaltmak veya korktuğu sonucu önlemek için kendisini yapmak zorunda hissettiği tekrarlayıcı davranış veya zihinsel eylemdir.

Ellerini defalarca yıkamak, kapıyı tekrar tekrar kontrol etmek, belirli şeyleri belirli sayıda yapmak, sürekli güvence istemek veya zihinde aynı cümleyi tekrar tekrar söylemek buna örnek olabilir.

Kompulsiyon yapıldığında kişi genellikle kısa süreli bir rahatlama hisseder.

Sorun da burada başlar.

Çünkü beyin zamanla şu bağlantıyı öğrenebilir:

“Kaygı geldiğinde bu davranışı yaparsam rahatlıyorum.”

Böylece kompulsiyon giderek daha güçlü hale gelebilir.

Her Takıntı OKB Midir?

Hayır.

Hepimizin zaman zaman aklına takılan düşünceleri olabilir. Bir kapıyı ikinci kez kontrol etmek, temizliğe dikkat etmek veya bir işi tekrar gözden geçirmek de tek başına OKB anlamına gelmez.

OKB’de düşünce ve davranışların sıklığı, yoğunluğu, kontrol edilebilirliği ve kişinin yaşamına etkisi önemlidir.

Kişi çoğu zaman davranışın aşırı olduğunu bilse bile kendisini durdurmakta zorlanabilir. Kompulsiyon kişiye kalıcı bir haz vermekten çok, yaşadığı kaygıyı geçici olarak azaltıyor olabilir. Belirtiler zaman ve enerji tüketebilir ve kişinin iş, eğitim, ilişkiler veya günlük yaşamını etkileyebilir.

Bu nedenle “Ben de bazen kontrol ediyorum, demek ki OKB’yim” şeklinde bir değerlendirme yapmak doğru değildir.

Tanı, kişinin bütün belirtileri ve yaşam üzerindeki etkileri değerlendirilerek konur.

OKB Belirtileri Nelerdir?

OKB belirtileri kişiden kişiye oldukça farklı olabilir.

En bilinen belirtilerden biri temizlik ve mikrop bulaşması korkusudur. Ancak OKB bundan çok daha geniş bir tablo olabilir.

Temizlik ve bulaşma takıntısı

Kişi mikrop, hastalık, kir veya bulaşma konusunda yoğun kaygı yaşayabilir.

Bunun sonucunda:

  • Ellerini sık sık yıkayabilir.

  • Duşta uzun süre kalabilir.

  • Bazı eşyalara dokunmaktan kaçınabilir.

  • Evini tekrar tekrar temizleyebilir.

  • Başkalarının dokunduğu nesnelerden uzak durabilir.

  • Bulaşma ihtimalini azaltmak için günlük yaşamını kısıtlayabilir.

Temizlik yapmak tek başına sorun değildir. Burada önemli olan temizlik davranışının kişinin hayatını yönetmeye başlamasıdır.

Kontrol etme takıntısı

Kişi ocağı, ütüyü, kapıyı, arabayı veya elektrikli cihazları defalarca kontrol edebilir.

Bazen kişi kontrol ettiğini hatırladığı halde zihnindeki şüphe ortadan kalkmaz.

“Kapıyı kilitledim biliyorum ama ya bu kez kilitlemediysem?”

Bu düşünce kişiyi yeniden kontrol etmeye götürebilir.

Kontrol ettikten sonra rahatlama gelir.

Ancak bu rahatlama kalıcı değildir.

Bir süre sonra şüphe tekrar ortaya çıkar.

Zarar verme ile ilgili istenmeyen düşünceler

Bazı kişiler başkasına veya kendisine zarar vermekle ilgili istemedikleri düşünceler yaşayabilir.

Bu düşünceler kişinin gerçek isteğini yansıtmak zorunda değildir.

Tam tersine, kişi bu düşüncelerden büyük ölçüde rahatsız olabilir ve “Bunu düşünmüş olmam ne anlama geliyor?” diye korkabilir.

Bu nedenle istenmeyen bir düşüncenin varlığı ile kişinin o düşünce doğrultusunda davranmak istemesi aynı şey değildir.

Özellikle bu tür düşüncelerde kişi kendisini sürekli analiz etmeye, “Ben kötü biri miyim?” diye sorgulamaya veya başkalarından güvence almaya başlayabilir.

Dini veya ahlaki takıntılar

Bazı kişiler dini, ahlaki veya etik konularla ilgili istemedikleri düşünceler yaşayabilir.

“Ya yanlış düşündüysem?”

“Ya yeterince iyi ibadet etmediysem?”

“Ya günah işlediysem?”

“Ya kötü bir insan olduğumu gösteren bir düşünce aklımdan geçtiyse?”

gibi sorular tekrar tekrar zihne gelebilir.

Kişi bu şüpheyi ortadan kaldırmak için dua, kontrol, tekrar etme veya sürekli güvence alma gibi davranışlara yönelebilir.

Simetri ve düzen takıntısı

Bazı kişiler eşyaların belirli bir düzende olması gerektiğini hisseder.

Eşyaların eşit olmaması, bir şeyin yanlış yerde bulunması veya bir davranışın “tam doğru” yapılmaması yoğun rahatsızlık yaratabilir.

Bu kişiler yalnızca düzenli olmayı sevmiyor olabilir.

Asıl mesele, düzen bozulduğunda ortaya çıkan yoğun huzursuzluk ve bunu düzeltmek için kişinin kendisini zorunlu hissetmesidir.

Zihinsel Kompulsiyonlar Nedir?

OKB’nin önemli ama çoğu zaman gözden kaçan taraflarından biri de zihinsel kompulsiyonlardır.

Kişi dışarıdan bakıldığında herhangi bir şey yapmıyor gibi görünebilir.

Fakat zihninin içinde sürekli kontrol ediyor olabilir.

Örneğin:

“Gerçekten bunu istiyor muyum?”

“Bu düşünce neden aklıma geldi?”

“Yeterince emin miyim?”

“Doğru hatırlıyor muyum?”

“Acaba kötü bir insan mıyım?”

gibi soruları tekrar tekrar düşünüp cevaplamaya çalışabilir.

Bazen kişi bir düşünceyi nötralize etmek için başka bir düşünceyi zorla zihnine getirebilir.

Bu nedenle OKB’nin yalnızca “çok el yıkamak” veya “çok kontrol etmek” şeklinde görülmesi eksik bir değerlendirmedir.

Bazı insanların en yoğun kompulsiyonları dışarıdan değil, zihinlerinin içinde gerçekleşir.

“Aklımdan Kötü Bir Şey Geçti, Demek Ki Kötü Biriyim” Düşüncesi

OKB’de kişinin düşüncelerine verdiği anlam oldukça önemli olabilir.

Herkesin zihninden istemediği düşünceler geçebilir.

Fakat kişi:

“Bunu düşündüysem demek ki gerçekten istiyorum.”

“Böyle bir düşünce aklıma geldiyse kötü bir insanım.”

“Ya bunu düşünmek bile tehlikeliyse?”

şeklinde yorumladığında düşünce çok daha önemli ve tehdit edici hale gelebilir.

Sonra kişi düşüncenin gerçek olmadığını kanıtlamaya çalışır.

Kendini analiz eder.

Geçmişini hatırlar.

İnternette araştırma yapar.

Başkasından güvence ister.

Bir süre rahatlar.

Sonra aynı soru tekrar gelir.

Bu noktada kişi aslında düşünceyi çözmeye çalışırken düşünceyle daha fazla meşgul olmaya başlayabilir.

OKB’de üzerinde çalışılması gereken önemli döngülerden biri budur.

OKB Neden Olur?

OKB’nin tek bir nedeni yoktur.

Genetik ve biyolojik yatkınlıkların yanı sıra kişinin yaşadığı stresler, öğrenilmiş davranışlar ve psikolojik süreçler de rol oynayabilir. Araştırmalar OKB’nin oluşumunda birden fazla faktörün birlikte etkili olabileceğini göstermektedir. NIMH de günümüzde OKB’nin genetik, biyolojik ve çevresel yönlerinin araştırılmaya devam ettiğini belirtmektedir.

Bu nedenle “Çocukken yaşadığın şu olay yüzünden OKB oldun” gibi kesin açıklamalar yapmak doğru değildir.

Aynı şekilde kişinin kendisini veya ailesini suçlaması da doğru bir yaklaşım değildir.

OKB, kişinin isteyerek seçtiği bir davranış biçimi değildir.

Stres OKB’yi Artırır mı?

Evet, stres bazı kişilerde OKB belirtilerinin şiddetlenmesine neden olabilir.

Kişi yoğun stres yaşadığında obsesif düşünceler daha sık ortaya çıkabilir veya kompulsiyonları kontrol etmek daha zor hale gelebilir. NIMH de OKB belirtilerinin zaman içinde değişebildiğini ve stres dönemlerinde kötüleşebildiğini belirtiyor.

Bu nedenle kişi bazen:

“Son zamanlarda çok kötüleştim. Demek ki başa çıkamıyorum.”

diye düşünebilir.

Oysa belirtilerin stresli dönemlerde artması, kişinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Psikolojik belirtiler de yaşam koşullarından etkilenebilir.

OKB Tedavi Edilebilir mi?

Evet.

OKB için etkili psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi seçenekleri bulunmaktadır.

Özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT) ve bunun içinde yer alan maruz bırakma ve tepki önleme (ERP) yaklaşımı, OKB tedavisinde güçlü bilimsel desteğe sahip yöntemler arasındadır. NIMH, ERP’nin kompulsif davranışları azaltmada etkili olduğunu belirtmektedir.

2021 yılında yayımlanan bir sistematik derleme ve meta-analiz, BDT’nin ERP ile birlikte uygulanmasının OKB belirtilerinde anlamlı iyileşme sağlayabildiğini gösteren 36 randomize kontrollü çalışmayı ve 2.020 katılımcıyı değerlendirmiştir.

ERP nedir?

ERP, kişinin korku yaratan düşünce veya durumlarla kontrollü biçimde karşılaşmasını ve ardından alışılmış kompulsiyonu gerçekleştirmemeyi öğrenmesini hedefleyen bir terapi yaklaşımıdır.

Örneğin bulaşma korkusu nedeniyle sürekli el yıkayan bir kişiyle çalışırken, terapinin bir parçası olarak kişinin korktuğu durumlara uygun ve kademeli biçimde yaklaşması, ardından otomatik olarak el yıkama davranışına yönelmemeyi öğrenmesi söz konusu olabilir.

Burada amaç kişiyi zorla korkusunun içine atmak değildir.

ERP’nin nasıl uygulanacağı kişinin belirtilerine ve terapi sürecine göre dikkatli biçimde planlanmalıdır.

İlk aşamalarda kaygının artması mümkündür. Ancak kişi zaman içinde kaygının her yükseldiğinde kompulsiyon yapmak zorunda olmadığını deneyimlemeye başlayabilir.

OKB’de İlaç Tedavisi Kullanılır mı?

Evet. Bazı kişilerde ilaç tedavisi psikoterapiyle birlikte veya ayrı bir tedavi seçeneği olarak kullanılabilir.

OKB tedavisinde özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili bazı antidepresan ilaçlar kullanılmaktadır. İlaç tedavisinin türü, dozu ve süresi psikiyatri hekimi tarafından belirlenmelidir.

Burada önemli bir nokta var:

Psikoterapist ilaç başlatmaz veya ilaç dozunu değiştirmez.

İlaç tedavisine ihtiyaç olup olmadığı psikiyatri değerlendirmesiyle belirlenir. Bazı kişilerde psikoterapi ve ilaç tedavisinin birlikte yürütülmesi uygun olabilir.

OKB’de Amaç Düşünceleri Tamamen Yok Etmek midir?

Her zaman değil.

Bu konu bence OKB tedavisini anlamak açısından çok önemli.

Çünkü kişi çoğu zaman terapiye:

“Bu düşünceler bir daha hiç aklıma gelmesin.”

amacıyla gelebilir.

Fakat insan zihninin hiç istenmeyen düşünce üretmemesini sağlamak gerçekçi bir hedef değildir.

Hepimizin zihninden zaman zaman anlamsız, rahatsız edici, korkutucu veya saçma düşünceler geçebilir.

Asıl mesele, düşüncenin ortaya çıkması değil, kişinin onunla ne yaptığıdır.

OKB’de kişi zamanla şu noktaya yaklaşmayı öğrenebilir:

“Bu düşünce geldi. Bundan hoşlanmıyorum ama onunla mücadele etmek veya onu çözmek zorunda değilim.”

Bu, düşünceyi onaylamak anlamına gelmez.

Düşüncenin gerçek olduğunu kabul etmek de değildir.

Sadece zihinden geçen her düşüncenin cevaplanması gereken bir soru olmadığını öğrenmektir.

OKB Kendi Kendine Geçer mi?

OKB belirtileri bazı dönemlerde azalabilir ve bazı dönemlerde artabilir. Ancak kişinin uzun süredir devam eden, yoğun sıkıntı yaratan veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkileyen belirtileri varsa profesyonel değerlendirme almak daha doğru bir yaklaşım olur. Tedavi edilmediğinde belirtiler bazı kişilerde yaşamı ciddi biçimde etkileyebilir.

Özellikle kişi gününün önemli bölümünü kontrol etme, temizleme, güvence arama veya zihinsel ritüellerle geçiriyorsa bunu yalnızca “takıntılı biriyim” diye geçiştirmemek gerekir.

OKB Yaşayan Birinin Yakınları Ne Yapabilir?

Yakınları için OKB’yi anlamak bazen oldukça zor olabilir.

Çünkü dışarıdan bakıldığında davranış mantıksız görünebilir.

“Kapıyı zaten kilitledin.”

“Ellerini zaten yıkadın.”

“Bunu düşünmenin bir anlamı yok.”

demek kolaydır.

Fakat OKB yaşayan kişi çoğu zaman bunun mantıksız olduğunu zaten bilmektedir.

Sorun çoğu zaman mantığı anlamamak değil, şüphe ve kaygıya rağmen kompulsiyonu yapmaktan kendini alıkoyamamaktır.

Yakınların sürekli güvence vermesi de bazen döngünün bir parçası haline gelebilir.

Örneğin kişi:

“Emin misin?”

“Gerçekten temiz mi?”

“Ben kötü biri değilim, değil mi?”

diye sürekli sorabilir.

Yakını her seferinde cevap vererek kısa vadede rahatlama sağlayabilir. Ancak bu güvence arama davranışı sürekli tekrarlandığında OKB döngüsünü istemeden besleyebilir.

Bu nedenle yakınların da gerektiğinde profesyonel destek ve doğru yönlendirme alması yararlı olabilir.

Ne Zaman Psikoterapi Desteği Alınmalı?

OKB belirtileri günlük yaşamınızı etkiliyorsa, düşüncelerinizle uzun süre mücadele ediyor veya kompulsiyonlarınız nedeniyle ciddi zaman kaybediyorsanız destek almak için belirtilerin daha da ağırlaşmasını beklemeniz gerekmez.

Özellikle:

  • Gün içinde tekrar tekrar kontrol yapıyorsanız,

  • Temizlik veya yıkama davranışlarınız yaşamınızı kısıtlıyorsa,

  • İstenmeyen düşünceler nedeniyle sürekli kendinizi analiz ediyorsanız,

  • İnternette sürekli araştırma yaparak rahatlamaya çalışıyorsanız,

  • Yakınlarınızdan sürekli güvence istiyorsanız,

  • Bazı yerlerden veya kişilerden kaçınmaya başladıysanız,

  • Zihinsel ritüeller nedeniyle günlük işlerinizi yapmak zorlaşıyorsa,

bir uzman tarafından değerlendirilmek uygun olabilir.

Son Bir Nokta

OKB yaşayan kişinin en büyük mücadelesi bazen düşüncenin kendisi değildir.

Düşünceden yüzde yüz emin olma ihtiyacıdır.

“Gerçekten temiz mi?”

“Gerçekten kilitledim mi?”

“Gerçekten kötü biri değil miyim?”

“Gerçekten ona zarar vermek istemiyorum, değil mi?”

“Gerçekten bu düşüncenin bir anlamı yok mu?”

Zihin kesinlik ister.

Fakat hayatın tamamında yüzde yüz kesinlik mümkün değildir.

OKB ile çalışırken önemli hedeflerden biri, kişinin her şüphe ortaya çıktığında cevap aramak ve kendisini rahatlatmak zorunda olmadığını öğrenebilmesidir.

Çünkü bazen özgürleşmek, zihindeki bütün soruların cevaplarını bulmakla değil, bazı sorular cevapsız kaldığında da hayatımıza devam edebilmekle mümkün olur.

Adana’da OKB İçin Psikoterapi

OKB, yoğun takıntılar, tekrarlayan davranışlar ve zihinsel ritüeller günlük yaşamınızı etkilemeye başladıysa psikoterapi desteği değerlendirilebilir.

Adana Çukurova’da yüz yüze psikoterapi görüşmelerinin yanı sıra, uygun durumlarda online görüşmeler de gerçekleştiriyorum.

İlk görüşmede öncelikle yaşadığınız düşünce ve davranış döngüsünü, bunların günlük hayatınıza etkisini ve sizi en çok zorlayan noktaları anlamaya çalışırız. Ardından size uygun psikoterapi yaklaşımını birlikte değerlendirebiliriz.

OKB nedeniyle hayatınızın önemli bir bölümünün kontrol, temizlik, güvence arama veya istemediğiniz düşüncelerle mücadele ederek geçtiğini düşünüyorsanız, bunu tek başınıza çözmek zorunda değilsiniz.

Adana Çukurova’da yüz yüze veya online psikoterapi için iletişim kurabilirsiniz.

Kaynaklar

  • National Institute of Mental Health (NIMH), Obsessive-Compulsive Disorder: When Unwanted Thoughts or Repetitive Behaviors Take Over.

  • National Institute of Mental Health (NIMH), Obsessive-Compulsive Disorder (OCD).

  • Skapinakis P. ve ark., bilişsel davranışçı terapi ve ERP’nin OKB tedavisindeki etkinliğini inceleyen sistematik derleme ve meta-analiz.

  • World Health Organization, Clinical Descriptions and Diagnostic Requirements for ICD-11 Mental, Behavioural and Neurodevelopmental Disorders.


Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Yazar

Psikoterapist Mehmet ULUBEY

Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.

Yazar Hakkında
Bu yazıyı paylaş
WhatsApp Facebook X LinkedIn E-posta

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.

İlk görüşü siz paylaşın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Görüşünüz incelendikten sonra yayına alınır.

Kişisel sağlık bilgisi paylaşmayınız. Bu alan bir danışmanlık kanalı değildir; randevu için iletişim sayfasını kullanın.

İlgili yazılar

Tüm Makaleler
Psikoloji / Kaygı ve Anksiyete

Panik Atak Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Panik Atak Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Panik Atakla Baş Etme Yolları Panik atak, kişinin…
Aile Danışmanlığı Hizmeti Amacı

Neden Bir Aile Danışmanlığı Eğitmeni ile Çalışmalısınız?

Neden Bir Aile Danışmanlığı Eğitmeni ile Çalışmalısınız? Profesyonel Terapinin Farkı   Aile ve çift…
Güncel

Boşanma Öncesi Danışmanlık

Boşanma Öncesi Danışmanlık: İlişkiyi Kurtarma Teknikleri ve Adana Çift Terapisi Özet Boşanma öncesi danışmanlık,…
4,9 406+ Google yorumu
WhatsApp Hemen Ara