Erkeklerde Cinsel İstek Azlığı Veya Yokluğu
Kısaca cevap: Erkeklerde cinsel istek azlığı, cinsel düşüncelerin, cinsel yakınlık arzusunun ve cinselliği başlatma isteğinin uzun süre belirgin biçimde azalması ya da kaybolmasıdır. Stres, depresyon, ilişki sorunları, performans kaygısı, bazı ilaçlar, hormon değişiklikleri ve kronik hastalıklar bu tabloya yol açabilir. Önce hekim değerlendirmesiyle bedensel nedenlere bakılması, ardından gerekiyorsa cinsel terapiyle psikolojik ve ilişkisel tarafın ele alınması önerilir.
“Erkek dediğin her zaman ister” cümlesi, istek azlığı yaşayan birçok erkeğin sessiz kalmasının en büyük nedenlerinden biridir. Eşi yaklaştığında yorgunluğu bahane etmek, geç saate kadar ekran başında oyalanmak, yakınlığı sürekli bir sonraki haftaya ertelemek… Bu davranışların arkasında çoğu zaman sevgisizlik değil, adı konmamış bir isteksizlik ve bunun yarattığı utanç vardır. Üstelik konu açılmadıkça eş de kendini reddedilmiş, istenmeyen biri gibi hissetmeye başlar. Bu yazıda erkeklerde cinsel istek azlığının ne olduğunu, neden ortaya çıkabileceğini ve hangi adımların atılabileceğini açık bir dille anlatıyoruz.
Cinsel istek azlığı nedir, ne zaman sorun sayılır?
Cinsel istek herkeste aynı düzeyde değildir ve hayat boyunca da sabit kalmaz. Yoğun bir iş döneminde, bir kayıptan sonra ya da yeni bir bebeğin geldiği aylarda isteğin azalması oldukça anlaşılır bir durumdur. Bu tür dalgalanmalar tek başına bir bozukluk anlamına gelmez.
İsteksizlik şu durumlarda daha dikkatle ele alınmalıdır:
- Cinsel düşünce ve fanteziler aylardır neredeyse hiç yoksa,
- Kişi yakınlığı başlatmıyor ve eşinin girişimlerine de istekle karşılık veremiyorsa,
- Bu durum kişiyi ya da ilişkiyi belirgin biçimde üzüyorsa,
- İsteksizlik belirli bir dönemle açıklanamıyor ve kendiliğinden düzelmiyorsa.
Belirleyici olan, isteğin “olması gereken” bir düzeyin altında kalması değil, kişinin ve ilişkinin bundan rahatsız olmasıdır. Tanıyı ise ancak bir uzman, yapılan değerlendirme sonucunda koyabilir.
Cinsel istek azlığının çeşitleri nelerdir?
Birincil cinsel isteksizlik
Kişinin hayatı boyunca cinsel isteği belirgin biçimde düşük olmuşsa birincil isteksizlikten söz edilir. Bu kişiler ergenlikten itibaren cinselliğe akranlarından daha az ilgi duyduklarını fark etmiş olabilirler. Bazen kişi bu durumu bir sorun olarak görmez; ancak ilişkide eşler arasında belirgin bir istek farkı varsa zorlanma ortaya çıkabilir.
İkincil cinsel isteksizlik
Daha önce olağan bir cinsel isteği olan kişide sonradan ortaya çıkan isteksizliktir. Erkeklerde daha sık karşılaşılan tür budur. Genellikle hayatta yaşanan bir değişiklik, yoğun stres, bir hastalık, ilaç kullanımı ya da ilişkide biriken sorunlarla birlikte başlar. Neyin değiştiğini birlikte bulmak, sürecin önemli bir parçasıdır.
Genel ve duruma bağlı isteksizlik
Bazı erkeklerde istek her durumda azalmıştır. Bazılarında ise yalnızca eşe karşı ya da yalnızca belirli koşullarda isteksizlik yaşanır. Bu ayrım önemlidir; çünkü duruma bağlı isteksizlik çoğu zaman ilişkideki kırgınlıklara, iletişim sorunlarına ya da yakınlığa yüklenen anlamlara işaret eder.

“Cinsel İsteksizlik ve Tedavisi” adlı yazımızı okumak için tıklayınız.
Erkeklerde cinsel isteksizlik neden olur?
İsteksizlik nadiren tek bir nedene bağlıdır. Çoğu zaman bedensel, psikolojik ve ilişkisel etkenler birbirini besler. Sık karşılaşılan başlıklar şunlardır:
Bedensel ve tıbbi etkenler
- Erkeklik hormonunun (testosteron) düşük olması ve diğer hormon dengesizlikleri,
- Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, tiroid ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik durumlar,
- Depresyon ilaçları başta olmak üzere bazı ilaçların yan etkileri,
- Alkol, sigara ve madde kullanımı,
- Uzun süreli uykusuzluk ve yorgunluk,
- İlerleyen yaşla birlikte görülebilen bedensel değişiklikler.
Psikolojik etkenler
- Depresyon ve kaygı,
- Yoğun iş stresi, işsizlik ya da maddi sıkıntılar,
- Sertleşme ya da erken boşalma gibi bir sorun nedeniyle gelişen performans kaygısı,
- Beden algısıyla ilgili kaygılar ve özgüven düşüklüğü,
- Geçmişte yaşanmış olumsuz cinsel deneyimler,
- Cinselliği ayıp ya da günah olarak gören katı inançlar.
İlişkiyle ilgili etkenler
- Çözülmemiş öfke ve kırgınlıklar,
- Sık tartışmalar ve iletişim kopukluğu,
- Güveni sarsan bir olay, örneğin aldatma,
- Yakınlığın zamanla bir görev ya da rutin hâline gelmesi.
Sertleşme güçlüğü ya da erken boşalma yaşayan bazı erkekler, “yine olmazsa” korkusuyla yakınlıktan kaçınmaya başlar. Dışarıdan bakıldığında bu isteksizlik gibi görünür; oysa altta yatan, başarısızlık korkusudur. Bu döngüyü daha iyi anlamak için sertleşme probleminin kaynağı ve erken boşalmanın cinsel ilişkiye etkileri yazılarına göz atabilirsiniz.
İsteksizlik ilişkiyi nasıl etkiler?
Cinsel istek azlığı yaşayan erkek çoğu zaman utanç ve suçluluk hisseder. Eşi ise sıklıkla “Artık beni beğenmiyor”, “Başka biri mi var?” gibi düşüncelere kapılır. İki taraf da konuyu açmaktan korktuğunda sessizlik büyür; yakınlık azaldıkça mesafe artar, mesafe arttıkça istek daha da geri çekilir.
Bu döngüyü kırmanın ilk adımı, isteksizliğin kimsenin “suçu” olmadığını kabul etmektir. Eşlerin birbirini suçlamadan, merakla konuşabilmesi; “Ne zamandır böyle hissediyorsun, neler değişti?” sorusunu birlikte sorabilmesi, sorunun çözümüne doğru atılmış önemli bir adımdır. Eşler arasındaki bağın nasıl zayıflayabileceğini evlilikte duygusal uzaklaşma yazısında ayrıca ele aldık.
Cinsel istek azlığında hangi uzmana başvurulmalı?
İlk adım genellikle bedensel nedenlerin değerlendirilmesidir. Üroloji ya da androloji uzmanı hormon değerlerini, kullanılan ilaçları ve olası kronik hastalıkları değerlendirebilir; gerektiğinde iç hastalıkları ya da endokrinoloji desteği istenebilir. Depresyon gibi bir ruhsal tablonun eşlik ettiği düşünülüyorsa ilaç tedavisi açısından psikiyatri değerlendirmesi de gerekebilir. Bu tür değerlendirmeler hekimin alanıdır; ilaç ya da hormon kullanımına kendi başınıza karar vermemeniz önemlidir.
Bedensel bir neden bulunmadığında ya da bedensel tedaviye rağmen isteksizlik sürdüğünde cinsel terapi devreye girer. Cinsel terapide isteksizliğin ne zaman ve nasıl başladığı, kişinin cinselliğe yüklediği anlamlar, performans kaygısı ve ilişkideki iletişim birlikte ele alınır. Uygun görüldüğünde eş de sürece katılabilir. Süreç kişiye ve çifte göre değişir; önceden kesin bir süre ya da sonuç söylemek doğru olmaz. Sürecin genel işleyişini cinsel terapi süreci yazısında, hizmet ayrıntılarını ise cinsel terapi sayfasında bulabilirsiniz.
Evde neler yapılabilir?
Profesyonel değerlendirmenin yerini tutmasa da bazı adımlar isteksizliğin yarattığı baskıyı hafifletebilir:
- Uyku düzenine, alkol tüketimine ve günlük hareket miktarına dikkat etmek,
- Stresin kaynaklarını fark etmek ve gün içinde kendinize dinlenme alanı açmak,
- Eşinizle cinsellikten bağımsız yakınlık anları kurmak: sarılmak, birlikte yürümek, sohbet etmek,
- Cinselliği bir “performans” olarak değil, paylaşılan bir yakınlık olarak görmeye çalışmak,
- Duygularınızı suçlama dili yerine “ben” diliyle anlatmak.
Sık Sorulan Sorular
Erkeklerde cinsel isteksizlik sık görülür mü?
Cinsel isteksizlik yalnızca kadınlara özgü bir sorun değildir; erkeklerde de karşılaşılan bir durumdur. Ancak erkekler toplumsal beklentiler nedeniyle bu konuyu daha az dile getirir ve yardım almayı daha fazla erteleyebilir. Bu nedenle sorunun görünenden daha yaygın olabileceği düşünülür.
Cinsel isteksizlik kendiliğinden geçer mi?
Belirli bir stres döneminden, yorgunluktan ya da geçici bir olaydan kaynaklanan isteksizlik koşullar düzeldikçe azalabilir. Ancak aylardır süren, kişiyi ya da ilişkiyi üzen isteksizlikte beklemek yerine nedenleri araştırmak daha doğru olur.
Testosteron düşüklüğü isteksizliğin tek nedeni midir?
Hayır. Hormon düzeyi önemli etkenlerden biri olsa da stres, depresyon, ilişki sorunları ve performans kaygısı da isteği belirgin biçimde etkileyebilir. Hormon değerlerinin değerlendirilmesi ve gerekiyorsa tedavisi hekimin kararıdır.
Eşim isteksizim diye kendini suçluyor, ne yapabilirim?
Ona isteksizliğin onunla ilgili bir değersizlik anlamına gelmediğini açıkça söylemek iyi bir başlangıçtır. Yaşadığınızı birlikte anlamaya çalışmak ve gerekirse çift olarak destek almak, suçluluk ve kırgınlığın birikmesini önleyebilir.
Görüşmeler online yapılabilir mi?
Evet. Görüşmeler Adana Çukurova’daki ofiste yüz yüze ya da Türkiye genelinde online yapılabilir. Mahremiyet kaygısı taşıyan birçok erkek için online görüşme ilk adımı kolaylaştırabilir.
Sessizliği bozmak için ilk adım
İsteğinizin azaldığını fark etmek ve bunu dile getirmek kolay değildir; ama konuşulmayan isteksizlik zamanla ilişkinin tamamına yayılabilir. İlk görüşmede yaşadıklarınızı gizli ve yargısız bir ortamda konuşabilir, gerekiyorsa hekim değerlendirmesiyle birlikte nasıl bir yol izleneceğini planlayabiliriz. Randevu için WhatsApp’tan yazabilir ya da 0543 108 25 76 numarasını arayabilirsiniz.
Cinsel isteğinizdeki azalmayı birlikte anlamaya çalışalım
İsteksizliğin ne zaman başladığını, stres, performans kaygısı ve ilişkiyle bağını ilk görüşmede gizli ve yargısız bir ortamda konuşup hekim değerlendirmesiyle birlikte yol planlayabiliriz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazı tanı ve tedavinin yerini tutmaz.
Psikoterapist Mehmet ULUBEY
Psikoloji alanında 17 yıllık tecrübesi olan Uzman Psikoterapist Mehmet Ulubey daha çok aile, çocuk ve cinsellik üzerine çalışmaktadır. Her yıl ortalama 3000 kişinin kendisine, ailesine, cinselliğine ya da çocuklarına psikoterapi ve eğitimlerle ile farkındalık katmaktadır.
Yazar HakkındaBu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, tedavi ya da psikolojik değerlendirme yerine geçmez. Zorlandığınız bir konu varsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.
Yüz yüze ya da online görüşme için uygun zamanı belirleyelim.
Randevu Al
İlk görüşü siz paylaşın